Eğer huzurlu ve mutlu bir ilişki istiyorsanız, toplumun size ezberlettiği bütün kriterleri boş verin.

iloş[1]

 

Birisi, bir başkası için, “benim için en doğru partner mi?” diye sordu.
Eğer huzurlu ve mutlu bir ilişki istiyorsanız, toplumun size ezberlettiği bütün kriterleri boş verin.
Yani mesela fiziksel özellikler, yaş uyumu, medeni durum, maddi durum filan.
Bunların hiç biri önemsiz değil, ama bir ilişkinin huzurlu ve mutlu olması için belirleyici değiller.
Eğitimlerden birinde, bulunduğu yaşta arzu ettiği evliliği gerçekleştirememiş, hoş bir doktor hanım vardı.
“Nasıl biri olmalı?” diye sorunca, aslında uyumlu birisinin yeterli olacağını, çok fazla kriteri olmadığını söyledi.
Ama sonra ekledi.
Boyu uzun olduğu için yanında kendisini kötü hissetmeyecek, seminer ve kongrelere gitmesini anlayışla karşılayacak, bu yüzden mümkünse meslekten bir adam.
Bir de açık renk gözlüleri seviyormuş, ama çok da sarışın olmamalıymış.
Gerdanında bir ben de istiyor muydu, soramadım.
“Hanımefendi” dedim, “yukarıda kitapçığı açtılar, 1.90 boyunda mavi gözlü esmer doktor aradılar, sonuncuyu 7 sene önce vermişler, kalmamış.”
Aslında 1.80 boyunda, kahverengi gözlü, sarışın bir mühendis onun için harika bir partner olarak hazırdı.
Ama öğrenmiş olduğu ve aslında yok zannettiği sınırlamalar yüzünden, o adamı göremiyordu.
En büyük sorun, ilişkinin devamlılığı beklentisi.
İnsanlar huzur ya da mutluluk yerine, neşeli anlar yerine, ilişkiyi uzun vadeli bir sermaye yatırımı olarak görüyorlar.
Hatta faiz, prim filan da istiyorlar.
Doğru insan, doğru sıralamayla şöyle olmalı.
Size şefkat ve özen gösterecek.
Güvenilir olacak.
Yanında sansürsüzce kendiniz olabileceksiniz.
Varken de, yokken de huzur verebilse çok daha iyi, ama asla huzurunuzu kaçırmayacak..
İlişki kurallarından yola çıkarsak, yanyanayken de, uzakken de beraber gülmeniz çok önemli.
Eğer neşe vermiyorsa, uygun partner de değildir.
Ve ilişkinin süresi ne olursa olsun, saygı duymadığınız bir partner kendinize saygınızı azaltacağı için, enerjinizi düşürür.
Doktor hanıma dedim ki, “bütün koşullanmaları bırakın.
Yaşı, boyu, medeni ya da ekonomik durumu önemli değil.
İlişkiler rasyonel hesaplı, stratejik hedefli, toplum standartları enstitüsünden onaylı, ya da mekanik bir robot gibi yapacağınız uzun vadeli yatırımlar değil.
Huzurlu ve mutlu bir ilişki dileyin yeter.
İçinde saygı, şefkat, özen, güven, huzur, ve hepsinden önemlisi neşe olsun.
Diğer bütün normlar, aslında size ait olmasalar da, kendinize koyduğunuz yapay sınırlar, ve kendinize söylediğiniz yalanlar.”
Ömürler uzasa da, dünyada az zaman geçiriyoruz.
Hayat güzel, ve tadını çıkaralım.
Hep söylenir, ölürken, yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan, özellikle toplum korkusu nedeniyle yapamadıklarımızdan pişman olacağız.
O sırada, kendimizi neden yıllarca boşuna hapsettiğimizi anlayamayacak, ve yaşarken kendilerini özgürleştirmiş olanları yargıladığımız için de üzüleceğiz.
Dikran Masis vasiyetinde mezar taşına “yaşamaktan öldü” yazılsın istemiş.
Yaşamadan ölmeyelim, öleceksek yaşamaktan ölelim.
Herkes hep huzurlu ve mutlu ilişkiler içinde, ve neşeli olsun.

Korkut KESKİNER

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s