Josef Koudelka’nın Etkileyici Fotoğraf Kareleri

boga[1]

 

Josef Koudelka, 10 Ocak 1938 yılında Çekoslavakya’nın dağılmasından önce Boskovice şehrinde dünyaya geldi. Fotoğrafla ilgilenen bir fırıncı komşusu sayesinde fotoğrafla tanışır. Bu fırıncı, topladığı ve çektiği manzara fotoğraflarını Koudelka ile tartışır, üzerinde yorumlar yapar.

14 yaşında yerel bir dondurma firmasına çilek toplayıp, para biriktirerek 6×6 orta format bakalit fotoğraf makinası alır. 1956 ile 1961 yılları arasında Prag’da Çek Teknik Üniversitesi’nde mühendislik okur. 1961 yılında Prag Divadlo Dergisi için tiyatro gösterilerini belgelemek amacı ile bir Rolleiflex kamera alır. Bratislava ve Prag’da havacılık mühendisi olarak bir süre çalışır ve bu arada da tiyatrolarda fotoğraf çalışmaları yapar. Oyuncuları sokakta fotoğraflar ve Kral Lear, Godot’yu Beklerken oyunlarının tanıtımı bu fotoğraflar ile olur.

calgici[1]

 

1968 yılında, Romanya’da çingenelerin fotoğraflarını çekmiştir ve Çekoslavakya’ya döneli 2 gün olmuştur. Varşova Paktı üyelerinin (başta Sovyetlerin), Çekoslavakya işgali başlamıştır. O günü şöyle anlatır.

cift[1]
“Ben Romanya’da çingeneleri fotoğraflamaktan yeni dönmüştüm ki, kız arkadaşım beni 4 kez telefon ile aradı. Rusların geldiğini söylüyordu. Penceremi açıp dışarı baktığımda her iki dakikada bir geçen askeri uçakları duyabiliyordum. Bu sebeple, büyük bir olay olduğunu anladım. Çekimden yeni geldiğim için hala boş filmim vardı. Çok şanslıydım. Hemen aşağıya inip insanları ve rusları fotoğraflamaya başladım. Ruslar pervasızca havaya ve insanlara ateş ediyordu. Ben ise tankların önünde, kimi zaman üzerinde fotoğraf çektim. Yanımdan bile ateş ediyorlardı. Yılların fotoğrafçısı Ian Berry benim o halimi görüp ‘Bu adam ya tamamen aptal ya da çok cesur ‘ demişti. Halbuki ben ne aptaldım ne de cesur, sadece fotoğraf almaya çabalıyordum.”

cingene[1]

İşgal sırasında çektiği fotoğraflar, 1947 yılında kurulmuş uluslararası bir fotoğraf ajansı olan Magnum Ajansı başkanı Elliott Erwitt tarafından yurt dışına kaçırıldı. Baskı görmesin diye PP (Praglı Fotoğrafçı) anonim ismiyle yayınlandı. 1969 yılında Overseas Press Club tarafından Robert Capa Altın Madalyası verildi. Magnum Ajans’a kabul edildi.

cingene2[1]

 

1970 yılında İngiltere’ye 3 aylık süre için gidip, politik sığınma talebinde bulundu. 10 yıldan fazla bir süre İngiltere Brick Lane’de yaşadı. Artık vatanından uzaktaydı. Sürgünde yaşadıklarını ve fotoğraflarını Exiles (Sürgünler) kitabında topladı. Bu kitabının içeriği ötekini anlamaya çalışan bireyin sürgünde verdiği mücadele şeklinde tanımlanabilir. Bu kitabı 1988’de Maine Fotoğraf Atölyeleri (Rockport) tarafından Yılın Fotoğraf Kitabı Ödülü’nü alır.

cingene3[1]

Josef Koudelka, İngiltere’de bulunduğu dönemde (Magnum’un kurucularından) dünya çapında haber fotoğraflarını sanata dönüştüren fotoğraf sanatçısı Henry Cartier Bresson ile tanıştı.

cingene4[1]
Koudelka, onunla ilgili olarak şunları söyler: “Onun fotoğraf ile ilgili tavsiyelerini dinlemediğim için bana çok kızardı ve benim panoramalarımdan nefret ederdi. Onunla benim aramda abi kardeş ilişkisi oluştu. Aralarda kavgaya kadar uzanan tartışmalarımız olsa da ne istediğini direkt olarak söyleyen tek insandı. Bana sağlığının mükemmel olduğunu, ancak onu çok kızdırdığım için kalbinin sorun yaratması ihtimalinde bana odayı terk et diyeceğini söylemişti.”

cingene5[1]

Eserlerini kronolojik olarak şu şekilde gruplayabiliriz:
Beginnings/Başlangıç: Koudelka’nın 2o’li yaşlarda yaptığı ilk çalışmalar.
Theater/Tiyatro: Divadlo Magazine ve Divadlo Zu Branou adlı Çek Tiyatrolarından görüntüleri sıkıştırdığı kareler.
Gypsies/Çingeneler:Aynı zamanda bir müzisyen olan Koudelka’nın 1960-1970 arası arşivlediği fotoğraflar.
Invasion/İşgal: Ağustos 1968’de Varşova Paktı ordularının Çekoslovakya’yı işgalinden fotoğraflar.
Exile/Sürgün: Ülkesine veda etmesiyle girdiği bunalımları yansıttığı çalışmalar.
Chaos/Karmaşa: 1986’da panoramik fotoğraf makinesiyle çalışmaya başlayan Koudelka’nın fotoğrafını çekmek istediği kişilerin sayısı azalınca peyzaj fotoğrafçılığına yönelmesi ile ortaya çıkan kareler.

gemi[1]

2002’de Fransız Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Üstün Hizmet Nişanı, Çek Cumhurbaşkanı Vaclav Havel tarafından da Çek Cumhuriyeti Liyakat Madalyası verilir kendisine. 2004’te New York’taki Uluslararası Fotoğraf Merkezi, fotoğraftaki seçkin başarısından dolayı sanatçıya Cornell Capa Sonsuzluk Ödülü’nü verir.

kavsak[1]

Bu kadar ödül, şöhret ama bir o kadar mütevazı, bir o kadar tok gözlü bir sanatçıdır. Bunu anlamak için aşağıdaki cümlelerini okumanız yeterli olacaktır.
Fotoğraf satıp satmadığına dair sorulan soruya şöyle yanıt verir: “Satmıyorum. Magnum’dan gelen gelir bana yetiyor. Zengin değilim ama yeterince param var. Dünyevi şeylere ihtiyacım olmadığı için çok paraya ihtiyacım yok. İnsanların fotoğralara istedikleri ya da önerdikleri yüksek ücretler de bana komik geliyor. Yeterince fotoğrafım var. Bunların hepsini Prag’daki bir müzeye ücretsiz vermeye hazırım.”

paris[1]

2008’de Pera Müzesinde sergilenen fotoğrafları için geldiğinde şunları söyler:
“Türkiye’ye ilk 1982’de gelmiştim. Buradaki insanları fotoğraflamak isterim, çünkü yüzlerinde yaşam var ama birçok kentte yüzlerde yaşam yerine maske görüyorum” der.

saat[1]

 

Kaynak
http://www.okumag.com, http://www.getty.edu/art/exhibitions/koudelka/

Güçlü ve Sağlıklı Olmak İsteyen Kişiler İçin 5 Önemli Japon Kuralı

 

 

1) Sert Bir Sırt
Hepimiz biliyoruz ki, omuriliğin eğri olması iç organlarımızda da çeşitli problemlere neden olmaktadır. Bu yüzden duruşunuzun gün hatta gece boyu düzgün olması gerekmektedir. Katsuzo’nun da dediği gibi, düz bir omurilik sindirim sistemine ve dolaşım sistemine fayda sağlamaktadır. Bu nedenle boynunuzu yataktan yükselten yastıklar yerine daha düz yastıkları tercih etmelisiniz.

1.a) Yastık Yerine Katı Bir Rulo

kural-2[1]

 

Japon halkı için kısa bir ömrün ilk göstergelerinden birinin boyun skolyozu olduğuna inanılır. Başımızın pozisyonunu gündüzleri kolay ayarlayabiliyoruz fakat bu durum geceleri zorlaşıyor. Bu yüzden Katsuzo boyun için katı bir yastık veya rulo üstünden uyumayı öneriyor. İlk başta rulo rahatsızlık verecektir fakat ruloyu birkaç kat kumaşa sarıp uyumayı deneyebilirsiniz. Ya da son yıllarda ülkemizde de yaygınlaşan bu tarz yastıkları deneyebilirsiniz.
2) Japon Balığı Egzersizi

kural-3[1]

Sert bir yüzeyin üstüne uzanın.
Kollarınızı başınızın altına alın.
Ayak tabanlarınızı dik yerleştirin.
Ardından elleriniz boynunuzdayken, bacaklarınızı ve belinizi balık gibi iki yana titreştirerek sallanın. Tüm vücudunuzda titreşim ve hafif yanma hissedeceksiniz. Bu egzersizi iki dakika boyunca yapın.
3) Kılcal Dolaşımı İyileştirme

kural-4-1[1]

Sert ve düz bir yüzeyin üstüne yatın.
Boynunuzun altına katı bir rulo veya benzeri bir malzeme koyun.
Bacaklarınızı ve kollarınızı kaldırın, dirseklerinizi ve dizlerinizi hafifçe bükün ve mümkün olduğunca rahatlayın.
Bacaklarınızı ve kollarınızı havadayken sallayın. Bu egzersizi 1-3 dakika boyunca yapın.
4) Avuç İçini ve Tabanları Birleştirmek

kural-5[1]

Başlangıç pozisyonu: sert ve düz bir yüzeyin üstüne yatın ve boyun altına katı bir rulo yerleştirin. Dizlerinizi yüzeyden kaldırmadan bükün ve ayak tabanlarınızı birleştirin. Bu egzersizi 10 kez tekrarlayın.
1) Avuç içlerinizi vücudunuza dik olacak şekilde birleştirin ve iki elinizin parmak uçlarını birleştirin. Bunu tekrarlayın ve bu sefer bütün avuç içlerinizi birleştirin. Avuç içleriniz birleşikken, ellerinizi havaya kaldırın ve sonra karın boşluğunuza doğru getirin.
2) Avuç içlerinizi kafanızın arkasına alın ve pozisyonu bozmayın. Daha sonrasında, karın boşluğunuza getirin.

3) Avuç içlerinizi karın boşluğunuza doğru, daha sonrasında bacaklarınıza doğru uzatın. Ellerinizi göğüsünüzden kasıklarınıza doğru 10 kez hareket ettirin. Daha sonrasında ellerinizi karın boşluğunuza doğru dik bir şekilde hareket ettirin. Bacaklarınıza doğru hareket ettirdikten sonra kafanızın arkasına alın.
4) Ellerinizi karın boşluğunuza yerleştirin, avuç içlerinizi havaya kaldırın ve bacaklarınızı öne ve arkaya doğru hareket ettirin.
5) El ev ayak hareketlerini birleştirin. Eğer ağrı hissedersiniz daha az tekrarlar yapın. Başlangıç pozisyonunu alın ve gözleriniz kapalı halde 10 dakika boyunca dinlenin.
Tüm bunlar karmaşık geliyorsa, sadece yukarıdaki resimde görülen el ve ayak avuçlarını birleştirme hareketini 2 dakika tekrarlamanızda yeterlidir.
5) Omurga ve Karın Egzersizi

kural-6[1]

 

Başlangıç pozisyonu: bacaklarınızla bağdaş kurarak oturun ve omzunuzu biraz indirin. Kollarınızı yere dik olacak şekilde uzatın ve bacak bileklerinizi tutun. Ardından kafanızı sola doğru çevirin ve arkanıza solunuzdan arkanıza bakmaya çalışın. Aynı şeyi sağ taraf için yapın. Gerginliği ve zorlanmayı hissedin. Aynı aktiviteyi ellerinizi yukarı kaldırarak bir kez daha yapın. Bu egzersizi 5 dakika boyunca tekrarlayın.

http://filoji.com/guclu-ve-saglikli-olmak-isteyen-kisiler-icin-5-onemli-japon-kurali/

Bu resme bakarak ruh hallinizi öğrenebilirsiniz

11921790_10153575936374106_6821194817080048036_n[1]

