
En makbul taşlar Akik, kehribar,Sedef ve fildişidir.
Akik ve Kehribar tüm elektriği üstünde toplayan en güçlü iletkendir.
Fildişi ve Sedef, menfi etkileri yok eden bir güce sahiptir.
”Dünya her birimiz için, onu ne biçime sokmak istiyorsak öyle olacaktır. Onun gerçek sahipleri güler yüzlü insanlardır…
Herkes kendi küçük dünyasını yaratır. Neşeli insanın dünyasında neşe vardır. Hiç bir şeyden memnun olmayan insan için dünya cehennemdir.
-Güzellik bir kudrettir, tebessüm ise onun kılıcıdır…
*Charles Reade*
Dolunay Meditasyonu: Dolunay dönemi oldukca özel bir dönemdir. Dolunay zamanı ruhsal duygusal ve bedensel olarak tüm bırakmamız gereken fazlalıklarımızdan arınmak için adım atma ve yeni başlangıç zamanıdır. Eskiden kurtulup yeni olana yer açabilmemiz için en uygun zamandır. Dolunay aynı zamanda tamamlanmayı da temsil eder.
Tüm bunların bilincinde ol, yere otur ve bağdaş kur. Usulce gözlerini kapa ve kendini dolunayın altında otururken hayal et. ( eğer yatarak meditasyon yapıyorsanız üzerinize ince bir şal/örtü örtmenizi öneririm) Simsiyah bir gökyüzü ve bembeyaz bir ay başının üzerinde. Burnundan yavaş ve derin nefes al. Nefes alırken bedeninin enerji ile dolduğunu ve mutlulukla arındığını hisset.O derin nefesi bir süre içinde tut. İçindeki nefesin sana sunduğu şifayı kabul et. Yavaş yavaş burnundan nefesini ver. Burnundan nefesini verirken karnının şiştiğini hisset. Hiç acele etmeden usul usul, yavaş yavaş, sakin sakin hareket et. Her nefesinin o gökyüzündeki ayın ışığının bir parçası olduğunu, verdiğin her nefesin sıkıntılarını, raharsızlıklarını, üzüntülerini uzaklaştırdığını arındığını, temizlendiğini hisset. kendin için, evren için, bütünün hayrı için ayın ışığı ve enrjisiyle bütünleş…
Bir sarmaşık yaşamak için bir ağaca, bir duvara, daha doğrusu daha güçlü başka bir nesneye ihtiyaç duyar.
Korkularımız da işte bu şekilde bizi başka insanlara sarılmaya iter.
Bir çocuğun babasına sarılması gibi.
Kendinden daha güçlü olana sarılır.
Korku bizi sürekli daha güçlü olana meylettirir.
Önce anne babamıza, sonra öğretmenimize, sonra patronumuza , sonra eşimize, sonra mülkiyetimize….
Sonunda da kendi kendimizi kandırıp, bu sarılmalarımıza isimler veririz.
Saygı deriz, dostluk deriz, ihtiyaç deriz, hırs deriz, başarı deriz veya aşk deriz.

Emanete………. İhanet etmeyin…
Soru: Sevgili OSHO;Hayatın sıkıcı olduğunu hissediyorum ne yapmalıyım ?Kim olduğun, buraya nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor. Çekinmeden benimle ateşin ortasında durup durmayacağını bilmek istiyorum.
Nerede, kiminle, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor. Diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum.
Kendinle yalnız kalıp kalamadığını ve o boş anlarda sana arkadaşlık eden kendini gerçekten sevip sevmediğini bilmek istiyorum.
Oriah Mountain Dreamer (Kanadalı Bir Kızılderili)

Taşıma su ile değirmen dönmez.
Kalburla da su taşınmaz.
Herkes kalburlarındaki delikleri tamir edip kapatmasını bilmedikçe, eleklerine hiçbir zaman su dolmayacaktır.
Kalbim, herşeyin bir gün en güzel şekilde semere vereceği inancıyla doludur.
Mumlarımızın ışıkları ne kadar zayıf olsa da artık yanmaya başlamıştır.
Bunları her yere yaymak ve arttırmak dileğimle..