Lokum Gibi Kız Seni Mi Beğenecekti…

BUNU YILDA BİR KEZ MUTLAKA YAPIN…

Limon suyu ve sarımsakla yapılan karışım, damar sertlikleri, damar yağlanması, damar tıkanıklıkları ve tansiyon gibi sorunları kalıcı olarak ortadan kaldırıyor.

EVİNİZDE KENDİNİZ YAPABİLİRSİNİZ

– 2 Litre hiç su katılmamış sıkılmış limon suyu

– 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak (Mümkünse Anadolu’da yetiştirilmiş ithal olmayan sarımsaklardan)

– Ağzı sıkı kapanan koyu renkli bir kavanoz (2 litrelik pet şişeler de kullanılabilir)

HAZIRLANIŞI

2 Litrelik kavanoz ya da pet şişeyi dolduracak kadar limon satın alın. Limonların suyunu iyice sıkıp şişeye doldurun. Soyulmuş 40 diş orta boy sarımsağı yıkamadan ve ezerek limonun içine atıp şişenin kapağını sıkıca kapatın. 25 gün boyunca normal ılık bir yerde tutun ve her gün birkaç kez çalkalayın. Yaklaşık 25 gün sonra sarımsakların limon suyunun içinde eridiğini göreceksiniz.

25 gün sonra hazır hale gelen karışımdan her sabah kahvaltıdan yarım saat önce yarım çay bardağı için. Bunu hergün düzenli olarak ve mümkünse aynı saatte yapın. Bu karışımın içine asla başka bir madde (şeker, tuz, tatlandırıcı vs. katmayın)

FAYDALARI

1- Tüm damar iltihaplarını (vasküler) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu
önlüyor.

2- Kolesterol ve lipidi düşürüyor, zararlı yağların yakılmasını sağlıyor, kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor.), vücuttaki şeker oranını dengeliyor, pankreasin yenilemesini sağlıyor.

3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinliği yok ediyor ve dokularda ödem oluşmasını engelliyor.

4- Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini
yapıyor.

5- Tüm romatizmal iltihabi önleyor, her tür romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor, eklem yüzeylerinin
yenilenmesini sağlıyor ve her türlü ağrıyı kesiyor.

6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerini yeniliyor, sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını artırıyor, felç ve inme riskini azaltıyor.

7- Vücudun bağışıklık sistemini son derece mükemmel hale getiriyor ve her türlü alerjiyi, özellikle de damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden engelliyor. Kanser oluşumlarına karşı tüm vücudu koruyor.

Her Gün Yepyeni Bir Başlangıç…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Neden Çocukken Hayalini Kurduğumuz Hayattan Bu Kadar Farklı Bir Hayat Yaşıyoruz?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KİMİ İNSANIN DÜNYA SINAVI NİÇİN AĞIRDIR ?

images[8]

Nedir dünya sınavı ?

Kişinin yaşarken önüne çıkan yolun kimi zaman düz iken, kimi zaman yokuş olmasıdır.

Bu sınavlar ayırımsız herkeste vardır. Ne var ki, kimisi bunu göğüsler ve ona sınavı kolay gelir, kimisi de en küçük bir olay karşısında bocalar. Oysa hayat yokuşu bizim dünya olgunluğumuzu sağlamak içindir.Sabredersek hem bu dünyayı hem ikinci dünyayı

( hakikat alemini ) kazanmış oluruz.

Dünya sınavının en çetinlerini YÜCE, Peygamberlere ve Erenlere vermiştir. Onlardan hiç birisi durumundan şikayet etmemiş ve bu nedenle adları ölümsüzleşmiştir. Niçin

böyle davranmışlar ? olanın görüntüde dünyasal olsa da, özde HAK’tan geldiğini bildikleri için………

ALLAH’ın muradı, kulun yaşarken O’nu bulmasıdır. Sınavsız bir yol isteyen aslında ALLAH’tan uzak olmayı dileyendir.

HER DERDİN AÇTIĞI MUTLULUK KAPISIDIR

ALLAH’ımın verdiği ve bizim ” DERT ” dediğimiz; ALLAH’ımın, bize olan sevgisindendir. Bu nasıl bir sevgidir ki bize üzüntü veriyor diyeceksiniz. Derdi olmayan kul, ALLAH’ı unutur; dert, ALLAH’ımı daha çok andırır. ALLAH’ımın ULU kulu dertli olur, dünyaya olan bağı böylece çözülür, dünyaya tamah etmez, dünya dileği kalmaz, dünyada kısa bir süre misafir olduğunu bilip dünya yaşantısını ALLAH’ımın istediği şekilde yaşar. Tek dileği dünyada ALLAH’ı bulup O’na varmaktır.

