Gülme Saati…

 1625588_452292728231021_924836553_n[1](Neşeniz bol olsun)

Adamın işi varmış, Ankara’ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses :
-Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış :
-Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa’ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında :
-Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş :
-Tren Eskişehir’de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı…
Allah’a şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış :
-Ulan evlenirken neredeydin!

***

Kadın: Evlendiğimiz zaman, senin bütün üzüntülerini ve sorunlarını paylaşmak istiyorum…
Adam: Çok tatlısın hayatım… Ama çok şükür, benim hiçbir üzüntüm ya da sorunum yok….
Kadın: Ama daha evlenmedik ki…

***

Biri kız diğeri erkek iki genç koşarak nikah memurunun önüne gidip;

– “Bizi acele evlendirir misiniz? Çabuk ama çok çabuk” demişler.

-“Elimden geleni yaparım ama bu ne acele çocuklar?” demiş memur şaşırarak.

-“Arabayı saçma sapan bir yere bıraktık” demiş delikanlı, “Polis o civarlarda dolanıp duruyor.”

***

Bir gece genç kız evine biraz üzgün dönmüştü.
Annesine:
– Bir saat önce Hasan evlenme teklif etti, dedi.
Annesi;
– Peki neden böyle üzgün duruyorsun o zaman?
– Çünkü Ateist olduğunu itiraf etti.
Cehennemin varlığını bile inkar ediyor.

Annesi cevap verdi:
– Sen yine de evlen kızım ikimizin arasında kalsın yanıldığını ispatlarız biz ona.

***

Adam arkadaşına sormuş:
—Evlenmiyor musun?
—Şartlarımı tutarsa olur.
—Ne istiyorsun ki?
—Güzel olsun, akıllı olsun, dindar olsun, zengin olsun, kültürlü olsun, şefkatli olsun, ciddi olsun, itaatli olsun, bir de esprili olsun.
—Ama abi, demiş öteki, birden fazla evlilik yasak artık!.

***

Adam, tartışmakta olduğu karısına öfkeyle çıkışır;

—Demek ki benimle evlenmeden önce düzinelerle erkek, sana evlenme teklif etti.

Kadın tereddütsüz;

—Elbette.

Adam;

—Keşke sana evlenme teklif eden ilk sersemle evlenseydin.

Kadın, sakin bir şekilde cevap verdi;

—Ben de öyle yaptım.

***

İki eski dost yolda karşılaşmışlar. Sarılıp kucaklaştıktan sonra, biri sormuş;

-“Evlenmedin ne yapayım, hangi genç kızı anneme gösterdimse, hiç birini gözün tutmadı. Nihayet geçen yaz turnayı gözünden vurdum sandım. Çünkü kız tıpkı anneme benziyordu. Ama olmadı!”

-“Neden?”

-“Bu sefer de babam istemedi!”

***

Uzun bir zamandır görüşemeyen iki arkadaş bir gün yolda karşılaşırlar.

Birinci arkadaş;

—Duydum ki bir hostesle evleniyormuşsun, buna çok üzüldüm.

Evlenecek olan ikinci arkadaşı merakla;

– Neden üzüldün?

-Dostum bu evlilikten dolayı çok acı çekeceksin.

-Neden?

-Hostesler acımasız kadınlardır. Önce kemerleri bağlatır, sonra da bir isteğiniz var mı diye sorarlar.

***

Delikanlı evlenmeye karar vermişti, ama her dar gelirli gibi o da müthiş korku ve endişe içindeydi. “Bak sevgilim,” dedi. “Şimdiden söyleyeyim de, sonra söylemedi demeyesin. Ayda elime geçen para topu topu asgari ücret kadar. Ne bir kuruş eksik, ne de fazla. Bu kadar az bir parayla bir ay idare edebilir misin? Onu merak ediyorum…

Genç kız delikanlıya uysalca sokularak cevap verdi. “Ben idare etmesine ederim, ama sen neyle yaşayacaksın?”

***

Adam sırf karısının huysuzluğundan yeni eve taşınmış.. Aradan bir hafta geçmiş ki karısı yine yeni eviyle ilgili şikayetlerine başlamış.. “Bana bak..” demiş, “Burayı hiç sevemedim.. Banyoda perde yok. Komşular her an beni çırılçıplak görebilir..” “Merak etme..” demiş kocası,
“Eğer komşular seni o halde görürlerse hemen onlar birer perde taktırırlar!..”

***

Kadının biri kuyumcunun vitrininde harika bir pırlanta yüzük görmüş, uzunca bir süre hayranlıkla onu seyrettikten sonra içeri girip tezgâhtara “Afedersiniz..” demiş, parmağı ile vitrindeki yüzüğü göstererek “Size ufak bir kaparo bıraksam, kocam affetmem gereken bir şey yapana kadar onu kasanızda saklayabilir misiniz?”

***

Adam sabah müthiş bir baş ağrısı ile uyanmış, gözlerini zor açmış, ilk gördüğü başucunda 2 aspirin, bir bardak su.. Fırlatıp attığı tüm giysileri ütülenmiş askıda, bütün oda pırıl pırıl temizlenmiş.. Aspirinleri içerken komodinin üzerinde bir not, “Tatlım kahven ocağın üzerinde, kahvaltın hazır, ben erkenden alışverişe gidiyorum, seni seviyorum..” Mutfağa girmiş kahvaltısı ve günlük gazetesi masada..
O sırada mutfağa giren oğluna merakla sormuş “Tüm bunlar nedir? Dün gece ne oldu” diye..
“Sabahın üçünde eve sarhoş geldin baba..” demiş oğlan, “Kendinde değildin, eşyalara çarpıp kırdın.. Halıya kustun, başını kapıya çarptın..”
“Peki, bu kahvaltı, annenin bu sevgi dolu notu?”
“Haa.. O mu?” demiş oğlan, “Annem seni yatak odasına sürükledi, pantolonunu çıkartmaya çalışırken, ‘Lütfen bana dokunmayın hanımefendi’ dedin, ‘Ben evli bi adamım!’ ”

***

Doktor: Kocanızın huzura ve gerçek bir dinlenmeye ihtiyacı var.. İşte şuradakiler uyku hapları. Adamın karısı: Bunları ona günün hangi saati içireyim? Doktor: Yok, yok. Bu haplar sizin için…

***

“34 yıllık evliyim, düğün videomuzu tersten oynattıkça inanın mest oluyorum… En sevdiğim yer neresi mi?.. Karım nikah yüzüğünü parmağından çıkarıyor, nikah salonunda geri geri gidip kapıda bir arabaya binip caddelerde kaybolmuyor mu keyiften çıldırıyorum!..”

***

Karı-koca alışverişe gitmişler. Adam bir kutuda ikili paketlenmiş rakı şişelerini raftan alıp sepete koyunca “Ne yaptığını zannediyorsun?” diye atılmış karısı. Adam “Bunlarda bugün kampanya var karıcığım.. İkisi 26 liraya inmiş” diye yanıtlamış. Kadın “Yerine bırak” demiş, “Şu anda onları alamayız!..” Birkaç raf sonra bu sefer kadın raftan yüz kremi alıp sepete koyunca “Hey, ağır ol bakalım” demiş adam, “Ne aldın öyle?” Kadın “Yüz kremi” demiş “55 liraya inmiş kaçıramam, beni güzelleştiriyor.” Adam “Pöh!” demiş, “Benim rakılar da öyle.. İçince seni aynen bir fıstık gibi görüyorum, hem de yarı fiyatına!”

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum bırakın