Mutlu bir akşam diliyorum dostlar :) umarim siz de bu kedü gibi çok iyi bir haber alıp böyle havalara zıplarsiniz. :)

Mutlu bir akşam diliyorum dostlar 🙂

umarim siz de bu kedü gibi çok iyi bir haber alıp böyle havalara zıplarsiniz. 🙂

Sayın Hocam Erol Konuk ile Bioenerji Çalışmalarını Kaçırmayın…

http://www.erolkonuk.com/

BİOENERJİ ŞİFASI

     Bioenerji insan vücudunda ve canlı  türlerinde var olan doğal bir enerjidir.Yaratılış dan bütün evrene  ve canlılara akan hayattır. Bioenerji, vücudu  bir bütün olarak ele alıp rahatsızlıkların şifasında kullanılır.Bağışıklık  sisteminin güçlendirilmesi bir bakıma vücudun enerjisine akort ve balans ayarı  yapılmasıdır.
Yaşadığımız ortamda; yüksek  performans, motivasyon, konsantrasyon, yaşam  sevinci ve tam sağlık için, bioenerji dengemizin mükemmel olması gerekmektedir.
Sinir sistemimiz, doğadaki enerji dengesine uyum gösterecek şekilde programlanmış olduğundan, dengenin bozulmaması için irademizin dışında reaksiyonlar gösterebilmektedir. Ne yazık ki, yaşadığımız ortam (hava kirliliği, hormonlu gıdalar, zararlı elektromanyetik dalgalar, ozon tabakasının delinmesi vs.) yaşam  tarzımız (aşırı stres, dengesiz beslenme, spor yapamama) ve öfke, korku, üzüntü gibi duyguları içimizde bastırmamız, enerji dengemizi ciddi şekilde bozabilmektedir. Bu aşamada; bedenimizin dili olan ağrı, uykusuzluk, çarpıntı, terleme, daralma, sinirlilik, yorgunluk, isteksizlik, iktidarsızlık gibi şikayetler belirmeye başlar. Meydana gelen bu rahatsızlıkların ana nedeni, vücudumuzdaki bioenerji dengesinin bozulmasıdır.
Bioenerji Seansının Genel Faydaları :
1- Bağışıklık sistemini güçlendirir

2- Vücuttaki kan dolaşımını hızlandırır

3- Metobolizmayı hızlandırır

4- Kronik yorgunluğu ortadan kaldırır

5- Ruhsal dururmu düzenler

6- Her türlü ağrılarda etkilidir

 

Bionerji seansı sonucunda çeşitli ağrılar, kronik yorgunluk sendromu, multiple skleroz (MS), epilepsi, eklem / mafsal   rahatsızlığı, beyin felci, kalp, damar tıkanıklığı, kanser, prostat, diyabet, kısmi felç, depresyon, pankreas, böbrek, bel ve boyun fıtığı, romatizma,   kireçlenme, tümör, kas güçsüzlüğü, denge bozukluğu v.b. bu frekansların   gerektiği gibi uygulanması sonucunda iyileştiği bildirilen rahatsızlıklar   arasında yer alıyor ama bunlarla sınırlı kalmıyor.

 

Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Japonya, Rusya Federasyonu,  Azerbaycan, bazı Arap ülkeleri, Batı Avrupa Devletleri ve bilhassa İngiltere’  de bioenerji tıbbı geniş çapta hizmete girmiştir. Üniversitelerde, tıp fakültelerinde (bioenerji kürsülerinde), enstitülerde bioenerji eğitimi verilmektedir. Ayrıca dünyanın tüm uygar  ülkelerinde de bioenerji tıbbına karşı ilgi artmakta, bioenerji tıbbı giderek  daha iyi tanınmakta, hastalıklarla mücadelede etkin şekilde uygulanmaktadır.  Artık ABD’ de ünlü cerrahlar programa koydukları çok ağır ve kritik  ameliyatlardan önce, hastalarının en az bir hafta bioenerji seansı almalarını  sağlamakta ; böylece yapılacak olan operasyonun GÜÇLENDİRİLMİŞ BİR VÜCUTLA  cereyan etmesini ve başarının garantilenmesini temin etmek yoluna  gitmektedirler. Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan ünlü kalp cerrahımız  sayın Prof. Dr. Mehmet Öz,  görev yaptığı Columbia Presbyterian Tıp Merkezi’ nde  Batı tıbbıyla  (Alopatiyle) Doğu tıbbını birleştirerek bioenerji ile şifada yeni bir  ufuk açmıştır. (” Şifayı Yüreğinde Ara “, Altın Kitaplar, 1999) Bu  kitapta Sayın Prof. Dr. Öz ABD hastanelerinde yaklaşık olarak 30.000 bioenerjistin,  diğer branş hekimleriyle birlikte çalıştığını, ameliyatlara hasta başında  iştirak ettiklerini bildirmektedir. Yine aynı eserde batı avrupa devletlerinde 17.000, İngiltere’ de de yaklaşık  8.000 bioenerjistin hastanelerde görev yaptıkları yazılmıştır. Böylece bioenerji ile yeni bir boyut, yeni bir ufuk açılmıştır.

 

 

Sevgili Hocam Cem Şen ve Hasan “Sonsuz” Çeliktaş ile “Ruhun Kutsal Yolculuğu” Bali’de Başlıyor…

Bali’nin kadim tapınaklarından, Hindistan’da Budha’nın altında aydınlandığı ağaca; Çin’in ölümsüz üstatlarından, Güney Amerika’nın şamanlarına; yaşayan kadim uygarlıklardan, binlerce yıllık  gelenekleri yaşatan şifacılara; ruhunuzun en derin noktalarından, hayatınızın hiç farketmediğiniz alanlarına uzanan bir “Kendini Tanıma Yolculuğu”na hazırlanın.

Pek çok kitabın yazarı ve tanınmış bir Uzakdoğu öğretileri ustası Cem Şen’in eğitmenliğinde, derKi.com ve The Wise genel yayın yönetmeni Hasan “Sonsuz” Çeliktaş’ın eşliğinde ve 10 yılı aşkın bir süre Uzakdoğu’da yaşamış, hayatının büyük bir bölümünü egzotik ve gizemli destinasyonlarda geçirmiş olan Mural Uzel’in uzmanlığında spiritüel bir yolculuğa çıkıyoruz.

“Ruhun Kutsal Yolculuğu” adını verdiğimiz bu seyahat serisinde sırasıyla önce Bali’ye, sonra Hindistan’a, sonrasında da Çin, TransSibirya-Moğolistan ve Güney Amerika’ya gideceğiz. Daha daha sonrası mı? Henüz biz de bilemiyoruz, bakalım Ruh bizleri nerelere yollayacak…

“Ruhun Kutsal Yolculuğu”nun ilk durağı “Tanrıların Adası” Bali. Bali’ye “Tanrıların Adası” denmesinin en önemli sebebi, binlerce yıllık kadim enerjilerin, bu adada halen yaşayan bir kültür içinde varlığını hissettirmesi. Aynı zamanda belki de günümüzde yaşayan son Animist, tüm doğanın canlı olduğuna inanan toplum olması. Mısır’da görüp büyülendiğimiz Tanrılar ve tapınaklar, burada farklı ad ve biçimlerde karşımıza çıkıyorlar ve Mısır’ın aksine binlerce yıl önce terkedilmiş değiller, günlük yaşamın tam da içindeler; hem de tüm varlıklarını hissettirerek…

Tura dahil olan bazı aktiviteler:

Cem Şen tarafından öğretilecek özel enerji ve felsefe çalışmaları

•  Hoşgeldiniz partisi

•  Hindu Rahiplerin ekibe özel yapacağı açılış seramonisi

•  Tapınak ve Çevre Gezileri

•  Kintamani Yanardağ  Gezisi

•  Nusa Pedina Adası Tekne Gezisi

•  Yerel şifacılar ile çalışmalar

•   Arınma seramonileri

•   Özel masaj seansı

•   Yoga ve Enerji Çalışmaları

•   Rahipler ile yapılacak kapanış seramonisi

•   Kapanış Partisi

Daha fazla bilgi için; http://www.derki.com/ruhun-kutsal-yolculugu-bali

Sandal’da Pazar… Günün Fotosu…19/07/2012…

Unutmayın eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anılarısürekli düşünmek de ruhu bozar.

Unutmayın eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anıları sürekli düşünmek de ruhu bozar.

Anette

Unutmayın eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anılarısürekli düşünmek de ruhu bozar.

Unutmayın eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anıları sürekli düşünmek de ruhu bozar.

Anette

BHAGAVAD GİTA

 

Bhagavad Gita Mahabharata Hint destanının bir bölümüdür ve Pandava ve Kaurava aileleri arasında olan bir savaş meydanında, MÖ 3102 yılında yazılmıştır. Bu kitabı çevirisinde yara…rlandığım diğer kaynaklar, 1. Bhagavad Gita- Rabbin Ezgisi adıyla Ruh ve Madde Yayınlarından çıkmış olan Emil Senart’ın Sanskritçeden Fransızcaya, Yavuz Keskin’in Fransızcadan Türkçeye çevirisi ile 2. www.bhagavat-gita.org sitesidir.

Bu kitabın Sanskritçe’den yapılmış orjinal ingilizcesine ve Yoga ile ilgili İlahi Yaşam Topluluğundan çıkan diğer Yoga kitaplarına ulaşmak için, aşağıdaki bağlantı adresini tıklayabilirsiniz. http://www.SivanandaDlshq.org/ Keyifli okumalar..

. İÇİNDEKİLER Önsöz 1. Bölüm – Arjuna’nın ümitsizliğinin Yogası / Visada Yoga 2. Bölüm – Sankya Yoga / Sankhya Yoga 3. Bölüm – Fiil Yogası / Karma Yoga 4. Bölüm – Bilgi Yogası / Jnana Yoga 5. Bölüm – Fiilin Terki Yogası / Karma Vairagya Yoga 6. Bölüm – Meditasyon Yogası / Abhyasa Yoga 7. Bölüm – Bilgelik ve Farkındalık Yogası / Paramahamsa Vijnana Yoga 8. Bölüm – Yok olmaz Brahman Yogası / Aksara-Parabrahman Yoga 9. Bölüm – Büyük bilim ve Büyük Sır Yogası / Raja-Vidya-Guhya Yoga 10. Bölüm – İlahi Zaferler Yogası / Vibhuti-Vistara Yoga 11. Bölüm – Kozmik Biçimin Görünümü Yogası / Visvarupa-Darsana Yoga 12. Bölüm – Adanma Yogası / Bhakti Yoga 13. Bölüm – Alan ve Alanı Bilen arasındaki Farkın Yogası / Ksetra-Ksetrajna Vibhaga Yoga 14. Bölüm – Üç Gunanın Bölümü Yogası / Gunatraya-Vibhaga Yoga 15. Bölüm – Yüce Ruh Yogası / Purusottama Yoga 16. Bölüm – İlahi ve Şeytani arasındaki Farkın Yogası / Daivasura-Sampad-Vibhaga Yoga 17. Bölüm – Üç Katlı İnancın Bölümü Yogası / Sraddhatraya-Vibhaga Yoga 18. Bölüm – Terk ile Özgürleşme Yogası / Moksa-Opadesa Yoga

ÖNSÖZ

Bhagavat Gita, Mahabarata Hint destanının bir bölümüdür ve genel görüşe göre, Mahabharata hint destanının özünü içerdiği söylenir. Elimizde bulunan tarihsel verilere göre, Gita, Musa’dan 1700 yıl, Buddha’dan 2500 yıl, İncil’den 3000 yıl, Kur’an’dan 3800 yıl önceye denk gelen; MÖ 3102 yılında Pandava ve Kaurava aileleri arasında geçen bir savaş meydanında yazılmıştır. Bildiğiniz gibi, evrenle bir olmayı deneyimlemenin bir çok yolu vardır. Bhagavat Gita da, evrenle bir olmak için farklı yollar önermektedir. Buna göre, kitabı üç temel bölüme ayırmak mümkündür. 1-6. Bölümler: Kişiyi fiil yoluyla evrenle bir olmaya yönlendirdiğinden, Karma Yoga’yı anlatmaktadır. 7-12. Bölümler: Kişiyi adanma yoluyla evrenle bir olmaya yönlendirdiğinden Bhakti Yoga’yı anlatmaktadır. 13-18. Bölümler: Kişiyi zihin yoluyla evrenle bir olmaya yönlendirdiğinden Jnana Yoga’yı anlatmaktadır. Gita, Yoga’nın temel okullarının tanımlarını yapması ve bu birbirinden tamamen farklı ve tezat gibi görünen yolların nasıl tek bir amaca yöneldiğini anlatması açısından Yoga felsefesi ile ilgilenen okurlar için önemli bir kaynak kitaptır. Bu kitabın ruhsal yolda hepinize ışık tutmasını dilerim.

1. BÖLÜM: ARCUNA’NIN ÜMİTSİZLİĞİ Dhritaraştra*: 1. Ey, Sancaya, kutsal Kurukşetra ovasında savaşmak için istekli olarak bir araya gelen Pandu’nun oğulları ve benim insanlarım ne yaptılar? Sanjaya: 2. Pandava*’ların ordusunu savaş sırasında görünce, Kral Duryodhana* öğretmenine başvurarak şöyle dedi: 3.”Görün, Öğretmenim, akıllı öğrenciniz Drupada’nın oğlunun dizdiği Pandu’nun oğullarının bu kuvvetli ordusunu! 4. “Burada kahramanlar var, büyük okçular, Bhima* ve Arcuna’ya savaşta eş olanlar var, Yuyudhana, Virata ve Drupada, 5. “Driştaketu, Çekitana ve Kasi’nin güçlü kralı, Purucit, ve Kuntibhoca ve Saibya, en iyi adamlar, 6. “Güçlü Yudhamanyu, ve cesur Uttamaucas, Subhadra’nın oğlu ve Draupadi’nin oğulları, tüm büyük kahramanlar. 7. “Ey tekrar doğanların en iyisi, aramızda en çok farkedilen isimleri de, ordumun liderlerini de bil! Bunu bilgin olması için söylüyorum. 8. “Sen ve Bişma, ve Karna ve Kripa, savaşta zafer kazananlar; Asvatthama, Vikarna, ve Somadatta’nın oğlu Jayadratha. 9. “Ve ayrıca çeşitli silahlar ve misillerle silahlanmış, benim için hayatını feda eden nice kahraman, ki hepsi de savaş için fazlasıyla yetenekliler. 10. “Bhişma* tarafından yönetilen bu ordumuz yetersizdir, Bhima tarafından yönetilen onların ordusu ise yeterlidir. 11. “Bu yüzden, ordudaki sayısız bölümdeki rütbeniz ne olursa olsun, hepiniz sadece Bhişma’yı koruyun.” 12. Kaurava’nın en büyüğü olan Bhişma, Duryodhana’yı neşelendirmek için bir aslan gibi kükredi ve borusunu öttürdü. 13. Bhişma’yı takiben borular ve bakır davullar, tefler ve davullar bir anda sessizliği yırttı; ses müthişti. 14. Sonra, Madhava (Krişna), ve Pandu’nun oğlu (Arcuna) beyaz atların çektiği muazzam at arabasında oturarak ilahi borularına üflediler. 15. Hrişikesa “Pançacanya*”ya ve Arcuna “Devadatta*”ya üfledi, ve korkunç işler yapan Bhima ise büyük boru “Paundra*”ya üfledi. 16. Kunti’nin oğlu Yudhisthira “Anantavijaya”ya üfledi, ve Sahadeva ve Nakula “Manipushpaka” ve “sughoşa” borularına üflediler. 17. Kasi’nin kralı, mükemmel okçu Sikhandi, güçlü araba-savaşçısı Dhristandyumna ve Virata ve yenilmez Satyaki; 18. Drupada ve Draupadi’nin oğulları, ve Subhadra’nın güçlü bilekli oğlu, hepsi kendi borularına üflediler. 19. Heybetli ses yeri göğü inleterek Dhritaraştra’nın yandaşlarının kalplerinde bir delik açtı. 20. Ey yeryüzünün Efendisi! Sonra, Dhritaraştra’nın yandaşlarının dizildiğini ve silahların patlamak için hazır beklediğini gören, nişanı bir maymun olan Pandu’nun oğlu Arcuna, yayını kaldırdı ve Krişna’ya şöyle dedi. Arcuna: 21.-22. Ey Krişna, arabamı her iki ordu arasına sür ki, kimin bu kadar istekle savaşmak istediğini görebileyim ve savaş başladığında önce kiminle savaşmam gerektiğini bileyim. 23. Çünkü ben burada kötü-fikirli Duryodhana’yı savaşta memnun etmek için savaşmaya gelenleri görmeyi arzu ediyorum. Sancaya: 24. Krişna, Arjuna tarafından verilen talimata göre, Dhritaraştra’lardaki en iyi arabayı iki ordu arasına sürdü. 25. Bhişma ve Drona ve dünyanın tüm hükümdarlarının önünde şöyle dedi: “Ey Arcuna, İşte tüm bu Kuru’lar* bir aradalar!” 26. O zaman, orada duran Arcuna büyükbabaları ve babaları, öğretmenleri, büyük amcaları, abileri, oğulları, torunları ve arkadaşları da gördü. 27. Her iki orduda kayınpederleri ve arkadaşları da gördü. Kunti’nin* oğlu Arcuna, tüm bu akrabaları dizilmiş görünce büyük bir acımayla dolu olarak üzgün konuştu. Arcuna: 28. Ey Krişna, savaşmaya hevesli olarak dizilmiş bu akrabalarımı görünce, 29. Elim kolum tutmuyor, ağzım kuruyor, bedenim titriyor, tüylerim diken diken oluyor. 30. Yayım “Gandiva” elimden kayıyor, tenim yanıyor; ayakta bile duramıyorum, başım dönüyor. 31. Ve ben kötü bir gelecek görüyorum, Ey Kesava! Bir savaşta kendi akrabalarımı öldürmekte iyi bir yan görmüyorum. 32. Ey Krişna, ne zaferi arzuluyorum, ne zevki, ne de krallıkları! Ey Krişna, hakimiyetin ya da zevklerin veya hatta yaşamın bize faydası nedir ki? 33. Adına, krallık, zevk ve eğlence arzuladıklarımız, yaşamı ve zenginliği terk ederek bu savaşta yer alıyor. 34. Öğretmenler, babalar, oğullar ve ayrıca dedeler, torunlar, kayınpederler, büyük amcalar, damatlar, akrabalar, – 35. Onlar beni öldürse bile, hatta, bırak sadece bu dünyayı, üç dünya üzerinde hakimiyet sağlama uğruna bile ben onları öldürmek istemiyorum, Ey Krişna. 36. Dhritaraştra’nın oğullarını öldürmekte ne gibi bir zevk olabilir, Ey Janardana*? Bu suçluları öldürmekle sadece günah işlemiş oluruz. 37. Bu yüzden, bizler akrabalarımız olan Dhritaraştra’nın oğullarını öldürmemeliyiz; kendi insanlarımızı öldürerek nasıl mutlu olabiliriz ki, Ey Krişna? 38. Onlar zihinleri açgözlülükle dolu olduğundan aileleri yok etmekte bir kötülük ve arkadaşlara düşmanlıkta bir günah görmüyorlarsa da, 39. Neden bir ailenin yok edilmesindeki kötülüğü net olarak görebilen bizler bu günaha sırtımızı dönmeyi öğrenmemeliyiz, Ey Krişna? 40. Bir ailenin yok edilmesiyle, o ailenin hatırlanamayacak kadar eski dini ayinleri de yok olur; ruhsallığın yok edilmesiyle, tüm ailede Yaradan’a karşı saygısızlık hüküm sürer. 41. Ey Krişna, Yaradan’a karşı saygısızlığın ortaya çıkışıyla, ailedeki kadınlar fırsatçı olurlar ve kadınlar fırsatçı olunca, tüm kastlar birbirine karışır. 42. Kastların birbirine karışması ise aileleri doğrayanları cehenneme götürür, çünkü pirinç ve su takdim etmeyen onların ataları da (buraya) düşmüşlerdir. 43. Aileyi yok ederek kastların karışmasına sebep olan bu kötü işlerle, kastların ebedi dini ayinleri ve aileler de yok edilirler. 44. Ey Krishna, bizler duyduk ki, bu kaçınılmaz olan (yer), ailelerindeki dini uygulamaların yok edildiği bu kişiler için, bilinmeyen bir süre boyunca meskendir. 45. İşte! Bizler bir krallığın zevklerinin açgözlülüğü içinde akrabalarımızı öldürmeye hazırlanırken büyük bir günahın içine girdik. 46. Eğer Dhritaraştra’nın oğulları ellerinde silahlarla beni savaşta kılıçtan geçirmeleri gerekiyorsa, karşı koymamam ve silahlanmamam benim için daha iyi olur. Sancaya: 47. Savaş alanının ortasında bunu söyleyerek, Arcuna içi üzüntü dolu olarak okunu ve yayını bıraktı, arabasının içine oturdu.

Hari Om Tat Sat *)Dritraştra: Arcunanın rakibi olan ordunun kör kralı Pandava: Arcuna’nın bir adı Duryodhana: Arcuna’nın rakibi olan ordunun kralı Bhima: Yiğit bir asker Bhişma: Rakip ordu kumandanı Pançacanya, Devadatta, Paundra: Bhima, Arcuna ve Hrişikesa’nınHrişikesa’nın borularının adları
Kuru: Arcuna’nın rakibi orduda yer alan bir aile
Kunti: Arcuna’nın ailesi
Janardana: Krişna’nın bir başka adıDevamını Gör

SİHİRLİ 7

 

 Hafta 7 gun,

Gokkusagi 7 renk, …

Dunyanin 7 Harikasi kabul gormus,

Soyumuz 7 gobek,

Dunyada varsayilir 7 kapi,

Buyuk Ayi 7 yildiz’li,

Insan 7 cakrali,

Nota sayisi 7,

Kainat 7 safhada yaratildi,

Mitolojide ise 7 esas Tanri varsaymislar, Misir’da Gunes Tanrisi RA 7 ruhlu,

Tibet’te 7 Buda,

Cin’de kutsal 7 element varmis,

Feng Shui’de iletisim sayisi 7,

Eskimolarda Kar 7 isimli,

Hurmuz bile 7 kocali,

Dinlenmek haftanin 7. gununde,

Ciceklerden 7 veren gul ,

7 Tepe ustunde Rio,

7 Tepe ustunde Roma,

7 Tepe ustunde Istanbul,

James Bond bile 007,

Dunyada var olmus 7 kita,

, Tum Japonlarda rakamlarin en ugurlusu 7,

Pamuk Prenses ve 7 cuceler,

Gokyuzu 7 kat

Mutlu Olmayı Seçiyorum…

Boş biz vazo hayal edin.

Boş biz vazo hayal edin. Vazonun içindeki alan ile dışındaki alan arasında aslında hiçbir fark yoktur. Sadece vazonun kırılgan gövdesi bu alanları birbirinden ayırır.

Buda (yükselmiş) zihnimiz de bizim sıradan zihnimizin duvarları arkasına hapsolmuş durumdadır. Aydınlanmaya ulaştığımızda bu vazo sanki kırılıp binlerce parçaya ayrılır. “İçerideki” alan hemen “dışarıdaki” alan ile birleşir. Onlar bir olurlar: İşte o zaman farkına varırız ki, onlar aslında asla birbirinden ayrı ve farklı olmamışlardır ve her zaman birdirler. S.Rinpoche

Sen elinde halka olan,sen ne yapıyorsun?

Bulgur Salatası…

Malzemeler

* 1 su bardağı kalın bulgur (ince bulgurda kullanabilirsiniz )

* 1 adet domates

* 2 yemek kaşığı keten tohumu

* 2 yemek kaşığı zeytinyağı

* 1 yemek kaşığı [tag]kimyon [tag]

* 1 çay kaşığı köri

* 1 tatlı kaşığı acı pul biber

* maydanoz

Hazırlanışı

1. Bulgur bir kaba konulup üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak su konulur.

2. Kabaran bulgura küp küp doğranan domates ilave edilir.

3. İnce ince doğranan maydanozlar ve diğer baharatlar eklenip servis edilir.

 

Bir Kadın Yalnız Kalmaz…

Insani Olgunlastiran Yasi Degil,Yasadiklaridir.

Insani Olgunlastiran Yasi Degil,Yasadiklaridir.

Necip Fazıl Kısakürek

Hurmanın Faydaları…

Hurma;
• Protein içerir.
• Protein, yağ ve karbonhidrat (üçünü bir arada) içeren tek meyvedir.
• Vücudun yaşlanma belirtilerini azaltır.
• Saf hurma cildi besler, hamilelik ve güneş lekelerini yok eder.
• İçerdiği demir sayesinde, kansızlığa iyi gelir.
• B1, B2 vitaminlerinin bir arada bulunmasından dolayı karaciğeri kuvvetlendirir.
• Boğaz ağrısına, öksürüğe iyi gelir.
• Kansere ve kalp damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
• İçerdiği bol fosfor ve kalsiyum ile kemik hastalıklarına karşı koruyucu özellik taşır.
Orucun hurma ile açılması halinde, oruçtan dolayı insanın üzerinde oluşan halsizliği de içerdiği şeker oranı sayesinde hemen gidermektedir.
Sadece Ramazan’da yemeyin, her zaman tüketin!
Hayrettin Mutlu Ramazan sofralarının meyvesi olarak bilinene hurma, hâlbuki her zaman tüketilmesi gereken bir yiyecek. Şeker oranı yüksek olmasına rağmen kilo aldırmayan bir yapıya sahip. Özellikle suda çözünebilir lif içeriği yüksek olması, hurmanın sindirim sistemi rahatsızlıklarını (kabızlık, gaz vb) önlemeye ve gidermeye yardımcı olduğunu ve günlük hayatın getirdiği stres ve yoğun temponun verdiği yorgunluktan kurtulmak için her gün hurma yemenizde fayda var dedi.