Mutluluğun kökü derdin içine gömülüdür.

Photo: Mutluluğun kökü derdin içine gömülüdür.Dert, mutluluğun arkasında pusuda bekler.Geleceğin ne taşıdığını kim bilebilir ki?_____LAO TZU______Mutluluğun kökü derdin içine gömülüdür. Dert, mutluluğun arkasında pusuda bekler. Geleceğin ne taşıdığını kim bilebilir ki?

_____LAO TZU______

Ok gibi doğru olsam, yabana atarlar beni…

En saglikli yaz sebzeleri

Kabak – Oldukca besleyici bir sebze olan Kabak, bunyesinde cinko, potasyum ve magnezyum gibi mineralleri bulundurur. Lif acisindan da zengin bir besin olan kabagi, kizartmak yerine buharda pisirme veya firin gibi yontemler kullanmak besin degerini korumamizi saglayacaktir

Semizotu – Yuksek oranda lif iceren ve bagirsaklari temizleme ozelligi bulunan semizotunu, uzmanlar ozellikle cig olarak tuketmemizi oneriyorlar

Yesil Biber – Ozellikle C vitamini acisindan cok zengin bir besin olan biber, bagisikligimizi ve vucut direncini arttirir.

Enginar – Kalp ve karacigerin en iyi dostu olarak bilinen enginar, yuksek antioksidan etkisi ile vucudun toksinlerden arinmasina yardimci olur.

Taze Fasulye – A, B ve C vitamini acisindan zengin bir besin olan taze fasulye, beden ve zihindeki yorgunluklari giderme ve zindelik saglamak icin ozellikle faydalidir.

Bamya – Lif orani oldukca yuksek olan ve yuksek oranda A vitamini iceren bamya, hucre yenilenmesini arttirarak vucudumuzu korur.

Duygu ırmağını izlemek

Photo: Duygu ırmağını izlemek "Duygularımız tüm düşünce ve eylemlerimizin şekillendirilmesinde çok önemli bir rol oynar. İçimizde bir duygular ırmağı vardır ve bu ırmağın her bir damlası farklı bir histir ve her bir his var olmak için tüm diğer duygu damlalarına ihtiyaç duyar. Onu gözlemlemek, bu ırmağın kenarında oturup yüzeye çıkan her bir duyguyu ayırt etmek, ortaya çıkışını, akışını ve kayboluşunu fark etmek demektir. Farkındalık dolu gözlem "ikilik ötesi- teklik-bütünlük" prensibine dayanır: duygularımız bizden ayrı değildir ne de bizim dışımızda bir şeylerden kaynaklanırlar. Duygularımız bizdir ve o an için biz o duyguyuzdur. Gözlemlerken biz ne o duyguda boğulur, ne ondan dehşete kapılır ne de onu reddederiz. Bir duyguya hem bağlanıp sarılmamak, hem de onu reddetmek  tavrı, onun gitmesine izin verme tavrıdır ve bu da meditasyon pratiğinin önemli bir parçasıdır.Eğer hoş olmayan duygularımızla özenle ve şiddet içermeyen bir biçimde yüzleşirsek, onları sağlıklı ve bizleri besleme kapasitesine sahip türden enerjilere dönüştürebiliriz. Farkındalık dolu gözlem çalışmasıyla hoş olmayan duygularımız kendi içimize doğru ve toplum hakkında iç-görü ve anlayış sunarak bizler için çok şeyi aydınlatabilirler.” Thich Nhat HanhOur feelings play a very important part in directing all of our thoughts and actions. In us, there is a river of feelings, in which every drop of water is a different feeling, and each feeling relies on all the others for its existence. To observe it, we just sit on the bank of the river and identify each feeling as it surfaces, flows by, and disappears.Mindful observation is based on the principle of "non-duality": our feeling is not separate from us or caused merely by something outside us; our feeling is us, and for the moment we are that feeling. We are neither drowned in nor terrorized by the feeling, nor do we reject it. Our attitude of not clinging to or rejecting our feelings is the attitude of letting go, an important part of meditation practice.If we face our unpleasant feelings with care, affection, and nonviolence, we can transform them into the kind of energy that is healthy and has the capacity to nourish us. By the work of mindful observation, our unpleasant feelings can illuminate so much for us, offering us insight andand understanding into ourselves and society.--Thich Nhat Hanh--“Duygularımız tüm düşünce ve eylemlerimizin şekillendirilmesinde çok önemli bir rol oynar. İçimizde bir duygular ırmağı vardır ve bu ırmağın her bir damlası farklı bir histir ve her bir his var olmak için tüm diğer duygu damlalarına ihtiyaç duyar. Onu gözlemlemek, bu ırmağın kenarında oturup yüzeye çıkan her bir duyguyu ayırt etmek, ortaya çıkışını, akışını ve kayboluşunu fark etmek demektir. Farkındalık dolu gözlem “ikilik ötesi- teklik-bütünlük” prensibine dayanır: duygularımız bizden ayrı değildir ne de bizim dışımızda bir şeylerden kaynaklanırlar.

Duygularımız bizdir ve o an için biz o duyguyuzdur. Gözlemlerken biz ne o duyguda boğulur, ne ondan dehşete kapılır ne de onu reddederiz. Bir duyguya hem bağlanıp sarılmamak, hem de onu reddetmek  tavrı, onun gitmesine izin verme tavrıdır ve bu da meditasyon pratiğinin önemli bir parçasıdır.

Eğer hoş olmayan duygularımızla özenle ve şiddet içermeyen bir biçimde yüzleşirsek, onları sağlıklı ve bizleri besleme kapasitesine sahip türden enerjilere dönüştürebiliriz. Farkındalık dolu gözlem çalışmasıyla hoş olmayan duygularımız kendi içimize doğru ve toplum hakkında iç-görü ve anlayış sunarak bizler için çok şeyi aydınlatabilirler.

” Thich Nhat Hanh Our feelings play a very important part in directing all of our thoughts and actions. In us, there is a river of feelings, in which every drop of water is a different feeling, and each feeling relies on all the others for its existence. To observe it, we just sit on the bank of the river and identify each feeling as it surfaces, flows by, and disappears. Mindful observation is based on the principle of “non-duality”: our feeling is not separate from us or caused merely by something outside us; our feeling is us, and for the moment we are that feeling. We are neither drowned in nor terrorized by the feeling, nor do we reject it. Our attitude of not clinging to or rejecting our feelings is the attitude of letting go, an important part of meditation practice. If we face our unpleasant feelings with care, affection, and nonviolence, we can transform them into the kind of energy that is healthy and has the capacity to nourish us. By the work of mindful observation, our unpleasant feelings can illuminate so much for us, offering us insight andand understanding into ourselves and society. –Thich Nhat Hanh–

10 Adımda tüm problemler nasıl çözülür?

Bir sorunla ilgilenirken ne kadar düzenli ve sistemli çalışırsanız, çözüm aşamasında o derece olumlu ve yaratıcı olursunuz. Sistemli düşünmek için, 10 adımdan oluşan bir yöntemden yararlanabilirsiniz. Bu yöntemle, yaratıcılığınızı dahilik seviyesine çıkarırsınız.
1. Dilinizi olumsuzdan olumluya çevirin. ‘Sorun’ sözcüğü yerine ‘durum’ sözcüğünü kullanın ya da bunu bir mücadele ya da fırsat olarak adlandırın. Satış başarısız olursa, ‘Aslında, ilginç bir mücadele. Bu duruma bir daha düşmemek için satış becerilerimi geliştirmek adına iyi bir fırsat,’ gibi bir ifade kullanabilirsiniz.
2. Durumunuzu ya da çektiğiniz zorluğu açıkça tanımlayın. Karşı karşıya olduğunuz güç durum tam olarak nedir? Stresli ve endişeli olmanızın nedeni nedir? Sizi kaygılandıran nedir? Neden mutsuzsunuz? Bunları ayrıntılı ve açık bir biçimde yazın.
3. ‘Başka ne sorun var?’ diye sorun. Yüzeysel bir yanıtla yetinmeyin. Bir belirtiyle konudan sapmak yerine, sorunun kökenine inmeye çalışın. Soruna farklı yönlerden yaklaşın.
4. Kendinize ‘Minimum sınır koşullarım neler?’ diye sorun. Çözümün başarması istenen şey nedir? Çözüm nelerden oluşmalıdır? Bu soruna yönelik ideal çözümünüz nasıl bir şey olabilir? Parametrelerinizi açıkça belirleyin.
5. Farklı olası çözümleri sorununuzla karşılaştırmak suretiyle hem en iyi çözümü, hem de ideal çözümünüzü seçin. Mevcut koşullar altında ve içinde bulunulan zamanda yapılacak en iyi şey nedir?
6. Kararınızı uygulamadan önce, ‘Bu karar işe yaramazsa olabilecek en kötü şey nedir?’ diye sorun. Hedefinize ulaşmak için herhangi bir para ya da emek harcamadan önce, kararınızın tamamen başarısızlıkla sonuçlanması durumunda ne olacağını değerlendirmeniz gerekir.
7. Kararınızı ölçümleyecek bir sistem kurun. İlerleme kaydettiğinizi nasıl bileceksiniz? Başarıyı nasıl ölçeceksiniz? Bir çözümün başarısını başka bir çözümün başarısıyla nasıl karşılaştıracaksınız? Başarıyı nasıl tanımlayacaksınız? Başarıyı ölçülebilir kılın; sonra da düzenli olarak gözlemleyin.
8. Kararı uygulama sorumluluğunu üstlenin. Yaratıcı fikirlerin çoğu asla yaşama geçirilemez; çünkü kararı uygulama sorumluluğu hiç kimseye verilmemiştir.
9. Son tarihi belirleyin. Son tarihi olmayan bir karar, anlamsız bir tartışmadan ibarettir. Çok önemli bir kararsa ve uygulaması zaman alacaksa, bir dizi kısa vadeli son tarih ve bir raporlama programı belirleyin.
10. Harekete geçin. İşe başlayın. Haydi! Aciliyet duygusu geliştirin. Açıkça tanımlanmış hedefleriniz doğrultusunda ne kadar hızlı ilerlerseniz, o kadar yaratıcı davranır; o kadar çok enerjiye sahip olur, o kadar çok öğrenir ve gelecekte daha da fazlasını elde etmek için kapasitenizi o kadar hızlı geliştirirsiniz.

Dünya, muhteşem fikirleri olan yaratıcı bireylerle doludur; ama hemen hepsi uygulamaya gelince başarısız olmaktadır. İşte, diğerlerine üstünlük sağlayabileceğiniz nokta burasıdır. Gelecek, yalnızca düşünmekle yetinmeyip harekete geçecek ve fikirlerini gerçeğe dönüştürecek yaratıcı azınlığın olacaktır.
Şimdi, bu fikirleri yaşama geçirmek için hemen yapabileceğiniz üç şeyi sunuyoruz.
Birincisi, bugünkü en büyük sorununuzu ya da kaygınızı düşünüp kendinize şunu sorun: ‘Sorun tam olarak nedir? Ne için kaygılanıyorum?’
İkincisi, durumunuzu yaratıcı bakış açısıyla analiz edin ve kendinize şunu sorun: ‘Sorunun diğer yönleri neler?’ Bazen gerçek sorun, sizin düşündüğünüz şey olmayabilir.
Üçüncüsü, karar verin; herhangi bir karar. Sorumluluk verin ya da alın. Daha sonra , fikirleriniz için harekete geçin. Sorunlarınızı çözmek için ne kadar çok çalışırsanız, o kadar zekice davranırsınız

GABRIEL GARCIA MARQUEZ’DEN YAŞAM İÇİN 13 SATIR

1. Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum.
2. Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz. …
3. Sen istediğinde sana aşık olmaması, sana aşık olmadığı anlamına gelmez.
 4. Gerçek arkadaş, elini tutan, kalbine dokunandır.
5. Birisine yabancılaşmanın en kötü biçimi yanında oturuyor olup, ona hiç bir zaman ulaşamayacağını bilmektir.
6. Hiç bir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile! Gülümsemene kimin, ne zaman aşık olacağını bilemezsin.
7. Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin; fakat bazıları için sen bir dünyasın.
8. Zamanı seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.
9. Belki de Tanrı doğru kişiyle karşılaşmadan önce yanlış kişilerle tanışmanı; onu tanıdığında ise minnettar olmanı istedi.
10. “Bitti” diye üzülme, “Yaşandı” diye sevin.
11. Her zaman seni üzecek birileri olacaktır; yapman gereken insanlara güvenmeye devam etmek, kime iki defa güveneceğine daha fazla dikkat etmektir.
12. Birini daha iyi tanımadan ve bu kişinin senin kim olduğunu bilmesinden önce, kendini iyi bir kişiye dönüştür ve kim olduğunu bildiğinden emin ol.
13. Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.

Brezilya’daki bir Amazon kabilesi olan Amondawa halkının zaman ve tarih mefhumu yok!!!

Bilim insanları, zaman ve tarih mefhumuna sahip olmayan bir Amazon kabilesi keşfedildiğini açıkladı. Brezilya’daki Amondawa halkının dilinde ‘zaman’, ‘hafta’, ‘ay’ ya da ‘yıl’ kelimeleri bile yok.
Portsmouth Üniversitesi’nden Profesör Chris Sinha, zamanın, önceden sanıldığı gibi son derece değişmez ve insana ait evrensel bir mefhum olmadığının ilk kez kanıtlandığını savunuyor.
Araştırma bulguları Language And Cognition (Dil ve İdrak) dergisinde yayınlanan Profesör Sinha, “Amoddawa halkının bizdeki gibi bir zaman mefhumu yok. Artık ölçülebilir, sayılabilir ya da soyut olarak konuşulabilir bir zaman konseptine sahip olmayan en az bir dil ve kültür olduğunu şüphe duymadan söyleyebiliriz. Bu Amondawa halkının ‘zamanın dışında’ olduğu anlamına gelmiyor, ama onlar zamanın içinde yerleşen olayları görerek değil, bir olaylar dünyasında yaşıyor” diyor.
Dilbilimci Wany Sampaio ve antropolog Vera da Silva Sinha’nın dahil olduğu araştırmacı ekip Amondawa halkını sekiz hafta boyunca gözlemledi. Bu halkın kullandığı dilin ‘gelecek hafta’ ya da ‘gelecek yıl’ gibi kavramları nasıl taşıdığına baktılar. Bu tür kavramlar için kelimelerinin olmadığını gördüler. Amondawa halkı sadece günün gün ve gece ile yağmurlu ve kurak mevsim kavramına sahip.
Araştırmacılar ayrıca Amondawa toplumunda hiç kimsenin yaşının olmadığını da buldu. Bunun yerine bu insanlar ömürlerinin hangi aşamasında olduğunu ya da topluluktaki konumlarını anlatacak şekilde isimlerini değiştiriyorlar.
Profesör Sinha, “Biz zaman için ve zamanın geçtiğine dair çok fazla metafora sahibiz. Ama Amondawa halkı böyle konuşmuyor ve böyle düşünmüyor. Bu talihli insanlar için vakit nakit demek değil, bir şeyi tamamlamak için zamana karşı yarışmıyorlar ve hiç kimse gelecek hafta ya da gelecek yıldan söz etmiyor, hatta hafta, ay ve yıl gibi kelimeleri bile yok. Belli bir özgürlüğün tadını çıkardıkları söylenebilir” diyor.
Dış dünya ile ilk kez 1986’da temas kuran Amondawa halkı geleneksel yaşam tarzlarını sürdürmeye devam etti. Avlanarak, balık tutarak ve ekin yetiştirerek yaşamlarını sürdürdüler. Ancak elektriğin ve onunla birlikte televizyonun gelmesi yüzünden kendi dilleri tehlike altında bulunuyor
ALINTI

Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil.

Allah kimseye, sevdiği insanın paylaştığı bir şeyi beğenenleri tek tek kontrol edecek kadar kıskançlık duygusu vermesin:)))

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , . Leave a Comment »

BURÇLARA GÖRE MESLEKLER

Koç Burcuna Uygun Meslekler

Önder durumunda olabileceği, peşinden gelecek insanların bulunduğu, emir ve komuta vermeğe müsait meslekler için uygun bir kişidir  Ayrıca cesaret, yenilik, senlik, yaratıcılık, zeka gücü isteyen ve riskli işler için Koç\’lar biçilmiş kaftandır  Düşüncelerini gerçekleştirebileceği, atılımlarını uygulayabileceği, güçlü enerjisini kullanabileceği bir dal seçmelidir  Emir altında, başkalarının istekleri doğrultusunda veya masa başında monoton bir işte çalışmak onlara asla uymaz  Hem de başkalarının patronu olmalıdır  Askerlik alanları, çeşitli spor dallan, profesyonel sporculuk, izci liderliği, oymak başı, kamp müdürlüğü, araştırma alanları, siyaset, medyanın hareketli, araştırmaya ve buluşlara uygun sahaları, mühendislik, teknisyenlik uygun mesleklerden sayılabilir  Şunu unutmamalıdır ki, yetenekli, yaratıcı, enerjik ve başarılı olmayı hedef edinmiş olan koçlar sevdikleri her alanda yükselebilirler

Boğa Burcu Uygun Meslekler

Ciddiyet, kararlılık ve sebat mesleki alanda da önde gelir  Çalışılan işin para getirmesi ve güvenli olması çok önemlidir  Hareketli veya pasif bir iş olması fark etmez yeter ki geliri iyi ve rahat olsun  Sabır, sorumluluk isteyen ciddi işler Boğalar için uygundur  Venüsün verdiği sanatsal yeteneğin kullanabileceği alanlar  Kuyumculuk, mücevher işleri, saatçilik, heykeltraş, mimarlık, dekoratörlük konularında başarılı olabilirler  Destekleyici etkilere ses güzelliği ve kulak varsa müzik alanı düşünülmelidir  Ticaret, çiftçilik, banka, borsa işleri, inşaat alanı, emlakçılık ev alım satım işleri boğalar için uygun mesleklerdir  Ayrıca ciddi, sabırlı, azimli fakat tolerans sahibi olmayan, katı kurallı yöneticiler de bu burçtan çıkabilir

İkizler Burcu Uygun Meslekler

Masa başına mahkûm olmayacağı, harekete müsait, yeniliğe ve yaratıcılığa fırsat veren, gezip görmeye, öğrenmeye açık işler olmalıdır  Pratik zeka gerektiren, insan ilişkilerinde fırsat verebilen, merakını doyuran ve el becerisi isteyen konular ikizler için birebirdir  Basın yayın, medya dünyasının çeşitli alanları, muhabir, eleştirmen, konuşmacı, spiker, köşe yazarı, edebiyat alanları, öğretmenlik, gazetecilik ile uğraşırlar  Gezgin, pazarlamacı, tezgahtarlık, steno, sekreterlik, bilgisayarla ilgili işler, ticari konular, müşavirlik, politikacılık, avukatlık başarılı olabilecekleri alanlardan bazılarıdır  El becerisi isteyen ressamlık, müzik âleti çalma, dişçilik, hırsızlık, turizm, turist rehberliği, ulaşım konuları ve reklamcılık sektörü çalışabilecekleri işlerdendir  Çok yönlü olan ikizler insanları genellikle tek işle yetinmeyip iki veya fazla işi aynı zamanda ***ürmede de ustadırlar

Yengeç Burcu Uygun Meslekler Koruma,

bakına, muhafaza etme gerektiren işler, para biriktirme, çoğaltma ile ilgili konular Yengeçler için ideal çalışma alanlarıdır  İş konusunun pek çok alanlarda gerçekten yeteneklidir  Fakat duygusal iniş çıkışları bu alanda da onların yanındadır  Toplumla ilgili çalışmalar, annelik, çocuk bakımı ile işler, yuva idareciliği, geri zekalı çocuklarla ilgilenmek, ev işleri, hastabakıcılık, hemşirelik, aşçılık, lokanta işletmeciliği, otel işleri ve yöneticilik, antikacılık, değerli eserleri koruma, kütüphanecilik, çiçekçilik, bahçe işleri uygun mesleklerdir  Bir diğer dal ekonomi alanıdır  Bankacılık, bankerlik, muhasebe, hesap işleri, para idare etme, parayı çoğaltma onların alanıdır  Sezgisel ve duygusal yönlen perde, sahne gibi alanlarda da başarılı olmalarına fırsat verir  Taklit, komedi, rol yapmada ustadırlar  Şairlik, senaristlik ve yazarlık da vardır onlarda

Aslan Burcu Uygun Meslekler

Dikkat çekebilecekleri, kendilerini gösterebilecekleri, organize edip idare edebilecekleri çalışma alanları olmalıdır  Çabuk kavrama, yaratma, kolay karar verip uygulama özellikleri lider ve yönetici olmalarına fırsat verir  Cesaret, güç, dayanıklılık, canlılık isteyen ve ün getirecek meslekler Aslanlar içindir  Kaidelere boyun eğmek zorunda kalmak, emir olmak, yönlendirilmek hiç hoşlarına gitmez  Çok zirvede bir meslek olmasa da keyfince çalışabileceği bir iş olması yeterlidir  Zaten onlar hangi işe sahip çıksalar onu mutlaka değerli hale getireceklerdir  Müdür, direktör, komutan, organizatör, yönetim kurulu başkanlığı, müfettişlik, öğretmenlik, okul  otel  lokanta, genelev ve benzeri işyerlerinin işletmeciliği uygun mesleklerdir  Piyango, toto, kumarhaneler, eğlence tertip etme gibi uğraşılarda ilgi alanları içindedir  Sahne, perde, müzik alanı, modacılık, reklamcılık, ticaret, temsilciliği, dekorasyon, süsleme ile ilgili çeşitli dallar mimarlık, heykeltraşlık ve ressamlık onların alanlarına girer  Kuyumculuk mücevher işleri, değerli taşlar da şüphesiz ki Aslan\’lara yakışan konulardır

Başak Burcu Uygun Meslekler

Detaylara inmeyi, teferruatla uğraşmayı gerektiren ve titizlik isteyen iş alanları tartışmasız Başak\’larındır  Şikayet etmeden, yorulduklarını anlamadan, en mükemmeli yakalamak için didinir dururlar  Ancak bu başkalarına göre gereksiz bir çalışma olsa da onlar için son derece normal hatta yetersizdir  Araştırma alanları; tıbbın çeşitli dalları, özellikle biyokimya, öğretmenlik, hemşire, psikolog, sağlıkla ilgili çeşitli hizmetler, garsonluk, temizlik işlen uygun mesleklerdir  Hesap işleri, muhasebe, sekreterlik, eleştirmen, gözlemcilik, kütüphanecilik, arşiv işlen, tarihçi, bulmaca hazırlama, güldürü yazarı veya komedyenlik içinde yeşil ışık yakabiliriz  Moda dünyasının da nasiplen vardır  Mankenlik, modelistlik, konfeksiyon alanlı Başak\’ların başarılı olabilecekleri konulardır

Terazi Burcu Uygun Meslekler

Sükûnet, denge ve adaletin gerekliği her alanda önemli rolleri vardır  Güzel sanatlar ve müzik denilince de akla Teraziler gelmelidir  Kararlı olmayı başarabilir, tembelliği yenebilir ve yalandan kaçınırsa başarılı olur  Ortak çalışmalar için de tercih edilen kişilerdir  Ortaklıkları genellikle verimli olur  Sanatçı, şair, müzisyen, heykeltraş, mimar, eksperlik, güzellikle ilgili konular, kozmetik sanayi, kuaförlük, berberlik, makyaj uzmanlığı, giyim, moda ve tekstil alanları, estetik, güzellik uzmanlığı da ideal mesleklerdir  Hukukla ilgili çeşitli alanları, avukat, hâkim, diplomat, siyaset alanı, politika, sosyal uzmanlık başarılı olabilecekleri dallardır  Ticaret yapabilecek özelliklere de sahiptirler

Akrep Burcu Uygun Meslekler

Derinleşmeye müsait, doyurucu, esrarlı, gizemli konuların gerçek sahibidirler  Analizci özellikleri seçtikleri konuda zirveye çıkmalarına yardım eder  Üstün körü şeyler onları tatmin etmez  Yapınca tam yapmalı veya hiç yapmamalıdırlar  Matematik, tıp alanı ve özellikle operatörlük, petrol işleri, arkeoloji, antropoloji, maden mühendisliği, kimya, fizik konuları ile ilgili işler  Bilim adamı, araştırmacılar, ruhsal konulara ilgi, psikanalistler Akrepler, içinden çıkar  Gizlilik, takip gerektiren işler, dedektif, polis, askerlik alanları, astroloji, gibi sezgi desteği isteyen konular, büyü, fal, medyumluk ilgi alanlarıdır  Politikacılık, cenaze işleri, kasaplık, sıvılarla ilgili konular, alkollü içki yapım veya satımı gibi işler uygundur  Yer altı, mağaralar, yanardağ konuları ilgi alanlarıdır  Bu alanda araştırmacı olabilirler  Ayrıca çok güçlü, kariyer edinmiş, profesyonel ve kendine özgü sanatçılar da Akrep burcu insanlarından çıkar  Seçtikleri her meslekte bir şekilde kendilerinden bahsettirmeyi becerirler

Yay Burcu Uygun Meslekler

Yaydan fırlayan ok tam hedefe isabet etmişse, yani sevdiği kendine uygun gerçek alanı bulmuşsa o alanda uzman olacaktır  Aksi halde daldan dala konar, mutlu bir çalışma hayatı olmaz  İleri görüşü, yeniliği gerektiren, enerjisini kullanabileceği fikirsel ve bedensel hareketliliğe müsait, özgürlüğünü kısıtlamayacak, seyahat edebileceği ve meslekler Yay\’lara uygundur  Sporun çeşitli dalları, voleybol, futbol veya hayvanlarla yapılan sporlardan at biniciliğine meyil verir  Ayrıca izcilik, spor koçluğu için çok uygundur  Eğitim alanı, öğretim görevlisi, öğrencilerin sevgilisi olabilecek öğretmen, profesör, araştırmacı, din, felsefe bilimi konularında öğrenen ve öğreten kişi olabilir  Hosteslik de tam onların şanına uyan bir meslektir  Konuşma ve kalem kullanabilme yeteneği sayesinde sosyal yöneticilik, ticaret, basın, yayım alanı, oyun, mizah, fıkra yazarlığı ve siyaset için de uygun kişilerdir  Gezgin, seyyah, din görevlisi, papaz gibi kişiler de Yay\’lar arasında sıkça görülür

Oğlak Burcu Uygun Meslekler

Sabır, disiplin, otorite gerektiren işlerde hem çalışan hem de işveren olarak çok başarılı olurlar  Adalet konusunda hassastırlar  Kurallara uyar, asla tâviz vermez ve verdirmezler  Çabukluk, yenilik, serilik gerektiren işler onlara hiç uymaz  Ayrıntıları uzun uzadıya dikkatlice incelemeye bolca vakitleri olmalıdır  Oğlak denilince akla yöneticilik ve tek konuda uzmanlık gelmelidir  Müdür, şef, idareci, ticaret ve üretim işleri, inşaat sektörü, oto alım satımı, mühendislik, işadamı, çiftçilik gibi meslekle de başarılı olurlar  Emir ve disiplin isteyen askerlik ve çeşitli kademeleri ise çok idealdir  Bilimsel konular, yüksek matematik ev hesap uzmanlığı, kimya, tıp ve astronomi dallan onlara uyar  Ciddi, dik kafalı ve duygusal olmamaları politikada yer edinmelerine yardımcı olur

Kova Burcu Uygun Meslekler

İleri görüşünü, devrimci ve yenilikçi kapasitesini değerlendireceği alanları seçmelidir  Öğrenmeli ve çevresine öğretebilmeli, yeni buluşlar yapabilmelidir  Bilim adamı, kendine özgü stile sahip araştırmacı, yaşamı kolaylaştıran buluşlara imzasını atan kişi, toplumsal refahı sağlayıcı olabilir  Tıbbı ilgilendiren işlerde uygundur  Bilgisayar, elektronik, teknoloji, uzay, havacılık, astroloji, tıp, fotoğrafçılık gibi konularda başarılı olurlar  Düşüncelerini çok iyi ifade edebilen bir yazar, konuşmacı, sendikacı, öğretmen, dinlemeyi bilen ve rehber olabilen bir psikolog, mucit, astronot olabilirler  Hangi alanda olursa olsun akıllarını mükemmel bir şekilde kullanabilir ve farklı bir yaşam stili yakalayabilirler

Balık Burcu Uygun Meslekler

Hayal gücü isteyen, yardım, merhamet, özveri gerektiren alanlar uygundur  Önsezilerinin güçlü olması insancıl amaçlı mesleklerde basan verir  Zengin iç dünyasını yansıtabileceği, duygusal doyum bulabileceği konularda çalışmaktan zevk alırlar  Kazanç sağlamak başlıca hedefleri değildir  Edebiyat, müzik, güzel sanatlar başarılı olabilecekleri dallardır  Müzisyenlik, hikaye, öykü, roman yazmak, şiir ve şarkı sözü yazarlığı, dans, bale, perde, sahne ve ressamlık uygun mesleklerdendir  Suyla ilgili konular, denizci, yüzücü su sporları, ilaç, içki sektörü, kozmetik alanı, moda, parfüm yapımı veya ticareti, ayakkabıcılık, balıkçılıkla ilgili konular uğraşı alanları olabilir  İthalat ve ihracat işleri de uygundur  Hassasiyeti ve merhamet gerektiren hastabakıcılık, yaşlılarla ilgilenme, hastalan tarafından sevilen bir doktor, yardım konularında görevli, öğretmen, rahip, rahibe, din görevlileri de balık burcundan çıkar

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

RUHUNUZUN YAŞI KAÇ? (Test)

 
 … Kronolojik yaş,biyolojik yaş,sır vermeyen yaş… Günümüz insanı fizik olarak gençliğin peşinde. Peki ya ruhumuz.Ya ruhun yaşı? Var mısınız teste?
RUHUNUZ KAÇ YAŞINDA?
 1)İlişkiler ve siz…
a)sizin için asıl zor olan,bir ilişkiye başlamaktır.
 b)Zor olan sürdürmektir.
 c)genelde terk edilen siz olursunuz.
d)genelde terk eden siz olursunuz.
2)Bir arkadaşınız seyrettiği filmi çok beğendiğini söylüyor. Ona ne sorarsınız???
a)Yönetmeni kim?
b)Kimler oynuyor?
c)Nerede seyrettin?
 d)Ödül almış mı?
 3)Kapıya gelen pizzacı çocuk/kız fena halde bozuşarak ayrıldığınız sevgilinize ikizi gibi benziyor….
 a)Artık canınız pizza falan istemiyor.
 b)”İiyi ki ayrıldım” dersiniz içinizden.
 c)Birden onu özlersiniz.
d)Pizzacıya bahşiş vermez,bir de surat asarsınız.
4)Köpeğiniz konuşsaydı size ne söylerdi???
a)”Beni gezdirirken niye kaldırımdaki taşların çizgilerine basmadan yürüyorsun”?
b)”Hep böyle yavaş mı yürüyeceğiz,bir kere de deli gibi koşalım!”.
c)”Yine mi top oynayacağız,zaten dere tepe gezdik,yoruldum,hadi artık eve gidelim”.
d)”Yine beni unuttun!Beni gezdireceğine kendin geziyorsun!”
5)Ofisteki bir arkadaşınız, bir türlü nedeni anlaşılamayan bir hastalık geçirdi.Onu hastahaneden taburcu ettiler ama hala incelemeler yapılıyor. Ofise geldiğinde…
a)Elini sıktıktan sonra tedirgin oldunuz,elinizi yıkamak istiyorsunuz.
b)Ona sarılmaktan çekinmessiniz.Öyle ya,taburcu ettiler,tehlike olsa kesinlikle hastaneden çıkarmazdılar.
 c)Elini de sıktınız,onu öptünüz de…Aklınıza birşey gelmez.
 d)”Grip oluyorum,bulaştırmayayım”deyerek ondan uzak durursunuz.
6)Hayalinizdeki kötü niyetli uzaylınasıl bir tip???
a)Dünyada var olmayan bir elementten oluştuğu içinzar zor görülebilen, oluşmuş,kısık ve ürkütücü sesli.
b)İnsana benzeyen,şişmanca yüzlü,tuhaf bakışlı, elektronik bir sesi olan.
c)Kocama,böcek gibi,çok kollu,çok bacaklı,salyası akıyor.
d)Minyon yapıda,ince sesli bi ucube.
7)Televizyonda birden yayın kesilip Ürgüp’e bir uzay gemisinin indiği flash haberlerde verdiler.Ayrıntıların 15 dk. içinde verileceiğini bildirdiler…
a)Aklınıza ilk gelen,”Niye Ürgüp???”
b)Aklınıza ilk gelen soru,niyetlerinin ne olduğu.
c)Aklınıza ilk gelen ,dünyanın sonunun geldiği.
d)Aklınıza ilk gelen, güvenli bir yere kaçmak.
8)Aradan üç saate yakın zaman geçti ama gemininkapısı açılıp da tek bir kişi inmiyor. sizce niye???
a)Yanlış yere indiklerini fark ettiler,aralarında bir karara varmak istiyorlar.
 b)Belki atmosfer onlara zarar veriyor,tedbir almakla uğraşıyorlar.
c)Kapıyı çalmamızı bekliyorlar.
d)Mutlaka başka gemiler de gelicek,onları bekliyor.
9)Aradan üç gün geçti hala ses yok. Neden olabilir?
a)Belki onlar mikroskopik yaratıklar, gemiyi çoktan terkettiler,biz anlamıyoruz.
 b)Belki zamanları farklı,bizim üç günümüz onların üç dakikasıdır..:
c)Belki dünya onları hasta etti..
d)Belki ölmüşlerdir…
10)Bu şekilde zaman geçtikçe.
a)Tedirginliğiniz vakit geçtiçe artar.
b)Git gide iyimserlik baş gösterir.
c)Neredeyse unutursunuz.
 d)Uzak bir ülkeye çoktan çıktınız bile.
 D_E_Ğ_E_R_L_E_N_D_i_R_M_E
(A)’lar çoğunluktaysa İHTİYAR RUHLUSUNUZ Ruhunuzun yaşı çok ilerlemiş.Yaşınız kaç olursa olsun,hayatı bit ihtiyar temkinliliği ile yaşıyorsunuz.Aşırı tedbirli ve her konuda endişelisiniz. En kötü olasılık,ilk akoınıza gelen şey.Ve yeniliğe,denemeye hiç açık değilsiniz.
(B)’ler çoğunluktaysa RUHUNUZ YAŞINIZLA UYUMLU Hangi yaştaysanız,ruhunuz da oyaşta.Sağduyunuz ve mizah anlayışınız çok iyi gelişmiş.Bu nedenle karamsarlıktan uzaksınız,sınırlarınızı çok iyi biliyorsunuz ve ölçülü bir şekilde yeniliğe ve denemeye açıksınız.
 (C)’ler çoğunluktaysa ÇOCUK RUHLUSUNUZ Sizin ruhunuz çocuk yaşta.Duygu ve hevesleriniz yönetiyor sizi. Düşünmeden hareket ettiğiniz çok oluyor. Acelecisiniz,deneme konusunda tereddütsüsünüz.Sorumluluk ve serinkanlılık size uzak kavramlar…
 (D)’ler çoğunluktaysa GENÇ RUHLUSUNUZ Siz,yaşınız ne olursa olsun genç ruhlusunuz.Her şeyden önce kendini çok seviyorsunuz ve hayalleriniz iddialı!!!Biraz benmerkezcisiniz.Sizin için hep ”ilerisi” ve sizi bekleyen güzel şeyler var.Hayallerinizi gerçekleştirmek için hiçbir zaman geç değil ve her şeyi göze alırsınız.
ALINTI

SİYAH GİYEN ADAMLAR 3 (MEN IN BLACK 3)

Siyah Giyen Adamlar 3Özet & detaylar

Ajan J, Ajan K’yı bulmak için zamanda geriye gittiği, uzun bir yolculuğa çıkacaktır. Zira dünyanın sonunu getirebilecek bir seri olayın fişeği ateşlenmiştir. Ajan J, zamana karşı şimdi her zamankinden daha hızlı hareket etmelidir… Oyuncu Will Smith ve yönetmen Barry Sonnenfeld Siyah Giyen Adamlar efsanesini yeniden canlandırmak için üçüncü kez bir araya geliyorlar. Gezegenimizi bir kez daha düşmanlardan kurtaracak çok gizli devlet örgütlerinin dünyasına iniyoruz. Ayrıca serinin üçüncü filmi bu kez 3 boyut teknolojisinin olanaklarından sonuna kadar faydalanıyor. Başrollerde Will Smith’e eşlik eden isimler ise Tommy Lee Jones, Josh Brolin ve güzel yıldız Emma Thompson…

Herkesin hayatı gördüğü pencere farklıdır… ve hiç kimse, kendi penceresinin sınırlarından daha fazlasını göremez…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . Leave a Comment »

Yabanmersininin Faydaları…

Yabanmersini (Vaccinum myrtillus), 30-35 cm yükseklikte, kışın yapraklarını döken küçük bir bitkidir. Yabanmersini, yüzyıllardır yenilebilir, lezzetli bir yabani meyve olarak kullanılmaktadır.

Meyvelerinin, 1862 yılında Kuzey Avrupa’da basılan bir kitaba göre ( The Useful Plants For Great Britain, C.P. Johnson) yabani, lezzetli bir yiyecek olarak kullanıldığını, reçel, şurup, tart ve pastasının yapıldığını biliyoruz. Yabanmersini meyvelerine karşı modern ilgi ise 2. Dünya Savaşından sonra meydana geldi. Çünkü yabanmersini’ nin gözlere iyi geldiği artık bir sır değildi. 2. Dünya savaşı sırasında İngiliz Hava Kuvvetleri pilotlarının doktorların önerisiyle bol miktarda yaban mersini reçeli yiyerek gece uçuşlarına çıktıklarını ve yorgun gözlerini dinlendirdiklerini kayıtlardan biliyoruz.

Pilotlar, yabanmersini reçeli yedikten sonra gece uçuşlarına çıktıklarında gece görüşlerinde bir düzelme ve iyileşme hissettiklerini sık sık rapor ediyorlardı. 1960’ ların ortalarında yukarıdaki gözlem ve duyumlar, önce bir laboratuvarda daha sonraları da klinik çalışmalarda yabanmersini meyve ekstrelerinin gözler ve damar sistemi üzerine etkileri üzerine yapılan çalışmalara yol gösterdi.

Yabanmersini meyve ekstreleri (özü) üzerine yapılan çalışmalarda bu meyvenin göz ve  damar sistemi üzerine olan etkisinin bir bioflavonoid olan antosiyanidinler ( anthocyanosides) denilen, toksik (zehirli) olmayan, suda çözülebilir.

Kullanımı :

Göz yorgunluğu, miyopluk, katarakt, karasu (Glokom: Göz tansiyonu), şeker hastalığından kaynaklanan görme bozuklukları (Diyabetik retinopati), gece körlüğü, gece görüşünü artırıcı, kamaşma, retinayı güçlendirici, kılcal damar çatlamalarını önleyici ve tavuk karası (retinitis pigmentosa) hastalığının ilerlemesini yavaşlatıcı

-bulantı, mide krampları, ülser önleyici -Kan şekerini düşürücü, iltihaplanma, kolajenin (collagen) stabilize edilmesi -Pıhtılaşmanın azaltılması, damar sertliği oluşumunun engellenmesi ve antioksidan etki -Varis,kabızlık, hemoroid’e karşı iyileştirici

Acaba evlendikten sonra mutlu olabilecek miyiz?”

Yaz ayları evlilik düğünlerinin en yoğun olarak yapıldığı zaman dilimidir. Geçenlerde bazı arkadaşlarla ayaküstü sohbet ederken, yanımıza biri bayan iki kişi geldi. Gelenler evlilik hazırlıkları yaptıklarını, ancak ileriye yönelik “Acaba evlendikten sonra mutlu olabilecekler mi?” şeklinde korkuları ve endişeleri olduğunu söyledi.

Yakın arkadaşlarından iki kişinin beş sene flört ettikleri halde, evliliklerinin bir yıl bile sürmediğini, bu olayın kendilerini çok etkilediğini belirten bu iki gence “Evlilikte nasıl mutlu olunacağını söyleyeyim mi?” diye sordum. Bana büyük bir heyecan ve merakla ‘Ne olur, lütfen’ diye cevap verdiler. Gençlere “Tarık Bin Ziyad gibi davranın” dediğimde yüzüme boş gözlerle baktıklarını farkederek önce Tarık Bin Ziyad’ın kim olduğunu anlattım:

Tarık Bin Ziyad, okyanusu geçerek İspanya’ya ayak basar basmaz, bütün gemileri yaktırıyor. Askerlerine de uzun bir konuşma yapıyor. O konuşmanın bir kısmı şöyledir: ‘…arkanızda deniz, önünüzde düşmanlar var. Sizin de kaçacak bir yeriniz yok. VALLAHi sabır ve sebattan başka bir şey de yok. Düşmanınızın bütün gücüyle üzerimize geldiği apaçık bir gerçektir. Üstellik yiyecek ve teçhizatı da boldur. Halbuki bizim kılıçtan başka bir silahımız ve düşmanın elinden alacağımız yiyecekten başka erzağımız yoktur’ diyerek konuşmasını şöyle sürdürür: ‘En ucuz malın can olduğu bu pazara sadece sizi sürmüyor, bilakis önce kendi canımdan başlıyorum…’ Eğer arkanızda deniz, önünüzde düşman varsa, tek seçeneğiniz kalıyor: Hayatta kalmak için mücadele etmek. Eğer işe, canınızı da koymuşsanız başaramayacağınız hiçbir şey yok demektir. O zaman ufak engeller, problemler, tabiri caizse, ‘vız’ gelir.

ARKANIZDA SEÇENEK BIRAKMAYIN

Anlatmak istediğim şey, bu tarihi olay olmadığı için, konuyu burada bitiriyorum. Bunu evlenecek arkadaşlara anlatınca pür dikkat kesildiler. Konuşmayı bitirdikten sonra da evlilikle olan bağlantısının nasıl kurulacağını merakaver bir şekilde sordular. Günümüzde evliliklerdeki sıkıntının önemli bir sebebi, bence, gemilerin yakılmamasıdır. Gemilerin yakılması bir yana, belli aralıklarla dönülüp onlar cilalanıyor. Belki kullanırım, lazım olur diye.

Buradaki gemi ne oluyor? Erkeğin gemileri, ‘beğenmezsem boşanırım’; kadının gemileri ise ‘ekonomik bağımsızlığım olsun, ayrılırsam kimseye muhtaç olmayayım, kendi ayaklarım üstüne durabileyim, baba evine geri dönerim’ sözleridir. İşin ilginç yanı evlenecek olanlar buna benzer gemileri yakmadıkları gibi, anne babalar da gemileri hazırda tutuyorlar. Bu şekilde, çocuğunun mutsuzluğuna katkı yaptıklarının bile farkında değiller. Ebeveyn, bir şekilde kendilerine yansıtılan problemlerden hareketle ‘kızım olmuyorsa zorlama dön gel, kapımız açık’ ‘oğlum, sana başka kız mı yok’ diyor. Bu da ebeveynlerin yakılmayan gemileri oluyor. Bu düşüncelerle başlayan bir evlilik nâkıs bir evliliktir. Birçok problemi de beraberinde taşır aslında. Bir çok açıdan, her bir insan bir dünya. Böyle iki dünyanın bir araya gelerek yeni bir yuva kurmaları elbetteki kolay değildir. Hayat yolunda birçok sıkıntı, birçok problem olur, olacaktır da. Yani hayat yolunda sadece güller yok. Dikenler de var. Eğer Tarık Bin Ziyad tavrıyla hareket etmez, geriye dönük açık kapı bırakırsanız, bu problemleri çözmek zorlaşır.

Pire, deve olur. Eşler, bir problem çıktığında lütfen çözerler, birkaç problem ardı sıra gelince, psikolojik olarak, artık bu evlilik yürümüyor demeye başlarlar. Aslında aşılmaz olan problemler değildir. Geride yakılmayan gemilerin varlığı, problemleri çözülmez; geride bırakılan açık kapılar, engelleri aşılmaz kılmıştır.

Eğer gemiler yakılmış olsa, küçük problemler konu bile edilemez. Engeller aşıldıkça bu konudaki yetenekler gelişir problemler de küçülür. Yani olay tersine işlemeye başlar. Bu sefer develer pire olur. Şuanda birçok evliliği bitiren problemler, çözümsüz olmaktan çıkar. Kişisel olarak, inandığım bir husus şudur: Herhangi bir şeyde başarılı olmak isteniyorsa, öncellikle kişinin o şeyi başaracağına dair inancı taşıması gerekiyor. Yani bunu başaracağım diye inanmasıdır. Hedefe böyle odaklanmalı. Zihninde tereddüt, acabalar olmamalı. Böyle bir hedefe yoğunlaşmaya, odaklaşmaya rahmet-i ilahi de yardım eder. Evlenecek insanlar da eğer mutlu olmak istiyorlarsa bu kararlılıkla hayat yolculuğuna başlamalılar.

Tarık Bin Ziyad bu inançla başladı, nice aşılamazları aştı, nice çözülmez problemleri, inayet-i ilahiye sayesinde, çözdü. Eğer Tarık Bin Ziyad’ın günümüzde bazı evleneceklerdeki tereddütler olsaydı, bugün ondan bahsetmeyecektik. Belki de Endülüs medeniyeti diye bir medeniyet de olmayacaktı. Elbette mutlu olmanın tek şartı bu belirttiğim hususla sınırlı değildir. Ancak diğer şartların etkili olması, böyle bir kararlılığın varlığıyla mümkün olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı, evlilik yolculuğunun başlangıcında kararlılık çok önemlidir. Mademki yeni bir yuva, yeni bir dünya kurma amacı var. Öyleyse ne olursa olsun, yoldan dönmek yok düşüncesi olmalı. Evlenecek erkekler, bayanlar… Yakın gemileri, arkanızda deniz önünüzde düşman dahi olsa. İnanın bütün gemileri yakarak mutluluk size daha yakın olacaktır.

Tayyip Karakaya