İşin püf noktası kanımca şu: Biz genelde hayata tersten bakmaya programlanmışız. Zannediyoruz ki mutlu olmak için önce başarılı, zengin ya da çok popüler olmak gerekiyor. Ama aslında doğru olan tam tersidir, eğer insan olumlu düşünür, sevgiye dayalı ilişkiler kurup anlamlı bir hayat yaşamaya başlarsa mutluluk o insanın peşini bırakmaz. Mutluluk insanın kendi tercihiyle elde edeceği bir zihin durumudur. İnsanın mutlu olması için önce mutlu olmayı seçmesi gerekir.
Gerçek iyimser problemlerin farkındadır ama çözümleri de bilir, zorlukları görür ama üstesinden geleceğine de inanır, olumsuzlukları yakalar ama olumlulukları da vurgular, en kötüye açıktır ama en iyiyi de bekler, şikayet etmek için sebebi vardır ama tebessüm ve affedicilikle meseleyi halletmeyi seçer
Standart Kumru Tarifi Yapılışı
Malzemeler
1 adet uzun sandviç ekmeği
5 dilim sucuk
3 dilim salam
4 dilim pastırma
2-3 dilim dil peyniri
1 tatlı kaşığı tereyağı
Yapilisi sandviç ekmeğini kenar kısmından uzunlamasına keselim. Tereyağını ekmeğin içine sürelim. Sucuk, salam ve pastırma dilimlerini yağlanmış fırın tepsisine dizelim. Dil peynirlerim pastırmaların üzerine yerleştirelim. Fırın tepsisini önceden ısıtılmış 200 derecedeki fırına verelim. Peynirler eriyince tepsiyi fırından çıkartalım. Tereyağını sürdüğümüz sandviçin içine sırasıyla salam, sucuk ve peynirli pastırma dilimlerini yerleştirip, servis yapalım
Adam; Bir papağan almak için dükkana girer.İçeride pek çok papağan vardır.Yalnız bir tanesi dikkatini çeker.
”Kendimize, tümüyle bizim olan, başkalarının giremeyeceği, gerçek özgürlüğümüzü oluşturacağımız, tam anlamıyla inzivaya çekilip yalnız kalabileceğimiz küçük bir arka oda ayırmalıyız..”
Hiçbir şey için asla çok geç değildir ya da benim durumumda, istediğin kişi olmak için çok erken değil. Zaman sınırı yoktur, istediğin zaman başlayabilirsin. Değişebilir ya da aynı kalabilirsin. Bunun bir kuralı yoktur. En iyisini ya da en kötüsünü yapabiliriz. Umarım, sen en iyisini yaparsın. Umarım, seni şaşırtacak şeyler yaşarsın.
Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
”Sahte mutluluk insanları katı yürekli, azametli yapar; ama, bu insandan insana geçmez. Gerçek mutluluk ise insanları yumuşak huylu, hassas yapar ve mutluluk her zaman paylaşılabilir
Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada, garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.En iyi dostun gene sensin. Seni senden daha iyi anlayacak kimse yoktur dünyada. İçinde olup biteni senden daha iyi kim bilebilir ki? İşte sırf bu nedenle bile hayatı daha iyi yaşamaya çalışabilirsin. Kendine her zaman yeni bir hayat ısmarlayabilirsin.
Kendinle çatışmayı ya da barışı seçebilirsin. Kendini ne kadar iyi tanırsan, alacağın kararlarda o kadar yerinde olur. Duygularınla başını belaya sokmaz, olduğu gibi kabul edersin onları. İster patronu olursun duygularının istersen uşağı.
Sana bir yararı olmaz kendini kandırmanın. Kaybetmiş, hatalar yapmış, hatta hayatını cehenneme bile çevirmiş olabilirsin. Hiç kimsenin eleştirmediği kadar eleştireceksin kendini.
Bir birey olarak başkalarına karşı değil kendine karşı acımasız olacaksın. Kendini övüp durmayacaksın. Kendine sorduğun sorulara dürüstçe cevap vereceksin. Başkalarının seni nasıl gördüğüne o kadar da aldırmayacak, senin kendini nasıl gördüğüne bakacaksın.
Kendine karşı acımasız olacak ve de kendini seveceksin..
Tayfun Özdüzenciler

BAŞKASININ BAŞINA GELEN HER ŞEY, SENİNDE BAŞINA GELEBİLİR…” ~Oscar Wilde~