Siyah Noktayı Bulunda Göreyim…

27972305_1784518271579123_8783600914405054010_n[1]

“Bir ormanda yol ikiye ayrıldı. Ben gittim daha az geçilmişinden, ve bütün farkı yaratan bu oldu işte.” R. Frost

two-roads-in-a-yellow-wood-e1428693755196-620x400[1]

 

 

Kararları özgür irademizle mi veriyoruz? Önümüze çıkan fırsatları neye göre değerlendirip neye göre seçiyoruz? Büyük ihtimalle birazdan okuyacağınız Robert Frost’un 1916’da yazdığı ‘Gidilmeyen Yol’ adlı şiiri, daha önce okuduğunuz Amerikan şiirlerinden daha çok alıntılanmış ve daha çok benimsenmiştir. Ve daha önce sizi tanımayan bir şair tarafından eleştirildiğinizi bu kadar hissetmemişsinizdir. 1876 doğumlu Amerikalı şair Frost, bu şiiriyle insanoğlunun ironik veya trajikomik bir teslimiyete eğilimli olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Çoğu okuyucu, şiirin insanlığın özgür iradeye olan inancını veya alışılmışa karşı bir ayaklanmayı ifade ettiğini düşünür. Fakat, çoğunluğun aksine bu şiir aslında hangi yolun seçilmesi gerektiği hakkındaki kararın tamamen gelişigüzel olduğuyla ilgili. İki karar var. Birini seçtiniz ve bu sayede hayatınızı en güzel anılarla ve insanlarla dolduruyorsunuz veya hayatınız daha önce hiç bu kadar çekilmez olmamıştı. Peki ya diğer kararı seçseydiniz, hayatınızın ne tarafa yön alabileceğini düşünmüş müydünüz? Bu size ait bir özgür irade mi yoksa sıradan bir seçim mi? Karşınıza çıkan bu iki karar her ne kadar birbirinden farklı gözükse de, Robert Frost’un bu şiiri temelde bu iki kararın eşit olduğunu defalarda alaycı bir mizahla adeta yüzümüze çarpıyor. Aslında saatlerce üzerinde düşündüğünüz ve seçmekte zorlandığınız bu kararlar, en az birbiri kadar açık ve aynıdır. Frost’a göre aldığınız bu kararlar, sadece bir hevesle birini diğerine tercih etme durumudur.
Bir kaynağa göre; Frost okuyucuların şiirini yanlış yorumladığının farkındaydı, buna istinaden “O şiir hakkında dikkatli olmalısınız. Hileli, çok hileli bir şiirdir.” cümleleriyle bizleri uyarmıştır.
gidilmeyen yol
sarı bir ormanda ikiye ayrıldı yolum,
ikisinden birden gidemediğim ve yazık ki
tek yolcu olduğum için üzgün, uzun uzun
baktım görene kadar birinci yolun
otlar çalılar arasında kıvrıldığı yeri;
sonra öbürüne gittim, o kadar iyiydi o da,
ve belki çimenlik olduğu, aşınmak istediğinden
gidilmeye daha çok hakkı vardı; oysa
oradan gelip geçenler iki yolu da
eş ölçüde aşındırmıştı hemen hemen,
ve o sabah ikisi de uzanıyordu birbiri gibi
hiçbir adımın karartmadığı yapraklar içinde,
ah, başka bir güne sakladım yolların ilkini!
ama bilerek her yolun yeni bir yol getirdiğini,
merak ettim geri gelecek miyim diye.
iç geçirerek anlatacağım bunu ben,
nice çağlar sonra bir yerde:
bir ormanda yol ikiye ayrıldı, ve ben –
ben gittim daha az geçilmişinden,
ve bütün farkı yaratan bu oldu işte.
Frost her ne kadar insanın kendini yüceltme, hayatın belirsizliklerini somutlaştırma ve yaşamı seçimler yaparak iyi ve kötü sıfatları altına sokma eylemleriyle teselli bulduğunu söylese de şiirde asıl vurguladığı gerçekte neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmenin mümkün olmadığı ve kararlarımızın genellikle gelişigüzel ve bilinçsiz tahminler olduğu bilgisidir.
Frost’un bu şiiri her ne kadar keskin bir şekilde yorumlansa da edebiyatın kişisel görüşlere ve yorumlara açık olma durumu vardır. Sizin bu dizelerde gördüklerinizle bir başkasının gördüğü aynı olmayabilir, olmamalıdır da.
Çevirisi Suphi Aytimur’a ait olan bu şiirin orjinali halini buradan okuyabilirsiniz.
The Road Not Taken
Two roads diverged in a yellow wood,
And sorry I could not travel both
And be one traveler, long I stood
And looked down one as far as I could
To where it bent in the undergrowth;
Then took the other, as just as fair
And having perhaps the better claim,
Because it was grassy and wanted wear;
Though as for that the passing there
Had worn them really about the same,
And both that morning equally lay
In leaves no step had trodden black.
Oh, I kept the first for another day!
Yet knowing how way leads on to way,
I doubted if I should ever come back.
I shall be telling this with a sigh
Somewhere ages and ages hence:
Two roads diverged in a wood, and I —
I took the one less traveled by,
And that has made all the difference.

Kaynak: Matt Blanchard

Cerensu Seber 10 Nisan 2015

16 ŞUBAT KOVA BURCUNDA GÜNEŞ TUTULMASI : KENDİ ÖNÜNDEN ÇEKİL…

aquarius2[1]

16 Şubat 2018 İstanbul saati ile 00:05 de Kova burcunun 27. derecesinde bir Güneş tutulması gerçekleşecek. Ay ve Güneşin Kova burcunda birleşen güçlü enerjisi yaşamlarımızda kuvvetli bitişlerin ve başlangıçların habercisi niteliğinde. Ay ve Güneş tutulmaları yoğun değişim enerjilerini içerisinde barındıran, yaşamlarımızdaki önemli kavşak noktalarına aracılık eden göksel fenomenlerdir. Kadersel olaylarla ilişkilendirilir tutulmalar, bunun da nedeni tutulmaların karmik temalar ile ilişkilendirilen AY Düğümleri ile olan yakın irtibatlarından dolayıdır.
2016 Ağustos ayında Ay Düğümleri ASLAN- KOVA aksına geçmişti. Bu akstaki tutulmaların en sonuncusunu Ocak 2019 da yaşayacağız ve toplamda 9 tutulma gerçekleşecek. Şimdiye dek bugünkü tutulma ile birlikte 6.yı yaşıyoruz ve bu da demek oluyor ki bu serideki tutulma döngüsünün neredeyse yarısını geçmiş durumdayız. Yaklaşık 2 yıldır yaşadığımız doğum haritalarımızdaki Aslan ve Kova burçlarının söz sahibi olduğu alanlarda önemli finaller, başlangıçlar ve de bunlara bağlı değişimler bu yılın sonuna dek neredeyse tamamlanmış olacak. Bu tutulmalar ile ilgili olarak son olarak not düşmek istediğim şey de şu; Kuzey Ay Düğümü yönündeki yani ASLAN burcundaki tutulmalar bizleri ileriye taşıyacak, geliştirecek, geleceğimize dair köprüleri inşaa etmek adına neleri oluşturmamız gerektiğini anlatırken, Güney Ay Düğümü yönünde olan tutulmalar yani KOVA burcunda gerçekleşenler de geleceğimize yol almak adına bırakmamız gereken, adım atarken bastığımız yere dikkat etmemizi zorunlu kılan, belki geçmiş alışkanlıklarımızın artık bize hizmet etmediği gerçeği ile yüzleşmelerimizi anlatacak. Güney Ay Düğümü ilerlemek adına neleri bırakmak, en azından korkularımız yüzünden bi türlü adım atamadığımız ve bu yüzden yerimizde saydığımız konuları, Kuzey Ay Düğümü ise geleceğimize doğru adım attıran gelişim fırsatlarını anlatır astrolojik olarak.
Gelelim bugünkü Kova burcundaki tutulmaya. Tutulma güney ay düğümü yönünde, demek ki bir şeylerin sonuna geldik, bir şeyleri elden çıkarma zamanı. Bir türlü vazgeçemediğimiz ama bu yüzden de iki ileri bi geri gidip geldiğimiz konular finale ulaşmak durumunda. Sorunlu ilişkilerin finali, kadersel ilişkilerin başlangıcı, ailevi konularda yenilenme, kalıcı dönüşümlerin desteklenmesi adına belli davranış kalıplarımızın yıkılmasına ve yenilerinin yaşamımıza girmesine tanık olacağız, zira Güneş tutulmaları kuvvetli yeniaylardır. Her ne yaşıyorsak, nelerle meşgul isek, neleri başarmak istiyor ama bir türlü de adım atamıyorsak işte evren bizleri alıp bir noktaya koyup, artık yolumuza oradan devam etmemizi isteyecek.

