Niyet Evɾenin Halısını Dokuɾ.

Niyet Evɾenin Halısını Dokuɾ.

Deepak Chopra

Ve Erkek Nasıl Delirir…

Mutlu Olmanın 25 Yolu

Happy girl at sunset

Nasıl mutlu olabilirim? İşte biz insanlar olarak yaptığımız her eylemi, her düşüncemizi, her pazarlama kampanyasını, üretilen her ürünü, aile dahil her türlü sosyal yapıyı, felsefeyi, kuramı, psikolojiyi, bilimi, dinleri oluşturan, güdüleyen, bu soru. İnsanların ürettiği her şey, düşünce, ürün, buluş, fikir, felsefe, vb., bu soruya verilen bir yanıt aslında. Gelin biz de yanıtlamaya çalışalım:

  1. Mutlu olmaya çalışmayı bırakarak. Diyelim ki mutluluğunuzu en güzel lezzeti bulmaya bağlamışsınız. Bu arayış içerisinde tattığınız her lezzet size nasıl gelir? Muhtemelen her yeni lezzette “bu da değil!” diyeceksiniz, “hala mutlu olamadım”. Ve diyelim ki bir gün o lezzeti buldunuz. Çok mutlusunuz, “işte bu” dediniz, “hayatım boyunca hep bu lezzeti aradım”. Tadını çıkardınız. Ya sonraki yemek? Aynı yemeği yeme fırsatını da bulduğunuzu varsayalım. Ya bundan sonraki onuncu yemek? Farkında mısınız, amacınıza ulaşarak bundan sonra bir daha aynı mutluluğu tatmamayı garanti altına almış durumdasınız. Öte yandan, diyelim ki, alacağınız lezzetten herhangi bir beklentiniz yok. Yediğiniz her yemek, her yeni lezzet, eğer ondan bir beklentiniz yoksa, nasıl bir deneyim olur acaba? Kuru ekmek bile tadı çıkarılacak yeni bir deneyime, yeni bir zevk kaynağına dönmez mi, belki de? (metafor Cem Şen ile Kalp Yolu eğitiminden).
  2. Kendimizi nasıl mutsuz ettiğimizi bularak. Biosphere 2 adlı çok ilginç bir ekoloji deneyinin yaratıcısı, bilimadamı, felsefeci ve yazar John P. Allen’la sohbet etme fırsatını yakaladığımız bir akşam kendisine sorulan “Nasıl mutlu olabiliriz?” sorusuna verdiği yanıttı bu… Kendimizi aslında nasıl mutsuz ettiğimizi bulup da bunları yapmayı bıraktığımızda, büyük bir keyifle farkına varacağımız şey, daha derin bir mutluluk çeşidi ile, “halinden memnuniyet” denen bir halle karşılaşacağımız olacak muhtemelen.
  3. Gerçekçi olmayan arzu ve beklentilerimizden vaz geçerek. Hayatımızı çok da farkında olmadan idare eden beklentilerimiz ve arzularımız, özellikle de gerçekçi olmayanları, mutsuzluğumuzun temel kaynağı. Onları bırakmak, onların belki de hiç bir zaman gerçekleşmeyeceğini görmek, ve yaslarını tutmak, arkasından gelecek memnuniyet ve mutluluğun habercisi.
  4. Kontrol ihtiyacımdan vazgeçerek. Çalıştığım danışanlarımın en büyük sorunları genellikle aslında kontrol edemeyecekleri şeyleri kontrol etmeye çalışmaktan kaynaklanıyor: Başka insanların duyguları, düşünceleri, olaylar, durumlar, hatta kendi duygu ve düşüncelerimiz.
  5. Masum görülme ve herkes tarafından sevilme ihtiyacımdan vazgeçerek. En fazla kontrol etmeye çalıştığımız şey de, diğer insanların bizim hakkımızdaki duygu ve düşünceleri. “Kötü” olarak görülme, eleştirilme, beğenilmeme korkusuna boyun eğen kişi, “iyi” de olamaz, insanlar için ve kendisi için aslında iyi olacağını bildiği fakat popüler olmayacak eylemleri yapamaz. Bu şekilde de kendini ve etkilediği diğer insanları, ailesini, çevresini, çalışanlarını uzun dönemde daha büyük mutsuzluklara gebe bırakır.
  6. Garanti aramaktan vazgeçerek. Şu gerçeği hep beraber kabul edelim: Yaşamın hiç bir alanında garantiler yok. Eğer bizi bulunduğumuz yerden daha ilerilere götürecek eylemlere geçmek için mutlaka onların başarılı olması garantisini beklersek, daha çok ama çok bekleyeceğiz.
  7. Adalet beklentimden vazgeçerek. Adalet, en problemli kavramlarımızdan.  “Ama bu adil değil” dediğimizde, aslında söylediğimiz “bu benim istediğim gibi, istediğim şekilde, ve istediğim zamanda olmadı” çoğu zaman. Dünyanın bize adalet borcu yok. Bunun beklentisi içinde olmak, mevcut koşulları anlamak yerine zaten olmuş bitmişle savaşmayı getiriyor ki, bu durumda aslında mutlu olmak için yapabileceğim gelecek eylemlerden de vazgeçmiş oluyorum.
  8. Adil olarak. Adil olmak, ancak benim yapabileceğim bir şey, bekleyebileceğim bir şey değil. Her an iki seçenek arasındayız: Kalbimizin derinlerinde doğru olduğunu bildiğimiz şeyle, bunu neden yapmamamız gerektiğini bize anlatan bin tane şantaj arasına. Sizce uzun dönemde hangisini izlersek mutlu olabiliriz?
  9. Hava durumu ile kavga etmeyi bırakarak. Bizim mutlu olma çabamız, hava durumunu kontrol altına almaya çalışan ve doğal olarak bunda başarısız olduğunda önce hayal kırıklığına kapılıp, ardından yağan yağmura, esen rüzgara öfkelenen ve onlara düşman olan birine benziyor. Koşullar, koşullardır. Eğer mutluluğumuz elimizde olmayan koşulları kontrol etmeye bağlıysa, çok işimiz var.
  10. Etkin sınırlar belirleyerek. Eğer ardında kendinizi koruyacak sınırlar koyamazsanız, kendinizi mutlu edecek şeyleri de yapamazsınız.
  11. Gelişme ve iyileşme çabamıza bilgelik getirerek. Her şeyde iyi olamazsınız. Yıllardır geliştirmeye, değiştirmeye çalıştığınız ve bir türlü değişmeyen o özelliğiniz var ya, muhtemelen hep öyle kalacak. Durumun böyle olduğunu kabul edebilirseniz eğer, o zaman ne yapardınız?
  12. Güçlü yanlarımızı bularak ve ifade ederek. Ustalık, inanılmaz tatmin edici bir deneyimdir, ve ancak güçlü yanlara odaklanarak geliştirilir.
  13. Aslında o kadar da iyi olmadığımız şeyleri bulup bunlarla ilgili bir strateji belirleyerek. Güçlü yanlara odaklanırken, zayıflıklarımızın başımıza dert açmasını engelleyecek önlemler almakta fayda var.
  14. Tuğladan ayna yapma çabamızı bırakarak. Çok sert bir çaba içinde devamlı meditasyon yapıyormuş Zen öğrencisi. Ustası neden bu kadar meditasyon yaptığını sorduğunda, “aydınlanmaya çalışıyorum” demiş. Usta yerden bir tuğla alıp bayağı sert bir şekilde ovalamaya başlamış. Sesten rahatsız olan öğrencisi gözlerini açıp da ustasına ne yaptığını sorduğunda, “bir ayna yapıyorum” demiş. Öğrencisi, “ustam ne kadar ovalarsan ovala, ondan ayna olmaz” dediğinde yanıtı şu olmuş: “Sen de ne kadar meditasyon yaparsan yap, egonu aydınlatamayacaksın”. Aydınlanmadım, ama bilgeler diyor ki, aydınlanma, olduğun şeyi değiştirdiğin, farklılaştırdığın bir deneyim değil, gerçekte ne olduğunu derinden anlama hali… Tuğladan ayna yapmak yerine, tuğlayı olduğu hali ile gör.
  15. Kendimize para kazanmanın ve maddi şeyler edinmenin ötesinde bir amaç bularak, ve bu amaçları gerçekleştirmek için kaynaklar edinerek. George Carlin’in dediği gibi, “maddi şeyler edinerek mutlu olmaya çabalamak, bedenine sandviçler bağlayıp doymaya çalışmaya benzer”. Ve yemek için sandviçlerin olursa iyi olur.
  16. Yaşamımıza bir anlam kazandırarak. Nazi Kamplarında hayatta kalmayı başaran ve Logo (anlam) Terapisi kurucusu Victor Frankl’a göre “Tüm bunların anlamı ne?” diye sorduğunuzda, sorunun sorulduğu, yanıtını da verecek tek kişi, sizsiniz.
  17. Olanı olduğu gibi görmeyi öğrenerek. Şu anda kendinle, başkaları ile, dünya ile, durumlar ile ilgili ne düşünüyorsan, ne biliyorsan, bunlar sadece birer hikaye, ve çoğu zaman gerçekten ne olduğu ile hiç bir alakası yok. Dünyayı olduğu gibi değil, olduğun gibi görüyorsun.
  18. Kendimizi olduğumuz gibi kabul etmeyi bir alışkanlık haline getirerek. Kendimi kabul etmek, sadece bir kere yapıp bitireceğim değil, her gün, her an, her durumda, tekrar tekrar yapmam gereken bir şey, başka türlü mutlu olmam imkansız.
  19. Kendimizi çok ama çok iyi tanıyarak. Ve bunu her gün yaparak… Sabit bir “ben” olmadığını, ben dediğim şeyin olay ve olgulara verdiğim yanıtlarda olduğunu bilerek.
  20. Kendimizi başkaları ile karşılaştırma huyumuzdan vaz geçerek. Nokta.
  21. Düşüncelerimize inanmayı bırakarak. Her ne kadar zihnimden geçen şeylerin doğru olduğuna, hatta benim kim olduğumu tanımladığına tüm benliğimle kefil olmaya hazır olsam da, onlar sadece birer düşünce…
  22. Zihnimiz, duygularımız ve bedenimizle tam ve bütün bir ilişki kurarak. Mutluluk bir duygu, düşüncelerle tetikleniyor, ve bedenimizde yer alıyor. Zihin, beden ve duygularımızla farkındalık ve anlayışa dayanan bir ilişki kurmadan mutluluğu tatmak pek mümkün olmayacak.
  23. Zihnin, duygularının ve bedeninin “sen” olmadığını, ve sana ait olmadığını anlayarak. Öyle olduğunu sanıyorsan, endişeler nedeni ile uykun kaçtığında düşüncelerini durdurmaya, çok üzüldüğün bir durumda duygularını değiştirmeye, veya elini yaktığında canının acısını geçirmeye çalış.
  24. Kendimiz ve eylem arasından çekilerek. Sandığınızın aksine, beklentilerle baskılanmamış, kendiliğinden eylemleriniz, diğerlerinden çok daha etkili olacak.
  25. Farkındalık ve dikkat geliştirerek. Tüm bunlar, ancak dikkatimi bu ana ve şimdi ne olduğuna odaklayarak, zihnimin ve dünyanın anlattığı hikayelere kapılmadan, derin bir farkındalık yardımı ile yapabileceğim şeyler.

kaynak marefidelis.com

Bana Şu Hayatta Yapılan En Büyük Hata Nedir Diye Sorsalar

Yine Iskaladım Hayatı…

DUYGULARINIZIN BİRİKTİĞİ ORGANLAR

-ÖFKE duydugumuzda Karacigerde birikir.

-KORKU hissettigimizde Böbreklerde birikir.

-ENDİŞE duyduguzda Safra kesemizde depolanır.

-ÜZÜNTÜLER (küçük ,büyük farketmez)Akcigerlerimizde birikir.

Uzun süre bu duyguları taşırsak bu durum o organların hasta olmasına neden olur.

Bağırsakların sağlığı ve sindirimin düzgün yapılabilmesi için yemeniz gereken besinler

bagirsaklari-rahatlatan-7-super-besin-5234564[1]

Bağırsakların sağlığı ve sindirimin düzgün yapılabilmesi için yemeniz gereken besinler

Sarımsak
İnanılmaz prebiyotik özellikler gösteren sarımsak bağırsaklardaki zararlı bakterileri yok eder ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Pırasa
Lif ve flavanoid zengini olan pırasa, sindirim sistemini destekleyici enzimler açısından da oldukça değerlidir.
Yer elması
Yer elmasının içerisinde doğal bir prebiyotik olan inülin maddesi bulunur. Kalorisiz bir madde olan inülin, tok hissetmenizi sağlar.
Turp
Turp, içerisinde barışdırdığı bir bileşik sayesinde bağırsaklardaki yararlı bakterilerin gelişimini destekler. Turp hem kendinizi tok hissetmenizi sağlar hem de sindirimi kolaylaştırır.
Kuşkonmaz
Kuşkonmaz kendinizi tok hissetmenizi sağlarken bağırsakladaki bakteriler için de doğal bir ortam oluşturmaya yardımcı olur.  Bağırsak duvarını yenieme ve kilo vermede de etkilidir.
Havuç
Havuç hem cildiniz hem de bağırsaklarınız için çok faydalıdır. Doğal prebiyotikler içerir ve oldukça güçlü bir besindir
Hintsafranı
Özellikle enflamasyona çok iyi geldiği bilinen hintsafranı veya zerdeçal, bağırsakları iyileştirir ve beyin sağlığını destekler.
alıntı

Bir gün bir Zen ustasına Amerikalı Zen turistleri şu soruyla gelirler:

Bir gün bir Zen ustasına Amerikalı Zen turistleri şu soruyla gelirler:
‘Usta senin sırrın nedir? Nasıl olduğun gibi olabiliyorsun?
Zen ustası yanıtlar:
‘Çok basit,oturduğum yerde oturuyorum.Kalktığım yerde kalkıyorum.Yürüdüğüm yerde yürüyorum.
Yediğim yerde yiyorum.
Turistler yanıtlar:
’Bu kadar basit olamaz.Bunları bizde yapıyoruz.!’
Usta yanıtlar:
‘Hayır,siz oturduğunuzda kalkmayı düşünüyorsunuz.Kalktığınızda aynı anda yemek yemeği düşünüyorsunuz.Yerken de başka bir şey düşünüyorsunuz.’

An’da kalmayı öğrenebileceğimiz AN’lara heart ifade simgesi

Çin Tıbbında Beş Etken

Geleneksel Çin felsefesinde doğal fenomenler Wu Xing (Çince: 五行; Pinyin: wǔxíng) veya Beş Element denilen bibirleriyle etkileşim içindeki unsurlarla açıklanır. Element sözcüğü ingilizce kaynaklarda kullanılmasına karşın doğru ifade biçimi değildir. Bu imgesel anlatımda element; durum, döngü uğrakları, süreç etkeni, süreç özelliği, unsur, aşama türünden bir anlam taşır. Astrolojinin ilgisini çekmiş kavramlar olsa da astrolojiyle ilgisi yoktur. Doğu bilimlerinde çok başvurulan felsefi bir kuramdır. Çoğu toplumlarda ateş, su ve toprak ortak gözlemlenmiş etkenler olmasına karşın Çinde odun ve metal artıdan etkenler olarak önem taşımıştır.

Beş etkenin akupunktur meridyenleriyle ilişkisi

Beş etken kuramı organlar ile etkenler arasında ilişki gördüğünden, ilgili organdaki rahatsızlık elementin yetersizliği veya fazlalığı ile açıklanır. Tedavi de etkenlerin aynı yaklaşım çerçevesinde besleyen-beslenen, denetleyen-denetlenen ilişkileri üzerinden yürütülür. Herhangi biri diğerinden daha üstün değildir ancak birinin yetersizliği durumunda onun önemi öne çıkar.

  • Odun: Canlı yaşamı simgeler
Gözler ve kaşlar
Tendon bağları
Tırnaklar
Gözpınarları ve gözyaşları
Şakaklar
Penis
Klitoris
  • Ateş:
Dil
Dış kulak
Atar ve toplar
Damarlar
Kan
Ter
  • Toprak:
Dudaklar
Ağız
Göz kapakları
Kaslar
Tükürük
Lenfler
  • Metal : mineralleri, elementleri simgeler
Burun
Deri, cilt
Zarlar
Mukoza tabakaları
Mukoza salgıları
  • Su :
Beyin
İlikler
Kemikler, dizler, bilekler
Omurilik
Kalçalar
Kulaklar, iç kulaklar
Baş ve üreme organları tüyleri
Göz bebekleri
Yumurtalıklar, testisler, anüs

Çin Tıbbında Beş Etken[

Etken Odun Ateş Toprak Metal Su
Temel yönler doğu güney merkez batı kuzey
Gezegen Jüpiter Mars Satürn Venüs Merkür
Yin/Yang genç yang olgun yang merkez genç yin olgun yin
Enerji Ilık ve rutubetli sıcak nötr serin ve kuru soğuk
Zang (yin organlar) karaciğer kalp/perikardium dalak/pankreas akciğer böbrek
Fu (yang organlar) safra kesesi ince bağırsak/San Jiao mide kalın bağırsak idrar kesesi
Duyu organı göz dil ağız burun kulaklar
Duyu bakış konuşma tad koklama işitme
Beden sıvısı Göz yaşı ter tükürük balgam üre
Duygu öfke neşe ve haz dalgınlık, sıkıntı keder, hüzün korku, irade eksikliği
Parmak işaret orta baş yüzük küçük parmak
Ses şşşşş haaaa huuu sssss çuveeey
tad ekşi acı tatlı keskin tuzlu
Kümes hayvanları köpek koyun/keçi sığır tavuk domuz
Meyve erik kayısı iğde şeftali kestane
Tahıl buğday fasülye pirinç kendir darı
Mevsim İlkbahar Yaz Mevsim değişimi
(Her üç ayda)
Sonbahar Kış
Yaşam doğum gençlik yetişkinlik yaşlılık ölüm

Çin astrolojisi

Çin Beş etken kuramına göre her insan doğduğu yer ve zamanın elementinin etkisi altındadır. Buna göre;

Etken Odun Ateş Toprak Metal Su
Mevsim ilkbahar yaz Yaz sonu sonbahar kış
Yin/Yang Yang yin merkez yin yang
Doğum yılının son rakamına göre 4, 5 6,7 8, 9 0, 1 2, 3
  • Odun elementi: Lider ruhlu, kararlı, çalışmayı seven, meydan okuyucu, maddi konulara daha eğilimli, danışmanlık alma eğilimleri yok. bağımsızlığına düşkün.
  • Ateş elementi: Neşeli, sıcak, maceracı, ikna kabiliyeti yüksek
  • Toprak elementi : Verici, bağışlayıcı, barışsever fakat patlayıcı öfke, kolleksiyoncu, muhafazakar
  • Metal elementi : Alçakgönüllü, içlerine kapanık, depresyona yatkın, utangaç, sessiz, sakin, metafiziğe ilgili
  • Su elementi : Felsefeye yatkın,iyi dost, zayıf bellek
  • kaynak: wikipedia

Eyvallah Ayrıldık… Peki Yeni İlişkiye Ne Zaman Başlamalı…

images[8]

Emine diye bir arkadaşım var, her ilişkisinden sonra salya sümük ağlar. Her bulduğu onun için vazgeçilmezdir, hayatının adamıdır, artık bir daha böyle birisini bulması imkansızdır. Her ilişkisinden sonra mütamadiyen bunu dinler, ağlamasını dindirmeye çalışırız.

Geçen gün komik bir şey oldu, biz yine Emine’ye ‘’ bu da geçer’’ tedavisi yaparken, ortak arkadaşımız Arzu oradan geçiyordu. ‘’Aaaa Emine kız ağlama Hasan zaten sana göre değildi iyi oldu’’ diye başlayan bir moral konuşması yapacaktı ki Emine şaşkın şaşkın yüzüne baktı ve ‘’ben Hasan’a değil, Mehmet’e ağlıyorum’’ deyiverdi…

Arzu’nun suratı görülmeye değerdi doğrusu, biz Hasan’dan sonra önce Evgin, sonra Selçuk şimdi de Mehmet için terapi yapıyorduk. Bir de bu kızın nasıl bu kadar rahat aşık olabildiğine hayretle bakıyorduk. Yani birine salya sümük ağlamasıyla, yenisini bulması, aşık olması ve tekrar salya sümük olması döngüsü inanılmaz bizim için. Arkadaş konseyimiz ;Emine’de yalnız kalma korkusu var diye durumu karar bağlamış durumda olduğundan Emine’nin bu hızı artık gözümüze batmıyor…

Başka bir arkadaşım var Metin, evlendi ayrıldı, dört sene sonra başka bir kadına aşık oldu, bir sene onla devam etti. Yürütemediler, aradan bir sene daha geçti, geçen karşılaştık, ‘’ne yapıyorsun hayatında biri var mı’’ diye sordum, yok dedi, eski karıma doğum günün de kolye aldım. Ben çocuklarımla ve eski karımla beraber yine aynı evde yaşamak istiyorum. Sanırım Mine’yle de o yüzden evlenemedim. Aklım da hep eski karım vardı…

Ve gelelim Hakkı’ya. Boşandıktan sonra yedi sene kimseye yanaşamadı. Şimdilerde altı aylık iyi giden bir ilişkisi var. Yalnız kadın fazla kıskanç çıktı. Adamın herkesle iletişimini kesiyormuş. Ne olurlar bilmem. Haklarında hayırlısı olsun…

Vesile diye çok tatlı bir kız tanıdım, Yaşar’la bir sene çıkmışlar, adama sırılsıklam aşık olmuş ve evlenmeye karar vermişler. Evlenmelerine bir ay kala adam hiçbir açıklama yapmadan ondan ayrılmış ve üç hafta sonra da başkasıyla evlenmiş. Vesile o gün bugün kimseyle çıkmıyor, kalbini tamamen aşka kapattı.

Sevgi, üniversitede Eylem’le üç sene çıktı. Beş sene sonra  Ahmet’le çıktı ayrıldı, üç sene sonra Emir’le çıktı ayrıldı. Yedi sene sonra Eylem’le bir vesileyle tekrar bir araya geldiler bir senedir tekrar çıkıyorlar…

Yukardaki gerçek hikayelerden de anlaşılacağı üzere (isimler değiştirilmiştir), her kişinin yeni bir ilişkiye hazır olma süresi çok farklı. Bu ilişkinin derinliğine, ortada bırakılmaya, güvenin kaybolmasına, yalnız kalma korkusuna, şıp sevdi olmaya, beğeneceği birinin tekrar karşısına çıkma şansına, cesaret edip yeniden deneme isteğine bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Tabi ilişkinin kendini ne kadar yorduğu ve biraz kafa dinlemek istemesi de kriterler arasında…

Bazıları da; hayatta bir kez aşık olunur, ben hakkımı savdım deyip ömür boyu gel-geç ilişkilere kendilerini mahkum ediyorlar…

Kimisi ilişkide yaptıkları ya da yapmadıkları şeylerin pişmanlık ateşinde boğulup, kendilerini kilitliyorlar…

Ben şuna inanıyorum; hayatta insan bir kez aşık olmaz, bu birrr…

Zaman geçtikçe ;tecrübeler edinir, hatalarından ders alır, kendini tanır, kiminle daha iyi uyuşabileceği hakkında bir fikrin olur ki ,bu insanı daha sağlıklı ilişkilere götürür,  buuu iikkiiiii

Geçmişin pişmanlığıyla niye geleceğini yakasın, buuuu üüüçççç

Geçmiş ilişkinden  yorgun kaldıysan kendini nadasa bırak, bunun süresini sadece kendin bilirsin, buuu dörrttttt

Birinin sana yaptığı haksızlığı tüm erkeklere\kadınlara mal etme, ama daha temkinli ol, buuuuu beşşş

Yalnızlık korkun yüzünden olur olmaz ilişkilere girme, bbuuuu allttıııı

Ortak zevklerin olan birini seçmeye çalış, buuuuu yedddiiiiiii

Gözü dışarda adam\kadın, eskiyi unutmamış adam\kadın seni yorar, yaklaşma, buuu sekizzzzz…

Birlikte olduğun kişiye her zaman bu cümleyi söylebilmeyi başar: Başkasını seçebilirdim ama ben seni seçtim, çünkü senden ve bizden çok memnunum, buuu dokuzzz

Ve karşından da aynı cevabı doğallıkla almadıysan bir sorun olduğunu sakın unutma, buuu daaa onnn….

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Ocak 2015

Öğrendim ki…

 

Öğrendim ki…
Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız.

Öğrendim ki…
Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika.

Öğrendim ki…
Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli..

Öğrendim ki…
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

Öğrendim ki…
İnsanların başına ne geldiği değil o durumda ne yaptıkları önemli.

Öğrendim ki…
Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.

Öğrendim ki…
Karşılık vermek düşünmekten çok daha basit.

Öğrendim ki…
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek; hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

Öğrendim ki…
‘Bittim’ dediğin andan itibaren, pilinin bitmesine daha çok var.

Öğrendim ki…
Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatını kontrol eder.

Öğrendim ki…
Kahraman dediğimiz insanlar, bir şey yapılması gerektiğinde yapılması gerekeni, şartlar ne olursa olsun yapanlar.

Öğrendim ki…
Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.

Öğrendim ki…
Para ucuz bir başarı.

Öğrendim ki…
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.

Öğrendim ki…
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları, kaldırmak için elini uzatır.

Öğrendim ki…
İki insan aynı şeye bakıp, tamamen farklı şeyler görebilir.

Öğrendim ki…
Âşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.

Öğrendim ki…
Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar, daha uzun yol yürüyor.

Öğrendim ki…
Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirebiliyor.

Öğrendim ki…
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.

Ataol Behramoğlu

4 ŞUBAT 2015 YENGEÇ DOLUNAYI

Ay ve Lagna İkizler&Yay; Umut kestİğiniz ”kesin artık dönmez” dediğiniz paralarınız gelebilir beraberinde parada kaybedebilirsiniz. Hırsızlara dikkat ve özellikle sırlar başkasına ait bilgileri öğrenebilirsiniz. Finansal kaynaklarınız adına kaygı duyabilirsiniz, gelir düzeyinde ani düşüş kadar kaçırdığınız fırsatlar retro bitiminde sizinle olacaktır.

Ay ve Lagna Aslan&Kova; Dolunayın etkisini en yoğun hissedecek eksen. İki tane Dustana alan. Günlük hayatınız ve sağlıkla ilgili konularla beraberinde gizli düşmanlarla tanışacağınız ve yeni taktikler geliştireceğiniz bir süreç. Sizleri etkinin başlayacağı ay sonu itibariyle yatak zevklerinden mahrumiyet ve bol bol hastane ziyareti, sağlık sorunları beklemekte. Ekstra çıkacak masraflarda cabası.

Ay ve Lagna Başak&Balık; Ketu ve Rahu üzerinizdeyken Guruda Yengeç burcunda retro seyirdeyken özellikle kalbi boş bayanlar için geçmişte ki tamamlanmamış ilişkilerin yeniden başlayacağı bir Dolunaydır. Beraberinde çocuklar adına ilginç mutluluklar, sorumluluklarda artış yada çocukların sağlığı kadar spekulasyona dikkat demek istiyorum. Ahh o hedefler, ahh o arzular bu konuları yeniden revize etmek ve retronun etkisiyle ayaklarınızı sağlamca yere basmanızı tavsiye ediyorum.

Ay ve Lagna Terazi&Koç; Öncelik Kalp mutluluğu geçmişte yaşadığınız kırgınlığın tekrarı, telafisi belkide olayların yinelenmesi, uykusuzluk, rüyalar, anneniz, gayrimenkul alımı veyahut zararına satışı, sosyal statünüz adına yeni kimlik arayışı. Mahcubiyet yaşamak karar vermeden önde on kere düşünün derim.

Ay ve Lagna Akrep&Boğa;Çok yakın arkadaşlarınızla yol ayrımı yada küsmüş olduğunuz arkadaşlarınızla yeniden barış sağlamak evrenin size ödülü olacaktır lakin retro süreçte hiç kimsenin dürüst olmayacağınız hatırlatırım.Yurt dışına çıkacak olanların karşısına çıkacak pürüzler can sıkıcı olacaktır. Babanız ve yeni dahil olacağınız Eğitim sürecini retro ardına ertlemeniz sizi lehinize.

Ay ve Lagna Yengeç&Oğlak; Dış görseliniz, görünüşünüz, imajınızı değiştirmenin tam zamanı bence. Retroların peş peşe yaşandığı bu süreçte Öncelikle ikili ilişkileriniz ve ortaklılklarınızla ilgili yeni kararlar alabilir, mahkemesi olanların ise iletişim kaynaklı sözlü ifadeleri yanlış anlaşılabilir. Mevcut ilişkinizi yeniden gözden geçirebilirsiniz. Yol ayrımına dikkat edin henüz zamanı değil. Eski bir ilişkinizin canlanma ihtimali oldukça yüksek duruyor.

Ayşen Tok

ÖZGÜRLÜK DUASI

Evrenin Yaratıcısı.
Bugün bizimle sevgiyi paylaşmanı istiyoruz.
Gerçek adının sevgi olduğunu biliyoruz.
Seninle iletişim içinde olmak, aynı vibrasyonu, aynı titreşimi paylaşmak demek.
Çünkü evrende var olan tek şey sensin.
Bugün bize, senin gibi olmamız için, yaşamı sevmemiz için yaşam olmak, sevgi olmak için yardım et.
Bize, senin gibi sevmemiz için yardım et.
Koşulsuz, beklentisiz, yargısız, görevsiz.
Kendimizi yargılamadan sevmemiz ve kabul etmemiz için bize yardım et.
Çünkü kendimizi yargıladığımızda suçlu buluyoruz ve cezalandırıyoruz.
Başkalarını koşulsuz sevmemiz için bize yardım et.
Onları yargılamadan kabul etmemiz için bize yardım et.
Çünkü onları yargıladığımızda suçlu buluyoruz ve cezalandırıyoruz.
Başkalarını reddettiğimizde, seni reddediyoruz.
Yarattığın her şeyi koşulsuz sevmemiz için bize yardım et.
Bugün yüreğimizi ve ruhsal zihnimizi temizle.
Zihnimizi yargılamadan özgürleştir.
Böylece saf huzur ve saf sevgiyle yaşayabilelim.
Bugün çok özel bir gün.
Bugün yüreklerimizi yeniden açıyoruz ve birbirimize ‘seni seviyorum’ diyoruz.
Korkmadan ve sevgiyi hissederek.
Bugün kendimizi sana sunuyoruz.
Bize gel, sesimizi, gözlerimizi, ellerimizi ve yüreklerimizi kullan. Kullan ki sevgiyi herkesle paylaşabilelim.
Yaratıcı bugün tıpkı senin gibi olmamız için bize yardım et.
Bugün bize verilen her şey için şükranlarımızı sunuyoruz.
özellikle kendimiz olabilme özgürlüğümüz için. Amin.
Don Miguel Ruiz

Cherie Carter-Scott’un “Hayat Bir Oyunsa, İşte Kuralları”

Yaralarınızdan Bilgelik Yaratın:

• Mücadelenin Olmadığı Yerde Dayanıklılık Da Yoktur.
• Hatta Daha Da İleri Giderek Diyebilirim Ki; Hayat Hakkınız Mücadele Gücünüz Kadardır.
• Hemen Şimdi! Dost Görünen Düşmanlarınızı, Türlü Kıskançlıkları… Elinizin Tersiyle İtin Ve Doğru Bildiğiniz Yolda Yürümeye Devam Edin.
• Unutmayın! Öç Almanın En İyi Yolu Başarılı Olmaktır.
• Kendinizden Nefret Etmeden Başkalarından Nefret Etmeyi Başaramazsınız.

Sınırınız Gökyüzü Olsun:
• Her şeye sahip olabileceğinizi bir an için bile aklınızdan çıkarmayın.
• Yalnızca bunun tek bir adımla başarılamayacağını, tek gecede olmayacağını bilin yeter.
• Unutmamanız gereken tek şey budur. Onun dışında imkânsızı istemekte hiçbir sakınca yoktur.

Kendinize Borçlu Kalmayın:
• Benim felsefem şudur: Şu anda elimden gelenin en iyisini yapmalıyım.
• Bu sadece hayata karşı sorumluluğum yüzünden değil, aynı zamanda bundan sonra daha iyi bir yerde olabilmem içinde gerekli ve bunu kendime borçluyum…
• Olmasını istediğiniz tüm değişikler için, işe en önce kendinizden başlamaya ne dersiniz.

Olmayan Formüllerinin Peşine Takılmayın:
• Hayat sizi cesaretiniz ve çalışkanlığınız ölçüde ödüllendirecektir.
• Biliyor musunuz, yaşamın en büyük sırrı, hiçbir sırrı olmamasında.
• Amacınız ne olursa olsun, oraya ancak çalışmaya gönüllüyseniz ulaşabilirsiniz.
• İsteyecek kadar cesur olun, hak edecek kadar da çalışkan.
• Merak etmeyin, gerisi kendiliğinden gelecektir…

Kaynak : Oprah Winfrey’in “Başarı Taktiklerininden” derlenmiştir

Mutlaka Gidip Havasını Solumanız Gereken 20 Ege Köyü

Ege dediğimizde kimin aklına hemen doğal ve tarihi güzellikler gelmez ki. Daha çok büyük turizm merkezleri biliniyor olsa da çok az bilinen doğayla iç içe olan köylere de sahip. Bu köylere gittiğinizde sakinliği ve doğal yemekleri ne kadar özlediğinizi anlayacaksınız. Üstelik çoğu köy gezisi cebinizi de yormayacaktır. O zaman bu köyleri ilk fırsatta gezi rotamıza eklemekte fayda var.

1. Şirince Köyü, Selçuk/İzmir

Şirince Köyü, Selçuk/İzmir
O kadar güzel ki kıyamet bile dokunmaya kıyamıyor. 21 Aralık 2012’de bu sayede Dünya’ya kendini duyuran bir köy ve inanılmaz bir ziyaret akınına uğruyor. Şaraplarıyla da ünlü bir köy. Üstelik köyü gezdikten sonra çok yakınındaki Efes Antik Kenti de ziyaret edilebilir.

2. Adatepe Köyü/Çanakkale

Adatepe Köyü/Çanakkale
Bol bol çiçeklerle bezeli rengarenk pencereleri olan taş evlerle dolu bu köy hem göz zevkinize hitap ediyor hem de dinginlik veren bir atmosfere sahip.

3. Bademli Köyü, Dikili/İzmir

Bademli Köyü, Dikili/İzmir
İzmir‘in cenneti andıran bir başka köyü. Eğer gideceğim köy deniz kıyısında olsun diyorsanız berrak kumsalları olan bu köyü mutlaka ziyaret etmelisiniz.

4. Çamlıbel Köyü, Edremit/Balıkesir

Çamlıbel Köyü, Edremit/Balıkesir
Köy, Balıkesir merkeze 109, Edremit’e 17 km mesafede. Bol bol oksijene hasret kalanlarin gidip görmesi tavsiye edilmekte, ne de olsa Kaz Dağları’nda olacaksınız. Kamp kurmak için ideal ortamlar barındırıyor, birkaç günlüğüne kalmak isteyebilirsiniz. Fotoğraf makinenizi almayı sakın unutmayın, karelere girmeyi hakeden çok fazla manzara göreceksiniz.

5. Mordoğan, Karaburun/İzmir

Mordoğan, Karaburun/İzmir
Mordoğan, özellikle Çatalkaya, Ayıbalığı kayalıkları ve plajı, Ardıç Plajı, amatör balıkçılığı ve 70 çeşit mor çiçeği ile ünlü. Ege Denizi’ne kıyısı olup da sıradan bir yer olması zaten düşünülemez.

6. Yeşilyurt Köyü/Muğla

Yeşilyurt Köyü/Muğla
Muğla‘nın her karışı ayrı bir güzel olduğu herkes tarafından bilinmekte. Yeşilyurt Köyü de bunlardan biri, tabi öne çıktığı özellikleri de bulunmakta. Dokumacılık konusu ilginizi çekiyorsa ziyaret etmeniz gereken köylerden biri.

7. Doğanbey Köyü, Söke/Aydın

Doğanbey Köyü, Söke/Aydın
Eski Rum mimarisine ilginiz varsa gezilecek yerler listenizin üst sıralarına ekleyebileceğiniz bir köy. Mimarisine artı olarak doğal güzellikleriyle de ziyaretçilerini çekmesini biliyor.

8. Kayaköy, Fethiye/Muğla

Kayaköy, Fethiye/Muğla
Yunanistan ile yapılan mübadele zamanlarında terkedilen köyde yüzlerce taş ev bulunuyor ve ilgi çekici bir ortama sahiplik ediyor. Büyü adlı korku filmi de burada çekilmişti, bunu bilerek bu köyde bulunmak gezinizi daha farklı bir hava katacaktır.

9. Sığacık, Seferihisar/İzmir

Sığacık, Seferihisar/İzmir
Seferihisar’ın Dünya’nın en sakin yerleşim birimleri arasında yer aldığını duymuş olmalısınız. Sadece bu neden bile buralara gidip kafa dinlemek için yeterli olsa gerek. Buraya adımınızı atar atmaz bir daha geri dönmek istemeyebilirsiniz.

10. Mazıköy, Bodrum/Muğla

Mazıköy, Bodrum/Muğla
Doğanın bozulmadığı nadir yerlerden birisi Mazıköy. Deniz ve çam manzaralarına bir de tarihi kalıntılar eşlik ediyor.

11. Kaynarpınar, Karaburun/İzmir

Kaynarpınar, Karaburun/İzmir
Kaynarpınar’ın yollarında bile manzaraya doyacaksınız. Özellikle günbatımını izlemek için en uygun manzaralardan birine sahip.

12. Mehmetalan Köyü, Edremit/Balıkesir

Mehmetalan Köyü, Edremit/Balıkesir
Kaz Dağları’nın eteklerinde kurulmuş, doğayla kendinizi iç içe bulabileceğiniz şirin bir köy.

13. Kapıkırı Köyü, Milas/Muğla

Kapıkırı Köyü, Milas/Muğla
Bafa Gölü kıyısındaki bu küçük köyde doğal güzelliklerin yanında tarihi güzellikler de bulunuyor. Gez gez bitmeyecek bir köy Kapkırı.

14. Dalyanköy, Çeşme/İzmir

Dalyanköy, Çeşme/İzmir
Diğer köylere göre cebinizden daha çok para çıkacak olsa da bunu göze almaya değer bir ortam.

15. Koyunevi Köyü Sokakağzı Sahili, Aycacık/Çanakkale

Koyunevi Köyü Sokakağzı Sahili, Aycacık/Çanakkale
Kendi halinde denize kıyısı olan bir yer arıyorsanız Çanakkale’nin bu dinlendirici ortamı tam size göre.

16. Kavacık Köyü, Karabağlar/İzmir

Kavacık Köyü, Karabağlar/İzmir
İzmir‘in merkez köylerinden biri olan Kavacık, üzüm festivaliyle İzmirliler arasında epey ünlü. Festival zamanlarında çok sayıda ziyaretçisi oluyor, köy halkı da geçimini büyük ölçüde üzümcülükle sağlıyor. Bunun dışında yollarında dağ bisikletlerini sıkça görmeniz mümkün.

17. Selimiye Köyü, Marmaris/Muğla

Selimiye Köyü, Marmaris/Muğla

;

Denize sıfır konumdaki bu köy son yıllarda adından daha çok söz ettiriyor. Eskiden küçük bir balıkçı köyü iken şimdilerde daha çok turizme hizmet eden bir köy halinde.

18. Birgi, Ödemiş/İzmir

Birgi, Ödemiş/İzmir

Osmanlı esintilerini görmek istiyorsanız rotanızda olması gereken bir yerleşim birimi. Türbeleriyle, camileriyle, konaklarıyla göz dolduruyor. Ziyaretçi sayısı bakımından en meşhur köylerden biri.

19. Güzelçamlı, Kuşadası/Aydın

Güzelçamlı, Kuşadası/Aydın

Kuşadası’nın önemli turistik bölgelerinden biri olan Güzelçamlı, yaz aylarında kıpır kıpır bir tatil yöresine dönüşerek yeşil ve mavinin buluştuğu bir konumda ziyaretçilerini karşılıyor.

20. Kaplan Köyü, Tire/İzmir

Kaplan Köyü, Tire/İzmir
Tire ilçesinin sırtını yasladığı dağda kurulmuş olan Kaplan, Küçük Menderes ovasının manzarasını size sunuyor. Hem doğası hem de Osmanlı ve Bizans dönemi kalıntılarına rastlayabileceğiniz bir bölge. Aynı zamanda meşhur restoranları için çevre illerden epey ziyaretçisi bulunuyor.
onedion sitesinden alıntıdırt