Fazla Söze Gerek Yok…Machu Picchu–Peru…Günün Fotosu…04/04/2013

Kısa Kısa Burçlar…Çok Doğru…Kaçırmayın…

Koç Tutkulu, çekici ve akıllıdırlar. Kıskanç bir yapıları vardır. Sevdikleri ile ömrünü geçirebilirler. Düzenli bir evlilik sıkıcı olabilir. Özgürlüklerinden taviz vermezler. Biraz Bencildirler. Dünyanın onların etrafında dönmesini isterler Macerayı seven, savaşçı ve öncüdür. Çok cana yakındır. …

Boğa Azimli kişilerdir. . Güven telkin eden tiplerdir. Sadık bir dost, iyi bir eş, şefkatli bir sevgili olurlar. Çalışmaktan hiçbir zaman yılmazlar. Gerçek bir aşk sunarlar. Yataktaki iştahı da en az sofradaki kadar açıktır. Kusur arayan kibirli kişiler olabilirler. ”Gerçek olan güzeldir, güzel olan gerçektir” hayata bakışının bir özetidir.
İkizler Entelektüel ve çok yönlüdürler. İnsanlarla iletişim kurmakta başarılıdır. Ev hayatı onlara göre değildir. Karşısındaki kadının çok yönlü olması şarttır. Sorumluluk altına girmesi çok zordur. İleriye dönük kararlar almak onlara göre değildir. Hem zihinsel, hem de fiziksel açıdan sürekli hareket halindedir. Yalnız kalmaktan hoşlanmazlar. Karşılarındaki insanı iyi analiz edebilirler. . Merakları hiç bitmez. Paraya önem verirler. Eleştirenlerden hoşlanmazlar..
Yengeç kırılgandır. Dedikoduya meraklıdır. Gevezelikleri dırdırcılığa varabilir. Anneleri, babaları, çocukları, eşleri için canlarını verirler. Kendisini ilişkisine adar. Maddi açıdan güçlü olan bir sevgili ,eş , güvende hissetmesini sağlar. Son derece duygusal hassas ve yumuşaktır. Zaman zaman huysuz ve müthiş kıskanç olurlar. Gönül almayı çok iyi bilirler. Annelerine çok düşkündürler. Evine bağlı, güvenilir, şefkatli, anlayışlıdır..
Aslan Aslanlar evlerine, ailelerine çok bağlı tiplerdir fakat bir gözleri de hep dışarıdadır. SICAK ROMANTİK, ATEŞLİ AŞIKLARDIR. BİRLİKTE OLDUĞU İNSANIN AYAKLARINI YERDEN KESER. Yufka yüreklidirler. Her zaman bakımlı, zarif, dikkatlidirler. Çok pratik, işlevsel bir zekaya sahiptirler. Gece hayatını severler. Yaşam zevkleri pahalı olur. Kendisine olan güveni son derece gelişmiştir. Özgürlüklerine düşkündürler. .
Başak Merttir ve çok çalışkandır. Kimseyi yarı yolda bırakmaz. Aradığı kadın kültürlü, zarif, dost olmalıdır. O bir temizlik hastasıdır. Aşık olabilmesi iiçin ona çok güvenmesi gerekir. Sessiz, sakin, dürüst bir burçtur Mağrur, mesafeli, ince ve duyguludur. Biraz inatçı olduğu söylenebilir. Entelektüel ve güçlü bir sevgili ister. Çok gizli fantezileri olur.
Terazi Bakımlı, akıllı ve nazik bir sevgili ile beraber olmak ister. Tatlı sözler söylemekte ustadır. Sanatta, müzikte, hayatta, kadında her şeyde uyum arar. Gece hayatına, eğlencelere oldukça düşkündür. Adalet duygusu ile iyi bir sevgiliı olabilir. Evine önem verir ve eşini sevdiği kadar saygı da duyar. Aşk herşeyden önce gelir. Çocuklara özgü bir bencilliği vardır. Ama rahatsız etmez. Eğitime çok önem verir. Göze hitap etmek onun için çok önemlidir. .
Akrep Çok ateşli tiplerdir. İçten ve dürüstür. Öyle görünmese de gerçekten duygusaldır. Çok kıskançtır. Eşinin fiziğiyle, zekasıyla, hareketleriyle, dikkat çekici biri olmasını ister. Ailesini ihmal etmez. Parayı severler. O bir sır küpüdür. Kıyafet seçiminde son derece cüretkar olabilir. Sevdiği için için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Evine değer verir. Kesinlikle sadık kalır. Çok farklı konulara ilgi duyar
Yay Neşelerini sürekli muhafaza ederler. Hemen her konuda söyleyecek bir iki kelimeleri vardır. İşine gerçekten titizdir. Başlanmaktan kaçar. Çoğunlukla ilgisiz ve çocukça davranır. İdealist, sevecen, iyimser bir romantik. Dikkat çekicidir. Gezmek, başka ülkeler görmek hayallerini süsler. Fikirleri için savaşır. Çalışkandır. Sosyal yaşamları çok hareketlidir. Cinselliğe düşkün, enerjisi yüksek, fantezileri boldur. .
Oğlak Tutkularının esiri olmaz. O bir bilgedir. O yönetici doğmuştur. Duyguları derin, sevgisi büyüktür. Çok dürüstür. Evinde huzur, güven ve düzen ister. Çok hassastır. Katır kadar inatçıdır. .
Kova Eşi her şeyden önce arkadaşı olmalıdır. Aşkı beyninde başlar ve beyninden beslenir. Genelde geç evlenirler. Monoton olmazlar. Çocuğuyla iyi arkadaş olurlar. Özgürlüğüne düşkündür. Cinselliğe fazla düşkün değildir. Çok akıllı ve beceriklidir. Güçlü bir kişiliği vardır Gerçekten karizmatiktir. çekicidir Duygularına kapılmaz, her şeyi düşünür, anlamaya çalışır. .
Balık Yüzlerinde en çok dikkat çeken yer gözleridir. Çok duygusaldırlar. Muhteşem bir aşık olurlar. Çok ince ve düşüncelidir. Onu gerçekten anlayan biriyle evlilğe katlanabilirler. İlginç fantezileri vardır. Hayellerindeki insana ulaşmak için epey dolaşması gerekir. Duyguları inanılmaz hızlı değişir. Çok zevkli ve renkli bir kişilikleri vardır. Dost canlısı ve neşelidirler. Çok bakımlı ,Karizmatik,yakışıklı ve güzel olurla

Alıntıdır…

Başlamak İçin En Uygun Zamanı Beklersen Hiç Başlamayabilirsin; Şimdi Başla, Şu Anda Bulunduğun Yerden, Elindekilerle Başla…

Benim bazen durasım bazen oturasım bazen kalkasım bazen konuşasım bazen susasım var ve hatta bazen yazasım bazen bozasım var…

Benim … Sarhoş düşlerim, sınanmış gerçekliklerim, hayallerim, dualarım, umduklarım ve umup da bulduklarım var…
Benim çok sevdiğim bir hayatım, çok sorduğum kararsızlıklarım, çok sövdüğüm hayal kırıklıklarım var…
Kalbim var, mantığım var… hatta bazen bu ikisini koordine edemeyen ruhum var…
Benim bazen durasım bazen oturasım bazen kalkasım bazen konuşasım bazen susasım var ve hatta bazen yazasım bazen bozasım var…
Benim de tıpkı sizin gibi…
Sessiz çığlıklarım, hüzünlü kahkahalarım, sudan çıkmış balık anlarım, tecrübeyle sabit hatalarım var…
Benim susuzluklarım, ıssızlıklarım, neşeli kalabalıklarım, unutulmaz anılarım, saklı mucizelerim, savrulduğum fırtınalarım var…
Benim duymuşluğum, görmüşlüğüm, şaşırmışlığım, sınanmışlığım hatta yaşamışlığım var…

Kaynak: Gelişimsel Olumlama…

Hiç duydunuz mu şu duayı?"Allah seni toplasın!"

482825_10151520373972836_1058836621_n[1]

Hiç duydunuz mu şu duayı?
“Allah seni toplasın!”
Eskiler böyle dua ederlermiş hep. Ne güzel bir duadır bu Ya Rabbi! hele ki bu çağa karşı! Allah seni toplasın! -Gözünü.. -Kulağını.. -Aklını.. -Yüreğini.. … -Hayalini toplasın ağyardan.. Sana “el” olan sınırlardan.”Allah seni toplasın”
Toplanmazsan dağılacaksın çünkü.
Dağılınca da dağıtacaksın!

MUTLAKA OKUMALISIN ! Beyni Geliştiren Besinler!…


Beyin sadece glikoz ve oksijenle çalıştığından meyvelerde bulunan meyve şekeri kolayca glikoza dönüşür. Sabahları geç kahvaltı ediyor ya da kahvaltıyı ihmal ediyorsanız, o zaman mevsimlik meyve, meyve suyu ve bir bard…ak ılık su almayı alışkanlık hale getirin.

Sabah bir tatlı kaşığı bal.
Zencefil içerdiği maddelerle, beynin yeni fikirler üretmensini sağlar.
Kimyon akla yeni fikirler getirir.
Havuç hatırlama yeteneğimizi artırır; çünkü beyin metabolizmasını canlandıran enzimler içerir.
Ananas ezberlemek için çok yararlı bir besindir.
Avokado kısa süreli hafıza için tüketilebilir.
Çilek stresin etkisini azaltır.
Limon algılama yeteneğini artırır.
Lahana, troin bezlerinin aktivitesini azaltır ve bu da sinirlenmeye iyi gelir.
Soğan aşırı yıpranmaya, fiziki yorgunluğa karşı kanı sulandırır. Böylece beyin oksijeni daha kolay alır.
Bir avuç siyah üzüm.
Balık beyin hücrelerinin gelişimini sağlayan Omega-3 içerir. Haftada bir kez yenmesi tavsiye edilir.
Yumurta İçindeki kolin maddesi, beyin hücrelerini yeniler, güçlendirir.
Ay çekirdeği, bir avuç çekirdek yemek sinirleri yatıştırır. Ayrıca kasların gevşemesini sağlayan magnezyum sayesinde iyi bir uyku sağlar.
Yulaf, vücuda yavaş yavaş ama iyi bir enerji sağlar. Her gün kahvaltıda yemeye dikkat edin.
Barbunya, besinden alınan B1 vitamini eksik olursa, hafızanın normalden daha zayıf olmasına neden olur. Haftada 2-3 kez yenmelidir.
Bezelye, Ergenlik döneminde yaşanan anksiyeteyi yok edecek B1 ve B3 vitaminlerini içerir. Haftada en az iki ya da üç tabak alınmalıdır.
Su, beynin ideal şartlarda çalışması için su oranı yeterli olmalıdır. Günde 6-8 bardak su içilmelidir.
Ceviz
Fıstık
Fesleğen
Karabiber bunların hepsi beyne faydalıdır.
OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ

kaynak: Gönül Sofrası…

Bir Kartal Hikayesi


Bir rivayete göre; dört tavuk bir kartal yuvasına gidip bir yumurta çaldılar. Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu düşündüler. Zaman geçti, yumurtayı getirenler de unuttu, onlar da bu yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğunu inandılar…
Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı. Kısa bir zaman sonra yumurta kırıldı. İçinden simsiyah kanatlı,ilginç gagalı tuhaf bir tavuk çıktı….  Herkes mutluydu,böylesini ilk defa görmüşlerdi. Anne tavuk, dersler vermeye başladı yavrusuna: “Bak yavrum,yerden bulduğun böceği şöyle ye! Arpayı buğdayı böyle ye!. “Anne tavuk her geçen gün yeni şeyler öğretiyordu yavrusuna. Büyük tavuk annesinin her söylediğini yapıyordu. Tehlikelere karşı nasıl davranılacağını da öğretti annesi: “Bak yavrum, eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru kaç,şuradan gelirse buraya kaç… “

Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu. Oldukça uzun kanatları vardı. Ara sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı…
Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendini nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü,gökyüzünden süzülerek korkunç bir ihtişamla geçiş yapan başka bir canlıya ilişti.

-Anne bu ne? Dedi büyük tavuk. -Ha o mu? O kartal yavrum,kuşların padişahı. -Ne de güzel uçuyor! -Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme. Asla onun gibi olamazsın! Sen bir tavuksun. Senden önce baban,deden,amcan hepsi ona özendi ama hiç biri onun gibi uçamadı.. SEN BİR TAVUKSUN VE BİR TAVUK GİBİ YAŞAMALISIN.
O günden sonra büyük tavuk,ömrü boyunca arka bahçede kartalın ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti…  ve her seferinde “keşke bende bir kartal olup uçabilseydim. ” Dedi. Yine bir gün siyah kanatlı büyük tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti… O nu bir tavuk gibi defnettiler; kii hakikatte ölen bir kartaldı..
“Bir kartal gibi doğup,bir tavuk gibi yaşayan ve kartallara özenip sonunda bir tavuk gibi ölen binlerce kartal var. Yıl 2013, yer DÜNYA.. Şu anda kendi gücünün farkına varamayan,milyonlarca hatta milyarlarca insan var yeryüzünde.
HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR… HİÇ BİR ŞEY ANLATILDIĞI GİBİ DEĞİL… HER DUYDUĞUNA İNANMA….(BUNA BİLE ) GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİREN DÜNÜN DEĞİL, YARININ HAYALLERİDİR
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Senin İçin Kaypak Diyorlar…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

FREKANS & TİTREŞİM .•♥•.¸¸.•♥•.¸¸(¸.•♥•.¸ … Titreşim ve İlişkilerimizi Nasıl Etkilediği Gerçeği…


“Eğer , Evreni anlamak istiyorsan ; enerji , frekans ve titreşim üzerine düşün..”    Nikola TESLA..

Herkes bir frekansa, yani titreşime sahiptir. Yani DNA’nın salınım oranı. Bu titreşim 50 ile 150 Ghz arasında gezinir. Rezonans yüzünden, frekans son derece önemlidir. Bir titreşime (frekans) sahipsiniz ve yakın titreşimdeki diğer insanlarla, yerlerle, zamanla, olaylarla rezonansa girersiniz. Bu durum sizin diğerleriyle olan ilişkilerinizi nasıl etkiler?
İki insan, aynı ya da birbirine yakın frekansta iseler ancak ortak bir şeylere sahip olur ya da yan yana gelebilirler.
Bunu kavramak o kadar önemli ki, son cümleyi tekrar okuyup üzerinde düşünmenizi isterim. Bunun dış görünüş, kültürel geçmiş, eğitim, deri rengi, mali durum, ülke, ilgi vs ile en ufak bir ilgisi yoktur.
İki insan ancak aynı frekansa sahipse, yan yana gelir ve birlikte olurlar. Örneğin, bir restorana girdiğinizde, belli bir masada insanların birlikte oturduğunu görürseniz, onların hepsinin yakın frekanslarda olduklarını fark edersiniz. Bu yüzden arkadaşlar yan yana gelirler. Yine bu yüzden arkadaşlar ve eşler birbirlerinden ayrılırlar. Aralarından birinin frekansı yükselir; diğeri aynı kalırsa, ikinci kişi diğerinin hologramından düşer. Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, diğerinin frekans aralığının dışına düştüğünden bağlantı kuramazlar. Hiç düşündünüz mü, okuldan bazı arkadaşlarınız artık arkadaşınız değildir ve onlarla hiç bir bağlantınız yoktur? Çünkü frekansınız değişmiştir ve literal anlamda onları “göremiyorsunuzdur” artık.
Bizler gerçeği, şimdiki kitlesel bilincimizin odaklandığı bir alt boyutta var olan frekans bantlarının titreşimlerinin alt frekanslarının içinde olan kolektif kitlelerin düşünce formları şekliyle algılayabiliyoruz. Yani örneğin DNA sarmallarınızın 5 tanesi aktive olmuşsa ve bilinçliliğiniz beşinci boyuttaysa düşünce formlarının 4. Boyuttaki gibi yoğun (katı) olduğunu görürsünüz. Bu yüzden farklı insanlar, yaşamı bütünüyle birbirlerinden farklı algılarlar. Bilinç ve DNA aktivasyon düzeyi farklılıkları yüzünden…
Düşünün bakalım dışarıdaki gerçekten tuhaf kombinasyon oluşturan çiftleri, asla yan yana gelmelerini hayal bile edemeyeceğiniz insanlar birliktedirler. 🙂
Birliktedirler çünkü aynı frekanstadırlar. Konuya frekans açısından bakarsanız kendinizin de neden artık bir takım insanlarla birlikte olmadığınızı görürsünüz ve ilişki “yürümüyorsa” kendinizi kötü hissetmek zorunda kalmazsınız. Eğer frekansları uyumlu değilse 2 kişi yan yana duramaz. Aynı şekilde eğer rezone olmadığınız bir çevrede çalışıyorsanız, orada fazla kalamazsınız. Gerçekten de o çevre ve oradaki insanlarla aynı titreşimde salınmadığınızı hissedersiniz ve sonunda sizin oradan ayrılmanızı gerektirecek bir olay vuku bulur. Eğer titreşim yasalarından haberdar değilseniz, bu hoş olmayan ve sıkıcı bir durum gibi gözükebilir.
Yine, ailenin bir araya geldiği Noel ya da benzeri tatillerde bu frekans konusu gerçekten de çok hissedilir bir hale gelir. 🙂
Çoğu kişinin birlikte rezonansa giremediği kardeşleri ya da aile üyeleri vardır. Ve olan şey, bu durumun frekansla ilgili olduğundan haberdar olmayan anne-baba, büyükbaba-büyükanne gibi diğer aile fertlerinin “aileyi bir arada tutabilmek için” herkesi “geçinmeye” zorlamasıdır. Bu yüzden bir çok dram vardır ailelerde, frekans ve bilinçlilik hallerindeki düzey farklılığı yüzünden. Belirli bir ailede enkarne oldunuz diye, otomatik olarak tüm aile fertleriyle aynı titreşim seviyesinde olmanıza olanak yoktur. Zaten genellikle, eski yaşamlarımızdaki azılı düşmanlarımız bu hayatta aynı ailede doğmayı seçerek, bizim annemiz, babamız ya da kardeşimiz olurlar. Bu son derece sık rastlanan bir durumdur. Bunu yapmalarının sebebi, nefreti iyileştirmek ve kişinin kendi bilgeliğini kazanarak ruhsal anlamda tekamülü içindir.
Bir durum, Her şeyi yönetenin frekans olduğunu gerçekten kanıtlıyor, genellikle danışanlarımdan bir tanesiyle ilk görüşme için iletişime geçmeye çalışırken oluyor bu. Eğer danışanımın frekansı bana uyuyorsa internet’ten hemen bağlanıyorum ve harika bir iletişime geçiyoruz. Eğer frekans uymuyorsa mutlaka teknik ya da internetle ilgili bir “sorun” oluyor – ki aslında titreşimimiz uymuyor. Sonra yaptığım bir iki terapiden sonra, bizi iletişime geçmekten alıkoyan blokajları kaldırıp ona titreşimini yükseltmesi için yardım ediyorum, bu işlem biter bitmez herhangi bir sorun olmadan internet üzerinden bağlanabiliyoruz.
Peki, titreşimimizi nasıl yükseltebiliriz? 3 temel yol var:
1) Enerji çalışmalarına katılın
Titreşiminizi düşüren enerji blokajlarını, ailenizden miras kalan karmik damgalarınızı kaldırmak, ruhunuzdan ve ruh düzeyinden daha yüksek frekans çekmeniz ve tutmanızı sağlayacak uykudaki DNA’yı aktive etmek için enerji çalışmalarına katılın. Bu çalışmalar aura temizliği, karma çalışmaları ile birlikte başlayabilir. Ve DNA aktivasyonları kendi üzerinizde nasıl çalışacağınızla ilgili genişlemiş bir bilgiyle birlikte devam edebilir.
2) Zihin bedenini kontrol eden egzersizler
Sadece koşulsuz sevgi, neşe, mutluluk, minnettarlık gibi güç veren duygusal yüksek frekanslı düşünceler içinde olarak zihin bedeninizi kontrolünüz altına alın. Korku, anksiyete, umutsuzluk ve depresyon gibi durumlardan uzak durun. Bu durumların tümü düşük frekans taşıdığından, size düşük frekanstaki insan ve durumları çekerler.
3) Mediyasyon / Yoga yapın
Mümkün olduğunca meditasyon, yoga ya da diğer teknikler yoluyla, teta, delta dalgaları gibi derin zihin hallerine girin. Bu gibi derin haller, sizin Tanrı kimliğinize ve kuantum fiziğinde “gözlemci” denen duruma en yakın olduğunuz, düşünce tezahüründe, enerji dalgalarının uzay / zaman atom-altı parçacıklarının içinde çöktüğü anlardır.
Umarım bu yazıyla rezonansa girmiş ve titreşimin yaşamımızın her halinde nasıl etkili olduğunu fark etmişsinizdir.
Toby Alexander tarafından kaleme alınmıştır. UNIVERSAL LOVE PEACE & HARMONY

Çalışırken Negatif Enerjilerden Kurtulmanın Yolları…

Ayak falı…

Fantazi_terliklerde_ojeli_güzel_ayak_resimleri[1]

Ayaklar vücudun bütün ağırlığını taşır insanı istediği yere götüren sadık bir hizmetçi bazende iyi bir binek atı gibidirler.Ayaklar çoğunlukla insan tarafından en ihmal edilen organlardır.Dost başa düşman ayağa bakar derken aslında ayağımızdaki eski ayakkabıya bakıp sevinç duyan veya yeni ayakkabımıza bakarak ekonomik durumumuz hakkında tahmin yürüterek kıskançlık krizi geçiren bir kişi hayal etsekte işin aslı çok çok geçmişe binlerce yıl öncesine dayanır çünki insan ayağı çıplakken bilge kişiler için çok şeyler söyler.

Büyük ayaklara sahip olmak güç ve kudret sahibi olmakla eş değerdir,büyük ayaklı insanlar güçlü yaratılışlı zorluklara karşı direnmesini bilen kişiler olup güvenilirlik açısından bu kişilere güven duymak için biraz düşünmek şüpheci yaklaşmak,tedbirli olmak gerekir. Büyük ayaklı kişiler mala mülke düşkün oldukları gibi bir açıdan da müsrif ve harcamayı seven parasal kaynakları savurganca harcayabilecek yapıda olurlar. Tabii bu tesbit bütün büyük ayaklı insanlar için geçerli değildir.Heleki günümüzde yetişen nesillerin uzun boylu olmaları ve bu boylarıyla orantılı olarak ayaklarının da doğal bir şekilde büyük olacağını düşünürsek burada şu gerçek ortaya çıkmaktadır. Ayak falında boy ve ayak büyüklüğü orantılı olursa bu halde ayak falının ayak boyu ile ilgili bölümü geçerli sonuçlar veremez.

Ayak falında bir kişinin boyu orta uzunlukta veya kısa ise ve bu kişinin ayakları bu boya göre hayli büyük ve orantısız görünüyorsa bu kişi hakkında güvenilmez,müsrif,mal mülk canlısı,kişilerden çok onların maddi güçlerine ve mevkilerine değer veren biri diyebiliriz.

Ayağı küçük olanlara gelince yine küçük ayak da olumsuzluk belirtisidir.Tabii burada da orantı faktörü önemli rol oynamaktadır kişinin boyuna göre ayağı orantısız bir şekilde küçükse o kişi içine kapanık bir kişilik sergiler böyle kişiler başarılı olacakları işlerde ne yazık ki talihsizliklerle karşılaşır. Genellikle bu kişiler güvenilir olsalar da şansızlıkları sebebiyle başarılarının önünde hep bir engel vardır. Ayağı çok küçük kişilerin uğursuzluğuna inanılır bu kişilerin elleri de küçük ve parmakları da kısaysa uğursuzluklarına hükmedilir.Bu kişiler aldatabilirler aşkta ve evlilik hayatında da gözleri dışarıda kişilikleri ağır basar.

Ayağı boyuna göre normal ölçülerde olan kişilerin ayak falında düzgünlük ve çarpıklık ön plana çıkar ayakları iri kemikli kişiler düzenli bir iş hayatını seven istikrarlı insanlar olsalar da gündelik hayatın dışındaki olaylara ve kendi küçük dünyalarının dışına önem vermez etrafındakilerin de aynı düşünce tarzına uyanlardan oluşmasını isterler.Bu kişlerden sanatçı çıkmaz ince ruhtan yoksun olurlar.

Ayakları etli ayak parmakları tombulca olanlar iyi ve sadık bir eş olurlar. Yufka yürekli duygusal insanlardır.

İnsanların ayak baş parmaklarının hemen yanındaki parmakları baş parmaktan kısa ise bu kişiler son derece sadık ve genellikle dürüst olurlar bu kişilerin ne yazık ki ömürleri kısadır veya hep yoksulluk içinde yaşarlar. Bir türlü mutlu olamazlar huzursuzluk ve sıkıntılar yakalarını bırakmaz.

Ayak baş parmakları yanındaki parmağa göre kısa olanlar eğlenceyi seven gezmekten ve seyahatten hoşlanan havai bir kişlik sergilerler .İşlerinde başarılı olurlar daima ilerlemeyi hedef edinmişlerdir.

Ayak serçe parmaklarındaki tırnakları diğer parmaklardaki tırnaklara göre orantısız bir şekilde aşağıda veya sağa sola kaymış olanlar genellikle acımasız ve yalanı alışkanlık haline getiren kişilerdir.

Ayak baş parmakları içe doğru eğik olanlar uzun yaşarlar,servet sahibi olurlar fakat tutumlu olanları bazen işi hasislik derecesine kadar getirirken bir kısmı ise savurganlıkta yarışa çıkacak kadar müsrif ve eli açık olurlar.Çoğunlukla bencillikleri önemli özelliklerindendir.

melekler mekanı

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Burnunu siyah noktaya değdir…

Sabah Ola Palyaço…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Komşunu sev, ama aradaki duvarı kaldırma…

Cemreler Düşerken:)

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »