Çalışırken Negatif Enerjilerden Kurtulmanın Yolları…

Ayak falı…

Fantazi_terliklerde_ojeli_güzel_ayak_resimleri[1]

Ayaklar vücudun bütün ağırlığını taşır insanı istediği yere götüren sadık bir hizmetçi bazende iyi bir binek atı gibidirler.Ayaklar çoğunlukla insan tarafından en ihmal edilen organlardır.Dost başa düşman ayağa bakar derken aslında ayağımızdaki eski ayakkabıya bakıp sevinç duyan veya yeni ayakkabımıza bakarak ekonomik durumumuz hakkında tahmin yürüterek kıskançlık krizi geçiren bir kişi hayal etsekte işin aslı çok çok geçmişe binlerce yıl öncesine dayanır çünki insan ayağı çıplakken bilge kişiler için çok şeyler söyler.

Büyük ayaklara sahip olmak güç ve kudret sahibi olmakla eş değerdir,büyük ayaklı insanlar güçlü yaratılışlı zorluklara karşı direnmesini bilen kişiler olup güvenilirlik açısından bu kişilere güven duymak için biraz düşünmek şüpheci yaklaşmak,tedbirli olmak gerekir. Büyük ayaklı kişiler mala mülke düşkün oldukları gibi bir açıdan da müsrif ve harcamayı seven parasal kaynakları savurganca harcayabilecek yapıda olurlar. Tabii bu tesbit bütün büyük ayaklı insanlar için geçerli değildir.Heleki günümüzde yetişen nesillerin uzun boylu olmaları ve bu boylarıyla orantılı olarak ayaklarının da doğal bir şekilde büyük olacağını düşünürsek burada şu gerçek ortaya çıkmaktadır. Ayak falında boy ve ayak büyüklüğü orantılı olursa bu halde ayak falının ayak boyu ile ilgili bölümü geçerli sonuçlar veremez.

Ayak falında bir kişinin boyu orta uzunlukta veya kısa ise ve bu kişinin ayakları bu boya göre hayli büyük ve orantısız görünüyorsa bu kişi hakkında güvenilmez,müsrif,mal mülk canlısı,kişilerden çok onların maddi güçlerine ve mevkilerine değer veren biri diyebiliriz.

Ayağı küçük olanlara gelince yine küçük ayak da olumsuzluk belirtisidir.Tabii burada da orantı faktörü önemli rol oynamaktadır kişinin boyuna göre ayağı orantısız bir şekilde küçükse o kişi içine kapanık bir kişilik sergiler böyle kişiler başarılı olacakları işlerde ne yazık ki talihsizliklerle karşılaşır. Genellikle bu kişiler güvenilir olsalar da şansızlıkları sebebiyle başarılarının önünde hep bir engel vardır. Ayağı çok küçük kişilerin uğursuzluğuna inanılır bu kişilerin elleri de küçük ve parmakları da kısaysa uğursuzluklarına hükmedilir.Bu kişiler aldatabilirler aşkta ve evlilik hayatında da gözleri dışarıda kişilikleri ağır basar.

Ayağı boyuna göre normal ölçülerde olan kişilerin ayak falında düzgünlük ve çarpıklık ön plana çıkar ayakları iri kemikli kişiler düzenli bir iş hayatını seven istikrarlı insanlar olsalar da gündelik hayatın dışındaki olaylara ve kendi küçük dünyalarının dışına önem vermez etrafındakilerin de aynı düşünce tarzına uyanlardan oluşmasını isterler.Bu kişlerden sanatçı çıkmaz ince ruhtan yoksun olurlar.

Ayakları etli ayak parmakları tombulca olanlar iyi ve sadık bir eş olurlar. Yufka yürekli duygusal insanlardır.

İnsanların ayak baş parmaklarının hemen yanındaki parmakları baş parmaktan kısa ise bu kişiler son derece sadık ve genellikle dürüst olurlar bu kişilerin ne yazık ki ömürleri kısadır veya hep yoksulluk içinde yaşarlar. Bir türlü mutlu olamazlar huzursuzluk ve sıkıntılar yakalarını bırakmaz.

Ayak baş parmakları yanındaki parmağa göre kısa olanlar eğlenceyi seven gezmekten ve seyahatten hoşlanan havai bir kişlik sergilerler .İşlerinde başarılı olurlar daima ilerlemeyi hedef edinmişlerdir.

Ayak serçe parmaklarındaki tırnakları diğer parmaklardaki tırnaklara göre orantısız bir şekilde aşağıda veya sağa sola kaymış olanlar genellikle acımasız ve yalanı alışkanlık haline getiren kişilerdir.

Ayak baş parmakları içe doğru eğik olanlar uzun yaşarlar,servet sahibi olurlar fakat tutumlu olanları bazen işi hasislik derecesine kadar getirirken bir kısmı ise savurganlıkta yarışa çıkacak kadar müsrif ve eli açık olurlar.Çoğunlukla bencillikleri önemli özelliklerindendir.

melekler mekanı

Burnunu siyah noktaya değdir…

Sabah Ola Palyaço…

Komşunu sev, ama aradaki duvarı kaldırma…

Cemreler Düşerken:)

Kendi Kendine Şifa VERMEK…


Her gün taze enerjiye ihtiyacımız vardır. Özellikle yaşamın algı kapılarımızı büyük bir karmaşa ile zorladığı zamanımızda, dengemizi korumayı ihmal etmememiz gerekir.  Kendimizi şifalandırmak zor değildir. Ö…nce evrensel enerjiye bağlanmamız gerekir. Bunun için pek çok metot bulunmaktadır. Aşağıda bunlardan birini sunmaktayız:

İlk uygulama ellerin aktive edilmesidir. Bu, evrenden gelen şifa enerjisini almamız ve kanal olmamız için açılım sağlar. Bu adım, değişim yolculuğumuzu başlatan bir katalizördür. Bu suretle yeni frekansları taşımaya ve kendimizde barındırmaya başlarız.
Ellerinizi serbestçe iki yana sarkıtın. Kalan her hangi bir gerginliği gidermek için silkeleyin. Ellerinizi hareket ettirmeden aldığı biçime bakın. Parmaklarınız birbirine değmeden hafifçe kıvrılmış durumdadır. İşte bu ellerinizin normal anatomik pozisyonudur.
Rahat bir yerde, en rahat biçimde oturuyor veya yarı uzanmış veya yatıyoruz. Ellerimizi normal anatomik pozisyonunu bozmadan karşı karşıya getirdik. Bağlantı enerjisi derhal hissedilir. Enerji iki el arasında gider gelir, yoğunlaşır, yavaş yavaş dirseklerimize kadar sarar, ellerin içinde de hissedilir. Ellerimizi yavaşça birbirinden uzaklaştırınca enerji de uzar, esner. Enerji sonra tüm bedeni gezmeye başlar, baş ve kalp bölgemizde hissedilir. Bu süreç, şifa enerjilerini hissetmemize yarayan bir algı yeteneğini harekete geçirir.
Bu enerjinin bıraktığı his herkeste başka olabilir: Karıncalanma, sıcak, soğuk, itme, çekme hissi vs. Bir kere hissettikten sonra kişide algı yeteneği açılır ve ilgisini her odakladığında bu enerjiyi hisseder. Çünkü bu frekansları taşımak ve barındırmak üzere değişim başlamıştır. Enerjiyi hissetmek o enerji ile titreşmektir.
Ellerinizi normal anatomik pozisyonda tutun. Avuçlarınız 30 cm uzaklıkta birbirine baksın. Dikkatinizi avuçlarınıza odaklayın, 10-15 saniyede enerjiyi hissedeceksiniz. Avuçlarınızı birbirine bağlayan, çekince uzayan yumuşak bir eterik bağ olduğunu hayal edin.
Dikkatinizi kullanarak bu süreçte ustalaştıktan sonra bu hisse şekil ve içerik vereceğiz. Enerjileri bir ping-pong topu şeklinde hissedin ve gözünüzde canlandırın. Topu yavaşça bir elinizden diğerine atın ve iki el arasında topun çizdiği kavisi hayal eden.
Enerjiyi eterik bir yılan gibi düşünün. Yılan gevşek bir silindir haline getirilmiş spiral bir oyuncak olsun. Yılanı bir ucundan tutup silindiri ileri fırlattığınızda inanılmaz bir şekilde uzayıp uzaklara gidecek, sonra geri gelecektir. Bu egzersizler, enerjiye alışmak ve onu bir parçamız haline getirebilmek içindir. Tüm bunları yaparken acele etmeyin.
Odanızın, göğüs altınıza kadar suyla dolu olduğunu hayal edin. El ve kollarınız normal anatomik pozisyonda iken, onların suyun yüzeyinde yüzmelerine izin verin. Su onları kaldırırken hafiflediklerini hissedin. Su yüzeyinin avuçlarınıza hafifçe dokunuyor. Bu masada yatan hastanızla çalışırken onun enerji alanıyla temas ettiğinizi fark etmenizi sağlar. Hiçbir şey hissetmiyorsanız, fazla çabalıyor veya korkuyorsunuz demektir. Çabalamayın rahat olun.
Şu ana kadar enerjinin bedeninizde bir yerlerde dolaştığı hissine aşina oldunuz. Rahat bir yer bulun; bir yatak, açılan bir koltuk. Bu enerjilere girmekteki amacınızın kendinize şifa vermek olduğunun farkına varın ve bu gerçeği kabul edin.
Şimdi enerji hissinin ellerinizde ortaya çıkmasına izin verin. Giderek güçlendiğine dikkat edin. Zorlamayın, sadece dikkat edin. İzin verin ve gelmesini bekleyin. Dikkatinizi ona odakladığınızda ortaya çıkacak ve yoğunluğu artacaktır. Giderek güçlendikçe daha fazla dikkatinizi çekecektir. Dikkatinizi çektikçe daha da güçlenecektir. Bu bir döngüdür. Hisler güçlendikçe aynı zamanda yayılmaya başladıklarının farkında olun. Bedeninizin başka bölgelerine dikkat edin. Kollarınız gibi. Ve hislerin oralara ulaşmasını bekleyin. Gelecektir. Kısa bir süre sonra bacaklarınızdan yukarı çıkmaya başlayacaktır. Enerji, bedeninizi ele geçirirken daha yüksek bir seviyede titreşmeye başlıyorsunuz. Enerji birazdan öylesine güçlenecek ki, diğer sesleri ve aklınızı dağıtan düşünceleri durdurmaya başlayacak.  Giderek yayıldığını hissedin. Sonra kendinizin boşluğa kaymasına izin verin. Düşüncelerinizin arasındaki “boşluk”. Bu boşluğa girerken artık bilinçli düşünce durumunda değilsiniz.
Orada uzanıp, şifa alıyorum, şifa alıyorum, şifa alıyorum diye düşünüyorsanız, bilin ki, şifa almıyorsunuz, şifa almıyorsunuz, şifa almıyorsunuz. Düşüncenizi serbest bırakınız. Birden, hiçbir şeye dikkat edemez duruma gelirsiniz, çünkü boşluktasınızdır. Boşluktan çıkıncaya kadar bunun farkına varmayacaksınız. Sonra aniden -beş dakika, yirmi dakika, bir buçuk saat sonra- gözlerinizi açarsınız. Ya da bu süreci gece yaşıyorsanız, ertesi sabaha kadar çıkmamayı tercih edebilirsiniz. Boşluktan çıkma zamanınız geldiğinde, birden çıktığınızı fark edersiniz. Bu kadar basit.
Sonra onu serbest bırakın. Geri dönmeyin. Uygun şifanın gerçekleştiğini bilin ve yürüyüp gidin. Çünkü, daha fazlası için her geri gelişinizde ilk seferinde hepsini alamadığınız hissini vurguluyorsunuz. Ondan uzaklaşın ve geri dönüp bakmayın. Bu kendi özünüzde şifanın tam ve mükemmel olarak gerçekleştiğini kabul etmek ve bütünlüğü içinde ona izin vermek demektir. Niyetiniz duaydı. Enerji ise iletişimin taşıyıcısı. Onu serbest bırakmanız ve geri dönüp bakmamanız kabul ve teşekkürünüzdür.

‘Tekrar Bağlantı’ Dr. Eric Pearl – Owo Yayınları

Kültür mantarının faydaları?

Yemesi çok lezzetli olan mantarın faydaları saymakla bitmiyor. İşte mantarın  sağladığı yararlar

Mantarın, insan sağlığını koruyucu B kompleks  vitaminleri ve C vitamini yönünden zengin bir besin maddesi olduğu  bilinmektedir.

Yüksek oranda folik asit ihtiva eden mantarın,  anemi olgularının iyileştirilmesinde de kullanıldığını belirtmekte fayda  vardır.

Mantar proteininin hazm olabilme değerinin,  yüzde 72- 83 arasında olduğunu ve bu proteinin, insanın beslenmesi için gerekli  olan hemen hemen bütün aminoasitleri içerdiğini belirten uzmanlar, Mantar,  özellikle bu yönüyle diğer sebze türleri arasında en yüksek besin değerine  sahiptir. Mantar, kalsiyum, fosfor, potasyum, demir ve bakır yönünden  azımsanmayacak ölçülerde mineral içerir. Düşük karbonhidrat ve yağ oranı  nedeniyle kalp ve damar hastalıklarında, kandaki şeker düzeyini düşürme özelliği  nedeniyle de şeker hastalıklarında diyet öğesi olarak önermektedirler.

Mantar zehirlenmelerine karşı tanınmayan  mantarların yenmemesi, özellikle kültür mantarlarının tüketilmesine dikkat  etmekte fayda vardır.

Et yerine mantar En iyi bitkisel protein  kaynaklarından biri olan ve bünyesinde yağ bulunmayan mantar, kanser ilaçlarının  üretiminde de kullanılıyor

Mantarın bilinen en iyi bitkisel protein kaynağı  olduğunu belirten uzmanlar, “Vücut, hayvansal gıdalarla, protein kadar da yağ  alıyor, ancak mantarda yağ oranı neredeyse sıfır. Mantarla vücut, saf protein  alır” demektedirler.

Hayvansal gıdalarla alınan yağların damar  tıkanıklıklarına yol açtığını söyleyen Buzmanlar: “Kırmızı veya beyaz et  yediğimiz zaman vücudumuz yüksek oranda yağ alıyor. Bu yağlar, doymuş yağlarla  birlikte geliyor ve kalp damar tıkanıklıklarına yol açıyor. 100 gram etten  alınan protein oranı yüzde 17-20 civarında değişirken, alınan yağ da aynı  miktarda oluyor. Oysa tamamen bitkisel olan mantar ile hemen hemen yüzde sıfır  oranında yağ ile yüzde 5 protein geliyor. Mantar tüketerek yüzyılın hastalığı  kalp ve damar tıkanıklıklarından korunabilirsiniz.”

Mantarın ayrıca vücudun ihtiyacı olan C, B1, B2,  B6 ve D vitaminleri açısından da oldukça zengin olduğunu belirten uzmanlar,  mantarın bünyesinde bol miktarda amino asit bulundurduğunu ve kansızlığa da iyi  geldiğini ifade etmektedirler..

Özellikle kültür mantarı yetiştiriciliğinin çok  kolay olmasına rağmen yeterince üretimin yapılmadığını vurgulayan uzmanlar  “Nüfus sayımız çok yakın olan İngiltere’de üretim 300 bin ton, yani bizden 10  kat fazla. Böylesine önemli bir bitkisel ürünün mutlaka teşvik edilerek, daha  fazla üretimi ve tüketimi sağlanmalı” demekteler.Özellikle sağlığına dikkat  edenler formda kalmak isteyenler için mantar vazgeçilmez bir besindir.

Formda kalmak için mantar yemeklerini sofranızdan eksik etmeyiniz

 

Utangaçlık hayat boyu değişmeyen bir karakter özelliği mi?

 

Yapılan bilimsel çalışmalar öyle gösteriyor ki herhangi bir kişinin yeniliklerden kaçınması ya da onlarla başa çıkabilmeyi başarması çocukluğundaki beyin fizyolojisi ve kimyasıyla yakın ilişki içinde bulunuyor. Tanımadıkları fotoğraflar gösterildiğinde çocukluğunda utangaç olan yetişkinlerin amigdala adı verilen beyin bölgelerindeki etkinleşme diğer bireylere göre daha yüksek oluyor. Küçüklüğünde daha sosyal olan yetişkinlerinse bu beyin bölgelerindeki etkinlik daha düşük oluyor.
Bilim insanları uzun yılladır kişilerin mizaçlarındaki bu farklılıkların nedenlerine dair açıklamalar bulmaya çalışıyor. Huy ya da mizacın en önemli öğelerinden biri sayılan yeniliklere karşı nasıl tepkilerin verildiğiyse bahsettiğimiz çalışmanın odak noktası olmuş. Çekingen çocuklar yeni kişiler ya da durumlar karşısında ürkek davranıyorken, sosyal çocuklar onlara yaklaşmaktan çekinmiyor.
Harvard Tıp Okulu’ndan Carl Schwartz huy olarak çocukluk dönemiyle yetişkinlik dönemi arasında bir bağlantı olduğunun altını çiziyor. Bireyler arası huy farklılıklarının altında yatan nedenlerden biri olaraksa amigdala faaliyetlerindeki farklılıkları öne sürüyor.
Harvard Üniversitesi’nde Jerome Kagan tarafından yapılan çalışmada 2 yaşlarında bir grup çocuk çekingen ve sosyal olmak 2 alt gruba ayrılıyor. Araştırmacılar 11 yıl sonra aynı çocukların 13 yaşlarındaki davranışlarını gözlemliyorlar. 9 yıllık bir aradan sonraysa 21 yaşlarındaki beyin MR’ları çıkarılıyor. Araştırmacılar çocukların küçüklüklerindeki huylarının 21 yaşında da halen gözlemlendiğini ve bu bulguların beyin görüntüleme teknikleriyle de desteklendiğini öne sürüyorlar. Ancak halen alanda daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu da belirtiyorlar.
Küçüklüğünde çekingen olan çocukların sosyal kaygı bozukluğu geliştirebileceğine yönelik bir takım araştırmalar bulunuyor. Schwartz, çocuklukta deneyimlenen bu hastalığın yetişkinliğe dair bir depresyon işareti olabileceğine işaret ediyor. Sosyal kaygı bozukluğu yetişkinlerde SSRI adı verilen bir takım ilaçlar ve davranışçı terapiyle tedavi edilebiliyorken, çocuklardaki tedavi için hangi yöntemin izlenmesi gerektiği ne yazık ki çok da net değil.
Sonuç olarak yapılan bu çalışmayla araştırmacılar amigdala etkinliğinde saptanacak farklılıkların erken dönemde fark edilip geleceğe yönelik önlemler alınabileceğini öne sürüyorlar. Son olarak belirttikleriyse her çekingenliğin sosyal kaygı bozukluğu ya da depresyona yol açmayacağı. Çünkü mizaçlarımız patolojik kategoriler değil.

Kaynak: www.biltek.tubitak.gov.tr

http://fwmail.net/bilim/utangaclik-degismeyen-bir-karakter-ozelligi-mi/

Yaşadığınız ev, karakterinizi yansıtır. İşte burçlara göre ev tercihleri:

Koç burcu
Ateş grubundan olan Koç burcu güvenliği olan aydınlık ve ferah evleri tercih eder. Yaratıcı alanlar tam onlara göredir. Ateş kırmızısı ve narçiçeği rengi uğurlu renkleridir.
Deklarasyonda, eski ve yeniyi bir arada yaşatırlar. Kendilerini yaşam alanlarında rahat hissetmeleri gerekir ve bu alanı ateşli renk patlamalarıyla yuva haline getirirler Pozitifliğiniz ve tarzınız farklı dekorasyonlar denemenize neden olsa da yatak odanızın enerjisi şömine önleridir.

Boğa Burcu
Müziğin merkezde olduğu canlılığın içinde sade bir yaşam alanı Boğa burçlarının tercihidir. Özellikle denize ve doğaya yakın olmak amacıyla balkon tercih etmelidirler… Boğa evinde karşınıza sık sık deri koltuk ve kadife kumaşlar çıkar.
Beyaz ve siyah rengini seven Boğa burçları evlerinde bu renge sıklıkla yer verirler. Kitapları için mütevazı bir kitaplık mutlaka bulunacaktır.. Misafiri çok seven bu Burçlar fazla koltukla odayı boğmak yerine minderlerle dekorasyonu tamamlayabilir. Ayrıca evini daha çok benimsemesi için taze çiçekler hoşuna gider. Mutfak dekorasyonu da özen gösterdikleri bir konudur.

İkizler Burcu
İkizler burçları modern tasarımları olan evleri tercih ederler. Evlerinde lüksü ve rahatlığı arayan Geniş alanlarda yaşamayı seven İkizler evlerinde cam öğeleri kullanmayı sever. Büyük kapılardan, geniş pencerelerden hoşlanır. Son moda olanı tercih ederken tasarım konusunda harika bir zevke sahiptir.
Modernizeyi seven modern tasarımları takip eden burç, aynı şekilde son model elektronik cihazlardan da haberdardır. Yaşadıkları alanda ferahlık isterler Metal objeler, sarı ve tonlarındaki modern duvar aksesuarları hoşlarına gider. Capcanlı bir burç olan ikizlerin evi de kendisi gibi bu enerjiyi tamamen yansıtır. Ruh haline göre sık sık dekorasyonunu değiştirir.

Yengeç Burcu
Evlerine âşık olan Yengeçler, evine en meraklı burçturlar. Bahçe katı, ahşap evler duygusal Yengeç burcunun yaşamayı tercih edeceği bir evdir. Klasik ve modernin birleştiği tasarımlar tam Yengeç burcuna göredir. Evini gösteri aracı olarak değil, kabuğuna çekilebileceği bir mekân haline getirmek için dekore eder.
Beyaz, gümüş ve gri renklerini dairelerinin her köşesinde kullanırlar. Denizi çok sevdikleri için deniz manzaralı evler tercih ederler. Ve… Yatak odaları ruhlarını dinlendirmek için kullandıkları bir sığınaktır. su sesiyle huzur bulan yengeçler için küçük bir fıskiye ve mumlar yatak odanızı vazgeçilmez kılar.

Aslan Burcu
Kaliteli yaşamayı seven Aslan burçları lüks ve komşuları olan büyük evleri seçer. Aslan burcu için ev kendisiyle gurur duyabileceği atmosferlerden biridir. Masraftan kaçınmaz ve hem kaliteli hem ihtişamlı eşyalarla evi süsler. Altın ve kırmızı renklerini evlerinde görebileceğiniz burcun evi tamamen konforlu tasarımlardan oluşur. Dekorasyon zevki biraz pahalıdır. Lüks kumaşlardan, deri koltuklardan ve abartılı mobilyalardan hoşlanır. Misafirlerinin beğenilerini kazanmak amacıyla evi en iyi şekilde dekore eder.
Görkemli bir hayat tarzı benimseyen aslan burçları tabii ki yatak odaları ve duvarlarda büyük aynalar aslan burçlarına uygun noktalardır. Turuncu, sarı, kırmızı ve mor aslan burcunun dekorasyonunun ana renkleridir.

Başak burcu
Mükemmelliği hayatının her aşamasında arayan Başak burçları ev seçimlerinde de buna dikkat ederler. Rahat yaşayabilecekleri geniş ve modern tasarımlar onların ilgisini çeker. Evlerinde ahşap dokuları görmekten hoşlanırlar. Az ama öz eşyası vardır. Doğayı sever ve duvarlarında odayı boğmayacak ölçüde doğa fotoğrafları ya da tabloları kullanabilirler.
Doğal sabunlar ve doğal kokular evin havasını değiştirecektir. Sentetik ürünlerden olabildiğince uzak dururlar. Zarif bir zevki vardır. Kitaplıkla uyumlu bir karyola başı ve yatak odasındaki bej gibi renkler başak burcunun dekorasyon dünyasında önemlidir.

Terazi Burcu
Konut seçiminde kendileri için en uygun evi uzun değerlendirmeler sonunda bulan Terazi burcu her imkâna kolaylıkla ulaşabileceği residence daireleri tercih eder. Dengedeki hayatlarını evlerine taşımak isteyen bu burçlar dekorasyonda da ne istediğini iyi bilirler. Uçuk yeşil, mavi ve sarının tonlarından döşenmiş mobilyalar onları çeker. Bakır ve kurşundan yapılmış aksesuarlar onların dekorasyona düşkünlüklerinin göstergesidir. Sanki doğuştan dekoratördürler.
Uzun, alçak ve rahat koltuklar vazgeçemedikleri mobilyalardandır. Sanata çok düşkündürler. Bu yüzden de oturma odalarında tablolara, el dokuma halılara ve estetik değeri olan duvar saatlerine rastlayabilirsiniz. Belli başlı bir renkleri yoktur. Dikkat ettikleri tek nokta uyumun gerçekleşmiş olmasıdır.

Akrep Burcu
Bu burcun insanları geniş balkonu, geniş salonlu evleri tercih eder. Akrep burçlarının evlerinde antika köşeleri ve farklı tasarım edilmiş odalar bulunur. Gizemli mizaçlarını evlerinde gizleyen akrep burçlarına en uygun renk kırmızıdır. Kırmızı ve kırmızının tüm tonlarından meydana gelen döşemeler akrep burcu insanını çeker. Işığın biraz düşük biraz romantik olmasından hoşlanırlar. Tarçın kokulu bir mum akrep burcu için dekorasyonun vazgeçilmezlerindendir. Karamsar tabloları da eksik etmez.
Keyif yapmayı da sevdiğinden duvar süsleri ve resimlere geniş yer verir evinin dekorasyonunda. Cinselliğe egzotizme önem veren akrep yatak odası dekorasyonunda karanlık tablolarla, kısık aydınlatmalarla hemen dikkat çeker.

Yay Burcu Yay burcu insanı özgürlüğüne çok dükündür. Farklı olmayı sever. Geniş daireler Yay burçlarına göredir. Residence konseptinde kolaylıkla ulaşabileceği spor salonları ve alışveriş merkezleri ilgisini çeker. Renkleri, aksesuarları her alanda kullanmayı seven evine enerji katan yaylar Sıradanlıktan kaçınır ve her zaman ferah ve özgündür. Özellikle kendi yarattığı objelere evini dekore ederken yer verebilir.
Gezdiği gördüğü yerlerden kalan hatıraları, okuduğu kitapları ya da yaptığı çılgınca şeylerle ilgili eşyaları sergilemeyi sever. Gökkuşağının renklerine hayran olan yay rengârenk büyük minderlerle modern bir yatak odası dekore edebilir.

Oğlak Burcu
Teknolojiye meraklı olan burç için en ideal konut akıllı evlerdir. Akıllı ev teknolojisiyle tasarlanmış evlerinde huzur bulan Oğlak burcu İşte ciddiyeti ve mükemmeliyetçiliğiyle evinde çalışma odasına özen gösterir. Öncelikle hesap yapar, kafalarında biçimlendirirler ve en son içlerine gerçekten sinerse o obje bir oğlağın evine girmeye hak kazanır.
En iyisine sahip olma isteği nedeniyle dekorasyonda daha sade ve gelenekçidirler. Her şey dayanıklı ve ahenkli olmalıdır. Daha çok gücü simgeleyen deri bir sandalye ya da leopar desenli bir halı, yatak örtüsü oğlakların kişiliğini yatak odalarına da taşıyacaktır.

Kova Burcu
Merkezi konumda yer alan modern evleri tercih ederler. Yenilik ve değişiklikten yana olan Dâhilerin ve yaratıcı insanların burcu olan kova burcu bunu evine de yansıtır. Geleceği evlerine taşıyan kova burçları Rahat bir dekorasyonu tercih ederler ve ellerine gelen türdeki şeylerden hoşlanmazlar. Bazen tek bir rengin farklı tonlarıyla da tüm evlerini döşeyebilirler. Kural dışı bir dekorasyoncudurlar. Aynı zamanda içsel bir rahatlama için sürrealist biblo ve tablolar kovaların işine yarayacaktır.
Kova burcunun yatak odasında mütemadiyen ilgi çekici, göz alıcı detaylar bulunur. Yatak örtüsünden perdesine kadar kova burçları farklı olmalıdır. Zaten onun işi şaşırtmaktır. Gümüş rengi ve mavi tonları dekorasyonda burcuna huzur verir.

Balık Burcu
Yeni tasarımlar deniz manzaralı geniş evlere ilgi duyan Balık burçları konforunu en üst seviyede tutar. Onun için huzurlu olabileceği yer evdir. İşte hayal gücünü rahatlık ve sadelik için evine yansıtan balık burçları için Evlerindeki huzur her alana yayılmıştır. Dekorasyonu düşlere dayalı bir estetik anlayışını merkez alarak oluşturur. Balığın oturma odasında sıklıkla deniz temalı objelere rastlamanız mümkündür. Bu burç için yatak odası yani kişisel mekân çok önemlidir.
Düş gücünü ve sanatsal yönünü burada açığa çıkaracaktır. O yüzden yatak odasının balığın yaratıcılığını yansıtabileceği sıcak bir mekân olarak dekore edilmesi gerekmektedir. Kendisini iyi hissedeceği posterler ve eşyalar yatak odasında kullanılabilir. Su yeşili ve mavisi, beyaza kaçan soluk sarı onun dünyasının renkleridir.

kaynak: e-kolay

http://fwmail.net/astroloji/burclara-gore-hayalinizdeki-ev/