Asla farklı olduğun için utanma.

Asla farklı olduğun için utanma.

Eğer çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa, o zaman çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırla…

Muhtemelen sen yanlış yerde, yanlış insanlarla birlikte olduğun için seni anlamıyorlardır.

O halde hedefin ait olduğun yeri bulmak olmalıdır.

Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ördek olmak için uğraşma…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hızlandırılmış İngilizce kursuna hoşgeldiniz…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hiç kimse size inanmasa da, siz kendinize inanın.

Hiç bir zaman geç kalmadınız,

Kaç kere yoldan dönmüş de olsanız,

Kaç kere döndürülmüş de olsanız,

Dünyanın bütün günahını taşıyor da olsanız,

Hayatınızdaki her şeyden kendinizi suçlu hissediyor da olsanız,

Kendinizin “Yüreğiniz” tarafından kabul edileceğine inanmıyor olsanız da

Siz yine de “kendinize, yüreğinize” yürüyünüz…

Hiç kimse size inanmasa da, siz kendinize inanın.

( RUMİ

Bir çocuğa "yalan söyleme" demeyin. Doğruyu söyle" deyin.

Bir çocuğa “yalan söyleme” demeyin.

“Doğruyu söyle” deyin.

Birincide suçlamış,

İkinci de ise yol göstermiş olursunuz…!

~Victor Hugo

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ağaçtaki on yüzü beş saniyede bulabilecek misiniz?

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

"Hayatımızda sorunların oluştuğu dönemler olabilir ve bunları engellemek için elimizden hiçbir şey gelmeyebilir.

“There are moments when troubles enter our lives and we can do nothing to avoid them. But they are there for a reason. Only when we have overcome them will we understand why they were there”

“Hayatımızda sorunların oluştuğu dönemler olabilir ve bunları engellemek için elimizden hiçbir şey gelmeyebilir. Fakat bütün bu sorunların bir sebebi vardır. Neden hayatımızda olduklarını ise yalnızca onların üstesinden geldiğimizde anlayabiliriz.”

– Paulo Coelho

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Öfke rüzgar gibidir bir süre sonra diner; ama bir çok dal kırılmıştır bile

Öfke rüzgar gibidir bir süre sonra diner; ama bir çok dal kırılmıştır bile.

Mevlana

Denge budur… Günü fotosu…07/01/2012

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutluluk, farkında olmadan açık bıraktığınız kapıdan gelir.

 

Mutluluk, farkında olmadan açık bıraktığınız kapıdan gelir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Günlerle sayıları aynı anda devam ettiremiyorum…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sesini değil sözünü yükselt… Yağmurlardır yaprakları büyüten…Gök gürültüleri değil.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Balonlarım var… Balonlarım…

Hava da yürümeyi sağlayan balonlarım var…

Bunlar umut balonu…

Kendine güven balonu…

Azimle çalışma balonu…

Sabır balonu…

Kendini sevme ve inanma balonu…

Neşe balonu…

Sağlık balonu…

 

Çalakalem Laflarım... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Tarçınlı kurabiye…

İÇİNDEKİLER

3 su bardağı un,

3 yemek kaşığı pudra şekeri,

1 adet oda sıcaklığında margarin (isterseniz yağ miktarını
az tutun )

1 paket kabartma tozu,

1 paket vanilya,

1 su bardağı iyice çekilmiş ceviz veya fındık içi,

HAZIRLANIŞI

  1. Un, pudra şekeri, vanilya ve kabartma tozunu ve fındık ceviz içlerini iyice birbirine harmanladıktan sonra margarini de ekleyerek yoğurun.

  1. Ceviz büyüklüğünde küçük toplar yaparak, yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin(isterseniz benim gibi kalıp kullanın)

  1. 180-200 °C de ısıtılmış fırında üzerleri hafif pembeleşene kadar pişirin.

  1. Fırından çıkarınca sıcakken üzerlerine eşit miktarda pudra şekeri ve tarçını karıştırarak serpin. Soğuduktan sonra servis tabağına alın
Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Önemli olan, yaşadığın hayatın bir anlamı olduğunu hissetmektir.Elinde çiçekler tutan beyaz gelinlik giymiş bir kızın mutluluğu gibi birşey değil bu.

Önemli olan, yaşadığın hayatın bir anlamı olduğunu hissetmektir.

Elinde çiçekler tutan beyaz gelinlik giymiş bir kızın mutluluğu gibi birşey değil bu.

Daha derin bir varoluş sorunu.

Dünyaya gelmiş olmanın bir anlamı var mı? Bu gezegende yaşayan insanlara bir katkım var mı? gibi soruların cevabını arıyorum.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mardinli İlyas…

İlyas’ın Roma’da bir restoranda çalışan akrabaları varmış. Onları ziyarete gitmiş. Akrabaları her gün çalışmaya gidince o da sokağa çıkıyor, Roma’da bilmediği yollarda dolaşıp duruyormuş. Bir gün yolu park gibi nefis bir yere düşmüş. Orada çiçekler, ağaçlar, göller arasında gezmeye başlayınca gözüne bir takım mezarlar çarpmış. Mezarlar, birer mutluluk tablosu gibi mermer heykellerle, bin bir renkli çiçeklerle süslüymüş. Ama mermerlerin üzerindeki yazıları görünce çok şaşırmış.

Çünkü kiminin üstünde 21 gün, kiminin 34 gün kiminin 17 gün yaşadıkları yazılıymış. O dili bilmese de mezar taşlarının üzerindeki sayıların bunu gösterdiğini anlamış. Mezarların boyları da bebek mezarı olamayacak kadar uzunmuş. Bu işe hayret etmiş, bir anlam verememiş. İtalyancası olmadığı için parkın bekçisine de soramamış. Evde akrabalarına anlatmış, izin gününde beraber o parka gidip bu işin sırrını çözmelerini rica etmiş. Bir tatil günü hep beraber gitmişler, parkta bekçiyi bulmuşlar, ona mezarda yazılı günlerin sırrını sormuşlar.

Bekçi; “Burası özel bir mezarlıktır” demiş. “Buraya gömülen insanlar mezar taşlarının üzerine gerçek yaşlarını değil, hayatta mutlu oldukları günleri yazarlar. Kimi 21 gün mutlu olmuş, kimi 37 gün… 52’yi geçen çıkmadı daha … “ Bekçiye teşekkür edip ayrılmışlar. İlyas bir süre sonra Mardin’e dönmüş. Uzun bir ömür sürmüş.

Ölüm döşeğinde oğullarını başına toplamış ve demiş ki: “Size bir vasiyetim var. Mezar taşıma aynen şöyle yazacaksınız. İlyas-ı Habır bitti. Anasından doğru kabre gitti.”

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »