Sizi üzen, kıran, canınızı yakan insanları senden öğrenmem gerekeni öğrendim seninle işim bitti…

Sizi üzen, kıran, canınızı yakan insanları senden öğrenmem gerekeni öğrendim seninle işim bitti, öğrettiklerin için teşekkür ederim diyerek affedin (içinizden) ve onları sevgiyle hayatınızdan uzaklaştırın.

Onları affetmek kolay değildir ve onların suçsuz ya da haklı oldukları anlamına gelmez. Affetmek geçmiş anıların yükünden kurtulmak, özgürleşmek ve hayatınızın kontrolünü kendi elinize almaktır.

Gerekiyorsa kendinizi de yaptığınız hatalardan dolayı affedin ve yaptıklarınızı kabullenin. Kendinizi sevin.

Siz kendinizi sevmezseniz, kimseden sizi sevmesini bekleyemezsiniz.

Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki,

644372_10200520228361345_435475231_n[1]

 

Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve olur ki,
Sevdiğiniz şey de sizin için şerdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Bakara/216

Bizler tercihlerimiz kadarız…

Sokrates bir gün derste öğrencilerine birer beyaz kâğıt dağıtır ve üzerine bir daire çizmelerini ister.   Dairenin tam ortasına da bir nokta koymalarını söyler… Ve “Büyük mü yoksa küçük mü bir daire çizdiniz” diye sorar.   Bazıları küçücük bir daire çizerken bazıları tüm kağıdı doldurmuştur… Ve sonra, “Dairenin, tam ortasındaki nokta sizsiniz. Daire ise sizin yaşadığınız hayata koyduğunuz sınırlamayı temsil eder. Siz kendi dünyanızın merkezisiniz” der.   Daha sonra, “Şimdi daireyi silin. Geriye sadece nokta kaldı. Şimdi sınırı olmayan bir dairenin merkezindesiniz…   ……
-Bizler, tercih ettiklerimiz kadarız.
Seçeneklerimiz kadarız.
Algıladıklarımız kadarız.
Merak ettiklerimiz kadarız.
-Düşündüklerimiz kadarız.
Yaptıklarımız kadarız.
Hayatta oluşturduğumuz eylemlerimiz kadarız.
ETRAFIMIZDAKİ DAİREYİ KALDIRMANIN ZAMANI GELDİ…

Allahım Bazı Kullarını Çok Seviyorum… Bazılarına Da…

Geldi Yine Tipini S…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bana takıntı yapacak tüm unsurları kabule geçiyorum ve bu takıntıları kendimden iptal ediyorum.

 

İlişkileri Şifalandırmak
O insanın size gelmeyeceğini bile bile, sırf kaybetme,  eksiklik veya yetersizlik duygusunu yaşamamak için, kendinizi kötü hissetmemek adına, takıntı yaparsınız. İnat edersiniz. Yaratmış olduğunuz şey aslında illa benim olacak takıntısıdır. Peki diyelim sonunda sizin oldu. Bu ilişki ne kadar sağlıklı olur sizce. Zorlama ile başarılan ilişkiler sonunda çatırdamaya başlayınca “ben nerede hata yaptım “ dersiniz.
Doğadan örnek alın, dişi aslan her zaman kendine denk aslana izin verir.  Erkek aslan da kendi eşiyle ayni yolda güvenle ve gururla ilerler.  Kendi gücünün farkında olan ve kendi başına da tam olan iki aslan güçlerini birleştirerek bir olmuşlardır. Bu birlik bilinci ile kendi teretorisinde kendi kuralları ile hükmeder ve güvenli huzurlu yaşamı için büyük bir yol kaydetmiş olur. İçindeki dengeyi yakalayan ve kendine denk enerjide eşini bulan aslan, şimdi yuvasını ve birlikte oluşturduğu yaşam alanını kısaca hayatını dışarıdan gelecek etkilere karşı koruma altına alma çabasına girer.
Peki, sizin hayatınıza giren veya girmesini arzuladığınız o kişi, size denk midir? Tam ve bütün müdür? Gerçekten sizi hak etmekte midir?  Yoksa paket farklı içerik farklı mıdır? Gerçekten arzuladığınız ve takıntı haline getirdiğiniz o kişiden umduğunuzu bulamayınca kendinizi nasıl hissedeceksiniz?
Dolayısı ile ne yapmalı. Enerjinizi güçlendirmeli, çakralarınızı dengede tutarak evrenden size akan enerji akışını verimli olarak en iyi şekilde almalısınız. “Ben nerede hata yapıyorum” sorusunun altında, giderek daha yüksek tonda duyacağınız ve hissedeceğiniz ben kendimi şifalandırmak istiyorum arzusu yatar. İlişkimi şifalandırmak istiyorum, evimi şifalandırmak istiyorum, ailemi şifalandırmak istiyorum, ruhumu ve bedenimi şifalandırmak istiyorum.
Bunu istemek başarmanın ilk adımıdır. Ancak isteyerek veya niyet ederek sadece önünüzdeki açılması gereken kapının sadece anahtarının yerini öğrenmiş olursunuz. Çaba sarf ederek o anahtarı kapıya kadar götürürsünüz.  İyi niyet göstererek ve inanarak anahtarı yuvasında döndürebilir ve kapıyı açmayı başarırsınız. Her insan kendini her konuda şifalandırma gücüne sahiptir. Yeter ki kendi özünü hatırlasın, kendi ışığını güçlendirsin ve kendine güvensin.
“İlişkilerimde dengeyi bulmak için kendimi şifalandırmaya niyet ediyorum.
Bana takıntı yapacak tüm unsurları kabule geçiyorum ve bu takıntıları kendimden iptal ediyorum.
Hayat yolculuğumda sağlıkla ve mutlulukla ilerlemeyi seçiyorum. Kendimi güvende hissetmeyi, başarılı olmayı, enerjimi hatırlamayı, yapabileceklerimi keşfetmeyi, kendimden ve yaşadığım her andan keyif almayı seçiyorum. Bugün bana gelecek güzel ve hayırlı tüm enerjilere kucak açıyorum, izin veriyorum ve bu enerjilerin önce benim sonra bütünün hayrına olmasını diliyorum. Yüksek enerjimle ruhumu ve bedenimi her alanda şifalandırmaya hazırım ve bunu deneyimlemek istiyorum.
Kendimi hak ettiğim gibi şifalandırdıktan sonra, sevgi ile yoğrulmuş ışığımı tüm ilişkide bulunduğum insanlara yolluyorum ve onlarla birlikte dengede olmaya niyet ediyorum. Benim değerimin farkında olan, benim de onun farkında olacağım, güvenli, huzurlu, mutlu bir ilişkiyi yaşamayı diliyor ve istiyorum.
Beni şifalandırdığı için kendime ve ruhuma teşekkür ediyorum.  Bana, kendimi şifalandırma yeteneği verdiği için ve ihtiyacım olan hayırlı enerjileri benden esirgemediği için Yardanıma şükrediyorum.  ”
Sevgiyle … Serkan Sorguç –

Ne geriye bak kızgınlıkla, nede ileriye korkuyla… Sadece etrafına bak farkındalıkla.”

 

 

Ne geriye bak kızgınlıkla, nede ileriye korkuyla… Sadece etrafına bak farkındalıkla.”

James Thurber

Hepimiz Okullu Olduk…Sıraları Doldurduk:)))

Hayat bu işte; basit, küçük bir hadise…

“Hayat bu kadar basit bir şeydi işte.
Yaptıklarımız,
Yapmak istediklerimiz,
Özlediklerimiz,
Pişman olduklarımız,
Onardıklarımız,
Onaramadıklarımız…
Hepsi basit, minicik şeylerdi ama ulaşamadıkça,
Çözemedikçe,
Yenemedikçe bize kocaman geliyordu.
Kitlelerin sevgisi, para,ün, güç…
Hiçbiri, hiçbiri bedel olamıyordu,
Özlemini çektiğimiz o şey her ne idiyse…
Sevildiğini bilmek,
Bir vicdan rahatlığı,
Bir tabak pilav,
Bir sağlıklı nefes…
Hayat bu işte; basit, küçük bir hadise…”
~Can Dündar
Şiir kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Elma Çayı İle Öksürük Ve Balgama Son…

Kış aylarında özellikle, çocukları hiç bırakmayan öksürük için ne yapılır? Öksürüğe hatta balgamlı öksürüğe ne iyi gelir? Öksürük ve Balgamdan kurtulmak için bitkisel çözüm nedir?

Elma Çayı; Öksürük ve Balgamdan… kurtulmak için mucize bir ilaçtır.

Şiddetli Öksürük için Elma Çayı :

1 litre suyun içine, ince dilimlenmiş 1 adet elmayı kabuklarıyla birlikte atın. Haşladıktan sonra çay gibi sıcak olarak için.

Balgam Söktürmek için Elma Çayı :

Elma kabukları ile yapılan çay, hem göğüsü yumuşatır, hem de, balgam söktürtürür.

Elmanın kabuklarını soyun, İçine biraz tarçın, zencefil ve karanfil atılır. 10 dak demlendirdikten sonra, için.
Afiyet olsun.

Süslü Fil… Günün Fotosu… 23/12/2013

Hazır olun ya da olmayın, bir gün sona geleceksiniz…

 540714_584780821540055_707842970_n[1]
O gün geldiğinde zenginliğiniz, hıncınız kininiz, öfkeleriniz, hayal kırıklarınız, umutlarınız, tutkularınız, planlarınız ve yapmak istediklerinizin hiçbir önemi kalmayacak….
Öyleyse önemli olan nedir?   Yaşadığımız günlerin değeri neyle ölçülür?
– Önemli olan, ne aldığınız değil, ne verdiğinizdir.
– Önemli olan, öğrendikleriniz değil, öğrettiklerinizdir.
– Önemli olan, doğruluk, dürüstlük, merhamet, fedakarlık ve cesaretle atmış olduğumuz her adımla, başka yaşamları zenginleştirmiş olmanızdır.
– Önemli olan, yetenekleriniz değil, karakterinizdir.
– Önemli olan, diğer insanları yüreklendiren, onların sizi takip etmesini sağlayan örnek bir insan olmaktır.
– Önemli olan kaç kişi tanıdığınız değil, siz gittiğinizde ebedi bir yoksunluk hissedecek olan insanların sayısıdır.
– Önemli olan, hatıralarınız değil, sizi sevenlerin kalbinde yaşayacak olan hatıralarınızdır.
– Önemli olan, ne kadar uzun süre hatırlanacağınız değil, kimler tarafından ne şekilde hatırlanacağınızdır.
– Önemli bir hayat yaşamak rastlantıyla olmaz.
– Önemli olan, koşullar değil, seçimlerinizdir.
– Önemli bir hayat yaşamayı seçin…!
– Michael Josephson –

Ve Nasreddin Hoca dedi ki: Beni hekimlere değil, damdan düşen birine emanet edin…

Ve Nasreddin Hoca dedi ki: Beni hekimlere değil, damdan düşen birine emanet edin…

Kız Sana ”Üşüyorum” Diyor…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Aşkı Tahterevalli Olarak Düşün…