Bir insandan soğuduysam…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Böyle Bir Asansörde Ne Yaparsınız…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Beyinsiz Gene Terkedilmiş…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karar Çarkı…

Dişli Çark resimleri

Kararsız kalanlarımız için karar çarkı devreye girmiştir…Buyrun…

http://astroloji.tr.msn.com/karar-carki.aspx?result=1|3

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Meşhur Yalanlarımız…

Yıllarca tanısan bile…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . Leave a Comment »

Tac Mahal’a Farklı Bir bakış…Günün Fotosu…08/06/2012

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Bir gidişi asla tek kişi hazırlamaz…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , , . Leave a Comment »

fACEBOOK yASAKLANIRSA…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Zıt Kutuplar Birbirini Çeker Mi İter Mi?

Geçen gün eski bir arkadaşım beni aradı ve arar aramaz da kendi dertlerinin bombardımanına tuttu. Yok efendim (isim tabi ki gerçek değil arkadaşlar) Levent onla yürüyüşe, sinemaya gelmiyormuş. Hafta sonları dışarı çıkmıyormuş. Tek bildiği evde oturup maç seyretmek ve mangal yakmakmış, halbuki o konsere gitmek istiyormuş. Bu adamla nasıl ömür geçecekmiş. O deniz tatilini seviyormuş, Levent ise yaylaya çıkmak istiyormuş. O şık butik otellerden hoşlanıyormuş, Levent kamp tatili seviyormuş. Üstelik o vejeteryan olmaya karar vermiş evde sürekli et yiyen bu adamla ne yapacakmış. Yok efendim, bitmiş bu ilişki bitmiş.

Ben tabi arkadaşımın bu tip yakınmalarının bin birincisini dinlemekte olduğum için artık durumu kanıksamış olarak “zıt kutuplar birbirini çeker” deyivermez miyim? Bu sefer arkadaşım Levent’e olan öfkesini bana yönlendirmez mi?

“Ne zıt kutupu Anette” diye can havliyle haykırdı arkadaşım “bizim hiçbir ortak yanımız yok”. Arkasından da “bu ilişki bitmiş bu ilişki bitmiş bitmiş” diye ağlamaya başladı. Ben yine benzer krizleri bu ilişkide binlerce defa görmüş olmanın verdiği soğukkanlıkla arkadaşımı yemeğe davet edip iyice sakinleştiriyorum. Onu sakinleştirmesine sakinleştiriyorum da arkasından ben düşünmeye başlıyorum.

Gerçekten de zıt kutuplar birbirini çekiyor mu acaba? Çevremdeki ilişkileri şöyle bir gözden geçiriyorum ve gerçekten de aynı şeyi yapmaktan hoşlanan kimseleri bulamıyorum. Yani bırakın aynı şeyi yapmaktan hoşlanmayı, huy olarak da birbirine benzer insanları bulamıyorum. Biri titizse biri pasaklı, biri konuşkansa öteki dut yemiş bülbül, biri sakinse diğeri öfkeli, biri tutumlu öteki bonkör…

Yani içimden “pes” dedim. İstesem bu kadar ayrı gayrı insanı bir araya getiremem, bir araya getirsem bir arada tutamam. Gerçekten niye böyle acaba? İnsanın kendisinde görmek istediği huyu bir diğerinde gördüğünde belki bende de tamamlanır diye peşinden gitme ihtiyacı mı, alttan alta kendisinde gördüğü eksikliği böylece giderme ihtiyacı mı bilinmez.

Bu durum bana Budizm temel felsefelerinden biri olan ‘’orta yolu’’ hatırlattı aslında. Yani ne fazla titiz ne fazla pasaklı olmalı, ne fazla bonkör ne de fazla tutumlu olmalı. İki taraf da aslında birbirlerini törpülemek ve birbirlerini dengeye getirmek için bir araya geliyorlar sanki. Değişmek çok zahmetli ve zor bir süreç olduğu için de iki tarafın törpülenmesi ya da dengeye gelmesi sıkıntılı oluyor. İlişkilerde böyle yalpalayıp duruyor bana göre.

Geçenlerde İstanbul’da “Canım Ciğerim” diye salaş bir lokantaya gittim. Salaş ama ciğeri nefis, herkese tavsiye ederim. Neyse konumuza dönelim. Orda bir arkadaşıma rastladım ve konu nasıl oldu bilmiyorum ama dönüp dolaşıp zıt kutuplar birbirini çeker mi ye geldi? Arkadaşım ne dese beğenirsiniz “ya hiç sorma benim eşimle her hobimiz aynı sıkıntıdan patlıyoruz. İkimiz de evde oturup, televizyon seyretmekten hoşlanıyoruz, ne bir yere gittiğimiz var, ne bir şey seyrettiğimiz hiç kendimizi geliştiremiyoruz. Ne olacak bu durumun sonu bilmem.”

Ben elimde olmadan gülmeye başladım. “Ya” dedim “herkes anlaşamıyoruz, beni çekiyor hafta sonları pikniğe, gezmeye, kahvaltıya, sinemaya götürüyor” diye şikayet edenlerii gördüm de, “ikimiz de evde oturmaktan bıktık, hep aynı şeyleri istiyoruz” diye bunalanı hiç görmemiştim deyip bu gülmemin üstüne yarım porsiyon daha ciğer şiş söylüyorum.

Yok yok bana göre de zıt kutuplar birbirine çekiyor, herkes kendini dengeleyecek bir eş arıyor aslında. Sonra da farkında olmadan orta yola gelmek için savaş dövüş bir ömür geçiyor. Aslında işin özünü görüp “aman be tek istediğim azcık değişmekmiş” desek belki de bu orta yolu bulma sürecini daha kolay atlatacağız. Ne dersiniz?

Sağlıcakla,

** NUMEROLOJİ İLE AURA RENGİ SAPTAMA **

 Numerolojide her sayı belli bir renkle ilişkilidir.

1. Kırmızı …

2. Turuncu

3. Sarı

4. Yeşil

5. Mavi

6. Indigo

7. Mor

8. Pembe

9. Bronz

 11. Gümüş

22. Altın Aura

taban rengi kişinin yaşam yolu numarasıyla belirlenir. Bu, Pisagor numerolojisinin en önemli sayısıdır ve kişinin yaşamında ne yapması gerektiğiyle ilgili olduğunu anımsayın. Kişinin taban rengi ve yaşam yoluna bağlı olan renk genellikle -ama her zaman değil- aynıdır. Yaşam yolu, kişinin doğum tarihinin tümünü toplayarak hesaplanır. Diyelim ki 28 Nisan 1980 tarihinde doğmuş birinin rengini belirliyoruz. Bu sayıları toplarız: 4 ay 28 gün 1980 yıl 2012 toplam Bu toplam, yani 2012, her basamağı birbirine eklenerek tek basamaklı bir sayı haline getirilir: 2+0+1+2=5. Bu kişinin yaşam yolu numarası beştir.

Beş, mavi renge bağlıdır. Demek ki bu kişinin aurasının taban rengi çok büyük bir olasılıkla mavidir. Şimdi toplamı tek basamaklı bir sayıya indirmenin iki istisnasını göreceğiz. Bu, indirgeme sürecinde 11 ya da 22 ile karşılaştığınız durumdur. Bu sayılara numerolojide ana sayılar adı verilir ve 2 ya da 4’e indirgenemezler. Bunun nedeni, bu sayılara sahip insanlara bizden çok daha fazla potansiyel bahşedilmiş olmasıdır. Benim size anlattığım hesaplama yoluyla hiçbir ana sayıyı kaçırmazsınız.

29 Şubat 1944 yılında doğmuş iyi bir arkadaşım var. Benim anlattığım yöntemle yaşam yolunu hesapladığımızda 22 çıkıyor. 2 ay 29 gün 1944 yıl 1975 toplam ve 1+9+7+5=22 Eğer sayıları sırayla toplarsak ana sayıyı kaçırırız: 2 (ay)+2+9 (gün)+1+9+4+4 (yıl)=31 ve 3+1=4. Bu nedenle gün, ay ve yılı toplama işlemi yaparak eklemek önemlidir. Sayıları tek tek toplayarak bir basamaklı bir sayıya indirgemeyin. Numerolojide onbir farklı renk seçtiğimizi gördünüz. İşte bu nedenle bu yöntem %100 kusursuz değildir. Yaşam yolu sayısı bir kişinin taban rengini belirlemede %95 doğrudur.

Kırmızı Potansiyel: Liderlik Bu güçlü bir renktir. İnsana güçlü bir ego ve başarılı olmak için güçlü bir arzu verir. Bu renk çocuklukta çok bastırılmıştır, özellikle de çocuk, ailenin arzularını yerine getirmeye zorlanıyorsa. Sonuç olarak aura bazen ezik, sıkıcı görünür. Bu kişi yetişkinliğe erince ve kendi ayaklarının üzerinde durmaya başlayınca aurası genişler ve insanın yapmak zorunda olduklarını yapmaya muktedir olduğunu gösterir. Taban rengi kırmızı olan kişiler başkalarına esin verecek enerji, büyüleyici özellik ve dürtülere sahip oldukları için genellikle sorumluluk isteyen, liderlik konumlarına otururlar. Sevgi dolu ve sıcak kalpli olurlar, ayrıca fiziksel anlamda da cesurdurlar. Kırmızının negatif çizgileri sinirlilik hali ve bencilliktir.

Turuncu Potansiyel: Uyum ve işbirliği Turuncu sıcak, şefkatli bir renktir ve genellikle sezgisel, dokunmayı seven, anlaşması kolay insanların taban rengidir. Bu kişiler başkalarının kendilerini rahat hissetmesini sağlar ve sık sık kendilerini ‘bulanık suları arıtma’ görevinde bulurlar. Düşünceli, ayakları yere basan, yetkin ve pratik insanlardır. Sağlam bir duruşları vardır. Turuncunun olumsuz çizgileriyse tembellik ve ‘hiç de umurumda değil’ tavrıdır.

Sarı Potansiyel: Yaratıcılık, zihinsel parlaklık Taban rengi sarı olan kişiler heyecanlı, değişken ve heveslidirler. Hızlı düşünürler, başkalarını eğlendirmeyi ve eğlenmeyi severler. Sosyaldirler, uzun sohbetleri severler, her türlü konuda konuşurlar. Öğrenmeye meraklıdırlar ama bir konuyu derinlemesine incelemektense pek çok konunun yüzeyinde kalmayı yeğlerler. Negatif çizgileri utangaçlık ve yalan söylemeye eğilimdir.

Yeşil Potansiyel: Şifa Yeşil barışçıl bir renktir ve taban rengi yeşil olan insanlar barışsever ve doğal şifacılardır. Katılımcı, güven veren ve cömerttirler. Sakin ve anlaşılması kolay insanlardır ama gerekli olduğu zaman son derece inatçı olabilirler. Taban rengi yeşil olan kimselerin fikrini değiştirmenin tek yolu, o fikrin onların kendi fikri olduğuna inanmalarını sağlamaktır. Yeşillerin negatif çizgileri katılık ve olaylara bakışlarında esneklik olmamasıdır.

Mavi Potansiyel: Değişkenlik Bu kişiler genellikle pozitif ve hevesli oldukları için mavi, taban rengi için harika bir renktir. Sonuç olarak da bu kimselerin auraları geniş ve parlaktır. Herkes gibi iniş ve çıkışları çoktur ama nasılsa zorlukları daha bir kolay aşarlar. Mavi taban rengine sahip kişilerin yürekleri her zaman genç kalır. Samimi, dürüst insanlar olup, genellikle akıllarındakileri söylerler. Mavinin negatif çizgisi işleri bitirmede güçlük çekmesidir. İşlere başlamak konusunda çok iyidirler, büyük bir hevesle başlarlar ama bitirmek konusunda aynı azmi gösteremezler.

 İndigo Potansiyel: Başkalarına karşı sorumluluk Bu rengi taban rengi olarak belirlemek güç olabilir çünkü kimi zaman neredeyse mora kaçar. Sıcak, şifa veren ve doyurucu bir renktir. Taban rengi indigo olan kişiler genellikle insani yardım konularıyla ilgilenirler. Başkalarına yardım etmekten hoşlanırlar, sevdikleri insanlar çevrelerindeyken çok büyük mutluluk yaşarlar. İndigonun negatif çizgisi “hayır” demeyi becerememeleridir. Bu tür insanlar başkaları tarafından çok rahatça kullanılır.

Mor Potansiyel: Tinsel ve entelektüel gelişme Taban rengi mor olan insanlar yaşamları boyunca tinselliklerini geliştirirler. Ne kadar geliştikleriyse auralarındaki bu rengin kalitesiyle ortaya çıkar. Taban rengi mor olan kişiler doğalarının bu yönünü genellikle reddetmeye çalışırlar. Bu onlara mutluluk getirmez ve sonunda yaşamlarıyla ne yapmaları gerektiğini keşfederler. Öğrenmeye ve bilgelikleri artmaya başlayınca, auraları da genişler ve parlaklaşır. Bu rengin negatif çizgisi başkalarına itici gelen bir üstünlük taslama olabilir.

Gümüş Potansiyel: İdealizm Gümüş, aurada sık rastlanan bir renk olmasına karşın taban rengi olarak pek sık rastlanmaz. Taban rengi gümüş olan insanlar büyük fikirlerle doludurlar ama ne yazık ki bu fikirlerin pek çoğu pratik değildir. Bu insanların genellikle yeterince motivasyonu yoktur, hayalperesttirler, düşlerini gerçeğe dönüştüremezler. Ancak bir kez motive olup da takip etmeye değer bir fikir yakaladıklarında, bu kişilerdeki gelişmeler izlemesi sevinç veren bir başarı haline dönüşür.

 Altın Potansiyel: Sınırsız Bu, taban rengi açısından en güçlü renktir. İnsanlara geniş boyutlu projeleri ve kafalarına koydukları her şeyi gerçekleştirme becerisi verir. Karizmatik, çok çalışkan, sabırlı ve kendilerine amaç belirleyen kimselerdir. Yaşamda en büyük başarılarını geç kazanırlar. Azizlerin ve öbür tinsel kişilerin başlarının çevresindeki halenin genelde altın rengi olması boşuna değildir, bu onların sonsuz potansiyelini gösterir.

 Pembe Potansiyel: Finansal ve maddi başarı Bu narin görünümlü renk inatçı, kararlı insanların auralarının taban rengidir. Bu kişilerin çıtaları yüksektir ve sarsılmaz bir kararlılıkla amaçlarının peşinden giderler. Güç ve sorumluluk gerektiren konumlara gelmeleri rastlantı değildir ama derinlerinde alçakgönüllü, sakin bir yaşamdan hoşlanan kişilerdir. Sevgi dolu, ince ve kibar, nazik insanlardır ve çevrelerinde sevdikleri kişiler olduğu zaman çok mutludurlar.

 Bronz Potansiyel: İnsancıllık Bu, genellikle bir sonbahar tonudur ve neredeyse paslı olan görünümü son derece çekicidir. Taban rengi bronz olanlar sevgi dolu, başkalarına özen gösteren, insancıl ve yardımsever insanlardır. Yumuşak kalpli ve cömerttirler. Sonuç olarak da sık sık başkalarının baskısı altında kaldıklarından ‘hayır’ demeyi öğrenmeleri gerekir.

Beyaz Potansiyel: Aydınlanma ve esin Beyaz saflığın rengidir ve seyrek olarak taban rengi olarak rastlanır. Tüm renkler beyazdan geldiğine göre, beyaz ışığın öteki adıdır. Taban rengi beyaz olan kişiler kendilerini silen, alçakgönüllü, azizler kadar insancıldırlar. Egoları neredeyse yok gibidir ve kendilerinden çok başkalarının iyiliğiyle ilgilidirler. Bu insanlar son derece sezgisel ve yaşlarının ötesinde bilgedirler.

Richard Webster’in “Yeni Başlayanlar İçin Aura Okuma” kitabından alıntıdır
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . Leave a Comment »

Aman Allahım Sakın Başıma Birşey Gelmiş Olmasın…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Fiki Abi Buram Kokuyo mu?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karnımda senin çocuğunu taşıyorum…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat, Bir balıkçının mırıldandığı gibiydi …

Hayat, Bir balıkçının mırıldandığı gibiydi …

Rastgele

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . Leave a Comment »