6 aralık günü istanbul’a göre saat 14:27 itibariyle, 2014 yılının en son dolunay’ını yaşayacağız.


düşüncelerimizi yansıtmak için aksiyon alacağımız, kendimizi olanca açıklığı ile ortaya koyacağımız bir dolunay bu…
hani ”akacak kan damarda durmaz!” diye bir laf vardır ya… işte zaman o zaman.
uzunca bir süredir bastırdığımız için bize acı vermiş olan düşünceler açığa çıkacak… ya da acı vermesi korkusu ile bastırılan, ertelenen adımlar atılacak…
sorun yaratma ihtimali yüzünden üstü kapatılmış olaylar, yaşanması engellenmiş gerilimler, bir şekilde kendilerine yol bulup ortaya dökülecekler…
cüretkar ve talepkar bir dolunay bekliyor bizi… yeterince bekletildiğini, yeterince haksızlığa uğradığını, yeterince ertelendiğini ve artık sesini yükseltip, hakkı olanı alması gerektiğini düşündüğü için, neyi dağıttığını çok da umursamayan bir dolunay!
sahip çıkmakla ilgili bir derdimiz var bu aralar… hak, kazanç, öncelik, önem, saygınlık, gibi konularda girişilecek her türlü mücadele kapımızda…
• değer verdiğimiz şeyler ve onları kaybetmemek için yapacağımız cesur girişimler,
• kendimizi yeterince ortaya koyamadığımız için kaybetmek üzere olduğumuzu düşündüğümüz haklar, fırsatlar, kazançlar,
• başkalarının talepleri/öncelikleri/hakları ile kendi arzularımız arasında kalacağımız seçimler,
• zamanında netleşmemiş sınırların yeniden çizilmesi, üzerinde anlaşılmış ama hoşnut olunmamış kuralların yeniden düzenlenmesi için uğraşacağımız durumlar,
ile sınanacağız bu dolunayda.
bu konular kişisel ve toplumsal alanda önümüze çözülmesi gereken bir sorun, yapılması gereken bir seçim olarak çıkacak.
madem sınanacağız :))) o zaman şunlara dikkat edelim ki, haklı iken haksız, haksız iken yüzsüz ve vicdansız durumuna düşmeyelim;
– İyi düşünün! hiç bir şeyi yapmış olmak için yapmayın… hiç bir lafı dilinize düştüğü için söylemeyin… hiç bir fırsatı sırf önünüze geldiği için kullanmayın! bunun size ne getirip, ne götüreceğinizi çok iyi düşünün.
– Korkmayin! eğer eminseniz – ama zanlarınız veya tercihlerinize göre değil, somut göstergelere göre eminseniz – sözünüzü söyleyin… talebinizi yapın… tercihinizi ifade edin… ya da takmayın sizi engelleyecek olanları – hiç laf etmeden, kabul ettirme gayreti ile zaman ve enerji kaybetmeden – adımınızı atın! ama attığınız adımın tüm sorumluluğunu da üstünüze alın… yüreğinizi elinize alıp, ileri gidiyorsanız, tanıdık, sıkıntılı, ama bir şekilde güvenli görünen hale geri dönmeyi aklınızdan bile geçirmeyin.
– Ummayin! önceliğiniz sizin için değerli olan bir şeyi yerine getirmekse, bunun başkaları için de değerli olmasını, herkesin sizi desteklemesini, ya da bunun için onay, sevgi, teşekkür almayı ummayın. bazen bir çok adımı atmamıza engel olan şey, becerememek kaygısı değil, başkalarına ters düşme ve onay ya da sevgiden mahrum kalma korkusudur. eğer atacağınız adım kimseye haksızlık olmuyorsa, ve bu adımı atmamak size haksızlık oluyorsa, o zaman sevilme kaygınızı gözden geçirin. ve onun bunun sevgisini elde tutacağım diyerek yıllar geçtikten sonra, kendinizi sevip sevmeyeceğinizi bir daha sorun!
– Abartmayin! haklılığı dahi abartmak, hareketi ya da olayi değil kişiyi eleştirir gibi davranmak, neyi yıkıp geçtiğinize aldırmadan bodoslama gitmek ve hazır yola çıkmışken haddi de aşmak, talebinizi değil egonuzu ortaya koymak, sizi durumun üzerine çıkartsa dahi, evrenin yasalarına göre borçlu duruma getirir! haklı olduğunu düşündüğü için fazla üzerinize gelecek ya da üzerinize basıp geçecek birileriyle karşılaşma hakkını bonus olarak kazanmamaya özen gösterin :)))
– Hak yemeyin! arzu ettiğiniz şey size göre ne kadar değerli olsa da, buna uzanarak bir başkasının alanına el uzatmış, bir başkasının mutluluğunu bozmuş, size yapılmasını asla istemeyeceğiniz bir şeyi başkasına yapmış olacaksanız… bu mutluluktan vazgeçin. zira böyle kazanılmış ödüller, sonradan elinizde patlar! bunu asla unutmayın… bahaneler bulup böyle şeylerin üzerini şekerle kaplamayın (junoastroloji’den alıntıdır).

Ek olarak;
Bu dolunay içinizdeki aydınlık ve karanlık taraflarınızla yüzleşeceğiniz bir gerçektir. Bu dolunay kendinize biraz zaman tanıyın ve hislerinize kulak vermeye çalışın. Bir yanınız sizi desteklerken diğer yanınız sizi aşağıya mı çekmeye çalışıyor? Ansızın öncesinde cözmüş olduğunuzu düşündüğünüz tekrardan gün yüzüne mi çıkıyor? Dinleyin kalbinizi, ruhunuzu…
iç sesinizin size neyi fısıldadığını duymaya çalışın. Eğer karanlık tarafınız ağır basacak olursa korkmayın, bu aslında size sunulmuş bir fırsat, karanlık yanlarınızı görüp dönüştürmeniz için.. Karanlık yanlarınızı sevgiyle kabul edin. Eğer korkar ya da yüzleşmekten kaçarsanız, kaçtığınız duygu, his ya da herhangi bir olay daha da kuvvetlenerek karşınıza gelecektir. Bu dolunay dönüşüm için sunulmuş en güzel fırsat. Karanlık ve aydınlık taraflarınızı sevin. Üzerinizde bulunan tüm eski enerjilerden bu dolunayda sıyrılın, dönüşümün getirdiği güzelliklere ve yeniliklere açık olun ve hayatınıza akmasına izin verin. Bu hafta enerjiler çok yoğun gelebilir, zaman zaman bunaldığınızı, olumsuz duygulara kapılabilirsiniz, böyle bir durumda ufak bir meditasyon ile kendinizi dengeleyebilirsiniz Bu konuda ben en çok melek kovalarını tercih ediyorum. Sizde en sevdiklerinizden birini ya da benim gibi melek kovaları ile ilgili çalışmayı yapabilirsiniz.
Hepinize keyifli dolunaylar!
Değişim ve dönüşümü sevgiyle kabul ediyoruz

MELEK KOVALARI
Bu, yaşamın meydan okumaları ile ilgili üzüntü duyduğunuz herhangi bir zamanda kullanılacak mükemmel bir meditasyondur. Derin nefesler alıp vererek başlayın. Zihin gözünüzde, meleklerin önünüze büyük bir kova koyduğunu vizüalize edin. Melekler kovanın yanında duruyorlar ve sizin canınızı sıkan her şeyi kovanın içine koymanızı istiyorlar.
Kendinizi, para, kariyer, yuvanız, veya sahip olduklarınız ile ilgili üzüntüleri kovaya koyarken görün ve hissedin. Sonra, bedeniniz veya sağlığınız ile ilgili endişelerinizi kovaya koyun. Sonra, herhangi birisi ile anlaşmazlıklarınızı kovaya koyun.
Şimdi, herhangi bir ilişkide sahip olduğunuz incinme hislerini kovaya koyun. Sonra, suçluluk veya kendini suçlamayı kovaya koyun. Hedefleriniz, amaçlarınız ile ilgili sahip olabileceğiniz korkuları da kovaya koyun. Başarısızlık veya başarı korkusunu kovaya koyun.
Sonra, gelecek ile ilgili sahip olabileceğiniz korkuları kovaya koyun. Organize dinlerin üyelerine karşı sahip olabileceğiniz herhangi incinme hislerini veya öfkeyi kovaya koyun. Sonra, Allah’a karşı hissedebileceğiniz direnci kovaya koyun. Eğer
sizi sıkan başka bir şeyler varsa, onları da şimdi kovaya koyun. Geride hiçbir şey kalmasın. Hepsini şimdi kovaya doldurun. Bedeninizin ve ruhunuzun ne kadar hafiflediğine dikkat edin. Melekler size gülümserken, kovayı alıp uzaklaştırırken onları izleyin. Tüm üzüntülerinizi, tüm yaratıcılığınızın ve sonsuz zekanın İlahi kaynağına götürüyorlar.
Burada, tüm zorluklarınız mükemmel şekilde çözülüyor. Her şey kazan – kazan şeklinde çözülüyor ve mükemmel çözümleri kolayca ve uyumlu bir şekilde alıyorsunuz. Bu yardım için Allah’a ve meleklere teşekkür ediyoruz. Şimdi bunu hak ettiğimizi bilerek, onların yardımını kabul ediyoruz. Ayrıca, kendimizi iyileştirirken, dünyayı da iyileştirdiğimizi biliyoruz.

alıntı erhan cati