Kutudan Çıkmak

göynük yedigoller beypazarı 159

Üzgün müsün? Dans et ya da git, duşun altına gir ve beden ısısı kayboldukça üzüntünün bedenini terk ettiğini gör. Başından aşağı akan suyun etkisiyle, aynı ter ve toz gibi üzüntünün de bedeninden temizlendiğini hisset. Neler olduğunu gör.

Zihnini öyle bir duruma sokmayı dene ki, önceki haliyle çalışamasın.
Herşey olabilir. Aslında asırlar boyunca geliştirilmiş tekniklerin hepsi, zihni eski kalıplardan uzaklaştırma çabasından başka bir şey değildir.

Örneğin, öfkeliysen, birkaç derin nefes alman yeterli. Derin bir nefes al ve derin bir nefes ver, iki dakika yeter. Sonra öfkenin nereye gittiğini gör. Zihni şaşırtıyorsun; ikisi arasında bağlantı kuramıyor. ‘Ne zamandan beri,’ diye zihin sormaya başlıyor, ‘birileri öfkeyle derin nefes alıp vermeye başladı? Neler oluyor?’
Herhangi bir şey yap ama bunu asla tekrarlama; işin aslı bu. Yoksa kendini her üzgün hissettiğinde duş alırsan, zihin bunu alışkanlık haline getirecek. Üç ya da dört kereden sonra zihin öğrenir, ‘Bu önemli değil. Üzgünsün; bu yüzden duş alıyorsun.’ O zaman duş üzüntünün bir parçası haline gelir. Hayır, bunu asla tekrarlama.

Her seferinde zihni şaşırtmaya devam et. Yaratıcı ol, hayal gücünü kullan.
Partnerin bir şey söylüyor ve sen kızıyorsun. Genellikle bu olduğunda, ona vurmak ya da bir şey fırlatmak istersin. Bu sefer değişiklik yap: git ona sarıl! Onu kocaman öp, partnerini de şaşırt! Zihnin şaşıracak, sevgilin şaşıracak. Birden hiçbir şey eskisi gibi değil. O zaman zihnin bir mekanizma olduğunu göreceksin; yeni bir şey olduğunda tamamen kayboluyor; zihin yeniyle baş edemez.

Pencereyi aç, bırak taze hava içeri dolsun.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hadi Git Ve Al Kızı…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Biberiye Mucizesi…

LÜTFEN OKUMADAN GEÇME !

1. Eşim evliliğimizden önce başlayan migren ağrılarından şikâyetçi idi ve cebinde bir suru ağrı kesici ilaçlarla dolaşır ve kriz anlarında da başımı kesin de b…u ağrıdan kurtulayım’ derdi. Hacettepe Tip Fakültesi’nde 1980 başlarında MR’ çekilip migren teşhisi konuldu ama olumlu bir sonuç alamadık. 1983 yılında iş yerim Ankara Üniversitesi’nden Gazi Üniversitesi’ ne geçince burada da MR çekilip migren teşhisi konulunca migren tedavisi başladı. Verilen çeşitli haplar etkili olmayınca depresyon tedavisine başlayacağız dediler ve giderek değiştirilen ilaçlar sonucu eşim neredeyse 24 saat uyumaya başladı ilaçların etkisi ile. Bu aşamada ben tedavi ve ilaçları kestirdim. Bitkisel ilaç aramaya başladım ve tanıdığım bir zamanlar orman bakanlığında tıbbi bitkiler araştırma projesi’nde çalışmış emekli tanıdığım biberiye çayını tavsiye etti. Günde 5–6 fincan biberiye çayı tedavisine başladık ve 20–25 gün sonra migren, baş ağrıları sorunları bir daha gelmemek üzere sona erdi.

2. Ortopedist kardeşime ameliyat olan sanatçı Selçuk Ural kardeşime migreni olduğunu söylüyor ve kardeşim biberiye çayını tavsiye ediyor. Selçuk Ural birkaç yıl önce ATV televizyonundaki bir programda migreninin ortopedist doktorunun botanikçi ağabeyinin tavsiyesi ile geçtiğini söylüyor ve teşekkür ediyor.

3. Kayınbiraderimin eşi Elmadağ’da kızakla kayarken düşüp kızak freni demirinin ayak bileği ile diz arası orta bölgede V harfi şeklinde ve büyükçe bir bölgede etini kemiğe kadar kaldırdı. Buraya dikiş atıldı ancak kalkan kısmın büyüklüğünden 1 ay V harfi iç kısmındaki deri canlanmadı ve doktorlar bu bölgeye deri nakli yapmamız gerekir dediler. Kayınbiraderimin bulduğu estetik ameliyatı yapacak doktor Amerika’dan yeni bir ilaç geldi önce birkaç gün bunu sürüp deneyelim, sonuç alamazsak ameliyatı yaparız dedi. Sürülen yağ deriyi 3–4 gün sonra canlandırmaya başladı. Bu yağın üzerine baktığımda Rosmarinus kelimesini görünce biberiye bitkisine olan ilgim çok daha arttı. Kendi kütüphanem ve internetten yaptığım araştırmada biberiye bitkisinin iyi geldiği hastalık ve sorunlar 100’u çok aşınca araştırmayı kestim bu kadar yeter diye.

4. Biberiye yağını yazlık evimize götürdük. Ağabeyimin torunları düşüp veya koşarken başlarını veya eller ve ayaklarını bir yerlere çarptığın da evde başlayan telaşa hiç gerek olmadığını söyleyip bu yağı sürüyordum ve şişmesi, morarması veya ağrıması gereken bölgelerde bunların hiç biri gerçekleşmiyordu.

5. Eşimin işyerinde arkadaşının babasının ayaklarında diz altı bölgesinin dolaşım bozukluğu nedeniyle ayakları soğuk idi. Biberiye çayı ile bu sorunları çözüldü.

6. Çok yaşlı komşumuzun 2 yıldır geceleri uyuyamama sorunu vardı. Damadı Ankara’da bir devlet hastanesinde beyin cerrahi doçent de çözüm bulamamıştı uyku sorununa. Biberiye çayı içmeye başladıktan sonra gece de gündüz de uyumaya başladı.

7. Yine ayni çok yaşlı komşumuz gut hastalığından da muzdarip idi ve kanında ürik asit yüksek çıkıyordu. Biberiye çayı ile bu sorunu da çözüldü.

8. Kayınpederim boyun kireçlenmesinin sonucunda boynu tamamen hareketsiz duruma geçti. Doktorlar ameliyat yapamayız böyle idare et dediler. Biberiye yağı ile yaptığı masajlar sonucu 1 hafta sonra boynunu hareket ettirmeye başladı.

9. Kızım koşarken çarptığı eli mosmor oldu. Biberiye yağını sürdük, 2 saat sonra morluk geçmeye başladı. Akraba doktora soruyorum söyle morluk normal ne kadar zamanda geçer diye ve 2 günde geçer diyor.

10.Biberiye yağı ecza dolabımızda artık yerini almıştı. Bir yerin mi ağrıyor (örneğin baş ağrısı) sür biberiyeyi en azından geçici olarak ağrı geçsin. Bir yerin kesildi mi, çizildi mi sür biberiye yağını çok süratli olarak iyileşsin.

Umarım arkadaşlar için bu bilgiler yararlı olur.

Prof. Dr. Turhan USLU

TIBBİ ETKİLERİ VE KULLANIMI

Biberiye bitkisi sağlığa çok yararlı olduğu gibi, mükemmel bir
güzelleştiricidir. Önce bitkinin tıbbi etkilerinden söz edelim:

-Kan dolaşımını hızlandırır.Kılcak damarları açar.
-Karaciğeri tedavi eden bitkilerin başında gelir.
-Biberiye yağı,kanser tümörlerinin ve vücuttaki yağ bezelerinin zamanla
eriyerek kaybolmasını sağlar.
-Sinirleri uyarır ve güçlendirir.
-Mide ve bağırsakları uyarır. Böylece sindirime (özellikle yağlı yiyecek
yendiğinde) yardımcı olur.
-Hazımsızlıktan oluşan gazları söktürür.
-Safra salgısını artırır.
-İdrar söktürücüdür.
-Kadınlarda aybaşını düzene sokar. Gecikmeleri önler. İyi bir adet
söktürücüdür.
-Etkili bir toniktir.
-Kas ağrılarını, siyatik ve nevraljiyi hafifletir
-Romatizma ağrılarını azaltır.
-Burkulma ve eziklerde iyileştiricidir.
-Saç diplerindeki bezleri uyarır. Erken saç dökülmelerini önler. Bu nedenle
özel şampuanların yapımında kullanılır.

Biberiye Çayının Hazırlanışı:

Biberiye taneleri iyice ezilir. 2 çorba kaşığı ezilen biberiye taneleri 1 tatlı kaşığı burçak unu ile birlikte sıcak suda 15 dakika boyunca kaynatılırlar. Elde edilen çay şeke ryada bal ile birlikte tatlandırılarak içilir.

SEVDİKLERİNİZ DE OKUYABİLSİN DİYE LÜTFEN PAYLAŞALIM..!!

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Ey kör!

 

Ey kör! anla bu yer bu gök boş
Bırak onu bunu gönlünü hoş tut hoş
Şu durmadan dağılan alemde
Hepsi, hepsi bir nefestir
Gerisi boştur boş

Ömer Hayyam

Bizi Mi Yiyo Lan Bu Karı…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Pirinç folik asit, demir ve lif zengini

Pirinç folik asit, demir ve lif zengini

pirinc-folik-asit-demir-ve-lif-zengini-5026422[1]

Folik asit, demir ve lif yönünden oldukça zengin olan pirinç, demir eksikliğine yatkınlığı bulunan kadınlar için büyük önem taşıyor.

Pirincin kalp hastalıkları ve belirli kanser türleri ile benzeri birçok sorunu içeren kronik rahatsızlıkların önlenmesine yardımcı olduğunu kanıtlayan, kadınlara odaklanmış pek çok yeni çalışma bulunuyor. USA Rice Federation, yapılan araştırmalar sonucunda pirincin, her yaştan kadının sağlığı için büyük önem taşıyan folik asit ve demir gibi besin öğelerini içeren lifli bir besleyici Diyet içeriği olduğu bildiriyor.
Beslenme araştırmacıları, düşük karbonhidrat diyeti modasının, kadınların folat düzeylerindeki düşüşün olası nedenlerinden biri olduğuna işaret ediyor. Kadınlar, aynı zamanda vücuttaki demir azlığının neden olduğu demir eksikliği anemisine de yatkın. Yeterli demir olmadığında, vücut kırmızı kan hücreleri için yeterli hemoglobini üretemiyor. Aneminin bu en yaygın biçimi, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kadınların yaklaşık beşte birini ve hamile kadınların yarısını etkilemekte ve yorgunluk ve güçsüzlükten nefes darlığına, baş ağrılarına ya da konsantrasyon kaybına kadar çeşitlenen semptomlara neden oluyor.

Amerikan Diyet Derneği’nin Kadın Sağlığı ve Üreme Beslenmesi Başkanı, tescilli diyetisyen Jeanne Blankenship, “ABD’deki kadınların çoğunluğu hala günlük demir ve folik asit gereksinimlerini karşılamıyor ki, bunlar kadınlar için kritik önem taşıyan iki besin öğesidir. Pirinç, kadınlara folik asit alımı için harika bir yol. Pirinç, yağsız et ve az yağlı süt ürünlerinden, meyvelere, kuruyemişlere ve sebzelere kadar eşlik ettiği birçok yemeğe besin öğeleri, kıvam ve lezzet Katar” dedi.
Bazı kanser türlerini de önlüyor
Folik asit aynı zamanda, bazı araştırmalar tarafından kalp krizi ve beyin kanaması dahil kalp hastalıklarında bir risk faktörü olduğunu gösterilen kan homosistein düzeylerini düşürmeye de yardımcı oluyor. Amerikan Kalp Derneği’nin yayını Circulation’da yayımlanan araştırma, folik asit zenginleştirmesinin beyin kanamasından kaynaklanan ölümleri azaltmaya yardımcı olduğunu da kanıtlıyor. Daha yakın tarihli araştırmalar ise folik asidin yumurtalık kanseri ve Alzheimer da dahil belirli kanser tiplerini önlemeye yardımcı olduğunu ileri sürüyor.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Sağlık için ”üç ceviz, bir elma”

saglik-icin-uc-ceviz-bir-elma--5034191[1]Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkan, ”Günde bir elma ve 3 ceviz tüketmesiyle belki de mucize gıdaların ve minerallerin büyük çoğunluğu insan vücudu için yeterli olacaktır” dedi.

 Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Özkan, ceviz ve elmanın vücut için en lüzumlu aminoasit, vitamin, antioksidan, fenol ve yağları içerdiğini belirterek, “Günde bir elma ve 3 ceviz tüketmesiyle belki de gerekli gıdaların ve minerallerin büyük çoğunluğu insan vücudu için yeterli olacaktır” dedi.

Özkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günlük gıda ihtiyacının karşılanması yanında toplumların daha sağlıklı ve ideal beslenmenin yollarını araştırdığını söyledi.

“Ceviz ve elma, standart beslenmenin dışında sağlıklı vücut için en lüzumlu aminoasit, vitamin, antioksidan, fenol ve yağları içermektedir” diyen Özkan, şunları dile getirdi:

“Özellikle erken yaşlarda (5-20) bu iki meyvenin düzenli tüketilmesi, sağlıklı neslin yetişmesinde ülkemiz için önemli şanstır. Günde bir elma ve 3 ceviz tüketmesiyle belki de mucize gıdaların ve minerallerin büyük çoğunluğu insan vücudu için yeterli olacaktır. Bu iki meyvenin birlikte tüketilmeleri halinde elmanın karbonhidrat bakımından, cevizin de yağ asitleri bakımından zengin oluşu nedeniyle iyi bir kombinasyon oluşturulmuş olacak ve sağlık açısından sakınca doğurmayacak.

Türkiye’de özellikle okul çağındaki çocuklarda düzenli kahvaltı alışkanlığı gelişmedi. Bu durum hem çocukların sağlıklı büyümelerini zorlaştırmakta hem de okul başarılarını olumsuz etkilemektedir. Kırsal kesim başta olmak üzere ailelerin çoğunluğunun bu duruma duyarsız ve yetersiz kalmaları, çocukların yaşamını ve geleceğini etkilemektedir. Milli eğitim Bakanlığı, ceviz ve elmanın eğitim-öğretim yılı süresince okullarda düzenli tüketilmesini sağlayarak, çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerini olumlu etkileyecek, eğitim ve sağlıklı nesil açısından faydalı bir işe imza atmış olacaktır.”

Elmanın kan şekerini düşürdüğüne, kas deformasyonunu önlediğine, karaciğer, kalın bağırsak ve göğüs kanserine karşı koruyucu etkiye sahip olduğuna dikkati çeken Özkan, içeriğindeki organik asitler, vitaminler, fosforun kas ve sinir sistemini koruduğunu vurguladı.

Özkan, elmanın böbrek, mesane hastalıkları ve hemoroide karşı da son derece faydalı olduğunu vurgulayarak, “Antioksidan içermesi sebebiyle cildin yaşlanmasını geciktiriyor. İçerdiği posadan dolayı bağırsakları çalıştırıyor ve kabızlığı önlüyor. Bilim insanları tarafından her gün faydalı özelliği saptanan elma, sağlık açısından kabuğu soyulmadan yenmelidir” ifadesini kullandı.

“Ceviz, anlama ve kavramayı geliştiriyor ”

“Ceviz, anlama ve kavramayı geliştiriyor” diyen Özkan, şu bilgiyi paylaştı:

“Cevizdeki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor. Cevizdeki fitosteroller kalın bağırsak, göğüs ve prostat kanseri gibi kanser türlerinden korunmayı sağlıyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Antioksidan özelliği dolayısıyla parkinson ve alzheimer gibi hastalıkların oluşumunu ve gelişimini önlüyor. Ceviz, beyin için gerekli gümüş iyonu içeren ender meyvelerden biridir. Düzenli tüketildiğinde insan vücudu için güzelleştirici etkisi vardır, kalp-damar sağlığını korur. Vücudumuz için gerekli manganez, bakır, potasyum, kalsiyum, çinko ve demir gibi çok sayıda element bulunur.

Sonuçta ceviz, daha sağlıklı yaşam için her yaştaki insanın günlük diyetine eklenmesi gereken en önemli gıdalardan birisidir.”

Özkan, Türkiye’nin ceviz ve elmanın ana vatanı olduğunu söyledi.

Yıllık elma üretiminin 3-3,5 milyon ton, ceviz üretiminin de 150-160 bin ton olduğuna işaret eden Özkan, “Son yıllarda ceviz bahçelerinin kurulumunda çok büyük artışın oldu. Önümüzdeki 10 – 15 yılda verim iki katına çıkabilir. Ceviz üretimimizdeki bu artışla ileriki yıllarda fiyatta kısmen düşüş yaşanacak. Bu durum halkın bu meyveyi düzenli tüketebilmesi açısından olumlu katkı yapacak. Ülkemiz insanı bu iki meyveyi çocukluktan başlayarak hayat boyu tüketmeyi alışkanlık haline getirmelidir. Sağlıklı toplum için günde üç ceviz, bir elma yiyelim ve geleceğe umutla bakalım” değerlendirmesinde bulundu.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »