

Kaldıramayacağım_________Yükü, Taşıyamayacağımız________Derdi, Çekemeyeceğimiz_________Çileyi, Gidemeyeceğimiz__________Yolu, Aşamayacağımız__________Engelleri, … Yaşayamayacağımız_______Canı, Sevemeyeceğimiz_________Yari, Veremeyeceğimiz_________Cevabı, Yiyemeyeceğimiz__________Lokmayı, Konuşamayacağımız_______Sözü, Duyamayacağımiz_________Sesi, Gidemeyeceğimiz__________Mekanı, Giremeyeceğiz____________Gönülü, Kavuşamayacağımız_______AŞK-ı
Verme EYY RABBIM………..
Gönül; bir gün olur, seni gönlünü alana ulaştırır.
Can; bir gün olur, seni sevgiliye ulaştırır.
Sen de derdin eteğini elden bırakma,
Çünkü o dert, bir gün olur, seni dermana ulaştırır.
Mevlana
Tanrı, yukarıdaki cennetlerde bir yerlerde değildir.
O, şimdi burada; ağaçlarda, taşlarda, senin içinde, benim içimde, her şeyin içindedir.
Tanrı varoluşun ruhudur, görünmez olan, en içteki özdür…
OSHO
İsfahan’da Maristan’ın, Hekimlerin Hekimi İbni Sina’nın, Talebesi Rob J.’nin Romanı
“Karım hasta. Onu muayene edersen sevinirim.” Rob eğilerek selamladı hocasını. Anlayamamıştı. İbni Sina’nın karısını muayene etmekten onur duyacak seçkin meslektaşları vardı…
Yaşlı kadın samandan bir yatak üzerinde yatıyordu. İbni Sina yatağın kenarında dizlerinin üzerine çöktü. “Reza.” … Takip edilmiyorlardı.
Bir süre sonra kamp ateşleri gerilerde kaldı. Rob bir ara dönüp arkasına baktı. Gökyüzündeki küçük bir karabulutun renginin pembeleştiğini gördü. İsfahan yanıyordu…

Cevaplarınızı Not Alın
1. Bazi aylar 30, bazilari 31 çeker; kaç ayda 28 gün vardir?
2. Doktorunuz size 3 hap verir ve bunlari yarimsar saat arayla almanizi tavsiye ederse, ilaçlarin tamamini bitirmeniz ne kadar sürer?
3. Gece saat sekizde yatiyorum ve yatarken guguklu saatimi sabah dokuza kuruyorum kaç saat uyurum?
4. 30′ u yarima bölüp 10 eklediniz, kaç etti?
5. Bir çiftçinin 17 koyunu vardi. Sürüde salgin hastalik oldu, dokuzu agir hastalandi, digerleri öldü. Çiftçinin kaç koyunu var?
6. Sadece bir tek kibritiniz var, içinde bir gaz lambasi, bir gaz sobasi, ve birde mum bulunan karanlik ve soguk bir odaya girdiniz… Önce hangisini yakarsiniz?
7. Adamin biri dikdörtgen biçiminde ve her cephesi güney manzarali bir ev insa ediyor. Evi kocaman bir ayi ziyaret ederse bu ayi ne renk olur?
8. 3 elma vardi ikisini aldim. kaç elmam var?
9. Musa gemisine her hayvandan kaçar adet aldi?
10. Chicago’ dan hareket eden 43 yolculu bir otobüs kullaniyorsunuz.Pittsburgh’ da 7 yolcu binip, 5 yolcu indi. Cleveland’ da 8 yolcu indi, 6 yolcu tuvalete gidip geldi ve 4 yeni yolcu bindi. 20 saat sonra Philadelphia’ ya vardiginizda söförün adi neydi?
Cevaplar Asagida …
SIMDI YANITLAR: 1. Hepsinde, tüm aylarda 28 gün vardir. 2. Bir saat 3. Guguklu saatler gece gündüz ayrimi yapmadigi için 1 saat. 4. 70 eder, yarima bölmek 2 ile çarpmak demektir. 5. 9 canli koyun 6.Kibriti. 7. Ayi beyaz olur. Evin her cephesi güneye baktigina göre bina kuzey kutbundadir. 8. 2 elma 9. Sifir, gemisine hayvan alan Nuh idi. 10. Söför sizdiniz.
Malzemeler
250 gr margarin
1 kg süt
4 yumurta
2 su bardağı şeker
3 yemek kaşığı kakao
1 vanilya
1 kabartma tozu
3 su bardağı un
Süslemek için Damla çikolatai hindistan cevizi
Margarin süt şeker kakao bir tencerede kaynayıncaya kadar pişiriliyor.
Ve bu pişirdiğimiz kremadan 3 su bardağı ayırtıyoruz tencerede kalan kısmını soğutuyoruz.
Ve yumurtayı ayrı bir kapta iyice çırpıyoruz soğutunuz kremayı yumurtanın üzerine boşaltıyoruz.
Ve çırpıyoruz unu vanilyayı kabartma tozunu eleyip ilave ediyoruz ve karıştırıyoruz.
Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında yağlanmış kalıba dökünüz 25. 30 dakika arasında pişirin.
Fırından çıkan kekin her yerini çatalla yarak hava boşlukları açın kremanın girmesi için Ve o ayırdığımız kremayı üzerinde gezdirin, ıslak keki damla çikolata veya Hindistan cevizi ile süsleyebilirsiniz Arzuya göre küçük kalıplarda da yapılabilir tek kişilik.
Eski bir Sufi hikâyesi vardır:Bir adam çok acı çekiyormuş ve her gün Tanrı’ya dua edip, “Neden ben? Başka herkes çok mutlu görünüyor, ben neden böyle acı çekiyorum?” diyormuş. Bir gün büyük bir umutsuzlukla Tanrı’ya dua etmiş: “Bana başka herhangi birinin acısını verebilirsin, onu kabul etmeye hazırım ama benim acımı al. Artık dayanamıyorum.”
O gece güzel bir rüya görmüş―güzel ve çok açıklayıcı. O gece rüyasında Tanrı’nın gökyüzünde görünüp herkese, “Bütün acılarınızı tapınağa getirin,” dediğini görmüş. Herkes kendi acısından bıkmış durumdaymış―aslında herkes hayatının bir döneminde, “Herhangi birinin acısını kabul etmeye hazırım ama benimki al; benimki çok fazla, dayanılmaz,” diyormuş.
Böylece herkes kendi acılarını torbalara doldurmuş, tapınağa gitmiş ve herkes çok mutlu görünüyormuş; artık dualarının kabul olduğunu düşünüyorlarmış. Bizim adam da tapınağa koşmuş.
Tanrı, “Torbalarınızı duvar kenarına koyun,” demiş. Bütün torbalar duvar kenarına konmuş ve Tanrı, “Şimdi seçebilirsiniz,” demiş. “Herkes istediği torbayı alabilir.”
Ve en şaşırtıcı şey şuymuş: bu her zaman dua eden adam, başka herkesten önce kendi torbasını seçebilmek için yanına koşmuş! Ama çok şaşırmış çünkü herkes kendi torbasına koşuyor ve tekrar onu seçmekten mutlu görünüyormuş. Ne oluyormuş? İlk defa olarak herkes başkalarının sefaletlerini, başkalarının acılarını görüyormuş―onların torbaları da büyükmüş, hatta daha da büyükmüş!
Ve ikinci sorun şuydu ki, insan kendi acılarına alışıyordu. Şimdi başka birininkini seçmek―torbada ne tür acılar olduğunu kim bilebilirdi? Uğraşmak niye? En azından kendi acılarını tanırsın, onlara alışmışsındır, katlanılabilirler. Yıllarca onlara katlanmışsındır―niye bilinmeyeni seçesin?
Herkes evine mutlu bir şekilde dönmüş. Hiçbir şey değişmemiş, aynı acıları geri götürüyorlarmış ama herkes kendi torbasını alabildiği için mutluymuş ve gülümsüyormuş.
Ertesi sabah Tanrı’ya dua etmiş ve, “Dua için teşekkür ederim,” demiş. “Bir daha asla böyle bir şey istemeyeceğim. Sen bana her ne verdiysen iyidir, benim için iyi olmalı ki bana verdin.”