Renklerin Gücü…

 

Bazen  bir rengi seyretmek ve ona odaklanmak ihtiyacı hissederiz, bu her zaman  ayni renk değildir, çoğu zaman enerjisini depolamak istediğimiz renk,  adeta herhangi bir gıda türüne ihtiyaç duyduğumuz zamanlardaki gibi bizi  çekebilir.

Ona uzun süre bakmak ferahlatıcı olacaktır. Ruhsal ve  bedensel olarak renklerin sağaltıcı, şifa gücü, insan üzerinde etkin  kılınabilir. Her bir renk, zaman zaman yararlı ya da zararlı kuvvete  sahiptir. Dolayısı ile bize olumlu gelebilecek renkleri, giysi ve  dekorasyon seçiminde bilinçli kullanmak önemlidir.

Her  renk, kendine has bir frekansla titreşiyor, vücudumuzdaki organların da  belirli frekanslarda titreştiği göz önüne alınarak, belli renklerin  kullanımı ile bedende rahatsızlık hissedilen bölgelere enerjisini  iletip, hastalıklarda tedaviye yardımcı olunabileceği düşünülmüş.

Renklerle tedavi, yüzyıllardır uygulanılmış ezoterik bir bilgi. Rutin  günlük renk terapisini kendi başına uygulamak için, öncelikle ruhsal  huzur veren turkuaz rengini zihin gözü ile canlandırmaya çalışmanız  önerilir. Transa girildiğinde, tüm renkleri sırayla takip eden ve altın  rengine dek uzanan bir tayf görme çalışması gibi terapiler de  yapılabilir.

Kromoterapi, yardımcı renk tedavisinin çalışması; belli organlarımızı yöneten 7 enerji  merkezinin; yani Chakra (şakra) ların, 7 renge karşılık gelen renk  titreşimleri hastalıklarla azaldığında; bazı renklere olan  ihtiyaçlarının fazlalaştığı mantığına dayanır.

Hastalıklarda bu ihtiyacı  dengelemek adına yapılabilecek yardımcı tedavi, duruma uygun rengi,  ışık halinde vücuda vermektir. Bunun yanında, belirlenen renkte taş  taşımak, kıyafetler ve ortamı renklerle düzenlemek olumlu sonuçlar  verebilir. Bazen bir fon veya objeye bakarak veya renkli bir kumaşı yüze  kapatıp, gözler açık dinlenmekle ya da uygun renge boyanmış ampullerin  kullanımı ile terapi sağlanabilir. Hangi renge ihtiyacımız varsa, o  renkte meyve sebze bulabiliriz. Bunları yemek, suyunu içmek tedavinin  diğer tamamlayıcı unsurlarındandır.

Bu tedaviye örnek bir renk  verip sarıyı inceleyelim; sarı, 3. çakra ile ilgilidir, bu çakra,  bağımsızlık ve kişisel gücü belirler. Sindirim sistemi, karaciğer,  böbrekler, kan ve pankreas etkilediği alanlar. Bu bölgelerde sorun  olursa, sarıya gerek duyulabilir. Güneş ışığında durmak, altın veya  benzer renk taşlar takmak, sarı giysi ve çarşaflar, sarı ışıklı bir  lambayı ilgili çakra bölgesine yönelterek beklemek, bu renk çiçekler  almak, mısır, muz, greyfurt, limon gibi sarı bitkilerden faydalanmak iyi  gelebilir. Bu renkle sindirim sorunları, kaşıntı, egzema, mesane  sorunları, bayılma, gaz birikimi, karaciğer, pankreas, safra kesesi  sorunları, şeker hastalığı, kramplar gibi hastalıklarda tıbbı desteğin  yanında rahatlatıcı bir terapi uygulanılabilir.

Hangi durumlarda  hangi renklerin kullanılacağı, çakralarla ilişkili organların ve o  çakraya karşılık gelen rengin belirlenmesi ile bulunuyor.

7 ana çakra ve renkleri

Muladhara  Çakra: “Temel” anlamındadır. Omurga ile bağlantı yeri kuyruk sokumu  kemiğidir, rengi kırmızıdır.

Svadhisthana Çakra: Üreme organları  üzerinde bulunur. Anlamı “Benliğin Mekanı”, rengi turuncudur, idare  ettiği iç salgı bezi yumurtalıklardır.

Manipura Çakra: “Pırlantalar  Şehri” rengi sarı, yönettiği iç salgı bezleri adrenallardır.

Anahata  Çakra: “Çalınmamış” anlamındadır, kalbe yakındır, kardiak sinirağını  idare eder, rengi yeşildir.

Vişuddha Çakra: Anlamı “saf”, rengi mavi,  yeri gırtlak bölgesindedir, işitme duyusu, tiroid bezleri, ses tellerini  yönetir.

Ajna Çakra: “Sınırsız Güç” alında ve kaşların arasındadır,  rengi mavidir, epifiz bezine bağlıdır, durugörü verir, uyarılması şuur  açılımı sağlar.

Sahasrara Çakra: “Bin Taç Yapraklı” anlamındadır, tüm  çakraları koordine eden mega-merkezdir, başın üstündedir. Hipofizi  yönetir, rengi beyazdır. Soma Merkezi: Tali çakradır, alnın ortasındadır  ve rengi mordur.

Sevdiğimiz renklerin,  kişiliğe dair ipucu verdiği düşünülür. Ancak, bir renge takıntımız ve  sürekli onu kullanma eğilimimiz varsa şu sonuçlar biraz daha geçerli  olabilir.

Kırmızı: agresif ve ateşli. Sarı: kimliği karışık ama uyumlu. 

Pembe: gösterişi seven, karşı cinsten gizlice nefret eden, aldatmayı  seven.

Mor: entelektüel, kontrollü, görünüşüne önem veren, hareketli.  Siyah: uyumsuzluğu seven, cesur, bağımsız.

Yeşil: aldatmayı sevmeyen,  sevecen, müşfik.

Turuncu: hayal gücü geniş, egoistliği ağır basan. 

Kahverengi: sıcak, derin, romantik, tartışmalarda ağır sözler  kullanabilir.

Gri: kararsızlık, soğukkanlılık, tarafsızlık.

Mavi: hassas  duyarlı, iyi bir eş.

Beyaz: tutucu, korunmayı sever görünen, ancak  baskın kişilik.

Gizemciler tarafından, insanda hakim ilkeleri  sembolize eden renklere önem verilmiş, buna göre de; Spiritüel Ruh:  Sarı. Hayvani Nefis: Kırmızı. Hayat İlkesi (Prana): Turuncu. Can: Yeşil.  Aura (canlıların bedenlerinden yayılan ışınım, bir tür elektromanyetik  alan): Mavi. Ruhsal Akıl: Leylak. Eterik duble-Astral Eş: Mor renklerde  belirlenmiştir.

Enerjinizle en doğru iletişimi kurabilen renklerin aydınlığında ve esen kalın.

Ferda Ercan Uyulan.

Okültizmveenerji Kitap.