Aşk Kesesi Hazırlama Ritüeli…

SARKAÇ (PANDÜL) KULLANIMI

Men-Women-font-b-Amethyst-b-font-font-b-Pendulum-b-font-Stone-Faceted-Pyramid-Healing[1]

 

Sarkacın ucu; kristal, yarı değerli taş veya metal olur. Ahşap olanları da vardır. Sarkacın kullanılmadan önce mutlaka arındırılması ve programlanması gerekir.
Arındırma işlemi
Sarkacın bizim ile uyumlu programlama yapabilmesi için dünya üzerinde var olduğu andan elimize gelene dek geçirdiği evrede toplamış olduğu negatif bilgilerden arındırılması için bu işlem mutlaka yapılmalıdır.
Bulunabildiğince saf alkol alınır. Sarkaç zinciri ile birlikte, tümü alkolün içinde olmak üzere alkole batırılır. Saf alkolde bir saat beklemesi yeterlidir. Mümkün ise deniz tuzu, yok ise normal tuz kullanılır. Alkolden alınan sarkaç tuza koyulur, ve sarkacın her yanı tuz ile ovulur.
Bir mücevher kutusu veya güzel bir torbanın içi ada çayı tütsüsüne tutulur. Sarkaç tuzdan alınıp, soğuk suyun altında iyice yıkandıktan sonra kurulanıp bu kutunun veya torbanın içine konulur.
Sarkacın programlanması
Sarkaç alınıp sakin bir yere çekilinir. Reiki kanalı açılır. Torbadaki taş elimizde veya önümüzdedir. Reiki elimizden akmaya başladıktan sonra, elimize sırası ile 3 ‘2 ‘ 1 sembolleri çizilir. Sarkaç avucumuz ile iyice kapatılır. Konsantre bir biçimde sarkaç ile muhabbet etmeye başlanır. Sarkaca bize göre neyin evet, neyin hayırolduğu iyice anlatılmalıdır. Örneğin: Dikey salınım evet; yatay salınım hayır veya soldan sağa daire şeklinde dönüş evet, sağdan sola daire şeklinde dönüş hayır gibi.
Sarkaç bu şekilde programlandıktan sonra bizim enerji alanımızla tam uyum sağlayabilmesi için yedi gün – yedi gece, gün içerisinde üzerimizde, gece yastığımızın altında olmak üzere bizimle olmalıdır.
Nerede kullanılır
* Çakra kontrolü: Herhangi bir çakrada tıkanıklık olup olmadığını anlamak üzere çakranın üzerinde tutularak bakılır. Evet programımıza uygun salınımda çakra açıktır,(genel olarak saat yönü istikametinde) tersi durumunda kapalıdır.
* Vücuttaki hastalıkların yerini tespit etmede hastalığın nedenlerini bulmada
* Yüksek benliğimizle bağlantı kurarak sorularımıza yanıt almada,bir mekandaki enerji dengesizliklerini tespit etme. Sarkacınızın yüksek benliğinizle irtibata geçip sorduğunuz soruların cevabını vermesi için öncelikle onu programlamalısınız. Yüksek benliğinizle irtibata geçmek için kullanacağınız sarkaçlar kuars kristali olursa daha sağlıklı olur
* Kaybolan bir eşyanın bulunması için kullanılabilir Evin içinde mi kayboldu diye sorulabilir. Evet diyor ise elimizde sarkaçla odaları dolaşabilir, dolaplara tutabilir, burada mı diye sorabiliriz.
* İnsan anatomisi gösteren bir resim alınarak o resmin üzerinde sarkaç çeşitli yerlere tutulmak suretiyle herhangi bir kişinin sağlık sorunu hakkında bilgiler almak üzere sorular sorulabilir.
* Herhangi bir gıda maddesinin veya herhangi bir rengin üzerine tutularak, bunun bizim için yararlı olup olmadığı sorulabilir.
* Bir insanın bizimle ilgili düşüncelerinin pozitif veya negatif mi olduğu yolunda sorular sorulabilir.
* Bir mülk alırken veya kiralarken onun olumlu veya olumsuz mu olduğu, orada huzur bulup bulamıyacağımız, oranın negatif ya da pozitif bir ortam mı olduğunu anlamak üzere sorular sorulabilir.
Dikkat edilmesi gereken hususlar
*Sarkacımızı birinin kullandığı yolunda kuşkuya kapılır isek; sarkacı yeniden arıtmamız ve programlamamız gerekir.
*Sarkaca abuk subuk sorular sorarak kötü ve anlamsız konularla uğraşmamız doğru değildir.
*Aynı soruyu defalarca, değişik cümlelerle sormayıp, sarkaç gerekli ve anlamlı yerlerde kullanılmalıdır.
REİKİ’DE KULLANIM
Sarkacı sol elinize alın ve ona bir müddet sevgi enerjisi verin Reiki bilenler bunu sembolleri kullanarak da yapabilirler. Sarkacınızla kalpten konuşmalı, bir bağ kurmalısınız.”Yüksek benliğimle irtibata geçmeni ve sorularıma yanıt vermeni istiyorum cevabın evetse sağa dön” deyin.Sarkaç çeşitli yönlere hareket eder örneğin sola veya sağa sallanarak yada soldan sağa ve sağdan sola dönerek. Öncelikle bir kağıda sarkacınızın nasıl hareket etmesini istiyorsanız onu çizin ve sarkaca bunu gösterin sola döndüğünde hayır cevabı sağa döndüğünde evet cevabını alacak şekilde programlayabilirsiniz. Bunu yaparken stresli, yorgun, uykusuz ve hasta olmadığınız bir zamanı seçin. Dirseğiniz sert bir zemine dayalı olsun ve elinizi biraz serbest bırakın.Sorunuzu sorduğunuzda duygusuz kalabilirseniz net cevaplar alırsınız.dikkatinizi sarkaca yönlendirirseniz beyin gücünüzle onu yönlendirmiş olursunuz ve almak istediğiniz cevapları sarkaca verdirirsiniz. Bunu yapmayın mümkün olduğunca rahat olun. Bu işlem bir hafta boyunca her gün 5’er dakika tekrarlanmalı sarkaçla ne kadar çok vakit geçirirseniz aranızdaki bağ o kadar güçlenir.
Sarkacınızı çakra temizliğinde kullanacaksanız önce sarkaca sorarak çakranın yerini bulun sağ elle sarkacınızı tutuyorsanız sol eliniz tuzlu suyun içinde olsun çakradaki negatif enerjinin sarkacın ucundan emildiğini kolunuzdan, omuzlarınızdan geçerek sol kolunuzdan geçtiğini imgeleyin ve sol elinizden de negatif enerjiyi tuzlu suya aktarın. Hissedişinize göre sarkaca tekrar sorun çakranın temizlenip temizlenmediğini bu şekilde de çakra temizliği yapılabilir. İşiniz bittiğinde bu tuzlu suyu banyo lavabosuna y ada tuvalete dökün. Böyle bir çalışmayı sarkaç konusunda yeteri kadar çalışma yapmadan direk olarak denemeyin. Önceliği basit çalışmalara verin bu sadece bir bilgi olarak verilmiştir.
SORU SORMADA KULLANIM
Sarkacı zincirinde sallanacak şekilde serbest bırak. Zincirin uzunluğu aşağı yukarı 15-20 cmarasındadır.
Dirseğin masada olmalı ve elin de biraz gevsek şekilde durmalıdır.
Vücudunun üst kısmi ve sırtın dik olmalıdır.
Ayakların masanın altında yan yana durmalıdır, Düz şekilde en iyisidir
Boş elinin acık şekilde masanın üzerinde olmalıdır.
Gergin olmamaya özen göster ve bir kaç kere derin nefes al.
Dikkatinin başka yöne dağılmamasına dikkat et.
Yorgun, hasta, depresif olmamaya özen göster. Eğer psikolojik olarak da duyarlıysan en iyisi sarkacı kullanmamaktır.
Kaynak: Reiki Yaşam

Kaynak:www.ozlemcetinkaya.com

İyi evliliğin bir bedeli var!

ask-mi-sevgi-mi-modaviki-2[1]

 

“Büyük bir sevgi ve heyecanla başlayan ilişkiler neden günün birinde sona eriyor?”
İyi evliliğin bir bedeli var!İyi evliliğin bir bedeli var!Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre, evrendeki gizli psikolojik kanunlardan biri olan ‘karşılıklılık’ ilkesi evlilik için de geçerli. “İyi bir evlilik için ciddi bir bedel ödenmesi gerekir” diyen Prof. Dr. Tarhan, “Eşimle nasıl mutlu olurum, birbirimizin ihtiyaçlarını nasıl anlar ve gideririz? sorusu yaşam felsefesi haline gelirse zorluklar aşılacak ve eşler yollarına mutlu bir şekilde devam edecektir ” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof.Dr. Nevzat Tarhan, evrende gizli psikolojik kanunlardan birinin ‘karşılıklılık’ ilkesi olduğunu belirterek, bu ilkeye göre hiçbir şeyin bedel ödenmeden o insana ait olamayacağını söyledi. Bunun evlilikler için de geçerli olduğunu dile getiren Tarhan, önemli değerlendirmelerde bulundu:
KARŞILIK ÖDEMEDEN MUTLU EVLİLİK MÜMKÜN DEĞİL!
“İyi para kazanmak için nasıl çok çalışmak gerekirse, iyi bir evlilik için de ciddi bir bedel ödenmesi gerekir. Mutluluğu, karşılığını ödemeden elde etmek, evlilikte de mümkün değildir.
Karşılıklılık ilkesi unutulur, eşler emek vermeden, yorulmadan, çile çekmeden mutlu bir evlilik yaşamak isterlerse, buna ulaşmaları mümkün olmayacaktır. Mutlu evlilikler, yatırım yapılmış, bedel ödenmiş, zorlukları aşmak için tarafların birbirlerini anlamaya çalıştıkları evliliklerdir. Böyle evliliklerde eşler, küçük bir sıkıntıyla karşılaştıklarında, ‘bu kadın ya da adam beni mutlu etmiyor’ diyerek yeni bir arayışa girmezler.”
EVLİLİĞİ GÖTÜREMİYORUM DEĞİL ENGELİ NASIL AŞARIM DENMELİ!
Eşlerin evlilikleri sırasında bir engelle karşılaşmaları halinde “Bu evliliği götüremiyorum” yerine “Bu engeli nasıl aşarım?” diyerek çözüm üretmek için çaba sarf etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Çiftler bekledikleri mutlulukları yaşayamadıklarında, aynı gemide olduklarını unutmayıp hemen gemiyi terk etme hesabı yapmamalı, kendi kimlik ve kişiliklerini ezdirmeden, evliliği nasıl yürüteceklerini düşünmelidir. Her problemin mutlaka bir çözüm yolu vardır veya bulunabilir” dedi.
KALİTELİ EVLİLİK İÇİN FEDAKARLIK VE ANLAYIŞ ŞART!
Karşılıklı fedakarlık yapmanın evlilik için önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu konuda yaşanmış bir olayı da şu sözlerle aktardı:
EŞİMLE NASIL MUTLU OLURUM YAŞAM FELSEFESİ OLMALI!
“Boşandıktan sonra ikinci evliliğini yapan birinin söylediği sözü hiç unutamam: ‘Yeni eşime olan davranışlarımı düşündüğüm zaman, ona eski eşime yapmadığım fedakarlığı yaptığımı görüyorum. Önceki eşimle birbirimize gereken fedakârlığı gösterebilseydik, sanırım boşanmazdık’. Yâni eski eşine vermediği değeri yeni eşine verdiğini itiraf etmektedir.
Halbuki ilk evliliğinde de bu kadar verici davranabilse ve onu anlayabilseydi fırtına aşılacak, ardından kaliteli bir evlilik ortaya çıkacaktı. İnsan, önüne hoşlanmadığı bir şey çıktığında hemen yolunu değiştiriyorsa, aynı şeyi evlilikte de yapabilir, ufak bir sorunda evliliğini bitirme yoluna gidebilir. Evlilikte, ‘Eşimle nasıl mutlu olurum, birbirimizin ihtiyaçlarını nasıl anlar ve gideririz?’ sorusunun yanıtını aramak yaşam felsefesi haline gelirse, zorluklar aşılacak ve eşler yollarına mutlu bir şekilde devam edecektir.”
BİR İLİŞKİYİ EN ÇOK ALIŞKANLIKLAR YIPRATIYOR
Evliliklerdeki en önemli sorunların monotonluktan kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bir ilişkiyi en çok yıpratan şeyin alışkanlık olduğunu söyledi. Tarhan, şöyle devam etti:
“Her evlilik bir müddet sonra alışkanlık haline gelir. Bir şeyin alışkanlık halini almaması için, farklı şekillerde sunulması gerekir. İnsan, eğer ilişkilerini renkli ve çeşitli hale getirebilirse, alışkanlık tehlikesinden kurtulur. Toplumlarda her şeyi klasik yaşayarak mutlu olan insanlar da vardır ama yeni şeyler keşfetmenin de mutluluğu ayrıdır. Evlilikte yaşına uygun davranabilmek önemlidir. Beyne sadece belli zevk alanları öğretilirse, o olmadığı zaman yaşam sebebinin ortadan kalkacağı düşünülür. Meselâ eşler, cinsellikleri zayıfladığında farklı zevk alanları keşfedebilirler.”
SUÇLAYICI OLMAK YERİNE DUYGULARI AÇMAK ÖNEMLİ
Prof. Dr. Tarhan, evliliği ayakta tutan unsurların başında sevgi, saygı ve güven bağlarının olduğunu belirterek aldatmanın evlilik bağlarını zayıflatan hatta ortadan kaldıran bir durum olduğunun da altını çizdi. Aile terapilerinde eşlere, cinsel sadakatin önemi ve kişilerin geçici olarak zevklerini ertelemeleri gerektiğinin vurgulandığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bu terapilerde tarafların birbirini suçlaması yerine ‘duyguları açmak’ üzerinde durulduğunu belirterek, şunları söyledi:
EŞİNLE PAYLAŞTIĞINDA MUTLU OLDUĞUN 20 MADDE!
“Çiftlere, ‘eşinle paylaştığın zaman seni mutlu eden yirmi madde sıralar mısın?’ denir. Hastalar ikinci seansa geldiklerinde, çoğu zaman bu yirmi maddeden ancak altı, yedisini yazmış olurlar. Hâlbuki aynı soru evlilikten önce sorulsaydı, yirmi maddeyi kolayca dolduracaklardı.
Terapi esnasında bu paylaşımların sayısı artırılmaya, yirmiler yetmişe, seksene çıkarılmaya çalışılır. Eşler beraber paylaştıkları güzellikleri ve karşı tarafın ihtiyaçlarını yeterince bilmediklerinden, ortaya suçlayıcı, yargılayıcı ve birbirlerinin kusurlarını ön plana çıkarıcı bir tablo çıkar. Onlar, evlilikte karşılaştıkları meseleleri problem haline getirmeden çözmenin yollarını bulamazlar. Karşıdakinin hoşlanmadığı bir konuyu, duyguları yıkan bir biçimde çok sık tartışmak, ruhu acıtan bir şeydir, sizi karşı tarafın gözünde sevimsiz yapar. Çiftler böyle durumlarda birbirlerini mutlu eden alanlardan uzaklaşır.”
NPGRUP

İyi evliliğin bir bedeli var!

imagesB4I6PNFR

 

“Büyük bir sevgi ve heyecanla başlayan ilişkiler neden günün birinde sona eriyor?”

İyi evliliğin bir bedeli var!İyi evliliğin bir bedeli var!Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’a göre, evrendeki gizli psikolojik kanunlardan biri olan ‘karşılıklılık’ ilkesi evlilik için de geçerli. “İyi bir evlilik için ciddi bir bedel ödenmesi gerekir” diyen Prof. Dr. Tarhan, “Eşimle nasıl mutlu olurum, birbirimizin ihtiyaçlarını nasıl anlar ve gideririz? sorusu yaşam felsefesi haline gelirse zorluklar aşılacak ve eşler yollarına mutlu bir şekilde devam edecektir ” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof.Dr. Nevzat Tarhan, evrende gizli psikolojik kanunlardan birinin ‘karşılıklılık’ ilkesi olduğunu belirterek, bu ilkeye göre hiçbir şeyin bedel ödenmeden o insana ait olamayacağını söyledi. Bunun evlilikler için de geçerli olduğunu dile getiren Tarhan, önemli değerlendirmelerde bulundu:

KARŞILIK ÖDEMEDEN MUTLU EVLİLİK MÜMKÜN DEĞİL!

“İyi para kazanmak için nasıl çok çalışmak gerekirse, iyi bir evlilik için de ciddi bir bedel ödenmesi gerekir. Mutluluğu, karşılığını ödemeden elde etmek, evlilikte de mümkün değildir.

Karşılıklılık ilkesi unutulur, eşler emek vermeden, yorulmadan, çile çekmeden mutlu bir evlilik yaşamak isterlerse, buna ulaşmaları mümkün olmayacaktır. Mutlu evlilikler, yatırım yapılmış, bedel ödenmiş, zorlukları aşmak için tarafların birbirlerini anlamaya çalıştıkları evliliklerdir. Böyle evliliklerde eşler, küçük bir sıkıntıyla karşılaştıklarında, ‘bu kadın ya da adam beni mutlu etmiyor’ diyerek yeni bir arayışa girmezler.”

EVLİLİĞİ GÖTÜREMİYORUM DEĞİL ENGELİ NASIL AŞARIM DENMELİ!

Eşlerin evlilikleri sırasında bir engelle karşılaşmaları halinde “Bu evliliği götüremiyorum” yerine “Bu engeli nasıl aşarım?” diyerek çözüm üretmek için çaba sarf etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Çiftler bekledikleri mutlulukları yaşayamadıklarında, aynı gemide olduklarını unutmayıp hemen gemiyi terk etme hesabı yapmamalı, kendi kimlik ve kişiliklerini ezdirmeden, evliliği nasıl yürüteceklerini düşünmelidir. Her problemin mutlaka bir çözüm yolu vardır veya bulunabilir” dedi.

KALİTELİ EVLİLİK İÇİN FEDAKARLIK VE ANLAYIŞ ŞART!

Karşılıklı fedakarlık yapmanın evlilik için önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu konuda yaşanmış bir olayı da şu sözlerle aktardı:

EŞİMLE NASIL MUTLU OLURUM YAŞAM FELSEFESİ OLMALI!

“Boşandıktan sonra ikinci evliliğini yapan birinin söylediği sözü hiç unutamam: ‘Yeni eşime olan davranışlarımı düşündüğüm zaman, ona eski eşime yapmadığım fedakarlığı yaptığımı görüyorum. Önceki eşimle birbirimize gereken fedakârlığı gösterebilseydik, sanırım boşanmazdık’. Yâni eski eşine vermediği değeri yeni eşine verdiğini itiraf etmektedir.
Halbuki ilk evliliğinde de bu kadar verici davranabilse ve onu anlayabilseydi fırtına aşılacak, ardından kaliteli bir evlilik ortaya çıkacaktı. İnsan, önüne hoşlanmadığı bir şey çıktığında hemen yolunu değiştiriyorsa, aynı şeyi evlilikte de yapabilir, ufak bir sorunda evliliğini bitirme yoluna gidebilir. Evlilikte, ‘Eşimle nasıl mutlu olurum, birbirimizin ihtiyaçlarını nasıl anlar ve gideririz?’ sorusunun yanıtını aramak yaşam felsefesi haline gelirse, zorluklar aşılacak ve eşler yollarına mutlu bir şekilde devam edecektir.”

BİR İLİŞKİYİ EN ÇOK ALIŞKANLIKLAR YIPRATIYOR

Evliliklerdeki en önemli sorunların monotonluktan kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bir ilişkiyi en çok yıpratan şeyin alışkanlık olduğunu söyledi. Tarhan, şöyle devam etti:

“Her evlilik bir müddet sonra alışkanlık haline gelir. Bir şeyin alışkanlık halini almaması için, farklı şekillerde sunulması gerekir. İnsan, eğer ilişkilerini renkli ve çeşitli hale getirebilirse, alışkanlık tehlikesinden kurtulur. Toplumlarda her şeyi klasik yaşayarak mutlu olan insanlar da vardır ama yeni şeyler keşfetmenin de mutluluğu ayrıdır. Evlilikte yaşına uygun davranabilmek önemlidir. Beyne sadece belli zevk alanları öğretilirse, o olmadığı zaman yaşam sebebinin ortadan kalkacağı düşünülür. Meselâ eşler, cinsellikleri zayıfladığında farklı zevk alanları keşfedebilirler.”

SUÇLAYICI OLMAK YERİNE DUYGULARI AÇMAK ÖNEMLİ

Prof. Dr. Tarhan, evliliği ayakta tutan unsurların başında sevgi, saygı ve güven bağlarının olduğunu belirterek aldatmanın evlilik bağlarını zayıflatan hatta ortadan kaldıran bir durum olduğunun da altını çizdi. Aile terapilerinde eşlere, cinsel sadakatin önemi ve kişilerin geçici olarak zevklerini ertelemeleri gerektiğinin vurgulandığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bu terapilerde tarafların birbirini suçlaması yerine ‘duyguları açmak’ üzerinde durulduğunu belirterek, şunları söyledi:

EŞİNLE PAYLAŞTIĞINDA MUTLU OLDUĞUN 20 MADDE!

“Çiftlere, ‘eşinle paylaştığın zaman seni mutlu eden yirmi madde sıralar mısın?’ denir. Hastalar ikinci seansa geldiklerinde, çoğu zaman bu yirmi maddeden ancak altı, yedisini yazmış olurlar. Hâlbuki aynı soru evlilikten önce sorulsaydı, yirmi maddeyi kolayca dolduracaklardı.

Terapi esnasında bu paylaşımların sayısı artırılmaya, yirmiler yetmişe, seksene çıkarılmaya çalışılır. Eşler beraber paylaştıkları güzellikleri ve karşı tarafın ihtiyaçlarını yeterince bilmediklerinden, ortaya suçlayıcı, yargılayıcı ve birbirlerinin kusurlarını ön plana çıkarıcı bir tablo çıkar. Onlar, evlilikte karşılaştıkları meseleleri problem haline getirmeden çözmenin yollarını bulamazlar. Karşıdakinin hoşlanmadığı bir konuyu, duyguları yıkan bir biçimde çok sık tartışmak, ruhu acıtan bir şeydir, sizi karşı tarafın gözünde sevimsiz yapar. Çiftler böyle durumlarda birbirlerini mutlu eden alanlardan uzaklaşır.”

NPGRUP