SÜLÜKLER HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Benim kara kızlarım…
Latince’de “Sülükle Tedavi” anlamına gelen Hirudo terapi antik çağlardan beri hekimler tarafından tedavi aracı olarak kullanılmıştır.
MÖ.15. yüzyılda Babil ve MÖ 5. yüzyılda Hint Sanskrit yazılı kayıtlarına kadar uzanan çok eski bir tedavi yöntemidir. Yine antik dönem Mısır ve Çin tıbbi kayıtlarında da bu tedavi görülmektedir.
Ünlü hekimlerden Nikandros ve İbn-i Sina da sülüğü bir tedavi aracı olarak kullanmışlar ve öğrencilerini bu konuda eğitmişlerdir.
Sülükler eski çağlardan beri gerek insanları tedavi edici ve gerekse omurgalı ve omurgasız canlılarda parazit olarak tanınmaktadır. Çok eski zamanlardan beri tıbbi sülük, Hirudo medicinali kan basıncını düşürmek için insanlar tarafından kullanılmaktadır. Sülüklerin Osmanlılar tarafından kullanıldığı ve bu konu ile ilgili yazılı eserler hazırladıkları bilinmektedir. Osmanlılarla beraber Fransızlar da sülüklerden yararlanmışlardır. Tıbbi amaçla 1830 yılında Paris hastanelerinde beş milyon sülük kullanıldığı bildirilmiştir (Kaestner, 1967). Günümüzde sülüklerin çeşitli türleri üzerinde bilimsel çalışmalar yürütülmekte ve bunlardan modern tıbda kullanılan ilaçlar elde edilmektedir.
Sülüklerin 9 ailesi ve 127 cinse toplanmış 650 türü vardır. Sadece 2 türü Tıpta, kozmetik ve ilaç sektöründe kullanılıyor.
Hirudo medicinalis (Linneaus,1758) ve Hirudo verbana (Savingy,1820-tandan,1826)
Bugün sülük tedavisi biyolojik etkileri açısından “benzeri olmayan” bir tedavi yöntemi nitelendirilmektedir. Almanya’da 300’ü aşkın hirudoterapi kliniği vardır. Sadece Avrupa da yılda 100 milyon sülük kullanılmaktadır. Amerika’da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000’den fazla üyesi vardır ve 2004’te Amerikan ilaç ve gıda dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve Avrupa’daki gibi eczanelerde satılmasına izin vermiştir.
Peki, gözleri ve işitme organları olmayan bu canlıları bu kadar değerli bir tedavi aracı haline getiren nedir?
Sülük’ler, kan emerken vücuda kendi ürettikleri salgıyı verirler. Bu salgı şu ana kadar izole edilebildiği kadarıyla104’e yakın biyoaktif madde içermektedir. Bu maddelerin bir kısmı kanın pıhtılaşmasını engellerken bir kısmı oluşmuş pıhtıları eritmekte, birkaçı ağrı kesici özellikler sergilemekte, bir bölümü de kan basıncını dengelemektedir. Ayrıca sülük tedavisinin antidepresan, antibakteriyel, antioksidan etkinliği de yapılan çalışmalarla ortaya konmuştur.
Başlıca bu maddeler;
Kanın pıhtılaşmasını engelleyici (hirudin)
Pıhtılaşmasını engelleyici (Antiagregan)
Oluşmuş pıhtıyı eritici (fibrinolitik)
Ağrı kesici (analjezik-antiromtizmal)
Mikrop öldürücü (antibakteriyel)
Tansiyon dengeleyici (Antihipertansif)
Kas gevşetici (miyorelaksan)
Bağışıklık sistemini düzenleyici (immun modulatör)
Sitres giderici (Anksiyolitik)etkilere sahiptir.
Ayrıca “nörotrofik”etkisiyle sinir hücreleri ve liflerin tamir edilmesini hızlandırır.
Tıbbi sülüğün güçlü antioksidan etkisi nedeniyle koruyucu (preventif)tıpta da kullanımından bahsetmek gerekir. Yılda 1 defa yapılan sülük tedavisi, o yıl içinde enfeksiyonlar başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucu etkigöstermektedir…

alternatif tamamlayıcı tıp

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: