Nereye Böyle Fikret? Yoksa Başka Bir Kadın Mı Var?

13407256_1636690393323023_2009826768604097716_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

1891 Yılında Bisikletle Dünya Turu Yapan İki Kafadarın Çektiği Enfes Fotoğraflar

1891 Yılında Bisikletle Dünya Turu Yapan İki Kafadarın Çektiği Enfes Fotoğraflar – Ekşi Şeyler

Bisikletle dünya turu ya da dünya turu benzeri bir şey yapmak birçok insanın hayalidir. Bu hayali gerçekleştiren iki arkadaş, gittikleri yerlerde enfes fotoğraflara imza atmışlar. Onlardan bazılarını Sözlük yazarı ”lawyermih” derlemiş.

william schatleben ve thomas allen‘in 1891 yılında bisiklet ile yaptıkları ve round trip bicycling asia minors ismini verdikleri yunanistan’dan özbekistan’a uzanan tur da bunlardan biridir.

1890 yılında washington universitesi’nden mezun olan iki kafadar marco polo‘dan gaza gelip bir seyahate çıkarlar. önce trenle new york’a varan gençler* sonra londra üzerinden küçük asya ismini verdikleri bu tura çıkarlar. bu turda sırasıyla; yunanistan, türkiye, iran ve günümüzde türkmenistan ve özbekistan olan diyarları dolaşırlar. fotoğraflar 28 ocak 1891- 15 mart 1891 arası çekilmiştir. fotoğrafların en güzel özelliği ise, adeta bir street view tadında olması ve doğrudan insanlar ile beraber çekilmesi. kodak kamera ile çekilen yaklaşık 1200 civarında tarihi fotoğrafların bir kısmı şu şekilde görülebilir;

yunanistan

atina’nın aşağılarında bir sokak sahnesi

türk camii önünde gezginleri bekleyen kalabalık

acropolis’te bisiklet sürmek

türkiye

sultan abdülhamid’in cuma selamlığı

sandal ile boğaza giriş

sultanahmet

ayasofya

galata köprüsü üzerinde

çemberlitaş civarı

beypazarı

sivas

iran

ülkeye giriş kapısı

amerikalı bir misyoner

tebriz’in güney kapısı

halılarıyla meşhur kazvin şehri girişi

türkmenistan ve özbekistan

semerkant’ta toplanan halk

semerkantlı bir berber

taşkent’te bir rus ortodoks kilisesi

hani en başında marco polo’dan esinlenmişler demiştik ya;

buralardan sonra kazakistan’a oradan da gobi çölü üzerinden çin’e kadar gitmişler. nihayetinde şangay üzerinden gemi ile vancouver’a oradan da san francisco’ya 1892 yılında varabilmişler. oradan da new york’a giden gezginler sonunda 1893 yılında tam bir turu tamamlamışlar.

her iki gezgin de ilginç şekilde 1950 yılında vefat etmiş.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Beyninizin İçinde “Sil” Komutlu Bir Tuş Olduğunu Biliyor Muydunuz?

 

Bu, beyninizin yeni ve daha kuvvetli irtibatlar kurmak için izlediği hayranlık verici bir yol.

Daha önceki bir söyleyiş vardır “birlikten kuvvet doğar.” Nöronlar (sinir hücreleri) için de bu geçerli. Nöron hareketliliğiniz ne kadar yoğun olursa, hareketliliğin gerçekleştiği bölgedeki devreler de o kadar güçlenir.

Kaynak: http://www.fastcompany.com/3059634/your-…

Bu da “pratik yapmak mükemmeliğe götürür” ifadesini haklı çıkarıyor.

Ne kadar çok piyano çalarsanız, yeni bir dili kullanırsanız veyahutdahokkabazlıkla uğraşırsanız alakalı nöron bağları o kadar güçlenir.

Örnekler saymakla bitmez. İşte Fast Company’den, konunun ayrıntıları:

Öğrenme yetisi yalnızca nöron bağlarını yapmak ve güçlendirmekten ibaret değil.

Yıllardır “öğrenme” konusunun odağı bu olmuştur. Ancak çalışmalar vaziyetin değişik olduğunu gösteriyor. Daha da ehemmiyetlisi daha önceki bağları ortadan kaldırabilme yetimiz ve buna “sinaptik (sinirsel) budama” tecrübe ediyor.

Çalışma prensibine beraber bakalım:

Beyniniz bir bahçe gibi.

Beyninizin bir bahçe olduğunu düşünün. Tabii, çiçek, meyve ya da sebze yetiştirmek yerine “nöron”lar arası sinaptik (sinirsel) irtibatlar yetiştiriyorsunuz.

Bu irtibatlarsa dopamin, seratonin (halk arasında mutluluk hormonları olarak bilinirler ancak çeşitli görevleri vardır) ve benzeri nöro-aktarıcıların (kimyevi taşıyıcı/nöro-hormon) hedeflerine erişmelerini sağlar.

“Gliya hücreleri (sinir hücrelerinin savunucuları)” beyninizin bahçıvanlarıdır.

Belli nöronlar arasındaki sinyalleri hızlandırmak için görev başındadırlar.

Kimi diğer gliya hücreleriyse atıklarla uğraşır, zarar veren maddeleri ortadan kaldırır, ölü yaprakları temizler.

Beyninizin budamadan mesul bahçıvanlarıysa “mikro-gliyal hücreler”dir. Sinaptik (sinirsel) irtibatlarınızı budarlar.

Sualimizse şu, “hangisini budayacaklarını nasıl biliyorlar?”

Araştırmacılar bu gizemin üzerindeki perdeyi aralamaya başladılar ancak bildikleri şey şu ki, az kullanılan sinirsel irtibatlar “C1q” isimli bir protein tarafından işaretleniyor.

Budamadan mesul bahçıvanımız olan “mikro-gliyal” hücrelerse bu işareti gördükleri vakit, o proteinle birleşip, sinirsel irtibatı yok ediyor.

İşte bu şekilde, beyinlerimiz yeni ve daha kuvvetli irtibatlar kurup, bizim için fiziki boşluk oluşturuyor ki daha fazla şey öğrenebilelim.

Uyku neden ehemmiyetli?

Hiç, beyninizin tıka basa dolu olduğunu hissettiniz mi?

Belki yeni bir işe başlarken veyahut ehemmiyetli bir projenin derinliklerindeyken.

Yeterince uyumuyorsunuz, üstüne bir de, daimi yeni bilgi depoluyorsunuz. Bir
nevi beyniniz sahiden “dolu.”

Yeni bir hayli şey öğrendiğiniz vakit, beyniniz irtibatlar inşa eder, ancak bunlar zayıftır, kroki gibidirler.

Beyniniz bu irtibatların çoğunu budamaya ihtiyaç duyar zira daha akıcı, randımanlı sinirsel yollar kurması gerekir. İşte bunu uyurken gerçekleştirir.

Beyniniz, siz uyurken kendini temizler. Beyin hücreleriniz %60 oranında küçülür ki, gliya hücreleri gereksiz sinirsel irtibatları rahat rahat ortadan kaldırsın.

Hiç, güzel bir gece uykusundan uyandığınızda, duru bir zihinle ve hızlıca düşünebildiğinizi fark ettiniz mi?

Bunun sebebi gece süresince beyninizde gerçekleşen budama ve temizlik çalışması.

Öğrenmenizin kolaylaşması hesabına rahat bir ortam oluşmuş vaziyette içeride.

Uykusuz bir beyinle düşünmek, devasa ve yoğun bir ormanda meyve bıçağıyla yolunuzu açmaya çalışmak gibidir. Bıkkınlık verici, yavaş ve verimsiz.

Şekerlemeler de aynı sebepten dolayı düşünsel yetileriniz için çok yararlı.

10 ya da 20 dakikalık şekerleme, beyninizdeki gardiyanların kısa müddetliğine de olsa işbaşı yapmalarını ve yeni bilgi edinimleriniz için alanı temizlemelerini sağlar.

Dinlenmiş bir beyinle düşünmek, İstanbul’un mesai çıkışı trafiğinde tek aracın sizinki olması gibidir.

Yollar bomboş, zaman kaybınız yok, gereksiz duraklamalar geride kalmış.

Sahip olduğunuz bilginin farkında olun.

Aslında, beyninizdeki mevzubahis budama/temizlik işleri gerçekleşirken, kontrolün bir bölümü da sizin elinizde.

Geri dönüşüm kutusuna giden sinirsel irtibatlar, “sizin” kullanmadıklarınız. 

Kullandıklarınızsa güzelce sulanıyor ve bakımdan geçiyor. Neyi düşündüğünüze bu yüzden dikkat etmelisiniz.

Şayet Game of Thrones’un sonuna konusunda çok fazla kuram okursanız ve işinize yeterince odaklanmazsanız, tahmin edin hangi sinirsel irtibatlar silinmeleri adına işaretlenecek?

Şayet işyerinden biriyle aranız bozuksa ve ona gününü göstermek adına ne yapabileceğinize kafa yorarsanız ve elinizdeki asıl işleri ihmal ederseniz, yenilikçi istikametiniz zarar görecek ve intikam düşkünü sinirsel bir hücre hayat bulacak.

Beyninizdeki bu tabii bahçevari sistemin özelliklerinden yararlanın.

Sizin için ehemmiyetli olan şeyleri düşünün. Bahçıvanlarınız bu irtibatları
güçlendirecek ve sizin için ehemmiyetsiz olanları temizleyecekler.

Bahçenizi savsaklamayın 😇

kaynak | MekanikAdam BLOG | MekanikadamBLOG

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÖMRÜNÜ BOŞ YERE HARCAMAYACAKSIN..

sümbül_23[1]

Yanlış Hayatın Peşinden Koşmayacaksın!
Boş Hayaller Kurmayacaksın!..
Ummakla, dilemekle olmuyor, ayağa kalkacaksın!
Her şeyden önce farkına varacaksın!…
Hangi öğretiye inanırsan inan, üstün körü anlamayacaksın.
Bir bilgiyi gerçekten hayatında uygulayamıyorsan, o bilgiye sahip olduğun
yanılgısına kapılmışsın demektir.
Kendini kandırmayacaksın!
Gerçekleri anlayacak, sonu her ne olursa olsun kabul edeceksin.
Bazen bildiklerin, öğrendiklerinin acı verir.
Onu da yaşayacaksın.
Önce kendinin, ne olduğunun, nelere sahip olduğunun, gücünün, yeteneklerinin,
bu hayata neden geldiğinin farkına varacaksın.
Hayatını, gereksiz şeyler uğruna harcamayacaksın.
Kalbinde yaşadığın her duyguyu aşk sanıp, peşinden çöllere düşmeyeceksin.
Aşkın adını ağzına almadan önce, uzun uzun düşüneceksin.
Yüreğinle yüzleşeceksin.
Sevgiyi, tutkuyu, şehveti, alışkanlığı, çekimi, aşkı birbirinden ayırt edeceksin.
Hiç kimsenin ve hiçbir şeyin senden daha önemli olduğunu düşünmeyeceksin.
Bedenine, ruhuna, aklına sahip çıkacaksın.
Hak etmeyenin ardından yas tutup, bunu da aşka bağlayıp, aşkın şanını kirletmeyeceksin.
Kendini tanıyacaksın, hem de çok iyi tanıyacaksın!
Kimleri, neden ve niçin seçtiğini bileceksin.
İnsanız hepimiz, elbette zayıflıklarımız, düşkünlüklerimiz, saflıklarımız
var
Ancak kendi huylarını, eksiklerini iyi tahlil edeceksin.
Ardından gözyaşı döktüğünün adını doğru koyacaksın!
Yıllar süren yaslar yaşayıp, unutamadığını iddia edeceğine,
Neden hayatına başlayamadığını çözeceksin.
Korkularınla yüzleşeceksin.
Yattığın yerden, kurduğun hayale uygun bir beyaz atlı prens
beklemeyeceksin.
Aklın çalışacak, elin ekmek tutacak,
Kimseye boyun eğmeden yaşamanın lezzetini bileceksin.
İster kocan olsun, ister oğlun, ister anan, ister baban,
Kimsenin sevgisiyle hükmünü birbirine karıştırmayacaksın.
Ezilen, zavallı, akılsız olmak kazandırır gibi dursa da,
Sonunda mutlak kaybettirir; bunu unutmayacaksın!
Başkalarına değil, kendi gücüne inanacaksın.
Birinin boynuna asılarak durursan, karşındakini yormakla kalmazsın,
Bir gün kendi kolların bile çekemez ağırlığını düşersin;
Kimseye dayanmayacaksın!
Dünya da sensin, evren de!
Kendini geliştireceksin. Büyüyeceksin, olgunlaşacaksın.
Ruhunu da, aklını da bedenin gibi besleyeceksin.
Önce sen büyük olacaksın, farkında olacaksın,
Sonra dünyanın zevklerinin, aşkın, hayatın tadını çıkaracaksın.
Emanet hayatlara tutunup, ömrünü harcamayacaksın.
Ne olmasını bekliyorsan,
sen öyle oturdukça, olmayacak.
Candan Ünal

 

Elma Şekerci… Günün Fotosu… 08/06/2016

13407286_10154246236863545_590180807235284435_n[1]

Ara Güler 1960 Elma Şekerci

Günün Fotosu kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »