Göz Testi… 30 Saniyede C’yi Bulanlar Paylaşsın…

goz-testi-resmi[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Karpuz Çekirdeklerini Kaynatın ve Mucizevi Etkilerini Görün

watermelon1[1]

 

Artık karpuz sadece sıcak yaz günlerinde serinlemek için yediğimiz bir meyve değil. Kabuğundan çekirdeğine her şeyinden faydalanabiliyoruz. A vitamini (karotenoidler), C vitamini, pantotenik asit, bakır, biyotin, potasyum, B1, B6 vitaminleri ve magnezyum deposudur. Ama karpuz çekirdeklerinin faydalarını görene kadar bekleyin.

Karpuz çekirdeği yağ asitleri, önemli proteinler, magnezyum, potasyum, manganez, demir, çinko, fosfor gibi mineraller ve tiyamin, niyasin ve folik asit içerir.

Karpuz çekirdeğinde ilk defa karpuzdan elde edilen bir amino asit olan “citruline” vardır. Bu amino asit güçlü bir antioksidandır ve damar sertliği, hipertansiyon, anjin ve ereksiyon problemi üzerinde pozitif etkisi vardır. Aynı zamanda damarların genişlemesine de yardımcı olur.

Böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarının tedavisinde yardımcıdır. Böbrek taşlarından ve kumlarından kurtulmak için karpuz çekirdeklerinden bir çay yapıp içebilirsiniz.

Karpuz çekirdeklerinden maksimum fayda sağlamak için pişirerek, öğüterek veya kavurarak tüketebilirsiniz.

Mucizevi reçete
20-30 karpuz çekirdeğini öğütün ve 2 litre suda 15 dakika pişirin. Bu çayı 2 gün için ve sonra 1 gün ara verin.
Bir kaç hafta bu yöntemi uygulayın, ama unutmayın her 2 günden sonra 1 bir gün ara vermeniz çok önemli!

Karpuz çekirdeğinin faydalar
1. Kalp sağlığı
Karpuz çekirdeği kalp için çok önemli olan magnezyum içerir. Ayrıca kan basıncını dengeler ve metabolik fonksiyonları arttırır. Kalp hastalıklarını ve tansiyonu önlemek için karpuz çekirdeklerini daha sık tüketin.
2. Yaşlanma
Antioksidan özelliği ile erken yaşlanmayı önler, cildi güçlendirir ve sağlıklı bir görünüm verir.
3. Akne tedavisi
Bir parça pamuğu karpuz çekirdeklerine batırın ve aknelerin üzerine sürün. Ölü hücreleri ve kiri de söker atar. Karpuz çekirdeği yağı tüm cilt türlerine iyi gelir ve cilt sorunlarının tedavisinde yardımcı olur.
4. Güçlü saçlar
İçerdiği protein ve amino asitleri saçları güçlendirir. Kavrulmuş çekirdekler bakır içerdiği için saçları daha parlak yapar. Saça rengini veren pigment “melanin”dir.
5. Kafa derisi kaşıntısı
Yumuşak yapısı karpuz çekirdeği yağının kolay emilmesini sağlar. Kuruyan ve kaşınan kafa derisini nemlendirmek için her gün kullanabilirsiniz.
6. Zarar görmüş saçlar
Karpuz çekirdeği saçların zarar görmesini engelleyen önemli yağlar içerir.
7. Kan basıncı ve koroner kalp rahatsızlığı
Arginin koroner kalp rahatsızlıklarının tedavisine yardımcı olur ve kan basıncını dengeler. Damarların daralmasını engeller.
8. Bağışıklık sistemi için magnezyum
Karpuz çekirdekleri mükemmel bir magnezyum kaynağıdır. Bu mineral buğday, pirinç, yulaf ve kakao tozunda da bulunur. Pantotenik asit veya B5 vitamini de diyebiliriz, karbonhidratların enerjiye dönüşmesinden sorumludur.
9. Beriberi tedavisi
B6 vitamini eksikliği beriberi denen hastalığın belirtilerinin görülmesine neden olur. B6 karbonhidratların enerjiye dönüşmesine destek olur.
10. Önemli amino asitler
Vücut fonksiyonlarının yerine gelebilmesi için arginin ve lisin gibi amino asitlere ihtiyaç vardır. Lisin,  daha güçlü kemikler ve dokular için gerekli olan kalsiyumun vücut tarafından alımını arttırır.
11. Doymamış sağlıklı yağlar
Karpuz çekirdeğinin %80’i doymamış sağlıklı yağlardan ve omega 3 yağlarından oluşur. Bu çekirdekler ekstra kalori üretmeden vücuda ihtiyacı olan enerjiyi sağlar. Beslenmenize katarak günlük ihtiyacınız olan sağlıklı yağların yarısını almış olursunuz.
12. Saçlar ve tırnaklar
Protein saçları güçlü ve parlak tutar, tırnakların uzamasını hızlandırır.
13. Magnezyum kaynağı
Magnezyum çokluğu vücut fonksiyonlarını destekler. Kan basıncını dengeler ve kalbin normal çalışmasını sağlar.
14. Ödem
1 çay kaşığı kurutulmuş ve öğütülmüş karpuz çekirdeğini, 1 çay kaşığı bal ve 3/4 su bardağı sıcak suya katın. Sıcak ve tatlı iksirinizi günde 2 kere içerek ödemden kurtulun.
15. Erkek doğurganlığı
Karpuz çekirdeğindeki likopen güçlü bir antioksidandır ve eski zamanlardan bu yana erkekler cinsel güçlerini arttırmak için kullanır.
16. İyileşme
Beslenme düzeninize karpuz çekirdeklerini ekleyerek iyileşme sürecini hızlandırabilirsiniz. Bir kaç gün içinde farkı hissedersiniz. Hafıza problemi yaşayan kişilere özellikle önerilir.
17. Şeker hastalığı
Bir avuç karpuz çekirdeğini 1 litre suda 45 dakika bekletin. Bu doğal tedavi edici karışım şeker hastalarına iyi gelecektir ve hastalığın ilerlemesini kontrol edebilirsiniz.
18. Cilt nemlendirici
Yumuşak ve nemli bir cilt için ihtiyacınız olan şey yağ asitleridir. Karpuz çekirdeklerini cilt problemlerini ve sivilceleri önlemek için kullanabilirsiniz.
19. Siyah saçlar
Karpuz çekirdeği, vücutta melanin oluşmasını sağlayan bakır ve diğer mineralleri içerir. Melanin saça rengini veren pigment demiştik hatırladınız mı? Ve evet cilde rengini veren pigment de o.
20. Kırık saçlar
Yağ asitleri saçları besler ve daha güçlü yapar. Saç kırılmalarını önlemek için ihtiyacını olan şey de budur. Karpuz çekirdeği yağını istediğiniz bir taşıyıcı yağ ile birleştirin ve bu karışım ile haftada bir kafa derinize masaj yapın.

Kayn: Hayat Mutfkta

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bilinçaltınızı Etkileyen 8 Mucizevi Kelime

bilincalti-01[1]

 

Hepimiz bilinçaltının güçlerini ve yapabileceklerini kesin olarak bilmiyoruz. Ama bilim adamlarına göre bilinçaltı ve beyin hakkında bildiklerimiz sadece buz dağının görünen kısmı. Beyin ile ilgili tam olarak çözülen şeyler %5 civarındadır.

Kısaca beynimiz sırlarını hala çok iyi şekilde korumaktadır. Bilinçaltı bazı kelimelere ve cümlelere diğerlerinden daha fazla ilgi gösterir. Bu kelimeleri bilinçaltınıza ulaşmak ve kod girmekte kullanabilirsiniz.

*Başkaları için
“Ayrıca aşağıdaki cümleleri önemli konuşmalarda karşınızdaki kişiye etki etmek için kullanabilirsiniz.” Ön cümlede anahtar kelimeyi kullanın ve ikinci cümlede iletmek istediğiniz fikri.

*Kendiniz için
Aşağıda vereceğimiz kelimeleri ön cümlede ve sonra da isteklerinizi diğer cümlede kullanın. 5’den az olmamak üzere her gün tekrar edin.

 

“Güç” Kelimesi
(Her türlü olumlama cümlelerinde kullanılabilir.)
Bilinçaltına etki eden en önemli kelimelerden biridir. Bu kelimeyi şöyle bir cümlede kullanarak bilinçaltınıza ulaşın. Ben Güçlüyüm. (Örnek) Sigarayı bırakıyorum. (Örnek) Öfkemi terk ediyorum.

“Güven” Kelimesi
(Başarıya ulaşmak istediğiniz her olayda kullanılabilir.)
Bilinçaltına etki eden bir diğer kelime budur. Pek çok firma bu kelimeyi reklamlarında kullanır. Algımıza firmanın güvenilir olduğu yerleştirirler. Ben Kendime güveniyorum. (Örnek) O işi başarıyla tamamlıyorum. yada Ben x kişiye güveniyorum. (Örnek) Bana tüm kalbiyle yardım ediyor.

“Eşsiz” Kelimesi
(Tüm olumlama cümlelerinde kullanılabilir.)
Bilinçaltınıza hızlıca etki edebilecek bir kelime. Bu kelime bilinçaltı için altın değerinde bir etki yapar. Ben eşsiz bir insanım. (Örnek) Yaşamımı güzelleştiriyorum.

“Kabul” Kelimesi
(Aşılamayacak sorunlarda ve her türlü olumlama cümlesi ile birlikte kullanılabilir.)
Bilinçaltı kodlarına girmek için kullanabileceğiniz harika bir kelimedir. Ben hayatımı kabul ediyorum. (Örnek) x olay artık benden tamamen uzaklaştı.

“Sağlık” Kelimesi
(Bedensel ve Psikolojik problemlerde ayrıca ruhsal enerji problemlerinde kullanılabilir.)
Bilinçaltı ölüm ve doğum olaylarına çok önem verir. İşte sağlık kelimesi de bu yüzden bilinçaltının önem verdiği bir kelimedir. “Ben sağlıklıyım. (Örnek) X problemimi kolaylıkla çözüyorum.

“Sevgi” Kelimesi
(Kişisel ilişkiler ve diğer tüm sıkıntılı ilişkilerde kullanılabilir)
Bilinçaltı sevgi aşk ve arzu gibi kelimelere çok önem verir. Bilinçaltının doğum arketipi ve anahtar kelimelerinden biridir. “Ben sevgi enerjisiyle doluyum. (Örnek) X kişi ile ilişkim bu enerji ile yükseliyor.

“Özgür” Kelimesi
(Duygusal ve Bağlayıcı sorunlarda öncelikli olarak kullanılabilir.)
Bilinçaltında büyük bir etkisi olan bir kelimedir. Bilinçaltı için en önemli kelimelerden biridir. Bir insan ancak özgürken huzurlu ve mutludur. (Örnek) “Ben özgürüm. Şu anki bağlayıcı durum tamamen çözülüyor.”

“Zengin” Kelimesi
(Maddi ve Manevi problemlerde kullanılmalıdır.)
Bilinçaltı fakirlik ve zenginlik arketiplerine çok önem verir. Bir insanın hayatını devam ettirmesi için maddi ve manevi olarak tokluğa ulaşması gerekmektedir. Ben Zengin bir insanım. (Örnek) “Maddi durumum tamamen artıyor ve bolluk içindeyim.”

Kaynak: Spritüeller

 

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

9 Temmuz Dolunayı İçin Bereket Ritüeli Uygulaması…

IMG_9185-1030x771[1]

 

Dolunay Bereket Ritüeli Uygulaması:
Tarçın çok eski dönemlerden bugüne sağlıkta, tatlılarda ve bir çok alanda kullanılan özel bir besindir. Tarçın aynı zamanda bereket ve bolluğu getirdiğine inanılan bulması kolay keyifli bir bitkidir. Astrolojik olarak Venüs gezegeni ile temsil edilen tarçın, bolluk ve bereket ritüellerinde de sıklıkla tercih edilir.
Küçük bir tencereye su koyun ve içine 7 adet çubuk tarçın atın. Su kaynamaya ve tarçının kokusu yayılmaya başladığında; evinize, yuvanıza, işinize bereket gelmesini hayatınızda bolluk ve bereket olmasını niyet ederek, 270 kere Ya Kerim esmasını okuyun.
Esmanızı bitirince ocağı kapatın ve tarçınlı suyu soğumaya bırakın. Koku eve yayılana kadar ve su soğuyana kadar ellemeyin, bırakın. Tamamen soğuyunca tarçınları ayırın ve suyu evinizde yaşayanlarla birlikte için, tamamını bitiremezseniz önemli değil, içebildiğiniz kadarını tüketin.
Kalan suyu bir bitkinin veya ağacın dibine dökün. Tarçınları ise bir iple birbirine bağlayın ve hava alan bir yere balkonunuza, pencerenizin uygun bir yerine ama evinizle bağlantılı bir yere asın. Asarken veya astıktan sonra “Ya Kerim” esmasını 21 kere yeniden tekrarlayın ve bolluk bereket içinde olmayı temenni edin. Ya Kerim esmasına bu hafta boyunca devam edin (günde 270 kez). Astığınız tarçınlar en az bir sonraki dolunay dönemine kadar orada kalmalılar. Tamamen kaldırmaya karar verdiğinizde evinizde bir köşe de, kristal bir kase veya benzer bir obje içinde saklayabilirsiniz. Ama çöpe atmamalısınız.
Evinizde ve işlerinizde her daim bolluk içinde olmanız dileklerimle…
Şebnem Ekşib

DOLUNAY BOLLUK RİTÜELİ

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Benim açımdan baktığında ben bunların hiçbirini üzerime almıyorum ve almadığım içinde bir anlamları yok.”

Lotus-1[1]

 

“Buda” bir köyden geçiyordu ve insanlar gelip onu aşağılayarak en söylenmeyecek şeyleri söylediler. ”Buda” durdu, sessizce, dikkatle dinledi ve “Bana geldiğiniz için teşekkür ederim, ama acelem var bir sonraki köye gitmem gerekiyor, bugün size zaman ayıramayacağım yarın daha fazla zamanım olacak. Söylemek isteyip de söyleyemediğiniz bir şeyler kaldıysa
Sizi yarın dinleyebilirim. Beni bugün için mazur görün” dedi.
İnsanlar inanamamışlardı. Bu adam tüm söyledikleri ağza alınmayacak şeylere bir tepki vermeden, sadece dinlemiş, cevap bile vermemişti.
” Bizi duymadın mı? Senin bunlara verecek cevabın yok mu?” diye sordular.
Buda dedi ki:
“Bir yanıt istediysen geç kalmış durumdasın.
On yıl önce gelseydin seni yanıtlayabilirdim.
Ama on yıldır başkaları tarafından yönlendirilmeye son verdim.
Artık köle değil, kendimin efendisiyim, kendime göre davranıyorum,
başkasına göre değil kendi içsel ihtiyaçlarıma göre davranıyorum.
Beni bir şey yapmağa zorlayamazsın.
Sen yapmak istediğini yaptın, kendini tatmin olmuş hissedebilirsin,
ama benim açımdan baktığında ben bunların hiçbirini üzerime almıyorum
ve almadığım içinde bir anlamları yok.”
Buda devam etti
“Birisi yanan bir meşaleyi nehre atabilir,
nehre ulaşana kadar meşale yanık kalır,
nehre düştüğü anda ateş söner, nehir onu soğutur.
Ben nehir oldum.
Bana küfür edersiniz onlar ateştir,
bana ulaştıkları anda benim serinliğimde içinde ateş kaybolur,
artık acıtmazlar.
Siz dikenleri atarsınız sessizliğime düşünce onlar çiçeğe dönüşür.
Ben kendi yaradılışımın doğasından hareket ediyorum” der.
Kendiliğindenlik budur.

Negatif enerjiden korunma ve temizleme yöntemleri neler?

11902528_10206310414351425_3934249635696022526_n1[1]

Güne enerjik, deli dolu başlayıp; gün içerisinde depresif, mutsuz, huysuz olanlardan mısınız? Öyleyse sizin de enerji kaçağınız var demektir. Peki enerjimizi emen bu vampirler kimlerdir ve onlardan korunma yöntemleri nelerdir? Negatif enerjiden nasıl kurtuluruz?

Negatif enerjiden korunma yöntemleri
Fizik biliminde bir yasa vardır: Enerjinin Korunumu. Bu yasa der ki: Enerji yoktan var edilemez, yok edilemez fakat enerji başka şekillere dönüşebilir. Basit örneklerle rüzgar ve güneş enerjisinin elektrik enerjisine dönüşmesi gibi.
İnsan vücudunda da sinir sistemi elektrik sinyalleri ile çalışır. Tüm hücrelerin, organların ve bedendeki fonksiyonların enerjiye ihtiyaçları olduğu gibi, dönüştürerek etrafa yaydıkları bir enerji de vardır. İnsan manyetik bir alana sahiptir. Bu alan aura ismiyle de adlandırılmaktadır. Her insanın bir aurası vardır. Bu aura alanı çevreyle iletişim halindedir. İnsan gözüyle genellikle görülmez. Görebilenler vardır. “Kirlian Fotoğrafçılığı” gibi tekniklerle de ayrıca incelenebilmektedir.

 

Topraklanma nedir? Nasıl yapılır?
Negatif enerji’lerden korunma yollarını anlatmadan önce “topraklanma” konusuna değinmek istiyorum. Çünkü korunma sistemlerinden önce topraklanma yapılması gerektiğine inanıyorum. En klasik yöntemle çıplak ayak toprağa basarak kendinizi topraklayabilirsiniz. Gayet bilimseldir. Üzerinizdeki elektrik toprağa akar rahatlarsınız.
Toprak imkanınız yoksa duş alabilirsiniz. Akan su sizi topraklayacaktır. Bir diğer yöntem ise ılık-sıcak arası bir tuz solisyonuna ayaklarınızı batırmaktır. Ayak tabanlarınızın altındaki gözeneklerden tuzlu suya vücudunuzdaki toksinler ve negatif enerji akacaktır. Tuzun deniz tuzu veya himalaya tuzu olması gerekmektedir.
Tüm bunlar bilimsel olarak yapabileceğiniz elle tutulan gözle görülen topraklanma çeşitleridir. Bunları yapabilirsiniz ancak size önereceğim yöntemi de mutlaka yapın. Ayağınız toprakta, tuzda, suda vs. olmayabilir. Bırakın toprağı apartmanın en üst katında olabilirsiniz. Sakin bir köşeye gidip burnunuzdan derin nefesler alıp yine burnunuzdan verin. Bunu bir kaç kez tekrarlayın. Gözlerinizin kapalı olup olmaması önemli değil fakat yeni başlayanlar için kapalı olması daha uygun olur.
Taç çakranızdan (kafanızın üzeri) beyaz yada mor bir ışığın vücudunuza girdiğini imgeleyin. Bu ışık omurganız boyunca ilerleyerek tüm vücudunuza yayılıyor. Ardından ayaklarınızdan çıkarak evrenle birleşiyor. Ayaklarınızı bir ağacın kökleri gibi düşünebilirsiniz. Yüksek katlı binalarda olabilirsiniz fakat bu köklerin toprağa kadar uzandığını imgeleyebilirsiniz. Işık içinizden geçtikte sizin üzerinizdeki tüm negatif enerjiyi de alıp götürüyor. Artık topraklandınız.

İmgeleme yöntemleri ile negatif enerjiden korunma
Birkaç yöntem var. Bağımlı kalmak zorunda değilsiniz. Kendi tasarımınız bir korunma sistemi de geliştirebilirsiniz.
1. Yöntem: En klasik olanı budur. Siyah, gri, kahverengi gibi karanlık ve koyu renkler dışında bir renk belirleyin. Bu rengin bir yumurta gibi sizi içine aldığını düşünün. Renk parlak ve çok güçlü. Dışarıdan gelen tüm olumlu, pozitif enerjileri ve titreşimleri içine geçiriyor. Size zararı dokunacak enerji ve titreşimleri ise dışarıda tutuyor. Hayalinizde oluşturduğunuz bu baloncuğu gün içerisinde sürekli düşünerek güçlendirebilirsiniz. Beyaz, mor ve pembe baloncuklar en çok tercih edilenlerdir.
2. Yöntem: Aynı şekilde bir baloncuk düşünün ancak bu kez çeperinin ateşten olduğunu imgeleyin. Dışarıdan gelen tüm negatif enerji ve titreşimler bu ateşe değdiği anda yok olup gidiyorlarlar. Aynı zamanda daha güçlü olması açısından 1.yöntemdeki sistemi uygulayıp üzerine bir de bunu yapabilirsiniz.
3. Yöntem: Sizi çevreleyen bir ayna olduğunu imgeleyin. Dışarıdan gelen tüm zararlı enerjiler bu aynaya çarparak geri dönecekler. Aynalarınızı çeşitli şekillerde hayal edebilirsiniz.
4. Yöntem: “Kurşun döktürme” konusunu bilmeyeniniz yoktur. Kurşun bir element olarak radyoaktif ışınlara dahi dayanıklıdır. Sizi çevreleyen kurşun bir zırh imgelerseniz dışarıdan gelen tüm negtiflere karşı kendinizi koruma altına alabilirsiniz.
5. yöntem: Duş altıktan sonra içerisine sirke karıştırılmış bir kova suyu üzerinize dökebilirsiniz. Sirke iyi bir temizleyicidir. Auranızı ve enerji alanınızı temizlediği gibi vücudunuza da iyi gelecektir. Kokusu ise kısa sürede gidecektir. (1 kovaya yarım çay bardağı yeterlidir. Kaynak: Berna Özcan Demir)
Yöntemleri uygularken, kendi bedeniniz dışında odanızı, ofisinizi, bulunduğunuz binayı, mahalleyi hatta şehri ve ötesini bile koruma kalkanı altına alabilirsiniz. Sevdiklerinize onların haberi olmasa bile bu tip bir imajinasyon ile kalkan göndererek onlarında korunmasını sağlayabilirsiniz.
Yaşam alanlarında negatif enerji temizliği ve korunma
1. Yöntem: Benim en sevdiğim bu. Kuru ada çayını bir cezveye veya kaba koyun. Ucunu yakın. Sık sık sönecektir fakat siz onu söndükçe yakın. Yanan ada çayı tütsü gibi eve yayılacaktır. Kokusu benim hoşuma gidiyor. Bilirsiniz ada çayı şifalı bir bitkidir. Bir çok hastalığa karşı önleyici ve tedavi edici olarak kullanılmaktadır. Ürettiğiniz ada çayı tütsüsü evinizi güzel bir kokuyla kaplarken, “evimdeki tüm negatif enerji ve titreşimleri ada çayının şifalı enerjisi ile temizliyorum. Pozitif olan olumlu olan bana ve yaşam alanıma faydası dokunacak tüm enerjileri davet ediyorum” diyebilirsiniz. Bu cümleyi kendinizde geliştirebilirsiniz. Ada çayı ile evin içinde dolaşabilir, dolaplarınızı odalarınızı temizleyebilirsiniz.
2. Yöntem: Bu yöntemi sevgili Fadime Emir’in “Psişik Korunma” isimli kitabında okudum. Evinizi korumak için kapınızın veya pencerelerinizin önünde bir güç hayvanı imgeleyebilirsiniz. Mesela jaguar, aslan, kaplan gibi bir hayvan evinizi koruyabilir. Bunun dışında bir bekçi, polis, asker veya mitolojik bir varlık düşünebilirsiniz. Evinizin etrafının vahşi köpek balıklarıyla dolu bir nehir tarafından çevrelendiğini de hayal edebilirsiniz.
3. Yöntem: Mumlar ve tütsüler yakın. Hem sizi hem evinizi huzurla dolduracaktır. Daha önceden arındırılmış ametist gibi kristaller de kullanabilirsiniz.

Yazar: Mert EsER aLİEFENDİOĞLU

kaynak:indigp dergisi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İLGİNÇ ÖYKÜ SABİT FİKİRLİ OLMAYALIM


1964 yılında ABD de bir öğretmen dergisinde Alexander Calandra imzalı bir yazı yayınlandı:
Bir fizik hocası ile öğrencisi sınav sorusuna verilen cevap hakkında anlaşmazlığa düşmüşler ve tecrübeli öğretmen Calandra’nın hakemliğine başvurmuşlar. Soru şöyle imiş:
“Bir binanın yüksekliğini bir barometrenin yardımı ile nasıl bulursunuz?” Öğrenci de bu soruya cevaben “Barometreye bir ip bağlar ve bina çatısından aşağı sarkıtırım barometrenin yere değdiği noktada ipi ölçerim” yazmıştı ve tabi ki öğretmenin beklediği yanıt bu olmasa da binanın yüksekliğinin bu yöntemle ölçülebilirliliği de ortada idi. Calandra tartışmayı uzatmamak için öğrenciden hemen o anda bu soruyu başka bir yanıt ile cevaplamasını istedi. Öğrenci bu kez “Ama bir tek yanıt yok ki pek çok yöntem var” diye cevap verdi. Casandra “Peki” dedi “Düşünebildiğin kadar yanıt ver o zaman.Ama mümkünse cevapların en az birinden fizik çalışmış olduğunu anlayalım.”
Öğrencinin ilk cevabı şöyle idi: “Barometreyi çatıdan aşağı bırakırsınız ve bir kronometre ile kaç salisede yere çarptığını hesaplayıp x=0.5*a*t^^2 formülü ile yüksekliği bulursunuz” Beklenen cevap bu olmasa da cevap fizik bilgisi içeriyordu.
Öğrenci cevaplarını sıralamayı sürdürdü: “Güneşli bir günde barometreyi dik tutup gölgesini ölçersiniz ve sonra da binanın gölgesini ölçüp orantıyı barometrenin yüksekliği ile çarparsınız” Bu cevap ta doğru idi.
Öğrencinin üçüncü cevabı da şu oldu: “Merdivenleri çıkarken duvar boyunca barometrenin yüksekliğini defalarca işaretleyerek çıkar ve işaret sayısı ile barometrenin yüksekliğini çarparsınız”
Dördüncü cevap öğretmenlerin küçük dillerini yutmalarına neden oldu çünkü öğrencinin fiziği iyi bildiği anlaşılmıştı. “Küçük bir ipe bağladığınız barometreyi önce yerde sonra da çatıda sallar , ipin uzunluğu ve sallanma periyodları arasındaki farklarla Newton’un g katsayısını hesaplar, iki g katsayısı arasındaki farktan binanın yüksekliğini hesaplayabileceğiniz oranı bulursunuz”
Söylenecek bir şey kalmamıştı, öğrencinin sınıfı geçtiği açıktı. Öğrenci yarattığı etki ile gülümsedi ve dedi ki “Ama bence yapılacak en doğru şey kapıcıya gidip barometreyi hediye edip karşılığında binanın yüksekliğini söylemesini istemekten ibarettir.” Hep beraber gülmeye başladılar.
Cassandra hayranlıkla sordu öğrenciye “ Peki, öğretmeninin senden beklediği cevabı da biliyor musun?” Öğrenci alaylı bakışlarla cevap verdi “Evet, çatıda ve yerde hava basıncını ölçerek aradaki farktan hesaplamamız gerekiyor yazmamı bekliyordu”
Cassandra merakla şu soruyu sordu “Peki madem istenilen cevabı biliyordun, neden yazmadın? “
Öğrenci omuzlarını silkti ve “ Çünkü dar kafalılıktan bıktım” dedi.
—–
Küçük bir çocuk iken yaşamı sürdürme konusunda büyüklerimin, öğretmenlerimin bellediklerinin, bakış açılarının doğru olduğu ve sorgulanmadan takip edilmesi gerektiği konusundaki dayatmalarına isyan ederdim. Kendi kendime benim neslim dünyaya hakim olduğunda bunun değişeceğini tekrarlar avunurdum.
Yaş aldığımda saplantı ve kendini kalıplara hapsetme kolaycılığının, milletlerle, nesillerle, inanç grupları ile, sosyal sınıflarla ve hatta eğitimle ilgisi olmadığını, dar kafalılığın her kademedeki insanda çok yaygın bir (üstelik meziyet sanılan) kusur olduğunu da anladım. İyi ki ben bıkmadım, yazıyor ve konuşabiliyorum.
Yaşamı tek bilinmeyenli bir denklem gibi ele almak, altı boş, kulağa hoş sloganlarla konuşup, zamana göre kendini geliştirmeyen saplantı / slogan / hükümlere göre yaşamak ve mevzi alıp dayatmaya çalışmak kolaycılığı hiç kimseyi ve de toplumları bir yere götürmez. Zaten yaşamda soruların pek çoğunun tek bir cevabı yoktur. Eğitimcinin görevi, bildiğini (sandığını) öğretmek / belletmek değildir. Bilinen ve/veya bilinmeyen cevapları bulabilmeyi, yani “öğrenmeyi” öğretmektir.
Hele bir de “merak” ı öğretebilseler, ah ne iyi olurdu.
(Hukat)

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu Bitki Tozları Azaltıp Nemi Arttırıyor… Yaşasın…

tillandsia-cyanea-potted-plant-bromelia__0443873_pe594597_s4[1]

 

Son zamanlarda adını sıklıkla duymaya başladığımız bir bitki, Air plant yani Tillandsia. Bu bitkinin anavatanı Orta ve Güney Amerika’nın dağlık alanları, çölleri ve ormanlarıdır. Bromeliad ailesine dahildir ve yaklaşık 730 adet türü bulunmaktadır. Toprağa ihtiyaç duymadan başka bitkilerin üzerinde hayatlarını devam ettirirler.Bitkinin, havada nem ve besin maddeleri toplayan trikomlar olarak bilinen yapraklarında küçük damarları bulunuyor. Gerçekten inanılmaz olan şey, bitki kendini bir nesneye tutturmak için köklerinden yararlanıyor ve farklı yerlerde yetişebiliyor. Onların esnekliği çok popüler olmasına neden oluyor.Evinizde mutlaka bulunması gereken bitkilerden biri “Tillandsia”… Adını daha önce duymamış olabilirsiniz. Ancak faydalarını okuyunca yetiştirmeye karar verebilirsiniz. Üstelik bakımı her bitkiden daha kolay.

Evinizde hava bitkisi yetiştirmenin faydaları:
Hava bitkileri, kapalı alanlarda yaşadıkları için tozları azaltma ve artan nem seviyesini dengeleme gibi görevleri üstlenirler.

Bu bitki stres azaltabilir, kendinizi daha sakin ve daha iyimser hissetmenize yardımcı olur. Aslında, bazı çalışmalar hastane odalarında bahçe manzarasının tadını çıkaran hastaların diğer hastalara göre daha hızlı iyileştiklerini göstermektedir.
Bitkiler odadaki havayı temizler. Baş ağrısı, alerji ve daha fazlasına neden olabilecek hava kirleticilerini temizlerler. Kirli havayı çekip, temiz havayı dışarıya verdikleri için odanın hava kalitesini arttırırlar.
Bitkiler kan basıncını düşürebilir. Kapalı alanlardaki bitkiler, stresi azaltmakla kalmayıp, kan basıncını da düşürürler.
Bitkiler, daha net düşünmenizi, daha iyi odaklanmanızı ve daha yaratıcı olmanızı sağlayan beyin gücünü güçlendirdiği biliyor.
Hava bitkisi özellikle kentlerde küçük alanları bulunan kişilerin toprağa ihtiyaç duymadan yetiştirebileceği bir bitkidir.

Kaynak: Bilen Kadınlar

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gülücükleriniz daim olsun

41815_147563918596647_6248_n[1]

 

Bir gün Ali, öğretmeni Ayşe Hanım’a giderek dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:
– Sorun nedir Ali?
– Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek istiyorum.
İstek konusunda bilgi verilen müdür, Ali’ye bunun için bir testten geçmeyi isteyip istemediğini sordu. Ali tereddütsüz kabul etti ve test başladı.
– Söyle bakalım ali: 3×4?
– On iki
– Peki 6×6?
– Otuz altı müdür bey
– Japonya’nın başkenti?
– Tokyo.
Ve test bir saat sürdü, Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali’nin öğretmeni de soru sormak istedi. Ali ve müdür bu isteği kabul ettiler. Öğretmen sorulara başladı:
– İneklerde dört tane, bende iki tane olan nedir?
– Bacaklar öğretmenim!
– Doğru! peki; senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir?
Müdür bu soruya çok şaşırdı.
– cepler öğretmenim.
– Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir?
Velet tereddütsüz yanıt verdi:
– Afrika’dır öğretmenim.
– Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir?
Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam konuşacakken ali yanıtladı:
– Tırnak cilası.
– Peki. bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir?
Müdür kulaklarına inanamıyordu.
– Yatak öğretmenim.
– Kadın vücudunda en nemli organ hangisidir?
– Dil öğretmenim.
Nefes nefese kalan müdür, testi bitirmeye karar verdi ve şöyle dedi: “Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan üniversiteye göndereceğim. Çünkü ben bütün sorulara yanlış cevap verdim!” Gülücükleriniz daim olsun

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şimdi ister bir dala tutunup tüm yaşamını kabusa çevir, istersen o dalı bırak ve ayaklarının üzerine bas, sana kalmış.

dunyalik[1]

 

15 santim kala
Bir uçurumun kenarında gece yürüyen adamın ayağı kayar ve adam taşlı bir yolda düşer. Metrelerce aşağı düşmekten korkar, çünkü yolun kenarının çok derin bir vadiye uzandığını biliyordur. O’da kenar da sarkan bir dala tutunur.
Gecenin karanlığında, altında görebildiği tek şey, dipsiz bir uçurumdur. Bağırır ve tek duyduğu kendi sesinin yankısı olur. Onu duyacak kimse yoktur etrafta. Bu adamı ve bütün bir gece yaşadığı işkenceyi hayal edebilirsin. Ölüm sürekli altında bekler, elleri üşür, hakimiyetini kaybeder…
Ama tutunmayı başarır ve güneş çıktığında, aşağı bakar…
Ve güler!
Uçurum falan yoktur. Sadece on beş santim aşağıda kayalık bir düzlük vardır. Tüm gece dinlenebilir, rahatça uyuyabilirdi -düzlük yeterince geniştir- ama bunun yerine, bütün gecesini kabus gibi geçirdi. Kendi tecrübelerimden yola çıkarak sana şunu söyleyeyim: korku on beş santimden daha derin değildir. Şimdi ister bir dala tutunup tüm yaşamını kabusa çevir, istersen o dalı bırak ve ayaklarının üzerine bas, sana kalmış.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Alzheimer Hastası Olmamak İçin Terketmeniz Ve Edinmeniz Gereken 9 Alışkanlık

3674_5_t[1]

 

Demans hastası olan bir tanıdığınız varsa hastalığın kişi ve ailesi üzerindeki etkisini çok iyi bilirsiniz.
Alzheimer bir demans çeşididir ve maalesef tedavisi yoktur.
Peki haftada üç kez spor yapmanın demansa yakalanma şansını %70 azalttığını biliyor muydunuz?

Amerikan Alzheimer Derneği, 5 milyondan fazla Amerikan’ın Alzheimer hastası olduğunu ifade ediyor.
İlaçlar hastalığın belirtilerini azaltırken, Alzheimer için kesin bir tedavi yöntemi hala bulunamadı.
Demansa yakalanmak istemiyorsanız derhal terketmeniz gereken 9 alışkanlık:
1- Sigarayı bırakın
Sigara içmek vücudunuz çeşitli bölgelerine zarar verir ve beyin de bunlardan biridir. Sigara içenlerin, içmeyenlere oranla Alzheimer’a yakalanma riski %45 daha fazla.
İşte sigarayı bırakmanız için iyi bir neden.
2- Daha fazla B12 vitamini alın
B vitamini sizi demanstan korur. Finlandiya’da yapılan bir araştırmaya göre B12 vitaminini ne kadar çok alırsanız, Alzheimer’a yakalanma riskiniz o kadar düşüyormuş.
Genelde yaşlılarda B12 vitamini eksikliği görülmekte. B12 vitamini yumurtada, ette, balıkta ve deniz mahsullerinde bolca bulunmakta.
3- Daha aktif olun
Düzenli olarak spor yapın. Hem kalbiniz düzenli atacaktır hem de kan dolaşımınız sağlıklı bir şekilde gerçekleşecektir.
Tansiyonunuza dikkat etmenizde de fayda var. Orta yaşlıysanız ve kolesterolünüz yüksekse, Finlilerin yaptığı araştırmaya göre demansa yakalanma riskiniz çok fazla.
4- Daha fazla D vitamini alın
D vitamini eksikliği Alzheimer’a neden olmakta.
ABD’de yapılan bir araştırmada D vitamini eksikliğinin Alzheimer’a yakalanma riskini %125 arttırdığı görüldü. Araştırmacı Miia Kivipelto, SVT’ye “D vitamini alımı Alzheimer’a yakalanmamak için önemli faktörlerden” dedi.
Olabildiğince güneş ışığı almaya çalışın. Güneşin fazla olmadığı yerlerde yaşıyorsanız D vitamini takviyesi alın.
5- Kahve için
Kahve içiyor musunuz? Çoğu kişi bilmese de kahve beyninizi korumakta.
Kahve bolca magnezyum içerir ve güçlü bir antioksidandır. Alzheimer’a yakalanma riskinizi %50 azaltır. İtalya’da yapılan bir araştırma günde bir bardak kahve içmenin Alzheimer’ı önlediğini savunuyor.
6- Başınızı koruyun
Başınızı çok sert bir yere çarparsanız demansa yakalanma riskiniz var. ABD’de yapılan bir araştırmada travmatik beyin yaralanmasının, Alzheimer’a yol açtığı görüldü.
Motor sürüyorsanız kask takmayı ihmal etmeyin.
7- Alkol tüketiminizi azaltın
Fazla alkol tüketimi demans riskini arttırıyor.
Günde bir kadeh şarap içmenin Alzheimer’ı önlediğine dair araştırmalar olsa da fazla alkol tüketiminin Alzheimer’a neden olduğu bir gerçek.
8- Beyin egzersizleri yapın
Beyninize tıpkı kaslarınıza davrandığınız gibi davranmalısınız.
Bunun için de en bilinen yöntemler bulmaca çözmek ve puzzle. Yeni şeyler öğrenmekten çekinmeyin. Yeni şeyler öğrenirken beyniniz ekstra efor sarfeder ve bu da sizin için sağlıklıdır.
9- İyi dinlenin
Araştırmacılar stresle demans arasında bir bağlantı olduğuna inanıyorlar. Stres kişiden kişiye değişebilen bir ölçüye sahip. Bu nedenle Alzheimer’ı gelişimini nasıl etkilediğine dair araştırmalar sürüyor.
Yine uyku beyin için çok önemlidir. Yeterince uyumamak demansa yol açmaktadır. İsveç’te yapılan bir araştırmada uyku sorunu olan erkeklerin demansa yakalanma risklerinin bir hayli fazla olduğunu kanıtladı.
El ele vererek bu bilgilerin yayılmasını sağlayabilir ve insanları demans hakkında bilinçlendirebiliriz.
Paylaşmayı ihmal etmeyin.
Kaynak: Newsletter

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Alzheimer Hastası Olmamak İçin Terketmeniz Ve Edinmeniz Gereken 9 Alışkanlık

brain[1]

Demans hastası olan bir tanıdığınız varsa hastalığın kişi ve ailesi üzerindeki etkisini çok iyi bilirsiniz.
Alzheimer bir demans çeşididir ve maalesef tedavisi yoktur.
Peki haftada üç kez spor yapmanın demansa yakalanma şansını %70 azalttığını biliyor muydunuz?

 

Amerikan Alzheimer Derneği, 5 milyondan fazla Amerikan’ın Alzheimer hastası olduğunu ifade ediyor.
İlaçlar hastalığın belirtilerini azaltırken, Alzheimer için kesin bir tedavi yöntemi hala bulunamadı.
Demansa yakalanmak istemiyorsanız derhal terketmeniz gereken 9 alışkanlık:
1- Sigarayı bırakın
Sigara içmek vücudunuz çeşitli bölgelerine zarar verir ve beyin de bunlardan biridir. Sigara içenlerin, içmeyenlere oranla Alzheimer’a yakalanma riski %45 daha fazla.
İşte sigarayı bırakmanız için iyi bir neden.
2- Daha fazla B12 vitamini alın
B vitamini sizi demanstan korur. Finlandiya’da yapılan bir araştırmaya göre B12 vitaminini ne kadar çok alırsanız, Alzheimer’a yakalanma riskiniz o kadar düşüyormuş.
Genelde yaşlılarda B12 vitamini eksikliği görülmekte. B12 vitamini yumurtada, ette, balıkta ve deniz mahsullerinde bolca bulunmakta.

3- Daha aktif olun
Düzenli olarak spor yapın. Hem kalbiniz düzenli atacaktır hem de kan dolaşımınız sağlıklı bir şekilde gerçekleşecektir.
Tansiyonunuza dikkat etmenizde de fayda var. Orta yaşlıysanız ve kolesterolünüz yüksekse, Finlilerin yaptığı araştırmaya göre demansa yakalanma riskiniz çok fazla.
4- Daha fazla D vitamini alın
D vitamini eksikliği Alzheimer’a neden olmakta.
ABD’de yapılan bir araştırmada D vitamini eksikliğinin Alzheimer’a yakalanma riskini %125 arttırdığı görüldü. Araştırmacı Miia Kivipelto, SVT’ye “D vitamini alımı Alzheimer’a yakalanmamak için önemli faktörlerden” dedi.
Olabildiğince güneş ışığı almaya çalışın. Güneşin fazla olmadığı yerlerde yaşıyorsanız D vitamini takviyesi alın.
5- Kahve için
Kahve içiyor musunuz? Çoğu kişi bilmese de kahve beyninizi korumakta.
Kahve bolca magnezyum içerir ve güçlü bir antioksidandır. Alzheimer’a yakalanma riskinizi %50 azaltır. İtalya’da yapılan bir araştırma günde bir bardak kahve içmenin Alzheimer’ı önlediğini savunuyor.

6- Başınızı koruyun
Başınızı çok sert bir yere çarparsanız demansa yakalanma riskiniz var. ABD’de yapılan bir araştırmada travmatik beyin yaralanmasının, Alzheimer’a yol açtığı görüldü.
Motor sürüyorsanız kask takmayı ihmal etmeyin.
7- Alkol tüketiminizi azaltın
Fazla alkol tüketimi demans riskini arttırıyor.
Günde bir kadeh şarap içmenin Alzheimer’ı önlediğine dair araştırmalar olsa da fazla alkol tüketiminin Alzheimer’a neden olduğu bir gerçek.
8- Beyin egzersizleri yapın
Beyninize tıpkı kaslarınıza davrandığınız gibi davranmalısınız.
Bunun için de en bilinen yöntemler bulmaca çözmek ve puzzle. Yeni şeyler öğrenmekten çekinmeyin. Yeni şeyler öğrenirken beyniniz ekstra efor sarfeder ve bu da sizin için sağlıklıdır.

9- İyi dinlenin
Araştırmacılar stresle demans arasında bir bağlantı olduğuna inanıyorlar. Stres kişiden kişiye değişebilen bir ölçüye sahip. Bu nedenle Alzheimer’ı gelişimini nasıl etkilediğine dair araştırmalar sürüyor.
Yine uyku beyin için çok önemlidir. Yeterince uyumamak demansa yol açmaktadır. İsveç’te yapılan bir araştırmada uyku sorunu olan erkeklerin demansa yakalanma risklerinin bir hayli fazla olduğunu kanıtladı.
El ele vererek bu bilgilerin yayılmasını sağlayabilir ve insanları demans hakkında bilinçlendirebiliriz.
Paylaşmayı ihmal etmeyin.

Kaynak: Newsletter

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşam Enerjinizi Arttırmak İstiyor Musunuz… O Zaman Yaşam Enerjinizi Tüketen Davranışlarınızı Değiştirmelisiniz… Buyrun Listeye…

characteristics-women-happy[1]

 

 

Kendinize vermiş olduğunuz fakat bir türlü tutamadığınız sözler
•Kullanmadığınız halde evinizde, işyerinizde bulundurduğunuz her türlü materyal.
•Görüşmek istemediğiniz halde “ayıp” olur düşüncesinden ötürü iletişim halinde olduğunuz herkes.
•Geçmişinizde affedemediğiniz, hala zihninizde kavga halinde olduğunuz aile fertleri ve kişiler.
•Evinizde sizi bekleyen fakat bir türlü vaktiniz olmadığı için yapamadığınızı ifade ettiğiniz birikmiş tadilat veya işler.
•İstemeyerek giriştiğiniz her türlü proje.
•Sevmediğiniz fakat “kim sevdiği işi yapıyor ki?” dediğiniz işiniz
.•Her türlü dağınıklık.
•”Yarın yaparım” diyerek ertelediğiniz, her yeni hayaliniz.
•Canınızı sıktığı halde görüşmeye devam ettiğiniz herkes.
•Her yıl ertelemeye yöneldiğiniz ya da bir görev misali gittiğiniz tatiliniz.
•Yapamadığınızı, başaramadığınızı düşündüğünüz her şey. (hayallerinizdeki işiniz, hayallerinizdeki eşiniz, hayallerinizde yaşamak istediğiniz yer…)
• “Hayır” diyemediğiniz, iyi niyetli olduğunuz için yaptığınızı sandığınız her şey.
•Mutsuzluğunuzdan kaynaklı gösteremediğiniz performans.
•Tutamadığınız her türlü söz.
• “Keşke” diyerek hayıflandığınız her şey.
•Vermek istediğiniz ama bir türlü veremediğiniz cevaplar.
•Sağlığınızla ilgili aldığınız ama bir türlü uygulayamadığınız kararlarınız. ( spora gitmek…)
•Vermek istediğiniz kilolarınız.
•Cevaplamadığınız mailler.
•Tamamlanmamış, ötelediğiniz, ertelediğiniz, sizi yiyip bitiren her şey!”
•Kendinize vermiş olduğunuz fakat bir türlü tutamadığınız sözler
•Kullanmadığınız halde evinizde, işyerinizde bulundurduğunuz her türlü materyal.
•Görüşmek istemediğiniz halde “ayıp” olur düşüncesinden ötürü iletişim halinde olduğunuz herkes.
•Geçmişinizde affedemediğiniz, hala zihninizde kavga halinde olduğunuz aile fertleri ve kişiler.
•Evinizde sizi bekleyen fakat bir türlü vaktiniz olmadığı için yapamadığınızı ifade ettiğiniz birikmiş tadilat veya işler.
•İstemeyerek giriştiğiniz her türlü proje.
•Sevmediğiniz fakat “kim sevdiği işi yapıyor ki?” dediğiniz işiniz
.•Her türlü dağınıklık.
•”Yarın yaparım” diyerek ertelediğiniz, her yeni hayaliniz.
•Canınızı sıktığı halde görüşmeye devam ettiğiniz herkes.
•Her yıl ertelemeye yöneldiğiniz ya da bir görev misali gittiğiniz tatiliniz.
•Yapamadığınızı, başaramadığınızı düşündüğünüz her şey. (hayallerinizdeki işiniz, hayallerinizdeki eşiniz, hayallerinizde yaşamak istediğiniz yer…)
• “Hayır” diyemediğiniz, iyi niyetli olduğunuz için yaptığınızı sandığınız her şey.
•Mutsuzluğunuzdan kaynaklı gösteremediğiniz performans.
•Tutamadığınız her türlü söz.
• “Keşke” diyerek hayıflandığınız her şey.
•Vermek istediğiniz ama bir türlü veremediğiniz cevaplar.
•Sağlığınızla ilgili aldığınız ama bir türlü uygulayamadığınız kararlarınız. ( spora gitmek…)
•Vermek istediğiniz kilolarınız.
•Cevaplamadığınız mailler.
•Tamamlanmamış, ötelediğiniz, ertelediğiniz, sizi yiyip bitiren her şey!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Limonun İnanılmaz Farklı 15 Kullanım Alanı…

Ağız-sağlığını-korur.-Limon-kabuğu-ağız-sağlığı-ve-hijyeni-için-mükemmel-bir-meyvedir[1]

 

Bazen hepimizin evlerinde bulunan ve hep elimizin altında olan şeylerin temizlik konusunda bize ne kadar yardımcı olacağını tahmin edemeyiz. Limon da bunların başında gelir.
Limonun belki de hiç bilmediğiniz 15 farklı kullanım şeklini sizinle paylaşmak istiyoruz.

1. Çok yönlü temizleme deterjanı

Bir limonu soyun, üzerine 150 ml sirke dökün ve bir gece bekletin. Sabah 150 ml su ekleyin. Karışımı bir sprey şişesine koyun. Her yerde kullanabileceğiniz doğal temizlik deterjanınız hazır!
2. Ahşap kesme tahtalarını temizleme

Yarım limonu sünger niyetine kullanarak ahşap kesme tahtalarınızı tuz ile ovalarsanız kesme tahtalarınız hem tertemiz olur hem de kullanım süreleri uzar. Tahtayı limon ve tuzla ovalayın, 10-15 dakika bekletin, sonra bir kez daga ovalayın.

3. Beyaz çamaşırları parlatma

Beyazlarınızı daha beyaz yapmak istiyorsanız, yıkamadan önce en az yarım saat limon suyu ve karbonatlı karışımda bekletin.
4. Manikür yapma

Ilık suya bir kaç damla limon suyu katarak tırnaklarınızı yenileyecek bir bir karışım elde edebilirsiniz.
5. Çillerden kurtulma

Limon istemeyen çilleri ve yaşlılık lekelerini hafifletmeye de yarar. Bir dilim limon kesin ve nazikçe yüzünüzü ovalayın.
6. Sindirimi iyileştirme

Sabahları aç karnına içine bal katılmış ılık bir limonlu su içmek sindirimi hızlandırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
7. Düzgün bir masa kurma

Eğer masada ellerinizle yemeniz gereken bir yemek varsa, parmaklarınızı temizlemek için sofraya küçük kaplarda limonlu su koymak güzel olabilir. Özellikle menüde deniz ürünleri varsa!
8. Ev gereçlerini temizleme

Buzdolabınızı limon suyuna batırılmış bir süngerle silin ve kötü kokuları unutun. Bulaşık makinasına boşken biraz limon suyu koyun ve bir tur çalıştırın.

9.Bitkileri filizlendirme

Limonları yarıya kesin ve sularını sıkın. Kabukların içini oyun ve içlerine tohumları ve toprağı koyun. Filizler çıkmaya başlayınca limon kabuğu ile birlikte saksılara ya da bahçenize ekin.
10. Ayakkabı kokusundan kurtulma

Taze limon kabuklarını bir gece ayakkabınızın içinde bekletin ve kötü kokuları alsın.
11. Mumluk yapma

Limon, misket limonu ve portakal kabukları görsel olarak çok güzel birer mumluk olur. Limonların içini oyun ve erimiş balmumu ile doldurun veya hazır mumları kabuğun içine sabitleyin.
12. Sağlığımıza iyi gelir

Limon suyu ve karbonat karışımının alkali, hazmettirici ve temizleyici özelliği vardır. Kötü kolestrolü düzenler, karaciğeri temizler ve iyi bir doz C vitamini olur. Bir bardak sodaya yarım limon suyu ve bir çay kaşığı karbonat koyun ve sabahları için. İki hafta boyunca her gün için sonra iki hafta ara verin.
13. Pazlanmaz çeliği temizleme

Limon kabuğu ve karbonat pazlanmaz çeliklerinizi pırıl pırıl yapar.
14. Kırmızı meyve lekelerini çıkarma

Kırmızı meyveleri yıkarken, soyarken ve yerken elleriniz muhtemelen kırmızı oluyordur. Limon suyu bu kırmızı lekeleri ellerinizden çıkarır. Aynı şekilde kıyafetlerinizden de çıkarır. Lekeli giysiyi önce soğuk suda yıkayın daha sora bir kaç dakika limonlu suda bekletin.
15. Böcekleri uzak tutma

Karıncaları evinizden uzak tutma için pencere ve kapı kenarlarına biraz limon suyu dökün. Sivrisineklerden kurtulmak için yarıdan kestiğiniz limonlara karanfil saplayın ve sivrisinek olan yere koyun.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Uzun Ömürlü İnsanların 10 Ortak Özelliği

girl-blowing-dandelion[1]

 

1- Hayatlarına anlam kazandıran basit amaçları var. Basit ve ulaşılabilir amaçlar edinip hırsı aklın önüne koymadan bu amaçları geliştirmek uzun ömürlülerin önemli bir ortak özelliği.
2- Neşeli, keyifli, coşkulu olmaya önem veriyorlar. Depresyon, sinirlilik, düşmanlık onlara çok uzak kavramlar. Hoşgörülü ve paylaşımcılar. Paylaşırken de önce almıyor, veriyorlar. Daha da güzeli birbirleriyle de kendileriyle de dalga geçebiliyorlar.
3- Umutlu olmak, olup bitenlere de geleceğe de olumlu bakmak: Çok önemli bir uzun ömür kriteri.
4- Kahvaltı yapmadan güne başlamıyorlar. Yemeklerini aileleri ile birlikte yemeye gayret ediyorlar. Öğle yemeğinden sonra kısa bir kestirme uykusu çoğunun ortak tutkusu.
5- İnançlı insanlar. Şükretmeyi, fark etmeyi, yetinmeyi çok iyi biliyorlar. İnanmanın insanı hafiflettiğini, sakinleştirdiğini, huzur ve güven yüklediğini düşünüyorlar. İnanç dünyası ve güçlü bir maneviyat onlar için güvenli ve iyi bir dost. Vazgeçilmez bir yol gösterici
6- Arkadaşlık ve dostluk olmazsa olmazlarından biri. Arkadaşlarına en az aileleri kadar önem veriyorlar. Bu seçim onları depresyondan da, anksiyete-ruhsal gerginlik sorunundan da uzak tutuyor. Sevgi ve güven duygularındaki yükseklik, en az omega-3’ü, zeytini, sebzeyi, meyveyi bol bol tüketmeleri kadar etkili birer kalp damar koruyucusu, kanser önleyicisi olduğundan kuşku duymuyorlar.

7- Yapacak bir iş bulmak onlar için vazgeçilmez bir tutku. Toplumsal faaliyetlerde görev almak, çocuklar, hastalar ya da yoksullarla ilişkili yardım örgütlerinde çalışmak, aileye yardımcı işler yapmak kısacası ne yapıp edip yaşlanırken de “hayatın bir parçası olarak yer almak” bu insanlar için son derece önemli.
8- Dinlenmeye ve eğlenmeye de zaman ayırıyorlar. Hemen her günün birkaç saatini dinlenip eğlenerek, kişisel bakımlarına özen göstererek, okuyarak veya dans ederek geçiriyorlar.

9- Dünün geçmiş, yarının bilinmeyen bir gelecek olduğunun farkındalar. Günü, anı, şimdiyi yaşıyorlar. Şimdiyi değerlendiriyor, neşeyi, coşkuyu ertelemiyorlar.

10- Duayı ve şükretmeyi en etkili detoks ilaçları kabul ediyorlar. “Her gün önemlidir, her an değerlidir” adalıların ortak bakış tarzı ama ana, zamana odaklı bir yaşamları da yok. Bu onları zamanla yarışmak, bir şeyleri yetiştirip tamamlamak gibi vakitle bağlantılı streslerden uzak tutuyor.

Kaynak: Hayatım Değişti

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »