KEMİK ERIMESİNE KARŞI, DOĞAL BİR ÇÖZüM…BİR DOST TAVSİYESİ

kemik-erimesine-kars-0795f3d025979828a108[1]

 

MUTLAKA OKUYUN !
KEMİK ERIMESİNE KARŞI, DOĞAL BİR ÇÖZüM…
BİR DOST TAVSİYESİ
YOĞURT-NANE…
DENEMEKTE FAYDA VAR. NASIL OLSA ZARARI YOK…..
Yıllarca yoğun kemik erimesi tedavisi görürken, devlet bunun ilaçlarını vermeme kararı aldı biz emeklilere.
Bu arada ben yoğurdu çok çok sevdiğim için ve rejim olsun diye her akşam yemek yerine bir kase yoğurt yemeye başladım.
Ancak öylece yemek değil; içine bir avuçta çok sevdiğim naneden ve biraz da z.yağı ile pul biber koyarak ve içine bir de peksimet doğrayarak.
Geçen sene kemik ölçümü için verilen tarihte dispansere gidip tahlil ve mr’ larımın çekiminden sonra doktor, kemik erimesinin sızıntıya dönüştüğü yani hızlı erimenin neredeyse durur gibi olduğunu söyledi ve bana ne kullandığımı sordu, ben de hiçbir şey sadece bol naneyle karışık yoğurtyediğimi söyledim;
Doktor:” – Nane ile yoğurdun birleşmesiyle doping yapmışsınız…” dedi.
Şimdiyse, her kadın hastaya “Kür olarak haftanın her günü böyle yoğurt yiyeceksiniz ilaç gibi…” diye tembih ediyormuş.
Benden söylemesi. Denemekten zarar gelmez. Ancak unutmamalı ki yoğurdun içinde mutlaka bolca kuru nane olacak…
Sağlıklı bir yaşam dileklerimle.
OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

ARKAMIZDAN KONUŞULUYOR OLDUĞUNU BİLSEK NE YAPALIM ÜZERİNE MİNİ HİKAYE ….

deniz-manzara-resimleri_627058[1]

 

AYNI OLAYI DEĞERLENDİRME ;KİŞİLERİN FARKLI BAKIŞ AÇILARINA GÖRE DEĞİŞEBİLİR;ARKAMIZDAN KONUŞULUYOR OLDUĞUNU BİLSEK NE YAPALIM ÜZERİNE MİNİ HİKAYE ….
Çocuğun ayakkabısı denize düşer ve kaybolur… Sahilde kumların üzerine şöyle yazar…
BU DENİZ HIRSIZDIR…
Biraz ötede bir balıkçı , ağına yakalanmış çok miktarda balığı kıyıya çeker ve kumlara şöyle yazar;
BU DENİZ CÖMERTTİR…
Bir genç denizde boğulur… Acılı, ağıt yakan annesi kumlara şöyle yazar;
BU DENİZ KATİLDİR…
İhtiyar bir balıkçı koca bir inci barındıran istiridye çıkarır denizden ve kumlara şöyle yazar;
BU DENİZİN GÖNLÜ ÇOK ZENGİNDİR…
Bir dalga gelir , sahilde yazılı tüm yazıları siler…
Bir BİLGE gelir ve kumlara şunu yazar;
“Eğer deniz olmak istiyorsan başkalarının söylediklerine çok önem vermeyin ….
***********************
Irmak olup GEÇMİŞTE YAŞANANLARI sürekli düşünüp üzülmek mi ,yoksa kendine dökülen ırmaklara sahiplik yapan ,onları bünyesine KABUL EDEN ;DENİZ mi olmak istiyoruz

Kaynak: Meltem Sezgin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Eğer o gün fabrika ayarlarımız bozuldu ise ,FREKANSIMIZI ÇABUCAK DENGELEMEK için

Energy-Healing[1]

 

Eğer o gün fabrika ayarlarımız bozuldu ise ,FREKANSIMIZI ÇABUCAK DENGELEMEK için
1.Dua edebiliriz (tövbe istiğfar ;Ayetel Kürsi ,Felak ,Nas,İnşirah ,özellikle kuranın kalbi Yasin..
2.Tuzlu veya sirkeli su ile yıkanabiliriz.
3.Meditasyon yapabiliriz
4 .SUYA NİYET YÜKLEMEK
Ayakta su içme hücreleri parçalıyor imiş( 4 bardak kadar sabah aç karnına;OTURARAK ;YUDUM YUDUM; -Japon su içme metodu -güne başlar iken ;kahvaltı 45 dakika sonra 😉
***************
Ve ek olarak
Mustafa Kaya /Su kanunu kitabından alıntı …
Her bardak su için BİR NİYET olmalı …
Birinci bardak yudum yudum su ,OTURARAK ,”Ben bedenen ;ruhen sağlıklıyım”
İkinci bardak su her yudumda aynı cümle olacak “Ben sakin ve aklı selim biriyim ”
Üçüncü bardak su niyeti “BEN çok seviyor ve seviliyorum ”
Dördüncü bardak su niyeti “Ben anda ve dengedeyim ”
OLABİLİR ;siz bu niyeti pozitif istediğiniz bir cümle yapabilirsiniz
Mustafa Kaya ‘nın “Su Kanunu “kitabında tüm pozitif niyetler var ,günde 2 litre su içmenin önemini çok keyifli anlatıyor ..

5.Ani gelişen bir kriz durumunda da içinizden öfkeyle tepki vermeden
önce veya sonrasında ;
BUNU DAHA FARKLI NASIL GÖREBİLİRİM(ACIM kursu cümlesi )
HAYATIN TÜMÜ BANA NEŞE ,KOLAYLIK VE İHTİŞAMLA GELİR (Access Bar cümlesi )
**********
Hakarete karşı susmak dahi mümkün olabiliyor bu alttaki 2 cümle ile (ACIM Mucizeler kursundan )
-HAKLI MI OLMAK İSTİYORUM ,MUTLU OLMAK İSTİYORUM
-EGODA MIYIM HAKİKATTE MİYİM (İçimizden söylüyoruz öfke ile karşılık vermeden önce ,yapabilirsek eğer Susabilmek mümkün oluyor )
**********
BU YAŞADIĞIM OLAYIN BANA İLAHİ HİZMETİ NEDİR (simyadan)
BU OLAYIN BANA HEDİYESİ NEDİR (simyadan )
Artık olan oldu ise de😂😂 sürekli o olayı düşünüp üzülmemek adına
**OLDU ÇÜNKÜ OLDU**
( ACIM Mucizeler kursu cümlesi )
Hemen sizi ANA getiriyor ve olayın negatif enerjisi sizden düşüyor )
Ayrıca her şey bir deneyim ve bir müfredat ile buradayız
DÜŞEBİLİRİZ ZAMAN ZAMAN ,”Beşeriz şaşarız
ÇABUK ÇIKMAK LÂZIM ,MESELE BU ..

6.Ve son olarak bildiğiniz şifa çalışmaları var ise (Elbette şifa Allah ‘tan ve onun izniyle ) onları yapıp ACİLEN KUYUDAN ÇIKMAK MÜMKÜN …VE LAZIM ….
7.Anda kalabilmek için ,o an yaptığımız her ne ise onu mükemmel yapmak sadece yaptığımız işe odaklanarak ;ORADA OLMAK ,kendini ŞİMDİYE ;ANA getirmek mümkün ,
Örneğin bir bardak su içiyorsunuz ,zihin sizi geçmişte üzüldüğünüz bir ana getirdi ,o an bardağın rengine ,bardağı tutan elinize ,parmaklarınızın duruş şekline ,varsa benim gibi 😂😂 ojelerinizin rengine ,içtiğiniz suyun tadına ,içebilme eylemini yapabildiğiniz için şükür etme haline odaklanın ;
ANA hoşgeldiniz …
Anda kalabilen;NEDENSİZ bir huzur ve NEDENDEN BAĞIMSIZ bir sevinç hali getirir diyor Echart Tolle .
Şimdi’nin GÜCÜ KİTABI /Echart Tolle ‘den ….
*****************
Âlemlerin Rabbine hürmetimle
Var olan herşeye duyduğum sonsuz hürmet ve saygılarımla ……

Meltem Sezgin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

40’ına Yakın Ya da 40’lı Yaşlardaki Kadınların Hayat Felsefesi Haline Gelen 6 Şey

kadın2-768x386[1]

 

İnsan yaş aldıkça hayatının daha da kötüye gideceğini düşünse de aslında tecrübe kazanarak hayatını en iyi şekilde nasıl yaşayacağını öğrenir. Bazılarına yaşamın tadını çıkarmanın yaşlanmayı gerektirmesi sinir bozucu gelebilir. Ama hayatın kanunu budur. Zaman geçer, biz yaşlanırız ve her yaş bize birçok şey katar. 40 yaş tam da hayatımızı yönlendirip, sorumluluklarımızı gerçekleştirip kendimize yöneldiğimiz yaşlardır. Bir kadının kendini en iyi tanıdığı yaştır. Bir kadın artık 40 yaşına geldiğinde birçok şeyin farkına vardığı için başka bir sayfa açar hayatında. İşte 40. yaşın bir kadına kattıkları;
1. Kendini daha iyi tanır.

Ergenlik çağını çoktan geçmiş, gençliğini dolu dolu yaşamış, iyisiyle kötüsüyle yetişkin olmanın verdiği acıyı tatmış bir kadın artık kendini çok iyi tanımıştır. Evliyse, çocuklarını da büyütmüşse sorumlulukların en güzelini yerine getirmiştir. Eğer çalışıyorsa, zamanı geldiğinde işinden emekli olup hayatının geri kalanını istediği şekilde nasıl yaşayacağını bilir.
2. Kendini sever.

Çocukluğunda sevmeyi öğrenmemiş, sevgi görmemiş olan bir insan yetişkin olduğunda hayatının bazı dönemlerini bocalayarak, kendine güveni olmadan, hatta kendine acıyarak, sevilmediğine inanarak geçirir. 40 yaşına yaklaştığında artık kendisini sevmenin hayatının geri kalanını huzurlu geçirmesi için yeteceğini öğrenir. İnsanlardan sevgi görmeyi beklemez çünkü hayatını bunu bekleyerek geçirmemesi gerektiğini de yaş aldıkça öğrenmiştir.
3. Hayatında kalmasını istediği insanlar için çaba göstermez.

Bir kadın bir erkeğe nazaran çoğu zaman daha duygusaldır. Dostluklarında, aşk hayatlarında, aile meselelerinde genelde duygusal kararlar almaya meyillidirler. Bu onların bazen zayıf yönleri olur. Bazense en doğru kararlarını duygularını dinlediklerinde alırlar. En önemlisi de hayatından zehirli otları koparıp atmadaki cesaretleridir. Zaten onları gerçekten seven insanları hayatlarında tutmak için bir çaba harcamak zorunda olmadıklarını bilirler. Bu yüzden kendilerini yıpratmazlar.
4. Başkalarının ne düşündüğünü önemsemez.

 

Uzun zamandır başkalarının ne dediğine göre hayatını yaşayan bir kadın bile 40 yaşına yaklaştığında artık ömrün kısa olduğunu düşünmeye başlar. Artık kendi istediği şekilde hayatını yaşamak ister ve başkalarının söylediklerine pek aldırmaz. Hatta bunu daha önceden yapmadığı için pişman olur. Bundan sonra yaşayacağı günler için gençken olduğu kadar maceralı hevesleri değil, daha yerinde ve huzurlu bir yaşam tercih eder.
5. Daha anaç ve sevgi dolu bir insan olmaya başlar.

40 yaşına yaklaştıkça, daha olgun düşünen bir birey haline gelir insan. Hayatını daha çok sorgulamaya başlar. Ne olursa olsun şükretmeyi öğrenir. Sevdiklerinin kıymetini daha iyi bilir. Sahip olduklarına daha bir sıkı sıkıya bağlanır ve onlar için hayata minnet duyar. Sevgisini göstermeye daha da istekli olur. Gurur, kin, kibir gibi duygulardan sıyrılmayı daha iyi öğrenmiştir. Karşılık beklemeden sevmeyi ve bunun ruhuna nasıl iyi geldiğini tecrübe etmiştir.
6. Ruhun yaşının olmadığını bilir.

Yaş almaya başladığını bilse de önemli olan şeyin aslında ruhun genç kalması olduğunu düşünür. Bu yaşlardaki kadınlarla sohbet etmek bile güzel gelir. Yeri geldiği zaman çocuklaşmayı, yeri geldiği zaman genç bir kız gibi davranmayı, yeri geldiğindeyse olgun bir kadın olmayı iyi bilir. 40 yaşında olan bir yakınınız varsa onunla geçireceğiniz zamanların size neler kattığını göreceksiniz. Çünkü aslında ne yaşlıdırlar, ne de genç. Sizi en iyi onlar anlar bazen. Bu yüzden kafanız karıştığında veya yüreğiniz sıkıştığında 40 yaşını almış bir kadından daha iyi bir dert ortağı yoktur.

http://filoji.com/40-yasindaki-kadinlarin-hayat-hayat-felsefesi-olmus-6-sey/

Zeki İnsanlarda Mutlaka Göreceğiniz 14 Ortak Özellik

1.Sınırlarını Bilirler

Zeki insanlar her şeyi bilmediklerini söylemekten çekinmeyen insanlardır. Diğer insanlar garip bir şekilde bu özelliklerini cahil durmamak için gizlemeye çalışırlar. Zeki insan her şeyi bilmenin imkansız olduğunu çok iyi bilirler. Öğrenmeye devam etmek bu insanlar için büyük bir zevktir.

bilmek

2.Öğrenmeyi Çok Severler

Çoğu insan Apple markasının kurucusu, Steve Jobs’u zeki bir insan olarak görür. Aslında Steve Jobs’un en büyük yeteneği kendi deyimiyle öğrenmeyi çok seviyor olmasıdır. Steve Jobs gibi zekası ile geleceğini inşaa etmiş insanlar sürekli olarak kendilerine yeni bilgiler katarak ilerlemişlerdir. Onlara göre yeni bilgiler öğrenmek ufuk açıcıdır.

steve-jobs

3.Zihinleri Açıktır

Zeki insanlar yeni fikirlere her daim açıktırlar. Bu tarz insan tabulara bağlı kalmazlar. Özellikle insan haklarına karşı çok duyarlıdırlar. Yeni bir fikir sunduğunuz zaman odada sizi ilk olarak anlamaya çalışıp, sorular soran kişi daima en zeki olanlardır.

open-mind

4.Espiri Anlayışları Farklıdır

Zeki insanların espiri anlayışları vardır fakat bu tarz insanların espirilerini anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Günlük sayılabilecek sıradan olayların bile ardında yatan bir mizah öğesi görebilirler. Dünyayı farklı algıladıkları için kolay espiri üretebilirler. Eğer sizde aynı frekanstaysanız, bu insanları çok komik bulursunuz.

gu%cc%88lmek-2

5.Hatalarından Ders Çıkarırlar

Zeki insanlar yaptıkları hatalara takılıp kalmazlar. Onlar bu hatalardan ders çıkarıp, bu dersler ışığında hayatlarına devam etmenin öneminin farkındadırlar. Fazla duygusal insanlar bu durumlar karşısında yaptıkları hatalara takılıp hayatı kendilerine zorlaştırırlar. Örneğin Thomas Edison başarısının sırrı olarak birçok kez hata yapmış olmasına rağmen, asla hedefinden vazgeçmemiş olmasına bağlamıştır. (Ampülü icat etmeden önce 1000’den fazla hatalı deneme yaptığı söylenir.)

thomas-edison

6.Kolayca Adapte Olurlar

Zeki insanlar diğer insanlar gibi bulundukları ortama kolayca adapte olurlar. Değişimden ve farklılıktan şikayet etmek yerine kendilerini doğru pozisyonda konumlandırmak için çaba sarfederler. Herhangi bir ortama ve çabuk gelişen bir duruma kolay adapte olmak, zeki olduğunuza dair önemli bir göstergedir.

girl-happy

7.Sorun Çözmekte İyidirler

Şansa inanan ve buna göre hayatlarını yaşayan insanlar başarısız olmaya mahkumlardır. Zeki insanlar şansa değil çabalarına güvenirler. Birçok insanın çözemediği sorunları, onlar kolayca hal ederler. Zeki insanlar durumu analiz eder ve öğrendikleri bilgileri kullanarak karşılaştıkları olaylara çözüm bulurlar.

sorun-c%cc%a7o%cc%88zmek

8.Kendilerini Kontrol Ederler

Zeki insanlar kendilerini zorlayan olaylar karşısında sabırlı oldukları gibi aynı zamanda isteklerini de bir kenara koymasını bilirler. Daha iyisi için beklemeyi göze alıp anlık keyiflerin cazibesine kapılmazlar.

don-draper-mad-men

9.Sezgileri Güçlüdür

Zeki insanların sezgileri çok güçlüdür. Karşılarındaki insanın sözlerinin altında yatan gerçek anlamı çıkarma konusunda çok iyidirler. Örneğin bir insanın yardıma ihtiyacı varsa bunu hemen fark edebilirler. Bu yüzden zeki insanlar aynı zaman da çok iyi arkadaşlardır.

friends

10.Alacakları Riskleri Önceden Hesaplarlar

Risk almak kötü bir durum değildir hatta risk almayan insanların hayatlarında çok az önemli şey gerçeğe dönüşür. Fakat zeki insanlar alacakları riskleri önceden araştırırlar ve sonuçlarını iyice hesaplarlar. Bu yüzden zeki insanlar başarısız olsalar bile, hemen doğrulup dik bir şekilde hayatlarına devam edebilirler. Çünkü başarısızlık sonucu meydana gelecek hayal kırıklığı ve hasarıda önceden riskler dahilinde hesaplamışlardır.

hesap

11.Alçakgönüllülerdir

Alçakgönüllü olmak insanların kendinizi ezdireceğiniz anlamına gelmemektedir. Aksine alçakgönüllülük kendinizi kimseye ispatlamak zorunda olmadığınızı göstermenin en güzel yoludur. Hiç şüphesiz zeki bir insan bunun farkında ve çoğu zaman alçakgönüllüdür.

12.Yalnız Vakit Geçirmekten Keyif Alırlar

Zeki insanlar yalnız geçirdikleri zamanı diğer insanlara göre daha verimli geçirirler. Sürekli insanlarla vakit geçiren birinin, kendiyle iç muhakeme yapmak ve iç dünyasını geliştirmek için yeterli vakti bulamayacağının farkındadırlar.

yalniz

13.Meraklıdırlar

Herkesin bildiği üzere sürekli soru soran çocuklar zeki olmaya daha meyillidirler. Konu yetişkinler olduğunda da bu durumda bir değişim yaşanmaz. Zeki insanların en belirgin özelliklerinden biride etraflarına ve bilmediklerine karşı duydukları merak ve öğrenme isteğidir.

merak

14.İnsanlarla Aynı Fikirde Olma Derdine Düşmezler

Zeki insanlar sırf sürüden ayrı düşmemek uğruna kendi düşüncelerinden ve doğru gördüklerinden vazgeçmeyi saçma bulurlar. Bu yüzden diğer insanlarla aynı fikirde olma ya da diğer insanlardan onay alma derdine düşmezler. Büyük işlerin ardında yatan zihinler genellikle hep kendi fikirlerine ve düşünme yetisine güvenmiş kimselerdir.

http://filoji.com/zeki-insanlar-da-bulunan-14-ozellik/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Her Burcun Özelliklerine Göre En Büyük Korkuları ve Kaygıları

giphy[10]

 

 

Birçok insan çevresindekilere belli etmese de birçok gizli korkuya sahiptir aslında. Herkesin korktuğu bazı konular da vardır. Örneğin; sevdiklerini kaybetmek, sağlık, para vb. konular. Ama biz bu listemizde bunu takıntı haline getiren ve herkesten biraz daha fazla korkan burçları ve korkularını listeledik
1. Koç

Koçlar özgür ve macera ruhludur. Her şeyin kontrolü altında olmasını sever. Bu yüzden kısıtlanmak ve olayların kontrolünden çıkması en büyük korkularındandır. Aslında herhangi bir şeyden korkmaktan korkar. Maceracı ve hareketli ruhuna ters düştüğünden yaşlanmak da en büyük korkuları arasındadır.
2. Boğa

Sakinliği ve stabiliteği seven boğa burçları düzenlerinin değişmesinden, huzurunun kaçmasından korkarlar. Değişmez fikirleri sebebiyle sağlık problemlerinden de oldukça fazla korkarlar.
3. İkizler

Oldukça konuşkan olan ikizler burcu diyalog kuramama, yeteneklerini ve hitabetini kaybetme korkusu yaşar. Sosyalliğine bağlı olarak yalnız kalmak da en büyük korkularından biridir.
4. Yengeç

Hassas ve duygusal yengeç burçları aldatılmak, ekonomik zorluklar yaşamak gibi başlarına bir şey gelmesinden fazla korkarlar. Bunu bir takıntı haline bile getirebilirler. Aslında yengeçlerin her şeyden korkma potansiyeli vardır diyebiliriz. Kafalarında hep ya bir şey olursa sorusu döner durur.
5. Aslan

Gösterişten hoşlanan aslanlar tabii ki popülaritesini kaybetmekten, eskisi kadar tanınmamaktan ve sevilmemekten korkarlar. Başarısızlık ise bir diğer korkusudur.
6. Başak

Oldukça titiz ve hastalık hastası olan başak burçları bulaşıcı hastalıklardan çok korkarlar. Detaycı olmaları sebebiyle de belirsizlik en büyük korkuları arasındadır.
7. Terazi

Yetenekli ve idealist terazi burçları takdir edilmemekten, beğenilmemekten korkarlar. Estetik kaygıları fazladır. Bu nedenle partnerinin her anlamda iyi olmasını ister. İyi bir eş bulamama korkusu da yaşayabilir.
8. Akrep

Kararlı ve duygularını asla belli etmeyen akrep burçları güçsüz kalmaktan metanetini koruyamamaktan korkarlar. Çok iyi birer sırdaş ve dost olduklarından sevdiklerini kaybetmekten de korkarlar.
9. Yay

Yaylar aslında en cesur ve özgür ruhlu burç olarak bilinseler de kimseye belli etmek istemedikleri bir kaybetme korkuları vardır. Buna yalnızlık korkusu da denilebilir. Dertlerini, sıkıntılarını anlatacak birini bulamamaktan korkarlar.
10. Oğlak

Her zaman dik durmayı seven oğlak burçları dayanma gücü yüksek insanlardır. Bu yüzden başına bir şey geldiğinde ‘diğer insanlar ne der’ korkusu yaşarlar. Ayrıca kimseye muhtaç olmak istemediklerinden parasız kalmaktan çok korkarlar. Bu yüzden tedbirli davranırlar.
11. Kova

Özgürlüğüne düşkün burçlardan biri olan kovalar da özgürlüklerinin kısıtlanmasından korkarlar. Her zaman orijinal olma tutkuları nedeniyle de sıradan olma korkusu yaşarlar.
12. Balık

Hassas ve sevgi dolu burçlar olan balıklar sevgisiz kalmaktan korkarlar. Yine hassas oldukları için yalnız kalmak ve kendini ifade edememek de en büyük korkularıdır.

Kaynak:listeliste

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KABULLENME EKTİM.

2017-1833419-kelebek-etkisi-800x450[1]

 

KABULLENME EKTİM.
Temizlik yaptım bugün…
Hem de tüm benliğimde.
Bütün kaslarımı, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim. En küçük yerlerine, kıvrımlarına girmiş, sinmiş tüm pislikleri attım.
Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.…
Görmenizi isterdim…
Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış, inanmazsınız.
Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle.
Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını.
Her yere, görebildiğim, göremediğim her yere serptim.
Atarken kırgınlıklarımı, bakmadım neydi onlar diye…
Geçmişimden de bir parça kalsın istemiyordum.
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.
Bakmadım, merak da etmedim.
Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.
Kıskançlığımı çıkardım.
Meğer ben ne az kıskançmışım.
Çok kolay oldu.
Sevindim…
Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.
Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum…
Sıra korkularıma gelmişti.
Çıkarmaya bile korktum önce.
Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır,
İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.
Yerini, toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.
Eee… ne de olsa iyi bakmıştım onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip, endişelerimle sulamıştım.
Mutluluklarımı , ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an. Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onları düşünüp birer umut daha ekseydim, almadan verip, beklemeden sevseydim…
Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım, böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.
Çok zorlandım korkularımla.
Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi.
Kenetlenmişlerdi adeta.
Ama onları da sevgiyle çıkardım.
Bir bebek şefkatiyle , öperek, severek, okşayarak…
Ve onları yaşamaktan, hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan,
pişmanlık duymadan çıkardım…
Kızsaydım onlara, bağırıp çağırsaydım.
Yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.
Güzel kokular geliyor içimden…
Saçlarım hep parlak gibi dururdu ama parlak değilmiş.
Ellerim her zamankinden daha yumuşak,
Tenim hiç olmadığı kadar duru,
Bir su gibi sesim…
Temizlik yaptım bugün.
Bahar temizliği…
Neşe ektim, hoşgörü, güven, sevgi ektim…
Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylaşmayı ektim.
Sağlık ektim, bol sıhhat.
Korkusuzlukları ektim alabildiğine.
Saatlerce ektim korkusuzluğu
Çılgınlık ektim, doğallık.
Sonsuzluk…
Bağışlama ektim.
Aşk ektim her hücreme.
Coşku, heyecan, sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana.
Kabullenme ektim.
Baş eğme değil
Olduğu gibi kabullenme
EDWARD MORRISON

Unutma sen herkesten daha değerlisin. Kendini sev yeter…

22049883_1520292728065691_7172458120236906054_n[1]

 

Miden ağrıyorsa; Yaşamında olan herşeyin senin en yüksek hayrına olduğunu bil ve sevgiyle hazmet
Boynun ağrıyorsa; olaylara farklı açılardan bakıp pozitif taraflarını görmeye çalış, Şimdiki bakış açın doğru olmayabilir inadı bırak
Belin ağrıyorsa; paraya olan kötü bakış açını farkedip değiştir
Ayak ve bacakların ağrıyorsa:
Sol taraf için ; geçmişle bağlarını kopartıp geçmişte yaşamaktan vazgeç
Sağ taraf için ; gelecekten korkma, kendi geleceğin için ÖZ’e ve akış’a güvenin!!!
Başın ağrıyorsa; değersizlik duygunun farkına var, kendini önemse!
Geceleri uykunuzda dişlerinizi gıcırdatıyorsanız; biriktirdiğin öfkeleri serbest bırak!
Gözlerinde bozukluk ve ağrı varsa; görmen gereken neyi inatla görmek istemiyorsun farkına var ve görmeyi seç
Kulaklarında ağrı varsa ve duyma bozukluğu yaşıyorsan, inatla kendini etrafın ve iç sesine kapatma, duymayı seç, o seslerden sana mesaj var unutma!
Regl ağrın varsa; dişiliğini ve bunun sana sunduğu avantajları sevgi ile kabul et
Sırtın ağrıyorsa; suçluluk duygusundan vazgeç!
Omuzların ağrıyorsa; başkalarının yüklerini, sorumluluklarını taşımaktan vazgeçmenin zamanı gelmiş de geçiyor bile!
Boğazınız ağrıyorsa; kendini sevgiyle ifade etmeyi seç, çekingenlikten vazgeç
Alerjin varsa; kendi gücünü reddetmeyi bırak.Kime alerjin olduğunu düşün! ve serbest bırak
Diş ağrın varsa; kararsızlığı bırakma vaktin gelmiş demektir.
Bağırsaklarında problem varsa; ihtiyaç duymadığın şeyleri atmanın zamanı geldi de geçiyor…
Kalbin ağrıyorsa; içerisi üzüntü ve beklentilerinin karşılanmamasıyla doludur. Bütün bu duyguları silkin ve denize dök. Unutma sen herkesten daha değerlisin. Kendini sev yeter…
(alıntı)

Hangi Kapıdan Girmek İsterdiniz? Hayattaki Yolunuzu Size Söyleyecek Olan Kapı Testi

 

kapi-kisilik-testi[1]

 

Yukarıdaki kapıları iyice inceleyip aralarından birini seçtiyseniz, aşağıdaki listeden anlamına bakınız;

1 Numaralı Kapı

Sizin yolunuz özgürlükçü ve size özgüdür. Diğer insanların kısıtlamalarından ve yaftalamalarından hoşlanmıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, kendinize özgü kişiliğinizi ve farkınızı gösteriyorsunuz. Bu uğurda yalnız vakit geçirmekten de geri durmuyorsunuz. Ayrıca aceleci değilsiniz ve varılacak yerden çok yolda öğrenilen şeylerin kıymetli olduğunu düşünüyorsunuz.
2 Numaralı Kapı

Eğer bu kapıyı seçtiyseniz, siz yalnız bir yolcusunuz. İçgörüsü yüksek, dünya hakkında düşünen, okuyan ve gözlemleyen birisiniz. Kendi düşüncelerinizle gerçeğe ulaşmanın en doğru yol olduğunu düşünüyorsunuz. Ayrıca gereksiz arkadaşlıklardansa, yalnız kalmak size daha mantıklı geliyor. Bu yüzden tek kişinin  ancak yürüyebileceği bu orman patikasını seçtiniz. Ancak yakınlık kurduğunuz kişilere karşı da oldukça sevgi dolu ve sadık olduğunuzda yadsınamaz bir gerçek.
3 Numaralı Kapı

Sizin hayat yolunuz oldukça renkli ancak bir o kadar da çetin. Sonbaharın güzellikleri arasında bir manzara açılan bu kapıyı seçmeniz, hayatın tek bir yönden ibaret olmadığının farkında olduğunuzu ve bazı insanların kaçtığı hayat gerçeklerini göğüslediğinizi gösterir. Her kötü olayın iyi bir sonuca varacağına olan inancınız sizi güçlü kılan yegane özelliğinizdir. Bu kapıyı seçenler genellikle hayatlarında belli başlı zorluklar yaşamış kimselerdir.
4 Numaralı Kapı

 

Gece karanlığında boş bir sokağa açılan bu kapıyı seçmeniz, bilinmeyenden, ıssız olandan ve keşfedilmemiş şeylerden zevk alan araştırmacı ve kendini geliştirmeye hevesli bir ruh olduğunuzu işaret etmektedir. Gittiğiniz yolun kesin bir sonucu olmasa dahi, bu yolda öğrenip kendinize katacaklarınızın sevinci sizi mutlu eder ve bu sebeple hayata karşı güçlü bir yapıya sahipsiniz. İşte tam da bu sebeple listede yer alan tek gece manzarasını seçtiniz.
5 Numaralı Kapı

Temiz ve huzurlu gözüken bu yolu seçmeniz, hayatta bazı sebeplerden ötürü çok mücadeleler verdiğinizi, sizi üzen kişiler ya da olaylar yüzünden artık huzurlu bir gelecek dilediğinizi işaret eder. Geçmişte anlaşılmaz, ikiyüzlü, içten pazarlıklı ve benmerkezci kimselerin karmaşık iç dünyalarından çok çektiğiniz için dingin ve rahatlatıcı bir yolun özlemi içerisindesiniz ve hayatınızı artık buna göre şekillendirmeyi diliyorsunuz.
6 Numaralı Kapı

Karlı ve yalnız bir manzaraya açılan bu kapıyı seçmeniz, yalnız vakit geçirmeye ve kafa dinlemeye olan ihtiyacınızı su yüzüne çıkarmaktadır. Tüm teknolojiden ve iletişim araçlarından uzakta tek başınıza bir fincan kahve veya çay eşliğinde vakit geçirmek gibi sakinleştici aktiviler size çok çekici gelebilir. Bunun sebebi insanlardan hoşlanmamanız yada nefret etmeniz değil, tüm seslerden uzak sadece kendinizle baş başa vakit geçirmeye ihtiyaç duyuyor olmanızdır.

http://filoji.com/hangi-kapidan-girmek-isterdiniz-hayattaki-yolunuzu-size-soyleyecek-olan-kapi-testi/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Erkekler Böyle Bir Durumda Ne Yapar?

manken-resimleri[1]

 

Erkeklerin gidip kendilerine bir eş bulabilecekleri bir mağaza açılmıştır.
Mağaza 5 katlıdır ve her kat çıkıldıkça, kadınların özellikleri de yükselmektedir.

Mağazada sadece tek bir kural geçerlidir:
Herhangi bir katın kapısından içeri giren erkek, o kattan alış-veriş etmek zorundadır ve eğer bir üst kata çıkmak isterse, tekrar aşağı katlara inemez.

Bir gün bir grup erkek arkadaş, kendilerine kız seçmek için mağazaya gider,
Ve,
1.KAT: Kapıda şunlar yazılıdır:
“Bu kattaki kadınların çalışacak bir işleri var ve çocukları da severler.”
Erkekler yazıları okur ve şöyle derler:
“Eh, hiç yoktan iyidir ama bir de üst kata bakalım.”
2.KAT: Kapıda yazılanlar:
“Buradaki kadınların iyi bir işleri var, çocukları severler ve son derece güzellerdir.”
Erkekler :
“Hımmmm hiç fena değil ama acaba bir üst katta ne var?”

3.KAT:
“Buradaki kadınların çok iyi birer işleri var, çocukları severler, son derece güzeldirler ve ev işlerine de yardım istemezler.”
Erkekler :
“Aman Allah’ım, çok etkileyici ama yukarıda başka katlar da var.”
4.KAT:
“Buradaki kadınların işleri çok iyi, çocukları çok severler, gayet güzel olup, ev işlerine yardım edilmesini istemezler ve ayrıca son derece cazibelidirler.”
Erkekler şaşkınlıktan yutkunmaya başlarlar:
“İnanılmaz, bir üst katta bizi neyin beklediğini bir düşünün!”

Ve bir kat daha çıkarlar…
5.KAT: Şunlar yazmaktadır:

“Bu kat boştur ve sadece erkekleri memnun etmenin mümkün olmadığını kanıtlamak için konmuştur. Çıkış soldadır!!!”

http://filoji.com/erkekler-boyle-bir-durumda-ne-yapar/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şeker ve şekerli tatlı tüketiminin insan vücudunda sebep olduğu tahribatlar ve hastalıklar şunlardır:

asiri-seker-tuketmek[1]

 

Şeker ve şekerli tatlı tüketiminin insan vücudunda sebep olduğu tahribatlar ve hastalıklar şunlardır:
• Canlı organizmalardaki birçok sistemin fizyolojik çalışmasında bozulmaya neden olur.
• Vücudun mineral dengesini bozar.
• Krom eksikliğine neden olur.
• Bakır eksikliğine neden olur.
• Kalsiyum ve magnezyum emilimini bozar.
• Kanda E vitamininin miktarını azaltır.
• Kanda büyüme hormonu düzeyini azaltır.
• Protein emilimini engeller.
• Protein yapısına zarar verir.
• Proteinlerin vücuttaki rolünde kalıcı değişikliklere yol açar.
• Dokuların esnekliğini ve işlevini bozar.
• Enzimlerin fonksiyonlarını bozar.
• DNA yapısında zarara yol açar.
• Alkol gibi zehirleyicidir.
• Bağımlılık yapıcı bir maddedir.
• Alkolizme de neden olabilir.
• Vücut bağışıklık sistemini yıkar ve zayıflatır.
• Vücutta serbest oksijen radikallerin artmasına ve oksidatif strese neden olur. Serbest oksijen radikalleri, bütün dejeneratif hastalıkların, kanser ve yaşlanmanın temel nedenidir.
• Viral ve bakteriyel her türlü enfeksiyon hastalığına karşı korunmayı zayıflatır.
• Yaraların ve hastalıkların iyileşmesini geciktirir.
• Beyinde delta, alfa ve tetra dalgalarını bozar.
• Depresyona neden olur.
• Baş ağrısı ve migrene neden olur.
• Dikkatsizliğe neden olur.
• Şeker ve tatlı alımı azaltıldığında duygusal kararlılık artar.
• Görmeyi bozar ve körlük yapar.
• Miyop hastalığına (uzağı görememe) neden olur.
• Gözlerde katarakta neden olur.
• Tükürük asiditesini artırarak diş çürümelerine neden olur.
• Diş ve diş eti hastalıklarına neden olur.
• Besin alerjisine neden olur.
• Derimizdeki kollajen yapısını bozar ve ciltte kırışıklıklara neden olur.
• Erken yaşlanmaya sebep olur.
• Gebelikte kan zehirlenmesine neden olur.
• Yeni doğanda dehidratasyona yani bedenin fazla miktarda sıvı kaybetmesine neden olur.
• Çocuklarda hiperaktivite, anksiyete, konsantrasyon bozukluğu ve zayıflığına neden olur.
• Çocuklarda adrenalin seviyesinin ani artışlarına sebep olur.
• Çocuklarda egzamaya neden olur.
• Çocuklarda uyuşukluğa ve aktivite azalmasına neden olur.
• Okul çağındaki çocuklarda başarısızlık nedenidir.
• Çocuk felci riskini arttırır.
• Kadınlarda premenstürel sendromu (adet dönemi öncesi yaşanan sıkıntılar) daha kötü hale getirir.
• Erkeklerde estrodiol (doğal oluşan östrojenin en kuvvetli formu) seviyesini arttırır.
• Vücutta hormonal dengesizliğe neden olur. Bazı hormonlar az çalışırken, bazı hormonlar aşırı çalışır.
• İnsülin ve leptin direncini başlatır ve giderek artırır.
• Şeker ve tatlı tüketiminin ardından kan şekeri, kompleks karbonhidrat olan nişastadan, 2 – 5 kat daha fazla yağa dönüşür.
• Vücutta su tutulmasını arttırır.
• Yüksek yoğunluklu lipoprotein olan HDL’yi düşürür ve dejeneratif hastalıkların başlangıcı olan kan trigliseritlerini yükseltir.
• Kilo alma, şişmanlık ve obeziteye neden olur.
• Sindirilememiş kompleks karbonhidratlar nedeni ile oral glukoz tolerans testinde glukoz seviyesinin yüksek çıkmasına neden olur.
• Açlık şekerini yükseltir.
• Hipoglisemiye (kan şekeri düşmesi) neden olur.
• Diyabete (şeker hastalığına) neden olur.
• Obez hastalarda yüksek kan basıncına neden olur.
• Kalp, damar ve felç hastalıklarına neden olur.
• Sistolik kan basıncını arttırır.
• Kanın pıhtılaşmasını artırır ve damarların tıkanmasına neden olur.
• Aterosikleroz denilen damar sertliğine neden olur.
• Astıma neden olur.
• Akciğerlerde amfizeme neden olur.
• Karaciğer büyümesi ve yağlanmasının nedenidir.
• Safra taşına neden olur.
• Böbreği büyütür ve patolojik değişikliklerine neden olur.
• Böbrek taşlarına sebep olur.
• Böbrek üstü bezlerin fonksiyonlarını yavaşlatır.
• İdrar elektrolit dengesini bozar.
• Sindirim siteminin asiditesini artırır.
• Hazımsızlığa neden olur.
• Gastrik ve duodenal ülseri bulunan hastalarda tekrarlama sıklığında neden olur.
• Fosfataz adlı enzimi bağlar ve yok eder. Böylece sindirim işlemi zorlaşır.
• Besinlerin gastrointestinal sistemde ilerlemesini yavaşlatır, bağırsak
hareketlerinin 1 numaralı düşmanıdır. Kabızlık yapar.
• Kronik bağırsak hastalıklarından ‘crohn hastalığı’ ve ‘ülseratif kolit’ riskini artırır.
• Bağırsaklarda pamukçuk hastalığının nedeni olan ‘candida albicans’ın (mantar) kontrol edilemeyen üremesine neden olur.
• Dışkıdaki safranın ve kalın bağırsakta bulunan bakteriyel enzimlerin konsantrasyonunu artırır.
• Apandisit gibi tehlikeli bağırsak iltihaplanmasına neden olur.
• Hemoroit dediğimiz, basur hastalığına neden olur.
• Bacaklardaki varislere neden olur.
• Eklem ve tendonları hassaslaştırır.
• Kronik artrit hastalıklarına (eklem hastalıkları) neden olur.
• Gut hastalığına yakalanma riskini arttırır.
• Kemik erimesini (osteoporoz) başlatır.
• Mültipl skleroz hastalığına neden olur. Epileptik nöbetlere neden olur
• Alzheimer hastalığına neden olur.
• Parkinson hastalığı olan kişilerde şeker tüketiminin fazla olduğu görülmüştür.
• Her türlü kanser hücresini besler. Safra yolu kanserine yol açabilir.
• Mide kanseri riskini arttırır.
• Pankreasın yağlanmasına ve kanserine neden olur.
• Meme, yumurtalık, prostat ve kalın bağırsak kanserine neden olur.
• Şeker, şekerli tatlılar, meyve şekeri (sükroz), şurup ve pekmezlerin tüketilmesi akciğer kanseri için de ciddi risk faktörü oluşturur.”

Kaynak: Canan Karatay Diyet

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YILMAZ ÖZDİL’İN BU YAZISINI MUTLAKA Bİ OKUYUN!

sUsJLCP7_400x400[1]
Annaneniz öpülesi elleri parçalanırcasına, ovalaya ovalaya tarhana yaparken, siz, “Aman annane be, boş versene” deyip, marketten hazır çorba alıyordunuz ya… Annane rahmetli oldu ve siz, o tarhananın tarifini annaneden alıp, bir kenara yazmadınız ya… İşte o nedenle, siz, genetiği değiştirilmiş organizma yemekten kurtulamazsınız maalesef.
Ne verirlerse…
Onu yiyeceksiniz.
Kız evlat yetiştiriyorsunuz, en iyi okullara gönderiyorsunuz… Piyano çalıyor, İngilizce konuşuyor, Grammy alanları tek tek biliyor. Bilmeli… Ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp, limonata yapmasını bilmiyor! Yoğurdu çırpıp, ayran yapamıyor, ayran… İşte o nedenle, kızınız, genetiği değiştirilmiş meşrubat içmeye mahkûm maalesef… Torunlarınız da.
Zahmet edip sütlaç yapmadığınız için, kek yapmaya üşendiğiniz için… İçinde ne olduğunu bilmediğiniz gofretleri, mısır patlaklarını kemiriyor sizin oğlan! Hamur tutmayı, şöyle mis gibi ıspanaklı bi börek yapıp, çantasına koymayı bilmediğiniz için, hamburger bağımlısı oldu. Tahin-pekmezi “köylü işi”, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığınız için, daha 10 yaşında ayıya döndü, yuvarlana yuvarlana yürüyor, tıkanıyor, merdiven çıkamıyor.
Size zor geliyor ama, zor mu evde yoğurt yapmak? İstanbul’un güneşi müsait değil, anlarım, zor mudur İzmir’de, Antalya’da, Adana’da evde salça yapmak?
Şikâyet edip duruyorsun, içine katkı maddesi konuyor, zorla beyazlatılıyor diye… İster tam buğday unundan, ister çavdardan, hakikaten zor mudur evde ekmek yapmak? Bütün ailen kabız… Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağına, niye öğrenmiyorsun kabak tatlısı yapmayı?
Güya, çoluğunu çocuğunu düşünüyorsun, taze taze yesinler diye, pazara gidiyorsun… Eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tuttuğunda ezilen domateslere ağız burun kıvırıyorsun, hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyorsun… Ne işe yaradı senin pazara gitmen?
Kocanız da, bu satırları okuyup, size akıl verecek şimdi… Söyleyin ona, ukalalık etmesin, götürün aktara, hatmi çiçeğiyle zencefili birbirinden ayırt etsin, ondan sonra konuşsun!
Enginar, börülce, radika, cibes pişirmekten haberin yok; gazetelerin tiraj almak için kıçından uydurduğu kıçımın uzmanlarından fıldır fıldır brokoli tarifleri öğreniyorsun… Brüksel lahanası yiyerek mi AB’ye gireceğini sanıyorsun?
Çin’den bal getiriyorlar mesela… Taaa Arjantin’den, Meksika’dan bal getiriyorlar. Neymiş efendim, içinde genetiği değiştirilmiş organizma olabilirmiş falan… İçinde tavuk ibiği, maymun kulağı olmadığına şükredin! Ben iddia ediyorum… Kaşla göz arasında frankeştayn ürünlere kapıları açan arkadaşlarla, Amerikan çiftçilerinin avukatı profesörlerimiz, sırf karakovan balına sahip çıksa, her şey yoluna girmeye başlar…
Uzatmayayım.
Mutfak genetiğimizi kaybettik biz.
Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNA’sını değiştirdi!
Hurrraaa diye köyden kente göçerken, dışarda tıkınmayı şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi, zenginleşme zannettik.
Dolayısıyla, ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz…
Ya da ne verirlerse onu yiyeceğiz.
*
Yılmaz ÖZDİL

Her Gün Karabiber Tüketirseniz Bakın Vücudunuzda Neler Oluyor

23092016105530[1]

 

Evinde karabiber olmayan var mı?
Bilmediğiniz şey ise karabiberin sağlımıza olan yararları.
Karabiber vücudunuz için çok faydalı.

 

Karabiberin içinde piperin isminde bir madde bulunuyor. Bu bileşen kullandığınız ilaçların emilimini hızlandırıyor.
En iyisi de piperinin etki etmesi için tüketmeniz gereken karabiber miktarının fazla olmaması.
Karabiberi ise hazır almak yerine kendiniz çekmelisiniz.
İşte karabiberin bilinmeyen beş faydası:
1- Sindirim sistemi bozukluklarını önler
Karabiber, mide asidi salınımını dengeler ve bağırsaklarda iltihap önleyici görevi görür. Ülser riskini de azaltır.
2- Ağrı kesicilerin etkisini arttırır
Karabiberde bulunan piperin isimli madde ağrı kesicilerin etkisini arttırır. Böylelikle daha az dozda ağrı kesici alabilirsiniz ve daha az yan etkiyle karşılaşırsınız.

3- Diş sağlığı için iyidir
Yine piperin, dişeti sağlığı için önemlidir. Dişetlerini sağlığına kavuşturarak diş kaybını önler.
4- Besinlerin emilimini sağlar
Piperin, sindirim sistemi için çok önemlidir. Vitamin ve minerallerin emilimini arttırır. Vücudunuza daha fazla B,C vitaminleri ve selenyum alırsınız.
5- Zerdeçalın etkili şekilde emilimini sağlar
Zerdeçalın içinde bulunan kürkümin maddesi vücudumuz için çok önemlidir. Ancak vücudumuz kürkümini kendi başına ememez. Karabiber de buraya devreye giriyor ve emilimi sağlıyor. Yemek yaparken zerdeçal ve karabiberi bir arada kullanın.
Herkesin evinde mutlaka karabiber vardır ancak yukarıdakileri okuduktan sonra eminiz ki daha fazla karabiber tüketeceksiniz.

Kaynak: newsner

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsana Bir Başınalığını Hatırlatan Yazar Charles Bukowski’den 11 Söz

CharlesBukowski_640x320[1]

1. En zor günümde tek başıma kahkaha atmaya başladığımdan beri, kimsenin varlığına ihtiyaç duymuyorum.
2. Benim hayatım, benim seçimlerim, benim hatalarım, benim sorunlarım, benim yalnızlığım; Yani özetle sizi ilgilendirmez.
3. En büyük acı, başkaları ile paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.
4. Üzülme evlat, kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki.
5. Yalnız olmak, yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.
6. Anladım ki, hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.
7. Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini ,ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz ,işte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
8. Benim için dünyanın en güzel manzarası, içinde yalnız olduğum bir odanın kapalı kapısıdır.
9. Acı olmasa şair ne yapar? Daktilo kadar elzemdir şair için acı.
10. Yaşam felsefemi sordular cevapladım: “Sonsuza dek yaşayacakmış gibi düşün, yarın ölecekmiş gibi yaşa.
11. Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.
http://filoji.com/insana-bir-basinaligini-hatirlatan-yazar-charles-bukowskiden-11-soz/

İnsana Bir Başınalığını Hatırlatan Yazar Charles Bukowski’den 11 Söz

 

 

1. En zor günümde tek başıma kahkaha atmaya başladığımdan beri, kimsenin varlığına ihtiyaç duymuyorum.
2. Benim hayatım, benim seçimlerim, benim hatalarım, benim sorunlarım, benim yalnızlığım; Yani özetle sizi ilgilendirmez.

3. En büyük acı, başkaları ile paylaşmaya cesaret edemediğin acıdır.
4. Üzülme evlat, kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki.

5. Yalnız olmak, yanlış yerde ve yanlış bir kalpte olmaktan iyidir.
6. Anladım ki, hayatında birinin olmaması değil, birinin hayatında olamamakmış yalnızlık.

7. Ne zaman ki en sevdikleriniz yanıltır sizi,ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini ,ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz ,işte o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.
8. Benim için dünyanın en güzel manzarası, içinde yalnız olduğum bir odanın kapalı kapısıdır.

9. Acı olmasa şair ne yapar? Daktilo kadar elzemdir şair için acı.
10. Yaşam felsefemi sordular cevapladım: “Sonsuza dek yaşayacakmış gibi düşün, yarın ölecekmiş gibi yaşa.

11. Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.

http://filoji.com/insana-bir-basinaligini-hatirlatan-yazar-charles-bukowskiden-11-soz/