Derle, topla, rahatla kitabından… Bir Şeyi Atamadığınız Zaman Ne Yapmalı…

shopping[1]

 

Bir şeyi elimde tutmaya karar verirken başvurduğum kriter, dokunduğumda bana haz verip vermemesinden geçmektedir. Ne var ki, atmanız gerektiği gerçeğine direnmek insanın doğasında vardır. Haz vermediği halde atmak konusunda kendimizi bir türlü ikna edemediğimiz eşyalar ciddi bir sorundur.
İnsan muhakemesi içgüdüsel ve rasyonel olmak üzere iki geniş başlık altında toplanabilir. İş, neyi atacağınıza geldiğinde, sorun yaratan asıl şey rasyonel muhakememizdir. İçgüdüsel olarak nesnenin çekici olmadığını bilsek de zihnimiz onu atmamıza engel olmak için bir dizi sebep üretir. Mesela, “Daha sonra buna ihtiyacım olabilir” veya “Bunu atmak israftan başka bir şey değil” gibi. Bu düşünceler zihninizi meşgul ederken kurtulmanız imkansız hale gelir.
Tereddüt etmenin doğru bir şey olmadığını iddia etmiyorum. Karar verememek, bahsi geçen nesneye belli bir orana bağımlılığımız olduğunu gösterir. Zaten karar verirken sadece içgüdünüze güvenerek hareket edemezsiniz. Müsrif davrandığınız düşüncesinin dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyecek şekilde elinizdekiyle ne yapacağınıza karar vermeniz işte bu yüzden önemlidir.
Eğer atması zor bir şeye rastlarsanız, ilk olarak bunu neden edindiğinizi düşünün. Bu eşyayı ne zaman satın aldınız, o dönemde sizin için ne ifade ediyordu? Hayatınızdaki rolünü bir kez daha gözden geçirin. Mesela satın alıp da bir kez olsun giymediğiniz kıyafetler varsa, hepsini birer birer mercek altına alın. Kıyafeti nereden ve neden almıştınız? Sırf vitrinde havalı görünüyor diye aldıysanız, heyecan yaratması konusundaki işlevini yerine getirmiş demektir. O halde neden olsun bir kez olsun giymediniz? Eve gelip üzerinizde deneyip bedeninize uymadığına mı fark ettiniz? Eğer öyleyse ve eğer artık aynı tarzda ve renkte kıyafet almıyorsanız, o zaman önemli bir işlevini daha yerine getirmiş demektir ve vazgeçerek şöyle söylemekte özgürsünüz, “Seni aldığımda bana verdiğin sevinç için teşekkür ederim”.
Her objenin oynayacak farklı bir rolü vardır. Her kıyafet size havı dökülüp aşınıncaya kadar giymeniz için gelmez. Aynı şey insanlar için de geçerlidir. Hayatınızda karşılaştığınız her insan yakın bir arkadaşınız ya da sevgiliniz olacak değildir. Bazılarını anlaşması zor ve geçimsiz bulabilirsiniz. Ama bu kişiler de size hangi tip insanlardan hoşlandığınıza dair kıymetli bir ders verir, bu nedenle siz de bu özel insanları daha da fazla takdir edersiniz.
Atamayacağınız bir şeyle karşılaştığınızda, onun hayatınızdaki gerçek amacı üzerinde dikkatle düşünün. Sahip olduğunuz şeylerin ne kadarının rolünü yerine getirdiğini görünce şaşıracaksınız. katkılarını kabul ederek ve bunlardan minettarlıkla vazgeçerek, hayatınızı ve sahip olduğunuz şeyleri tam olarak düzene koyabilirsiniz. Sonunda kalacak olanlar gerçekten büyük değer verdiğiniz eşyalar olacaktır.
Sizin için önemli olan şeyleri gerçekten bağrınıza basmak için, ilk olarak amaçlarından uzun yaşamış olanları atmanız gerekir. Artık ihtiyacınız olmayan bir şeyi atmak ne israftır ne de ayıp. Dolapta çok derinlerde gömülü olan veya çekmecede varlığını unuttuğunuz bir eşyaya gerçekten büyük değer verdiğinizi söyleyebilir misiniz?

Eşyalarınn hisleri olsaydı kuşkusuz mutlu olmazlardı. Onları mahkum ettiğiniz hapishaneden çıkarın, özgür bırakın. Onları sürdüğünüz o ıssız adayı terk etmelerine yardım edin. Onları şükranla serbest bırakın. Toplamayı bitirdiğinizde sadece siz değil, eşyalarınız da kendilerini temiz ve yenilenmiş hissedeceklerdir.

Marie kondo / Derle, Topla, Rahatla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s