Günün Fotosu… 7 Haziran Salı 2016

13327577_1022150517839021_3232210742458721034_n[1]

Anadolu’da Bir Düğün…

Fotoyu Çeken Bilinmiyor…

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Cam Tavan Sendromu

501-260[1]

“Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkansız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar.
Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışmaya başlar…”

Dr. David J. Schwartz

Bilim adamları, pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini görürler. Birkaçını toplayıp, 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar…
Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler, zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler, camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama vuran pireler, sonunda o zeminde 30 santimden fazla zıpla(ya)mamayı öğrenirler. Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce, deneyin ikinci aşamasına geçilir ve tavandaki cam kaldırılır. Zemin tekrar ısıtılır. Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli yoktur, daha yükseğe zıplama imkanları vardır ama buna hiç cesaret edemezler!
Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı “hayat dersi”ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin, isterlerse kaçma imkanları vardır ama kaçamazlar. Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30 cm’den fazla zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir. Bu deney, canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir.
Bu pirelerin yaşadıklarına “cam tavan sendromu” denir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız, hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir…

İnsan, inandığına denktir!
Yapabileceğini düşündüğü kadardır…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir şarkı yaşanan anı ateşleyebilir.

sümbül_23[1]

 

Bir şarkı yaşanan anı ateşleyebilir.

Bir ağaç bir ormanın başlangıcı olabilir.

Bir kuş, baharın müjdecisi olabilir.

Bir gülümseme bir dostluğu başlatabilir.

Bir tokalaşma moralinizi yükseltebilir.

Bir yıldız, denizde bir gemiye yön gösterebilir.

Bir tek kelime, büyük bir ideali anlatabilir.

Bir huzme güneş ışığı, bir odayı aydınlatabilir.

Bir mum, karanlığı… yırtabilir.

Bir gülüş, hüznü fethedebilir.

Bir adım, uzun bir yolculuğu başlatabilir.

Bir dua, bir kelimeyle başlar.

Bir umut ışığı ruhumuzu besleyebilir.

Bir dokunuş, ne kadar önemsendiğinizi hissettirebilir.

Bir ses, bilgelikle konuşabilir.

Bir yürek, gerçek olanı anlayabilir.

Bir yaşam, çok şeyi değiştirilebilir.

Görüyorsun ya… Her şey sana bağlı!.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutlu Olmak İçin Kullanabileceğiniz 15 Formül…

mutluluk kapak fotograflari[1]

 

1. Sizi mutlu eden insanlarla beraber olun.

2. İnsanın amacının olması iyi güzel de amaca giden yoldan da keyif almaya bakın. Yolda olmaktan keyif almalısınız.

3. Parayı amaç  olarak değil araç olarak görün

4.  Elimizdekilerin kıymetini bilin

5. Kendinizi kimseyle kıyaslamayın

6. Affedin

7. Gelecek kaygısını denize dökün…

8. Kendinize hoşgörü gösterin

9. Gevşemeyi öğrenin sürekli stres altında yaşamak sizi çok yorar.

10. Gereksiz kibarlıktan, hayır diyememekten kurtulun. Hayatınızı sizin isteklerinizin yönetmesine izin verin.

11. Gerektiğinde yardım isteyin

12. İlahi sisteme güvenin ve kendinizi akışa bırakın.

13.Sevdiğiniz bir hobi bulun.

14.Fikir sorun ama hayatınıza ait kararlarınızı siz alın. Sonuçta onları yaşayacak olan sizlersiniz…

15. Her şeyi kafaya takmayın biraz boş verci olun…

Anette İnselberg

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Allah beni kurtarır

gok-gurultulu-yagmur-sesi-10-saat_8393803-360660_1280x720[1]

Köyde herkes tarafından çok sevilen bir adam varmış. Fakat kader ve dua anlayışı biraz farklıymış.

Bir gün yaşadığı köyde sel felaketi yaşanmış. Herkes köyü terk ediyormuş. Ama bu adam yerinden kımıldamıyormuş. Sonunda en yakın arkadaşı arabasını evinin önüne çekerek kendisine selenmiş, “Haydi arabaya atla, köyde kimse kalmadı, barajın kapakları patları ve büyük sel olacak haydi gel” demiş. Ama adam “Allah beni kurtarır sen git” demiş.

Sonra sular artmaya başladı, yardıma gelen bir kayığı ve onun ardından gelen başka bir kayığı da reddetmiş. Yine “Allah beni kurtarır” diyerek istememiş.

Sular o kadar artmıştı ki, evin bacasına çıktı ve yardıma gelen bir helikopteri de aynı şekilde geri çevirmiş. Sonra da boğularak ölmüş.

Allah katına yükselince merakla sormuş:
“Allahım sana güvenmiştim, niçin benim dualarımı kabul edip beni kurtarmadın” demiş.
Karşılığında şu cevap gelmiş: “Denedim hem de çok denedim, önce sana arabasıyla komşunu gönderdim.

Sonra bir kayık ve ardından bir başka kayık daha gönderdim. Ama sen kabul etmedin. En sonunda helikopter gönderdim ama onu da kabul etmedin.”

İşte aynen bazen böyle olmuyor mu bu hayatta? Eminim siz de biraz düşünseniz benzer şeyler yaşamışsınızdır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Muhammed Ali’nin Söylediği 15 Önemli söz

1_d[1]

 

1.Alt tarafı bu da bir iş. Otlar büyür, kuşlar uçar, dalgalar kumları yalar. Ben de insanları döverim.
2. Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar.
3. Seni tüketen, önündeki tırmanılacak dağlar değil, ayakkabındaki çakıl taşıdır.
4. Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur.
5. Ön yargı karanlıkta kalmış olmaktan kaynaklanır. Gün ışığı onu arındırır.
6. Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım.
7. Ben bir dövüşçüyüm. Göze göz karşılığa inanırım. Öteki yanağımı çevirmem. Karşılık vermeyen adama saygı duymam. Köpeğimi öldürürsen, kedini saklasan iyi edersin.
8. Keşke insanlar herkesi, beni sevdikleri gibi sevselerdi. Dünya çok daha güzel bir yer olurdu.
9. Zevk mutluluk demek değildir. İnsanı takip eden gölgeden öte hiçbir önemi yoktur.
10. Büyük bir şampiyon olmak için en iyi olduğuna inanmalısın. Öyle olmasan bile, öyle gibi davranmalısın.
11. Aklım kesiyorsa ve yüreğim inanıyorsa, başarabilirim.
12. Çalışmanın her saniyesinden nefret ediyordum fakat kendime hep “Dayan!” diyordum. Bugün çalışacağım ve ömrümün sonuna kadar bir şampiyon olarak yaşayacağım.
13. Gencim, yakışıklıyım, hızlıyım, sevimliyim ve yenilmezim! (Ağır siklet dünya şampiyonu olduğu sırada.)
14.Dünyayı 20’sinde de 50’sinde de aynı gören adam, 30 yılını boşa harcamıştır.
15. Bir hayatımız var, yakında geçmişte kalacak; yalnızca Allah için yaptıklarımız sonsuza dek kalacak.

kaynak: liste list


Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gustov Klimt- Altınlı Kadın ve Öpücük

 

Avusturyalı ressam… Klimt’in birincil resim konusu kadın bedenidir, -resimlerinde aşık olduğu bir bayanı sık sık model olarak kullanmıştır- ve eserlerinde ince dekoratif süslemelerle beraber zarif bir erotizm göze çarpar. Bazı tablolarında gerçekten de saf altın kullanmıştır. Viyana Üniversitesindeki tabloları II. Dünya Savaşında Naziler tarafından tahrip edilmiştir.

Özellikle The Kiss  (Öpücük) tablosu oldukça ünlüdür. ”Altınlı kadın” isimli  filmde de aynı adı taşıyan tablonun sahiplerine iade edilmesiyle ilgili hukuki mücadele anlatılmıştır…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Arkeolojik kazıda bulunan 800 yıllık tohumları eken araştırmacıları büyük bir sürpriz bekliyordu. 

 

Kanada’daki Winnipeg Üniversitesindeki öğrenciler bir arkeolojik kazıda buldukları küpün içinden çıkan tohumları ekmeye karar verdiler. Büyük ihtimalle bir şey çıkmayacak derken karşılarında birden bire yüzlerce yıldır soyu tükenmiş olan bir bitki türünü ve de onun meyvesini buldular. Tohumların yenilebilip yenilemediğini bilemesek de karşılarına çıkan Kabak mükemmel tadıyla süper lezzetliydi.

Wisconsin'in Menemonee bölgesindeki kazıda bulunan çömlek, bu tohumlar çömleğin içindeydi.

İçerisindense bu 800 yıllık tohumlar çıktı.

Bütün hepsi filizlenmese de aralarından bazıları bu devasa ve soyu yüzlerce yıl önce tükenmiş kabağı üretti


 

Öğrenciler kabaklarına Get-e-Okosomin adını vermişler

Büyüklüğü hiç de fena değil

Ayrıca artık tohum sıkıntısı da çekmeyeceğe benziyorlar

Her arkeologa buldukları tarihi eserleri yemek nasip olmaz. Arkadaşları tebrik ediyoruz.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çok Anlamlı Bir Hikaye…

ıssız-ada_164794[1]

Bir yolcu gemisi yolculuk esnasında kopan bir fırtınada batar ve içindekilerden sadece iki adam küçük ve ıssız bir adaya yüzmeyi başarırlar.

Ne yapacaklarını bilemeyen bu iki kazazede Allah’a yalvarmaktan başka çarelerinin olmadığına karar verirler. Fakat kimin duasının daha güçlü olduğunu anlamak için adayı ikiye bölmeye karar verirler ve adada karşılıklı olarak yaşamaya başlarlar.

İlk diledikleri şey yiyecektir. Ertesi sabah, birinci adam kendi tarafında dalları meyve dolu bir ağaç bulur ve ağacın meyvelerinden yer. Diğer adamın alanı ise hala çoraktır!

Bir hafta sonra, birinci adam yalnız olduğu için kendisine bir eş diler. Ertesi gün bir kadın yüzerek birinci adamın tarafına gelir. Diğer tarafta yine hiçbir şey yoktur!

Hemen sonra birinci adam bir ev, giysiler ve daha fazla yiyecek diler. Sihirli bir değnek değmişçesine tüm istedikleri kendisine verilir. Fakat ikinci adam hala hiçbir şeye sahip olamamıştır!

En sonunda birinci adam bir gemi diler böylece karısıyla birlikte adayı terk edebilecektir. Sabahleyin kendi tarafına demirlenmiş bir gemi bulur. Birinci adam karısıyla birlikte gemiye biner ve ikinci adamı adada bırakmaya karar verir. Onun hiç bir dileği gerçekleşmediği için Allah’ın nimetlerine layık biri olmadığını düşünür.

Gemi kalkmak üzereyken birinci adam cennetten yankılanan bir ses duyar, “Neden arkadaşını adada bırakıyorsun?”

“Bana gönderilen nimetler sadece bana aittir çünkü onlar için ben dua ettim,” diye cevap verir birinci adam. “Onun duaları kabul edilmedi o yüzden o hiçbir şeyi hak etmiyor.”

“Yanılıyorsun!” diye azarlar ses birinci adamı. “Onun sadece tek bir dileği vardı ve kabul ettim. Eğer etmeseydim sen gönderdiğim nimetlerin hiç birine sahip olamazdın.”

“Allah’ım ne olur söyle bana” dedi birinci adam, “Ne diledi de ona minnettar olmam gerekiyor?”

“Senin tüm dileklerinin gerçek olmasını diledi.”

Hepimizin bilmesi gerekir ki; Bize gönderilen nimetler sadece bizim dualarımızın sonucunda değil bizim için dua edenler sayesinde de gerçekleşir.

Bu göz ardı edilemeyecek kadar güzel bir hikâye…

Benim bugün sizin için duam, tüm dualarınızın gerçekleşmesidir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Anında Kişilik Analizi…Gözlerden Birini Seçin Sonucu Okuyun…

hangi_goz_kisilik_testi[1]

 

1.İçi dışı birsiniz. Açık ve netsiniz. Tanışır tanışmaz insanlara güveniyorsunuz bu da incinmenize neden oluyor.
2.Dünya için çalışan bir hizmetlisiniz. Bu dünya için sorumluluğunuzun bilincindesinizi ve bunu yaymaya çalışıyorsunuz.
3.Geçmişinizde delilikler yapmış bugünlerde durulmuş birisiniz. Huzurlu ve olumlu bir insansınız.
4.Çok kitap okuyup insanları anlamaya çalışıyorsunuz. Bunun mümkün olmadığını hissediyorsunuz ama çabalamaya devam ediyorsunuz.
5.Kapalı kutu gibisiniz. Çevrenizdekilere güvenmeden kendinizi açmıyorsunuz. Gözlemcisiniz.
6.6. Hissiniz çok kuvvetli olayları daha başınıza gelmeden önce hissediyorsunuz. Kırılgan ve hassas bir yapınız var.
7.Risk almayı seven gözüpek ve çılgın bir kişiliğiniz var.Hangi gruba girerseniz girin lider siz olursunuz.
8.Yaratıcı ve geleneklerin dışında yaşamayı tercih eden birisiniz. Sıradışı insanlar ve olaylar sizi çekiyor.
9.Karşınızdakini çok kolay okuyabiliyorsunuz, size yalan söyleyeni annında anlayabiliyorsunuz. İnsanları istediğiniz gibi yönetme yeteneğiniz çok gelişmiş…Kaynak: highprspective.com adresinden çevtilmiştir

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nasıl hissedip davranacağıma başkalarının karar vermesine izin vermem.’

Bahar_iei_Papatyalar[1]

Bir iş adamı arkadaşıyla yürürken, her zaman gazetesini aldığı bayide durur. Adama ‘Günaydın’ der güler yüzle. Satıcı ekşi bir suratla ve gayet kaba bir şekilde gazeteyi uzatır. İş adamı gülümseyerek teşekkür eder, giderken de ‘İyi günler’ der.
Arkadaşı şahit olduğu bu kabalıktan şaşkın, ‘Bu satıcı hep böyle kaba mı davranır?’ diye sorar. ‘Evet, ne yazık ki öyle’ diye yanıtlar iş adamı.
Arkadaşı, ‘Peki, sen hep böyle nazik ve kibar mı davranıyorsun bu adama?’ diye üsteler.
‘E…vet’ der iş adamı.
‘Peki, o sana böyle kötü davranırken sen niye ona ısrarla iyi davranıyorsun?’ diye merak eder arkadaşı.
İş adamı gülümseyerek, ‘Onun tavrının benim tavrımı etkilemesine izin veremem. Onun gibi davransaydım, benim davranışımı o belirlemiş olurdu. Günümü ona öfkelenerek berbat etmeye hiç niyetim yok. O mutsuz olmayı seçiyorsa, bunu değiştirmeyi de yine sadece kendisi seçebilir. Ama bir şey kesin. Nasıl hissedip davranacağıma başkalarının karar vermesine izin vermem.’
Her sabah uyandığımda o gün mutlu olmayı seçiyorum. Mutluluğu seçtikçe mutluluğum artıyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Waldo Nerede? Delirmek İsteyenler Buraya

1280x720-1OX[1]
Waldo kimdir ve nedir derseniz, Martin Handford’ın yıllarca uğraşıp kendi elleriyle çizerek yaptığı karmaşık illüstrasyonlarda bulunması istenen karakterdir. Kendisi gözlüklü, kırmızı beyaz renk şapkalı, aynı şekilde kırmızı beyaz çizgili bir süveter ve mavi kot pantolon giyen bir karakter. “Where is Waldo” oyununun zorluğu da resimlerdeki karman çorman yüzlerce kişi arasından Waldo’yu bulmak.  İyi delirmeceler ve eğlencelerrr grin ifade simgesi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Ayak üstünde gösterilen bu noktalardaki rahatsız olan organlarınıza masaj yaparak iyileşin…

13342962_503048546558106_3278111404574430874_n[1]

Dilden Dile Dolaşan Bir Hikaye Varmış…

316757-3-4-4ef56[1]

Dilden dile dolaşan bir hikaye varmış, iki köpeği anlatan:

İki köpek ayrı zamanlarda girmiş aynı odaya. Birisi mutluluktan kuyruğunu sallaya sallaya çıkmış dışarı, diğeriyse sinirden hirlaya hırlaya.

Onları izleyen kadın merak etmiş” bir köpeğ böylesine mutlu edenşey diğerini nasıl böylesine sinirlendirebilr ki?”

Girer girmez odaya şaşırmış kadın. Odanın dört bir yanı aynalarla doluymuş. Mutlu köpek ayna dolu odada ona bakan binlerce mutlu köpek görmüş. Sinirli olan ise ona bakan binlerce sinirli köpek.

O zmaan anlamış kadın; çevremizde gördüğümüz her şey, bizim birer yansımamaız aslında…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir Zen ustası beş öğrencisinin bisikletleriyle pazardan geldiğini görmüş.

415242_129567547287768202730_Original[1]

Bir Zen ustası beş öğrencisinin bisikletleriyle pazardan geldiğini görmüş. Öğrenciler bisikletlerinden indiğinde, öğretmen sormuş:
“Niçin bisiklete biniyorsunuz?”
Öğrencilerden ilki “Bisiklet, bu patates çuvalını taşıyor. Onları sırtımda taşımak zorunda kalmadığıma memnunum!” diye yanıtlamış.
Öğretmen övgüyle “Akıllı çocuksun. Yaşlandığında benim gibi kambur yürümeyeceksin.” demiş.

İkinci öğrenci ” Yoldan aşağı inerken yanından geçtiğim ağaçları ve kırları izlemeyi seviyorum” yanıtını vermiş.

Öğretmen “Gözlerin açık ve dünyayı görüyorsun” diyerek onu da övmüş.
Üçüncü öğrencinin yanıtı “Bisikletime bindiğimde “nam myoho renge kyo” nakaratını tekrarlamak beni hoşnut ediyor” olmuş.

Öğretmen ona da övgü dolu sözlerle ” Zihnin yepyeni bir tekerlek gibi kolaylıkla akıp gidecek” demiş.

Dördüncü öğrencinin yanıtı “Bisikletimi sürerken, tüm varlıklarla ahenk içinde olurum” olmuş. Öğretmen menunlukla ” Fenalık ve zarara yol açmaktan kaçınmanın altın yolunda ilerliyorsun” demiş.

Beşinci öğrenci “Ben bisiklet sürmek için bisiklete biniyorum” diye yanıtlamış aynı soruyu. Usta, beşinci öğrenciye doğru gitmiş, ayaklarının dibine oturmuş ve “Senin talebenim” demiş.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »