BAŞ AĞRISINDAN 5 DAKİKA HİÇ İLAÇ KULLANMADAN KURTULMAK MÜMKÜN! AKUABASINÇ YÖNTEMİ SİZE ÇOK İYİ GELECEK!

BAŞ AĞRISINDAN İLAÇSIZ KURTULMA YÖNTEMLERİ

 

Akubasınç adı verilen bu yöntemle baş ağrınızdan hap kullanmadan kısa bir sürede kurtulabiliyorsunuz. Akubasınç (Accupressure) bir masaj çeşididir. Özel tıbbi bilgiler gerektirmeden uygulanabilir bir aküpunktür ve refleks tedavi biçimidir.

Akubasınç noktalarına nasıl masaj yapılır?

Öncelikle rahat bir pozisyon alın ve rahatlayın. Bu masaj çok zaman almaz: HER GÖSTERİLEN NOKTAYA ortalama olarak 30 saniyeden 1 dakikaya kadar bir süre yeterli olacaktır.

Baş ağrısından kurtulmak için 6 temel nokta mevcuttur:

Nokta 1)Üçüncü gözün veya Yintang’ın noktası, burun köprüsünün alına girdiği yerde kaşların arasında yer alır. Bu nokta göz yorgunluğunun giderilmesinden sorumludur.

yintang-horz[1]

 

Nokta 2)Bu noktalar burun deliklerinin iki yanında gözlerle aynı hizada bulunurlar. Onları bulmak için, elmacık kemiklerinin alt kısmında bir çukur hissedin. Sinüs açmaya, baş ağrısını ve diş ağrısını azaltmaya ve stresden kurtarmaya yardımcı olur.

nokta_2-horz[1]

Noktalar başın arkasında, ortada, kulak ile omurganın başlangıcında bulunur. Bu noktalara masaj yapmak, burun tıkanıklığını, gözlerde ve kulaklarda ağrıyı, şiddetli baş ağrısını gidermede ve migreni hafifletmeye yardımcı olur.

Nokta 3)Shuai gu noktaları, saç çizgisinin başlangıcından 2-3 cm uzaklıktadır. Bu noktayı bulmak için küçük bir çukur hissedin. Bu bölgeye uygulanan basınç, temporal bölgedeki ağrı ve göz yorgunluğunu hafifletir.

nokta--horz1[1]

Bu simetrik noktalar başparmağı ve işaret parmağı arasındaki elin arkasında bulunur. Bu bölgeye uygulanan basınç da sırt ağrısı, diş ağrısı ve boyun kaslarındaki gerginliği hafifletir.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: Hayat Mutfakta

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çinlilerin Bin Yıllık Mucizesi: Her Gün Bir Kaşık Yemek Hastalıkları Uzak Tutuyor

1-50[1]

Çinlilerin alternatif tıp önerilerini ve reçetelerini duymayan yoktur. İnanılmaz güzel şifalı çaylar, karışımlar, otlar ve daha niceleri…. Ancak çok basit iki malzemeyi karıştırıp her sabah aç karna yemek vücuda neler sağlıyor neler…
Karışım için ihtiyacınız olan tek şey bal ve tarçın!
Bağışıklık sistemini güçlendirir
Her sabah yediğiniz takdirde bağışıklık sistemini güçlendirir ve sizi hastalıklara karşı korur. Bunun için bir çay kaşığı bala yarım çay kaşığı tarçını karıştırıp yiyebilirsiniz.
Gribi önler
Gripken de yukarıdaki karışımı uygulayabilirsiniz ancak her sabah bir çay kaşığı bal taçın karışımı sizi gripten korur.
Yüksek kolestrolü düşürür
1 fincan istediğiniz bir bitki çayına 2 yemek kaşığı bal ve 3 çay kaşığı tarçın ilave edin. Çayı içer içmez kolesterol seviyenizde yüzde 10’luk bir azalma olacaktır.
Safra kesesi enfeksiyonunu tedavi eder
Sıcak suya 1 çay kaşığı bal ve 2 yemek kaşığı tarçın ekleyin. Safra kesesindeki mikropları yok etmek için her gün bu karışımdan için.
Soğuk algınlığını yok eder
Soğuk algınlığı yaşıyorsanız 3 gün boyunca 1 yemek kaşığı bal ve 1/4 çay kaşığı tarçını karıştırıp 3 gün boyunca günde 3-4 kez yiyin. Soğuk algınlığı, burun tıkanıklığı ve öksürüğü geçirmek için çok iyidir.
Akne ve sivilceleri yok eder
Bal ve taçın karışımını maske olarak da yüzünüze uygulayabilirsiniz. Sabahları akne ve sivilcelerinizin üzerine sürün ve ardından soğuk suyla yıkayabilirsiniz.
Kilo vermeye yardımcı olur
Bir bardak sıcak suya bir çay kaşığı bal ve yarım çay kaşığı tarçın koyun. Her sabah uyanır uyanmaz için.
Mide ağrısını geçirir
Balın sakinleştirici ve onarıcı etkisiyle tarçınla yapılan bu karışım mide ağrılarına ve ülsere iyi gelir.
Artriti önler
Bir bardak sıcak suya 2 yemek kaşığı bal ve 1 çay kaşığı tarçın ekleyin. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kere bu karışımı içerek kronik artriti önleyebilirisiniz.
Kalp rahatsızlıklarının önüne geçer
Bal ve tarçını macun kıvamı elde edene kadar karıştırın. Bu karışımı sabahları kızarmış ekmeğe sürerek yiyin. Tıkalı damarları açmaya, kötü kolestrolü düşürmeye ve kalp krizini önlemeye yardımcı olacaktır.
kAYNAK: KADINLAR DÜNYASI

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çinlilerin Bin Yıllık Mucizesi: Her Gün Bir Kaşık Yemek Hastalıkları Uzak Tutuyor

Çinlilerin alternatif tıp önerilerini ve reçetelerini duymayan yoktur. İnanılmaz güzel şifalı çaylar, karışımlar, otlar ve daha niceleri…. Ancak çok basit iki malzemeyi karıştırıp her sabah aç karna yemek vücuda neler sağlıyor neler…

Karışım için ihtiyacınız olan tek şey bal ve tarçın!

Bağışıklık sistemini güçlendirir
Her sabah yediğiniz takdirde bağışıklık sistemini güçlendirir ve sizi hastalıklara karşı korur. Bunun için bir çay kaşığı bala yarım çay kaşığı tarçını karıştırıp yiyebilirsiniz.

Gribi önler
Gripken de yukarıdaki karışımı uygulayabilirsiniz ancak her sabah bir çay kaşığı bal taçın karışımı sizi gripten korur.

Yüksek kolestrolü düşürür
1 fincan istediğiniz bir bitki çayına 2 yemek kaşığı bal ve 3 çay kaşığı tarçın ilave edin. Çayı içer içmez kolesterol seviyenizde yüzde 10’luk bir azalma olacaktır.

Safra kesesi enfeksiyonunu tedavi eder
Sıcak suya 1 çay kaşığı bal ve 2 yemek kaşığı tarçın ekleyin. Safra kesesindeki mikropları yok etmek için her gün bu karışımdan için.

Soğuk algınlığını yok eder
Soğuk algınlığı yaşıyorsanız 3 gün boyunca 1 yemek kaşığı bal ve 1/4 çay kaşığı tarçını karıştırıp 3 gün boyunca günde 3-4 kez yiyin. Soğuk algınlığı, burun tıkanıklığı ve öksürüğü geçirmek için çok iyidir.

Akne ve sivilceleri yok eder
Bal ve taçın karışımını maske olarak da yüzünüze uygulayabilirsiniz. Sabahları akne ve sivilcelerinizin üzerine sürün ve ardından soğuk suyla yıkayabilirsiniz.

Kilo vermeye yardımcı olur
Bir bardak sıcak suya bir çay kaşığı bal ve yarım çay kaşığı tarçın koyun. Her sabah uyanır uyanmaz için.

Mide ağrısını geçirir
Balın sakinleştirici ve onarıcı etkisiyle tarçınla yapılan bu karışım mide ağrılarına ve ülsere iyi gelir.

Artriti önler
Bir bardak sıcak suya 2 yemek kaşığı bal ve 1 çay kaşığı tarçın ekleyin. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kere bu karışımı içerek kronik artriti önleyebilirisiniz.

Kalp rahatsızlıklarının önüne geçer
Bal ve tarçını macun kıvamı elde edene kadar karıştırın. Bu karışımı sabahları kızarmış ekmeğe sürerek yiyin. Tıkalı damarları açmaya, kötü kolestrolü düşürmeye ve kalp krizini önlemeye yardımcı olacaktır.

kAYNAK: KADINLAR DÜNYASI

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Muhteşem Yeni Ay Olumlamaları… Sizin İçin… Mutlaka Okuyun…

18195147_1262906507155662_8969347429073075782_n[3]

19 Ekim Yeni Ayı’da diğer yeni aylar gibi hayatımızda büyütmek istediğimiz duygu ve düşünceleri hayatımıza katmamız için iyi bir zamandır.

Aşağıda hayatımızı kolaylaştıracak, güzel başlangıçları  çekecek 12 olumlama var. Bunları bu günden başlayarak önümüzdeki  hafta boyunca (19-26 ekim 2017) günde  iki defa sabah ve akşamları okuyun…

DEĞİŞİME İNANAMAYACAKSINIZ.

YAZMASI BENDEN YAPMASI SİZDEN…

1- Her Şeyin Üstesinden Gelebilirim ve Her Şeyi Halledebilirim

2- Enerji ve Neşeyle Doluyum

3- Kendimi Olduğum Gibi Kabul Ediyor ve Seviyorum

4- Sakinim, Huzurluyum ve Dinginim

5- Güçlüyüm

6- Bolluk ve Bereket Bana Akıyor

7- Şanslıyım

8- Sağlıklıyım ve Mutluyum

9- Her Türlü Hayırlı Kaynaktan Bana Para Yağıyor

10- Bütün Hayırlı Kapılar Önümde Açılıyor

11- Aşkta; Sevinci, Mutluluğu Ve Güzel Bir Beraberliği Yaratıyorum

12- Ben Her Şeyin En İyisini Hak Ediyorum…

Şifa Olsun,

Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnanılmaz Doğru… Mutlaka Yapın… Test: Bu Ağaçlardan Hangisi Size Daha Hoş Geliyor? Seçtiğiniz Ağacın Saklı Anlamını İyi Okuyun!

agac-secme-testi-full-1[1]

 

Size içdünyanız ve kişiliğiniz hakkında bazı ipuçları verecek olan göstergebilimsel test gerçekten çok basit. Tek yapmanız gereken aşağıdaki agaçlara şöyle bir göz gezdirdikten sonra fazla vakit harcamadan hangisinin altında oturmaktan daha çok keyif alacağınızı düşünmek. Ağaçlara bakmak için 15 saniyeden daha fazla süre harcamayın. Vereceğiniz kararın ani olması gerekmekte. Hazırsanız aşağıdaki tablodan ağaçları incelemeye başlayın;
1 numaralı ağacı seçtiyseniz;
Kendinizi geliştirmek için uğraşan, yaşadığı evren ve dünya hakkında yoğun meraka sahip ve sorular soran birisiniz. Bu özelliğinizle küçüklüğünüzden beri dikkat çekmiş olmanız gayet muhtemel. İnsanların sizi anlamadığını düşündüğünüz zamanlar çok olmakta. Bu sebeple insanlarla çokta kolay yakınlaşamıyorsunuz. Ancak yakınlaşmayı başardığınız insanlara karşı da oldukça içten ve eli açık oluyorsunuz. Kendinizi geliştirmeyi sevdiğinizden, farklı kitaplar okumaktan ve bilgilendirici web sitelerini takip etmekten hoşlanıyor olabilirsiniz. Size tavsiyemiz insanların sizi anlamayacağı düşüncesinden kurtularak kendinizi biraz daha açmanız.
2 numaralı ağacı seçtiyseniz;

Çevresindeki insanların daima güleryüzle andığı keyifli ve neşe veren bir insansınız. Bazen, duygusal yapınızdan ötürü siz böyle olmadığınızı düşünsenizde çevreniz sizi hep seviyor buna emin olabilirsiniz. Dürüstlüğe gerçekten önem veriyorsunuz. Özellikle kişisel ilişkilerinizde karşınızdaki kişinin dürüst olması sizin için çok önemli. Çünkü siz kendiniz çevrenize karşı hep dürüst ve doğrucusunuz ve aynısını diğer insanlardan da beklemektesiniz. Ancak diğer insanları kendiniz gibi iyi niyetli görme konusunda daha az aceleci davranın. Ummadığınız kişiler tarafından üzülebilir, hayal kırıklığına uğratılabilirsiniz.
3 numaralı ağacı seçtiyseniz;

Zeki ve mantıklı birisiniz. Düşünce şekliniz ve olayları düzgün analiz edebilme yeteneğinizle öne çıkmaktasınız. Arkadaşlarınız çoğunlukla bir konu hakkındaki fikirlerinizi sormak için size danışmakta olabilirler. Bu bilgili tavrınızı, kendi başınıza vakit geçirmekten hoşlanmaya borçlusunuz. İnternet üzerinde araştırmalar, yapıp yeni bilgiler öğrenmek, farklı kitaplar okumak size zevk veren aktivitelerdir. Bu sebeple yalnız vakit geçirmek sizin için sorun değil hatta tam tersi keyif vericidir. Ancak yine de kendinizi, bu duruma çok kaptırmamaya çalışmalısınız.
4 numaralı ağacı seçtiyseniz;

Olayların derinine inmeyi seven hatta felsefi bir yönü bulunan bir bireysiniz. Bu felsefi yönünüz duygusal bir aura ile kaplı olduğundan mantık ve duygusallığı birarada barındırabilen azınlıktansınız ve bu yönünüzle gerçekten de kendinize özgü bir yapıya sahipsiniz. Resim, sinema, tiyatro, edebiyat gibi alanlarda sanatsal eğilimlerinizin bulunması gayet yüksek bir ihtimal. Ancak bu içgörüsü yüksek karakteriniz bazı insanlara anlaşılmaz gelebilir. Bu yüzden bazı durumlarda diğer insanların huyuna gitmeniz ve onların anladığı dilden konuşmanız sizin açınızdan iyi olabilir.

5 numaralı ağacı seçtiyseniz;

Özgürlüğünüze düşkün ve içgüdüleriyle hareket etmeyi seven birisiniz. Tabi çoğu kez hayatın katı gerçekleri tarafından istediklerinizi yapmanız kısıtlanıyor ancak siz içinizdeki bu özgür parçanın kopmasına asla izin vermiyorsunuz. Sırf çoğunluk öyle istiyor diye kendi düşüncelerine ve isteklerine sahip çıkamayan kimseler size oldukça itici geliyor. Duygusal yönünüzde oldukça yoğun olduğundan kendi kendinize hislenerek, yanlız vakit geçirdiğiniz anlarda durduk yere duygulanmanız çok muhtemel. Böyle durumlarda derin bir nefes alarak kendinizi rahatlatın ve inancınızı kaybetmeyin.
6 numaralı ağacı seçtiyseniz;

İnsanlara karşı kibar ve sevecen birisiniz. Kolay kolay anlaşamadığınız birileri olmuyor. Özellikle de sevdiğiniz insanlara yardımcı olmaktan çekinmiyorsunuz. Ancak yine de dış dünyaya kapalı tuttuğunuz mantıkçı bir yanınız bulunmakta. Yalnız kaldığınızda kendinizi geliştiren şeyler, araştırmalar, okumalar vs. yapıyorsunuz. Hatta bu yönünüzü sizden başka kimsenin bilmiyor olması gayet muhtemel. İnsanları kırmamak için onlar hakkındaki gerçek düşüncelerinizi kendinize saklıyor ve onlara güleryüzle yaklaşıyorsunuz ancak şunu unutmayın ki, bazı durumlarda sizin fikirleriniz bu insanların hayatı üzerinde sandığınız gibi olumsuz değil tam tersi olarak olumlu etki yaratabilir.

http://filoji.com/test-bu-agaclardan-hangisinin-altinda-oturmak-isterdiniz-her-agacin-gizli-bir-anlami-var/

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Etrafınızdaki Bazı Kişilere Dikkat Edin: Hayatınıza Giren Bazı İnsanlar Size Bir Şeyler Öğretmek İçin Gönderildi

sanatsal-sarilan-cift[1]

Bu güzel dünyada, hayatınıza giren her insanın bir sebebi vardır. İster ilahi yolla olsun ister ibretlik olsun, herkes hayatınıza bir sebep için girer ve daima ortada daha büyük bir amaç vardır. Bazen biriyle tanışırsınız ve öyle bir şey olur ki ikinizin hayatı da bir anda değişiverir ya da bu insan her şeyi allak bullak eder. İster iyi ister kötü algılayın ama her rastlantı size en iyiyi sunabilmek için gelir.

Bu gibi farklı ilişki tipleri hayatınızı ilginç hale getiren ve değiştiren şeylerdir. Bazen birileriyle tanışırsınız ve bunu hayatınız boyunca yaşadığınızı veya tevafukun(eşzamanlılık) gücünü tecrübe ettiğinizi hissedersiniz. Eşzamanlılık(tevafuk), Carl Jung’un anlamlı rastlantıları açıklayan, evrenin bize yardım etmek için işaretler ve insanlar gönderdiği inancına sahip bir kavramıdır. Kimse kimseye tesadüfen gönderilmez
Böyle derin manaları anlamak sizi daha ileriye yol almanıza ve kendiniz hakkında daha fazla şey öğrenmenize yardımcı olur.

Eğer kendinizi yitik ve kafası karışmış hissediyorsanız hayatınızı tamamıyla değiştirebilecek insanlarla tanışmaya yakın olabilirsiniz. Belki onların gelişi size ilk bakışta pek fayda etmeyecek ve daha fazla acıya sebep olacak, belki siz de alışılmadık şekilde davranacaksınız ve ancak o kişiyle yollarınız ayrıldığında bir şeyler öğreneceksiniz, Unutmayın bu tecrübelerin hepsi sizi büyütmek ve tekrar kendi yolunuza koymak içndir.

Sebep
Hayatınıza giren insanın bir sebebi vardır ve bu sebep sizin içinizde saklı bazı şeyleri ifade edebilmenizi sağlamak içindir. Hayatınızda zor bir süreçten geçiyorsanız bazı ruhsal bağlantılar gelebilir ve size bu düşünceli anlarınızda çok yardımcı olabilir. Ancak bunun için işaretleri görmelisiniz. Kendi beyninizin içine tıkılıp kalmayın. Örneğin, otobüste yanınıza oturan ve konuşmaktan kaçındığınız o yaşlı teyzenin sizinle sohbet etme çabası, size yeni ufuklar açacak bir koridorun anahtarı olabilir…

Süre
Hayatınıza sadece bir süreliğine giren insanlar olacaktır. Hayatınıza belli süreliğine giren bu insanlar sizi uyandıracak kıvılcımı ateşleyecek kişiler olabilir ya da sizin iyiliğiniz adına takip ettiğiniz yolda size bariyerler koyabilir veya yeri geldi mi sizi durdurabilir. Genellikle bu enerjik bağ o kadar güçlüdür ki çok rahatlıkla hissedersiniz. Bu kişiler bir süreliğine hayatınızda kaldıktan sonra, giderler…
Ömür
Ömürlük ilişki çok özeldir, huzur içinde akar gider ve neşe verir. Sakindir ve çılgın enerjilere ya da telaşa gerek yoktur. Bu ilişkiler size hep iyi hissettirir ve iki taraf da hayat amaçlarına ulaşmak için birbirlerine hizmet ederler. Bu ilişki tipleri bir ömür sürer, çok nadirdir ve değerlidir. Bu bir aşk vasıtasıyla da olabilir, bir arkadaş hatta aile bile olabilir.
Bu gibi bağları tecrübe ederken, insanları etkilemenin en iyi yolu rahatlayıp, kalbinizi sevgiyle doldurmaktır.

Asla ilişkileri zorlamayın, akışına bırakın. Affedin ve karşılaştığınız herkese sevgi yollayın. Hiçbir şey tesadüfen yaşanmaz; her durum, her insan ve her tecrübe sizi olmanız gereken yere götürür. Ömürlük tabir edilen, bu kişilerle ilişkileriniz bu sebepl çok ama çok özeldir.

http://filoji.com/etrafinizdaki-bazi-kisilere-dikkat-edin-hayatiniza-giren-bazi-insanlar-size-bir-seyler-ogretmek-icin-gonderildi/

Yedi Numaralı Dükkanda Siz Ne Açarsınız…

d31e4bfe-15ca-41c0-aa92-1e211f42ff61[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 17 Comments »

CANLAR YOĞUN İSTEK ÜZERİNE KASIM AYI PROGRAMINDA UFAK BİR DEĞİŞİKLİK OLDU…18 KASIM CTESİ KENDİNİ SEV HAYATINI İYİLEŞTİR SEMİNERİ 10.00-18.00 ARASI PROGRAMA GİRDİ…REZERVASYONLARINIZI BEKLİYORUM.ŞİFA OLSUN…REZ.TEL.ANETTE 0536 798 68 68

Kasım 1

Sadece Bir ‘GÖZ’ Seçin! Bu Test Bilinçaltınızda Yatan Gerçek Kişiliği Ortaya Çıkaracak!

gözler[1]

Ne gördüğümüz, gördüğümüzden ne anladığımız her zaman kişiden kişiye değişen detaylar olmuştur. Nasıl baktığımız aynı yerde farklı şeyler görüyorsak, biz de insanoğlu olarak aynı gerçekliğin farklı detaylarıyız.

Psikolojide bilinçaltı; şuan mevcut olan farkındalıktan farklı olan, bilincin bir parçasıdır. Bilinçaltınız kocaman bir hafıza bankasına benzer. Kapasitesi neredeyse sınırsızdır. Maruz kaldığınız, tanıklık ettiğiniz, gördüğünüz her şeyi kalıcı olarak kaydeder. 21 yaşında bir insan o yaşa kadar 100 ansiklopedi bilgisi kadar içeriği hafızasında bulundurmuş olur.

Eğer teste hazırsanız, gerçekten dürüst olmanız gerek. Hadi bilinçaltınızda neler saklıymış birlikte görelim!

Hangi göz şekli sizin dikkatinizi çekmeyi başardı?

1. Tutku dolu bir insansın.

goz1

Yenilikleri seven, maceracı bir yapın var. Sürekli yeni bir hayata başlamaya ihtiyaç duyuyorsun, yerinde saymak seni çürümüş gibi hissettiriyor.

Geçmişin seni kovalıyor. Anılarından ve geçmişteki insanlardan kolayca kopamayan bir yapın var. Fakat geçmişini affetmeye ihtiyacın var. Ne olursa olsun ruhunu iyileştirmeye ihtiyacın var ve bunu affederek yapabilirsin. Çünkü sen değerlisin.

Hayallerinden vazgeçme, yeniden hayata başlamış gibi hissedeceksin.

2. Gizemli bir kişiliğe sahipsin.

goz2

Halihazırda bir sır küpü gibisin. Her şeyi kendi içinde yaşamayı seviyor, yaşamına ait detayları kendinde saklıyorsun. Yani sırlarla dolusun. İnsanlar seni tanıyabilmek için çabalıyorlar çünkü gizemli tavırların herkesin dikkatini çekiyor ve merak topluyorsun.

Fakat bu özelliğini dengelemeye ihtiyacın var. Karanlıktaki yalnız insan olmayı bırakmalısın. Biraz duygularını yüzünde taşımayı denemelisin. İnsanlarla kapalı ilişkiler yaşamak yerine samimi, açık olduğun ilişkilere de yakın olmalısın.

3. Dikkatleri üzerinde topluyorsun.

goz3

Doğuştan çekici bir insansın. Diğerlerinin ilgisini çekmen için çabalamana gerek yok. Çünkü auran o kadar yüksek ki, kimsenin seni fark etmemesine imkan yok. Çevrendeki insanlar senin yardımına ve senden fikir almaya ihtiyaç duyuyorlar. Çünkü enerjin o kadar yüksek ki onlar da senin yanında iyileşmiş hissediyorlar ve senden güç alıyorlar.

4. Derin bir ruha sahipsin.

goz4

Sana bir olay anlatıldığında içindeki detayları fark ediyor ve onları anlamlandırmakta zorlanmıyorsun. Yeni bir insanla tanıştığında o insanın derinliğini ve nasıl bir karaktere sahip olduğunu anlayabiliyorsun. Biraz empatik bir kişiliğin var ve bu sayede insanlar senin sezgilerine çok güveniyorlar. Zihnin bir maymun oradan oraya atlıyor ve asla boş durmuyor. Sürekli bir şeyler analiz ediyorsun.

Bazen kaybol hissedebilirsin. Bu derin bir ruha sahip olmandan kaynaklanıyor. Herkes gibi hata yapabilirsin. Bunun normal olduğunu kabul etmenin zamanı geldi. Fazla düşünmekten ve kendini yormaktan vazgeç. Kendini sev.

5. Kimsenin çözemediği bir bulmaca gibisin.

goz5

İnsanların hayatında bir soru işareti gibisin. Kendini doğru bir şekilde ifade etmekte zorlanıyorsun çünkü çok konuşmaktan hoşlanmıyorsun. İnsanlar seni çözemediklerini anladıkları anda pes ediyorlar ve sen de ne olduğunu anlayamadan insanların hayatından kopuşuna şahit oluyorsun.

Onların seni anlamadığını düşünüyor olabilirsin. Sadece biraz daha açık olmanda fayda var. İnsanlara olan güvensizliğin de senin onlarla olan iletişimini kısıtlıyor. Kendini serbest bırakmayı denemelisin.

6. Antika bir ruha sahipsin.

goz6

Kesinlikle şu zamanlarda daha da değeri artmış, antika bir ruhun var. Sanki daha önceden bu dünyaya farklı bir bedende gelmiş kadar tecrübeli ve bilge bir insansın. Gizemli ve insanları kolayca etkisi altına alan birisin. Herkes senin bu büyülü enerjine hayran kalıyor. Bazen öyle konuşmalar yapıyorsun ki senin bu zamana ait olduğuna inanmak imkansız.

Bazen kendine olan inancın sarsılıyor olabilir. Kendini kaybetmeden sakin kalmalı ve içindeki gerçek seni ortaya çıkaracak işlere yönelmelisin. Sana en iyi gelen ortamlarda bulunmaya gayret et ve gereksiz insanları hayatından çıkarmaya çalış.

7. Bir gece baykuşusun.

goz7

Adeta karanlık gecenin arkadaşı gibisin. Bir sürü bilgiye sahipsin ve onları en doğru çekilde değerlendiriyorsun. Her şeyin farkına çabuk varıyor, pratik çözümler üretiyorsun. Fakat insanlara bu özelliklerini göstermekten pek hoşlanmıyorsun.

İllüzyonistlik tam sana göre bir meslek. Birçok zor olayın içinden kolayca sıyrılıyorsun ve insanlar bunu nasıl başardığını çözemiyor. Aslında güçlü bir kişiliğe sahip olman senin olayların üstesinden kimsenin haberi ve yardımı olmadan gelebilmeni sağlıyor.

http://filoji.com/sadece-bir-goz-secin-bu-test-bilincaltinizda-yatan-gercek-kisiligi-ortaya-cikaracak/

Kendini değiştirmeye çalışma ve buna cürret edenlere de izin vermemelisin. Sen doğru bildiğinden vazgeçmemeye devam ettiğin sürece her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek güçtesin.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Huzuru Yakalamak İçin Kişisel Bir Alan Yaratın

su-kiyisindaki-kadin[1]
“Varacağınız yere değil, yola odaklanın. Yolculuğun bittiği yerde değil, yolculuğu yaparken zevk alacaksınız.” Bu sözün sahibi atlet Greg Anderson, bazen hedefler belirleyip hayatımız pahasına bu hedefleri takıntı haline getirdiğimizi hatırlatıyor. Bazen böyle durumlarda huzuru ve sakinliği yakalayacağımız kişisel bir yer bulmak işe yarayabilir.
Hayatınızı bir yolculuk gibi görmeyi deneyin. Genelde eğlenceli, keşiflerle dolu ve keşfedecek daha pek çok yerin olduğu bir yolculuk. Ancak bazen hayatta, her şeyin istendiği ya da planlandığı gibi gitmediği zamanlar olur.

Talihsiz olaylar çoktan gerçekleşmişse ve yapılacak bir şey kalmadıysa da bunları düzeltmek yine bizim elimizde. Bu amaç doğrultusunda, sizleri yazar Pilar Jerico’nun “personal spas” adını verdiği dünyaya davet ediyoruz. Daha fazlası için okumaya devam edin!
Kişisel alanların önemi
Kişisel alana sahip olmak çok önemlidir. Sorunlarınız artmaya ve kontrol edilmez hale gelmeye başladığı zaman onlarla nasıl yaşayacağınızı ve ruh halinizi bozmadan onlarla nasıl savaşacağınızı bilmek durumundasınız.
“Hayatta kalma sanatı; sorunları yok etmeye değil, onlarla yaşamayı öğrenmeye dayalıdır.”
– Barnard M. Baruch

Jerico, bir yazar, iş kadını ve sosyal medya insanı olarak bu konuda çok şey biliyor. Uzun profesyonel kariyeri süresince böyle durumlarla sık karşılaşmış birinin sözleri bu nedenle bizim için çok önemli.
Kişisel alanlar sayesinde, sorunlar büyümek için gerekli birer araç gibi görünebilir. Bu, bu tür çıkmazlara ilgi duyun anlamına gelmiyor ancak bunu içselleştirirseniz, sorunlarınızı çözmek için gereken enerjiyi bulabilir ve hatta bu durumu sizi güçlendirecek bir kuvvet gibi lehinize çevirebilirsiniz.
Pilar Jerico’nun kişisel alanı “personal spa”
Jerico’ya göre, kişisel alan; fiziksel veya duygusal olarak kuvvetinizi yeniden kazanabileceğiniz bir yer. Çatışmalardan sizi kurtararak eğlenceyi bulma arayışına girmek yerine, iç huzuru bulmanızı sağlayacak bir yeri aramak daha iyi. Jerico, 3 unsurun altını çiziyor:
Arkadaşlık
Jerico buna endorfin ürettiği için “arkadaşlık spa”sı adını veriyor. Kişisel alan buluşu, Oxford Üniversitesinden Katerina Johnson’ın yaptığı çalışmayı temel alıyor. Buna göre, endorfin acıyı azaltıyor ve morfinden bile daha çok etkiye sahip.

Sevdiğiniz ve sizi seven insanlarla beraber olmak iyi hissettirir. Bu yüzde zehirli arkadaşlıklar ve ilişkilerin bu alanın dışında kalması gerekiyor. Sizi gerçekten mutlu eden ve sorunlar karşısında arkanızda duran insanlarla vakit geçirmeniz gerekiyor.
İlgi alanı
İkincisi ise ilgi alanlarınıza yönelmek. Spor, el işi, okumak, sanat, film… Bütün bunlar kafanızı boşaltmak ve kaygılarınızdan uzaklaşmak için edinebileceğiniz aktivitelerdir.
Ve unutmayın, sorunlarla yüzleşmenize yardım edebilecek bir öğrenme deyimine sahip olabilirsiniz. İlgi alanları, yeni fikirler geliştirmenize ve olumsuzluklara karşı yeni yaklaşımlar edinmenize yardımcı olur.
Mekanlar
Son olarak, Jerico kendinizi iyi hissettiğiniz yerlerde olmanızı tavsiye ediyor. Doğada, en sevdiğiniz kütüphanede, dini bir alanda veya bir arkadaşınızın evinde mutlu hissediyor olabilirsiniz.

Sizi iyi hissettirecek kişisel bir alanda olmak ilham verici olabilir. Kendi evinizde bile küçük bir gizli yer yapabilirsiniz. Sırf yeri ya da ışıklandırması sayesinde size özel gelen bir yeri sığınağınız ilan edebilirsiniz.
“Gerginlik, olmanız gerektiğini düşündüğünüz kişi. Rahatlık ise olduğunuz.”
Çin Atasözü
Özetle, Jerico kişisel alanları sorunlardan kaçabilmek için kullandığınız bir yer değil, kısa bir mola vermek ve sakinleşmek için durup kendinize odaklandığınız bir yer olarak tanımlıyor. Bira uzaklaşmak sorunları çözmeyi kolaylaştıracaktır. Kısaca, her şey kötüye gidiyor gibi göründüğünde durumu sakinleştirmeye bakın. Sakin olun ve dengeyi yeniden kuracağınız bir yer bulun.

Kaynak: Aklınızı Keşfedin

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsan Psikolojisini Merak Edenlere: Mutluluk Üzerine Yapılmış 10 Psikolojik Araştırma

1)Mutluluk Tüm Vücüdumuzu Kaplıyor

10402521_1079318288744836_3561974261269414097_n[1]

Finlandiyalı araştırmacılar 701 katılımcıdan kızgınlık, korku, iğrenme, mutluluk, üzgünlük ve sürpriz gibi hisleri vücutlarında nerelerinde hissetiklerini boş vücut çizimlerinde boyamalarını istediler ve sonuçlar aşağıdaki gibi çıktı. Sarı duygularımızı en yoğun hissettiğimiz bölgeyi gösterirken, kırmızı daha azı, siyah hissizlik, mavi ve açık mavi ise çok düşük aktiviteyi gösteriyor.

İlginç olan ise insanlar mutlu hissettiğinde tüm vücutlarında aktivite olduğunu belirtmeleri. Belki de mutluluk bizi hayat için harekete geçiren bir şey!

2) Mutluluk genetik kodumuzu değiştiriyor.

Başkalarına yardım ederek mutlu olan insanların, antikor ve antiviral genleri daha etkin çalışıyor. Bu da başkalarına yardım eden insanların daha etkin çalışan bir bağışıklık sistemleri olduğu anlamına gelebilir!

3) Sosyal yardımlaşma insanları zor zamanlarda da mutlu ediyor

Amerika’da 2009 krizinden sonra birçok ailede hem anne hem de baba işsiz kaldı, borçlar arttı ve her haneye daha az para girmeye başladı. Peki aileler bu çöküşle nasıl başa çıktılar? Amerika’da 225 aile ile yapılan bir araştırma gösteriyor ki, zor zamanlarda birbirlerine destekte bulunan mahallelerin mutluluğu (örn. birbirine borç veren, birbirinin çocuklarını kollayan) diğerlerine göre daha yüksek. Yani, sadece finansal kapital değil, sosyal kapital de insanları mutlu ediyor.

4) İçe dönük olsanız da dışa dönük davranın

1923856_1079318278744837_5815825954894365547_n[1]

Amerika, Venezuela, Filipinler, Çin ve Japonya’da yapılan bir araştırmada, içe dönük ve dışa dönük kişilik tipindeki insanlardan bulundukları ortamda 10 dakika boyunca dışa dönük davranmalarını ve sonrasında nasıl hissettiklerini tarif etmeleri istendi. Sonuçlar gösterdi ki katılımcılar sadece 10 dakika boyunca dışa dönük davransalar bile sonrasında ruh durumlarını daha pozitif sözcüklerle tanımlıyorlar.
Amerika, Venezuela, Filipinler, Çin ve Japonya’da yapılan bir araştırmada, içe dönük ve dışa dönük kişilik tipindeki insanlardan bulundukları ortamda 10 dakika boyunca dışa dönük davranmalarını ve sonrasında nasıl hissettiklerini tarif etmeleri istendi. Sonuçlar gösterdi ki katılımcılar sadece 10 dakika boyunca dışa dönük davransalar bile sonrasında ruh durumlarını daha pozitif sözcüklerle tanımlıyorlar.

5)Mutluluk internette de bulaşıcı

Facebook’un milyonlarca kullanıcının duygularını manipüle ettiği için tüm Dünya’da oldukça eleştirilen araştırmasının sonuçları gösteriyor ki, hem mutluluk hem de mutsuzluk online mecrada bulaşıcı. Hatta ve hatta, mutlu etkileşimler mutsuzlardan daha çabuk ve hızlı yayılıyor. Bu, şu anlama geliyor: Facebook sayfanızda mutlu içerikler paylaşan arkadaşlarınız daha çok ise, sizin de mutlu içerik paylaşmanız ve (belki de hissetmeniz) daha olası.

6)Yaş aldıkça sizi mutlu eden şeyler değişiyor

19 ve 79 yaşları arasında 200 kişi ile yapılan bir araştırma gösterdi ki, genç katılımcılar mutluluklarını belirleyici olarak daha çok ‘sıradışı’ aktiviteleri belirtirken, yaşı ilerlemiş katılımcılar günlük aktivitelerden daha mutlu olabildiklerini belirttiler. Bu günlük aktiviteler, başka birinin mutlu yüz ifadesinden mutlu olmak, parkta yürümek ve aileleriyle vakit geçirmek gibi kolayca ulaşılabilecek ve para haramadan yapılabilecek aktivitelerdi.

7)Materyalist insanlar neden mutlu olamıyor

Para insanları mutsuz etmiyor, ancak materyalist bir zihin yapısına sahip olmak, paranız olsun olmasın, sizi mutsuz edecektir. Peki neden materyalist olmak insanları mutsuz ediyor?

Çünkü materyalist insanlar sürekli sahip olmadıkları bir şeyin onları mutlu edeceğine inanıyorlar, ve ellerindekinin değerini bilemiyorlar. Ayrıca son zamanlarda yapılan bir araştırma gösterdi ki, materyalist insanlar daha az şükran duyuyorlar, bu da onların genel olarak hayattan aldıkları tatmini düşürüyor.

Belki de hepimiz elimize kredi kartını alıp, bir sonraki harcamamızı yapmadan önce Epikür‘ün şu sözlerini hatırlamalıyız: “Sahip olamadıklarının acısını çekerek, sahip olduklarını mahvetme. Hatırla ki bugün sahip oldukların, bir zamanlar sahip olmak istediklerindi.”

8) İlişkilerin Gücü

Hepimiz lise yıllarımızı yad ederken unutulmaz arkadaşlıklarımızı hatırlarız. Yapılan bir araştırma gösteriyor ki, çocuk ve ergenler için de okul başarıları değil, okullarında kurdukları sağlam ilişkiler mutluluklarını belirliyor. Çocuğunuzun hem mutlu hem de başarılı olmasını istiyorsanız, akademik yönelim kadar kurduğu sosyal ilişkilere de önem verin.

9)Mutlu olmak için ne tür hedefler koymak gerekir

İnsanlar aslında onları mutlu eden hedefler hakkında yanılıyorlar. Bir psikolojik araştırmada katılımcıların bir kısmından ‘bir başkasını mutlu etmeleri’, diğer bir kısmından ise, ‘bir başkasını güldürmeleri’ istendi. Sonuçlar gösterdi ki, kendilerine daha somut bir hedef atanan grup (bir başkasını güldürme), isteneni yerine getirdikten sonra daha mutluydu.

10)Sıradan anlardan mutluluk duyabilmek

Bir araştırma 135 üniversite öğrencisinden bir zaman kapsülü yaratmalarını istedi. Bu zaman kapsülü, kapalı bir şişenin içine şunları koyarak yaratılıyordu:

Birisiyle yakın bir zamanda yaptıkları kısa bir sohbeti bir kağıt parçasına yazmak
En son katıldıkları sosyal etkinliği yazmak
Yakın zamanda yazdıkları bir ödevin bir parçasının kopyası
En sevdikleri 3 şarkının ismini bir kağıt parçasına yazmak
Araştırmacılar katılımcılara 3 ay sonra bu zaman kapsülünü açarken nasıl hissedeceklerini sorduklarında, katılımcıların çoğu bunu çok da önemsemediklerini belirtmişlerdi. Ancak 3 ay sonra kapsülü açmak için çağırıldıklarında, çoğu bir öncekine göre çok daha pozitif sıfatlarla hislerini tarif ettiler.
Bu araştırma gösteriyor ki, günlük olayların bizi ne kadar mutlu edebileceklerini oldukça azımsıyoruz.

Ve neden şimdiden kendi zaman kapsülümüzü yaratmayalım?

Kaynak: Anneler Kulübü

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vücudunuz Felç Geçirmeden Önce Sizi Uyarıyor – İşte Felç Geçirmek Üzere Olduğunuzun 8 İşareti

felç[1]
Yapılan araştırmaya göre ülkemizde her yıl 200 bine yakın kişi felç geçiriyor.

Yapılan iyileştirmeler sayesinde bu oran giderek azaltılırken hala yapılması gerekenler var.
Araştırma yapan kurumlara yapılan para bağışları hayati önem taşıyor. Her 50 kişiden 1’i felç geçirmeden 24 saat önce felç geçireceğinin işaretlerini görüyor.
Felç genelde beyin enfarktüsü veya beyin kanaması ile bağlantılı olarak görülüyor. Beyindeki sinir hücreleri damarlar yardımıyla aktarılan oksijen ve besinlerin sayesinde işlevlerini yerine getiriyor. Damarların beslediği beyinde oluşan bir pıhtılaşma sonucunda da beyin felci ortaya çıkıyor.
Beyin felci geçirmeden önce belirtiler kesin olarak görülmese de beyin felci geçiren birçok kişi, önceden belirtileri hissettiklerini söylüyorlar.
1- Yüksek tansiyon
Tansiyonu yükselenler değişikliği anında hissedemiyorlar. Yüksek tansiyon, beyin enfarktüsü ve beyin kanamasının en büyük belirtisidir.
Tansiyon yükselmesi sonucunda beyne giden damarlar zamanla daralıyorlar, şekilleri bozuluyor ve kan sızdırmaya başlıyor.
Mayo Clinic’in önerisine göre tansiyonunuz sürekli yükseliyorsa mutlaka bir doktora görünmeniz gerekiyormuş.

2- Boyun tutulması
Beyindeki damarlarda oluşan kanama boyun tutulmasına neden oluyor.
Eğer çenenizle göğsünüze değemiyorsanız ve başınız çok ağrıyorsa derhal doktora görünmeniz tavsiye edilir.
3- Ayak düşmesi
Ayak düşmesi veya kısmi felç gibi ayağınızı tamamen kullanamamanıza neden olan rahatsızlıklar, dizinizle bacağınız arasında köprü görevi gören sinirlerin hasar görmesi sonucunda oluşur ve felçle bağlantılıdır.
4- Şiddetli baş ağrısı
Herkes hayatının bir kısmında sıradan baş ağrıları çekmiştir.
Eğer başınız birden şiddetle ağrımaya başladıysa ve daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadıysanız, derhal doktora görünmeniz tavsiye edilir.
New York Times’da yazılanlara göre, şiddetli baş ağrılarının hemen ardından beyin felci geçiren insan sayısı bir hayli fazlaymış.

5- Kan şekeri düşüklüğü
New York Times’ın sağlık köşesinde belirtilenlere göre beynin belirli kısmında meydana gelen uyuşma beyin felcinin habercisiymiş.
Bunun farkına varmak biraz zor olabilir. Kafanızdaki kısmi ağrının ayrıca ayağınızı ve bacağınızı uyuşturduğu ve konuşmanızda aksaklık yarattığını aklınızda bulundurun.
6- Görme bozuklukları
Tek veya her iki gözünüzde de oluşan ani bozulmalar felç geçireceğinizin habercisi.

7- Omuz ağrısı
Çoğu olmasa da felç geçirenlerin az bir kısmı felcin hemen öncesinde omuzlarında şiddetli bir ağrı hissediyorlar.
8- Çabuk yorulma
Felcin habercisi olan son belirti de yorgunluk. Çabuk yorulan kişiler uykularında felç geçirebiliyorlar ve bilinçlerini kaybedebiliyorlar.
Eğer birinin felç geçirdiğinden emin değilseniz YKKZ testini deneyin.
Y= Yüz: Kişinin suratı öne düşüyor mu?
K: Kol: Kişi iki kolunu da havaya kaldırabiliyor mu yoksa bir kolunu daha mı güçsüz hissediyor?
K: Konuşma: Kişinin konuşmasında bir gariplik var mı?
Z: Zaman: Zaman çok önemli! Derhal ambulansı arayın!

Felcin kişiden kişiye değişen farklı belirtileri olduğunu ve felç geçirme riski olan birinin bütün belirtileri göstereceğine dair bir kesinlik olmadığını göz önünde bulundurun.
Yine de bu 8 belirtiyi göz önünde bulundurarak birilerinin hayatını kurtarabileceğinizi unutmayın!
Yazıyı paylaşmayı ve insanları konu hakkında bilinçlendirmeyi ihmal etmeyin.

Kaynak: Newsletter

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sundar Pichai’yi Google CEO’luğuna Kadar Getiren Hamam Böceği Teorisi

hamam-bocegi-teorisi-google[1]

 

Google CEO’su Sundar Pichai, geçmiş yıllarda, hayata, olaylara ve olaylara verdiği tepkiyi gözden geçirmesine sebep olup onu Google CEO’luğuna kadar taşıyan kafa yapısına kavuşmasına sebep olan Hamam Böceği Teorisi’ni şöyle anlatıyor;
Bir gün, sıradan bir restoranda oturuyor ve kahvemi yudumluyordum. Orada oturduğum esnada uçan bir hamam böceği aniden ortaya çıktı ve bir kadının üzerine kondu. Kadın, böceği görür görmez büyük bir panikle çığlık atarak zıplamaya başladı. Bir yandan panik içerisinde zıplarken bir yandan da elleriyle hamam böceğini üzerinden atmaya çabalıyordu.

 

Doğal olarak onun bu halini gören arkadaş grubuna da onunla birlikte paniğe kapılmaya başladı ve onlarda sağa sola sallanmaya başladılar. Bu esnada kadın, hamam böceğinden kurtuldu ve böceği üzerinden savurdu fakat ancak hamam böceği şimdi de gruptaki diğer kadınlardan birinin üzerine konmuştu!
Şimdi de gruptaki diğer kadın için büyük bir panik ve hengame başlamıştı. Ta ki garson ufukta gözükene dek. Hamam böceği diğer kadının da üstünden uçtu ve yardıma gelen garsonun üzerine zıpladı. Ancak garson diğerlerinden farklıydı. Sakince üzerindeki hamam böceğinin davranışlarını takip etmeye başladı.Sonunda hiçbir heyecan emaresi göstermeden hamam böceğini parmaklarıyla tutarak restoranın kapısından dışarı atmayı başardı.

Kahvemi içerken izlediğim bu garip olay aklımda tilkilerin dolaşmasına yol açtı ve başladım düşünmeye. Yaşanan tüm olayın ardından, acaba ufacık ve bilinçsiz bir canlı olan hamam böceği tüm bu çılgınlığın sorumlusu olarak gösterilebilir miydi? Eğer bu doğruysa garson neden diğerleri gibi rahatsız olmamış, sakinliğini korumuştu?
Diğer herkes paniğe kapılıp olayı çözemezken, garson sakinliğini hiçbir şekilde bozmadan olaya sakince yaklaşmıştı. Hayır, problem hamam böceğinde değildi. Problem, insanların hamam böceğinden duydukları rahatsızlığı yönetmekteki başarısızlığındaydı. Problem insanlardaydı. O zaman bunun sadece bu ilginç ve basit olayla sınırlı olmadığını, hayatın her alanında benzer durumların yaşandığını fark ettim.

 

Babamın, patronumun ya da karımın davranışları değil, bu davranışlardan duyduğum rahatsızlıkları kontrol altında tutamıyor olmamın beni rahatsız ettiğini anladım. Trafik sıkışıklığından yaşanan rahatsızlık da aynıydı. Trafik sıkışıklığı aslında beni rahatsız etmek için tek başına yeterli değildi. Ben trafik sıkışıklığının yarattığı rahatsızlık hissiyle baş edemediğim için bu olay canımı sıkıyordu. Aynı trafikte sıkışmış olmalarına rağmen “mutsuz” olmayan insanları başka ne açıklayabilirdi ki?

Problemin kendisinden ziyade benim probleme olan yaklaşımım, problemin hayatımda yarattığı kaosun gerçek sebebiydi. Başımdan geçen bu hikayeden anladım ki hayatta önüme çıkan olaylarda tepki vermeden önce durumu anlamaya çalışmalı, ardından tepki değil, anlamlı bir yanıt verebilmeliyim. O gruptaki kadınlar sadece tepki gösterdi, garson ise anladı ve bir “yanıt” verdi.

http://filoji.com/sundar-pichaiyi-google-ceoluguna-kadar-getiren-hamam-bocegi-teorisi/

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

AAtz6T0[1]

 

Limon suyu ve sarımsak mucizesi
2 litre limon suyu, 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak, ağzı sıkı kapanan koyu renkli veya üzeri kağıtla kapatılmış bir kavanoza karıştırılıp doldurunuz.

Sarımsak yıkanmadan ve ezilerek limon suyunun içine koyulacak, kavanozun kapağı sıkıca kapatılacak. 25 gün boyunca normal ılık bir yerde saklanıp her gün çalkalanacak. (sarımsaklar iyice erimiş olacak),Karışım içildikten sonra, kahvaltıya kadar (yarım-1 saat sonra) kahvaltı yapılacak. Mümkünse her sabah aynı saatte içilecek.

25 gün sonra kavanozu açıp her sabah kahvaltıdan yarım saat 1 saat kadar önce aç karnına yarım veya içilebiliniyorsa 1 çay bardağı içilecek. Kavanozun kapağı hep kapalı tutulacak, kavanoza asla su, şeker v.b. karıştırılmayacak, ancak çay bardağına aldığınız kısmına istenirse sulandırılıp içilebilinecek.

İkisi de ayrı ayrı sağlık deposu olan limon ve sarımsak bir araya gelirse ne olur dersiniz? İşte limon suyu ve sarımsağın beş kanıtlanmış faydası…

1- Tüm damar iltihapları (vaskülir) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor.

2- Kollestrol ve lipidi düşürüyor zararlı yağların yakılmasını sağlıyor,kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor, bu dönemde diyete dikkat etmek gerekiyor)Şekeri düşürüyor,pankreas’ın yenilenmesini sağlıyor.

3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinlik ve tüm dokulardan ödemi kaldırıyor.

4- Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.

5- Tüm romatizmal iltihabı önleyip, her tür romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor. Eklem düzeylerinin yenilenmesini sağlıyor. Ağrıları kesiyor.

6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerinin yenilenmesini sağlıyor. Sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını arttırıyor. Felçlere ve Vertigo’da fayda veriyor.

Kaynak: msn

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hayat Yavaş Yön Değiştiren Sürekli Akış Halidir

lanterns-lights-photo-hd-wallpaper-hd-walls[1]

Hayat Yavaş Yön Değiştiren Sürekli Akış Halidir
Yazar: Cem Şen –
20 Temmuz 2017
1.596 views
Bugünü değiştiremezsiniz!
Değiştiremezsiniz çünkü bugün geçmiş eylemlerinizin sonucudur. Hayat sürekli akan bir nehire benzer ya da manevra yapması zaman alan hareket halindeki bir gemiyi andırır. Hayatı ani yön değiştirmeye zorladığında bunu başaramaz ve hasarlara, en azından zorluklara neden olursunuz. Oysa insan hep bugünü değiştirmeye çalışır. Bu yüzden de şimdiki zamanda hissettiği duygular yüzünden aklı karışır. Şimdiki zamanda hissettikleri geçmiş eylemlerinin sonucu olduğu için şu an yaptığı eylemler ya da yatırımlar şimdiki zamandaki algılarını değiştirmez. Böyle olunca şimdiki zamanda yaptığı eylemin bir işe yaramadığını zanneder. Bu tıpkı göbekli bir insanın spor salonuna gidip kendini öldürerek agzersiz yaptıktan sonra aynadaki göbekli haline bakıp sporun bir işe yaramadığını düşünmesine benzer. Hayat yavaş yön değiştiren sürekli akış halidir.
Bugünü değiştirebilirsiniz!
Değiştirebilirsiniz çünkü şimdi hissettimlerimiz geçmiş eylemlerimizin sonucu olsa da bu deneyime vereceğimiz tepki şimdiki zamandaki irademiz, yani karmamız ile belirlenir. Karma, her tür iradi eylem anlamına gelir. İradi eylemlerin sonuçları iradi eylemi başlatan zaman akışını ve bu akışın muhatabı ya da sorumlusu (?) olan kişiyi etkiler. Hayatın akışını olumsuzdan olumluya değiştirmenin yolu şimdiki zamana tahammül etmek ve şimdiki zaman ile ilgili yorumumuzu değiştirmek ile olur.
Aynı şeyleri, onlara hep aynı tepkileri vererek değiştiremezsiniz. İlk olarak tepkilerinizi beklendik tepkilerden kurtarmalı, daha bilge tepkilere dönüştürmelisiniz. Örneğin kimse spor salonunda aynadaki göbekli insanı görmekten hoşlanmaz ama bu göbek geçmiş eylemlerin sonucudur. Buna katlanmalı, bunu bir üzüntü konusu yapmak yerine bir motivasyon aracına dönüştürmelisiniz. Şimdiki zamanda yaptığınız spor acı verici olacak ve şimdiki görüntünüzü değiştirmeyecektir. Eğer acıya katlanır ve devam ederseniz kısa süre sonra şimdiki zamandaki iyi eylemleriniz sonuç vermeye başlayacak. Sonuç almaya başlayınca aynadaki görüntünüzü biraz daha beğenecek, spordan biraz daha zevk alacaksınız. Her geçen gün spor daha zevkli olacak. Bir zamanlar uygulamakta zorlandığınız doğru eylem artık sizin için zevk verici ve daha az zahmetli bir eyleme dönüşecek. Bu sayede hayatınız yeni bir yön kazanmış olacak.
Elbette mesele kilo vermek değil. Bunu hayata ani yön değiştirtemeyeceğimizi ama şu anki yaklaşımızı değiştirerek ona yavaşça yön değiştirtebileceğimizi açıklamak için bir örnek olarak kullandım. Yine de hayatta öyle şeyler deneyimleriz ki olan biteni anlaması kilolu bir göbeği anlamak kadar kolay olmaz. Bazen karmik sonuçlar o kadar gizemli olur ki bu ızdırabı niçin çektiğimizi anlamayız. Acıdan kurtulmak için sağa sola saldırır çevremize ve kendimize zarar veririz. Kilo meselesi olsun gizemli bir karmik sonuç olsun aslında bir şey değişmez. Şu an deneyimlediğimiz şeye bir anlam, bir sebep bulalım ya da bulmayalım yapılacak şey onu kabul etmek ve ona tahammül etmektir. Ardından onu değiştirmek için şimdiki zamanda sonuç alamayacağımız doğru eylemlere başlamalıyız. Bu kararın kendisi bile şimdiki zamanda hissettiklerimizi değiştirecek, hayat nehrini yeni bir yöne doğru döndürmeye başlayacaktır.
Eylemlerinize dikkat edin. Eylemlerinize özen gösterin. Şu an yapacağınız hatalı ya da kötü bir eylemin hazzını alıp bedelini ödemeyebilirsiniz. Bugün yediğiniz o kocaman pasta dilimi bugün sizin için bir haz kaynağıdır ve bir anda göbekli bir insan olmanıza sebep olmaz. Bugün yaptığınız spor da belki acı kaynağıdır ve sizi bir anda atletik bir insana dönüştürmez. Sadece unutmayın ki kötü bir eylemin hazzını şimdi alır ama bedelini sonra ödersiniz. Haz veren her yanlış eylem geleceğe mutsuzluk borçlanmaktır. Bu sebeple iyi bir hayat yaşamak doğru eylemlerinize bağlıdır. Yanlış eylemin kalbinize sızmasına izin vermeyin. Yanlış eylemin şimdiki hazzı her zaman ona bedel ödemeden sahip olduğunuz yanılgısı ile el ele gider. İyi eylemlere yatırım yapın. Bir yanda iyi eylemler yapmayı sürdürürken iyi eylemlerinizin sonuçlarını almaya başladığınızda, kötü eylemle asla ulaşamayacağınız bereketli, mutlu ve bilge bir hayata kavuşacaksınız.

Yazan: Cem Şen

Kaynak: Derki