Zıt Kutuplar Birbirini Çeker Mi İter Mi?

Geçen gün eski bir arkadaşım beni aradı ve arar aramaz da kendi dertlerinin bombardımanına tuttu. Yok efendim (isim tabi ki gerçek değil arkadaşlar) Levent onla yürüyüşe, sinemaya gelmiyormuş. Hafta sonları dışarı çıkmıyormuş. Tek bildiği evde oturup maç seyretmek ve mangal yakmakmış, halbuki o konsere gitmek istiyormuş. Bu adamla nasıl ömür geçecekmiş. O deniz tatilini seviyormuş, Levent ise yaylaya çıkmak istiyormuş. O şık butik otellerden hoşlanıyormuş, Levent kamp tatili seviyormuş. Üstelik o vejeteryan olmaya karar vermiş evde sürekli et yiyen bu adamla ne yapacakmış. Yok efendim, bitmiş bu ilişki bitmiş.

Ben tabi arkadaşımın bu tip yakınmalarının bin birincisini dinlemekte olduğum için artık durumu kanıksamış olarak “zıt kutuplar birbirini çeker” deyivermez miyim? Bu sefer arkadaşım Levent’e olan öfkesini bana yönlendirmez mi?

“Ne zıt kutupu Anette” diye can havliyle haykırdı arkadaşım “bizim hiçbir ortak yanımız yok”. Arkasından da “bu ilişki bitmiş bu ilişki bitmiş bitmiş” diye ağlamaya başladı. Ben yine benzer krizleri bu ilişkide binlerce defa görmüş olmanın verdiği soğukkanlıkla arkadaşımı yemeğe davet edip iyice sakinleştiriyorum. Onu sakinleştirmesine sakinleştiriyorum da arkasından ben düşünmeye başlıyorum.

Gerçekten de zıt kutuplar birbirini çekiyor mu acaba? Çevremdeki ilişkileri şöyle bir gözden geçiriyorum ve gerçekten de aynı şeyi yapmaktan hoşlanan kimseleri bulamıyorum. Yani bırakın aynı şeyi yapmaktan hoşlanmayı, huy olarak da birbirine benzer insanları bulamıyorum. Biri titizse biri pasaklı, biri konuşkansa öteki dut yemiş bülbül, biri sakinse diğeri öfkeli, biri tutumlu öteki bonkör…

Yani içimden “pes” dedim. İstesem bu kadar ayrı gayrı insanı bir araya getiremem, bir araya getirsem bir arada tutamam. Gerçekten niye böyle acaba? İnsanın kendisinde görmek istediği huyu bir diğerinde gördüğünde belki bende de tamamlanır diye peşinden gitme ihtiyacı mı, alttan alta kendisinde gördüğü eksikliği böylece giderme ihtiyacı mı bilinmez.

Bu durum bana Budizm temel felsefelerinden biri olan ‘’orta yolu’’ hatırlattı aslında. Yani ne fazla titiz ne fazla pasaklı olmalı, ne fazla bonkör ne de fazla tutumlu olmalı. İki taraf da aslında birbirlerini törpülemek ve birbirlerini dengeye getirmek için bir araya geliyorlar sanki. Değişmek çok zahmetli ve zor bir süreç olduğu için de iki tarafın törpülenmesi ya da dengeye gelmesi sıkıntılı oluyor. İlişkilerde böyle yalpalayıp duruyor bana göre.

Geçenlerde İstanbul’da “Canım Ciğerim” diye salaş bir lokantaya gittim. Salaş ama ciğeri nefis, herkese tavsiye ederim. Neyse konumuza dönelim. Orda bir arkadaşıma rastladım ve konu nasıl oldu bilmiyorum ama dönüp dolaşıp zıt kutuplar birbirini çeker mi ye geldi? Arkadaşım ne dese beğenirsiniz “ya hiç sorma benim eşimle her hobimiz aynı sıkıntıdan patlıyoruz. İkimiz de evde oturup, televizyon seyretmekten hoşlanıyoruz, ne bir yere gittiğimiz var, ne bir şey seyrettiğimiz hiç kendimizi geliştiremiyoruz. Ne olacak bu durumun sonu bilmem.”

Ben elimde olmadan gülmeye başladım. “Ya” dedim “herkes anlaşamıyoruz, beni çekiyor hafta sonları pikniğe, gezmeye, kahvaltıya, sinemaya götürüyor” diye şikayet edenlerii gördüm de, “ikimiz de evde oturmaktan bıktık, hep aynı şeyleri istiyoruz” diye bunalanı hiç görmemiştim deyip bu gülmemin üstüne yarım porsiyon daha ciğer şiş söylüyorum.

Yok yok bana göre de zıt kutuplar birbirine çekiyor, herkes kendini dengeleyecek bir eş arıyor aslında. Sonra da farkında olmadan orta yola gelmek için savaş dövüş bir ömür geçiyor. Aslında işin özünü görüp “aman be tek istediğim azcık değişmekmiş” desek belki de bu orta yolu bulma sürecini daha kolay atlatacağız. Ne dersiniz?

Sağlıcakla,

Burçlara Göre Hayatın Anlamı…

AKREP

Bilinçsizi bilinçliden ayırmak .Akrep’in hedefi budur. Bütün sahteciliği yok edip,korkunun duvarları arasında saklananları açığa çıkarmak.En temel gerçeği veya hayatını dönüştürecek son kavrayışı aramak üzere bilincinin derinliklerine dalmak. Rahatlatıcı her yalanı, yatıştırıcı her yarı-doğruyu, her Sahte pembe tabloyu bozmaya, kendini tanımaya kesin bir şekilde kararlı ve keskin bir akıl. Bunlar Akrep’in kaynaklarıdır. İçgüdüsel olarak kuşkucudur.

ASLAN

Kendini ifade etmek – Aslan’ın hedefi budur. İçsel durumunun dışsal sembollerini yaratmak. Sıcak, özgüvenli ve kendini ifade eden bir tarzda dünyaya ait olduğunu hissetmek Aslan’ın konularıdır.Yaratıcılık, tiyatrosallık, yaşam şevki: sevgi ve beğeni toplayan bir performansın tüm unsurları Aslan’ın kaynaklarını oluşturur.Bütün geleneksel yaratıcılık alanları Aslan’ın içsel dünyasını dışarı çıkarma kanallarıdır.Oyunculuk, dans, hikaye anlatma, övgü alışverişi, hepsi de Aslan’ın patikasında bulunur. Aslan dolaysız bir yaratıcı kulvar seçtiğinde daha iyi parlar.

BALIK

Kendini aşmak, farkındalık Balık’ın hedefi budur.Balık yaşamın dramaları karşısında kendini aşma, esinlenme ve Sükunet deneyimleme yönümüzü temsil eder. Balık burcu ruhsal deneyimler yaşamak, fizikötesi dünyalara ulaşmak veya bir hapishane gibi gördüğü bedeninin sınırlarından kurtulmak için büyük istek duyar.Empati, duygudaşlık ve şefkat Balık’ın kaynaklarıdır. Balık’ta kişilik esnektir. Değişken koşullara göre eğilir, bükülür ve akar.Başka insanları anlamak, onlara şefkat duymak ona doğal gelir. Bu dünyanın değerlerine önem vermez. Balık, dinleyen ve yargılamadan düşünen büyük spiritüel danışmanların burcudur.

BAŞAK

Kusursuzluk – Başak’ın hedefi budur.Kendi potansiyellerinin en üst, en arıtılmış düzeyine çıkmaktır.Hangi doruğa ulaşırsa ulaşsın hedefi daha yukarıdır. Saflık, doyum,anlam içerme, zor işler ve ulaşılması zor hedefler Başak’ın konularıdır.Başak’ın ana kaynağı kişisel dönüşüme (transformasyona) duyduğu açlık ve mükemmellik duygusudur.Gerçeklerle ilgili kılı kırk yaran, vicdanlı bir dürüstlüğü vardır. Mükemmel ile gerçek arasındaki gerilim Başak’ın büyümesini hızlandırır, yönlendirir ve onu değişime zorlar. Asla halinden memnun, kayıtsız değildir. Repertuarında tembellik yer almaz. Kişisel önemini abartmaya karşı kendini sigortalamış olması onu mütevazı yapar. Stratejisi hizmettir

BOĞA

Huzuru bulmak ve onu korumak – Boğa’nın hedefi budur.Dinginlik. Sınırsız bir karmaşıklık içinde yine de sade olmak. Kavranamayacak kadar derinliğe sahip olmak, ancak bunun üzerinde konuşmaya ihtiyaç duymamak.

İKİZLER

Hayret duygusuna erişmek – İkizler’in hedefi budur. İkizler algılamak ve kendisini gözlemle tıka basa doldurmak İçin doğmuştur. Her zaman hareket halinde bulunmalıdır. Uyanık bir akıl İkizler’in temelidir.Merak, yerinde duramamak, bunlar İkizler’in kaynaklarıdır. Fiziksel canlılığı akılda da sürer, bu da ona bir başka kaynak sağlar: öğrenme, anlama yeteneği. Bu hızlı zihinsel faaliyetler yargı ve mantık gücüne sahip olmaya yönelik değildir. Ham algılamaya yöneliktir. Düşünmek değil, görmek önemlidir

KOÇ

Var olmak -Koç’un hedefi budur. Koç dünyaya savaşçılık,canlılık ve hayatta kalma güdüsü ile silahlanmış olarak gelir. Her türlü yıldırmaya, pürüze ve kuşkuya rağmen istek ve iradenin üstün gelebilmesi yeteneğini temsil eder.Dürüstlük, didişmecilik,heveslilik, bağımsızlık ve cesaret Koç’un kaynaklarıdır

KOVA

Bireyliğin geliştirilmesi – Kova’nın hedefi budur.Kova toplumun kendisiyle ilgili beklenti ve planlarını kendi gerçek Bireyliğinden ayırmak, kendi hayatını yaşama hakkını savunmak için hiç bir desteğe ihtiyaç duymadan dünyanın önünde durmak ister. Kova’nın kaynağı dehası ve inatçılığıdır. Deha yeniyi öğretilmeyen Yollarla düşünebilme yeteneğidir. Ve Kova bu Yetenekle donatılmıştır. Farklı düşünür. Ana akım dışındaki düşünce Alanları onu mıknatıs gibi çeker. En ölümcül düşmanı kabile içgüdüsüdür

OĞLAK

İnsanın doğası ile toplumsal kimliğini birleştirmek – Oğlak’ın Hedefi budur.Oğlak bütünlüğün sembolüdür.Görülmez kişisel öz ile gözle görülür toplumsal tavrın birleşmesi Oğlak’ın gelişimsel hedefidir.Oğlak toplum içindeki yerini oluşturabilmek için yenilgiler,belirsizlikler, küçük kazançlarla geçen uzun zamanlar ve engellerle karşılaşır.

TERAZİ

Uyum – Terazi’nin hedefi budur.Her sağlıklı Terazi davranışının altında -bilinçli veya bilinçsiz- sakinleşmek amacı yatar. Gerilimi atmak, ortayı bulmak, sinirleri yatıştırmak için Terazi adım adım hedefe doğru harekete geçer. Terazi’nin kaynağı paradoks ve ikileme karşı yüksek toleransıdır.Tüm bütünlerin birbirini tamamlayan yarımlardan oluştuğunun bilincinde olmasıdır

YAY

Hayatın anlamını keşfetmek – Yay’ın hedefi budur.Yay’ın düşüncesi hayatımızın görünürdeki tüm gelişigüzelliğinin arkasında müthiş bir Düzen olduğuna güvenmektir. Bu düzenin anahtarını deneyimle, araştırmayla, günlük yaşamın akıl köreltici kalıplarını kırmaya istekli olmakla bulur.Değişik düşünce biçimlerine açık kalma ihtiyacında olan Yay’ın bunun için seçebileceği yöntemlerden biri yolculuktur. Böylelikle kendisininkinin dışında kalan kültürlerle gönüllü, açık kalpli ilişkiler geliştirilebilir.Esas düşüncesi hem iç, hem de dış dünyanın ufuklarını genişletmektir. Yay’ın stratejisi, hayatı bir serüven gibi, güvence düşünmeden yaşamak ve arkasına saklanmakta olduğunu fark ettiği her fikir veya görüşü gönüllü olarak bir kenara bırakmaktır.

YENGEÇ

Kusursuz duyarlılık – Yengeç’in hedefi budur.Her ayrıntıyı hissetmek,hayatın uyumsuzluğunu görmek, her şeye rağmen yaşamın sunduğu her şeyi sevmek, kabullenmek ve ona güvenmek. Tüm bunlar Yengeç’in konularıdır. Duyguların lisanını çok akıcı bir şekilde konuşması, iç dünyasının zenginliği Yengeç’in kaynaklarıdır. Yengeç’te, sübjektiflik Ve duygusal yoğunluk sonuna kadar açıktır. Stratejisi korunmaktır. Yengeç kabuğunda saklanıp veya içine kapanıp güç toplayarak bu iç süreçlerini korumak zorundadır.

alıntı