ŞAMAN “ KORKAK OLMAK YAŞAMI DEĞİŞTİRMEZ ELİNİZ YANSA DA BAZI ACILAR YAŞAMALISINIZ “ DER.

Kam-Şaman[1]

 

ŞAMAN “ KORKAK OLMAK YAŞAMI DEĞİŞTİRMEZ ELİNİZ YANSA DA BAZI ACILAR YAŞAMALISINIZ “ DER.

Değerli Dostlarım…
Daha önceki yazılarımda Şaman hakkında geçen konularda Şaman’ın bir Din Adamı olmadığını özellikle vurgulayarak yazmıştım. Bir takım gruplar çeşitli kaynaklardan,
elde ettikleri bilgiler, ışığı altında, bunu temiz bir yürekle söylediklerini biliyorum.
Ancak; bu bilgi çok yanlış. Aynı “ ŞAMANİZM “ diye bir din olmadığı gibi, Şaman’lar da direk olarak din adamı değillerdir.
Şamanlar yazdığım diğer, yazılar da olduğu gibi, Mu Çocukları olarak Orta Asya ve başka kıtlara , Mu kıtasından ve Atlantis’ten koloni kurmak için ya da göç edenler ile birlikte çıktılar. Bu koloni ya da göç nedeni ile yola çıkanların arasında kesinlikle Tek tanrı inancında olan, MU insanı da vardı.

 

 

Peki, Şamanlar kim oluyordu?
MU KITASINDA kim nasıl eğitim veriyordu, ya da vermişti? Mu Kıtasından çıkan din adamları, nerede yetişmişlerdi?
Mu kıtası ile ilgili daha sonra 14.000 yıldan çok daha eskiler olarak vereceğim bilgiler içinde daha iyi anlayacaksınız. Ama daha önceki yazılarım da( Türklerin Kadim Tarihi ) bir parça açtığım ANA KÖK IRK da bahsettiğim gibi Eterik bir ırk Dünya’ya geldiği, artık çokta inkar edilen bir bilgi değil.

İlk Şamanlar, bazı özelliklerine sahip,Mu insanları arasından çok ufak yaşta“ TANRI YASASI OĞULLARI (bir’in oğulları)  RAHİPLERİ “ tarafından, seçildi. Bu çocuklar kadim ırkın ilkleri yani Eterik insanlar ile temasa geçtiler. Ufak yaştan itibaren toplumdan uzak olarak yaşadıkları yerde bu Astral ya da “ ETERİK “  insanlar tarafından yetiştirildiler.

 

Tüm bilgileri özel kodlamalar ile genlerine yazıldı. Daha sonra bu ilk rahipler Naacal tabletlerinde de yazdığı şekli ile, Mu kıtasında “ Bilgelik Okulları”  kurdular.
Bundan sonra ilk eğitilen bu Şamanlar, seçtikleri, özellikler taşıyan bu çocukları, toplumdan uzak bir yerde, kurulan “ Bilgelik Okulları”  çok ufak yaştan beri eğiterek Şaman yaptılar.Ve ilk şamanlardan itibaren bu bilgiler ile günümüze kadar genetik olarak gelmeye devam ettiler. Halen de babadan oğla geçen bir sistem içinde bu günlere gelmeye davet ediyorlar. Kısacası “ SONRADAN ŞAMAN OLUNMAZ ” . Olsa, olsa Gerçek bir şamanın kabul etti ise

“ ÖĞRETİCİSİ  ” olabilir.

 

PEKİ ŞAMANLAR NEDEN DİNİ TÖRENLERE DE BAZEN YA DA BAZI YERLERDE, ÖNDERLİK ETTİLER?  Ancak; Bu her Oba da olan bir konu değil. Şaman yaşadığı oba da ya da toplum da eğer bir din adamı yoksa, o zaman “ YARATAN ALLAH’A ”  herkesten daha yakın olduğu toplumca kabul edildiği  “ VE DİNSEL BİLGİLERİ “  olduğu için yönetir. Buna örnek vermek gerekirse İmam olmayan Köy de Dini bilgi ve vecibeleri iyi olan kişi İmam gelene kadar, köyde, imam vazifesini görür.
Kısacası Şaman “ BİLGE ADAM “ dır . Onun asıl görevi, karşı olduğu, büyüleri bozmak, yok etmek, hastalara bakmak, onlara yol göstermektir. Kendi yetiştirdiği “ ANA KADINLAR “  ile şifa vermek, semboller ile birlikte tılsımlar yapmak( tılsım asla büyü değildir ) , Şaman dini inançlar üzerinden hiçbir iş yapmaz,  Ruhlar ile konuşmaktır.
Astral ulaşımlar yapmak kadim bilgileri taşımak ve kadimler ile sürekli irtibat halinde, ( “ Kontrolü Şamanlara Verilmiş Pozitif Enerjinin “ )olmaktır.
Dünya da çoğalmasını sağlamak, pozitif insanları ( IŞIK İNSANLARI ) bir araya getirerek, Dünya’da ki negatiflerin bozmaya çalıştıkları dengeyi korumak onun başlıca görevlerinden biridir. Ve Unutulmamalıdır ki “ GERÇEK ŞAMANLAR BİNLERCE YILLIK EMANETLERİN SAHİPLERİDİR “. Yüksek enerjilerini o emanet ile kullanırlar.
Şaman hakkında vermiş olduğum bu bilgilerden sonra, bir Şaman’ın yaşamında olmazsa olmazları sizlere yazarak paylaşmaya çalışacağım.

 

ŞAMANIN YOLU NASIL BİR YOLDUR, GÜNE NASIL BAŞLAR

Her sabah gün doğmadan çok önce etrafında ki en yüksek tepeye çıkara ateşini yakan Şaman ve öğrencileri, doğacak yeni günü, var oldukları dünyada canlı cansız her şeyi yarattığına inandığı ve tek olduğunu kabul ettiği tanrıya yakarış ritüellerini yaktıkları ateşin etrafında yapar.
Bu yalvarış esnasından ŞAMAN çalan davul ve zil sesi ile sallanarak trans içinde olur.
Bu Trans içinde özellikle kartal olarak daha da yükselerek Yaratan Allah’a  daha yakın olmaya çalışır.
Şamanın yardımcıları ( Öğreticiler ) yapılan rütiel’in gereği olarak ateşin etrafında girdikleri trans hali ile ritme uyarak kadim şarkılarını söylerler.
Sabahın ilk ışıkları, “ Doğudan yükselen Güneş “ ile birlikte Dünya’ya vardığın da, o zamana kadar sönmüş ateşin karşısında oturan Şaman ayağa kalkar. Öğrenciler bu hareket üzerine şamanın arkasından toplanır.
Şaman ışığın getirdiği aydınlık ve Dünyayı ısıtan ilk sıcak teması yakaladığın da, o çoktan iki elini avuçları yukarı gelecek şekilde kaldırarak Yaratan Tanrı ya yüksek sesle “ Kendilerine yeni bir gün bağışladığı için “ teşekkür ederek minnetini sunar.

 

Bu nedenle, Şamanın yolundan, gitmek isteyen, kim olursa olsun, Şamanın güne başlama öğüdü olan  “ HER SABAH GÜNÜ YÜREĞİNİZDEKİ SEVGİ İLE SELAMLAYIN.” Sözlerini aklından hiçbir şekilde çıkartmamalıdır.

Her ne kadar aksi, çabuk sinirlenen ve çok detaycı, her şeyi merak eden ve sorgulayan, bir kişiliğe sahip olsa da, Şaman kalbi tertemiz pozitif bir enerjinin esiridir.
Şaman sevgi ile beslenir ve sevgi ile öğretir. Bir öğretmen olarak sert ama öğrencilerini seven yapısı, onun kişiliğinin parçasıdır. Yorgun ve gergin sinirli olmasının en büyük nedeni herkes den az uyuması herkesten fazla çalışması ve kendi için çok beklentileri olmamasından kaynaklanır.
Şamanın etrafına çok fazla Negatif insan gelir. Bunu sebebi aynı mıknatıs gibi düşünürsen daha iyi anlarsınız. Olaylar onu üzse de çabuk atlatır ve yoluna devam eder.

Bunu Şaman insan, kalbinden nefes aldığı için, olaylara kısa bir sürede çok basit yollar ile çözüm bularak, kendi su yoluna o olayı koyar. Şaman her zaman çevresin de ki insanlara var olan Pozitif enerji yollar. Şaman inancı basit bir kavramla ortadadır. Şaman, sevginin bir zerresinin bile TOHUM olduğunu bilir ve en negatif bir insanın kalbine bile üşenmeden bıkmadan her gördüğünde o sevgi tohumunu koyar.
Ve Şaman  şöyle der;
“ SEVGİ BİR TOHUMDUR, TUTTUĞU AN ORMANA DÖNER “

Bu nedenle siz eğer Şamanın yolundan gitmek isterseniz kalbinizden nefes almayı ve kalbinizi dinlemeyi çok iyi öğrenmelisiniz.

 

Bunu yapmak için meditasyon yapmayı öğrenmelisiniz. Bu sakinleştirici yol ile yaşadığınız Dünyayı ve çevrenizi huzur ağı ile örmelisiniz.
Her sabah günü selamladıktan sonra ellerinizi kalbinizin üstüne koyarak nefes alıp verip kalbinizi hissedin, bu şekilde enerji kanallarınız açılacak ve çevreden ne kadar pozitif enerji varsa siz e gelecek, sakinleşeceksiniz içinizi sevgi huzur mutluluk kaplayacaktır.
Şaman en çok kendi ile yüzleşir. Düşünme zamanlarında kendini eleştirerek yaptığı hataları inceler. Sonuçlar çıkartır. Buna göre yaşamında ki hareketlerini ayarlar. Çok fazla topluma yakın olarak yaşamasa da yanına gelenlerin çokluğu bunu ona yapmaya mecbur bırakmıştır.

Unutmayın kadim deneyim ve bilgiler ile donanmış bu” BİLGE ADAM “ da dünya da etten kemikten olarak doğmuş yaratanın yarattığıdır. Tek farkı Yine Yaratan Tanrı, tarafından doğuşunda ona verilmiş, görevleri taşımasıdır. Bu bağlamda baktığınız da Şaman’ın günlük yaşam içinde bu yüzleşmesinden dolayı, çok şaka yaptığını çocukları çok sevdiğini, eğlence tarafının da olduğunu görürsünüz.
Bu şekilde davranarak da kötü enerjinin yani negatif enerjinin çevresinden uzaklaştırmasını onu ve etrafında ki insanları negatif enerjiden korumaya çalışmasıdır. Bu demek değildir ki Şaman ciddiyetten uzak bir adamdır aksine çok ciddi ama eğlenceli tarafı da olan biridir

 

KISA ,KISA ÖZETLERSEK ŞAMANIN YOLUNDA GİTMENİZ İÇİN

Tüm negatif ne varsa hayatınızdan çıkartmalısınız.
Sağlıklı olmak için dikkat etmelisiniz çünkü emanet bir beden taşımaktasınız.
Her zaman aynaya bakarak kendiniz ile yüzleşmelisiniz.
Mücadele etmeyi bırakmamalısınız ve yenilgi kaybetmeyi kabul etmemelisiniz
Kendinizi çok fazla ciddiye alarak ruhunuzun üstünden baskı kurmamalısınız.
Stres, ile hareket ederek daha  sonra pişman olabileceğimiz tarzda davranmadan yaşamayı öğrenmelisiniz.
Duygulara sahip olmayı normal ve hislerinizi kabul etmeyi öğrenmelisiniz
Sevdiğiniz kim olursa olsun denginiz ya da konumunuz ile alakası olmasa bile nerede, ne şekilde, ne konumda, olursa olsun, onu sevmelisiniz, nerede biterse, bitsin, o sevgiyi, yaşamayı, bilmelisiniz.

ŞAMAN “ KORKAK OLMAK YAŞAMI DEĞİŞTİRMEZ ELİNİZ YANSA DA BAZI ACILAR YAŞAMALISINIZ “ DER.

 

Enerjiyi kendinize, başkalarına ve dünyaya bir yollarken çabuk karar vermeyin, hata yapmak burada başlar buna dikkat ediniz
Enerji canlıdır..Duygulu anlarda ki halinizden çıkan enerji yakınlarınız da ki tüm canlılara bulaşır. Buna dikkat etmelisiniz.
Her daim pozitif enerjinizi yükselterek etrafınızı saran koruyucu bir ışık çemberi yaratın. Aynı bedeniniz de nasıl Aura’nız varsa koruyu şeffaf bir enerji ile kendinizi ö şekilde sarın..Bunu yapmanın yolu iyi meditasyon.Meditasyon size bu kalkanı sağlayacaktır.
Duyguları sorunlu olan insanlara fayda veremeyecekseniz siz Şaman değilsiniz uzak durun. Sorunlu olan ve sizin duyguları tetikleyen biriyle karşılaştıysanız, sevdiğiniz birini düşünün ve onu bu kişinin yerine koyarak bir şekilde oradan uzaklaşın. Dediğim gibi siz Şaman değilsiniz. SEVGİ DOLU SÖZLER İLE ORADAN UZAKLAŞIN.
Sözler… Kesinlikle sözlerinize Dikkat Edin. Düşünceleriniz ve duygularınız ile ağzınızdan çıkan kelimeler ile canlanacaktır. Dünya’yı Değiştirmeniz mümkün değil o nedenle oradan uzaklaşın. HER ZAMAN IŞIGIN içinde olun. Asla ışıktan bir an için bile uzaklaşmayın.
Böyle negatif ortamda kalırsanız, en yakın suya koşun. Dereye göl veya denize giderek arının. Bunlar yakın değilse duş alın. Yağmur yağdığında ıslanın ne kadar size yapışmış, negatif enerji varsa uçup gittiğini fark edeceksiniz. Sudan alacağınız şifa mucizedir.

Kendinize iyi bir insan olmadığınızı şanslı olmadığınızı, size yazılan bir yazı olduğunu bunun adının “ KADER “  olduğunu ve dünyaya başarısız ve acı çekmek için geldiğiniz söyleyerek bu konuları kendinize çivileyerek asalağınız yapmayın.
Bu dünyada tek olmadığınız kabul edin.. Egolar kontrol altına alınmalı. Çevrenizde Yaratan Tanrı tarafından yaratılmış başka insanlar olduğunu onun da üstünlüklerini görün.

 

VE EN ÖNEMLİSİ..
DOĞA İLE İRTİBATINIZ ÇOK SIKI BİR BAĞINIZ OLMALI. Yaşamınızda size eşlik edecek hayvanınız bulun. Çünkü sizi o soranlara anlatacak. Onu sevin. Unutmayın
Bizler doğanın birer parçasıyız. Stresli bir yaşam seçerseniz doğanın temel unsurlarından, TOPRAK, HAVA, SU VE ATEŞ İLE OLAN BESLENMEMİZ SON BULUR VE YAŞAM SİZİ HASTA EDER. Çok ciddi hastalıklar ilke yüz yüze kalabilirsiniz.
Çünkü en büyük şifacı DOĞADIR

Bir daha ki konuda buluşmak üzere sevgiler
Bilge Şaman …

Öğrendim ki… ‘Bittim’ dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var.

20246305_10211297989179499_3486535447497603350_n[1]

 

Öğrendim ki…
Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Öğrendim ki… Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika. Öğrendim ki… Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli…
Öğrendim ki… İnsanların başına ne geldiği değil o durumda ne yaptıkları önemli…
Öğrendim ki… Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
Öğrendim ki… ‘Bittim’ dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var.
Öğrendim ki… Sen tepkilerini kontrol edemezsen tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki… Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
Öğrendim ki… Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz bazıları hiç karşılık vermiyor.
Öğrendim ki…Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları kaldırmak için elini uzatır.
Öğrendim ki… İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir…
Öğrendim ki… Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.
Öğrendim ki… Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Öğrendim ki… Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok. Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Öğrendim ki… Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil.
Öğrendim ki… Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Öğrendim ki… Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Öğrendim ki… Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Öğrendim ki… İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Öğrendim ki… Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Öğrendim ki… Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor..
Ataol Behramoğlu

YAŞAMINDA ZENGİNLİK İSTİYORSAN RUHSAL ENERJİNİ YÜKSELT; PARA ENERJİ DEĞİŞ-TOKUŞ SİMGESİDİR…

yoga
Bugüne dek tanıştığım/çalıştığım/danışmanlık yaptığım zengin insanlarda gözlemlediğim en önemli olgu, onların -tüm olumsuzluklara rağmen- neşelerini bozmamaları, günlük rutinlerini sürdürmeleri, gülümsemeye devam etmeleri oldu.
Bu da bana bolluğun aslında sahip olduğumuz enerjinin bir yansıması olduğunu gösterdi.
Çok zengin bir iş insanı ile çalışmadaydık bir gün.. Oldukça neşeliydik her ikimiz de.. Danışanıma ansızın bir telefon geldi.. Kapatırken son sözü “Tamam yarın teslim oluyorum!” oldu. Çok geçmeden seansımızı bitirdik ve giderken bana “Uzunca bir süre görüşemeyeceğimizi zira uzunca bir mahkeme sürecinin sonuda aleyhinde verilen kararla hapse gireceğini ve tüm mal varlığına el konulduğunu özetledi.
Danışanımın buna rağmen son derece keyifli şekilde bir şekilde yanımdan ayrılması, ayrılırken de “Üzülecek bir şey yok. Hayat devam ediyor.” demesi dikkatimi çekti.. Bir kişisel gelişimci ve her şeyi tevekkülle kabul eden biri olarak bu üslup beni çok etkiledi.
Aradan geçen zaman içinde danışanım, cezasını çektikten sonra yaşama sıfırdan başladı ve internet üzerinden yürüttüğü mütevazı işlerle uğraşmaya başladı. Yavaş yavaş işlerini ilerletti. Zamanla iyi paralar kazanmaya başladı.. Önce borçlarını kapattı, ardından artıya geçti, işlerini büyüttü. Kısaca özetlediğim bu bir kaç yıllık süreçte danışanım neşesinden hiç eksiltmedi. Yaşamına her zamanki tevazu ve vakarla devam etti. Sonuç; eskisinden daha fazla zengin oldu ve Türkiye’nin sayılı iş insanları arasına girmeyi başardı.
Buradan çıkarılacak en büyük dersler şunlardır:
1-İnsan -büyüklüğü ne olursa olsun- karşılaştığı olumsuzlukları tevekkülle karşılamalı. Unutmamalı ki yaşamda her sorun bir ders verir ve hediyesiyle birlikte gelir. Bilgece sorunlarınızla yüzleşmediğiniz sürece sorunlarınızın (korkularınızın) içine girip ilahi hediyeyi alamazsınız.
2-Her sorun insana bir ders vermek için gelir. Unutmamalı ki yaşam okulunda önce sınava girer ardından derslerinizi çıkarırsınız. Sınavlarsa acı ve mutsuzluk veren her şeydir. Herhangi bir olumsuzlukla karşılaştığınızda bunun bir sınav olduğunu hatırlayın ve kendinize şu soruyu sorun ve cevabını almaya niyet edin “Bu sınavdan almam gereken ders nedir?” Cevap mutlaka gelecektir. Dersinizi aldığınız an yaşadığınız sorun size bir hediye verecektir.
3-Her zaman bolluk bilinciyle yaşayın. Bir kitapta okumuştum ’10 koyun otlatabilecek bir çobana 100 koyun verirseniz koyunların sayısı 10’a düşecektir. 100 koyun otlatabilecek çobana 10 koyun verirseniz koyunların sayısı kısa sürede 100’e çıkacaktır.’
4-Her şey yeri ve zamanı geldiğinde gerçekleşir. Niyet, evrenin enerjisini harekete geçiren yaşamdaki en büyük güçtür. Dolayısıyla beklenti, insanın en büyük düşmanıdır. Israrla beklediğiniz telefonun, beklediğiniz an çaldığını duydunuz mu , ne zaman telefon beklediğinizi unutursunuz, telefonunuz o ‘an’ çalar.a)İsteğimizin olmasına niyet edelim b)”Bundan daha iyi ne olabilir “diyelim.c) “Hayırlısı ne ise o olsun ” u da eklemeyi unutmayalım ,çünkü bazı isteklerimizin olduktan sonra bizi mutlu etmediğini deneyimlemişizdir .
5-Çok sevdiğim bir sözdür: “İnsan, çoğu zaman öndeki ağaca öylesine odaklanır ki arkadaki ormanı gözden kaçırır!” Evet, egosuyla hareket eden insan bunu yapar. Siz niyet ettiniz, evrenin dinamiklerini harekete geçirdiniz. Siz sadece sorununuzun NE olduğunu beyan edin, NASIL kısmına takılmayın. Tek bir olasılığa odaklanmayın.Ruhsal yolculuğunuza tevekkülle teslim olun
6-Şu çok önemli: Para enerji değiş tokuş simgesidir ve maddi durumunuz sizin ruhsal enerjinizi yansıtır. Yaşamınızda bolluk istiyorsanız -her şeye rağmen- sevinç içinde olun. Sonuca odaklanmayın, neden olun. “Geçmiş geçmişte kaldı.” diyerek suçluluklarınızı bir kenara bırakın ve ‘şimdi’ye odaklanın. Unutmayın ki gelecek şimdi şu an başlar. Şimdiye kadar sevinç içinde yaşarsanız kendinize mükemmel bir gelecek yaratır, dolayısıyla mükemmel bir geçmiş bırakırsınız. İşe önce kendinizden başlayın. Ne olursa olsun kendinizi sevin, değer verin. Kendinizi sevmek ruhsal enerjinizi yükseltir, auranızı bolluk-berekete uyumlu hale getirir, her zaman kendinize, size sevinç veren kişileri, durumları ve olayları çekersiniz.
Sevinç içinde olmak bir yüksek frekanslı bir haldir. Ruh neşedir. Bu hal içinde olduğunuz takdirde , sezgi kanallarınızı temizler, ilhama açık bir varlık haline gelirsiniz.
Kendini çok seven değer veren bir insan -düşmanı dahil- herkesi sever. Bu, bir bilgeliktir, erdemdir. Kendini seven bir insan kendini asla yargılamaz, suçluluk hissetmez, sadece OLUR.. Siz de sadece OLUN. İyi ya da kötü değil, doğru ya da yanlış değil sadece OLUN. Neyseniz o OLUN.
Herkes gerçeği bulmak için yaşam okulunda kendince dersler, yöntemler ve üslup belirler. Bunlar sosyal kimliğimizi ve karakterimizioluşturur. Kendi olmayı başarabilen bir insan bunu farkındadır ve herkesi olduğu gibi kabul etmeye başlar. Bu, kişide yüksek bir ÖZGÜVEN oluşturur.
7-Kendinizi ve insanları sevdiğiniz gibi işinizi de sevin. Sevmediğiniz bir işte çalışmak bir esarettir ve ruhsal enerjinizi düşürür. İşinizi sevmiyorsanız, seveceğiniz bir iş bulun kendinize. İşiniz sizin aynanızdır. Onu ne kadar severseniz o kadar kendinizi ortaya koyar ve yaratıcı olur.
8-Risk alın! Herkes GERÇEĞİ aramak için yaşam serüvenine katılır. Gerçeğe ulaşmak için ruhumuz bizi, daha önce deneyimlemediğimiz gizemlere, serüvenlere sürükler. Ego, bilinmeyenden korkar ve sizi yaşamınızla ilgili önemli vizyonlar belirlemenizden alıkoyar. Oysa ki insan üniversitede bir hocamın da dediği gibi risk almadan büyük vizyonlar geliştiremez. Ekonomiyle içli dışlı olanlar bunu çok iyi bilir. Belki şu sözü duymuşsunuzdur: “Kendini boşluğa bırakmadan kanatlarının genişliğini bilemezsin.”
9-Son olarak… Tüm bu saydığımız meziyetleri geliştirmek istiyorsanız bir çocuğu örnek alın, yaşamı onların gözlerinden görün.. Çocuklar, dünyanın en erdemli ve bilge varlıklarıdır. Kollektif bilinç onların kafasını henüz karıştırmamıştır. Yükselmiş bir üstadın da söylediği gibi “Belki de insanlığın temellerindeki tek hata çocukların büyümesidir.”
Çocuklar, yaşam okulunun en büyük öğretmenleridir. Ben oğluma birey olması konusunda rehberlik yaparken o bana ebeveyn olmayı öğretir.. Onlara saygı duyduğumuz sürece onlar bize çok şey öğretir. Çocukların bize öğrettiği en önemli şey belki de bolluk-bereket bilincidir. Dikkat edin onlar istedikleri her şeye bir şekilde sahip olur. Onlar her zaman şimdidedir, buradadır. Onlar büyük bilgeler ve liderlerdir. Lider olmak istiyorsanız çocuklara iyi bakın ve ömrünüz boyunca her gün biraz daha karanlığa ittiğiniz çocuğu artık gün yüzüne çıkarın ve onu çok sevin!
Uzun lafın kısası… ZENGİNLİK ASLINDA MANEVİ BİR YOLCULUKTUR. Benliğinizi oluşturan parçalardan birinden yoksunsanız YOKSULSUNUZ demektir. Bir bütün olun ve ZENGİN olun.
Doyum içinde yaşayın. ZENGİN HER ŞEYE SAHİP OLAN DEĞİL EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYANDIR.
İşte bir zenginin hikayesinin bana düşündürdükleri…
Yaşamınız huzur ve mutlulukla BOLLUK-BEREKET içinde geçsin.. Sevgi ve ışıkla
Alıntı …

NİYET VE TESLİMİYET HUZURUN ANAHTARIDIR *

20294194_10211364016950152_5893929623018383361_n[1]
1.Her şeye açık olun. Her ne oluyorsa ona açık olun.
2. Bir şeylere tutunmaya çalışmayın.
Bırakın giden gitsin , gelen gelsin.
3. Kalbinizde kalın.
Her ne olursa olsun gerçek hislerinize sadık kalın.
4. Hayatımızdaki insanlar değişecek.
Bunun olmasına izin verin ve sürece güvenin. Amaçlarına hizmet etmiş ve artık derinleşip gelişmeyen ilişkilere tutunmak zorunda değiliz.
5. Evinizi , yaşadığınız yeri değiştirmekten korkmayın .
Eğer hislerimize karşı gerçekten açıksak ,
doğru yerlere yönlendirileceğiz.
6. Yapmakta olduğunuz ya da eğitimini aldığınız işlere saplanıp kalmayın.
Kendinize gerçekten ne yapmak istediğinizi sorun. Sizi hangi iş gerçekten mutlu ederdi ?
7. Hayatta sevinci arayın. Her ne pahasına olursa olsun. Sizi mutlu eden şeyi bulun ve onu yapın.
8. Hislerinizi dinleyin , sizi neyin mutlu ettiğine kulak verin , sezginizin size söylemeye çalıştığı şeyi dinleyin.
9. SEVMEYE cüret edin! Her nerede bulunuyorsanız bulunun , kiminle birlikte bulunuyorsanız bulunun , her ne yapıyor olursanız olun sevecen bir varlık olun.
Kalbinizi açın ve onu açık tutun.
Bu sahip olduğumuz en büyük korumadır.
10. Mümkün olduğunca çok yükümlülüğünüzü tamamlayıp bitirin. Buna dünyevi yükümlülükler , ailevi yükümlülükler , mali yükümlülükler , spiritüel yükümlülükler dahildir. Bitirdiğimiz her yükümlülük bizi özgürleştirir.
11. Kişisel olarak artık gereksinim duymadığınız her şeyi bırakın ya da başkasına verin. Dolaplarınızı , kitaplarınızı , malınızı – mülkünüzü , ilişkilerinizi , taahhütlerinizi , sorumluluklarınızı gözden geçirin ve Öz Benliğiniz ile uyum içinde olmayan her şeyden kurtulun. Bunu ölçüp tartmanın bir yolu da , bir şeyin size bir hafiflik ve sevinç mi , yoksa sıkıntılı bir ağırlık mı verdiğini hissetmektir. Bırakmak harika bir duygu verir ve Yeninin yaşamınıza girebilmesi için boşluk yaratır.
12. Dürüst olun. Kastettiğiniz şeyi söyleyin ve söylediğiniz şeyi kastedin.
13. Birbirinize saygı gösterin. Hepimiz muhteşem kozmik varlıklarız. Her birimiz. Sadece , bazılarımız muhteşem kozmik varlıklarımızı çok iyi tebdili – kıyafetlerle gizliyoruz. Kendimize ve birbirimize dürüstlük , saygı ve sevgi ile davranalım. Bu yapabileceğimiz en kökten dönüşüm geçiren şeylerden biridir.
14. Kendimizi tümüyle sevip kabullenmemizin zamanı gelmiştir. Gelin , tüm kendimizden kuşkularımızı , öz saygısından yoksunluğumuzu , kendimizi aşağılayıp yargılamalarımızı bir kerede ve tümüyle bırakalım. İyi , cesur , sevecen nazik ve akıllı varlıklar oluşumuza saygı gösterelim.
15. Güçlü olmaktan korkmayın : Hepimiz güçlüyüz. Hepimiz müthiş yeteneklere sahip son derece muktedir varlıklarız. Hepimizin içinde derin sevgi ve iyilik hazineleri var. Artık gücümüzden korkmamız gerekmiyor.Açık , berrak olmamız gerekiyor. Ve kendimize ve yeteneklerimize güvenmemiz gerekiyor.
16. Bağışlama özgürlüğün anahtarıdır.
Biraz zaman ayırıp , hayatınızdan geçmiş herkesi bağışlayın. Tüm geçmiş deneyimlerinizi bağışlayın. Kendinizi bağışlayın. Hepsini kendi benzersiz yolculuğunuzun , size tam da gelişmek , dönüşüm geçirmek ve özgürleşmek için ihtiyacınız olan şeyi veren bir parçası olarak görün.
17. Her şey için şükran duyun. Kimseniz o olduğunuz için şükran duyun. Tüm deneyimleriniz , ilişkileriniz , çevrenizdeki her türlü güzellik için şükran duyun. Karşılaştığınız her iyi davranış , yaşadığınız her sevgi anı , her türlü beslenişiniz için , doğanın verdiği ilham için şükran duyun. Her an , en karanlık anlarımızda bile şükran duyacak o kadar çok şeye sahibiz ki.
18. Her nerede yapabiliyorsanız , orada güzellik yaratın. Her Sevgi ifadesi gibi , güzel olan her şey tüm gezegenin rezonansını yükseltir.