Fanus’ta İki Balık Var…

Hayır Demeyi Öğren… Fazla Düşünme… Kendini Sev… Kendinden Şüphe Duyma…

Elbise Üstü Etol… Günün Fotosu… 07/01/2015

Kış Bombası…

 

Birer ikişer parça  dal tarçın,

Havlıcan,

Zerdeçal,

Zencefil,

Muskat,

Karanfil,

Karabiber,

Hibiskus…

Bunların elinizde kırabilecekleriniz elde kırıp atın blendır’ın içine toz haline gelinceye kadar çekin-parçalayın  küçük bir kavanozun içine biraz pekmez koyup üzerine bunu dökün  bal da olur.

Sonra bir cezvenin içinde kavanozun kapağı açık şekilde biraz kaynatın.

Sonra kapağı kapalı biraz kaynatın.

Sonrasında günde bir kaşığı geçmeyin.

Hasta masta olmazsınız.

Belkemiği Sorunları Şeması…

Seminere katılmış olan arkadaşlar orada, oldukça derli toplu bilgi almış oldular, ancak yine de web sitemizi ( www.suhaertekin.com )ziyaret ederek konu üzerine okuma yapabilirler…
Avrupa yakasında ve Anadolu yakasında eğitmenlik yapan (ayrıca Ankara, İzmir) ekolümüzden arkadaşlarımızın iletişim bilgilerine sitemizin “duyurular” sekmesinden ulaşabilirsiniz.
İstanbul trafiğinde kendinize yakın eğitmen bulmada yardımcı olabilir…

Ekte, seminerde vurgusunu yaptığım, omurganın bütünsel sağlık ile ilgisini anlatan bir sayfayı sizin için taradım koydum. Günün hediyesi olsunJ.. İsterseniz kağıda bastırın, gözünüzün önünde bir yere asın. Kanıksamaya karşı…Açtığınızda daha net okuyabilmeniz için büyütmenizi öneririm. Daha düşük çözünürlükte tarasaydım, karakterler bozulacaktı…
Haberleşelim, güzel, dengeli bir grup kuralım…

Sağlık, sevinç, umutla kalın.”

Süha Ertekin
www.suhaertekin.com
0532 267 2157

Hangi Balık Ne Zaman Yenir?

alıntı

Çakralar neden kapanır?

Beyinsel çatışmalardan, stresten, kötü düşüncelerden, psikolojik baskılardan, affetmemeyi bilmemekten dolayı çakralar rahatlıkla kapanabiliyor. Çakraların kapanmasında, günlük stresler, ses ve hava kirliği, kötü beslenme gibi durumlar da etkili olabiliyor. Bunun manası şu; Çakraların kapanmaması için mümkün olduğu kadar yaşantımızı sükunetle devam ettirmemiz gerekiyor. Sizde iç huzur yoksa, hoşgörü yoksa, kendinizle barışık değilseniz, eğer kendinizi sevmiyorsanız kesinlikle enerji akışınızda muhakkak sorun vardır. O zaman kendimizde değişiklik yapmamız gerek. Yoksa çakralar açılsa bile iki günde yine aynı hale gelir. Bunu başarmak için sakin ortamlarda bulunmak, iyimser olmak gerekiyor. Bugünlerde kimileri su orucu yapıyor ve vücudunun direncine göre 20 güne kadar, sadece su içerek yaşıyor. Su orucu tutuyorlar yani. Günde üç dört kere duş alıyorlar. Yeşillikte dolaşıyorlar.Bu sayede mevcut toksinler tamamen atılıyor. Çünkü biz zihinsel olarak değişmediğimiz sürece hiçbir şey değişmez. O zaman kendimizden başlayacağız değişime.

Bu işte ilk aşamada da meditasyonu hayatımıza yerleştirmemiz gerekiyor.

Zihnimizi dingileştirmenin en etkili yolu olan meditasyon tüm Uzakdoğu felsefelerinin teme taşı adeta. Zihni bir havuz gibi niteleyen bu öğretilere göre, havuza taş atıldığında nasıl ki dibini göremezsek, akla takılan sorular, sorunlar da zihnimizi bulandırıyor. Dolayısıyla insan kendi derinliklerini göremiyor. Kendi yeteneklerinizi de fark edemiyor. O zaman ya geçmişin esiri ya geleceğin kölesi oluyor. Bugünü ıskalıyor… alıntı