Bazı İnsanları HAYATA Baktıkları Pencereden İtip, Aaaaa Tüüühhhh Düştü Diyesim Var:)))

Fotoğrafa Bakalım… Orada Olmayı Düşleyelim…Gözlerimizi Kapayalım… Derin Nefes Alalım… Gülümseyelim…Ve Yolumuza Devam Edelim…

Fotoğrafa Bakalım… Orada Olmayı Düşleyelim…Gözlerimizi Kapayalım… Derin Nefes Alalım… Gülümseyelim…Ve Yolumuza Devam Edelim…

Anette İnselberg

Yolu Dostluğun Işıltısından Geçmiş Herkese Gitsin…Anette İnselberg

Yolu Dostluğun Işıltısından Geçmiş Herkese Gitsin…Anette İnselberg

Can Dündar – Bir Dostu Olmalı İnsanın

 

 

Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın… “Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; “Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı… Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kolları, …dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı… En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz… Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli. Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, “hak ettim” diyebilmelisin. Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi… Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş… Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş…
* * *

Böyle bir dostum var benim. Pek sık görmesem de hep yanımda olduğunu bildiğim, yalansız riyasız dertleşebildiğim. Kuşağımın en iyisiydi hilafsız… Beraber okuduk, birlikte koştuk son 20 yılın amansız parkurunu…Katılasıya ağladık, doyasıya güldük yol boyu… Ekmeğimizi ve acılarımızı bölüştük. Çocuklar doğurduk, büyükler gömdük. Sonunda yara bere içinde oraya buraya savrulduk. Buluştuk geçenlerde… Bitaptı; kayan bir yıldız kadar ışıltılı, bir o kadar yorgun: “- N’apıyorsun” diye sordum. “- Seyrediyorum” dedi; “çaresizce, öfkeyle, şaşkınlıkla ama sadece seyrediyorum”. Seyrettiği; kuşağımızın en kötülerinin, pespayelik yarışında ipi ilk göğüsleyenlerin zirveye hak kazanmalarındaki akıl almaz gariplikti. İyiliğin ve ustalığın bu kadar eziyet gördüğü, kötülüğün ve yeteneksizliğin bunca ödüllendirildiği bir başka coğrafya var mıydı acaba? Okuldaki ideallerimizden, gençlik coşkumuzdan söz ettik bir süre; tozlu raftaki bir kitabı yıllar sonra merakla karıştırır gibi… Ülkemizin kaderini değiştirmeye azimliydik mezun olurken; lakin karanlığını boğmaya yemin ettiğimiz ülke, karanlığına boğmuştu bizi… Pazarda görsek tezgahından meyve almayacağımız adamların cenderesinde bir ömür geçirmiş, tünelden çıkış sandığımız ışığın, üstümüze gelen kamyonun farı olduğunu çok geç fark etmiştik. Velhasılı ne sevebilmiş, ne terk edebilmiştik. Krizde geçmişti bütün gençliğimiz; ve şimdi çocuklarımıza tek devredebildiğimiz, çok daha ağırlaşmış bir kriz… “- İşte” diye iç geçirdi kadim dostum, “…bunları seyrediyorum bir kenardan sessizce…”
* * *
İşte en çok da böyle zamanlarda bir dostu olmalı insanın… Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri… “Parkurun bütün zorluğuna rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız” diyebilmeli… Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa, ama ümitvar bir yazıyı, yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz: “Bunu da aşacağız!
http://www.youtube.com/watch?v=bmCirwN7_8I
Can Dündar

Aldığımız Her Kararın Hayırlara Vesile Olmasını Diliyorum…

Aldığımız Her Kararın Hayırlara Vesile Olmasını Diliyorum…
Anette İnselberg

Hayat bir BUMERANG’la oynamak gibidir… Ne yollarsan sana koşa koşa geri döner:)))

 

 

Hayat  bir BUMERANG’la oynamak gibidir… Ne yollarsan sana koşa koşa geri döner:)))

Anette İnselberg

Gündelik yaşamında birisi, ” Senden nefret ediyorum.” dediğinde, kelimelere inanma. Bu sadece anlık bir şey olabilir…

Kelimeleri gerçeklikten ayırmaya çalış. Gündelik yaşamında birisi, ” Senden nefret ediyorum.” dediğinde, kelimelere inanma. Bu sadece anlık bir şey olabilir. Sadece bir evre olabilir.
Kelimelerden etkilenme, yoksa ömür boyu bir düşman edineceksin.
Kelimelere göre arkadaş olduğunuza göre, kelimelere göre de düşman oldunuz demektir.
Kelimelerden etkilenme, İnsana bak, gözlerine bak, bütünü hisset – sadece anlık bir tepki olabilir.
Yüz seferden doksan dokuzunda sadece anlık bir olay olacaktır. Bir şeye gücenmiştir, tepki verir ve ” Senden nefret ediyorum.” der.
Bekle, karar verme, ” Bu bir düşman” deme.
Eğer bunu söylersen, sadece başkalarının kelimelerine kanmakla kalmaz, kendi kelimelerine de kanarsın. ” Bu bir düşman ” dersen, artık bu kelime yapışacak. Ve o insan yarın değişse bile, sen değişmeye o kadar hazır veya istekli olmayacaksın, onu içinde taşıyacaksın.
O zaman ısrarının sonu olarak bir düşman edineceksin. Düşmanların yalandandır, arkadaşların yalandandır, çünkü kelimeker gerçek değildir.
OSHO

BEN DUYGULARIM DEĞİLİM, BEN DÜŞÜNCELERİM DEĞİLİM…

SEN ZATEN SENSİN!..
Kim olduğunuz duygularınızın önünde gelir.
Duygularınız sadece siz var olduğunuz için varlar. Önce siz vardınız.
Tıpkı şuna benziyor: Siz gökyüzüsünüz, duygularınız ise orada uçuşan bulutl…ar. Bazı bulutlar beyaz ve pamuk gibidir, bazıları koyu ve karanlık, bazıları yağmur bırakır ama hepsi doğal olarak ortaya çıkıp sonra kaybolur.
Duygular da böyle; onlar düşüncelerden ortaya çıkar, bir süre bedende var olurlar ve sonra geldikleri gibi hızla kaybolurlar.
Bu yüzden HÜZÜN kapınızı ne zaman çalacak olsa kapıyı açın ve içeri gelmesine izin verin.
Sonsuza kadar kalamaz..duygular her zaman hareket halindedir, sabit değildir.
Ayrıca hüzün hayata anlam verir..
Krishna Prem-Kozmik Şaka

Martıları Beslemeli… Günün Fotosu… 02/12/2013

by Kristin Evihan

Şu Koca Evrendeki Yerimiz Ne?..