Cümlemiz O’nun YAZI’sı içindeyiz! Öyleyse niye dert edelim, niyetimiz olmaz diye kahrolalım. Bir dileğin arkasından bin dilek daha gelir, en güzeli dileksiz olup ALLAH’a teslim olmaktır. ALLAH bizi bizden iyi düşünür ve korur.

Ezelde RUH’lar yaratıldığında bazı RUH’lar düzenin dışına çıkmayı istediler, bunlara düzene uy denildiğinde asi oldular, bu asi olan RUH’ların dünyaya gelişlerinde de asi olacakları belli idi. Ezel alemi her türlü cezadan korunmuştur. Dünyaya yollanan bizler burada eğitim görüp ALLAH’ı sıfatları ve işlevleri ile tanıyıp, önce kendimizin ne olduğunu bilmek sonra da ALLAH’ı dünyada bulmak ile görevliyiz. İşlenmemiş bir maden gibi burada bütün olumsuzluklarımızdan arınıp ALLAH’ımın bizden istediği güzel ahlak ve halde olmak mecburiyetindeyiz.Ezelde asi olan kulların da o kötü hallerinden sıyrılıp mümin kul olabilmeleri için ALLAH herkese ayırmadan – kayırmadan yardım eder ve her birimize hem hakikat aleminden hem de bedenli insanlardan yardımcılar yollar.ALLAH’ımın adaleti kusursuz olduğu için, herkes dünyadaki haline göre ve imtihanlarındaki başarılarına göre göç ettiğinde yerini alır. Peygamberlerin, arif kulların, velilerin ve ALLAH’ın emirlerine uymuş olan kulların mertebeleri tabii ki yüksektir. Peygamberlere ve yukarıda saydığımız kişilere imtihanı çok verir, ta ki makamlarını hak ettiklerinde her kattan ses geldikte, ALLAH’ım düşük makamlarda olanlara şöyle seslenir.” BEN size sizi verdim, size BEN’i bildirdim, dünyada sıfatımı gösterdim.ZAT’ımı arasaydın, sen de gelirdin; sıfatın yeter ( dünya nimetleri ve dünya hayatı ), ZAT’ın senin olsun ” demezdin. ZAT’ımı dileyen, sıfatımda kahrını zevk edendir. ( Dünyadaki imtihanlara sabredip her olayın O’ndan geldiğini bilip halinden şikayet etmeyen ) Ölçüyü alanın şikayeti kalır mı ? Çalışmayan talebe;” öğretmenim; not ver ” diyebilir mi ? YÜCE’nin kürsüsü de öyledir. Bütün dünya hayatımız kayıt olarak karşımızda olacak ve hiç birimiz neden bizi daha üst makamlara kabul etmedin ALLAH’ım diyemeyeceğiz. Onun için bu dünya hayatını iyi değerlendirmeye çalışalım.

( YAZAN’ın HAK olduğunu bildikte, ” Yolundayım!..” dedikte; hala ” Dert!…” dersen, ALLAH’ım affetsin!…derim. Yol bilen, yolunda olan taştan şikayetçi olmaz.)

Her olayın daha kötüsünü düşünelim ve öyle duacı olalım! ” En kötünün içindeyim!..” dersek; ALLAH’ıma güç gelir ve bize daha kötüsünün ne olduğunu bir olayı yaşatarak gösterir.

Derdine düşmeden, anmadan bulmaz.Öyle ise, düştüğümüz dert; bize ALLAH’ı buldurur, buluşta selameti gördürür. Derdimizi söylemek için: mekan aramayalım, kul önünde de durmayalım! Derdimizi derecek, gönlümüzü görecek, düğümümüzü çözecek, sadece ALLAH’ımdır. AŞK’ımızı bilen de O, kainatı veren de O, sebebini halkeden de O…….

O’ndan geldik, O’ndan aldık, O’na döneceğiz: neden elden medet bekleyelim ?

: Hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.O, Üstündür, Bağışlayandır.

