Burcunuza göre kendinizi en rahat ortaya koyabileceğiniz günleri biliyor musunuz?

Koç
Burcunuzun uğurlu günü Salı günüdür. Bu gün harekete geçmek istediğiniz konularda daha atak ve cesur olabilir, gücünüzü başkalarına kabul ettirebilirsiniz.

Boğa
Burcunuzun uğurlu günü Cuma. Bu gün kendinizi güvenceye almak istediğiniz konularda daha rahat hareket edebilir ve yatırımlarınız konusunda daha şanslı olabilirsiniz.

İkizler
Burcunuz için uğurlu kabul edilen Çarşamba günü daha hızlı ve rahat iletişim kurabilir, öğrenmek istediğiniz konularla ilgili çok daha çabuk sonuç alabilirsiniz.

Yengeç
Burcunuzun uğurlu günü olan Pazartesi, eviniz ve ailenizle ilgili meseleleri çok daha kolay halledebilir ve yaptığınız çalışmalarla kendinizi ve ailenizi güvencede hissedebilirsiniz.

Aslan
Pazar günü Aslanlar için uğurludur. Pazar günleri yeteneklerinizi ortaya çıkartabileceğiniz çalışmalar içine girebilir ve alacağınız sonuçlarla herkesin övgü ve takdirini kazanabilirsiniz.

Başak
Sizin için en olumlu gün kabul edilen Çarşamba günleri yapacağınız dikkat gerektiren detaylı araştırmalardan daha rahat sonuçlar alabilir ve mükemmel anlaşmalar yapabilirsiniz.

Terazi
Burcunuz için en uğurlu gün Cuma kabul edilir. Cuma günleri bulunacağınız sosyal ortamlarda son derece başarılı ilişkiler kurabilir ve diplomasi gerektiren konularda becerilerinizle çok etkili olabilirsiniz.

Akrep
Salı günü sizin için en olumlu gün kabul edilir. Salı günleri başkalarını etkilemek ve gücünüzü kanıtlamak istediğiniz tüm konularda başarılı çalışmalar yapabilirsiniz.

Yay
Sizin uğurlu gününüz Perşembe… Kendinizi geliştirmek, inançlarınızı sağlamlaştırmak, araştırmalarınızı ve kaynaklarınızı büyütmek istediğiniz her türlü çalışmada Perşembe gününü tercih edebilirsiniz.

Oğlak
Burcunuzun uğurlu günü olan Cumartesi günleri, sizi hedefinize taşıyacak çalışmalar yapabilir, güçlü bir irade sergileyerek başarılı sonuçlar alabilirsiniz.

Kova
Cumartesi günü burcunuzun uğurlu günü olarak kabul edilir. Bu günlerde yapacağınız organizasyonlarda ve geleceğinizle ilgili çalışmalarda başarılı olabilirsiniz.

Balık
Burcunuzun en şanslı günü Perşembe günüdür. Hayallerinize kavuşmak için Perşembe günleri harekete geçebilir ve yapacağınız çalışmalarda şansın sizden yana olduğunu kuvvetle hissedebilirsiniz

-alıntı-

Karatay Mutfağı”ndan Haziran ayına özel mönü!

Türkiye’yi zayıflatan profesörden Haziran ayında mevsimine göre sebzelerden hazırlanmış çok özel bir mönüye ne dersiniz?

 

Bugünün 30’lu yaşlarını süren insanlarının çocukluk yaşlarında kışın domates, çilek ya da yazın muz göremediklerini söyleyen Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, o zaman pazarlarda, manavlarda sadece mevsiminde yetişen sebze ve meyvelerin bulunduğunu, o zamanlar mevsiminde sebze tüketiminin öneminin bilindiğini vurguluyor. Karatay Diyeti’nin amaçlarından biri de mevsiminde yetişen yiyeceklerin sağlıklı beslenmemiz açısından önemini anlatmak ve neyin hangi mevsimde yetiştiğini hatırlatmak. İşte burada yola çıkarak Türkiye’yi zayıflatan profesör Haziran ayına özel bir mönü hazırlamış. İşte o mönü ve mönüyü oluşturan yemeklerin tarifleri

Kahvaltı (8.00 – 09.00)
Karatay kahvaltı tabağı

Az pişmiş 2 adet yumurta

Bir avuç içiniz kadar az tuzlu peynir

Bir ince belli çay bardağı ceviz, fındık, fıstık, badem veya yerfıstığı içi

Az tuzlu 10-15 adet zeytin

Domates, biber, salatalık, turp, maydanoz, nane, roka

Limonlu çay veya süt içilebilir

Öğle yemeği
Arpacık Soğanlı Yahni

Zeytinyağlı taze fasulye

Çoban salatası

Ayran

Akşam yemeği
Şişte dilbalığı

Zeytin piyazı

not: Herhangi bir diyete başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışınız…

Renklerin Gücü…

 

Bazen  bir rengi seyretmek ve ona odaklanmak ihtiyacı hissederiz, bu her zaman  ayni renk değildir, çoğu zaman enerjisini depolamak istediğimiz renk,  adeta herhangi bir gıda türüne ihtiyaç duyduğumuz zamanlardaki gibi bizi  çekebilir.

Ona uzun süre bakmak ferahlatıcı olacaktır. Ruhsal ve  bedensel olarak renklerin sağaltıcı, şifa gücü, insan üzerinde etkin  kılınabilir. Her bir renk, zaman zaman yararlı ya da zararlı kuvvete  sahiptir. Dolayısı ile bize olumlu gelebilecek renkleri, giysi ve  dekorasyon seçiminde bilinçli kullanmak önemlidir.

Her  renk, kendine has bir frekansla titreşiyor, vücudumuzdaki organların da  belirli frekanslarda titreştiği göz önüne alınarak, belli renklerin  kullanımı ile bedende rahatsızlık hissedilen bölgelere enerjisini  iletip, hastalıklarda tedaviye yardımcı olunabileceği düşünülmüş.

Renklerle tedavi, yüzyıllardır uygulanılmış ezoterik bir bilgi. Rutin  günlük renk terapisini kendi başına uygulamak için, öncelikle ruhsal  huzur veren turkuaz rengini zihin gözü ile canlandırmaya çalışmanız  önerilir. Transa girildiğinde, tüm renkleri sırayla takip eden ve altın  rengine dek uzanan bir tayf görme çalışması gibi terapiler de  yapılabilir.

Kromoterapi, yardımcı renk tedavisinin çalışması; belli organlarımızı yöneten 7 enerji  merkezinin; yani Chakra (şakra) ların, 7 renge karşılık gelen renk  titreşimleri hastalıklarla azaldığında; bazı renklere olan  ihtiyaçlarının fazlalaştığı mantığına dayanır.

Hastalıklarda bu ihtiyacı  dengelemek adına yapılabilecek yardımcı tedavi, duruma uygun rengi,  ışık halinde vücuda vermektir. Bunun yanında, belirlenen renkte taş  taşımak, kıyafetler ve ortamı renklerle düzenlemek olumlu sonuçlar  verebilir. Bazen bir fon veya objeye bakarak veya renkli bir kumaşı yüze  kapatıp, gözler açık dinlenmekle ya da uygun renge boyanmış ampullerin  kullanımı ile terapi sağlanabilir. Hangi renge ihtiyacımız varsa, o  renkte meyve sebze bulabiliriz. Bunları yemek, suyunu içmek tedavinin  diğer tamamlayıcı unsurlarındandır.

Bu tedaviye örnek bir renk  verip sarıyı inceleyelim; sarı, 3. çakra ile ilgilidir, bu çakra,  bağımsızlık ve kişisel gücü belirler. Sindirim sistemi, karaciğer,  böbrekler, kan ve pankreas etkilediği alanlar. Bu bölgelerde sorun  olursa, sarıya gerek duyulabilir. Güneş ışığında durmak, altın veya  benzer renk taşlar takmak, sarı giysi ve çarşaflar, sarı ışıklı bir  lambayı ilgili çakra bölgesine yönelterek beklemek, bu renk çiçekler  almak, mısır, muz, greyfurt, limon gibi sarı bitkilerden faydalanmak iyi  gelebilir. Bu renkle sindirim sorunları, kaşıntı, egzema, mesane  sorunları, bayılma, gaz birikimi, karaciğer, pankreas, safra kesesi  sorunları, şeker hastalığı, kramplar gibi hastalıklarda tıbbı desteğin  yanında rahatlatıcı bir terapi uygulanılabilir.

Hangi durumlarda  hangi renklerin kullanılacağı, çakralarla ilişkili organların ve o  çakraya karşılık gelen rengin belirlenmesi ile bulunuyor.

7 ana çakra ve renkleri

Muladhara  Çakra: “Temel” anlamındadır. Omurga ile bağlantı yeri kuyruk sokumu  kemiğidir, rengi kırmızıdır.

Svadhisthana Çakra: Üreme organları  üzerinde bulunur. Anlamı “Benliğin Mekanı”, rengi turuncudur, idare  ettiği iç salgı bezi yumurtalıklardır.

Manipura Çakra: “Pırlantalar  Şehri” rengi sarı, yönettiği iç salgı bezleri adrenallardır.

Anahata  Çakra: “Çalınmamış” anlamındadır, kalbe yakındır, kardiak sinirağını  idare eder, rengi yeşildir.

Vişuddha Çakra: Anlamı “saf”, rengi mavi,  yeri gırtlak bölgesindedir, işitme duyusu, tiroid bezleri, ses tellerini  yönetir.

Ajna Çakra: “Sınırsız Güç” alında ve kaşların arasındadır,  rengi mavidir, epifiz bezine bağlıdır, durugörü verir, uyarılması şuur  açılımı sağlar.

Sahasrara Çakra: “Bin Taç Yapraklı” anlamındadır, tüm  çakraları koordine eden mega-merkezdir, başın üstündedir. Hipofizi  yönetir, rengi beyazdır. Soma Merkezi: Tali çakradır, alnın ortasındadır  ve rengi mordur.

Sevdiğimiz renklerin,  kişiliğe dair ipucu verdiği düşünülür. Ancak, bir renge takıntımız ve  sürekli onu kullanma eğilimimiz varsa şu sonuçlar biraz daha geçerli  olabilir.

Kırmızı: agresif ve ateşli. Sarı: kimliği karışık ama uyumlu. 

Pembe: gösterişi seven, karşı cinsten gizlice nefret eden, aldatmayı  seven.

Mor: entelektüel, kontrollü, görünüşüne önem veren, hareketli.  Siyah: uyumsuzluğu seven, cesur, bağımsız.

Yeşil: aldatmayı sevmeyen,  sevecen, müşfik.

Turuncu: hayal gücü geniş, egoistliği ağır basan. 

Kahverengi: sıcak, derin, romantik, tartışmalarda ağır sözler  kullanabilir.

Gri: kararsızlık, soğukkanlılık, tarafsızlık.

Mavi: hassas  duyarlı, iyi bir eş.

Beyaz: tutucu, korunmayı sever görünen, ancak  baskın kişilik.

Gizemciler tarafından, insanda hakim ilkeleri  sembolize eden renklere önem verilmiş, buna göre de; Spiritüel Ruh:  Sarı. Hayvani Nefis: Kırmızı. Hayat İlkesi (Prana): Turuncu. Can: Yeşil.  Aura (canlıların bedenlerinden yayılan ışınım, bir tür elektromanyetik  alan): Mavi. Ruhsal Akıl: Leylak. Eterik duble-Astral Eş: Mor renklerde  belirlenmiştir.

Enerjinizle en doğru iletişimi kurabilen renklerin aydınlığında ve esen kalın.

Ferda Ercan Uyulan.

Okültizmveenerji Kitap.

10 Adımda tüm problemler nasıl çözülür?

Bir sorunla ilgilenirken ne kadar düzenli ve sistemli çalışırsanız, çözüm aşamasında o derece olumlu ve yaratıcı olursunuz. Sistemli düşünmek için, 10 adımdan oluşan bir yöntemden yararlanabilirsiniz. Bu yöntemle, yaratıcılığınızı dahilik seviyesine çıkarırsınız.
1. Dilinizi olumsuzdan olumluya çevirin. ‘Sorun’ sözcüğü yerine ‘durum’ sözcüğünü kullanın ya da bunu bir mücadele ya da fırsat olarak adlandırın. Satış başarısız olursa, ‘Aslında, ilginç bir mücadele. Bu duruma bir daha düşmemek için satış becerilerimi geliştirmek adına iyi bir fırsat,’ gibi bir ifade kullanabilirsiniz.
2. Durumunuzu ya da çektiğiniz zorluğu açıkça tanımlayın. Karşı karşıya olduğunuz güç durum tam olarak nedir? Stresli ve endişeli olmanızın nedeni nedir? Sizi kaygılandıran nedir? Neden mutsuzsunuz? Bunları ayrıntılı ve açık bir biçimde yazın.
3. ‘Başka ne sorun var?’ diye sorun. Yüzeysel bir yanıtla yetinmeyin. Bir belirtiyle konudan sapmak yerine, sorunun kökenine inmeye çalışın. Soruna farklı yönlerden yaklaşın.
4. Kendinize ‘Minimum sınır koşullarım neler?’ diye sorun. Çözümün başarması istenen şey nedir? Çözüm nelerden oluşmalıdır? Bu soruna yönelik ideal çözümünüz nasıl bir şey olabilir? Parametrelerinizi açıkça belirleyin.
5. Farklı olası çözümleri sorununuzla karşılaştırmak suretiyle hem en iyi çözümü, hem de ideal çözümünüzü seçin. Mevcut koşullar altında ve içinde bulunulan zamanda yapılacak en iyi şey nedir?
6. Kararınızı uygulamadan önce, ‘Bu karar işe yaramazsa olabilecek en kötü şey nedir?’ diye sorun. Hedefinize ulaşmak için herhangi bir para ya da emek harcamadan önce, kararınızın tamamen başarısızlıkla sonuçlanması durumunda ne olacağını değerlendirmeniz gerekir.
7. Kararınızı ölçümleyecek bir sistem kurun. İlerleme kaydettiğinizi nasıl bileceksiniz? Başarıyı nasıl ölçeceksiniz? Bir çözümün başarısını başka bir çözümün başarısıyla nasıl karşılaştıracaksınız? Başarıyı nasıl tanımlayacaksınız? Başarıyı ölçülebilir kılın; sonra da düzenli olarak gözlemleyin.
8. Kararı uygulama sorumluluğunu üstlenin. Yaratıcı fikirlerin çoğu asla yaşama geçirilemez; çünkü kararı uygulama sorumluluğu hiç kimseye verilmemiştir.
9. Son tarihi belirleyin. Son tarihi olmayan bir karar, anlamsız bir tartışmadan ibarettir. Çok önemli bir kararsa ve uygulaması zaman alacaksa, bir dizi kısa vadeli son tarih ve bir raporlama programı belirleyin.
10. Harekete geçin. İşe başlayın. Haydi! Aciliyet duygusu geliştirin. Açıkça tanımlanmış hedefleriniz doğrultusunda ne kadar hızlı ilerlerseniz, o kadar yaratıcı davranır; o kadar çok enerjiye sahip olur, o kadar çok öğrenir ve gelecekte daha da fazlasını elde etmek için kapasitenizi o kadar hızlı geliştirirsiniz.

Dünya, muhteşem fikirleri olan yaratıcı bireylerle doludur; ama hemen hepsi uygulamaya gelince başarısız olmaktadır. İşte, diğerlerine üstünlük sağlayabileceğiniz nokta burasıdır. Gelecek, yalnızca düşünmekle yetinmeyip harekete geçecek ve fikirlerini gerçeğe dönüştürecek yaratıcı azınlığın olacaktır.
Şimdi, bu fikirleri yaşama geçirmek için hemen yapabileceğiniz üç şeyi sunuyoruz.
Birincisi, bugünkü en büyük sorununuzu ya da kaygınızı düşünüp kendinize şunu sorun: ‘Sorun tam olarak nedir? Ne için kaygılanıyorum?’
İkincisi, durumunuzu yaratıcı bakış açısıyla analiz edin ve kendinize şunu sorun: ‘Sorunun diğer yönleri neler?’ Bazen gerçek sorun, sizin düşündüğünüz şey olmayabilir.
Üçüncüsü, karar verin; herhangi bir karar. Sorumluluk verin ya da alın. Daha sonra , fikirleriniz için harekete geçin. Sorunlarınızı çözmek için ne kadar çok çalışırsanız, o kadar zekice davranırsınız

Brezilya’daki bir Amazon kabilesi olan Amondawa halkının zaman ve tarih mefhumu yok!!!

Bilim insanları, zaman ve tarih mefhumuna sahip olmayan bir Amazon kabilesi keşfedildiğini açıkladı. Brezilya’daki Amondawa halkının dilinde ‘zaman’, ‘hafta’, ‘ay’ ya da ‘yıl’ kelimeleri bile yok.
Portsmouth Üniversitesi’nden Profesör Chris Sinha, zamanın, önceden sanıldığı gibi son derece değişmez ve insana ait evrensel bir mefhum olmadığının ilk kez kanıtlandığını savunuyor.
Araştırma bulguları Language And Cognition (Dil ve İdrak) dergisinde yayınlanan Profesör Sinha, “Amoddawa halkının bizdeki gibi bir zaman mefhumu yok. Artık ölçülebilir, sayılabilir ya da soyut olarak konuşulabilir bir zaman konseptine sahip olmayan en az bir dil ve kültür olduğunu şüphe duymadan söyleyebiliriz. Bu Amondawa halkının ‘zamanın dışında’ olduğu anlamına gelmiyor, ama onlar zamanın içinde yerleşen olayları görerek değil, bir olaylar dünyasında yaşıyor” diyor.
Dilbilimci Wany Sampaio ve antropolog Vera da Silva Sinha’nın dahil olduğu araştırmacı ekip Amondawa halkını sekiz hafta boyunca gözlemledi. Bu halkın kullandığı dilin ‘gelecek hafta’ ya da ‘gelecek yıl’ gibi kavramları nasıl taşıdığına baktılar. Bu tür kavramlar için kelimelerinin olmadığını gördüler. Amondawa halkı sadece günün gün ve gece ile yağmurlu ve kurak mevsim kavramına sahip.
Araştırmacılar ayrıca Amondawa toplumunda hiç kimsenin yaşının olmadığını da buldu. Bunun yerine bu insanlar ömürlerinin hangi aşamasında olduğunu ya da topluluktaki konumlarını anlatacak şekilde isimlerini değiştiriyorlar.
Profesör Sinha, “Biz zaman için ve zamanın geçtiğine dair çok fazla metafora sahibiz. Ama Amondawa halkı böyle konuşmuyor ve böyle düşünmüyor. Bu talihli insanlar için vakit nakit demek değil, bir şeyi tamamlamak için zamana karşı yarışmıyorlar ve hiç kimse gelecek hafta ya da gelecek yıldan söz etmiyor, hatta hafta, ay ve yıl gibi kelimeleri bile yok. Belli bir özgürlüğün tadını çıkardıkları söylenebilir” diyor.
Dış dünya ile ilk kez 1986’da temas kuran Amondawa halkı geleneksel yaşam tarzlarını sürdürmeye devam etti. Avlanarak, balık tutarak ve ekin yetiştirerek yaşamlarını sürdürdüler. Ancak elektriğin ve onunla birlikte televizyonun gelmesi yüzünden kendi dilleri tehlike altında bulunuyor
ALINTI

BURÇLARA GÖRE MESLEKLER

Koç Burcuna Uygun Meslekler

Önder durumunda olabileceği, peşinden gelecek insanların bulunduğu, emir ve komuta vermeğe müsait meslekler için uygun bir kişidir  Ayrıca cesaret, yenilik, senlik, yaratıcılık, zeka gücü isteyen ve riskli işler için Koç\’lar biçilmiş kaftandır  Düşüncelerini gerçekleştirebileceği, atılımlarını uygulayabileceği, güçlü enerjisini kullanabileceği bir dal seçmelidir  Emir altında, başkalarının istekleri doğrultusunda veya masa başında monoton bir işte çalışmak onlara asla uymaz  Hem de başkalarının patronu olmalıdır  Askerlik alanları, çeşitli spor dallan, profesyonel sporculuk, izci liderliği, oymak başı, kamp müdürlüğü, araştırma alanları, siyaset, medyanın hareketli, araştırmaya ve buluşlara uygun sahaları, mühendislik, teknisyenlik uygun mesleklerden sayılabilir  Şunu unutmamalıdır ki, yetenekli, yaratıcı, enerjik ve başarılı olmayı hedef edinmiş olan koçlar sevdikleri her alanda yükselebilirler

Boğa Burcu Uygun Meslekler

Ciddiyet, kararlılık ve sebat mesleki alanda da önde gelir  Çalışılan işin para getirmesi ve güvenli olması çok önemlidir  Hareketli veya pasif bir iş olması fark etmez yeter ki geliri iyi ve rahat olsun  Sabır, sorumluluk isteyen ciddi işler Boğalar için uygundur  Venüsün verdiği sanatsal yeteneğin kullanabileceği alanlar  Kuyumculuk, mücevher işleri, saatçilik, heykeltraş, mimarlık, dekoratörlük konularında başarılı olabilirler  Destekleyici etkilere ses güzelliği ve kulak varsa müzik alanı düşünülmelidir  Ticaret, çiftçilik, banka, borsa işleri, inşaat alanı, emlakçılık ev alım satım işleri boğalar için uygun mesleklerdir  Ayrıca ciddi, sabırlı, azimli fakat tolerans sahibi olmayan, katı kurallı yöneticiler de bu burçtan çıkabilir

İkizler Burcu Uygun Meslekler

Masa başına mahkûm olmayacağı, harekete müsait, yeniliğe ve yaratıcılığa fırsat veren, gezip görmeye, öğrenmeye açık işler olmalıdır  Pratik zeka gerektiren, insan ilişkilerinde fırsat verebilen, merakını doyuran ve el becerisi isteyen konular ikizler için birebirdir  Basın yayın, medya dünyasının çeşitli alanları, muhabir, eleştirmen, konuşmacı, spiker, köşe yazarı, edebiyat alanları, öğretmenlik, gazetecilik ile uğraşırlar  Gezgin, pazarlamacı, tezgahtarlık, steno, sekreterlik, bilgisayarla ilgili işler, ticari konular, müşavirlik, politikacılık, avukatlık başarılı olabilecekleri alanlardan bazılarıdır  El becerisi isteyen ressamlık, müzik âleti çalma, dişçilik, hırsızlık, turizm, turist rehberliği, ulaşım konuları ve reklamcılık sektörü çalışabilecekleri işlerdendir  Çok yönlü olan ikizler insanları genellikle tek işle yetinmeyip iki veya fazla işi aynı zamanda ***ürmede de ustadırlar

Yengeç Burcu Uygun Meslekler Koruma,

bakına, muhafaza etme gerektiren işler, para biriktirme, çoğaltma ile ilgili konular Yengeçler için ideal çalışma alanlarıdır  İş konusunun pek çok alanlarda gerçekten yeteneklidir  Fakat duygusal iniş çıkışları bu alanda da onların yanındadır  Toplumla ilgili çalışmalar, annelik, çocuk bakımı ile işler, yuva idareciliği, geri zekalı çocuklarla ilgilenmek, ev işleri, hastabakıcılık, hemşirelik, aşçılık, lokanta işletmeciliği, otel işleri ve yöneticilik, antikacılık, değerli eserleri koruma, kütüphanecilik, çiçekçilik, bahçe işleri uygun mesleklerdir  Bir diğer dal ekonomi alanıdır  Bankacılık, bankerlik, muhasebe, hesap işleri, para idare etme, parayı çoğaltma onların alanıdır  Sezgisel ve duygusal yönlen perde, sahne gibi alanlarda da başarılı olmalarına fırsat verir  Taklit, komedi, rol yapmada ustadırlar  Şairlik, senaristlik ve yazarlık da vardır onlarda

Aslan Burcu Uygun Meslekler

Dikkat çekebilecekleri, kendilerini gösterebilecekleri, organize edip idare edebilecekleri çalışma alanları olmalıdır  Çabuk kavrama, yaratma, kolay karar verip uygulama özellikleri lider ve yönetici olmalarına fırsat verir  Cesaret, güç, dayanıklılık, canlılık isteyen ve ün getirecek meslekler Aslanlar içindir  Kaidelere boyun eğmek zorunda kalmak, emir olmak, yönlendirilmek hiç hoşlarına gitmez  Çok zirvede bir meslek olmasa da keyfince çalışabileceği bir iş olması yeterlidir  Zaten onlar hangi işe sahip çıksalar onu mutlaka değerli hale getireceklerdir  Müdür, direktör, komutan, organizatör, yönetim kurulu başkanlığı, müfettişlik, öğretmenlik, okul  otel  lokanta, genelev ve benzeri işyerlerinin işletmeciliği uygun mesleklerdir  Piyango, toto, kumarhaneler, eğlence tertip etme gibi uğraşılarda ilgi alanları içindedir  Sahne, perde, müzik alanı, modacılık, reklamcılık, ticaret, temsilciliği, dekorasyon, süsleme ile ilgili çeşitli dallar mimarlık, heykeltraşlık ve ressamlık onların alanlarına girer  Kuyumculuk mücevher işleri, değerli taşlar da şüphesiz ki Aslan\’lara yakışan konulardır

Başak Burcu Uygun Meslekler

Detaylara inmeyi, teferruatla uğraşmayı gerektiren ve titizlik isteyen iş alanları tartışmasız Başak\’larındır  Şikayet etmeden, yorulduklarını anlamadan, en mükemmeli yakalamak için didinir dururlar  Ancak bu başkalarına göre gereksiz bir çalışma olsa da onlar için son derece normal hatta yetersizdir  Araştırma alanları; tıbbın çeşitli dalları, özellikle biyokimya, öğretmenlik, hemşire, psikolog, sağlıkla ilgili çeşitli hizmetler, garsonluk, temizlik işlen uygun mesleklerdir  Hesap işleri, muhasebe, sekreterlik, eleştirmen, gözlemcilik, kütüphanecilik, arşiv işlen, tarihçi, bulmaca hazırlama, güldürü yazarı veya komedyenlik içinde yeşil ışık yakabiliriz  Moda dünyasının da nasiplen vardır  Mankenlik, modelistlik, konfeksiyon alanlı Başak\’ların başarılı olabilecekleri konulardır

Terazi Burcu Uygun Meslekler

Sükûnet, denge ve adaletin gerekliği her alanda önemli rolleri vardır  Güzel sanatlar ve müzik denilince de akla Teraziler gelmelidir  Kararlı olmayı başarabilir, tembelliği yenebilir ve yalandan kaçınırsa başarılı olur  Ortak çalışmalar için de tercih edilen kişilerdir  Ortaklıkları genellikle verimli olur  Sanatçı, şair, müzisyen, heykeltraş, mimar, eksperlik, güzellikle ilgili konular, kozmetik sanayi, kuaförlük, berberlik, makyaj uzmanlığı, giyim, moda ve tekstil alanları, estetik, güzellik uzmanlığı da ideal mesleklerdir  Hukukla ilgili çeşitli alanları, avukat, hâkim, diplomat, siyaset alanı, politika, sosyal uzmanlık başarılı olabilecekleri dallardır  Ticaret yapabilecek özelliklere de sahiptirler

Akrep Burcu Uygun Meslekler

Derinleşmeye müsait, doyurucu, esrarlı, gizemli konuların gerçek sahibidirler  Analizci özellikleri seçtikleri konuda zirveye çıkmalarına yardım eder  Üstün körü şeyler onları tatmin etmez  Yapınca tam yapmalı veya hiç yapmamalıdırlar  Matematik, tıp alanı ve özellikle operatörlük, petrol işleri, arkeoloji, antropoloji, maden mühendisliği, kimya, fizik konuları ile ilgili işler  Bilim adamı, araştırmacılar, ruhsal konulara ilgi, psikanalistler Akrepler, içinden çıkar  Gizlilik, takip gerektiren işler, dedektif, polis, askerlik alanları, astroloji, gibi sezgi desteği isteyen konular, büyü, fal, medyumluk ilgi alanlarıdır  Politikacılık, cenaze işleri, kasaplık, sıvılarla ilgili konular, alkollü içki yapım veya satımı gibi işler uygundur  Yer altı, mağaralar, yanardağ konuları ilgi alanlarıdır  Bu alanda araştırmacı olabilirler  Ayrıca çok güçlü, kariyer edinmiş, profesyonel ve kendine özgü sanatçılar da Akrep burcu insanlarından çıkar  Seçtikleri her meslekte bir şekilde kendilerinden bahsettirmeyi becerirler

Yay Burcu Uygun Meslekler

Yaydan fırlayan ok tam hedefe isabet etmişse, yani sevdiği kendine uygun gerçek alanı bulmuşsa o alanda uzman olacaktır  Aksi halde daldan dala konar, mutlu bir çalışma hayatı olmaz  İleri görüşü, yeniliği gerektiren, enerjisini kullanabileceği fikirsel ve bedensel hareketliliğe müsait, özgürlüğünü kısıtlamayacak, seyahat edebileceği ve meslekler Yay\’lara uygundur  Sporun çeşitli dalları, voleybol, futbol veya hayvanlarla yapılan sporlardan at biniciliğine meyil verir  Ayrıca izcilik, spor koçluğu için çok uygundur  Eğitim alanı, öğretim görevlisi, öğrencilerin sevgilisi olabilecek öğretmen, profesör, araştırmacı, din, felsefe bilimi konularında öğrenen ve öğreten kişi olabilir  Hosteslik de tam onların şanına uyan bir meslektir  Konuşma ve kalem kullanabilme yeteneği sayesinde sosyal yöneticilik, ticaret, basın, yayım alanı, oyun, mizah, fıkra yazarlığı ve siyaset için de uygun kişilerdir  Gezgin, seyyah, din görevlisi, papaz gibi kişiler de Yay\’lar arasında sıkça görülür

Oğlak Burcu Uygun Meslekler

Sabır, disiplin, otorite gerektiren işlerde hem çalışan hem de işveren olarak çok başarılı olurlar  Adalet konusunda hassastırlar  Kurallara uyar, asla tâviz vermez ve verdirmezler  Çabukluk, yenilik, serilik gerektiren işler onlara hiç uymaz  Ayrıntıları uzun uzadıya dikkatlice incelemeye bolca vakitleri olmalıdır  Oğlak denilince akla yöneticilik ve tek konuda uzmanlık gelmelidir  Müdür, şef, idareci, ticaret ve üretim işleri, inşaat sektörü, oto alım satımı, mühendislik, işadamı, çiftçilik gibi meslekle de başarılı olurlar  Emir ve disiplin isteyen askerlik ve çeşitli kademeleri ise çok idealdir  Bilimsel konular, yüksek matematik ev hesap uzmanlığı, kimya, tıp ve astronomi dallan onlara uyar  Ciddi, dik kafalı ve duygusal olmamaları politikada yer edinmelerine yardımcı olur

Kova Burcu Uygun Meslekler

İleri görüşünü, devrimci ve yenilikçi kapasitesini değerlendireceği alanları seçmelidir  Öğrenmeli ve çevresine öğretebilmeli, yeni buluşlar yapabilmelidir  Bilim adamı, kendine özgü stile sahip araştırmacı, yaşamı kolaylaştıran buluşlara imzasını atan kişi, toplumsal refahı sağlayıcı olabilir  Tıbbı ilgilendiren işlerde uygundur  Bilgisayar, elektronik, teknoloji, uzay, havacılık, astroloji, tıp, fotoğrafçılık gibi konularda başarılı olurlar  Düşüncelerini çok iyi ifade edebilen bir yazar, konuşmacı, sendikacı, öğretmen, dinlemeyi bilen ve rehber olabilen bir psikolog, mucit, astronot olabilirler  Hangi alanda olursa olsun akıllarını mükemmel bir şekilde kullanabilir ve farklı bir yaşam stili yakalayabilirler

Balık Burcu Uygun Meslekler

Hayal gücü isteyen, yardım, merhamet, özveri gerektiren alanlar uygundur  Önsezilerinin güçlü olması insancıl amaçlı mesleklerde basan verir  Zengin iç dünyasını yansıtabileceği, duygusal doyum bulabileceği konularda çalışmaktan zevk alırlar  Kazanç sağlamak başlıca hedefleri değildir  Edebiyat, müzik, güzel sanatlar başarılı olabilecekleri dallardır  Müzisyenlik, hikaye, öykü, roman yazmak, şiir ve şarkı sözü yazarlığı, dans, bale, perde, sahne ve ressamlık uygun mesleklerdendir  Suyla ilgili konular, denizci, yüzücü su sporları, ilaç, içki sektörü, kozmetik alanı, moda, parfüm yapımı veya ticareti, ayakkabıcılık, balıkçılıkla ilgili konular uğraşı alanları olabilir  İthalat ve ihracat işleri de uygundur  Hassasiyeti ve merhamet gerektiren hastabakıcılık, yaşlılarla ilgilenme, hastalan tarafından sevilen bir doktor, yardım konularında görevli, öğretmen, rahip, rahibe, din görevlileri de balık burcundan çıkar

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

RUHUNUZUN YAŞI KAÇ? (Test)

 
 … Kronolojik yaş,biyolojik yaş,sır vermeyen yaş… Günümüz insanı fizik olarak gençliğin peşinde. Peki ya ruhumuz.Ya ruhun yaşı? Var mısınız teste?
RUHUNUZ KAÇ YAŞINDA?
 1)İlişkiler ve siz…
a)sizin için asıl zor olan,bir ilişkiye başlamaktır.
 b)Zor olan sürdürmektir.
 c)genelde terk edilen siz olursunuz.
d)genelde terk eden siz olursunuz.
2)Bir arkadaşınız seyrettiği filmi çok beğendiğini söylüyor. Ona ne sorarsınız???
a)Yönetmeni kim?
b)Kimler oynuyor?
c)Nerede seyrettin?
 d)Ödül almış mı?
 3)Kapıya gelen pizzacı çocuk/kız fena halde bozuşarak ayrıldığınız sevgilinize ikizi gibi benziyor….
 a)Artık canınız pizza falan istemiyor.
 b)”İiyi ki ayrıldım” dersiniz içinizden.
 c)Birden onu özlersiniz.
d)Pizzacıya bahşiş vermez,bir de surat asarsınız.
4)Köpeğiniz konuşsaydı size ne söylerdi???
a)”Beni gezdirirken niye kaldırımdaki taşların çizgilerine basmadan yürüyorsun”?
b)”Hep böyle yavaş mı yürüyeceğiz,bir kere de deli gibi koşalım!”.
c)”Yine mi top oynayacağız,zaten dere tepe gezdik,yoruldum,hadi artık eve gidelim”.
d)”Yine beni unuttun!Beni gezdireceğine kendin geziyorsun!”
5)Ofisteki bir arkadaşınız, bir türlü nedeni anlaşılamayan bir hastalık geçirdi.Onu hastahaneden taburcu ettiler ama hala incelemeler yapılıyor. Ofise geldiğinde…
a)Elini sıktıktan sonra tedirgin oldunuz,elinizi yıkamak istiyorsunuz.
b)Ona sarılmaktan çekinmessiniz.Öyle ya,taburcu ettiler,tehlike olsa kesinlikle hastaneden çıkarmazdılar.
 c)Elini de sıktınız,onu öptünüz de…Aklınıza birşey gelmez.
 d)”Grip oluyorum,bulaştırmayayım”deyerek ondan uzak durursunuz.
6)Hayalinizdeki kötü niyetli uzaylınasıl bir tip???
a)Dünyada var olmayan bir elementten oluştuğu içinzar zor görülebilen, oluşmuş,kısık ve ürkütücü sesli.
b)İnsana benzeyen,şişmanca yüzlü,tuhaf bakışlı, elektronik bir sesi olan.
c)Kocama,böcek gibi,çok kollu,çok bacaklı,salyası akıyor.
d)Minyon yapıda,ince sesli bi ucube.
7)Televizyonda birden yayın kesilip Ürgüp’e bir uzay gemisinin indiği flash haberlerde verdiler.Ayrıntıların 15 dk. içinde verileceiğini bildirdiler…
a)Aklınıza ilk gelen,”Niye Ürgüp???”
b)Aklınıza ilk gelen soru,niyetlerinin ne olduğu.
c)Aklınıza ilk gelen ,dünyanın sonunun geldiği.
d)Aklınıza ilk gelen, güvenli bir yere kaçmak.
8)Aradan üç saate yakın zaman geçti ama gemininkapısı açılıp da tek bir kişi inmiyor. sizce niye???
a)Yanlış yere indiklerini fark ettiler,aralarında bir karara varmak istiyorlar.
 b)Belki atmosfer onlara zarar veriyor,tedbir almakla uğraşıyorlar.
c)Kapıyı çalmamızı bekliyorlar.
d)Mutlaka başka gemiler de gelicek,onları bekliyor.
9)Aradan üç gün geçti hala ses yok. Neden olabilir?
a)Belki onlar mikroskopik yaratıklar, gemiyi çoktan terkettiler,biz anlamıyoruz.
 b)Belki zamanları farklı,bizim üç günümüz onların üç dakikasıdır..:
c)Belki dünya onları hasta etti..
d)Belki ölmüşlerdir…
10)Bu şekilde zaman geçtikçe.
a)Tedirginliğiniz vakit geçtiçe artar.
b)Git gide iyimserlik baş gösterir.
c)Neredeyse unutursunuz.
 d)Uzak bir ülkeye çoktan çıktınız bile.
 D_E_Ğ_E_R_L_E_N_D_i_R_M_E
(A)’lar çoğunluktaysa İHTİYAR RUHLUSUNUZ Ruhunuzun yaşı çok ilerlemiş.Yaşınız kaç olursa olsun,hayatı bit ihtiyar temkinliliği ile yaşıyorsunuz.Aşırı tedbirli ve her konuda endişelisiniz. En kötü olasılık,ilk akoınıza gelen şey.Ve yeniliğe,denemeye hiç açık değilsiniz.
(B)’ler çoğunluktaysa RUHUNUZ YAŞINIZLA UYUMLU Hangi yaştaysanız,ruhunuz da oyaşta.Sağduyunuz ve mizah anlayışınız çok iyi gelişmiş.Bu nedenle karamsarlıktan uzaksınız,sınırlarınızı çok iyi biliyorsunuz ve ölçülü bir şekilde yeniliğe ve denemeye açıksınız.
 (C)’ler çoğunluktaysa ÇOCUK RUHLUSUNUZ Sizin ruhunuz çocuk yaşta.Duygu ve hevesleriniz yönetiyor sizi. Düşünmeden hareket ettiğiniz çok oluyor. Acelecisiniz,deneme konusunda tereddütsüsünüz.Sorumluluk ve serinkanlılık size uzak kavramlar…
 (D)’ler çoğunluktaysa GENÇ RUHLUSUNUZ Siz,yaşınız ne olursa olsun genç ruhlusunuz.Her şeyden önce kendini çok seviyorsunuz ve hayalleriniz iddialı!!!Biraz benmerkezcisiniz.Sizin için hep ”ilerisi” ve sizi bekleyen güzel şeyler var.Hayallerinizi gerçekleştirmek için hiçbir zaman geç değil ve her şeyi göze alırsınız.
ALINTI

SİYAH GİYEN ADAMLAR 3 (MEN IN BLACK 3)

Siyah Giyen Adamlar 3Özet & detaylar

Ajan J, Ajan K’yı bulmak için zamanda geriye gittiği, uzun bir yolculuğa çıkacaktır. Zira dünyanın sonunu getirebilecek bir seri olayın fişeği ateşlenmiştir. Ajan J, zamana karşı şimdi her zamankinden daha hızlı hareket etmelidir… Oyuncu Will Smith ve yönetmen Barry Sonnenfeld Siyah Giyen Adamlar efsanesini yeniden canlandırmak için üçüncü kez bir araya geliyorlar. Gezegenimizi bir kez daha düşmanlardan kurtaracak çok gizli devlet örgütlerinin dünyasına iniyoruz. Ayrıca serinin üçüncü filmi bu kez 3 boyut teknolojisinin olanaklarından sonuna kadar faydalanıyor. Başrollerde Will Smith’e eşlik eden isimler ise Tommy Lee Jones, Josh Brolin ve güzel yıldız Emma Thompson…

İNSAN BEYNİNİ ETKİLEYEN 10 ROMAN

Bilim dünyası insan beynini farklı bir biçimde etkileyen on romanı belirledi. 

 

Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi.

Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.

 

Nitelikli bir roman, bu etkileriyle insan beynini de keskinleştiriyor ve insan davranışlarına ilişkin bilgiler veriyor. İki bilim insanı, insan beynini en fazla geliştiren on romanı da tespit etmişler. Listede Tolstoy’un Anna Karenina veya Virginia Woolf’un Bayan Dalloway’ın yanı sıra Muhsin Hamid’in 2007 yılında yazdığı ‘The Reluctant Fundamentalist / Gönülsüz Köktendinci’ isimli romanı da yer alıyor.

 

  Listede yer alan romanlar şöyle;

 

1- Johann von Goethe / Genç Werther’in Acıları (1787)

2- Jane Austen / Aşk ve Gurur (1813)

3- Nathaniel Hawthorne / Kırmızı Leke 1850

4- Gustave Flaubert / Madam Bovary (1856)

5- George Eliot / Middlemarch (1870)

6- Leo Tolstoy / Anna Karenina (1877)

7- Virginia Woolf / Bayan Dalloway (1925)

8- Toni Morrison / Sevgili (1987)

9- J.M. Coetzee / Utanç (1999)

10- Muhsin Hamid / Gönülsüz Köktendinci (2007)

 

İstanbul Sultanahmet Meydanı’ndaki dikilitaş üzerindeki metinde ne yazılı?

 

 

Bugün İstanbul’da dikilitaş adını verdiğimiz anıt, Eski Mısır eseri. Eski Mısır’dan çıkarılarak dünyanın çeşitli kentlerine dikilitaşlar götürüldüğü olmuş. İstanbul’daki dikilitaş ilk olarak MÖ 1547 yıllarında Firavun III. Tutmosis adına Yunanlıların Heliopolis adını verdiği Annu kentinde dikilmiş. Üzerinde Hiyeroglif yazısı ile Tutmosis’in zaferleri yazılmış. Taş ilk olarak Bizans İmparatoru Constantinus’un dikkatini çekmiş ve Mısırlılara bir mektup yazarak bu taşın kendisine gönderilmesini istemiş:

“Gemileriniz Karadeniz’e çıkarken sizleri cömertçe karşılayan ve beslenmesine yardımcı olduğunuz bu şehrin güzelleşmesine katkınız olması için bu yekpare taşı yollamanız yerinde olur.”

Dikilitaş’ın İstanbul’a ne zaman gönderildiği tam olarak bilinmiyor. Bilinen, taşın kente geldikten sonra uzun süre yerde yatması. İmparator Thedosius başa geçtikten sonra bu dikilitaş’ı hatırlamış. Birçok zafer kazanan imparator, belki bu zaferlerini anlatması için Mısır krallarının yaptığı gibi bir dikilitaş dikmek istiyordu. Kadırga limanından hipodroma kadar olan mesafede özel bir yol hazırlatılarak taşın bugünkü yerine taşınması üç gün, burada bir kaide üzerine dikilmesiyse 32 gün sürmüştü. Belki bu sırada belki de daha önce taşınırken alt kısmındaki hiyerogliflerden biri zarar gördü.

Taş, 390 yıllarında Bizans İmparatoru Theodosius’un emriyle Hipodrom’a dikildi. Kaidedeki kabartmalar üzerinde I. Theodosius, oğulları, karısı, Arkedios, Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülür. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikilişini gösteren tasvirler de vardır.Pembe granitten yekpare yapılmış 19,6 , kaidesiyle birlikte 24,87 metre yüksekliğinde olan taşın dört yüzündeki metinse dilimize yaklaşık şöyle çevriliyor:

 

Kuzeybatı cephesi:

“18. sülaleden Yukarı ve Asaği Mısır’ın sahibi 3. Tutmosis, Tanrı Amon’a kurbanını sunduktan sonra Horus’un yardımıyla bütün denizleri ve nehirleri hükmü altına alarak hükümdarlığının otuzuncu yılı bayramında bu sütunu daha nice zamanların getireceği bayramlar için yaptırdı ve dikti.”

Kuzey cephesi:

“Gizli ve kutsal ismin her tecellisine mazhar olan tanrı Amon’a kurbanını büyük bir acz içinde sunduktan sonra, ondan yardımlar dilenerek güneyin dostu, dinin nuru iki tacın (Aşağı ve Yukarı Mısır) sahibi, kudretli hükümdar ülkesinin sınırlarını Mezopotamya’ya kadar götürmeye azmetti.”

Güneydoğu cephesi:

“Güneşin doğduğu sırada sahip olduğu altın renkleri dünyaya yayan Horus’un verdiği kuvveti, serveti, kuvvetli sevgi, saygıyı taşıyan ve Aşağı ve Yukarı Mısır’ın tacına sahip olan ve bizzat Güneş tarafından seçilmiş olan firavun, bu eseri babası Ra için yaptırdı.”

Güney Cephesi:

“Tanrı Horus’un lütfuna mazhar olan ve Güneş’in oğlu unvanını taşıyan Aşağı ve Yukarı Mısır’ın hükümdarı olan firavun, kudret ve adaletle bütün ufuklara nur saçtı. Ordusunun önüne geçti. Akdeniz’de dolaştı, bütün dünyayı mağlup etti. Sınırlarını Naharin’e kadar yaydı. Mezopotamya’ya azimle gitti, büyük savaşlar yaptı.”

Dikilitaşın kaidesinde yer alan yazılarsa Doğu Roma İmparatorluğunda adet olduğu üzere Grekçe ve Latince yazılmış. Grekçe yazı bir anlatıcı ağzından şöyle diyor:

“Devamlı bir suretle yerde duran bu taşı dikme cesaretini İmparator Theodosius gösterdi ve yardımına Proclus çağrıldı. Bu şekilde otuz iki günde yerine dikildi.”

Latince metinse taşın ağzından yazılmış:

“Önceleri direnmiştim; fakat yüce efendimizin emirlerine itaat ederek, yenilen tiranlar üzerinde zafer çelengini taşımam gerekti. Her şey Theodosius ve onun kesintisiz sülalesine boyun eğiyor. Bana da galip geldiler ve reis Proclus’un idaresi altında otuz günde yükselmeye mecbur oldum.”

alıntı

İçinizdeki ‘kötü’ nasıl ortaya çıkar?

Herkesin bir iyi bir de kötü tarafı var. Hayat içimizdeki iyilik ve kötülük arasındaki mücadelenin alanı. Zaaflarımız, tutkularımız bizi kötülüğe sevk ederken, sahip olduğumuz ahlaki değerler tarafından dizginleniyoruz. Peki sizi, kötülüğe sevkedebilecek gücün kaynağı ne? İşte katiyyen bilimsel olmayan bu testin ana meselesi bu…

http://testyourself.tr.msn.com/olcer/kötü/Start.aspx

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüzümüzdeki Masaj Noktaları…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

70 Yaşındaki Halini Öğrenmek İstiyorsan

70 Yasindaki halini sende ogrenmek istiyorsan >

http://on.fb.me/IefjJk

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Neden kadeh tokuşturulur?

Kadeh tokuşturmak antik çağlardan gelen bir kültürdür. Antik çağlarda insanların düşmanlarını evlerine davet edip onlara zehirli içki ikram etmeleri yaygın bir olaydı.

 Hal böyle olunca ev sahibi misafir ettiği düşmanına içkinin zehirsiz olduğunu ikna etmek için kadehini havaya kaldırıp misafirden kendi içkisine bir yudum içki katmasını isterdi. Misafirde şühpesi olmadığını göstermek için ev sahibinin kadehine kadehini hafifçe vurur ve içkiyi denemeye gerek olmadığını ifade ederdi.

 Şarap kültüründe ise şarabın bütün duyguları tatmin ettiği kabul edildilir. Şarabın rengi gözleri, kokusu burunu, tadı dili, dokunma hissetme duyusu ve tokuşturunca çıkan çın sesi ise işitme duyusunu tatmin ettiği kabul edilir.
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Güç hayvanınız hangisi?

Her hayvan kendine özel ve özgü. Her birini farklı kılan özellikleri var.

Yüzyıllardır dünyanın dört bir yanındaki pek çok gelenekte insanların her birine ilham veren, onları koruyup kollayan ya da zor durumlarda kendilerine örnek almaları gerektiği düşünülen güç hayvanları bulunmaktadır.

Sizin içinizdeki, size yön veren güç hayvanının ne olduğunu merak ediyorsanız bilimsellikten son derece uzak testimize buyurun, birlikte tespit edelim.

http://testyourself.tr.msn.com/olcer/Güç_hayvanınız_hangisi/Start.aspx

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »