Archive | 08 Temmuz 2017

Bağırsak Mikroplarının Duygusal Davranışlarımızı Etkilediği Ortaya Çıktı

images12[1]

 

Bağırsak mikropları ile beyin arasında doğrudan bir bağlantı olduğu anlaşıldı. Yapılan testlere göre karnımızda yer alan mikroplara göre duygusal hallerimiz de şekilleniyor.
Bağırsak mikropları vücudumuzda ne işe yararlar hiç düşündünüz mü? Sindirimi mi kolaylaştırırlar, yoksa karın ağrısı, mide ağrısı gibi rahatsızlıkları mı ortaya çıkarırlar? Bunların hiçbiri değil. Yapılan araştırmalar sonucunda bağırsaklarımızda bulunan bakterilerin direkt beynimizle ilgisi olduğu anlaşıldı.

Kaliforniya Los Angeles Üniversitesi liderliğinde yapılan araştırmada karnınızla beyniniz arasında olağandışı bir bağ olduğu kanıtlandı. Daha net bir şekilde açıklamak gerekirse, bağırsak mikropları ruh hali ve genel davranış ilişkilerini etkiliyor.

Önceki araştırmalarda kemirgenlerde anksiyete ve depresyon ile ilgili hastalıklar dahil olmak üzere tüm duygusal yanıtlar, karında bulunan bakteriler aracılığı ile bulunmuştu; ancak yeni bulgular sağlıklı insan bireylerinin de bu bakterilerle duygularını belirlediklerini gösteriyor.

 

 

Araştırmacılar deney için 40 farklı kadından dışkı topladı. Kadınlar daha sonrasında MRI cihazına bağlandı ve duygusal tepkiler uyandırmak üzere tasarlanmış bireylerin, ortamların ve çeşitli nesnelerin görüntüleri gösterildi.

Bu araştırma sonucunda beyin oluşumunu etkileyen iki ana bakteri olduğu anlaşıldı. Bunlardan birincisi Prevotella isimli bakteri. 40 kadının 7’sinde gözlemlenen bu bakteri, beyinde olumsuzluk, kaygı ve sıkıntıyı gözler önüne serdi. İkinci önemli bakteri ise Bacterioidler oldu. Toplamda 33 kadında gözlemlenen bu bakteriye sahip kadınlar olumsuz görseller gösterildiğinde bile olumsuz duygular yaşamaya daha az yatkınlardı.

 

Bu deney sayesinde duygularımız konusunda bağırsak mikroplarının doğrudan etkisi olduğunu gördük. Bu araştırma, bilim insanlarını bazı hastalıkları çözümleme konusuna bir adım daha yaklaştırdı. İleride duygusal rahatsızlıkların önüne insanlar daha doğmadan geçilebilir.

kAYNAK: sPİTÜELLER

 

İçinde bulunduğunuz  burca ait bölgeye yapacağınız bir yolculuk, yaşam yolunuzda daha kuvvetli adımlar atmanıza büyük katkı sağlayacaktır

saglikli-bir-ruhsal-yasam-icin-pratik-spirituel-cozumler[1]

 

Burcunuzun özelliklerinde saklı olan yaşam enerjinizi ve potansiyelinizi harekete geçirmeye hazırsanız, şimdiden bu yolculuğunuza başlayabilirsiniz.

Dünyanın her kıtasında, evrensel etkileri yansıtan yüksek enerji bölgeleri vardır. O bölgede yaşayan yerliler buraları varoluşun merkezi  yada dünyanın kalbi olarak nitelendirirler. Bu bölgeler ezoterik yada dinsel kavramların dışında yer alırlar. Herhangi birisi bu bölgenin enerjilerinin kendi sağlığına olan pozitif etkilerini çok rahat gözlemleyebilir. Bu bölgelere yalnız yada arkadaşlarınız yada ailenizle gidebilirsiniz. Orada yeryüzünü dinlemeyi ve güvenmeyi yaşarsınız. Yaşamı ve yeryüzünü kutsamaya yönelik her hangi bir aktivite sizin için uygun olabilir. Çalılıklarda yürümek, piknik yapmak, yazmak, sessiz bir yerde yapılacak bir meditasyon, dua,dans, şarkı söylemek, arkadaşlarla yapılacak bir sohbet yada herhangi başka bir şey. Enerji yüklendiğinizi fark edeceksiniz. Aşağıda verilen bölgeler burçlarla simgelenen enerjileri taşıyan bölgelerdir. İçinde bulunduğunuz  burca ait bölgeye yapacağınız bir yolculuk, yaşam yolunuzda daha kuvvetli adımlar atmanıza büyük katkı sağlayacaktır. İçsel yolculuklar kadar enerjilerin yoğun ve pozitif olduğu bu bölgelere yapılan dışsal yolculuklar da önemlidir ve enerjilerinizin dengelenmesine neden olur.

 

KOÇ : Bu ateş burcunu yansıtan en önemli bölge,Hawaii’de;Mauideki Haleakala Krateridir.İkinci olarak Midway Adası ve son olarak yine Hawaii’de Mauna Loa ve Mauna Kea volkanlarıdır.Yüksek idealler,istekler ve özgürlük duyumu için eşsiz bölgelerdir.

Türkiye’de : Kapadokya yer altı şehirleri

BOĞA : Kuzey Kaliforniya daki Shasta Dağı birinci çakrayı harekete geçiren etkiler barındırmaktadır.İkinci bölge güney batı Amerika’da,Arizona da kuzey Flagstaff Humphreys uçlarıdır.Üçüncü bölge ise,Strathcona Parktaki Vancouver adasıdır.

Türkiye’de: Eğridir Gölü

İKİZLER : Meksika’da bir eyalet olan Chiapas ta Palenque bölgesi. Dünyanın merkezi olarak bilinen bu yerin yakınlarında bir çok kutsal yer bulunmaktadır. Bunların başında Oaxaca yakınlarındaki El Tule gelmektedir. İkinci bölge, Kostarikanın Pasifik kıyılarındaki Corcovado parkı ‘dır.Üçüncü yer ise Meksika’da Monterrey yakınlarında Horsetail şelalesidir.

Türkiye’de: Manavgat Şelaleri

YENGEÇ :  Bolivya’daki Titicaca gölü ikinci çakrayı harekete geçiren bir bölge olarak ta bilinmektedir. İkinci olarak Peru’nun başkenti Limanın merkezinde yer alan Armas meydanıdır.Üçüncü olarak yine Peru’da Iquitos bölgesidir. Bu nokta Amazon nehrinin doğduğu noktadır.

Türkiye’de: Cennet ve Cehennem Mağarası mersin

ASLAN : Dördüncü çakraya isabet eden ilk bölge İngiltere de Glastonbury bölgesidir. Burası yeryüzünün kalbidir.Yakınındaki Shaftesbury merkezine kadar ulaşır. İkinci bölge, Berlin’in merkezindeki Brandenburg kapısıdır. Üçüncü bölge ise İspanyada Barselona yakınlarındaki Montserrat bölgesidir.

Türkiye’de: Alaçatı

BAŞAK : Güney Afrika’da Cape Town da bulunan Table dağı ilk kutsal alandır. İkinci olarak Johannesburg (Güneş Şehri)yakınlarında The Pilansberg bölgesidir. Üçüncü olarak Lesotho ve Güney Afrika sınırında yer alan Mont-Aux-Sources bölgesidir.

Türkiye’de: Ayder Yaylası

TERAZİ : Beşinci çakraya isabet eden bölgelerin başında Mısır daki Büyük Piramit bölgesi gelmektedir. İkinci olarak Kudüs’ün doğusunda yer alan Zeytin Dağı gelir. Üçüncü olarak İran da Tebriz bölgesinde Süleyman’ın tahtı olarak bilinen bölgedir.

Türkiye’de: Kleopatra adası

AKREP : İlk olarak Tibet’te bulunan Kailash Dağı yedinci çakraya isabet eden yerlerin başında gelmektedir. İkinci olarak Tacikistan da Pamir dağlarında yer alan Gormo zirvesidir. Üçüncü olarak Hindistan da Ganj nehrinin ağzında yer alan Kalküta’dır.

Türkiye’de: Bozcaada

YAY : Bali genel bir saflaşma bölgesidir. İkinci olarak Borobudur Java da dır. Üçüncü olarak Kinabalu dağı gelmektedir.

Türkiye’de: Gökçeada

OĞLAK : Avustralya kıtasının kırmızı toprakları olarak bilinen Uluru ve Katatjuta ilk kutsal bölgelerdir. Üçüncü çakrayı harekete geçiren etkileri vardır. İkinci olarak Kuzey Avustralya da Kakadu ulusal parkının içinde yer alan Nourlangie Kayasıdır. Üçüncü olarak Batı Avustralya’daki köpek balığı körfezi bölgesidir.

Türkiye’de: Kaz Dağları

KOVA : Ölümsüzlük ve güzellik merkezi olarak bilinen Japonya’daki Fuji Dağı kutsal yerlerin başında gelmektedir. Kuzey ve Güney Kore sınırında yer alan Kangwa körfezi ikinci kutsal alandır. Üçüncü olarak ise Güney Japon adası Okinawa’da yer alan Naha bölgesidir.

Türkiye’de: Datça

BALIK : Yeni Zelanda da North Island bölgesindeki Rotopounamu gölüdür. New Caledonia daki Humbolt dağı ikinci kutsal bölgedir. Tasmania ve Antarktika arasında yer alan Macquarie adası ise üçüncü ve son bölgedir.

Türkiye’de: Konya

Kaynak: Spritüeller..

Türkiye’deki bölgeler tarafıma aittir. A.İ.

 

Burçların Gıcık Tarafları… Cesareti Olan Okusun…

burçlar-330x330[1]

 

1. KOÇ

Sana kalsa dünyada herkes aptal bi sen akıllı di mi!!! Millete öğütler verir, ukalalık taslar, önüne yemek koysan beğenmez… Allah düşman başına vermesin.

2. BOĞA

Sen ayrı bi panel konususun… kafayı iş yapmakla bozmuş sanki dünyayı bu kurtaracak…. inatçı mı inatçı, dik kafalı… komünistsin sen yaa!!!

3. İKİZLER

Sen hızlı ve pratik düşünebiliyorsun, ama insanlar seni bunun için diil bisexuel olduğun için seviyolar.. kendinden çok şey verip karşısdakinden az şey bekliyorsun yani salaksın… ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor, bilgine..

4. AKREP

Sen hele sen! Berbatların içinde en berbat olan! İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfır! Çoğu Akrep’in eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiğini duymuş muydun?

5. ASLAN

Sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, ohoooo millet senle ne dalga geçiyor haberin yok… Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini beğenmiş zavallı aslan parçası, sen kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım….

6. BAŞAK

Sen pek aklı başında otoriter biri olduğun için dağınıklığı pek sevmezsin di mi? Ama senin her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete fenalık geldi! Amma soğuk, ruhsuz tip sin yaa sen, zaten sevişirken uyuyakalabilen birinden başka ne beklenir ki?

7. TERAZİ

Sen sanatçı ruhlu olduğun için apayrı saçma salak bi boyutta yaşıyorsun… Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iş bulması da pek muhtemel değil, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezersin, sonunda da her büyük sanatçı gibi “kimse beni anlamadı” diye çıldırırsın yarım aklın da gider

8. YENGEÇ

Sen sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan son derece yapmacık birisin, ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyiz… Bu arada akıl hastanelerindekilerin %90’ının yengeç burcu olduğu söyleniyor! Haberin olsun!

9. YAY

Sen herşeyin iyi tarafını gören şenşakrak bir tipsin, kendini buna alıştırmışsın ne de olsa yeteneksizliğini ve şanssızlığını başka türlü örtemezsin değil mi? Çoğu Yay burcu zaten alkoliktir.

Seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat…

10. OĞLAK

Sen tutucu ve risk almaktan kaçan birisin. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafına bak bakalım hangi kayda değer insanın Oğlak burcundan çıktığı görülmüş?

11. KOVA

Sen güya çok atak birisin ya, birşeyi elde etmek için her türlü yalanı söylüyorsun, ama yalanı bile beceremiyorsun. Aynı hataları döne döne yapıyorsun çünkü kafasızsın. Ne sinirleniyorsun? Doğruları söyleyince kabahat oluyo di mi…

12. BALIK

Senin maşallah hayalgücün pek gelişmiştir. Sürekli FBI’dan ya da CIA’den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne sonunda kafayı yiyceksin. Ama sen en iyisi hayallerinle başbaşa kal, nasılsa arkadaşlarının arasında en ufak bir dikkat çeken tarafın yok, kendine güveni olmayan öyle sessiz sedasız bir tipsin işte…

Eğer huzurlu ve mutlu bir ilişki istiyorsanız, toplumun size ezberlettiği bütün kriterleri boş verin.

iloş[1]

 

Birisi, bir başkası için, “benim için en doğru partner mi?” diye sordu.
Eğer huzurlu ve mutlu bir ilişki istiyorsanız, toplumun size ezberlettiği bütün kriterleri boş verin.
Yani mesela fiziksel özellikler, yaş uyumu, medeni durum, maddi durum filan.
Bunların hiç biri önemsiz değil, ama bir ilişkinin huzurlu ve mutlu olması için belirleyici değiller.
Eğitimlerden birinde, bulunduğu yaşta arzu ettiği evliliği gerçekleştirememiş, hoş bir doktor hanım vardı.
“Nasıl biri olmalı?” diye sorunca, aslında uyumlu birisinin yeterli olacağını, çok fazla kriteri olmadığını söyledi.
Ama sonra ekledi.
Boyu uzun olduğu için yanında kendisini kötü hissetmeyecek, seminer ve kongrelere gitmesini anlayışla karşılayacak, bu yüzden mümkünse meslekten bir adam.
Bir de açık renk gözlüleri seviyormuş, ama çok da sarışın olmamalıymış.
Gerdanında bir ben de istiyor muydu, soramadım.
“Hanımefendi” dedim, “yukarıda kitapçığı açtılar, 1.90 boyunda mavi gözlü esmer doktor aradılar, sonuncuyu 7 sene önce vermişler, kalmamış.”
Aslında 1.80 boyunda, kahverengi gözlü, sarışın bir mühendis onun için harika bir partner olarak hazırdı.
Ama öğrenmiş olduğu ve aslında yok zannettiği sınırlamalar yüzünden, o adamı göremiyordu.
En büyük sorun, ilişkinin devamlılığı beklentisi.
İnsanlar huzur ya da mutluluk yerine, neşeli anlar yerine, ilişkiyi uzun vadeli bir sermaye yatırımı olarak görüyorlar.
Hatta faiz, prim filan da istiyorlar.
Doğru insan, doğru sıralamayla şöyle olmalı.
Size şefkat ve özen gösterecek.
Güvenilir olacak.
Yanında sansürsüzce kendiniz olabileceksiniz.
Varken de, yokken de huzur verebilse çok daha iyi, ama asla huzurunuzu kaçırmayacak..
İlişki kurallarından yola çıkarsak, yanyanayken de, uzakken de beraber gülmeniz çok önemli.
Eğer neşe vermiyorsa, uygun partner de değildir.
Ve ilişkinin süresi ne olursa olsun, saygı duymadığınız bir partner kendinize saygınızı azaltacağı için, enerjinizi düşürür.
Doktor hanıma dedim ki, “bütün koşullanmaları bırakın.
Yaşı, boyu, medeni ya da ekonomik durumu önemli değil.
İlişkiler rasyonel hesaplı, stratejik hedefli, toplum standartları enstitüsünden onaylı, ya da mekanik bir robot gibi yapacağınız uzun vadeli yatırımlar değil.
Huzurlu ve mutlu bir ilişki dileyin yeter.
İçinde saygı, şefkat, özen, güven, huzur, ve hepsinden önemlisi neşe olsun.
Diğer bütün normlar, aslında size ait olmasalar da, kendinize koyduğunuz yapay sınırlar, ve kendinize söylediğiniz yalanlar.”
Ömürler uzasa da, dünyada az zaman geçiriyoruz.
Hayat güzel, ve tadını çıkaralım.
Hep söylenir, ölürken, yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan, özellikle toplum korkusu nedeniyle yapamadıklarımızdan pişman olacağız.
O sırada, kendimizi neden yıllarca boşuna hapsettiğimizi anlayamayacak, ve yaşarken kendilerini özgürleştirmiş olanları yargıladığımız için de üzüleceğiz.
Dikran Masis vasiyetinde mezar taşına “yaşamaktan öldü” yazılsın istemiş.
Yaşamadan ölmeyelim, öleceksek yaşamaktan ölelim.
Herkes hep huzurlu ve mutlu ilişkiler içinde, ve neşeli olsun.

Korkut KESKİNER

Bugünden itibaren önünüzdeki 3 gün kendi Şeytanınızla yüzleşme ve sınavı geçme zamanınız. Farkında olursanız atlatırsınız…

19693529_10154951323518003_3525726971889088127_o[1]

 

Sirius ve Güneş der ki;
Bugünden itibaren önünüzdeki 3 gün kendi Şeytanınızla yüzleşme ve sınavı geçme zamanınız. Farkında olursanız atlatırsınız…
Sirius Güneş ile aynı hizaya girdi ve şimdi manyetik enerjisi ile 7 çakranıza dün geceden itibaren buluşarak tıkanıkları çözmeye başladı. Korkularınızla ister uyurken ister uyanıkken karşılaşacak ve ya o korku tohumunu tamamen yok ederek yeni yolunuza adım atacaksınız ya da korkularınızla yaşamaya devam edeceksiniz.
Bugünden itibaren gebelik süreciniz Dolunay bitimi ile hızlanmaya başlıyor. Niyetiniz ve düşüncelerinizin gücü sayesinde çiçek açmaya başlıyor. Gerçek arzularınız üzerine odaklanın sadece ayın 10 una kadar.
Kalbinizin rüyası her ne ise ortaya çıkmaya hazırlanıyor. Eski inanç sistemleri bile yeni bir aşılanmaya doğru geçiyor. Geçmişteki kalıplarınızın sınırlayıcı kabuklarını ve inanç yapılarınızın kırma zamanı. Hayat ile yaratıcı enerjiniz aynı frekansa geçmekte ve ilerlemektesiniz. Hayalinizdeki tohumları sunmaya başlayın gökyüzüne ve yeryüzüne. Şükran duymayı unutmayın.
An her daim önemli olan.Neyi anmalısınız ve neyde an da kalmalı İnsAN….Şükür’ü anmazsanız eğer doyumsuzluğunuz ve tamahkarlığınızı kendi kendine cezalandırır insan ruhu…. Dün geceden itibaren şifalanmaya başladınız alıp kabul edenler.Kök çakranızdan hareketlenen yılan taç çakranıza doğru kıvrıla kıvrıla ilerlemekte sizin korkularınızı temizleyerek her iki kutubu dengelemekte. İniş çıkışlarınız çok olacaktır. Sadece izin verin kendinize ve artık savaşmayın.Tüm kutupları kabul edin. Şeytanlığınızı da melekliğinizi de,aydınlığınızı da karanlığınızı da erilliğinizi de dişilliğinizi de,kendi gerçekliğinize ışık tutun.
Yüksek bilince geçmek istiyorsanız bu ayın 18 ine kadar tüm kapılar kapanmadan bütünlüğünüzü kabul edin.Samimi olanlar zaten o kapıdan geçmiş gitmiş olacak simya dönüşümü tamamlanmaya başlayacak…
Geceleri duyacağınız davul,çıngırak ve radyo sinyali gibi sesler kapının size açıldığını gösteren araçlardır…Yalnız değilsiniz demektir… Duyacağınız bu sesler eski kalıplarınızın temizlendiğini ve enerji ile uyumlu hale getirildiğinizi göstermektedir.
Sirius ve Güneş enerjisi yüksek bilinç ışığını çok güçlü manyetik enerjisini özellikle dün geceden itibaren Dünyaya göndermeye başladı. Alan alacak alamayan alamayacak bu kadar basit.Yıldız yolunuz duyularınız içinden geçtiğini anlayacaksınız.Bilincinizin tamamen uyandırmanın anahtarı verilecek olanlara verilecek.Zihin,beden ve ruhunuz onurlandıralacak bu enerji akışı ile.Bu bütünleşme için gerekli şey Samimiyet..
Çok önemli transformasyonlar olacak bu 3 gece.En son sınavınız ölüm korkunuz olacak eğer yaşarken ölmeyi becerirseniz tüm benliklerinizden işte o zaman kristal kelebek olacaksınız en derinden.Yaşam özünden çıkar her insanın… 6 ve altıgen oluşumlara açın algılarınızı…
Seçmek, cevap vermek, vermek ve almakta özgürsünüz istediğiniz gibi. Bu geceden itibaren Dünya üzerinde oluşacak altı köşede yıldızlar… Açılacak tüm boyutdan kapılar. Ve herkes kendi karanlığı ve aydınlığı ile yüzleşecek.3.gün sonunda ayakta kalan kazanacak…..Pes eden ise…
Diren direnmelisin… Direniş titreşimine katlandıkça, cennetin Dünya’ya getirilecek…. O zaman hazırsanız açılsın Yeryüzünde ve gökyüzündeki karanlığın ve aydınlığın kapıları…. Yüzleşin ve temizleyin…Başarılar hepimize…
Yeraltı ve yerüstü hareketlenir insanlığın geleceği için….. Sirius Güneşden ayrılmadan yazın gelecek kaderinizi… Yalnız değilsin…
Göreceğin 6 , 5 ve 4 rakamları senin yalnız olmadığını gösterecektir ,ilerle ve tamamla diyordur… Devam etmelisin….
H.B Hülya Balıkavlayan