 
Bu izlenimi hazırlayıp sunan Japon psikiyatrisi китаока.
İddiasına göre,
Bu resme bakarken insanların bir kısmı onun hareketsiz olduğunu, bazıları yavaş hareket ettiğini,
Bazıları ise çok hızlı hareket ettiğini söylüyor
Bu görüşün şimdiki halliniz hakkında bilgi verdiğini iddia ediyor
Şimdi sizde bu resme bakarak ruh hallinizi öğrenebilirsiniz

Siz ONU nasıl görüyorsunuz?
Eğer…
A) Hiç hareket etmiyorsa: sakinlik ve tam dinginlik halindesin
B) Yavaş, yavaş dönüyorsa: yorgunsun ve dinlenmeye ihtiyacın var
C) Çok hızlı dönüyorsa: ciddi problemlerin olabilir… kendinize dikkat edin

Ne Dedi Doktor?

26310172_426665831102232_2624259454903779328_n[1]

Genç bir kız evlerine ilk kez gelecek nişanlısı için yemek hazırlamaya karar vermiş.

bilgiyi_sorgulamak[1]
Genç bir kız evlerine ilk kez gelecek nişanlısı için yemek hazırlamaya karar vermiş. Annesinin çok sevdiği ananevi balık yemeğini öğrenip yapmak istemiş. Birlikte mutfakta çalışmaya başlamışlar. Anne “Önce unutmadan balığın kafasını ve kuyruğunu keserek başlayacaksın ” demiş; balığı söylediği şekilde kesmiş , haşlanması için su ile tencereye koymuş, sonra da tencereyi ateşe koymuş ve limon suyu, un, yumurta ve en sonunda da yağı hangi safhalarda karıştırıp sosu hazırlayacağını anlatmaya başlamış. Sosun hazırlanırken kesilmemesi büyük ustalık gerektiriyormuş ve annesi bu yemeği pişirmenin püf noktalarını anlatmaya çalışıyormuş. Ama genç kızın aklı balığın pişirilmeden önce kafa ve kuyruğunun neden kesildiğine takılmış.
Genç kız “Anne” demiş “Peki neden başta balığın başını ve kuyruğunu kestin? Üstelik “Unutmadan kesmelisin” dedin?” diye sormuş. Anne bir an durmuş ve “Bilmiyorum.” demiş.” Annem bana böyle tembih etmişti ve otuz senedir hep böyle pişirdim.” ve yemeği pişirmeyi sürdürmüşler. Ama genç kız gibi annenin de kafası karışmış ve kendi annesine sormaya karar vermiş.
Annesini ziyaret ettiğinde de büyükanneye sormuş : “Anne, kızıma ekşili balık pişirmeyi öğretiyordum, bana başta balığın kafa ve kuyruğunu unutmadan kesmem gerektiğini öğretmiştin ve ben de senelerce böyle pişirdim ama bunun nedenini sana hiç sormadım. Neden balığın başını ve kuyruğunu kesmemiz gerekiyor?” Büyükanne bu soru karşısında şaşırmış. “İnan bilmiyorum” demiş “Annem bana böyle söylemişti ben de yaklaşık elli beş senedir böyle yapıyorum”.
Anne kız ve torun bu konuyu o kadar merak etmişler ki hep birlikte huzur evinde son günlerini geçirmekte olan 100 yaşlarındaki büyük büyükannelerini ziyaret ettiklerinde balığın kafa ve kuyruğunun kesilme nedenini öğrenmeye karar vermişler. Yaşlı kadının kafası gidip geliyormuş ve bu işlemin nedenini anımsayabileceğine emin değilmişler. Heyecanla yavaşça kulağına eğilip sormuşlar; “Büyük nine, neden ekşili balık pişirirken balığın önce başını ve kuyruğunu keserdin ?” Kadıncağız gözlerini açmış, gülümsemiş ve demiş ki “Ne yapsaydım? Büyük tencerem yoktu ki. Balık en büyük tencereme bile kuyruk ve başı ile sığmazdı ki!” !!!!!

Moris Levi ‘den (Ç)aldım, azıcık düzenledim, kısalttım. Emel Mizrahi