Biraz Sever Misiniz ?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Fırında somon balığı tarifi

Fırında somon balığı tarifi

Fırında somon balığı tarifi malzemeler:

  • 1 adet büyük somon fileto
  • 6 adet defne yaprağı
  • 5 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı karabiber

Fırında somon balığı tarifi hazırlanışı:

  • 1 adet bütün somon filetoyu börek dilimi büyüklüğünde 6-7 parçalık porsiyonlara ayırın.
  • Porsiyon şeklindeki somon balıklarını fırın tepsisinin içine yerleştirin.
  • Üzerlerine tuz, karabiber ve sızma zeytinyağı serpiştirip, defne yapraklarını dizin.
  • Fırında, 175°C’de, 18–20 dakika kadar pişirin, sıcak olarak servise sunun.
Yemekte Ne Var ??? kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ne yapıyoruz?

Ne yapıyoruz?
Dans ediyoruz.
Kiminle?
Hayatla.
Neden?
Çünkü o sevgilimiz…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

OKUMAYAN ÇOK ŞEY KAYBEDER !

500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.
Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.

5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.
Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.

Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur…mutluluğun peşinden gitmek.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çayını İç Çayını…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Very Nanay…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

6 Aralık 2014, İkizler Burcu’ndaki DOLUNAY’ın Burçlara Göre Etkileri…

Digital Artwork

BURÇ ve YÜKSELEN BURÇ için okunmasında fayda olan etkiler aşağıdadır. EĞER GÜNEŞİNİZ YA DA YÜKSELENİNİZ GİRDİĞİ BURCUN SON DERECELERİNE YAKINSA LÜTFEN BİR SONRAKİ BURCU DA OKUYUN;

KOÇ ve Yükselen KOÇ: Değer algılarınızı ve öncelikler sıralamanızı elden geçireceğiniz, ve bu değerlendirmelere göre planlarınızda değişiklik yapıp, aksiyon alacağınız bir DOLUNAY bekliyor sizi. Hayatınızda ”doğru gitmiyor” gibi görünen şeylerle ilgili sorumluluk almaya, eksikliğini hissettiğiniz unsurlar konusunda kendi eksiklerinizi kapatmaya karar vereceksiniz. Ve en önemlisi, etrafınızdaki insanlara bakış açınızı ve tutumunuzu gözden geçirecek, bazı insanlarla aranızdaki mesafeyi kapatmayı, bazılarını ise hayatınızdan çıkartmayı tercih edeceksiniz. Unutmayın; değişimi arzu ediyorsanız, önce tavrınızı değiştirmek zorundasınız. Zira siz yapmazsanız, hayat sizi buna mecbur bırakacak… Kolay gelsin 🙂

BOĞA ve Yükselen BOĞA: Sahip olduklarınızı daha iyi kullanmak, atıl kalan değerleri ise elinizden çıkartmak ve daha işe yarar hale dönüştürmekle ilgili bir süreç var önünüzde. Alım – satım konularına odaklanmak, iş değiştirmek, ya da para kazanma şeklinizi gözden geçirmek için ideal bir zaman… Bu DOLUNAY’da kendinize neyi kazanmak için neden vazgeçtiğinizi sorun ve içinize sinerek adım atın. Yoksa sonrasında kayba uğramış, eksilmiş, ucuza gitmiş gibi hissedersiniz. Özdeğer algınızı yeniden yapılandırmak için de çaba göstermeniz gereken bir zaman. Lütfen kendinizi sahip olduklarınızla ya da tükettiklerinizle ölçmeyi bırakın. Zaman korkularınızı, kaygılarınızı ve geçmişle bağlarınızı kökten dönüştürme zamanı… haberiniz olsun!

İKİZLER ve Yükselen İKİZLER: Evveet… İşte İkizler için gönül işlerine ve yol arkadaşlıklarına el atma, gidişata bir çeki-düzen verme vakti :))) Kendinizi önemli, değerli, vazgeçilmez hissetmek istediğiniz bir süreç ve bu duygunun hayatınıza aldığınız gönül ya da iş ortaklarınızdan gelmesini umuyorsunuz! Ama bu kez uzlaşıp kaynaşmak yerine, sorgulayıp zorlamaktan yanasınız. Size umduğunuz katkıyı yapmayan, hoşlandığınız gibi davranmayan insanlara yol verme eğilimi gösterebilirsiniz. Talepkar ve ödünsüz tavrınız ilişkilerinizde bitişlere ya da konsept değişikliklerine yol açacaktır. O yüzden gözden çıkardığınız ilişkileri adabıyla bitirin. Kaybetmek istemediğiniz insanların üzerine ise ”bu limondan ne kadar su çıkartabileceğinizi” görmek için gitmeyin.

YENGEÇ ve Yükselen YENGEÇ: Kıskaçlı bebecikler için kendilerine çeki düzen verme vakti… Biliyorum, siz alışkanlıklarınızdan vazgeçmeyi, geçmişi arkanızda bırakmayı, kendinizi zora sokmayı sevmezsiniz ama; atılım yapmak için fiziksel ve duygusal yüklerinizden kurtulmak, düzen kurmak için dolapları temizlemek, becerikli hissetmek için aksiyona geçmek lazım… Eski rahat ayakkabılarınızın içinden çıkmak zorundasınız. İş değiştirmek ya da iş yapma biçiminizi değiştirmek için de, sağlık ve fiziksel kondisyon konularında yeni bir sisteme geçmek için de iyi bir dönem… Hayatla bağlarınızı sağlamlaştırmayı, göbek bağı kurduğunuz insanlarla ilişkilerinizi yeniden yapılandırmayı ve gerektiğinde yalnız başınıza da ayakta kalmayı, artık öğrenin.

ASLAN ve Yükselen ASLAN: Ooo haşmetmeapların risk iştahı bu aralar kabarık :))) Potansiyelinizi gerçekleştirmenize mani olduğunu düşündüğünüz hiç bir şeye daha fazla emek ve zaman vermek niyetinde değilsiniz. Yüzünüzü yeni frısatlara çevirmek, olasılıkları değerlendirmek, enerjinizi yeni-yepyeni konulara odaklamak veee gönlünüzün dümenini size yeni heyecanlar yaşatacak işlere ya da insanlara doğru kırmak istiyorsunuzzz! Yapın yapın ama… Sırf hareket olsun diye her aklınıza geleni yapmamaya da azcık tikkat edin 😉 Elinizde olan oynaş ve uğraşlardan artık ”elektrik” almıyorsanız, mesafe alın ve kalıcı bir değişimi adım adım planlayın… Ama yeni olsun çamurdan olsun diye önünüze gelen her maceraya uçan kafa dalmayın pliiizz 🙂

BAŞAK ve Yükselen BAŞAK: Bu aralar  ”sorumluluk” anlayışınızı ya da ”görev bildiğiniz şeylerin” içeriğini yeniden değerlendirdiğiniz bir sürece girebilirsiniz. Yeni bir işe başlamayı düşünmek, iş yerinizde yeni işlevler üstlenmek, size para ya da prestij kazandıracak planlar yapmak için uygun bir zamandır. Öte yandan, aile düzeninizde, özel hayatınızın yapısında, yaşadığınız mekanda bazı değişimler yapmanız da gerekebilir… Tadilat tamirat işlerine girebilir, hasta olan bir yakınınızla ilgilenebilir, bir evlat ya da bir ebeveyn olarak konumunuzu/tavrınızı değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Her halükarda hayatınız alıştığınız halden çıkacak gibi görünüyor ve siz akışa uyum sağlamak durumunda kalacaksınız. Kasmamaya gayret edin 🙂

TERAZİ ve Yükselen TERAZİ: Hayat planlarınızda radikal değişimler yapma eğilimi içindesiniz. Genelde olanı muhafaza etmeye yönelikken, bu ara ileri doğru atılım yapmaya teşnesiniz. Seyahat etmeye, yeni bir şeyler öğrenmeye ve denemeye pek isteklisiniz. Taşınmaya karar verdiyseniz, onun için de uygun bir zaman. Yani ruh ikliminiz gayet seyyar ve seyyal 🙂  Aslında bu duygunun derinine inerseniz, sizi zayıf, yetersiz, güçsüz, ya da kayıp hissettiren hiç bir şeye artık izin vermemek yönünde bir cesaret hissettiğinizi ve hayatınıza yön verirken benimsediğiniz genel tutuma yönelik bir öz-eleştiri içine girdiğinizi, düzen / bağlılık / bağımlılık algınızı, toptan sorguladığınızı fark edeceksiniz… EH HAYIRLI OLSUN 🙂

AKREP ve Yükselen AKREP: Kendi değerinizi bilme ve bildirme zamanınız gelmiş sizin şekerim 🙂 Ya hep ya hiçlere oynamaya, size bariz getirileri olacak işlere ve insanlara yatırım yapıp, beklentinizi karşılamayanları açığa almaya kararlısınız. İş girişimlerine yatkın, yeni tekliflere açık, risk almaya istekli, gözden çıkartılacak şeyleri arkanızda bırakmaya ise pek açıksınız. DOLUNAY sizi önemsediklerinizi elde etmek için bir şeylerden vazgeçmek zorunda bırakacak. Yaşama ve/veya çalışma biçiminizi, ve yerinizi değiştirmeniz mümkün. Hayat düzeninizde sürpriz dönüşümlere yol açacak olaylar ve insanlarla da karşılaşabilirsiniz. Tek uyarım; yeniyi karşılarken, eski hatalarınızı tekrarlamayın ki, değişim hakikaten yenilik ve değer katsın ömrünüze… ”Yani istedim yaptım, spor oldu” gibi olmasın 😉

YAY ve Yükselen YAY: Hani hep değiştiren (ortamı/durumu/bağlantı şeklini) siz olurdunuz ya… Bu kez değişen siz olacak gibi duruyorsunuz 🙂 İş ve gönül ilişkilerinize bakış açınızı ve beklentilerinizi mercek altına alacaksınız. Özgür ruhlu olduğunuzu söyleseniz de siz, ilişkiler üzerinden kendini değerlendiren, kendini önemsemek için bağlar kuran birisiniz. Kimi neden önemsediğinizi ya da neden önemsemediğinizi anlamak, size kendiniz hakkında çok fazla ipucu verecek bu aralar. Enerjinizi odakladığınız yerler, öncelikleriniz, önem sıralamanız, hatta paranızı ve kaynaklarınızı kullanma şekliniz radikal olarak değişecek. Hayatınıza anlam katma biçiminizi, mutlu olmaktan, sevmek ve sevilmekten ne anladığınızı bir daha düşüneceksiniz… Hayırlı olsun 😉

OĞLAK ve Yükselen OĞLAK: İnziva devriniz gelmiş sizin… Görünürde çok aktif olsanız, hatta fedakarca çalıştığınız, kendinizi düşünecek fırsat bulamadığınız bir süreçten geçseniz dahi, asıl yoğunluğunuz içinizde olacak bu aralar. Yani asıl işinizi hayatınızın geri planını derleyip toplarken yapacak, içinizdeki ihmal edilmiş köşeleri bulup onları temizleyecek, arka bahçenizi mercek altına alacaksınız. Güvenlik alanınıza, başınızın üzerindeki çatıya, geçmişinizle olan bağlarınıza bakışınız değişecek. Alıştığınız sistemin dışına çıkmanız gerektiğini, özel hayatınızı yeniden düzenlemeniz, hatta fiziksel alışkalıklarınızı bile dönüştürmeniz gerektiğini fark edeceksiniz. İhmal ettiğiniz sağlık konularına eğilmek ya da zihinsel/duygusal terapilere başlamak için de oldukça uygun bir zaman. Şifa Olsun 🙂

KOVA ve Yükselen KOVA: Bu aralar size YENİLİK olsun da ne olursa olsun :))) Tek kelime ile fırsat peşindesiniz. Konu ister iş olsun, ister aşk… Önünüze çıkabilecek bütün olasılıkları değerlendirmek, enerjinizi olabildiğince yeni işler için kullanmak, geçmişten beri düşünüp atamadığınız adımları atıp, hayat planlarınıza yepyeni bir boyut katmak istiyorsunuz. Yetersizlik kaygısı, yalnızlık korkusu, kayıp endişesi, suçluluk hissi gibi, bilinçaltınızın mezarlığından çıkma hayaletlere kapılmazsanız, önünüz açık. Ama yeni el attığınız işlerde de, eski kaygıları ve ayak bağlarını bırakamadan yürümeye çalışırsanız, ya da artık geçmişte kalması gereken ilişkilere veya alışkanlıklara veda edemezseniz enerjiniz çok düşer ve ileri gidemezsiniz, HABERİNİZ OLSUN!

BALIK ve Yükselen BALIK: İşinizi şansa, kadere, kısmete bırakmak yerine İNSİYATİF almanız gereken bir zamandasınız! Güvende olmak mı istiyorsunuz, hayatınızın sınırlarını belirlemek ve önünüzü görmek ihtiyacında mısınız? O zaman kendinize sınır çizmekten kaçınmayın. İş bulmak, sorumluluk almak, kendinizi aktif bir biçimde ortaya koymak, tercihlerinizi belirtmek, duruşunuzu netleştirmek için süper iyi bir zaman 🙂 Durmayın yapın… Zaten yapmaz da yine ortama, duruma, zamana, başkalarının insiyatifine bırakırsanız, bu defa kendinizi ciddi anlamda ortada kalmış hissedeceğiniz bir sürece girebilirsiniz. Para veya prestij kaybına uğramamak için risk almak ya da istediklerinizi elde etmek için bazı taleplerinizden geri adım atmak durumunda da kalabilirsiniz. Ama bilin ki hayat size risk gibi görünen durumların içine gizlenmiş fırsatlar sunacak bu aralar… GÖZÜNÜZ GÖNLÜNÜZ AÇIK OLSUN 🙂

kaynak: Juno Yıldız Gözlemcisi

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

6 aralık günü istanbul’a göre saat 14:27 itibariyle, 2014 yılının en son dolunay’ını yaşayacağız.


düşüncelerimizi yansıtmak için aksiyon alacağımız, kendimizi olanca açıklığı ile ortaya koyacağımız bir dolunay bu…
hani ”akacak kan damarda durmaz!” diye bir laf vardır ya… işte zaman o zaman.
uzunca bir süredir bastırdığımız için bize acı vermiş olan düşünceler açığa çıkacak… ya da acı vermesi korkusu ile bastırılan, ertelenen adımlar atılacak…
sorun yaratma ihtimali yüzünden üstü kapatılmış olaylar, yaşanması engellenmiş gerilimler, bir şekilde kendilerine yol bulup ortaya dökülecekler…
cüretkar ve talepkar bir dolunay bekliyor bizi… yeterince bekletildiğini, yeterince haksızlığa uğradığını, yeterince ertelendiğini ve artık sesini yükseltip, hakkı olanı alması gerektiğini düşündüğü için, neyi dağıttığını çok da umursamayan bir dolunay!
sahip çıkmakla ilgili bir derdimiz var bu aralar… hak, kazanç, öncelik, önem, saygınlık, gibi konularda girişilecek her türlü mücadele kapımızda…
• değer verdiğimiz şeyler ve onları kaybetmemek için yapacağımız cesur girişimler,
• kendimizi yeterince ortaya koyamadığımız için kaybetmek üzere olduğumuzu düşündüğümüz haklar, fırsatlar, kazançlar,
• başkalarının talepleri/öncelikleri/hakları ile kendi arzularımız arasında kalacağımız seçimler,
• zamanında netleşmemiş sınırların yeniden çizilmesi, üzerinde anlaşılmış ama hoşnut olunmamış kuralların yeniden düzenlenmesi için uğraşacağımız durumlar,
ile sınanacağız bu dolunayda.
bu konular kişisel ve toplumsal alanda önümüze çözülmesi gereken bir sorun, yapılması gereken bir seçim olarak çıkacak.
madem sınanacağız :))) o zaman şunlara dikkat edelim ki, haklı iken haksız, haksız iken yüzsüz ve vicdansız durumuna düşmeyelim;
– İyi düşünün! hiç bir şeyi yapmış olmak için yapmayın… hiç bir lafı dilinize düştüğü için söylemeyin… hiç bir fırsatı sırf önünüze geldiği için kullanmayın! bunun size ne getirip, ne götüreceğinizi çok iyi düşünün.
– Korkmayin! eğer eminseniz – ama zanlarınız veya tercihlerinize göre değil, somut göstergelere göre eminseniz – sözünüzü söyleyin… talebinizi yapın… tercihinizi ifade edin… ya da takmayın sizi engelleyecek olanları – hiç laf etmeden, kabul ettirme gayreti ile zaman ve enerji kaybetmeden – adımınızı atın! ama attığınız adımın tüm sorumluluğunu da üstünüze alın… yüreğinizi elinize alıp, ileri gidiyorsanız, tanıdık, sıkıntılı, ama bir şekilde güvenli görünen hale geri dönmeyi aklınızdan bile geçirmeyin.
– Ummayin! önceliğiniz sizin için değerli olan bir şeyi yerine getirmekse, bunun başkaları için de değerli olmasını, herkesin sizi desteklemesini, ya da bunun için onay, sevgi, teşekkür almayı ummayın. bazen bir çok adımı atmamıza engel olan şey, becerememek kaygısı değil, başkalarına ters düşme ve onay ya da sevgiden mahrum kalma korkusudur. eğer atacağınız adım kimseye haksızlık olmuyorsa, ve bu adımı atmamak size haksızlık oluyorsa, o zaman sevilme kaygınızı gözden geçirin. ve onun bunun sevgisini elde tutacağım diyerek yıllar geçtikten sonra, kendinizi sevip sevmeyeceğinizi bir daha sorun!
– Abartmayin! haklılığı dahi abartmak, hareketi ya da olayi değil kişiyi eleştirir gibi davranmak, neyi yıkıp geçtiğinize aldırmadan bodoslama gitmek ve hazır yola çıkmışken haddi de aşmak, talebinizi değil egonuzu ortaya koymak, sizi durumun üzerine çıkartsa dahi, evrenin yasalarına göre borçlu duruma getirir! haklı olduğunu düşündüğü için fazla üzerinize gelecek ya da üzerinize basıp geçecek birileriyle karşılaşma hakkını bonus olarak kazanmamaya özen gösterin :)))
– Hak yemeyin! arzu ettiğiniz şey size göre ne kadar değerli olsa da, buna uzanarak bir başkasının alanına el uzatmış, bir başkasının mutluluğunu bozmuş, size yapılmasını asla istemeyeceğiniz bir şeyi başkasına yapmış olacaksanız… bu mutluluktan vazgeçin. zira böyle kazanılmış ödüller, sonradan elinizde patlar! bunu asla unutmayın… bahaneler bulup böyle şeylerin üzerini şekerle kaplamayın (junoastroloji’den alıntıdır).

Ek olarak;
Bu dolunay içinizdeki aydınlık ve karanlık taraflarınızla yüzleşeceğiniz bir gerçektir. Bu dolunay kendinize biraz zaman tanıyın ve hislerinize kulak vermeye çalışın. Bir yanınız sizi desteklerken diğer yanınız sizi aşağıya mı çekmeye çalışıyor? Ansızın öncesinde cözmüş olduğunuzu düşündüğünüz tekrardan gün yüzüne mi çıkıyor? Dinleyin kalbinizi, ruhunuzu…
iç sesinizin size neyi fısıldadığını duymaya çalışın. Eğer karanlık tarafınız ağır basacak olursa korkmayın, bu aslında size sunulmuş bir fırsat, karanlık yanlarınızı görüp dönüştürmeniz için.. Karanlık yanlarınızı sevgiyle kabul edin. Eğer korkar ya da yüzleşmekten kaçarsanız, kaçtığınız duygu, his ya da herhangi bir olay daha da kuvvetlenerek karşınıza gelecektir. Bu dolunay dönüşüm için sunulmuş en güzel fırsat. Karanlık ve aydınlık taraflarınızı sevin. Üzerinizde bulunan tüm eski enerjilerden bu dolunayda sıyrılın, dönüşümün getirdiği güzelliklere ve yeniliklere açık olun ve hayatınıza akmasına izin verin. Bu hafta enerjiler çok yoğun gelebilir, zaman zaman bunaldığınızı, olumsuz duygulara kapılabilirsiniz, böyle bir durumda ufak bir meditasyon ile kendinizi dengeleyebilirsiniz Bu konuda ben en çok melek kovalarını tercih ediyorum. Sizde en sevdiklerinizden birini ya da benim gibi melek kovaları ile ilgili çalışmayı yapabilirsiniz.
Hepinize keyifli dolunaylar!
Değişim ve dönüşümü sevgiyle kabul ediyoruz

MELEK KOVALARI
Bu, yaşamın meydan okumaları ile ilgili üzüntü duyduğunuz herhangi bir zamanda kullanılacak mükemmel bir meditasyondur. Derin nefesler alıp vererek başlayın. Zihin gözünüzde, meleklerin önünüze büyük bir kova koyduğunu vizüalize edin. Melekler kovanın yanında duruyorlar ve sizin canınızı sıkan her şeyi kovanın içine koymanızı istiyorlar.
Kendinizi, para, kariyer, yuvanız, veya sahip olduklarınız ile ilgili üzüntüleri kovaya koyarken görün ve hissedin. Sonra, bedeniniz veya sağlığınız ile ilgili endişelerinizi kovaya koyun. Sonra, herhangi birisi ile anlaşmazlıklarınızı kovaya koyun.
Şimdi, herhangi bir ilişkide sahip olduğunuz incinme hislerini kovaya koyun. Sonra, suçluluk veya kendini suçlamayı kovaya koyun. Hedefleriniz, amaçlarınız ile ilgili sahip olabileceğiniz korkuları da kovaya koyun. Başarısızlık veya başarı korkusunu kovaya koyun.
Sonra, gelecek ile ilgili sahip olabileceğiniz korkuları kovaya koyun. Organize dinlerin üyelerine karşı sahip olabileceğiniz herhangi incinme hislerini veya öfkeyi kovaya koyun. Sonra, Allah’a karşı hissedebileceğiniz direnci kovaya koyun. Eğer
sizi sıkan başka bir şeyler varsa, onları da şimdi kovaya koyun. Geride hiçbir şey kalmasın. Hepsini şimdi kovaya doldurun. Bedeninizin ve ruhunuzun ne kadar hafiflediğine dikkat edin. Melekler size gülümserken, kovayı alıp uzaklaştırırken onları izleyin. Tüm üzüntülerinizi, tüm yaratıcılığınızın ve sonsuz zekanın İlahi kaynağına götürüyorlar.
Burada, tüm zorluklarınız mükemmel şekilde çözülüyor. Her şey kazan – kazan şeklinde çözülüyor ve mükemmel çözümleri kolayca ve uyumlu bir şekilde alıyorsunuz. Bu yardım için Allah’a ve meleklere teşekkür ediyoruz. Şimdi bunu hak ettiğimizi bilerek, onların yardımını kabul ediyoruz. Ayrıca, kendimizi iyileştirirken, dünyayı da iyileştirdiğimizi biliyoruz.

alıntı erhan cati

İyi çay demlemenin tüyoları…!

Lezzetli olduğu gibi soğuk kış günlerinde içinizi ısıtan çay ile bütünleşmiş bir kültüre ve çay cenneti bir coğrafyaya sahipken elbette çayı demlemenin püf noktalarını iyi bilmeniz gerekir.

Türkiye’de çay demlemenin herkes tarafından kabul görmüş tek bir yöntemi olmadığı için birbirinden farklı birçok yöntem mevcut. Tabii demlemedeki bu farklılıklar, çayın tadında da farklılığa yol açıyor. Hatta doğru zannedilen ya da önemsenmeyen birçok püf nokta, aroma kaybına sebep olup çayın tadını bozuyor.

İşte çay demlemenin 10 altın kuralı:

– Çay yaparken taze ve soğuk su kullanın. Soğumuş suyu asla yeniden kaynatmamak gerekir.

– Daha iyi bir demleme ısısına ulaşmak için demliği ısıtın.

– Çayın ölçüsüne dikkat edin; fazla çay koymak hem ekonomik değildir hem de çay acı olur.

– Su kaynadığı anda, suyu demliğe ekleyin. Su on saniyeden fazla kaynayıp fokurdamamalıdır yoksa gereğinden fazla oksijen kaybeder.

– Demlenmiş çayı porselen çaydanlığa boşaltmadan önce bir kez karıştırın.

– Tüm lezzetin açığa çıkabilmesi için 3-5 dakika demleyin.

– Eğer çayınızı süt ile içmek istiyorsanız, daha iyi karışması için fincana önce sütü koyun.

– Çayı kuru, hava almaz bir kapta, rutubet ve buğulaşma tehlikesi olmayan bir yerde saklayın. Baharatlardan ve keskin kokulu yiyeceklerden uzak tutun çünkü çay kolayca bozulabilir.

– Demliğin, çaydanlığın ve çay bardaklarının metal olmamaları ve deterjanla yıkanmamaları gerekir. Metal çaydanlıkta yapılan çayda metal tadı olur.

– Yeşil çay, altlığı olmayan fincanla, siyah çay ise altlıklı fincanla sunulur.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mandalinanın beyaz liflerini atmayın…!

Kışın müjdecisi mandalina özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyenler ve hastalıklarla savaşanlar için ilk tercih edilen meyvelerdendir.

“Sonbaharın başlarında tezgahlara çıkan, mis kokusuyla içinizi ısıtan, lezzetiyle mutlu eden C vitamini deposu sağlık dostu olan bu ucuz ve besleyici meyve kışın elimizden düşmemelidir” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Berrin Yiğit, mandalinan faydalarını tek tek açıkladı.

Mandalinanın en belirgin faydası bağışıklık sistemi üzerinedir, zengin C vitamini içeriği ve antioksidan özleriyle 7’den 70’e tüketilmesi gereken bir meyvedir. Özellikle sigara içenler, ağır metal zehirlenmesi tehlikesinde olanlar, çok çalışanlar, uykusuz kalanlar, fazla ilaç alanlar her gün düzenli olarak C vitamini kaynağı turunçgilleri bol tüketmelidirler. C vitamini suda eriyen bir vitamin olduğundan fazlası atılır bu nedenle az az sık yenmelidir. Büyük bardak meyve suyu içmek yerine 1 çay bardağı taze sıkılmış meyve suyunu günde 3 kez tüketmek veya bütün haliyle meyveyi yemek daha doğrudur.

Beyaz lifleri faydalıdır

Mandalinanın kabuğunun hemen altındaki beyaz lifler de çok faydalıdır, atılmamalı bolca yenmelidir.

Potasyumdan zengindir

Potasyum zengini olduğundan tansiyonu düşürür. Kanı temizleyici, damar sağlığını koruyucu etkisi kalp hastalıkları için de mandalinayı önemli kılar. Damar sertliği için de önleyicidir.

Kolesterolü düşürür

İçeriğindeki bitkisel özler kolesterol düşürücü etkilidir ama fazla yenmediği takdirde. Günde 4 adet yeterlidir. Düşük kalorili, bol lifli olmasına rağmen fazla tüketilmemelidir. Harika, aromatik ferahlatıcı kokusunun sakinleştirici etkisi vardır.

Soyulduğu an tüketilmelidir

Taze haliyle soyulduğu an tüketilmelidir, vitamin kaybı olmaması için kabuğu açılmış olanlar satın alınmamalıdır. Reçeli meyve suyu (işlemden geçmiş),marmelatı bu faydaları göstermez.

alıntı

BEDEVİ…

Devesiyle birlikte çölde yürümekte olan bir bedevi, güçlükle yürüyen, susuzluktan dudakları kurumuş bir adama rastlamış. Adam bedeviyi görünce su istemiş. Devesinden inmiş ona su vermiş.

Suyu içen adam birden bedeviyi iterek deveye atladığı gibi kaçmaya başlamış. Bedevi arkasından bağırmış: “Tamam, deveyi al git; ama senden bir ricam var. Sakın bu olayı kimseye anlatma!”

Bu isteği tuhaf bulan hırsız biraz duraklayıp, nedenini sormuş: “Eğer anlatırsan”, demiş bedevi, “bu her yere yayılır ve insanlar bir daha çölde muhtaç birini görünce yardım etmezler…”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Save Up To % 100

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Cevap Ver Ekrem!

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Delilikle Dahilik Arasındaki İnce Çizgiyi Buldum…

Siz kendinizi iyi hissetmeye başladıktan sonra, her şey yoluna girer.

Siz kendinizi iyi hissetmeye başladıktan sonra, her şey yoluna girer.

Ruben Stuttard