İyileştirme Döngüsü…

 

 

Planla

Uygula

Kontrol et

Önlem al

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bütün Gece Seni Düşündüm Sinem…

Bol Su İçelim…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir…


Alışveriş yaptığımız market yemek yediğimiz lokanta su içtiğimiz çeşme yürüdüğümüz kaldırım ve orada yanlarından birer yabancı olarak geçip gittiğimiz insanlar… Tesadüf gibi görünen karşılaşmalar yol…u sorduğumuz herhangi biri hafifçe çarptığımız insan…
Bize gülümseyen küçük bir çocuk önümüzden aniden uçuveren kuş…
Gün boyu yaşadığımız en basit olay bile herhangi bir zihinsel fiziksel ruhsal ya da duygusal bir olayın tetikleyicisi olur.
Küçük ya da büyük…
Bazen hiç hesapta olmayan durumların içine çekiliveririz.
Hayal bile etmediğimiz olayları yaşarken buluruz kendimizi.
Bir martı çığlığı bir satıcı bağırışı alır götürür bizi yıllarca ya da yollarca uzaklara…
Hem öğretmen hem de öğrenciyizdir her ilişkinin içinde.
Doğduğumuz aile gittiğimiz okullar sıra arkadaşımız sevgilimiz eşimiz çocuğumuz vs. Her ilişki farklı bir yönümüzün aynasıdır.
Ve bizler de onlar için birer aynayız.
Farkındalığımız yükseldikçe durumları ve ilişkileri yaşarken kendimizi ve yaşanılanları gözlemlemeye başlarız.
Ve eğer yaşadıklarımıza yüksek idrakle bakabilmeyi Başarırsak o ilişki ya da durumu ne için yaşadığımızı kavrarız.
Düğmelerimize en fazla basan insanlar en iyi öğretmenlerimizdir.
O ilişkide kurban olmadığımızı anlar ilişkinin bize neyi öğretmeye çalıştığını kavrarsak dersimizi alır ve yolumuza devam ederiz.
Eğer bunu yapamazsak o ilişkide ya da durum içinde tutsak olur ya daha ağır durumlar yaşar ya da daha travmatik durumları (o dersi alıncaya eksik yönümüzü tamamlayıncaya kendimizi düzeltinceye kadar) tekrar tekrar yaşamaya devam ederiz.
Bazen bazı insanların hayatına yalnızca katalizör olarak gireriz.
Onların hayatlarında değiştirmesi gereken durumun düğmesine basar ve sessizce çekiliriz.
Ve yüksek farkındalık içinde kalırsak yaşanılan durumdan etkilenmeden arkamıza bakmadan yolumuza devam ederiz.
Özet olarak en büyük düşmanımız en iyi dostumuzdur aslında.
Çünkü bizde en büyük değişime neden olur genellikle.
Ve her karşılaşma kutsaldır.
Karşımızdaki insanın tanrısallığını kabul edip o şekilde yaklaşırsak nefreti öfkeyi suçluluk duygusunu o insana karşı sorumlu olduğumuz ve o ilişkiye mahkûm olduğumuz duygusunu ve kini söküp atarız varlığımızdan.
Yaşadığımız her durum tanıştığımız her insan öğretmenimizdir.
Ne kadar kısa sürede öğrenirsek öğrenmemiz gerekenleri karmamızı çözüp iç huzuruna mutluluğa ideal ilişkimize ve ruhsal eşimize kavuşuruz.
Alıntı

Nerede dün gece dökülen yaşlar ?

 

 

 

Tanrıya şükür her şey çabucak geçer.
Sevgi de, hatta kader de.
Nerede dün gece dökülen yaşlar ?
Geçen yıl yağan kar nerede ?

Bertolt Brecht

Hiçbirşey için “BENİMDİR” deme, sadece de ki;”YANIMDADIR” Çünkü ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, DAİMA SENİNLE KALMAZ

Hiçbirşey için “BENİMDİR” deme, sadece de ki;”YANIMDADIR” Çünkü ne sevgili, ne hayat, ne ölüm, ne huzur, DAİMA SENİNLE KALMAZ

D h Lawrence

Cin bir an duraksar ve gülümseyerek şöyle der: -“Zaten sizde olan bir gücü size veremem ki!” der…

… Adamın biri ormanda yürüyüşe çıkar. Farkında olarak adım adım ilerlerken yerde parlayan sihirli lambayı bulur ve ovalamaya başlar. Kısa bir süre sonra içinden kocaman bir cin belirir ve adama, üç dilek hakkı olduğunu söyler. Adamda Alaaddin’in sihirli lambası hikayesini çok okumuştur, dinlemiş ve dilek dilemenin püf noktalarını iyi bildiğinden ve cine şöyle der:   – “Hayatta her istediğimi yapabilme, düşündüğüm her şeyi gerçekleştirebilme gücü istiyorum ve bu gücün hiç bitmemesini istiyorum.”
Cin bir an duraksar ve gülümseyerek şöyle der:   -“Zaten sizde olan bir gücü size veremem ki!” der… “Başka bir dileğiniz var mı?” diye sorar…

Eğer karşınızdakini beslerseniz, beslenirsiniz. Eğer karşınızdakini severseniz, sevilirsiniz. Eğer vermeyi başarabilirseniz, alabilirsiniz

Almak çok güzeldir, beğenilmek, şımartılmak, sevilmek, zengin olmak çok güzeldir. Fakat bu durum bir gün mutlaka değişir, birden alamaz olursunuz, sevilmez olursunuz, beğenilmez olursunuz… Ve o an karşınızdakinin, dünyanın, insanların değiştiğini sanırsınız. Bilmezsiniz ki siz alırken, vermeği düşünmediğinizden, dünyanız değişmiştir. Zannedersiniz ki bir durum hep o anki gibi devam eder ömür boyu. Yanılırsınız, değişim kaçınılmazdır, eğer oyunu kurallarına göre oynamazsanız. Oyunun kuralı da vermektir, asla almak değil…

Size vermeyi öğretmeye çalıştım, size paylaşmayı öğretmeye çalıştım. Bunu anlayın ve dünyanın merkezi olduğunuz fikrinden vazgeçin. Anlayın herkes sizin isteklerinizin aynını taşıyor. Eğer karşınızdakini beslerseniz, beslenirsiniz. Eğer karşınızdakini severseniz, sevilirsiniz. Eğer vermeyi başarabilirseniz, alabilirsiniz. Karşınızdakini değiştiremezsiniz, sadece kendiniz değişirseniz, davranış biçiminizi değiştirirseniz, onun da reaksiyonları değişebilir. Sadece değişebilirsiniz diyorum, çünkü kendisi hakkında karar verebilecek insanın, düzeyi, bilgisi, bilinci kararlarına kesinlikle hakimdir. Onun için bilginizi paylaşın, gördüğünüzü, yaşadığını paylaşın. Böylece vermeğe başlıyor olursunuz.

Kendinizi sevin, mütevaziliğinizle kendinizi sevin. Varlığınızı paylaşın, size zarar veremeyecek kısma kadar paylaşın. İsteyin, istemeyi bilin ve aldığınızla da yetinmeyi kesinlikle bilin…

Şükür edin, şükür ettiğinizin yüceliğini unutmayın, onun kararlarını ve size layık gördüğünü sakın sorgulamayın…

Selim Gabay

Hayatta iki şeye güveniyorum. Biri aynaya baktığımda gördüğüme, diğeri yukarı baktığımda göremediğime..

 

 

 

Hayatta iki şeye güveniyorum. Biri aynaya baktığımda gördüğüme, diğeri yukarı baktığımda göremediğime..

Biz İkizmiz Birbirimiz İÇin Yaratılmışız…

Bazen birisiyle dırdır dırdır konuşmak değil, beraber sessizliğin tadını çıkarmaktır güzel olan…


Zamanın birinde; çok sevdiğim kız arkadaşlarımın biriyle bir saat falan telefonda konuşmuştuk, sonuçta kelimeleriz de bitmişti ama biz telefonu hala kapatmak istemiyorduk. Ben öyle sessizce durmaya başladım, hiç bir konu açmadan, sadece karşımda olan kişinin orada olduğunun bilgisiyle, zevkiyle, hatta kalarak. Kız arakadaşım; ”Anette ne güzel sen sessiz durabiliyorsun” demişti.” Ben de evet tabi ki sessiz kalırım, ne oldu ki ”diye sorduğumda? ”Bunu ilk defa senle yapabildim” demişti…
Ne alakaysa bugün aklıma düştü işte…

Doğru Zaman’da ,Doğru İnsan, Doğru Sebeple Hayatımıza Girecek…Gönlünüz Ferah Olsun…

Aşk’ta Mutluluğun Anahtarı Nedir?

iliski[1]

Tabi ki anahtar falan bilmiyorum ama çevremdeki pek çok çifti gözlemleyip şu sonuca vardım, eğer iki tarafta ilişkiyi yürütmek istiyorsa ilişki yürüyor, yoksa gözünün üstünde kaş var mevzusu bile ayrılığa sebep oluyor.

Eski evliliklere bakıyorum, daha çok davulun bile dengi dengine dediğimiz,- ailelerin onayıyla gerçekleştirilen, maddi olarak, kültür olarak, köken olarak çok yakın kişilerin- birleşmeler yapılıyormuş. Eh o zamanalar boşanmada çok ayıp sayıldığından, kadın kendi ayakları üzerinde durmadığından ve erkeğin aldatması-erkeğin elinin kiri- olağan sayıldığından, evlilikler kırk sene, elli sene sürebiliyormuş.

Günümüz dünyasında ise, işler o kadar karışık ki. Kadın daha özgür, (çalışıyor, aldatılmaya karşı kocasını kapının önüne koyabiliyor), erkek tamamen özgür. Eskisi gibi;  kağıt üzerinde süper olan; çiftlerin evlilikleri içler acısı. Tam tersi; bu ikisi mi hayatta olmaz dediğin kişilerin evlilikleri, düşe kalka da olsa gidi gidiveriyor. Eskilerin konuşulması ayıp konusu; çiftler arası tutku, şimdilerde gündem başı…

Sürekli zıt karakterli kişilerin bir araya geldiğini görüp, evren niye böyle yapıyor diye düşünüyorum. Sanırım iki aşırı ucu da dengelemek için diye bir teorim var bu günlerde… Birisi temizse; öbürü pasaklı… Birisi bonkör, öbürü cimri, birisi evde oturmaktan hoşlanıyor, diğeri gezmekten. Tanrım ev sürekli savaş alanı… Eğer aralarında o tutku olmasa, o kalp çarpıntısı olmasa; iki tarafı da bağlasan beraber durmazlar… Ama mecbur duruyorlar ve törpülene, törpülene dengeyi buluyorlar.

Belki de bugünlerde öğrenmemiz gereken şudur; karşı tarafı olduğu gibi kabul etmek, uyumlanmak, onu dinlemek, saygı göstermek, hoş görülü olmak ve istediğim kişi budur diyebilmek. İyisiyle, kötüsüyle budur be kardeşim diyebilmek. Sonra da gözünü kapayıp yola beraber devam etmek…

Hepimize o kalp çarpıntısını bulmak ve devamını getirecek cesarete sahip olmak nasip olsun…

Sağlıcakla,

Evrensel Kurallara UYALIM, Uymayanları Uyaralım… Olmadı Evren UYDURUR Zaten…

 

 

Evrensel Kurallara UYALIM, Uymayanları Uyaralım… Olmadı Evren UYDURUR Zaten…

Anette

Bir Tarafım Hiç Büyümeyecek… Şükür:)))