4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler…Bir Japon psikoloji profesörü, Isamu Saito oturmuş psikolojinin prensiplerinden faydalanarak kendimizi keşfetme oyunu hazırlamış. Aslında bu biraz da eğlenceli hale getirilmiş bir “PSİKOLOJİ TESTİ”. Prof. Saito’ya göre yaptığı iş, pek çok kişi için gerektiğinden fazla ürkütücü olan bu testi eğlenceli bir hale dönüştürmek. Yani psikolojik testten bir psikolojik oyun üretmek! Rissho Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Saito’nun “Kokoloji adını verdiği bu oyun ülkesi Japonya’da kitap olarak yayımlanınca tam 4 milyon adet satmış. Daha sonra Amerika ve Avrupa’da da büyük ilgiyle karşılaşmış. Şimdi bu ilginç profesörün oyunu Türkiye’de yayımlanıyor. Cevaplarınızı bir yere not edin. Soruların sonunda ne anlam ifade ettiklerini görebilirsiniz.
1- Çok nadir bir taşı bulmak için dağa tırmanmak üzere yola çıkıyorsunuz. Dağ hakkında neler düşünüyorsunuz?
2- Sonunda aradığınız taşı buldunuz. Ne tür bir taş ? Boyunu, ağırlığını ve değerini tanımlayın.
3- Bir safari parkındasınız, yolu takip ederek otlakta ilerliyorsunuz ve bir dişi ile bir erkek aslanın büyük parçalar halinde çiğ etleri koparıp yediklerini görüyorsunuz. Ne düşünüyorsunuz?
4- Yıllardır kimsenin ayak basmadığı eski bir binadasınız ve yerin altına doğru inen bir merdiven keşfettiniz aşağıya doğru kaç basamak indiniz?
5- Derken karanlığın içinden birinin sesini duydunuz. Bu kişi yavaşça ağlıyor mu? İnliyor mu ? Yoksa sizinle konuşuyor mu?
6- Yolda yürürken kapalı. Siyah bir evrak çantası gördünüz. Etrafta kimsecikler yok ve sahibinin adını görmek için çantayı açtığımızda içinden bir tomar para döküldü. Bu olaya nasıl tepki verirsiniz? 1- Aaa bu benim şanslı günüm 2- Eyvah şimdi ne yapacağım 3- Bunu düşünmek için zamana ihtiyacım var 4- Tanrı bunu bana bir hediye olarak yolladı
7- Külkedisi masalındaki yakışıklı prens camdan ayakkabınızı çirkin üvey kız kardeşinizin ayağında denerken siz de oradasınız ve ayakkabı üvey kız kardeşinize uyuyor. Bu kötü sürprize nasıl tepki verirsiniz?
8- Bir çilek bahçesine girdiniz. Çilekleri yemeye başladınız. Kaç tane yediniz?
9- Çileklerini çalmakta olduğunuz çiftçi ortaya çıktı ve bağırmaya başladı. Kendinizi savunmak için ne dediniz?
10- Tüm olanı biteni bir kenara bırakıp söyleyin, çileklerin tadı nasıldı?
Sonuçlar :
1- Dağ hakkındaki düşünceniz babanızın gözünüzde nasıl biri olduğunu gösterir.
2- Taşı tanımlayan sözleriniz değeriniz hakkında hissettiklerinizdir.
3- Safari senaryosuna verdiğiniz tepki hayatınızda ilk defa aşık olduğunuzda verdiğiniz tepkiye eşittir.
4- Terk edilmiş binalar ve yer altı odaları gömülmüş anıları ve eski psikolojik yaraları sembolize eder. Az sayıda basamak inenler geçmişten daha az etkilenen insanlardır. Çok fazla inenler içlerinde derin yaralar taşırlar.
5- Karanlıkta kendisiyle konuşan bir ses duyduğunu söyleyenler eski acılarını bir madalya gibi göğüslerinde taşırlar. İnleme veya ağlama sesi duyduğunu söyleyenler zor zamanlarını yalnız geçirmiş kişilerdir.
6- Para dolu çantaya verdiğiniz tepki, sizin bir gün çok çekici biri tarafından teklif alırsanız vereceğiniz tepkiye eşittir.
7- Külkedisi masalına vereceğiniz tepki gerçek hayatta eşinizi çalmaya kalkışan bir rakibe vereceğiniz tepkiye eşittir. Sabırlı olmak bilgelik belirtisidir. Ama zaman zaman insan kendisine ait olanı elinde tutmak için savaşmalıdır.
8- Çilek bahçesinde çaldığınız çilek sayısı aşık olduğunuza inandığınız kişi sayısını gösterir. Bir tane yedikten sonra durduğunuzu söylediyseniz aşk hayatında sadık birisiniz. İki haneli sayılarla cevap verenleriniz ise libidolarını frenlemeyi düşünmeliler.
9- Bahçenin sahibine yakalandığınızda söylediğiniz sözler yasak ilişki sırasında yakalanırsanız söyleyeceklerinize eşittir!
10- Çileklerin tadı hakkında söyledikleriniz geçmiş ilişkiniz hakkında düşündüklerinize eşdeğer.
İlk ben gördüm…
Sekiz renkli ebemkuşağını.
Kimsecikler görmeden de
Hırsızlamak en doğal hakkımdı.
En çömezinden…
En kendini bilenine kadar…
Bütün ressamlar,
Renkleri renklerle tokuştura dursun.
Eritsinler fırçaları zamanın tualinde.
Ama haberleri olsun,
Sekizinci renk benim paletimde…
Sadi Atay
http://www.siirfirtinasi.net/showpage.asp?kind=1&no=16790&owner=1083
Bir zamanlar bir ailenin ikiz çocukları varmış. İkizlerden birisi çok iyimser, öteki ise çok kötümsermiş. Çocuklarının bu durumundan endişelenen aile onları civardaki bir psikologa götürmüş. Psikolog aileye ikizlerin ruh halini dengelemek üzere bir plan önermiş: “Gelecek yaşgünlerinde onlara hediyelerini ayrı odalarda verin.
8’li mi? 7’li mi? Hangi taraf her zaman senin oluyor

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel’e gider:
– Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksun da.
Temel kendinden emin bir şekilde:
– Öyle yağma yok. Ben de duydum ama, sadece 1 saat geri alınacakmış.
1 tanesini alırım, diğerlerini almam :))))
Hayatta neye ihtiyacınız olmazsa, ona daha kolay sahip olursunuz!İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.
– Konfüçyus
Lise Ögretmeniyle karşılaşan genç, konuşması sırasında üniversiteye gitmediği için pişmanlık duyduğunu söyler.
Öğretmeni sorar:” Peki şimdi neden gitmiyorsun.?” Öğrenci:” Simdi 35 yaşındayım, evli ve bir çocuğum var. Üniversiteyi bitirmem dört yilimı alır” der.
Öğretmen sormaya devam eder:” Peki Üniversiteye devam edersen, bitirdiğinde kaç yaşında olacaksın?”
Öğrenci:” 39 yaşında olacağım.”
Öğretmen:” Devam etmezsen kaç yaşında olacaksın?”
Öğrenci bir anlam çıkartmaya çalışarak:” Yine 39 yaşında.” diye cevap verir.
Ardından öğretmenin ne demek istediğini anliyarak şöyle devam eder: ” Evet dört yıl sonra 39 yaşında olacağım. Üniversiteye gitsem de gitmesem de