Zorda kalan, kolayı arayandır.ALLAH’ım onu zora koyar ki, kolayı arasın. Darda olduğumuz an: sadece ALLAH’ım ile konuşalım, O’nun ile dertleşelim! O’nu gökte arama, ALLAH sende , içinde,sana senden yakın, O baktığın her yerde . Bakmak başka görmek başkadır, görmeye çalış; aç gönül gözünü öyle bak, ancak o gözle görürsün O’nu her yerde. Hepimize dermanı verecek ALLAH’tır.Kul – kulun derdine sadece söz ile ortak olur, ana – baba dahi olsa.

KUL DERT DEDİĞİ İLE KENDİNİ BULUR

ALLAH bir kula bir veya birden fazla musibet verdimi, şu iki sebepten verir.Kul, ya ALLAH’ın bağışlamayacağı bir günah işlemiştir.Ona musibet verir ve o günah bu musibet sebebi ile affedilir. Yahut da ALLAH onu bir dereceye ulaştıracaktır, kulun ALLAH indinde bir mertebesi bulunur ki, o mertebeye ancak ALLAH’ın vereceği bir bela sebebiyle ulaşabilir, ona o musibeti verir ve o sebeple ALLAH onu o dereceye ulaştırır.

Olanı olduğu gibi, kapımıza geldiği gibi görürsek ” Yolum ALLAH’ımdandır!..” dersek; düzenini biz duymadan bulur,kendi çizdiğince yürür…” öyle mi yapsam, böyle mi ?..” demek, boş! Her olanı ” O’ndandır !..” diyebilelim ki, çözümü bulalım.” Dileğimce uymaz, arkası bana aydınlık görülmez!..” dersek, bizim görgümüzden öteye varmaz; ALLAH’ımın SIR’rına akıl ermez! Onun için, her olayı olduğuna ver ki; çözüme şahit olasın,dünya gailesinden kendini kurtarasın. Kaderini çeviremezsin, düzenini kuramazsın.Onun için, olanda hayır bul ki, kendinde düğümü çözesin.

( YARATAN gözetir,kahrımızı silelim: bir lokmaya sahip isek,” şükür ALLAH’ım …” diyelim

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kişinin kendisiyle yüzleşebilmesi bazen yıllara yayılır

Kişinin kendisiyle yüzleşebilmesi bazen yıllara yayılır. Kabul bir anda yerleşmez. İdrak kolayca oluşmaz. Burada güzel olan rehberlik sisteminin sınırsız sabrı, koşulsuz sevgisidir. Biz kendimize tahammül edemezken, görünmeyen alem şifalı ellerini omurgamızda dolaştırır, geçmişin yükleri deva bulur.

Bazen dürüstlük apansız gelir, varlığınızı öyle bir kaplar ki yalanlar çürüyüp kokmaya başlar. Artık kendinize yalan söyleyemezsiniz. Yaralarınız kapanmak istediğini haykırırken siz kabukları yolarsanız koca bir hayatı boşa yaşamış gibi hissedersiniz.

Yine de yüzleşmek bazen ölmek gibidir, bazen doğmak gibidir. Büyüdüğüne karar verilmişken kendini büyütmek zor iştir. Birçoğumuza ne kadar değerli olduğumuz söylenmemiştir. Kendimizi sevmeyi unutarak yaşamak hatırlatacak olaylara sebep verir. Biz ne kadar değerli olduğumuzu hatırlayıncaya kadar başkaları bize tersini hissettirebilir. Şefkat senden başlar, yayılır, dolaşır ve büyüyerek geldiği yere geri döner. Neyi hesapsızca verirsen misliyle geri alırsın. Neyi vermek istemediğini görmen iyidir. Yokluk saydığın aslında veremediklerindir. Tuttuğun her şey bolluğun akışını keser.

Bazen dürüstlük apansız gelir. İçeriye aldığınızdan emin olun. En inandırıcı yalanlar kendimize söylediğimiz yalanlardır.

N.A. ♡♡♡♡♡

Burçlarımızı Osmanlıca Tercüme Edersek Neler Olur?

5488deb7e98afbfc08a39bf2[1]

 

1- Koç Burcu – Davar-ül Kurban

Çılgın, enerjik, gurulu, egoist özellikleri olan koç burçları kendilerini hazırlasın. Artık yorumlara yeni bir terim yerleşiyor.

Davar-ül Kurban.

2- Boğa Burcu – Sığır-ül Camış

Sabırlı, güvenilir, azimli, kıskanç olarak bilinen heybetiyle dillere destan burcumuz. Boğa olmakla övünenler Osmanlıcayı pek sevmeyecek gibi.

Sığır-ül Camış.

3- İkizler Burcu – Adem-ül Çift-i Aynen

Sıcak kanlı, konuşkan, dinamik, kıskanç olan ikizler yeni isimlerine çabuk alışacaklar gibi.

Adem-ül Çift-i Aynen.

4- Yengeç Burcu – Mahlukat-ül Derya-ül Haşerat

Duygusal, sempatik, konuşkan, değişken olan yengeçler için durum pek vahim görünüyor. Osmanlıca onlara da yaramadı.

Mahlukat-ül Derya-ül Haşerat

5- Aslan Burcu – Mahlukat-ül Vahşi

Bonkör, yetenekli, sadık, sabırsız olan aslanlar Osmanlıcayı ender sevecek olan burçlardan. Maşallah asilliklerinden hiç bir şey kaybetmemişler.

Mahlukat-ül Vahşi

6- Başak Burcu – Nebatat-ül Arpa vü Yulaf

Utangaç, sadık, zeki, takıntılı olan başaklar galiba Osmanlıcada ne olduklarına karar veremeyenlerden. Arpa da olabilirler yulaf da.

Nebatat-ül Arpa vü Yulaf

7- Terazi Burcu – Endaze-i Kantar

Romantik, sosyal, barışçıl, saf olan teraziler Osmanlıcada da dengede duruyorlar. Ha terazi ha kantar.

Endaze-i Kantar

8- Akrep Burcu – Haşerat-ül Zehr-i Zıkkım

Azimli, gizemli, güçlü, kıskanç olan akrepler hala aynılar zehri de var zıkkımı da. Korkulur.

Haşerat-ül Zehr-i Zıkkım

9- Yay Burcu – Silah-ül Zemberek

Özgür, dürüst, komik, dikkatsiz olan yaylara Osmanlıca çeviri cuk oturmuş gibi.

Silah-ül Zemberek

10- Oğlak Burcu – Davar-ül Sakal-ı Sivri

Pratik, disiplinli, sabırlı, paranoyak olan oğlaklar çeviriden sonra da önce de oğlaklar yani. Sakallarının olduğu gerçeği değişmiyor.

Davar-ül Sakal-ı Sivri

11- Kova Burcu – Matara-ül Abı Hayat

Sıcakkanlı, yetenekli, sadık, korkak olan kovaların asli görevi hala aynı. Osmanlıca da olsa sudan kurtulamayacaklar.

Matara-ül Abı Hayat

12- Balık Burcu – Mahsülat-ül Derya

Hayalperest, sempatik, gizemli, haylaz olan balıklara resmen kızarmış balık muamelesi yapılmış. Osmanlılar resmen babası çıksa yiyecek yani.

Mahsülat-ül Derya

Kaynak:onedion

Sen De Her Kadın Gibi Cazibeni Kullansana…

Haydar Abi Senin De Arada Kafayı Yediğin Oluyor Mu?

Bilinçaltınıza soru sorun, kendinizi tanıyın!

BBgxLPC[1]

Bilinçaltınıza soru sorun… Kendinizi daha iyi tanıyın… (M. Barış Muslu’nun “Yıka Beynini” kitabından alıntıdır.)

İki elinizi de rahat bir şekilde bacaklarınızın üzerine koyun

İlk olarak “evet” kelimesini 4-5 kez tekrarlarken, her tekrarda baskın (güçlü) elinizin işaret parmağını yukarı doğru kaldırın

“Hayır” kelimesini 4-5 kez tekrarlarken, her tekrarda diğer elinizin işaret parmağını yukarı doğru kaldırın.

Şimdi test zamanı!

Benim adım ………” diyerek gerçek adınızı söyleyin.”Benim adım ………” diye karşı cinsten bir isim söyleyin.”………. (bir özel isim) çok seviyorum.””Kendimi her yönümle çok seviyorum.”

Bunu neden yapıyorum?

Sorunuzu sorarken eğer baskın (güçlü) elinizin işaret parmağı kalkarsa bilinçaltınızın “evet” dediği, diğer elinizin işaret parmağı kalkarsa “hayır” dediği anlamına gelmektedir.

Amaç, belli bir konuda bilinçaltınızın ne düşündüğünü anlamak. Böylece hem kendimizi tanımak hem de sorunların kökünü bulmak adına büyük bir adım atmış oluyoruz. Test edilecek ifadelerde sınır yok. İstediğiniz ifadeyi, inancı test edebilirsiniz.

Söyledikten sonra kendinizi bırakın. İki işaret parmağından biri otomatik olarak kalkabilir ya da o parmakta çok az da olsa bir kasılmanın farkına varabilirsiniz. Testin doğru olması için sonucu tamamıyla bilinçaltınızın belirlemesine izin vermelisiniz.

Arada sırada en başta uyguladığımız “evet-hayır” hazırlık sürecini tekrar etmeniz yararlı olacaktır.

AĞAÇ MEDİTASYONU YAPALIM


ERGÜN ARIKDAL” Kaybettiğimiz enerjileri nasıl geri kazanabiliriz ? ” diye soruluyor. ÇAM ve KÖKNAR ( GÖKNAR ) AĞAÇLARI’nın bu konuda çok yararlı varlıklar olduğunu belirtelim . Ağaç MEDİTASYON’u yapalım . Bir çam veya köknar ağacının altına , sırtınızı ağaca yaslayarak , YOGA oturuşu ile oturun Birkaç kez derin nefes alarak gevşeyin . O güzel ağacın , ellerini , kollarını açmış , sanki sizi kucaklayacakmış gibi durduğunu , size hayatını anlattığını düşünün .Yirmi dakika kadar bu durumda kalın . İyi sonuçlar elde etmek için , haftada iki , üç kez bu uygulamayı yapmalısınız .Böylece , çam veya köknar ağacında bulunan HAYAT ENERJİSİ’ni kendi bünyenize çekebilirsiniz .O ağacı düşünerek , ona sevgimizi yollayalım . O BİZİ ZATEN SEVİYOR . Biz de ona sevgimizi anlatalım , zihnimizde kucaklayalım. Bunu hissetmemiz lazım .Kazandığımız canlılığı , diriliği , varlığımızda ve psikolojimizdeki farklılığı görürüz .

Doğadan kopmamak çok önemlidir. Bitkilerdeki , ağaçlardaki , ENERJİ TOPLANMASI , YAYILIMI bizlerden çok fazladır.Bundan yararlanmanızı öneririz . Ancak , en önemli nokta , onlarla beraber kendi varlık birliğimizi hissetmektir.Bir köknarı ağaç gibi değil , varlık gibi göreceğiz .Evet , onun varlıksal sistemi ile bizim sistemimiz birbirinden farklıdır. Ama o da enkarne olmuş bir varlıktır , biz de . İki varlık birbirlerini , sürekli olarak düzeltirler , tamir ederler , desteklerler .

ERGÜN ARIKDAL Yarınlar İçin Pozitif Yaşam Sayfa-96-97

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu alışkanlıklara dikkat!

BBghdvR[2]

Her gün yaptığınız rutin davranışlar, sizi yavaş yavaş öldürüyor olabilir. İşte, çok şaşıracağınız zararlı alışkanlıklarınız…

Oturarak çalışmak

Günde 6 saatten fazla sandalyede oturuyorsanız kalp hastalığı riskiniz yüzde 64’e çıkıyor.

Bilgisayar kullanmak

Bilgisayar kullanmak sağlığa zarar veriyor. Ekran parlaklığı göz yorgunluğu ve baş ağrısına yol açıyor. Ayrıca bazı bilgisayarlar sinirsel hasara neden olan toksinler de içeriyor.

Her gün yıkanmak

Her gün sıcak suyla yıkanmak ve cildinizi ovmak, cildinizin nemini kaybetmesine yol açar. Bu da sizi daha hızlı yaşlandırır.

Saç kurutmak

Saçları, sürekli saç kurutma makinesiyle kurutmak sağlığınıza zarar verir. Elektromanyetik radyasyon yayan saç kurutma makinesi, bilgisayar, televizyon, mikro dalga fırın gibi elektromanyetik ısınım yayan cihazlar doku hücrelerinin kimyasal yapısını bozar, hücrelerdeki büyük moleküllerin zarar görmesine, hücre zarlarının birbirine yapışmasına, hücre iyon dengesinin bozulmasına, sinir sisteminin etkilenmesine, beyinin elektriksel işaretinin değişmesine, ayrıca, uykusuzluk, bas ağrısı ve dönmesine neden olabilir. Tüm bunların yanı sıra radyasyonun hafıza kaybı, sinir ve dolaşım sistemi bozuklukları, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi hasarlara yol açtığı da iddia ediliyor.

Kalem ısırmak

Stresten bu hareketi yapıyor olabilirsiniz ama hiç de güvenli olmadığını söyleyelim. Kalem ısırmak dişlerinize zarar verir, konumlarının kaymasına yol açabilir.

Güneş kremi sürmemek

Dışarı çıkarken güneş kremi sürmemek cildinize zarar verir. Güneş kremi sadece cildinizi güneşin zararlı UV ışınlarından korumakla kalmaz, cildinizin genç görünmesine de yardım eder.

Hız artırarak jogging yapma

Hızınızı artırarak koşu yapmak, hasarı daha çok dizlerde hissedilen artrit (eklemlerde vücut tarafından üretilen bir iltihap) riskini artırır.

Limon yemek

Limon yemek yanlış bir şey değil. Ancak limonda bulunan asit, sağlıklı bir ağız için temel niteliği taşıyan diş minesini aşındırabilir. Kararında tüketmek gerekiyor.

Patlamış mısır yemek

Film izleme keyfini ikiye katlayan bir etkinlik olan mısır yemek, dişlerinize zarar verebilir. Patlamış mısır dişlerinizin arasına sıkışarak enfeksiyona yol açabilir. Ayrıca sert kuruyemiş yerken de dikkat etmelisiniz. Eğer dişleriniz hassassa kuruyemiş ısırırken dişlerinizi çatlatabilirsiniz.

Çorapla yatmak

Yatağa çorapla girmek, sadece cilt hücrelerini değil, beyin hücrelerini de içeren vücuttaki hücrelerin gaz alışverişini engeller.

alıntı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Yumurta yemek için 4 akıllı neden…

Yumurta yemek için 4 akıllı neden

Uzman Diyetisyen Serkan Tutar yumurtanın sağlık açısından son derece yararlı bir besin olduğunu söyledi.

Tutar, yumurtanın en kaliteli protein kaynağı olduğunu ifade ederek, yumurta yemek için 4 akıllı nedeni şöyle sıraladı

“En kaliteli protein kaynağıdır:

Hayatın sağlıklı devam edebilmesi için vücudumuz için gerekli olan tüm besin öğelerinin yeterli ve dengeli alınması önemlidir. Bu besin öğeleri karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve minerallerdir. Şüphesiz ki bütün besin öğeleri sağlık açısından önemli olsa da proteinin vücudumuz açısından ekstra önemi bulunmaktadır. Bağışıklık sisteminin temeli olan proteinin en önemli kaynağı ise yumurtadır. Kaliteli protein kaynağı olarak listenin başında bulunan ve örnek protein kaynağı olarak adlandırılan yumurtanın sadece bu özelliğinden dolayı bile beslenme programınızda bulunması önemlidir.

En uzun süre tok tutan besinlerden birisidir:

Özellikle kilo vermek istiyorsanız yumurta listenizin başında olmalıdır. Sabah kahvaltısı toplum olarak çok sık yapmadığımız ve daha fazla uyuma adına ikinci plana attığımız bir öğündür. Dolaysıyla kahvaltı yapılmadığında yumurta da oldukça nadir tüketilmektedir. Sabah kahvaltı yapılmaması güne aç başlamanıza ve metabolizmanızın yavaşlamasına neden olur. Fakat kahvaltı da en önemli iki besin peynir ve yumurtadır. Siz kahvaltınızı her sabah uyandıktan sonra bir saat içerisinde yapar ve yumurtanızı ihmal etmezseniz gün içerisinde daha uzun süre tok olduğunuzu daha az besin tükettiğinizi göreceksiniz. Bu durum sizin hem daha sağlıklı beslenmenizi hem de kilo vermenizi sağlayacaktır

Pişirme ve hazırlaması pratiktir:

Günümüzde düzensiz beslenmenin en büyük bahanesidir zamansızlık. “Zamanım olmadığı için dışardan söylüyorum”, “hazırlamaya kalksam saat çok geç oluyor” gibi cümleler sıklıkla duyduğumuz cümlelerdir. Yumurta ise bu durumda sizin birinci kurtarıcınız olmaya hazırdır. Hem tok tutması hem hızlı ve pratik olarak hazırlanması nedeni ile zamanınız olmadığında yumurta tüketebilirsiniz. Yumurtanın diğer bir avantajı da birçok sebze ile karıştırılıp hazırlanmasıdır. Bu durumda sizin zaman kazanmanızı sağlar. Ayrıca menemen, omlet veya haşlanmış olarak hazırlayıp baharatlar ile zenginleştirebilirsiniz. Bu şekilde metabolizmanızı daha da hızlandırıp daha hızlı kilo kayıpları yaşarsınız.

Doku ve organların gelişimini sağlar:

Çocuklar için en önemli nokta büyüme ve gelişme sürecinin doğru beslenme ile geçirilmesidir. Bu dönemde yeteri kadar besin öğesi ihtiyacının karşılanamaması ileriki yıllarda bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve sıklıkla çocukların hasta olmasına neden olur. Özellikle bilişsel performansın gelişmesi için protein içeriği yüksek olan besinlere fazlası ile ihtiyaç vardır. Aynı zamanda doku ve organların gelişimi için yine protein temel besin kaynağıdır. Yumurta da bu besin kaynağının temelidir. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda hiçbir problem olmadan rahatlıkla tüketilebilir

ALINTI

Ödem atmanın en basit 10 yolu

images[2]

Vücudun çeşitli nedenlerle su tutup şişmesi olarak tarif edilen ödem, sıcak günlerde kadınların kâbusu oluyor. “Kilo mu aldım?” demeden önce, 10 adımda vücudunuzdaki fazla suyu atmanıza yarayacak önerilerime kulak verin…

Özellikle sıcak havada, kadınların canını sıkan ‘ödem’ yani ‘şişlik’, yaygın bir sorun. Bu yaz, aşırı sıcakların etkisiyle, ben dahi ‘acaba kilo mu alıyorum’ endişesi yaşadım. Normal şartlarda tartılmam, ancak yaz başından beri her gün tartıldım…
Sabah ve akşam saatlerinde ellerimde ve ayaklarımda ağrı hissediyorum. Sabahları, yüzüm şiş uyanıyorum. Ağırlığım her gün değişiyor. Gerçekten kilo almayıp su topladığımı nasıl anlıyorum peki? Kıyafet bedenim değişmiyor…
Ödem sadece sıcak havalar nedeniyle oluşmaz. Uzun süre ayakta durmak, fazla tuzlu veya tatlı yemek, az su içmek, uyku problemleri de ödemi tetikler.

Ödemden şikayetçiyseniz, göz önünde bulundurmanız gereken 10 önerim var size…

1 – Yemeklerinize ekstra tuz ilave etmeyin, yemekleri az tuzlu pişirin ve daha çok baharatlandırın.
2 – Şekerin sindirilmesinde çok miktarda su gerekir ve vücut suyu tutar. Tüketilen şeker miktarının azalmasıyla ödem sorunu da azalacaktır.
3 – Gün içinde eğer herhangi bir sağlık probleminiz yoksa ödem atımını hızlandıran biberiye, ısırgan otu, kiraz sapı ve funda yaprağından destek alınabilir.
4 – Meyvelerden kiraz, ananas ve kayısı; sebzelerdense yeşil yapraklı olanlar vücuttan fazla suyu atmaya yardımcı etkiye sahiptir.
5 – Su içmeye özen gösterin. Asitli içecekler, alkol ve aşırı şekerli içeceklerden uzak durun.
6 – Ara öğünlerinizden birinde probiyotik yoğurt veya kefir tüketin.
7 – Ortalama 7-8 saat uyumaya dikkat edin. Az uyumak da ödem problemini tetikleyebilir.
8 – Sağlıklı kilonuzda kalmaya çalışın. Fazla kilo, damarlar üzerinde ekstra basınç oluşmasına, dolaşımın yavaşlamasına ve vücuttaki sıvı dengesinin bozulmasına neden olur.
9 – Düzenli egzersiz sıvı dengesini düzenlemeye yardım eder, fiziksel aktivite süresince nabzınızı kontrol edin.
10 – Dolaşımı hızlandıracak, rahatlatıcı, lenfatik masajlar yaptırın.

BİR SORU BİR CEVAP

Ödeme sebep olan hastalıklar nelerdir?
Böbrek, kalp, damar, karaciğer hastalıkları ve hormonal bozukluklar.

B6 VE MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ DE ‘ŞİŞİRİR’

– Vitamin ve mineral eksiklikleri de ödemi etkiler; özellikle B6 vitamini ve magnezyum minerali eksikliğinin tetiklediği bilinmektedir.
– Hormon düzensizliği, özellikle troid hormonu ödemi artırır. Bu nedenle hormonlarınızı düzenli kontrol ettirin.
– Tansiyon düzensizliği yine bir diğer etken. Eğer tansiyonunuz varsa ve ilaç kullanmanız gerekiyorsa düzenli kullanın.
– Kadınlarda en çok regl öncesinde ve regl sırasında görülen bu problemi minimuma indirmek için tuzlu ve tatlı yiyeceklerden uzak durmanızda fayda var.

BUNU İÇİN!

1 su bardağı domates suyuna, katı meyve sıkacağında çektiğiniz 1 demet maydanoz, 2 salatalık ve 1 orta boy havuç suyunu karıştırıp için. Dilerseniz 1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil de ekleyebilirsiniz.
İdrara çıkmayı rahatlatan bazı besinler de şunlar:
– Hindiba, su teresi
– Kızılcık, böğürtlengiller
– Salatalık, rezene,
– Üzüm, limon, yeşil salata,
– Siyah havuç, maydanoz, armut, ananas, taze soğan, karpuz

Kaynak: Simge Çıtak

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

MAGNEZYUM NE İŞE YARAR?Rahatlamaya.

Evet, çağımızda çok önemli bir işe yarar: Magnezyum tek kelimeyle rahatlama mineralidir. Kabızlık, kasılma, kramp, baş ağrısı, gerginlik gibi rahatsızlıklardan muzdaripseniz, magnezyum eksikliğiniz olma ihtimali yüksektir. ORTALAMA BİR İNSANIN EN FAZLA İHTİYAÇ DUYDUĞU MİNERAL MAGNEZYUMDUR.

VÜCUTTA NEDEN EKSİLİR?
Aşırı alkol, rafine tuz, kafein ve kolada bulunan fosforik asit, çok fazla terlemek, uzun süreli ve yoğun stres, kronik ishal, ağır menstrual kanama, idrar söktürücü ilaçlar, antibiyotikler ve diğer ilaçlar, vücuttaki magnezyum seviyelerini düşürür.

MAGNEZYUM EKSİKLİĞİNDEN KAYNAKLANAN RAHATSIZLIKLARIN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Asabiyet, kalp çarpıntısı veya çarpıntı hissi, sık baş ağrısı, migren, yutkunmada güçlük, kas seğirmesi, ayak ve ellerde kramp, huzursuz bacak sendromu, aşırı stres, depresyon, reflü, uyku uyuyamama, yorgunluk, kabız, astım.

MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ İLE İLİŞKİLENDİRİLEN HASTALIKLARDAN BAZILARI NELERDİR?
Osteoporoz, kabızlık, insülin direnci, diyabet, böbrek taşı.

MAGNEZYUM ORANI EN YÜKSEK BESİNLER HANGİLERİDİR?
Buğday kepeği, buğday tohumu, arpa, Kaju fıstığı, fındık, badem (saydığımız kuruyemişlerin hepsi çiğ olmalı), avokado, bezelye,
karideste yüksek değerlerde bulunur.

GÜNLÜK İHTİYAÇ NEDİR?
Tüketilmesi önerilen magnezyum miktarı 300 mgdır. Fakat çoğumuz 200 mg tüketiyoruz.
Magnezyum eksikliği olan insanların günde 400 ila 1000 mg alması gerekir. Eksikliğin en iyi göstergeleri stres, kabızlık, uyku uyuyamama, sindirim güçlüğü, baş ağrısı, kas seğirmesidir.
Sağlığınızla ilgili daha fazla bilgi ve magnezyum içeren buğday çimi için:
www.kundo.co
Güzel bir gün diliyoruz,
Bu içerikte, Ultra Önlem kitabından da yararlandık.
ÇOK ÖNEMLİ NOT 1 Böbrek hastalığı veya ciddi kalp rahatsızlığı olan kişiler, magnezyumu sadece doktor kontrolünde almalıdır.
ÇOK ÖNEMLİ NOT 2 Magnezyum eksikliğine karar vermek için gerekli testleri yaptırmak ve doktor tavsiyesi ile kullanmak yine çok önemlidir zira herkesin kendi fiziksel sağlık durumuna göre değişebilir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »