Öze Dönüş Açılımları…

Haziran 2012 Dolunay Akrepte ve Parçalı Ay Tutulması ve Yapılabilecek Meditasyonlar…

  Photo: 4 Haziran 2012 DOLUNAY AKREP’te ve PARÇALI AY TUTULMASIBu geceyi yarına bağlayan sabaha karşı universal saat  3 civarı ve Türkiye saati ile sabah 6:00 7:00 arasında AY , Akrep burcuna geçiyor.( Batı astrolojisine göre Yay burcuna geçiyor)Şu an Akrep’te Rahu var. Rahu , sanal malefik gezegen, ejderin başı , dünyasal arzularımızı şok edici şekilde yerine getiren, ya da tam tersi , bizden herşeyimizi alıp giden ..Rahu Akrepteki seyrini Aralık.2012 de bitiriyor.Akrep burcu Rahu’nun ikametgahıdır,burada Rahu zayıftır, hep ister. Böylece Akrepler geçmiş karmalarından bu yaşama taşıdıkları pek çok negatif mesele ile yüzyüze gelirler.Materyal yaşam artık onlara yetmez, maddi bağlar tamamen kopartılmalı ve yok edilmeli, kundalini yükseltilmelidir.Aslında bu gidişat hayli acılıdır.Kundalininin tam manasıyla yükselmesi için, bireysel nefsi yok etmek , çakraların aktivasyonu ve kendini yüksek benlikte aramak gerekir ki hayli eziyetli ve tehlikeli bir yoldur.. Öz disiplin şarttır.Akrep burcu  materyal bağlarımızın gevşediği ve içimizdeki gizli güç olan KUNDALİNİ’nin yerleştiği burçtur. Hatta kendisi sayılır. Negatif-pozitif kalitedeki bu gizli güç oldukça kuvvetlidir ve eğer iyi anlaşılırsa muazzam kuvvet ve kudret verir.Akrep burcu , bir bireyin yaşamında Vasuki’nin çalkalanmasının olduğu dönemdir.Tüm duygular kargaşa içindedir..( AY materyal yanımızı  temsil ettiği için, Akrep burcunda en zayıf haldedir )..Çünkü asıl arayış Amrita ‘dır.( ÖLÜMSÜZLÜK).Akrepin muazzam güçleri ve ruhsal enerjisi vardır , fakat bu armağanlar kişiye büyük psikolojik gerginliklerle beraber verilir. Akrep , illuzyonların , geçmiş yaşam biçimlerinin ölme noktasıdır.. Hayatlar bir daha asla aynı olmayacaktır.Şimdi AY Akrep burcunda  Rahu ile kavuşumda.. Tam karşısındaki Boğa burcunda Jupiter, R.Venus , Ketu ,Merkür ve Güneş.Akrep sabit su burcu.. Oysa AY yani zihin, sürekli hareket halinde.. Kalbin dünyasal kapısı AY , acaba artık bu dönemden itibaren acıya ne kadar dayanıklı olacak? AY Akrepte debildir zayıftır. Ay tamamen materyalist mutluluk ile zenginleşir. Duygusal travmaya asla tahammül edemez AY ve mutluluğu maddi dünyada bulur.Herşeyin her an değişmesini ister.Tamamen duygu ve nefs ile yönetildiğinden, bu andan itibaren Akrep’in o zengin çalkantılı okyanusunun derinliklerinde ne yapacaktır?  Yüzeysel düşünmeyi , yüzeysel edinimlerle mutlu olmayı adet edinmiş olan AY , Akrep burcuna yerleşerek çok derinlere gitmek mecburiyetindedir.Ciddi bir hesaplaşma dönemidir.Pazartesiden itibaren, hafta sonuna kadar bu duygusal gel-gitler devam ediyor. Akrep dahil tüm burçlar hepimizde etkinler.Bu dönemde  duygularımızın en derinine inmenin tek yolu var.  O da meditasyon.. Meditasyon zihnimizi sabitler.. Meditasyon öylece oturup zihni boşaltmak demek değildir.Sorular ve özden gelen yanıtlar meditasyondur.  *Bu yaşamda benim için en değerli olan nedir?*İstek ve arzularımın ne kadarına ulaştım?*Ulaşmak için hangi çabayı gösterdim?*Çaba gösterirken, çevreme ne kadar zarar verdim ya da yararlı oldum?*Gerçek gereksinimlerim nelerdir?*Yaşamda asıl mutlak gerçek nedir?*Önceden değer verdiğim şeylerin ne kadarı benimle?*Sahip olduğum mal , mülk ve kişilere gerçekten sahip miyim?*Sahip olduklarımı kaybettiğimde, gerçekten kayıp etmiş mi oluyorum?*Mutlak sabit bir yaşam , benim varlığımda nasıl yaratılır?Tam karşıt olan  Boğa ‘nın  verdiği dünyasal huzur ve lüks , kazanımı ön planda tutan, sahip olmayı hedef bilen, sahip oldukça yüzeysel tatmin ile mutlu olan , kayıp etmeye tahammül edemeyendi.Oysa Akrep ve şu an bu burçtaki AY-Rahu kavuşumu bize MUTLAK HUZUR’un tam nerede olduğunu gösteriyor.Akrep bizdeki değişimi , gerçeği göstererek yapar. Akrep bizi değiştirmez.Ama acı ile o okyanusunun derinlerine çekerek, bize kim olduğumuzu , niçin yaşıyor olduğumuzu gösterir.Bu bir dönüm anıdır.Değil hafta sonuna kadar hatta 6 ay  , ömrümüzün sonuna dek bu meditasyon sürecektir.Değişim ve yeniden yapılanma yolunda zeminlerimizi hazırlayıp yolumuza devam ediyorsak  huzur her daim bizimle olur.Yüzeysel keyifler ile idare ediyorsak , artık vay halimize.Bu, hepimiz için geçerli.ASTROVEDİK..Jyotishi Dr. Lale DurupınarDanışma: info@astrovedik.com

 Bu geceyi yarına bağlayan sabaha karşı universal saat  3 civarı ve Türkiye saati ile sabah 6:00 7:00 arasında AY , Akrep burcuna geçiyor.( Batı astrolojisine göre Yay burcuna geçiyor) …Şu an Akrep’te Rahu var. Rahu , sanal malefik gezegen, ejderin başı , dünyasal arzularımızı şok edici şekilde yerine getiren, ya da tam tersi , bizden herşeyimizi alıp giden .. Rahu Akrepteki seyrini Aralık.2012 de bitiriyor. Akrep burcu Rahu’nun ikametgahıdır,burada Rahu zayıftır, hep ister.

Böylece Akrepler geçmiş karmalarından bu yaşama taşıdıkları pek çok negatif mesele ile yüzyüze gelirler.Materyal yaşam artık onlara yetmez, maddi bağlar tamamen kopartılmalı ve yok edilmeli, kundalini yükseltilmelidir.Aslında bu gidişat hayli acılıdır.Kundalininin tam manasıyla yükselmesi için, bireysel nefsi yok etmek , çakraların aktivasyonu ve kendini yüksek benlikte aramak gerekir ki hayli eziyetli ve tehlikeli bir yoldur.. Öz disiplin şarttır. Akrep burcu  materyal bağlarımızın gevşediği ve içimizdeki gizli güç olan KUNDALİNİ’nin yerleştiği burçtur. Hatta kendisi sayılır. Negatif-pozitif kalitedeki bu gizli güç oldukça kuvvetlidir ve eğer iyi anlaşılırsa muazzam kuvvet ve kudret verir. Akrep burcu , bir bireyin yaşamında Vasuki’nin çalkalanmasının olduğu dönemdir.Tüm duygular kargaşa içindedir..( AY materyal yanımızı  temsil ettiği için, Akrep burcunda en zayıf haldedir )..Çünkü asıl arayış Amrita ‘dır.( ÖLÜMSÜZLÜK). Akrepin muazzam güçleri ve ruhsal enerjisi vardır , fakat bu armağanlar kişiye büyük psikolojik gerginliklerle beraber verilir.

Akrep , illuzyonların , geçmiş yaşam biçimlerinin ölme noktasıdır.. Hayatlar bir daha asla aynı olmayacaktır. Şimdi AY Akrep burcunda  Rahu ile kavuşumda.. Tam karşısındaki Boğa burcunda Jupiter, R.Venus , Ketu ,Merkür ve Güneş. Akrep sabit su burcu.. Oysa AY yani zihin, sürekli hareket halinde.. Kalbin dünyasal kapısı AY , acaba artık bu dönemden itibaren acıya ne kadar dayanıklı olacak? AY Akrepte debildir zayıftır. Ay tamamen materyalist mutluluk ile zenginleşir. Duygusal travmaya asla tahammül edemez AY ve mutluluğu maddi dünyada bulur.Herşeyin her an değişmesini ister.Tamamen duygu ve nefs ile yönetildiğinden, bu andan itibaren Akrep’in o zengin çalkantılı okyanusunun derinliklerinde ne yapacaktır?    Yüzeysel düşünmeyi , yüzeysel edinimlerle mutlu olmayı adet edinmiş olan AY , Akrep burcuna yerleşerek çok derinlere gitmek mecburiyetindedir. Ciddi bir hesaplaşma dönemidir.

Pazartesiden itibaren, hafta sonuna kadar bu duygusal gel-gitler devam ediyor.   Akrep dahil tüm burçlar hepimizde etkinler.Bu dönemde  duygularımızın en derinine inmenin tek yolu var.    O da meditasyon.. Meditasyon zihnimizi sabitler.. Meditasyon öylece oturup zihni boşaltmak demek değildir.Sorular ve özden gelen yanıtlar meditasyondur.

*Bu yaşamda benim için en değerli olan nedir?

*İstek ve arzularımın ne kadarına ulaştım?

*Ulaşmak için hangi çabayı gösterdim?

*Çaba gösterirken, çevreme ne kadar zarar verdim ya da yararlı oldum?

 *Gerçek gereksinimlerim nelerdir?

*Yaşamda asıl mutlak gerçek nedir?

*Önceden değer verdiğim şeylerin ne kadarı benimle?

*Sahip olduğum mal , mülk ve kişilere gerçekten sahip miyim?

 *Sahip olduklarımı kaybettiğimde, gerçekten kayıp etmiş mi oluyorum?

*Mutlak sabit bir yaşam , benim varlığımda nasıl yaratılır? Tam karşıt olan  Boğa ‘nın  verdiği dünyasal huzur ve lüks , kazanımı ön planda tutan, sahip olmayı hedef bilen, sahip oldukça yüzeysel tatmin ile mutlu olan , kayıp etmeye tahammül edemeyendi.

Oysa Akrep ve şu an bu burçtaki AY-Rahu kavuşumu bize MUTLAK HUZUR’un tam nerede olduğunu gösteriyor.Akrep bizdeki değişimi , gerçeği göstererek yapar. Akrep bizi değiştirmez.Ama acı ile o okyanusunun derinlerine çekerek, bize kim olduğumuzu , niçin yaşıyor olduğumuzu gösterir. Bu bir dönüm anıdır.Değil hafta sonuna kadar hatta 6 ay  , ömrümüzün sonuna dek bu meditasyon sürecektir. Değişim ve yeniden yapılanma yolunda zeminlerimizi hazırlayıp yolumuza devam ediyorsak  huzur her daim bizimle olur. Yüzeysel keyifler ile idare ediyorsak , artık vay halimize. Bu, hepimiz için geçerli.

ASTROVEDİK..Jyotishi Dr. Lale Durupınar

 Danışma: info@astrovedik.com

Akıllı bir erkek, dünyanın en güzel kadınını sevmez…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . Leave a Comment »

Sekiz Özel Armağan;

1) DİNLEME: Kesmeden, hayal kurmadan vereceğiniz cevabı düşünmeden can kulağıyla dinleyin. Ama gerçekten dinleyin.

2) SEVGİ: Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.’

3) KAHKAHA: Fıkra anlatın, neşeli hikâyeleri paylaşın. Bu armağanınız “Seninle birlikte gülmeyi seviyorum” anlamına gelir.

4) YAZILI BİR NOT: Basit bir “Yardımın için teşekkürler” notu, ya da belki bir şiir. Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.

5) İLTİFAT: Basit, içtenlikle söylenen bir söz (“Bu renk sana ne çok yakışmış” ”Harika bir iş çıkardın”, “Yemek nefis olmuş” gibi) karşınızdakinin içini aydınlatır.

6) İYİLİK: Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik birşey yapın.

7) YALNIZLIK: Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin.

8)NEŞELİ BİR YAPI: Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Fırsat buldukça insanlara hoş sözler söyleyin. ڪے

Çok daha iyi anladım ki sonradan başının ağramasını istemiyorsan…

Ve anladım ki; Önemli olan kırılan testinin bütün olup olmaması değil, Bütün edebilmek için gösterdiğin emek, ve yeniden kırılmaması için göstereceğin dikkat…

Aylar önce idi, yanımda çalışan bayan eleman bulaşıkları yıkarken, minik bir kaz…a sonucu en sevdiğim fincanımı düşürmüş ve kırılmasına sebep olmuş.. Tabi ben farkında bile değilim olayın..

Akşam üstü bir kahve rica ettim.. Önüme gelen fincana bakınca ürperdim.. Her zamanki fincanım değil di… Değişmiş! Ne olduğunu sorduğumda ise, Kırıldığını ve çöpe atıldığını öğrendim.. Çöpe atılmış..

Bir hayli sinirlenmeme rağmen, sadece “tüm parçalarını toplayıp getirir misin lütfen” dedim Sanırım 15 dakika kadar uğraştıktan sonra tamir etmiştim fincanımı.. Eleman yüzüme garip garip bakıyordu, “kırılan testi bütün olur mu Kemal bey” diye sordu bana.   Ondan, fincanı dikkatle yıkamasını ve kahvemi yeniden bu fincanda yapmasını rica ettim.. Evet, özenli ve dikkatli bir uğraştan sonra bütün olmuştu fincanım..

 Ve ondan sonra ona daha dikkatli davranmak zorunda olduğunu anladı elemanım.. Halen aynı fincandan içerim kahvemi… Ve anladım ki; Önemli olan kırılan testinin bütün olup olmaması değil, Bütün edebilmek için gösterdiğin emek, ve yeniden kırılmaması için göstereceğin dikkat…

Çok şükür…İçimden geldi…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . Leave a Comment »

İNSANLARI NELER MUTLU EDİYOR ?

 Bilim adamları, mutlulukla insanin alın yazısı arasında hiçbir ilişki olmadığını savunuyorlar. Bilim adamlarına göre mutluluk öğrenilebilir. Bir başka deyişle mutlu olmak için lotodan çıkacak milyarlara ya da genlere ihtiyaç yok. İsteyen herkes mutluluğu bulabilir. Dokunarak, gevşeyerek ve hatta stres halinde mutluluğu bulmak mümkün. Alman Bunte Dergisi nin son sayısında Alman uzman Wilhelm Schmid-Bode nin mutluluk reçetesi açıklandı:

ÇOCUKLAR …!!! Bütün anketlerde aynı sonuç çıkıyor. Bir insan için en büyük mutluluk çocuğuyla birlikte olmak. Böylelikle dünyayı çocuk gözleriyle algılamak için ikinci bir şans elde ediyoruz. Daha mutlu, daha heyecanlı, sınırsız ve pespembe. Bol bol çocuklarla oynayın ilgilenin.

KIRMIZI BİBER Acı kırmızı biber, önce insanda cehennem duygusu uyandırır. Ancak hemen arkasından ödülü gelir. Biberdeki Capsacin adlı madde, damakta endorfin salgılanmasına yol açar. Endorfin acıları dindirir ve insanı mutlu kılar. Bol acılı yiyen Asyalılar bunun için mutludur.

GÜNLÜK TUTMAK İnsanın gerçek mutluluğu dışarıda değil, iç dünyasındadır. Günlük tutmak, insanın pusulası olabilir. Başımızdan geçen olaylar arasında mutlu anıları özellikle vurgulayarak kağıda dökersek, bunları kalıcı kılmış oluruz.

JOGGING Açık havada koşu yapmak ya da sıkı bir yürüyüş, mutluluk hormonu serotonin salgılanmasını sağlıyor. Bulduğunuz her fırsatta temiz havada koşu ya da yürüyüş yapın.

MEDİTASYON Gevşeme teknikleri insanın ruhundaki sıkıntıları atar. Gevşemiş bir insan yaşadığı anın tadını çıkarır, çevresinde küçük mutluluklar bulabilir.

EVCİL HAYVAN Kuş, kedi, köpek ya da balık… Ev hayvanlarıyla uğraşan insanların çok daha mutlu ve sağlıklı yaşadığı bilimsel bir gerçek. Ev hayvanları, gün içinde nice küçük mutluluklar tattırırlar insana.

EV İŞLERİ İnanılır gibi değil ama gerçek: Erkeklerin yüzde12 si, yemek pişirip ütü yaparak, ev temizleyerek mutlu olduğunu söylüyor. İşin çok daha iyi yanı, erkekler iş yaptığı zaman kadınlar da mutlu oluyor.

GÜLMEK Her şeyi ciddiye alanlar baştan kaybediyor. Gülmek, gülümsemek ve mizah insanı sağlıklı ve mutlu yapıyor. Bir kahkaha, bin porsiyona bedeldir sözü kesinle doğru.

ÇİKOLATA Flört etmek gibi bir şey. Bir kalem yemek yeterli, mutluluk hormonu serotonin anında beyinde dolaşıma çıkıyor. Çikolatanın içerdiği penilatilamin insanı bulutlara çıkarıyor.

MUZ Kendinizi güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz, hemen bir muz yiyin. Magnezyum ve kalsiyum içeren bu meyve strese karşı birebir. O da mutluluk hormonu serotonini kışkırtıyor.

DOSTLUK Almanya da yapılan araştırmalara göre insanların yüzde 45 i kendini arkadaşıyla mutlu hissediyor. Dostluğun en önemli belirtileri, karşılıklı güven ve birbirini dinleme yeteneği.

MOR RENK Mor renk insani neden mutlu yapar? Renk araştırmacıları bu soruya şu yanıtı veriyor: Kırmızı insani aktif yapar, mavi dinlendirir. Kırmızı ve mavinin karışımı olan mor ise insan ruhunu dengeye kavuşturur.

ÇİÇEKLER Doğaya saygı gösteren insanlar, küçük şeylerle mutlu olmayı da bilir. Araştırmalara göre çiçek, insanın mutluluk düzeyini yüzde 100 oranında artırıyor.

Gülümsüyorum!

 

 Yarada nın benim yanımda olduğunu, tüm ihtiyaçlarımın tükenmez ve sınırsız kaynağı olduğunu, beni desteklediğini, koruduğunu, kolladığını, beslediğini hissediyorum.

Bana verilen kadarını alıyorum. Olanı Olduğu gibi ve Olduğu anda Olduğu Haliyle Kabul Ediyorum.

Her yeni günün başlangıcında ve bitiminde sevdiklerimin ve kendimin sağlıklı nefes alarak hayata devam ettiğini bilerek yaşadığım için şükrediyorum.

Sadece dilin güzel sözler söylemesinin faydasız olduğunu biliyorum,Güzel konuşmayı ‘kalbim’in kendisi yapmak istiyorum.

Sevgi ve minnettar bir yürekte büyük kibirlerin barınamayacağı gerçeğine sıkı sıkıya bağlı kalmaya çalışıyorum…

Hayat, insanları birleştirir ve ayırır.

Hayat, insanları birleştirir ve ayırır.

Ayırdığında yani bir şeyler bittiğinde o yaşananlar tek bir ‘an’ olur.

Hayat ayırır ama her zaman bir iz bırakır. İyi ya da kötü… Önemli olan iz bırakmaktan çok, hayatımızda ve kesiştiğimiz hayatlarda…

 güzel, güzel olduğu kadar da anlamlı izler bırakmak …..Güzel, anlamlı iz bırakan insan ya da kişiler varsa hayatımızda, aldığımız nefesin anlamı bile başkalaşmaz mı?

Daha sıkı yapışmaz mıyız yaşama? Gözlerimiz bir başka parlamaz mı?

Bütün dostları gezdim, dili tutmaktan daha iyisini görmedim…

Fotoğraf

İnsanlar ikiye ayrılırlar:Başkalar için yaşayanlar, başkaları sayesinde yaşayanlar

Photo: “İnsanlar ikiye ayrılırlar:Başkalar için yaşayanlar, başkaları sayesinde yaşayanlar.Sorun olanlar, çözüm olanlar…Ümit kıranlar, ümit verenler…Dert üretenler, deva üretenler…Şikayet edenler, çare bulanlar…Aynı havayı soluyan, aynı sıkıntıyı yaşayan, aynı sevince ortak olan iki insandan biri dert küpü olur çıkar, diğeri ..deva küpü.Biri şikayet üretir, öbürü çare.Biri yük olur, öbürü yük taşır.... Yazı Tura“İnsanlar ikiye ayrılırlar:Başkalar için yaşayanlar, başkaları sayesinde yaşayanlar.

Sorun olanlar, çözüm olanlar…

Ümit kıranlar, ümit verenler…

Dert üretenler, deva üretenler…

Şikayet edenler, çare bulanlar…

Aynı havayı soluyan, aynı sıkıntıyı yaşayan, aynı sevince ortak olan iki insandan biri dert küpü olur çıkar, diğeri ..

deva küpü.

Biri şikayet üretir, öbürü çare.Biri yük olur, öbürü yük taşır

Tanrım !, Bana değştiremiyeceğim şeyleri kabullenmem için sabır…

Güle sormuşlar neden dikenlisin diye…

Biliyorum çok zor , yorucu bir yolculuk olacak.

Biliyorum çok zor , yorucu bir yolculuk olacak.

Ama ben karanlıkları aydınlatmak için çıktım yola.

İmkansızı yakalayıp esir etmeye , başarının sırrına ortak olmaya…

Korkmuyorum!

Ve vazgeçmiyorum yaşamaktan. Yalnız değilim!

Biraz sabır , bir parça cesaret ve bir de umut var yanımda.

Sanki dört iyi dost köklü bir çınara dayanmış gibiyiz .

.Günaydın Hayat ! Küçük adımlar atmaya hazırlanıyorum. Sakın bana çelme takma olur mu …….