Haydi Güzelim… Şeker Ezelim… Bu Senede Bekar Gezelim…

rimini-eglence[1]

 

Cumartesi  akşam’ı kızlarla felekten bir gece çalalım dedik ve ( Yaprak, Ebru, Selma, Zeynep…, Buse, Deniz, İnci  ve ben) kendimizi  fasıl gecesinde bulduk…
İlk başta sinemalardan, kitaplardan, konserler yani ne bileyim tüm kültür içerikli etkinliklerden konuştuk, sonunda Buse dayanamadı döküldü; kızlar size müthiş bir haberim var, ee söyle –bekletme bizi- dedik…
-Eski sevgilim Amerika’dan dönüyor ve benimle tekrar birleşmek istiyor…
Hayır, yani hepimiziz donduk kaldık, Buse gülüp oynuyor… Biz hep bir ağızdan, kızıp yapma, buluşma, görüşme dediysek de IIIHHH GÖRÜŞÜCEM DİYEN Buse’yi ikna edemedik.
Hayır yani görüşsün görüşmesine de bu İsmet denen adamdan yüzü hiç gülmemişti ki Buse’nin… Adam bir gün var, bir gün yok misali, her hafta sonu geldiğinde kavga edip Buse’yi bırakıp, her hafta içi tekrar birleşen bir tipti… Biz her hafta sonu Buse’ye terapi yapar iyileştirirdik adam pazartesi tekrar Buse’nin fabrika ayarlarını bozardı. Amerika’ya da’’ ben gidiyorum BAAAYYYYY’’ deyip gitmiş bir adam bu yani…
Bak dedik Buse’ye ‘’ne halin varsa gör, ama ayar düzeltmeye bize gelme Allah aşkına, biz yorulduk sen yorulmadın’’ dedik. Buse’nin cevabı şu oldu,’’ ama kimyamız çok iyi be arkadaşlar…’’
Sana da kimyana da diye söylenirken…
Deniz devam etti;  bir çocukla tanıştım adı Ahmet, beni beğensin diye biraz yalan söyledim ama olsun dimi dedi…’’ Hele söyle bakalım yalanlarını da dozuna bakalım’’ dedik ‘’ adam kayak çok seviyormuş, malum önümüz de kış, adam bol bol kayak merkezlerine gideriz’’ demiş, bir de eklemiş ‘’ ben zaten evde kalorifer bile açmam bayılırım soğuğa’’ …
Deniz de ne demiş beğenirsiniz’’ ben zaten soğuğa bayılırım. Kayak’da öğrenirim ne var …’’
Yani Deniz’in gerçek durumu ise şu, dışarda yağmuru görünce hava çok soğudu arkadaşlar artık beş ay görüşmeyiz, ben yorganın altında uyumaya çekiliyorum kıvamıdır… Değil kaloriferi yanmayan evde durmak, ısı ayarını 25 dereceye koysak ‘’ya burası soğuk açsana şu kombiyi ne cimrilik yapıyorsun ’’ der… Allah seni bildiğin gibi yapsın diye geçiştirirken Yaprak döküldü…
Arkadaşlar; ben altı aydır terapiye gidiyorum ve ilişkilerimin sonunda niye yürümediğini bulduk, biz tüm dikkatimizi Yaprağa verdik, belki bizim de işimize yarayacak altın bir cümle sunar diye bekliyoruz… Ve diye diye ne dedi biliyor musunuz: İlişkideyken beraber olduğu adamı ilişkinin merkezine koyuyormuş, adam gel dese geliyor, git dese gidiyormuş, adamı memnun etmek için her şeyi yapıyormuş, adamın çevresinde fır dönüyormuş, adam da ya Yaprağa ne oldu acep deyip sıkılıp gidiyormuş, biz hep bir ağızdan Yaprağa şunu dedik, kızım sen paraları boşuna vermişsin, keşke bize vereydin, biz sana senelerdir bunu diyoruz, bizi hangi kulağınla dinledin terbiyesiz…
Sonra Ebru atladı ortaya; ben de ne hata yaptığımı buldum dedi, ‘’nedir’’ dedik,
– Adamı beğenince ilişkimizin potansiyelini ölçmüyorum, geleceği olabilirim mi, olamaz mı bakmıyorum, cumburlop atlıyorum dedi… Valla anı yaşa öğütleriye,  gelecek olabilir mi endişe arasında bir yerlerde hepimiz kısılıp kaldığımız için bir şey diyemedik…
Selma zaten yeni ayrıldığı için aşk alerjisine kapılmış durumda, aman gelene gidene bakmam, kendime bakarım havalarında…
Zeynep; eski erkek arkadaşını  ‘’o eşsiz adamı nasıl özlediğini, onun ne kadar farklı olduğunu, onunla hayatının ne kadar anlamlı olduğunu, yıldızların başka güzel, ayın nasıl daha parlak olduğunu’’  anlatmaya başlamıştı ki susturduk.  Hayır yani bir senedir aynı muhabbet, içimiz şişti valla. Adam başkası var demiş gitmiş… Tamam sözümüz yok, kimse kimseye sonsuza kadar aşık kalacak diye bir anlaşma da yok da…
Bizim tatlı Zeyneb’imiz niye hala Necati, Necati der ona üzülüyoruz… Hayır takıntı mı yaptı, gururuna mı yediremedi, küçük düştüğünü mü zannediyor, adam ondan gencine gitti diye mi habire botoks yaptırıp, göğüs, kalça dikleştiriyor, spor salonlarından çıkmıyor bilemiyoruz ?
Tabi ben dökülmeyince bana soruyorlar, hadi Anette bu kadar ketum olma sen de anlat diye başlıyorlar ısrara…
Diyorum ki Hindistan’a gidicem, – eee diyorlar, işte ashrama gitmek için trene binicem ya , gene heyecanla -eeeee diyorlar işte diyorum -o tren yolculuğunda ruhumu geliştirecek, beni ileri götürecek adamla tanışıcam…
Nerden biliyorsun diyorlar; -ee bilmiyorum ki -deliler ya diyorum… -Nasipten öte olmaz ki boş verin bu işleri diyorum ve hep beraber söylemeye başlıyoruz: Haydi Güzelim… Şeker Ezelim… Bu Senede Bekar GEZELİM…HOOPPPAAAAA!!!
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
http://www.youtube.com/watch?v=JyZYpNNdLVI

Bir Yanıt to “Haydi Güzelim… Şeker Ezelim… Bu Senede Bekar Gezelim…”

  1. kenan Says:

    İnci her zamanki gibi dinlemekle yetinmiş


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: