Gün aydın oldu, Gözümüz aydın,Nefis bir gün daha başladı, Haydı dostlar hepimize günaydın

Gün aydın oldu,

gözümüz aydın

Nefis bir gün daha başladı

 Haydı dostlar hepimize günaydın

 Neşe ile kucaklayın günü

Dünde bırakın getirmeyin hüznü …

Sımsıcak bir gülümse hediye edin

 Güzellikleri sevdikleriniz için dileyin

♥ ♥  G Ü N A Y D I N ♥ ♥
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sınava geç kalınca …

4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler…

Hoca ilk basta inanmaz ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün  sonra sınav yapacağını söyler.

Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini bos bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur.

Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir…

Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10’ar puanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır…

Bunları kolayca çözerler. Arka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır ;   arabanın hangi lastiği patlamıştı
Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsana olanlar değil, o insanın içinde olanlar önemlidir…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dürüst ol… Doğru cevapları ver… Çok şaşıracaksın…

Bir Japon psikoloji profesörü, Isamu Saito oturmuş psikolojinin prensiplerinden faydalanarak kendimizi keşfetme oyunu hazırlamış. Aslında bu biraz da eğlenceli hale getirilmiş bir “PSİKOLOJİ TESTİ”. Prof. Saito’ya göre yaptığı iş, pek çok kişi için gerektiğinden fazla ürkütücü olan bu testi eğlenceli bir hale dönüştürmek. Yani psikolojik testten bir psikolojik oyun üretmek! Rissho Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Saito’nun “Kokoloji adını verdiği bu oyun ülkesi Japonya’da kitap olarak yayımlanınca tam 4 milyon adet satmış. Daha sonra Amerika ve Avrupa’da da büyük ilgiyle karşılaşmış. Şimdi bu ilginç profesörün oyunu Türkiye’de yayımlanıyor. Cevaplarınızı bir yere not edin. Soruların sonunda ne anlam ifade ettiklerini görebilirsiniz. 1- Çok nadir bir taşı bulmak için dağa tırmanmak üzere yola çıkıyorsunuz. Dağ hakkında neler düşünüyorsunuz?

2- Sonunda aradığınız taşı buldunuz. Ne tür bir taş ? Boyunu, ağırlığını ve değerini tanımlayın.

3- Bir safari parkındasınız, yolu takip ederek otlakta ilerliyorsunuz ve bir dişi ile bir erkek aslanın büyük parçalar halinde çiğ etleri koparıp yediklerini görüyorsunuz. Ne düşünüyorsunuz?

4- Yıllardır kimsenin ayak basmadığı eski bir binadasınız ve yerin altına doğru inen bir merdiven keşfettiniz aşağıya doğru kaç basamak indiniz?

5- Derken karanlığın içinden birinin sesini duydunuz. Bu kişi yavaşça ağlıyor mu? İnliyor mu ? Yoksa sizinle konuşuyor mu?

6- Yolda yürürken kapalı. Siyah bir evrak çantası gördünüz. Etrafta kimsecikler yok ve sahibinin adını görmek için çantayı açtığımızda içinden bir tomar para döküldü. Bu olaya nasıl tepki verirsiniz? 1- Aaa bu benim şanslı günüm 2- Eyvah şimdi ne yapacağım 3- Bunu düşünmek için zamana ihtiyacım var 4- Tanrı bunu bana bir hediye olarak yolladı

7- Külkedisi masalındaki yakışıklı prens camdan ayakkabınızı çirkin üvey kız kardeşinizin ayağında denerken siz de oradasınız ve ayakkabı üvey kız kardeşinize uyuyor. Bu kötü sürprize nasıl tepki verirsiniz?

8- Bir çilek bahçesine girdiniz. Çilekleri yemeye başladınız. Kaç tane yediniz?

9- Çileklerini çalmakta olduğunuz çiftçi ortaya çıktı ve bağırmaya başladı. Kendinizi savunmak için ne dediniz?

10- Tüm olanı biteni bir kenara bırakıp söyleyin, çileklerin tadı nasıldı?

Sonuçlar :

1- Dağ hakkındaki düşünceniz babanızın gözünüzde nasıl biri olduğunu gösterir.

2- Taşı tanımlayan sözleriniz değeriniz hakkında hissettiklerinizdir.

3- Safari senaryosuna verdiğiniz tepki hayatınızda ilk defa aşık olduğunuzda verdiğiniz tepkiye eşittir.

4- Terk edilmiş binalar ve yer altı odaları gömülmüş anıları ve eski psikolojik yaraları sembolize eder. Az sayıda basamak inenler geçmişten daha az etkilenen insanlardır. Çok fazla inenler içlerinde derin yaralar taşırlar.

5- Karanlıkta kendisiyle konuşan bir ses duyduğunu söyleyenler eski acılarını bir madalya gibi göğüslerinde taşırlar. İnleme veya ağlama sesi duyduğunu söyleyenler zor zamanlarını yalnız geçirmiş kişilerdir.

6- Para dolu çantaya verdiğiniz tepki, sizin bir gün çok çekici biri tarafından teklif alırsanız vereceğiniz tepkiye eşittir.

7- Külkedisi masalına vereceğiniz tepki gerçek hayatta eşinizi çalmaya kalkışan bir rakibe vereceğiniz tepkiye eşittir. Sabırlı olmak bilgelik belirtisidir. Ama zaman zaman insan kendisine ait olanı elinde tutmak için savaşmalıdır.

8- Çilek bahçesinde çaldığınız çilek sayısı aşık olduğunuza inandığınız kişi sayısını gösterir. Bir tane yedikten sonra durduğunuzu söylediyseniz aşk hayatında sadık birisiniz. İki haneli sayılarla cevap verenleriniz ise libidolarını frenlemeyi düşünmeliler.

9- Bahçenin sahibine yakalandığınızda söylediğiniz sözler yasak ilişki sırasında yakalanırsanız söyleyeceklerinize eşittir!

10- Çileklerin tadı hakkında söyledikleriniz geçmiş ilişkiniz hakkında düşündüklerinize eşdeğer.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gönül Hırsızı…

İlk ben gördüm…

Sekiz renkli ebemkuşağını.

Kimsecikler görmeden de

Hırsızlamak en doğal hakkımdı.

En çömezinden…

En kendini bilenine kadar…

Bütün ressamlar,

Renkleri renklerle tokuştura dursun.

Eritsinler fırçaları zamanın tualinde.

Ama haberleri olsun,

Sekizinci renk benim paletimde…

Sadi Atay

http://www.siirfirtinasi.net/showpage.asp?kind=1&no=16790&owner=1083

 

Şiir kategorisinde yayınlandı. 8 Comments »

İyimser ve Kötümser…

Bir zamanlar bir ailenin ikiz çocukları varmış. İkizlerden birisi çok iyimser, öteki ise çok kötümsermiş. Çocuklarının bu durumundan endişelenen aile  onları civardaki bir psikologa götürmüş. Psikolog aileye ikizlerin ruh halini dengelemek üzere bir plan önermiş: “Gelecek yaşgünlerinde onlara hediyelerini ayrı odalarda verin.

Kötümser olana alabileceğiniz en güzel hediyeleri, iyimser olana ise bir kutunun içine at pisliği koyarak onu verin”demiş. Anne ve baba psikologun söylediklerini aynen uygulamışlar ve hediyelerini ayrı odalarda verdikten sonra karamsar olan çocuğun kapısına giderek dinlemeye başlamışlar.

 Çocuk , dışarıdan rahatlıkla duyulabilecek bir sesle mutsuz  bir halde söyleniyormuş: “Bu bilgisayarın rengini de hiç beğenmedim.. Eminim bu hesap makinesi iki günde bozulur… Bu oyunu zaten hiç sevmem.. Arkadaşımın oyuncak arabası bundan çok daha büyük..” Parmaklarının ucunda diğer çocuğun kapısına giderek kapıyı usulca araladık- larında karşılaştıkları manzara karşısında çok şaşırmışlar.

 Çocuk elindeki pislik kutusunu havaya fırlatıyor ve neşe içinde: “Beni kandıramazsınız, bu kadar pisliğin olduğu yerde mutlaka bir tay ya da midilli vardır, mutlaka vardır!” diye bağırıyormuş.

Mutluluğumuz karşılaştığımız olaylar kadar bizim o olaylara bakış tarzımıza da bağlıdır.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aslında hepimiz biraz deli değil miyiz?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

8’li mi? 7’li mi? Hangi taraf her zaman senin oluyor

 

 

8’li mi? 7’li mi? Hangi taraf her zaman senin oluyor

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bizi bilen bilir, bilmeyen de kendisi bilir…

MASA ÜSTÜ BİLGİSAYAR VE LAPTOP KULLANAN HERKES İZLESİN LÜTFEN..

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Tebessümü simsında olanı değil, tebessümü gönülde olanlara kat bizi…

Lisânı ağızda olanı değil, lisânı gönülde olanlara yâr et bizi…

Tebessümü simsında olanı değil, tebessümü gönülde olanlara kat bizi…

Aşkı tende sananı değil, aşkı ruhunda can bilenlere arat bizi!..

Mevlana

Temel ve Dursun maceralarından biri :)))

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel’e gider:

– Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksun da.

Temel kendinden emin bir şekilde:

– Öyle yağma yok. Ben de duydum ama, sadece 1 saat geri alınacakmış.

1 tanesini alırım, diğerlerini almam :))))

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hayatta neye ihtiyacınız olmazsa, ona daha kolay sahip olursunuz!

Hayatta neye ihtiyacınız olmazsa, ona daha kolay sahip olursunuz!

Nedense hayat da insanlar da çoğu kez ihtiyaç duyulmayanı daha kolay verir…

(Mümin Sekman)
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser

İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.

– Konfüçyus

Yaş isteklerimizi yapmak için asla engel olmamalı… İşte öykümüz buyrun…

Lise Ögretmeniyle karşılaşan genç, konuşması sırasında üniversiteye gitmediği için pişmanlık duyduğunu söyler.

Öğretmeni sorar:” Peki şimdi neden gitmiyorsun.?” Öğrenci:” Simdi 35 yaşındayım, evli ve bir çocuğum var. Üniversiteyi bitirmem dört yilimı alır” der.

Öğretmen sormaya devam eder:” Peki Üniversiteye devam edersen, bitirdiğinde kaç yaşında olacaksın?”

Öğrenci:” 39  yaşında olacağım.”

Öğretmen:” Devam etmezsen kaç yaşında olacaksın?”

Öğrenci bir anlam çıkartmaya çalışarak:” Yine 39 yaşında.” diye cevap verir.

Ardından öğretmenin ne demek istediğini anliyarak şöyle devam eder: ” Evet dört yıl sonra 39 yaşında olacağım. Üniversiteye gitsem de gitmesem de

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »