Kadim zamanların iyileştirici gücü gümüş hakkında bilmediklerimiz

Silver-grains_Pori[1]

 

Kapitalizmin önce hasta edip sonra iyileştirme vaadinde bulunan yönetim şekli, 5000 yıldan fazla zamandır insanlık tarafından çeşitli işlerde kullanılan gümüş elementini de günlük kullanımdan çekerek kendine milyarlarca potansiyel hasta müşteri yaratmayı başardı.

İlaç sanayinin ekonomi politikaları üzerindeki etkisi malum. İnsanlık tarihi egemen sermaye güçlerinin üstünü örttüğü, uygulamadan kaldırdığı, değiştirdiği, yasakladığı yüzlerce doğal yöntem, madde, gelenekle dolu. Gümüş de bu gerçeklerden sadece biri.

Bizlere açık açık anlatılmasa da oldukça faydalı bir element gümüş. Çok eski zamanlarda insanlar sağlık alanında bu elementi kullanıyordu.

Faydaları Jül Sezar döneminden beri biliniyor. Romalılar, küçük gümüş parçacıklarını yanıkları, kesikleri ve yaraları tedavi etmek için; Grekler ise şarabı su ve şarap kaplarını bakterilerden temizlemek içinkullanırlardı. Ayrıca Roma döneminde sadece gümüş kaplarda su taşıyan askerlere savaşa gitmeye izin verilirdi çünkü Romalılar gümüş kapların suyu temiz ve saf tuttuğunu biliyorlardı.

14’üncü yüzyılda Avrupa’nın merkezinde nüfusun yüzde 25’i vebadan ölmüştü, sadece çingeneler bu felaketten etkilenmemişlerdi. Çingenelerin tedavi amacıyla gümüşü küçük partiküllere ayırıp açık bir damardan vücuda verdikleri biliniyordu. Partiküller kan dolaşımı sayesinde bütün vücuda yayılıp bakteri ve virüsleri yok ediyordu. Bu partiküllerin gereğinden fazla olması nedeniyle çingenelerin çoğu argyria hastası* olmuşlardı.

 

Doktorlar gümüşün faydalarını biliyor ve hastalarına eğer sağlıklı olmak istiyorlarsa gümüş tabaklarda ve gümüş çatal bıçak kaşık kullanarak yemek yemelerini tavsiye ediyorlardı.

İnsanlar bebeklerine emmeleri için gümüş kaşık vermeye başladı. “Ağzında gümüş kaşıkla doğmak” deyimi o zamanlarda sadece zengin ailelerin zengin çocuklarına alabilmeleri sebebiyle, doğuştan kısmetli olmak manasında buradan türemiş.

Dr. Henry Crookes, 1900’lerin başında gümüşü pek çok hastalığın tedavisinde kullanmış ve bilimsel çalışmaları sonucu bilinen hiçbir mikrobun kolloid gümüşe 6 dakikadan fazla dayanamayacağını söylemiştir. Dr J.Mark Hovel, British Medical Journal’de kolloid gümüşün virüslerin kontrolünde özellikle etkili olduğunu rapor etmiştir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında penisilin keşfedilmesi ve sentetik olarak üretilmesityle tıpta patenti alınmış sentetik ilaçlarla büyük ilaç firmalarını çok zengin eden yeni bir çağ başladı. Bu şirketlerin patentini almadıkları hiçbir şeyi satmayacakları anlamına geliyordu. Tabiatta bulunan maddeler patentlenemez olduğunu da düşününce…

Gümüşün ilk antibiyotik madde olduğu düşünülüyor. Tarihte gümüş metal yaprağı sargı bezi olarak kullanıldı. Bugün gümüş, neredeyse enfeksiyon kontrolünün kritik olduğu her yerde, bandajlardan yanık tedavisinde kullanılan ilaçlara kadar sağlık ürünlerinde çok geniş spektrumda antimikrobiyal özelliliğinden dolayı kullanılıyor.

Amerika’da doğan çocuklara, doğumdan hemen sonra gümüş içerikli göz damlaları, gözde oluşacak enfeksiyonları engellemek için kullanılıyor.

% 95’den daha fazla kızılötesi yansıtırlığa sahip olan gümüşle temas eden radyoaktif enerjinin yüzde 95’i kaynağa geri döner. Yani gümüş radyasyona karşı etkilidir.

450 tür bakterinin DNA’sını bozarak yok edebiliyor. Sedef, şeker, mayasıl, kaşıntı, ayak kokusu gibi birçok rahatsızlığa da iyi geliyor. Yeni hücrelerin çoğalmasını destekleyerek yaraların iyileşmesini hızlandırıyor. Kolloidal Gümüşün HIV virüsünü bir kaç dakika içinde yok ettiği ile ilgili araştırma Dr Xiaojian Yao tarafından “Nanoteknoloji 2012 International Journal”da yayımlansa da bu bilimsel veriye dair hiçbir şey yapılmadı.

İçerisinde gümüş iyonu barındıran tek besin cevizdir. Bu bilgilere bakarsak tüketmeyi ihmal etmemiz gereken en önemli besindir.

Doktorların temelde gümüş suyunu tanımama sebebi yine kapitalist dünya düzenine dayanır. 1906 senesinde bütün büyük ilaç şirketlerini satın alan John D. Rockefeller koloidal gümüşün ilaç satışlarının önünde engel oluşturacağının farkındaydı. Bu sebeple Jude Abraham Felxner yardımı ile Amerika’daki tüm tıp fakültelerinde gümüş suyu konusunun işlenmeyeceği ve bu talimata uymayan tüm profesörlerin lisanslarının elinden alınacağını belirtmişti. İşin ilginç tarafı Rockefeller, ailesinin hiçbir zaman ilaç kullanmasına izin vermemişti…

Gümüş zeolitler, acil durumlarda, deniz suyundan içilebilir su elde etmek için kullanılabiliyor.

Gümüşün MÖ 3100 yıllarında Mısırlılar ve MÖ 2500 yıllarında Çinliler ve Persler tarafından kullanıldığı biliniyor. Yunan tarihinde Atina’daki gümüş madenlerine rastlanıyor. MÖ 800 yıllarına doğru gümüş, Nil nehri havalisinde para olarak kullanılmaya başlıyor. Gümüşü ilk olarak Romalıların işlemeye başladıkları iddia ediiyor.

kAYNAK: BAYKUSH

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s