Archive | 30 Mart 2018

KEDİ MIRILTISININ TEDAVİ EDİCİ GÜCÜ 😻

29683233_1777876522303052_3628068522464695663_n[1]
Kedi dostunuzun mırıldadığı esnada hem sizi hem de kendisini iyileştirdiğini biliyormuydunuz ?
Bir kedinin tüylerini okşarken belkide stresinizin azaldığını sakinleştiğinizi hissettiğiniz olmuştur.Bu aslında bir his olmaktan da öte bilimsel bir gerçektir.
Kediler 20- 140 Hz aralığında mırlama titreşimleri yayarlar. Bazı bilim insanları bu sesin gırtlaktaki bir titreşim sayesinde oluştuğunu bazıları da kedilerin göğüs duvarındaki kan damarlarının titreşimiyle bu sesin çıktığını iddia etmektedir. Bu konuda araştırmalar yapan tüm bilim insanlarının ortak görüşü ise ” Kedi mırıltısının tedavi edici gücüdür ”
Kedilerin mırıltısını her zaman mutluluklarıyla özdeşleştirmişizdir. Bu doğru olmakla birlikte aslında biraz eksiktir. Kediler mutsuzken veya canları acırken de mırıldarlar. Örneğin doğum yapan kedilerin doğum anında mırıldadığı gözlemlenmiştir. Bu onlar için bir tür terapidir.
Mırlama titreşimleriyle kendilerini hem fiziksel hem de psikolojik olarak iyileştirirler. İşte minik dostlarımızın kendilerini iyileştirmelerine yarayan bu ses bizleri de daha sağlıklı hale getirmektedir.
Kedi mırıltısı stresi azaltır. Düşük frekansta seyreden ve devamlı bir uğultu halinde olan bu ses işitildiğinde beyindeki temporal lobun derin yapılarında bulunan Hesl Giyrusu denen yerde oksijen ve glikoz tüketimi artar, vücuttaki kan basıncı düşer Bu durum kişide pozitif duyguların oluşmasına sebep olur. Mırıltı esnasında insan vücudunda kendimizi daha mutlu hissetmemizi sağlayan serotonin, pralaktin ve oksitosin hormonlarının da arttığı belirlenmiştir.
Görülen o ki minik dostlarımız sevimli olmalarının yanı sıra yaşamımızı daha mutlu geçirmemize de yardımcı oluyor. 🐾

ACIYI AZALTMAK İÇİN YAZMAK

o-WOMAN-WRITING-LETTER-facebook-840x420[1]

ACIYI AZALTMAK İÇİN YAZMAK
Harvard Üniversitesi, acılar içinde kıvranan insanlarınyazmak suretiyle ızdırabı azaltabileceğini ve rahatlık hissedileceğini söylüyor. Böylece immunal sistemrahatlayıp güçleniyormuş. Psikolojik rahatlama hissedilirken, genel iyileşme de beraberinde geliyormuş. Aksi taktirde acıyı, ızdırabı içinde tutanların yükselen kan basıncı, kas kasılmaları ve hızlı kalp çarpmaları gibi
sorunlarla karşı karşıya geldiği gözlemlenmiş.
Burada bahsedilen acı, sevilen birisinin kaybedilmesidir. Er ya da geç her insanın başına gelebilecek, istenmeyen olaylara örnek olarak yakın birisinin bir kazada, kalp krizinden, doğum sırasında ölmesi vs. kastediliyor. Araştırmacılara göre, bu tür olaylar ıstırap verse de, yaşamın bir parçası olarak algılanmalı.Katlanılamayacak kadar ağır hissedilen olumsuzluklar zaman içinde bir nebze hafifler. Bu süreci hızlandırmak için yazmak, işe yarayabilir.
Size acı veren, fazlasıyla sarsan, günlük aktiviteleri yapmanızı engelleyecek kadar rahatsızlık hissettiren durumlar olabilir. Örneğin bir arkadaşın şiddet kullanılarak öldürülmesi, sevilen birinin feci bir trafik kazasında ölmesi ya da bir yakının intiharetmesi gibi. Bu tür durumlarda en iyi yöntem profesyonel bir terapiste başvurmaktır. Profesyonel yardım sırasında hisler yazıya geçirilebilir.
Acıyı azaltmak için yazmayı düşünenlere birkaç ipucu Harvard Üniversitesinden geliyor:
• Acıyı yazmak kolay değildir. Eskiyi hatırlatır, dayanılmaz acılar yeniden depreşir. Bu süreçte eskisi kadar, belki daha fazla, gözyaşı dökülebilir. Çok yüklü duygular yaşanır. Fakat yazmaya devam ettikçe iyileşildiği gözlemlenmiştir.
• Yazarken herşey açıklıkla dile getirilmelidir. Nasıl hissedildiği, neden öyle hissedildiği ve tüm çaresizlikler açık bir dille yazıya aktarılmalıdır. Çünkü sonuçta yazılan şey kişiseldir, kimseye göstermek için yazılmamaktadır. O nedenle gramer, dilbilgisi ve imla üzerinde durmaya hiç gerek yoktur. Hissedilen herşey yazıya geçirilmelidir.
• Acıyı hafifletmek için günde 15 ila 30 dakika, haftada 4-5 gün yazmak faydalı olabilir.
• Bu şekilde yazarak acıyı azaltmanın mümkün olduğunu düşünen araştırmacılar, belirli bir sürenin sonunda yazma aktivitesinin seyrekleşeceğini söylüyor. Bu noktadan sonra daha iyi hissetmenin mümkün olacağını ve yazma hissinin azalacağını ekliyorlar.
• Acıyı azalmak için zamana ihtiyaç var. Bu süreçte yazmak, ilave yardımcı olabiliyor.
• “Eğer bir insan sizinle değerli bir bilgiyi paylaşırsa ve siz de bundan faydalanırsanız, sizin de bunu diğer insanlarla paylaşma gibi ahlaki göreviniz vardır.”
Tugan Kütük
tkutuk@hotmail.com