KOVA burcu yüksek aklın, yaratıcılığın ama en önemlisi de sezgiler yolu ile evrenle olan iletişimin ifadesidir. Sezgi ve akıl gücü Kova burcunun en baskın özelliğidir. Bakın yukarıdaki fotoğrafa, burada KOVA sembolünde bir dizinin üzerinde elinde küp tutan adam görürsünüz. Burada küpün her iki tarafı da açıktır. Çünkü göklerden akan ilahi bilgi ve sezgiyi kabına dolduran ve bir tarafı ile de bunu yeryüzüne akıtan bir insan formu vardır karşımızda. Evrensel aklın, bilincin Kova burcu ile bağlantısı nasıl ki ayrılmaz bir şekilde iç içe geçmiş ise bugün gerçekleşecek olan Kova burcundaki Güneş tutulmasında da göklerden gelen sezgisel bilginin yeryüzüne olan yansımalarını göreceğiz.
Gökyüzündeki gezegenlerin neredeyse tamamı üzerinde karmanın lordu olarak tanımlanan SATÜRN’ün söz sahibi olması, tutulmanın güney ay düğümü yönünde olması kaderimizle karşılaştığımız bir zaman diliminde olduğumuzu anlatıyor. Her birey nasıl ki eşsiz, benzersiz ve özgün ise doğum haritası da onun bu özgünlüğünü yansıtırcasına ona özeldir. Bu yüzden burç burç şu şöyle etkilenecek, bu böyle etkilenecek demek sığ kalmakla birlikte haritalarınızın KOVA burcunun söz sahibi olduğu alanlar, Kova ve Aslan burcunda gezegenleri, özel noktaları olanlar doğrudan etki altında olacaklar. Sabit burçların diğer ikilisi Boğa ve Akrepler de tutulmanın birincil etkileri altında olacaklar.
Gelelim tutulma anı haritasında göze çarpan yerleşimlere, anın haritasında ufukta Akrep burcunun ilk dereceleri yükseliyor. Yükselen yöneticisi olarak Mars, büyük iyicil Jüpiter ile karşılıklı ağırlamada. Tutulma haritanın 4. evinde yani ailevi konulara, yuva ve yerleşimle ilgili konulara, anne ve babamızla, aile büyüklerimizle ve onların durumları ile konular, kendimizi en güvende hissettiğimiz korunaklı limanlarımıza bir vurgu var. 4. ev haritanın dip noktasıdır ve 10. ev bizim yaşam hedeflerimiz ise 4 ev bu hedeflerimizi, amaçlarımızı neyin üzerine inşaa ediyor oluşumuzdur. En derinlerimizde, herkesten gizlediğimiz “ben” imizde neler olduğunun evidir bu tutulmanın gerçekleştiği ev. Köklerimizdir ve derinliklerimizdir.
Demek ki önümüzdeki aylarda geleceğimize doğru yeni bir temel atma, yıkık dökük kalmış, ilgisiz bıraktığımız yaşam alanlarımızı temizleyip toparlama, gereksiz yüklerden arınma ve sağlam temellere geleceğimizi inşaa etme zamanı. Unutmayın, tutulma Güney Ay Düğümü yönünde ve bir şeylerin bırakılması, hafiflememiz ve sadeleşmemiz isteniyor bizlerden. Geçmiş yaşam kalıplarımız, alışkanlıklarımız, bize hizmet etmeyen en azından gelişim adına yardımcı olmayan fuzuli işleri, bizi eteğimizden tutup tutup aşağı çeken ilişkileri bırakma döneminin tam da içindeyiz artık. Geçmişle hesapların görülüp, geleceğe doğu adımların atılma zamanı şimdi.
Tutulmanın modern yöneticisi Uranüs, KOVA burcundaki Ay- Güneş kavuşumuna ılımlı bir açı yapıyor. Bu açısal ilişki önümüzdeki süreçte ani bitişleri, sürpriz başlangıçları, şaşırtıcı ve şok edici gelişmeleri, henüz netliğe kavuşmamış görmekte zorlandığımız konuları ortaya çıkartabilir.
Astrolojik olarak bir şeyi yapma gücümüz, irade ve kararlılığımız MARS enerjisi ile ilgilidir. Anın haritasında Mars ile Neptün arasında sert bir açı bulunuyor. Neptün hayallerin, ideallerin ve rüyaların gezegenidir ve üst bilince ulaşmış, farkındalıklı bir insan açısından Neptün Nirvana efekti yaratırken, henüz bizler gibi yolda olan yolcular için Neptün efekti kaotik durumlar, hayal kırıklığı, ne yaptığını bilmezlik, kafa karışıklığı bir şeyleri nasıl, niçin ve ne zaman yapma gerekliliğin farkında varmakta zorlanmadır. Mars ile Neptün kare açı yapınca da ortaya hayallerini gerçeğe dökmek adına dürüst, adil, sevgi dolu ve sadece kendisi için değil tüm insanlık için eyleme geçen bir şovalye modeli (Mars Yay burcunda :)) ortaya çıkabilir. Tabi aksi de mümkün, ne dediği, ne yaptığı belli olmayan, bir dediği bir dediğini tutmayan, ukala ve kibirli (Merkür Jüpiter’e kare) hem kafası karışık bi de yetmezmiş gibi kimsenin aklını beğenmeyen, akıl verenlerin aklını küçümseyen, verdiği kararların sonuçlarına katlama cesareti gösteremeyen acayip bi tip de ortaya çıkabilir. Hep derim ve daima da söylemeye devam edeceğim ki; gökyüzünde bir görünüm oluşuyor, bir gezegen bir gezegene belli açılar yapıyor ise bunun daima bir aydınlık bir de gölge yönü vardır. Ne mutlu gölgeleri aydınlatan bilgi ve farkındalığa sahip olabilene, değişim cesaretini gösterebilen cesur ruh kaşiflerine 🙂
Madem ki yeni bir dönem başlıyor yaşamlarımızda, yola çıkıyoruz her birimiz farklı farklı konularda o halde yoldan dönmek, yan çizmek yok. – mış gibi yapmadan, gerçekten değişime direnç göstermeden, kendi ego kalıplarımız ile kendi önümüze engel olmadan ilerlemek durumundayız. Hepimize yaşamlarımızda güçlü ve etkili adımları atabilme cesareti gösterebildiğimiz verimli bir dönem olmasını diliyorum.
Sevgi ve ışıkla, gökyüzü rehberimiz olsun…..
Hülya DEĞER Dip. ASA

https://astrolojininrehberligi.wordpress.com/2018/02/15/16-subat-kova-burcunda-gunes-tutulmasi-kendi-onunden-cekil/

Vücudumuzun Çeşitli Bölgelerindeki Ağrıların Psikolojik Sebeplerini Gösteren 9 Muhteşem Çizim

 

k-300x297[1]

Psycology Today dergisinde yayınlanan bir makaleye göre, insan vücudundaki ağrıların sebepleri sadece fiziksel değildir bunun yanı sıra duygusal sebepleri de olabilir. Mesela stresin çeşitli ağrılara sebep olduğunu hepimiz biliriz. Fiziksel olarak sebebi ortaya koyulamayan bölgesel ağrıların sebebi psikolojik etkenler, travmalar olabilir. Bu çalışma hangi bölgesel ağrının sebebinin hangi duygusal problem olabileciğine dair bir teori.
Psikolog Dr. Susan Babel, insan vücudundaki bölgesel ağrıları, ilginç bir teoriyle ortaya koyuyor. Sadece fiziksel etkenlerin değil psikolojik etkenlerin de bölgesel ağrılara sebep olabileceğine inanıyorsanız bu tavsiyeler tam size göre diyebiliriz. İşte Susan Babel’in ilginç tasarımları…
1.Baş ağrınızın nedeni, sürekli karşınıza çıkan engeller olabilir…

Stresten ve kötü duygulardan arınıp biraz rahatlayın…

w1[1]

2.Boyun ağrınızın nedeni, içinizde biriktirdiğiniz kırgınlıklarınız olabilir.

Ama aslında sizi seven insanlar var.

w2[1]

3.Zor kararlar almak ve gündelik baskılar omuz ağrısına sebep olabilir.

Sorunlarınızı birileriyle paylaşın, yükünüzün hafiflediğini hissedecsiniz.

w3[1]

4. Sırt ağrılarınız takdir edilmeme kaygısından veya sevginizi göstermekten korkmanızdan kaynaklanabilir.

Kalbinizi ve duygularınızı dünyaya açmaktan korkmayın

w4[1]

5. Bel ağrısı, para takıntısı ve kaybetme korkusundan kaynaklanabilir.

Gerçekten sevdiğiniz şeyi yapın, para kendiliğinden gelecek

w5[1]

6.Dirsek ağrıları, gereksiz inatçılıktan kaynaklanıyor olabilir.

Biraz sakinleşin…

w6[1]

7. El ağrıları, yalnızlık duygusundan kaynaklanabilir.

Sosyalleşmekten korkmayın, herhangi biri sizin arkadaşınız olabilir.

w7[1]

8. Ayak bileği ağrısı, hayallerinizi sürekli ertelemenizden kaynaklanıyor olabilir.

Yarışı bir kenara bırakın ve küçük hayallerinizi gerçekliğe dönüştürün.

w8[1]

9. Ayak ağrısı, umutsuzluktan veya harekete geçme isteksizliğinden kaynaklanabilir.

Hayatınızı sevgi ve mutlulukla doldurun…

w9[1]

Kaynak: Birghtside

Konfüçyüs’ten Hayat Değiştirecek 10 Ders

konfucyus_idare_th[1]

Konfüçyüs Doğu’nun en muhteşem filozofuydu. Onun inanç sistemi hem kişilerin hem devletin ahlakına dikkat çekiyordu. Konfüçyüs insanlara sosyal ilişkilerin, adaletin ve samimiyetin kurallarını öğretti. Aşağıda Çinli bilgenin felsefesinden derlenmiş 10 hayat dersini listeledik.
1. Durmadığınız sürece ne kadar yavaş gittiğinizin önemi yok.

2. Sizden daha iyi olmayan biriyle asla arkadaşlık etmeyin.

3. Öfkeniz arttığında sonuçlarını düşünün.

4. Hedeflerinize ulaşamayacağınız kesinleştiğinde hedeflerinizi küçültmeyin, adımlarınızı büyütün.

5. Eğer birinden nefret ediyorsanız, ona yenik düşmüşsünüz demektir.

6. Büyük insanların aradığı şey kendi içindedir, küçük insanların istediği şey ise diğerlerinde.

7. Nereye giderseniz gidin, kalbinizle gidin.

8. Talimatlarınızı sadece cehaletlerini keşfettikten sonra bilgi arayanlara verin.

9. Küçük avantajlara bakmak büyük işlerin başarılmasını engeller.

10. Eğer arkanızdan konuşuyorlarsa, önlerindesiniz demektir.