ALTI ENERJİYİ KULLANABİLME “

 

 

* TOPRAK enerjisi, bir tarlada veya bahçede ayaklarınızı sıkıca yer basın, kollarınızı avuçlarınız yere dönük olarak uzatın, sırtınız dik olarak yavaşça yere çömelin sonra yükselin, toprak enerjisinin si…ze aktığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin.

* GÜNEŞ enerjisi, sabah güneşinde ellerinizi göğsünüzde kavuşturun, sonra öne uzatın ve avuçlarınızı güneşe açın, tekrar göğsünüzde kavuşturun, altın güneş enerjisinin size aktığını hissedin, sekiz kez tekrar edin.

* OKYANUS enerjisi, deniz kenarında yine elleriniz göğsünüzde kavuşuk olsun, sonra kollarınızı ve bacaklarınızı iki yana açın, açıp kapatırken derin nefes alıp verin, denizin güçlü enerjisinin sizİ yıkadığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin.

* GÖK enerjisi, güzel ve yıldızlı bir gecede bahçe veya balkonda kollarınızı dik olarak yukarı kaldırın ve nefes alın, sonra bir daire çizerek yere indirin, yere paralel olarak tutarken nefes verin, göğün, yıldızların ve ayın enerjisinin size aktığını hissedin, bunu on kez tekrar edin.

* EVREN’İN enerjisi, yine gök enerjisi ortamında kollarınızı yukarı kaldırırken nefes alın, sonra yere indirip yere paralel tutup nefes verin, toprağın, güneşin, okyanusun ve göğün enerjisinin sizin merkezinize aktığını hissedin, bunu sekiz kez tekrar edin. Bunu beş kez tekrar edin.

* GÜLÜN, karnınızdan kahkaha atarak gülün. Evde kendi kendinize çalışın, karın kaslarınızla kahkahanızı bütünleştirin

BİLİNÇALTIMIZIN 11 ÖZELLİĞİ

 Photo: BİLİNÇALTIMIZIN 11 ÖZELLİĞİ1- Bütün anıları depolar. Hiçbir şeyi silmez. Ana rahminden ölene kadar… Geçici olan ve geçici olmayan her şeyi kaydeder. 0–7 yaş arasında kritik akıl faaliyette olmadığı için her şey doğrudan bilinçaltına kaydedilir, doğru-yanlış, güzel-çirkin, ahlaklı-ahlaksız ayrımı olmadan… Kayıt anında anlamsız olsa bile ilerleyen dönemlerde kaydedilene, yaşantılar sonucu bir anlam yüklenir ve bu anlama göre kişinin tepki vermesi sağlanır.2- İlişkilendirmeler, genellemeler yapar. Benzer şeyler ve düşünceler arasında bağlantılar kurar ve hemen öğrenir. Bu özellik çoğu zaman kişiyi zor durumda bırakır. Örneğin belli bir köpek yüzünden gerçekleşen korku yaşantısını bütün köpeklere genelleyerek bir fobi yaratabilir. Bir başka örnek: bahar aylarında acı bir kayıp yaşayan kişinin bilinçaltı bu acı ile baharı birbirine bağlayarak kişiye yıllarca süren bir döngüsel depresyon yaşatabilir. Çoğu zaman insanlar yıllar önce olan o olayı unutmuş olsalar bile bilinçaltı unutmaz.3- Tüm anıları organize eder. Bunun için de zaman çizgisini kullanır. Bilinçaltı geçmiş, şimdi ve gelecek zamanı farklı yerlere kodlar. Örneğin geçmiş zaman, bazıları için arkada, bazıları içinse sağ veya sol yanda olabilir. Gelecek ise önünde uzanmış olabilir. Özellikle geçmiş ile ilgili hatıraların kodlandığı yer yaşanan birçok problemin kaynağı teşkil eder.4- Çözümlenmemiş, olumsuz duygu yüklü anıları bastırır. Amacı kişiyi korumaktır. Yine de baskılanmış bu anılar ile ilgili semptomlar yaratmaktan da geri kalmaz. Örneğin kişinin yaşadığı taciz olayını bastırır ama kişinin kirlenmişlik hissini temizlik takıntısı ile dışa vurur. Bunu klasik bir obsesif-kompülsif durum olarak görürseniz tedavi şansınız kalmaz. Bu davranışı baskılasanız bile ya bir süre sonra yeniden ortaya çıkar ya da şekil değiştirir.5- Bastırılmış anıları çözüm için sunar. Bir davranışın neden yapıldığını açıklamak ve “sahibini” korumak için bunu yapar. Ama sunduğu anının, o davranışla ilgili olması gerekmez. Sadece mantığınıza yatması ve o duygusal tepki için “sahibine” hak vermeniz yeterlidir.6- Bedeni işletir. Bunun için detaylı bir planı vardır: Vücudun şimdiki halinin ve mükemmel sağlığın planına sahiptir. Bu nedenle bilinçaltının yarattığı psikosomatik rahatsızlıkları yine bilinçaltının yardımıyla gidermek mümkündür. Bazen bunu kendisi de yapar. Örneğin sınav kaygısı yüksek bir öğrencinin bilinçaltı kaygıyı yaratan sınavdan sahibini korumak için bağırsak sistemini bozabilir, o geceyi acilde baygın geçirtebilir, elleri ayakları, sanki sinir ucu iltihaplanması varmış gibi tutmaz olabilir vs. Ve sınav saati gelip geçtiğinde sahibini tekrar eski haline getirebilir. Aynı zamanda Yüksek Benliğin işleyişini kontrol eder.7- Bedeni korur. Bedenin bütünlüğünü korur. Hücre düzeyinden sistemlere, sistemlerin uyumlu çalışmasına kadar bütün bedenin işleyişini bir an bile bırakmaksızın kontrol eder. Siz nefes almayı unutabilirsiniz ama o unutmaz.8- Duyguların hâkimidir. Bilinçaltı tüm duygularımızın kaynağı ve yerleştiği yerdir. İnsan duygudan bir an bile çıkamaz. Bir duygu durumundan bir başkasına geçer ve bütün davranışların altında duygular vardır. Bilinçaltı olaylar ve duygular arasında bağlantılar kurar. Kurulan bu bağlantılar ve yüklenen anlamlar davranışlarımızın gerçek sebepleridir. Bir davranışı değiştirmek için ona yüklenmiş anlamı göz ardı eden yaklaşımlar, bilinçaltı karşısında yetersiz kalmaktır. Örneğin eğer sigaraya kendine güven gibi bir anlam yüklenmişse, bu anlamı yükleyebileceği yeni bir davranış seçeneği sunmazsanız sigarayı bırakmanıza izin vermez. Bulunan davranış seçeneğinin de en az sigara kadar kolay ulaşılabilir olması gerekir.9- Son derece ahlaklıdır. Size öğretilen ve içinde yetiştirildiğiniz ahlaksal yapıya sıkı sıkıya bağlıdır. Tersi davranışlarda yaşanan suçluluk duygusu bazen bir ömür boyu sürer. Bu kez de bilinçaltı kişiyi cezalandıracak bir hastalık veya bir mahrumiyet yaratabilir.10- Hizmet etmekten hoşlanır, gerçekleştirmek için net ifadelere ihtiyaç duyar. Bilinçaltı sahibi ne isterse sahibine onu verir. Yalnız bilinçaltı çok istediğimiz veya hiç istemediğimiz şeylere, yani iyi konsantre olduğumuz şeylere ulaşmamızı çabuklaştırır. Bundan dolayı Hipnozda kişi hep olumlu olana, istenen duruma yönlendirilir.11- İstenene ulaşılması için kaynaklar üretir, muhafaza eder, dağıtım yapar ve “enerji” iletir. İsteme noktasında dikkatli olmak gerekir. Sürekli ölmek istediğini söyleyen biri, sonunda bilinçaltını tedavisi çok zor ya da imkânsız bir hastalık yaratmaya itebilir.

 1- Bütün anıları depolar. Hiçbir şeyi silmez. Ana rahminden ölene kadar… Geçici olan ve geçici olmayan her şeyi kaydeder. 0–7 yaş arasında kritik akıl faaliyette olmadığı için her şey doğrudan bilinçaltına kayde…dilir, doğru-yanlış, güzel-çirkin, ahlaklı-ahlaksız ayrımı olmadan… Kayıt anında anlamsız olsa bile ilerleyen dönemlerde kaydedilene, yaşantılar sonucu bir anlam yüklenir ve bu anlama göre kişinin tepki vermesi sağlanır.

2- İlişkilendirmeler, genellemeler yapar. Benzer şeyler ve düşünceler arasında bağlantılar kurar ve hemen öğrenir. Bu özellik çoğu zaman kişiyi zor durumda bırakır. Örneğin belli bir köpek yüzünden gerçekleşen korku yaşantısını bütün köpeklere genelleyerek bir fobi yaratabilir. Bir başka örnek: bahar aylarında acı bir kayıp yaşayan kişinin bilinçaltı bu acı ile baharı birbirine bağlayarak kişiye yıllarca süren bir döngüsel depresyon yaşatabilir. Çoğu zaman insanlar yıllar önce olan o olayı unutmuş olsalar bile bilinçaltı unutmaz.

 3- Tüm anıları organize eder. Bunun için de zaman çizgisini kullanır. Bilinçaltı geçmiş, şimdi ve gelecek zamanı farklı yerlere kodlar. Örneğin geçmiş zaman, bazıları için arkada, bazıları içinse sağ veya sol yanda olabilir. Gelecek ise önünde uzanmış olabilir. Özellikle geçmiş ile ilgili hatıraların kodlandığı yer yaşanan birçok problemin kaynağı teşkil eder.

4- Çözümlenmemiş, olumsuz duygu yüklü anıları bastırır. Amacı kişiyi korumaktır. Yine de baskılanmış bu anılar ile ilgili semptomlar yaratmaktan da geri kalmaz. Örneğin kişinin yaşadığı taciz olayını bastırır ama kişinin kirlenmişlik hissini temizlik takıntısı ile dışa vurur. Bunu klasik bir obsesif-kompülsif durum olarak görürseniz tedavi şansınız kalmaz. Bu davranışı baskılasanız bile ya bir süre sonra yeniden ortaya çıkar ya da şekil değiştirir.

5- Bastırılmış anıları çözüm için sunar. Bir davranışın neden yapıldığını açıklamak ve “sahibini” korumak için bunu yapar. Ama sunduğu anının, o davranışla ilgili olması gerekmez. Sadece mantığınıza yatması ve o duygusal tepki için “sahibine” hak vermeniz yeterlidir.

6- Bedeni işletir. Bunun için detaylı bir planı vardır: Vücudun şimdiki halinin ve mükemmel sağlığın planına sahiptir. Bu nedenle bilinçaltının yarattığı psikosomatik rahatsızlıkları yine bilinçaltının yardımıyla gidermek mümkündür. Bazen bunu kendisi de yapar. Örneğin sınav kaygısı yüksek bir öğrencinin bilinçaltı kaygıyı yaratan sınavdan sahibini korumak için bağırsak sistemini bozabilir, o geceyi acilde baygın geçirtebilir, elleri ayakları, sanki sinir ucu iltihaplanması varmış gibi tutmaz olabilir vs. Ve sınav saati gelip geçtiğinde sahibini tekrar eski haline getirebilir. Aynı zamanda Yüksek Benliğin işleyişini kontrol eder.

7- Bedeni korur. Bedenin bütünlüğünü korur. Hücre düzeyinden sistemlere, sistemlerin uyumlu çalışmasına kadar bütün bedenin işleyişini bir an bile bırakmaksızın kontrol eder. Siz nefes almayı unutabilirsiniz ama o unutmaz.

 8- Duyguların hâkimidir. Bilinçaltı tüm duygularımızın kaynağı ve yerleştiği yerdir. İnsan duygudan bir an bile çıkamaz. Bir duygu durumundan bir başkasına geçer ve bütün davranışların altında duygular vardır. Bilinçaltı olaylar ve duygular arasında bağlantılar kurar. Kurulan bu bağlantılar ve yüklenen anlamlar davranışlarımızın gerçek sebepleridir. Bir davranışı değiştirmek için ona yüklenmiş anlamı göz ardı eden yaklaşımlar, bilinçaltı karşısında yetersiz kalmaktır. Örneğin eğer sigaraya kendine güven gibi bir anlam yüklenmişse, bu anlamı yükleyebileceği yeni bir davranış seçeneği sunmazsanız sigarayı bırakmanıza izin vermez. Bulunan davranış seçeneğinin de en az sigara kadar kolay ulaşılabilir olması gerekir.

9- Son derece ahlaklıdır. Size öğretilen ve içinde yetiştirildiğiniz ahlaksal yapıya sıkı sıkıya bağlıdır. Tersi davranışlarda yaşanan suçluluk duygusu bazen bir ömür boyu sürer. Bu kez de bilinçaltı kişiyi cezalandıracak bir hastalık veya bir mahrumiyet yaratabilir.

 10- Hizmet etmekten hoşlanır, gerçekleştirmek için net ifadelere ihtiyaç duyar. Bilinçaltı sahibi ne isterse sahibine onu verir. Yalnız bilinçaltı çok istediğimiz veya hiç istemediğimiz şeylere, yani iyi konsantre olduğumuz şeylere ulaşmamızı çabuklaştırır. Bundan dolayı Hipnozda kişi hep olumlu olana, istenen duruma yönlendirilir.

11- İstenene ulaşılması için kaynaklar üretir, muhafaza eder, dağıtım yapar ve “enerji” iletir. İsteme noktasında dikkatli olmak gerekir. Sürekli ölmek istediğini söyleyen biri, sonunda bilinçaltını tedavisi çok zor ya da imkânsız bir hastalık yaratmaya itebilir.

YÜKSEK MOTİVASYON İÇİN ALTIN KURALLAR…

 Photo: YÜKSEK  MOTİVASYON  İÇİN  ALTIN  KURALLAR...1- Önce hedeflerinizi belirleyin. (kişisel hedefler, eğitim, kariyer, aile)2- Hedeflerinizi yazın.3- Hedeflerinizi hayal edin.4- Kendinize başarılı bir model insan seçin.5- Başarı hikayeleri ve sözleri okuyun.6- Motive edici filmler izleyin.7- Pozitif müzikler dinleyin.8- Büyük düşünün.9- Motivasyonu yüksek insanlarla arkadaşlıklar kurun.10- Etkili uygulanabilir planlar yapın.11- Sizinle aynı hedefi paylaşan insanlarla arkadaş olun.12- Her iş için zamanlama yapın. Ne zaman başlayacak ve ne zaman bitireceksiniz tespit edin.13- Kendinize değer verin.14- Kendinizi takdir edin.15- Başkalarını motive etmeyi öğrenin16- Esnek olun.17- Uykunuza dikkat edin.18- Hayatta neler sizin için önemli? Değerlerinizi yazın ve sıralayın.19- Duyusal keskinliğe sahip olun. Hedefinize doğru ilerliyor musunuz yoksa ondan uzaklaşıyor musunuz fark edin.20- Kaliteli ara vermeyi öğrenin.21- Nefes almayı öğrenin.22- Her güne güzel bir gün olacak düşüncesiyle başlayın.23- Büyük hedefler belirleyin.24- Kişisel gelişime önem verin.25- Sağlıklı beslenin.26- Bol su için.27- Kendinizi ödüllendirin.28- Yürüyüş yapın.29- Kendinize güvenin.30- Abartmayın.31- Enerjinizi dengeli kulanın.32- Sahip olduğunuz güzellikleri fark edin ve şükredin.33- Dua edin.34- Önemli bilgileri not alın.35- Kendinize ve başkalarına pozitif telkinlerde bulunun.36- Asla vazgeçmeyin.37- En kritik zamanlarda en az iki seçeneğiniz olduğunu bilin.38- Kendinize ve başkalarına hayır demesini öğrenin.39- Beyin fırtınası yapın.40- Çözüm odaklı olun.41- Hep Nasıl yapabilirim diye düşünün.42- Geçmişteki olumsuz olayları ardınıza atın.43- Umudunuzu koruyun.44- Geçmişteki olumlu anlarınızı tekrar hatırlayın.45- Kendinizi sadece kendinizle kıyaslayın.46- Kaybettiklerinize değil hep elinizdekilere bakın.47- Saat değil, dakika odaklı olun.48- Gülümseyin.49- Deneyimlerden faydalının.50- Kendinize ve başkalarına karşı dürüst olun.

 1- Önce hedeflerinizi belirleyin. (kişisel hedefler, eğitim, kariyer, aile)

 2- Hedeflerinizi yazın.

3- Hedeflerinizi hayal edin.

4- Kendinize başarılı bir model insan seçin. …

5- Başarı hikayeleri ve sözleri okuyun.

6- Motive edici filmler izleyin.

7- Pozitif müzikler dinleyin.

8- Büyük düşünün.

9- Motivasyonu yüksek insanlarla arkadaşlıklar kurun.

10- Etkili uygulanabilir planlar yapın.

11- Sizinle aynı hedefi paylaşan insanlarla arkadaş olun.

12- Her iş için zamanlama yapın. Ne zaman başlayacak ve ne zaman bitireceksiniz tespit edin.

13- Kendinize değer verin.

14- Kendinizi takdir edin.

15- Başkalarını motive etmeyi öğrenin

16- Esnek olun.

17- Uykunuza dikkat edin.

18- Hayatta neler sizin için önemli? Değerlerinizi yazın ve sıralayın.

19- Duyusal keskinliğe sahip olun. Hedefinize doğru ilerliyor musunuz yoksa ondan uzaklaşıyor musunuz fark edin.

20- Kaliteli ara vermeyi öğrenin.

21- Nefes almayı öğrenin.

22- Her güne güzel bir gün olacak düşüncesiyle başlayın.

23- Büyük hedefler belirleyin.

24- Kişisel gelişime önem verin.

25- Sağlıklı beslenin.

26- Bol su için.

27- Kendinizi ödüllendirin.

28- Yürüyüş yapın.

29- Kendinize güvenin.

30- Abartmayın.

31- Enerjinizi dengeli kulanın.

32- Sahip olduğunuz güzellikleri fark edin ve şükredin.

33- Dua edin.

34- Önemli bilgileri not alın.

 35- Kendinize ve başkalarına pozitif telkinlerde bulunun.

36- Asla vazgeçmeyin.

 37- En kritik zamanlarda en az iki seçeneğiniz olduğunu bilin.

38- Kendinize ve başkalarına hayır demesini öğrenin.

39- Beyin fırtınası yapın.

40- Çözüm odaklı olun.

41- Hep Nasıl yapabilirim diye düşünün.

42- Geçmişteki olumsuz olayları ardınıza atın.

43- Umudunuzu koruyun.

44- Geçmişteki olumlu anlarınızı tekrar hatırlayın.

45- Kendinizi sadece kendinizle kıyaslayın.

46- Kaybettiklerinize değil hep elinizdekilere bakın.

 47- Saat değil, dakika odaklı olun.

48- Gülümseyin.

49- Deneyimlerden faydalının.

50- Kendinize ve başkalarına karşı dürüst olun.

Kendime şunu dedim:

Photo: Kendime şunu dedim:   Korkunun ecele faydası yok.. ki..Korkma,  Ben YANINDAYIM..!

Kendime şunu dedim:   Korkunun ecele faydası yok.. ki.. Korkma,  Ben YANINDAYIM..!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . Leave a Comment »

Duygu ırmağını izlemek

Photo: Duygu ırmağını izlemek "Duygularımız tüm düşünce ve eylemlerimizin şekillendirilmesinde çok önemli bir rol oynar. İçimizde bir duygular ırmağı vardır ve bu ırmağın her bir damlası farklı bir histir ve her bir his var olmak için tüm diğer duygu damlalarına ihtiyaç duyar. Onu gözlemlemek, bu ırmağın kenarında oturup yüzeye çıkan her bir duyguyu ayırt etmek, ortaya çıkışını, akışını ve kayboluşunu fark etmek demektir. Farkındalık dolu gözlem "ikilik ötesi- teklik-bütünlük" prensibine dayanır: duygularımız bizden ayrı değildir ne de bizim dışımızda bir şeylerden kaynaklanırlar. Duygularımız bizdir ve o an için biz o duyguyuzdur. Gözlemlerken biz ne o duyguda boğulur, ne ondan dehşete kapılır ne de onu reddederiz. Bir duyguya hem bağlanıp sarılmamak, hem de onu reddetmek  tavrı, onun gitmesine izin verme tavrıdır ve bu da meditasyon pratiğinin önemli bir parçasıdır.Eğer hoş olmayan duygularımızla özenle ve şiddet içermeyen bir biçimde yüzleşirsek, onları sağlıklı ve bizleri besleme kapasitesine sahip türden enerjilere dönüştürebiliriz. Farkındalık dolu gözlem çalışmasıyla hoş olmayan duygularımız kendi içimize doğru ve toplum hakkında iç-görü ve anlayış sunarak bizler için çok şeyi aydınlatabilirler.” Thich Nhat HanhOur feelings play a very important part in directing all of our thoughts and actions. In us, there is a river of feelings, in which every drop of water is a different feeling, and each feeling relies on all the others for its existence. To observe it, we just sit on the bank of the river and identify each feeling as it surfaces, flows by, and disappears.Mindful observation is based on the principle of "non-duality": our feeling is not separate from us or caused merely by something outside us; our feeling is us, and for the moment we are that feeling. We are neither drowned in nor terrorized by the feeling, nor do we reject it. Our attitude of not clinging to or rejecting our feelings is the attitude of letting go, an important part of meditation practice.If we face our unpleasant feelings with care, affection, and nonviolence, we can transform them into the kind of energy that is healthy and has the capacity to nourish us. By the work of mindful observation, our unpleasant feelings can illuminate so much for us, offering us insight andand understanding into ourselves and society.--Thich Nhat Hanh--“Duygularımız tüm düşünce ve eylemlerimizin şekillendirilmesinde çok önemli bir rol oynar. İçimizde bir duygular ırmağı vardır ve bu ırmağın her bir damlası farklı bir histir ve her bir his var olmak için tüm diğer duygu damlalarına ihtiyaç duyar. Onu gözlemlemek, bu ırmağın kenarında oturup yüzeye çıkan her bir duyguyu ayırt etmek, ortaya çıkışını, akışını ve kayboluşunu fark etmek demektir. Farkındalık dolu gözlem “ikilik ötesi- teklik-bütünlük” prensibine dayanır: duygularımız bizden ayrı değildir ne de bizim dışımızda bir şeylerden kaynaklanırlar.

Duygularımız bizdir ve o an için biz o duyguyuzdur. Gözlemlerken biz ne o duyguda boğulur, ne ondan dehşete kapılır ne de onu reddederiz. Bir duyguya hem bağlanıp sarılmamak, hem de onu reddetmek  tavrı, onun gitmesine izin verme tavrıdır ve bu da meditasyon pratiğinin önemli bir parçasıdır.

Eğer hoş olmayan duygularımızla özenle ve şiddet içermeyen bir biçimde yüzleşirsek, onları sağlıklı ve bizleri besleme kapasitesine sahip türden enerjilere dönüştürebiliriz. Farkındalık dolu gözlem çalışmasıyla hoş olmayan duygularımız kendi içimize doğru ve toplum hakkında iç-görü ve anlayış sunarak bizler için çok şeyi aydınlatabilirler.

” Thich Nhat Hanh Our feelings play a very important part in directing all of our thoughts and actions. In us, there is a river of feelings, in which every drop of water is a different feeling, and each feeling relies on all the others for its existence. To observe it, we just sit on the bank of the river and identify each feeling as it surfaces, flows by, and disappears. Mindful observation is based on the principle of “non-duality”: our feeling is not separate from us or caused merely by something outside us; our feeling is us, and for the moment we are that feeling. We are neither drowned in nor terrorized by the feeling, nor do we reject it. Our attitude of not clinging to or rejecting our feelings is the attitude of letting go, an important part of meditation practice. If we face our unpleasant feelings with care, affection, and nonviolence, we can transform them into the kind of energy that is healthy and has the capacity to nourish us. By the work of mindful observation, our unpleasant feelings can illuminate so much for us, offering us insight andand understanding into ourselves and society. –Thich Nhat Hanh–

Herkesin hayatı gördüğü pencere farklıdır… ve hiç kimse, kendi penceresinin sınırlarından daha fazlasını göremez…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . Leave a Comment »

Acaba evlendikten sonra mutlu olabilecek miyiz?”

Yaz ayları evlilik düğünlerinin en yoğun olarak yapıldığı zaman dilimidir. Geçenlerde bazı arkadaşlarla ayaküstü sohbet ederken, yanımıza biri bayan iki kişi geldi. Gelenler evlilik hazırlıkları yaptıklarını, ancak ileriye yönelik “Acaba evlendikten sonra mutlu olabilecekler mi?” şeklinde korkuları ve endişeleri olduğunu söyledi.

Yakın arkadaşlarından iki kişinin beş sene flört ettikleri halde, evliliklerinin bir yıl bile sürmediğini, bu olayın kendilerini çok etkilediğini belirten bu iki gence “Evlilikte nasıl mutlu olunacağını söyleyeyim mi?” diye sordum. Bana büyük bir heyecan ve merakla ‘Ne olur, lütfen’ diye cevap verdiler. Gençlere “Tarık Bin Ziyad gibi davranın” dediğimde yüzüme boş gözlerle baktıklarını farkederek önce Tarık Bin Ziyad’ın kim olduğunu anlattım:

Tarık Bin Ziyad, okyanusu geçerek İspanya’ya ayak basar basmaz, bütün gemileri yaktırıyor. Askerlerine de uzun bir konuşma yapıyor. O konuşmanın bir kısmı şöyledir: ‘…arkanızda deniz, önünüzde düşmanlar var. Sizin de kaçacak bir yeriniz yok. VALLAHi sabır ve sebattan başka bir şey de yok. Düşmanınızın bütün gücüyle üzerimize geldiği apaçık bir gerçektir. Üstellik yiyecek ve teçhizatı da boldur. Halbuki bizim kılıçtan başka bir silahımız ve düşmanın elinden alacağımız yiyecekten başka erzağımız yoktur’ diyerek konuşmasını şöyle sürdürür: ‘En ucuz malın can olduğu bu pazara sadece sizi sürmüyor, bilakis önce kendi canımdan başlıyorum…’ Eğer arkanızda deniz, önünüzde düşman varsa, tek seçeneğiniz kalıyor: Hayatta kalmak için mücadele etmek. Eğer işe, canınızı da koymuşsanız başaramayacağınız hiçbir şey yok demektir. O zaman ufak engeller, problemler, tabiri caizse, ‘vız’ gelir.

ARKANIZDA SEÇENEK BIRAKMAYIN

Anlatmak istediğim şey, bu tarihi olay olmadığı için, konuyu burada bitiriyorum. Bunu evlenecek arkadaşlara anlatınca pür dikkat kesildiler. Konuşmayı bitirdikten sonra da evlilikle olan bağlantısının nasıl kurulacağını merakaver bir şekilde sordular. Günümüzde evliliklerdeki sıkıntının önemli bir sebebi, bence, gemilerin yakılmamasıdır. Gemilerin yakılması bir yana, belli aralıklarla dönülüp onlar cilalanıyor. Belki kullanırım, lazım olur diye.

Buradaki gemi ne oluyor? Erkeğin gemileri, ‘beğenmezsem boşanırım’; kadının gemileri ise ‘ekonomik bağımsızlığım olsun, ayrılırsam kimseye muhtaç olmayayım, kendi ayaklarım üstüne durabileyim, baba evine geri dönerim’ sözleridir. İşin ilginç yanı evlenecek olanlar buna benzer gemileri yakmadıkları gibi, anne babalar da gemileri hazırda tutuyorlar. Bu şekilde, çocuğunun mutsuzluğuna katkı yaptıklarının bile farkında değiller. Ebeveyn, bir şekilde kendilerine yansıtılan problemlerden hareketle ‘kızım olmuyorsa zorlama dön gel, kapımız açık’ ‘oğlum, sana başka kız mı yok’ diyor. Bu da ebeveynlerin yakılmayan gemileri oluyor. Bu düşüncelerle başlayan bir evlilik nâkıs bir evliliktir. Birçok problemi de beraberinde taşır aslında. Bir çok açıdan, her bir insan bir dünya. Böyle iki dünyanın bir araya gelerek yeni bir yuva kurmaları elbetteki kolay değildir. Hayat yolunda birçok sıkıntı, birçok problem olur, olacaktır da. Yani hayat yolunda sadece güller yok. Dikenler de var. Eğer Tarık Bin Ziyad tavrıyla hareket etmez, geriye dönük açık kapı bırakırsanız, bu problemleri çözmek zorlaşır.

Pire, deve olur. Eşler, bir problem çıktığında lütfen çözerler, birkaç problem ardı sıra gelince, psikolojik olarak, artık bu evlilik yürümüyor demeye başlarlar. Aslında aşılmaz olan problemler değildir. Geride yakılmayan gemilerin varlığı, problemleri çözülmez; geride bırakılan açık kapılar, engelleri aşılmaz kılmıştır.

Eğer gemiler yakılmış olsa, küçük problemler konu bile edilemez. Engeller aşıldıkça bu konudaki yetenekler gelişir problemler de küçülür. Yani olay tersine işlemeye başlar. Bu sefer develer pire olur. Şuanda birçok evliliği bitiren problemler, çözümsüz olmaktan çıkar. Kişisel olarak, inandığım bir husus şudur: Herhangi bir şeyde başarılı olmak isteniyorsa, öncellikle kişinin o şeyi başaracağına dair inancı taşıması gerekiyor. Yani bunu başaracağım diye inanmasıdır. Hedefe böyle odaklanmalı. Zihninde tereddüt, acabalar olmamalı. Böyle bir hedefe yoğunlaşmaya, odaklaşmaya rahmet-i ilahi de yardım eder. Evlenecek insanlar da eğer mutlu olmak istiyorlarsa bu kararlılıkla hayat yolculuğuna başlamalılar.

Tarık Bin Ziyad bu inançla başladı, nice aşılamazları aştı, nice çözülmez problemleri, inayet-i ilahiye sayesinde, çözdü. Eğer Tarık Bin Ziyad’ın günümüzde bazı evleneceklerdeki tereddütler olsaydı, bugün ondan bahsetmeyecektik. Belki de Endülüs medeniyeti diye bir medeniyet de olmayacaktı. Elbette mutlu olmanın tek şartı bu belirttiğim hususla sınırlı değildir. Ancak diğer şartların etkili olması, böyle bir kararlılığın varlığıyla mümkün olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı, evlilik yolculuğunun başlangıcında kararlılık çok önemlidir. Mademki yeni bir yuva, yeni bir dünya kurma amacı var. Öyleyse ne olursa olsun, yoldan dönmek yok düşüncesi olmalı. Evlenecek erkekler, bayanlar… Yakın gemileri, arkanızda deniz önünüzde düşman dahi olsa. İnanın bütün gemileri yakarak mutluluk size daha yakın olacaktır.

Tayyip Karakaya

Ekmeğim,aşım, helal olsun yiyene, içene. Ama hakkım helal değil; dost gibi görünüp kuyumu eşene…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . Leave a Comment »

Sonra birşey olyor ve artık eskisi gibi olamıyorsun…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , . Leave a Comment »

Veda ettim

NEDEN BİR YAŞAM KOÇU İLE ÇALIŞMALIYIM?

Photo: NEDEN BİR YAŞAM KOÇU İLE ÇALIŞMALIYIM?<br />Koçluk Testimiz için aşağıdaki cümleleri okuyun lütfen ve "evet" diye düşündüklerinizi lütfen not edin.<br />1) Tatmin olduğum bir iş yapmak istiyorum.<br />2) Hayat amacımı bulmak ve deneyimlemek, kendimi gerçekleştirmek istiyorum.<br />3) Kısıtlarımdan, yarına dair korkularımdan kurtulmak istiyorum.<br />4) Hem çevremle hem KENDİMLE İLETİŞİM becerilerimi geliştirmek, daha verimli ilişkiler kurmak istiyorum.<br />5) Kendimi geliştirmek, daha iyi bir BEN olmak istiyorum.<br />6) Kararlılık, hedefe bağlılık, motivasyon, özdisiplin gibi konularda daha başarılı olmak istiyorum.<br />7) Yaşamdan, işimden, eşimden, hayallerimden keyif almak istiyorum.<br />8) Mazeretlerimi aşıp eyleme geçmek istiyorum.<br />9) Daha önce aldığım eğitimlerin, katıldığım terapilerin artık bir işe yaramasını istiyorum.<br />10) Koçluk alarak benim de hayatım değişsin, gelişsin istiyorum.<br />11) Nasıl daha iyi yaparım, görmek istiyorum.</p><p>Bu sorulardan herhangi ikisine "evet" demişseniz, muhabbetperver bir koçluk görüşmesine ne dersiniz? Koçluk Testimiz için aşağıdaki cümleleri okuyun lütfen ve “evet” diye düşündüklerinizi lütfen not edin. 1) Tatmin olduğum bir iş yapmak istiyorum.

2) Hayat amacımı bulmak ve deneyimlemek, kendimi gerçe…kleştirmek istiyorum.

3) Kısıtlarımdan, yarına dair korkularımdan kurtulmak istiyorum.

4) Hem çevremle hem KENDİMLE İLETİŞİM becerilerimi geliştirmek, daha verimli ilişkiler kurmak istiyorum.

 5) Kendimi geliştirmek, daha iyi bir BEN olmak istiyorum.

6) Kararlılık, hedefe bağlılık, motivasyon, özdisiplin gibi konularda daha başarılı olmak istiyorum.

 7) Yaşamdan, işimden, eşimden, hayallerimden keyif almak istiyorum.

 8) Mazeretlerimi aşıp eyleme geçmek istiyorum.

 9) Daha önce aldığım eğitimlerin, katıldığım terapilerin artık bir işe yaramasını istiyorum.

10) Koçluk alarak benim de hayatım değişsin, gelişsin istiyorum.

11) Nasıl daha iyi yaparım, görmek istiyorum.
Bu sorulardan herhangi ikisine “evet” demişseniz, kendinize bir yaşam koçu arayabilirsiniz yada sizi tanıyan bir insandan nasihat isteme zamanı gelmiş demektir….
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , . 4 Comments »

Ben bu dünyaya, herkesin istediği gibi biri olmak için gelmedim…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çocukluk öldüğünde geriye kalan şeye ne denir?

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatta iki şeye güveniyorum. Biri aynaya baktığımda gördüğüme, diğeri yukarı baktığımda göremediğime…

Hayatta iki şeye güveniyorum.  Biri aynaya baktığımda gördüğüme,  diğeri yukarı baktığımda göremediğime…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dilek Balonları Dağıtıyorum Hadi Herkes Sıraya…

Hakkımızda herşeyin hayırlısı olması dileğimle…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »