Niyet Enerjisini Yükseltmek için 5 Adım

reiki-yasam-enerjisi-sifa-vermeye-zorlar1[1]
Bir şey önce niyetle başlar. Biz niyet ettiğimiz ve hayal ettiğimiz şeyleri kendimize çekeriz. Niyet etmek, bu yüzden çok önemlidir. Neyi düşünürsek onu yaşarız sözü gerçekten doğrudur. Pek çok insanın niyetlerini tam olarak yükseltemedikleri için niyetlerine ulaşamazlar. Peki, niyet enerjisini yükseltmek için ne yapmalıyız.
1. Adım
Niyetinizi belirleyin. Hayal gücünüzü devreye sokmadığınız müddetçe niyetiniz devreye girmez. Niyetiniz bir araba almak ise mutlaka araba ile ilgili hayaller kurmak niyetinizi yükseltecektir. Bir niyeti belli zamanlarda imajine etmek ve niyetinizi güçlendirmek çok önemlidir. Kısaca niyetinize odaklanın ve niyetinizi hayal edin.
2. Adım
Niyetinizi olmuş gibi hissedin. Bu hissiyatı yakalamak için niyetiniz gerçekleştiğinde duygusal olarak ne hissedeceğinizi yaşayın. Hayalinizi niyetinize göre canlandırın. Bunu kolaylaştırmak için bilinçaltınızı devreye sokabilirsiniz. Şu soruları kendinize sorun ve kesinlikle cevaplamayın.
Niyetim gerçekleştiğinde ne hissederim?
Niyetim beni gerçekten ne kadar mutlu eder?
Niyetim gerçekleşirken hayatım nasıl değişir?
Bu soruları sorduğunuzda niyetiniz için hayal gücünüz devreye girecektir.
3. Adım
Dua edin veya olumlama yapın. Dindar bir insansanız, dua etmek niyet için çok iyidir. Dua ile niyetinizi yükseltebilirsiniz. Olumlama da yapabilirsiniz. Niyetinizi söyledikten sonra olumlu cümleler ile niyetinizi söyleyin. Mesela niyetiniz sağlıksa “Sağlığım çok iyi ve her geçen gün daha iyi oluyorum” diyebilirsiniz. Dua ve olumlamayı aynı anda yapabilirsiniz.
4. Adım
Niyetiniz için bir pano oluşturun. Niyetiniz ile ilgili bir resim çizip niyetinizi kağıda dökebilirsiniz. Niyetinizi yükseltecek harika bir yöntemdir. Mesela ev almak istiyorsanız. Bir ev çizip çevresine evinizin özelliklerini ve istediklerinizi yazın. Ya da hayalinizdeki evin resmini yapıştırın. Bu niyetinizi yükseltecektir.
5. Adım
Niyet enerjisini yükselttikten sonra yapmanız gereken serbest bırakmaktır. Bu basit yöntemle niyetinizi enerji bağlantılarına gönderin. 5 Derin nefes alıp verdikten sonra şu cümleyi söyleyin. “Niyetimi serbest bırakıyorum” 5 kere bu cümleyi söyleyin ve belli bir süre yapın. Göreceksiniz serbest bıraktıktan sonra niyetiniz yükselecektir.

kAYNAK: sPRİTÜELLER

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Eğer Hasta Olmak İstemiyorsan Duygularını Anlat:

CiUHGSSUoAA5w1J[1]

Olduğundan Farklı Yaşama:
Eğer Hasta Olmak İstemiyorsan Duygularını anlat:
* Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular; gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar
* Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür.Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!
* Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir!
Karar Vermelisin:
* Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır.* İnsanlık tarihi kararlardan oluşur
* Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir
* Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.
Olduğundan Farklı Yaşama:
* Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir.
* Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur.Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.
Kabullen:
* Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır
* Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır.Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar.
* Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.
Çözümler Bul:
* Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler.
* Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir.
Biz ne düşünüyorsak oyuz:
* Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.
Güven:
* Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan, bir ilişki de olamaz.
Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.
Hayatı Üzgün Yaşama:
Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir.
* Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir.
“İyi mizah bizi doktorun elinden korur”.
* Mutluluk sağlık ve terapidir.
Dr. Dráuzio Varella

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ZERDEÇAL ve ZERDEÇALLI SUYUN VÜCUDUMUZA İNANILMAZ FAYDALARI

700x400[1]

ZERDEÇAL ve ZERDEÇALLI SUYUN VÜCUDUMUZA FAYDALARI

12 Ay Boyunca Her Sabah Zerdeçal Suyu İçti ve Bu Oldu
İşte İngiltere’nin Bristol şehrinden bir kadının müthiş hikayesi. Ve bu hikayeyi bilimsel olarak doğrulayan onca akademik makale….

Zerdeçal giderek daha popüler hale gelen bir baharat ve bunun bir dolu haklı nedeni var. Besin değeri yüksek ve güçlü antioksidan olan zerdeçal, yaşlanma karşıtı ve iltihap sökücü özelliklerinden dolayı sağlık için mucizevi faydalara sahip.

Zerdeçalın aktif bileşeni kürkümin‘in (zerdeçal sarısı) sayısız faydası var ve bunu sayısı 7.000’in üzerindeki bilimsel makale de destekliyor.

Bu yüzden de zerdeçal suyu içebileceğiniz en sağlıklı içeceklerden biri.

İşte İngiltere’nin Bristol şehrinden bir kadının müthiş hikayesi. 12 ay boyunca zerdeçal suyu içen kadın bunun inanılmaz sağlık faydalarını gördü.

Zerdeçalın pH seviyesi mükemmel, bu yüzden zerdeçal 12 ay boyunca her sabah zerdeçal suyu içen kadının vücudunu alkalize etti, sindirimini iyileştirdi ve asıl önemlisi eklem yangısı semptomlarını yok etti. Tüm bu faydaları 12 ay boyunca her sabah bir bardak zerdeçal suyu içerek yaşadı.

İşte bu mucizevi içeceğin hazırlanışı:

1 bardak ılık suya 1 çay kaşığı toz zerdeçal ve bir fiske karabiber ilave edip iyice karıştırın. Hepsini su ılıkken hemen için.

İşte her sabah içilmesi gereken zerdeçal suyunun faydaları:

Kalp sağlığına iyi gelir

Zerdeçalin ana bileşeni kürkümin kan damarlarındaki plakları temizler ve kan pıhtısı oluşumunun önüne geçer.

2011 yılında Japonya Niigata Üniversitesi Eczacılık ve Uygulamalı Hayat Bilimleri fakültesinden uzmanların yaptığı ve Biological and Pharmaceutical Bulletin dergisinde yayınlanan bir araştırmada, 3 hafta boyunca zerdeçal tüketen erkek farelerin kalp sağlıklarının iyileştiği görüldü.

Tip 2 Diyabet’i iyileştirir

Auburn Üniversitesinde 2009 yılında yapılan ve Biokimya ve Biofiziksel Araştırma İletişimi dergisinde yayınlanan bir çalışamda, bu baharatın diyabetin tedavisinde büyük faydaları olduğu gösterildi.

Vücudun alkali (baz) dengesini sağlar
Zerdeçal yüksek derecede baziktir ve kanser sadece asidik ortamda oluşur.

Beyninizi korur
Bilim insanlarına göre büyüme hormonu Beyin Kaynaklı Nörotropik Faktör seviyesinin, düşük olması genelde Alzheimer’s hastalığı ve bunama ile bağlantılı.

Dahası kürküminin bu hormon seviyesini düzenlediği ve böylece yaşlanmaya bağlı beyin fonksiyonlarında gerilemeyi ve beyin hastalıklarını önlediği biliniyor.

İltihabı Önler
Birçok hastalığın ana nedeni iltihaptır. Kürkümin iltihap karşıtı özelliğe sahip ve bu yüzden iltihapla etkili şekilde savaşır ve organizmayı korur.

Kanser İlacı Özellikleri
Kürkümin güçlü bir antioksidan olduğu ve antioksidanlar da hücrelerin hasar görmesini önlediği için kanseri başarılı şekilde önler.

Eklem yangısı semptomlarını azaltır
2012 yılında yapılan bir araştırmaya göre kürkümin, etkili bir steroid olmayan antiinflamatuar ilaç ve dahası iltap ve ağrı dindirici ilaçlardan bile daha etkili.

Sindirime iyi gelir
Bilim insanları düzenli zerdeçal tüketmenin sindirim sistemine iyi geldiğini söylüyor.

Karaciğeri korur
Safra kesesinin düzgün çalışmasına yardımcı olur, karaciğeri toksinlerin zararlı etkilerinden korur ve karaciğer hücrelerinin etkin şekilde yenilenmesini sağlar.

Yaşlanmayı yavaşlatır ve uzun bir ömür yaşamanıza katkı sağlar.
Kürkümin serbest radikallerle çok iyi savaşır ve iltihabı önler, bu yüzden de yaşlanma sürecini yavaşlatır.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

kAYNAK: hAYAT mUTFAKTA

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu 6 Durumla Sık Karşılaşıyorsanız Zeka Seviyeniz Sandığınızdan Daha Yüksek Olabilir

dusunen-kadin[1]

 

Çoğumuz zeki insanları, doğuştan mükemmel yeteneklere sahip süper insanlar olarak görürüz. Oysa gerçek tamamen farklıdır. Sanılanın aksine zeki insanlar diğer insanlara oranla daha fazla sosyal problemle uğraşırlar ve hepsinde de öte kişi ne kadar akıllı olursa olsun, günün sonunda yatağa girdiğinde sadece sıradan bir “insandır.”
Aşağıda sıralanan problemlerden bir kaçı gün içerisinde sizin de başınıza geliyorsa, sandığınızdan daha zeki olma ihtimaliniz bir hayli yüksektir.

1. Gündelik Sıradan Konuşmalar Sizi Daraltıyorsa
Gündelik şeyler hakkında sıradan konuşmalara dahil olmak size oldukça zor geliyor olabilir. Çünkü beyniniz büyük fikirlerle boğulmuş durumda. İlginizi çeken şeyler çoğunlukla bilim, sanat, felsefe, teknoloji gibi konularla ilgiliyken, sizin için dün televizyonda yayınlanan yarışma veya diziyi konuşmak pekte ilgi çekici olmayabilir. İnsanların birbirleriyle uyum sağlamak için kabul ettiği bu tarz şeyler üzerinde konuşmak size vaktinizi harcıyormuş gibi hissetirebilir. Bir amaca hitap etmediğini düşündüğünüz bu konuşmalara dahil olmamayı seçmenizden dolayı az arkadaş sahip olmanız oldukça olasıdır.

2. Konuştuğunuzdan Daha Çok Düşünüyorsanız
Beyniniz sürekli olarak karşılaştığınız problemlerin ve durumların en iyi çözümlerini aramak üzerine çalışıyorsa, muhtemelen konu üzerindeki fikrinizi beyan etmeniz ya da bir sonuca varmanız ortalama zeka seviyesine sahip kişilerden daha uzun sürüyor olabilir. Hatta kimi zaman, verdiğiniz cevabın sorunun tam çözümü olmadığını düşündüğüzde veya söyleyeceğiniz şeyin konuşulan konuya dişe dokunur bir katkı yapmayacağını düşündüğünüzde, hiç konuşmazsınız. Diğer insanlar akıllarına gelen her düşünceyi ortaya saçıp, laf ve fikir kirliliği yaratmaktan hiç çekinmemeleri sizi çok şaşırtıyor olabilir. Ancak şunu unutmayın ki , siz laf kalabalığı yapmamak için sessiz kalsanız dahi diğer insanlar sizi içine kapanız olmakla yaftalamaktan çekinmeyeceklerdir.

 

3. İşiniz Veya Okulunuz Size Sıradan Geliyorsa
Beyninizin yeni ve daha büyük fikirlere yelken açma düşüncesi ile farklı ve yaratıcı projeler kurgulayıp duruyorsa sahip olduğunuz işiniz veya okulunuz gözünüze sıradan ve sıkıcı gelebilir. Çünkü sahip olduğunuz yaratıcılığınız dosya yetiştirmek, belge düzenlemek ya da ödev yapmak gibi gündelik ve sıradan işleri olduğundan daha sıkıcı hale getirmektedir. Sahip olduğunuz yaratıcı düşünme biçiminden ortaya çıkan bu enerjiyi böylesi sıradan işlerle harcamak, size kendinizi kötü hissettirerek, özünde basit olan bu işleri gözünüzde büyütmenize yol açabilir.

 

4. Bazı Zamanlar “Eylem Felci” Yaşıyorsanız
Daha önce bir işin veya gerçekleştirilecek eylemin her türlü detayını düşünüp, yol şemalarını çıkarıp, ince eleyip sık dokuduktan sonra harekete geçme konusunda bir türlü adım atamadığınız oldu mu? Eğer yüksek bir zeka seviyesine sahipseniz eylem felci olarak anılan bu olayla karşılaşma ihtimaliniz oldukça yüksektir. Genellikle çok detaycı ve fazla düşünen kişilerde görülen bu bozukluğun en rahatsız edici yönü ise dışarıdan duruma şahit olan diğer bireylerin olayı basitçe tembellik olarak adlandırması.  Oysa eylem felci tembelliğin tam tersi olarak, gereğinden fazla düşünme yüzünden ortaya çıkmaktadır.

5. Diğer İnsanlar Sizi Farklı Görüyor İse
Toplumsal davranışınız konusunda kendinizi diğer insanlardan daha sorumlu görme eğiliminiz sizin diğer insanlar tarafından sosyal olarak yeteneksiz ya da kısaca “farklı” biri olarak nitelendirilmenize yok açabilir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi insanlar etraflarında kendilerini daha az zeki hissettiren birilerinin olmasında hoşlanmadıklarından, bu tarz insanlarla vakit geçirmeyi pek tercih etmezler. Bu sebeple genellikle geniş arkadaş gruplarına dahil olmanız pek olası değildir.

6. Aşık Olmak Size Oldukça Zor Geliyor İse
Bunun nedeni aşk arayışınızın diğer insanlara oranla daha talepkar olmasıdır. Diğer insanlar anlık heyecanlarla ilişkilere oldukça rahat bir biçimde kendilerini atarken, siz çok daha temkinli ve analitik olduğunuz için, umduğunuz aşkı bulma olasılığınızın daha düşüktür.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Göbek eriten içecek… 4 günde 10 santimetreye kadar inceltiyor

rekl[1]
Evdeki malzemelerle kolaylıkla hazırlayabileceğiniz bu içecek göbek çevresinde biriken yağları 4 günde 10 cm’e kadar inceltiyor.

 

Göbek eriten içecek hangi malzemelerle nasıl hazırlanır? İşte pratik tarif:

Malzemeler:

-Taze zencefil
-8-12 taze nane yaprağı
-1 salatalık
-1 limon
-8.5 bardak su

Hazırlanışı:

Limonu yıkayın. Soymadan ikiye kesip çekirdeklerini çıkarın. İki yarısını da doğradıktan sonra su ile doldurduğunuz kaba koyun.

Salatalığı soyup doğradıktan sonra onu da suya atın. Nane yapraklarını ekleyin.

Soyduğunuz zencefili dilimleyip diğer malzemelerin içine ekleyin. Bütün malzemeleri karıştırıp üzerine bir kapak kapattıktan sonra karışımı 1 gece buzdolabında bekletin.

En az 4 gün boyunca bu karışımı gün boyunca için. Farkı göreceksiniz.

KAYNAK: Milliyet – Duygu Bay / PembeNar

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sizi Zihinsel Olarak Güçlendirecek Ve Kendinize Olan Sevginizi Tazeleyecek 12 Söz

fashion-1048726_640-1024x623[1]

 

1. Hayat size; aynı anda hem bir başyapıt hem de ilerleme kaydedici bir eser olmanız için izin verir.

 

2. Kendi hikayemizin sahibi olmak ve bu süreç boyunca kendimizi sevmek, şimdiye kadar yaptığımız en cesur şeydir.

3. Kendinizle gurur duyun ve başkasının sizi nasıl gördüğünden utanmayın.

 

4. Kendin ol. Orijinallik, bir kopyadan çok daha iyidir.

5. Hayatınızı değiştirecek bir kişiyi arıyorsanız; aynaya bir göz atın.

6. Kendinizi hafife almayı bırakın.

7. Kendini sevmek bencillik değildir; kendinizi nasıl seveceğinizi öğrenene kadar bir başkasını gerçekten sevemezsiniz.

8. Kendinizi her geçen gün yapılacak işler listesinin en üstüne koyun ve gerisi yerinde olacaktır.

9. Başkalarına ilham vermek için mükemmel olmanız gerekmez. Başkalarının, kusurlarınızla nasıl baş ettiğinizden esinlenmesine izin verin.

10. Kimsenin olmadığı zamanda kendinize inanmanız gerekir. Bu sizi bir kazanan yapar.

11. Gerçek zorluk, kendiniz hakkında nasıl düşündüğünüzün üstesinden gelmektir.

12. Başkasının beni nasıl hissettiğine bakmaksızın, bugün kendimi sevmeyi seçeceğim.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendinize Her Gün Söylemeniz Gereken 10 Söz

Girl-On-Beach-Web[1]

 

1.”Bunu Yapabilirim.”
Bu cümle olumlu olduğu gibi, aynı zamanda da sizi bir durum karşısında harekete geçirmekte etkili. Kendinizi, karşılaştığınız durum karşısında kısıtlı hissetmemelisiniz, istediğinizi elde etmek için var olan imkanları kullanmalısınız.

 

2.”Ben İyi Bir İnsanım.”
Bu cümle; sizin ne kadar müthiş ve harika bir insan olduğunuzu gösteriyor. Hepimizin içinde iyi özelliklerimizi bize gösteren bağlarımız var. Fakat bazen bunu kendimize hatırlatmamız gerekebilir. Unutmayın ki, hepimiz pozitif bir etki bırakmak için dünyada varız.

3.”İhtiyacım Olduğu Zamanlarda Yardım İsteyebilirim.”
Kendi sınırlarınızı iyi bildiğiniz için; hedefinize ulaşırken zorlanabileceğinizin farkındasınızdır. Bu yüzden zorlandığınız zamanlarda mutlaka yardım isteyin. Yardım istemek sizin güçsüz olduğunuzu değil, hedefinize ulaşmak konusunda ne kadar tutkulu olduğunuzu gösterir.

 

4.”Geleceğimden Ve Başıma Gelecek Güzel Olaylardan Ben Sorumluyum.”
Başınıza gelecek olan güzel şeylerden sadece siz sorumlusunuz. Başkalarının geleceğinizi yönlendirmelerine izin vermeyin. Ne geçmişe bağlı yaşamalısınız ne de başkalarının fikirlerinin sizi şekillendirmesine izin vermelisiniz.

 

5.”Hayat Devam Ediyor.”
Başınıza ne gelmiş olursa olsun, iyi veya kötü, tecrübelerinizden ders çıkarıp hayatınıza devam etmelisiniz. Yaşadıklarınızın sizi etkilemesine izin vermemelisiniz. Bu yüzden önünüze bakın ve kendinizi hep geliştirin.

6.”Kendimi Kabulleniyorum.”
Üstünüze çok gitmeyin. Kendinizi olduğunuz gibi kabullenin. Herkes gibi sizin de kusurlarınız var ve hata yapıyor olmanız normal. Fakat bu kendinizi geliştirmek için yeterli değil. Değerinizi bilin çünkü bu şekilde dünya da değerinizi biliyor olacak.

7.”Geçmişte Güzel Başarılar Elde Ettim.”
Geçmişteki başarılarınızı hatırlamak sizi, gelecekteki projeleriniz için motive edecektir. Nasıl bir işe giriştiğinizin bir önemi yok, geçmişteki başarılarınız gelecekteki başarılarınızın sadece bir habercisi.

8.”Bugün Kendimi Tebrik Edeceğim.”
Bugün sizin gününüz. Dışarı çıktığınızda kutlamak için mutlaka bir sebebiniz olacaktır fakat her şeyden önce kendinizle ilgili bir kutlama sebebi bulmalısınız.

9.”Bir Şey İçin Mücadele Etmek, Değerli Olduğunu Gösterir.”
Mücadele etmek, sizin için bunaltıcı olmamalı. İyi başarılar, kolayca elde edilmezler. Güçlü olun ve hedefiniz için elinizden geleni yapın. Bu cümleyi kendinize hatırlatın ve karşınıza çıkabilecek engellere rağmen mücadele etmekten vazgeçmeyin.

10.”Hayat Dolu Ve Mutlu Hissediyorum.”
Bu cümle kendinizi nasıl gördüğünüzü çok güzel anlatıyor. Eğer kendinizi sağlıklı bir insan olarak görüyorsanız, bu yaşamınıza da mutlaka yansıyacaktır. Bu yüzden her zaman için zihninize ve bedeninize iyi bakmalısınız. Ruh ve beden sağlığınızdan daha önemli hiçbir şey yok!

Kaynak: Filoji.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu 7 Belirtinin 4’ü Sizde de Varsa Kan Şekeriniz Yüksek Demektir Derhal Önlem Almalısınız

kan-sekeri-768x402[1]

Diyabet tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı hızla artan önemli bir sağlık problemi.Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyabetin 7 önemli sinyalini sıralıyor.

Son yapılan araştırmalara göre; ülkemizde diyabetik hastalar tüm nüfusun yüzde 13.5’ini oluşturuyor. Henüz diyabet tanısı almamış, ancak bozulmuş glukoz toleransı olan ve diyabete aday kabul edilen kişilerle birlikte bu oran yüzde 33 gibi yüksek bir rakama çıkıyor. Yani, Türkiye nüfusunun onda birinden fazlası şu anda diyabetik, onda ikisi de birkaç yıl içinde diyabet tanısıyla karşılaşacak. Kontrol altına alınamayan diyabet damarların yapısını bozuyor. Bunun sonucunda; kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, kalıcı görme kaybı başta olmak üzere tüm organlarda komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Bu kadar ciddi bir sağlık sorunu olan diyabet, sağlıklı beslenme alışkanlığı, medikal tedavi ve düzenli egzersizden oluşan bir yaşam şekliyle takip edildiğinde bu komplikasyonlar önlenebiliyor. Ancak erken tanı ve tedavi için öncelikle diyabetin belirtilerini tanımak ve zamanında hekime başvurmak çok önemli.

 

Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyabetin 7 önemli sinyalini sıraladı.
1. Ağız kuruluğu
Diyabet öncesi dönem erken fark edilip yeterli önlemler alınmazsa yorulan pankreas kan şekerini kontrol etmeye yetecek kadar insülin salgılayamaz hale geliyor. Bu durumda önce toklukta kan şekerleri yükselmeye başlıyor. Ağız kuruluğu ve çok su içme bu sürecin ilk belirtilerini oluşturuyor.
2. Gece idrara kalkma
Ağız kuruluğuna bağlı çok su içmenin yanı sıra kanda yükselen kan şekerinin böbrek üzerinde yarattığı basınç nedeniyle hastalar gece uykudan idrar ihtiyacıyla uyanmaya başlıyor. Gecede bir kez idrara kalkmak normal sayılıyor. Ancak birden daha fazla sayıda uykunun idrar ihtiyacıyla bölünüyor olması, akla diyabeti getirmeli.

3. Bacaklarda kramplar
İnsülin azlığı nedeniyle kanda şeker yükselirken hücre içine girip yakıt olarak kullanılamadığı için hücrelerde bir enerji açlığı ortaya çıkıyor. Halsizlik, bacaklarda kramplar, aşırı tatlı isteği, sabahları zor uyanma, gün içinde uyku hali, konsantrasyon azalması bu dönemde başlayan ve kandaki şeker yükseldikçe şiddeti artan belirtileri oluşturuyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu tür şikayetleri olan kişilerde açlık kan şekeri normal olsa bile tokluk şekerlerinin takibinin ya da şeker yükleme testinin mutlaka yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
4. Uyuklama
Kanda şeker yüksek olmasına rağmen yakıt olarak kullanılamadığı için hücreler enerjisiz kalıyor. Bu durum beyin ve sinir sistemi hücrelerinin enerji azlığına yol açınca; uyku hali, konsantrasyon azlığı ve gün içinde uyuklama şikayetleri ortaya çıkıyor.
5. Kaşıntı
Kandaki şeker yükselmeye başlayınca cilt kuruyor ve genel bir vücut kaşıntısı başlıyor. Bu kaşıntı kadınlarda genital bölgede daha yoğun olabiliyor.
6. Genital mantar enfeksiyonları
Vücut sıvılarında artan şekerin mikropların üremesini kolaylaştırmasına bağlı olarak kadınlarda sık idrar yolu enfeksiyonları ve genital bölgede kaşıntıyla birlikte tekrarlayan mantar enfeksiyonları gelişebiliyor.

7. Kilo kaybı
Pankreasın insülin rezervi azaldıkça açlıkta da kan şekeri yükselmeye başlıyor. Şekerin kanda yükselmesine rağmen kullanılamaması nedeniyle hücrelerin enerji açlığı arttıkça hücreler enerjiyi yağ ve kas hücrelerinin parçalanmasıyla elde etmeye çalışıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu dönemde yukarıdaki şikayetlere ek olarak kilo kaybının ortaya çıktığını belirtiyor.
DİYABET NEDEN ARTIYOR?
Diyabet sıklığı pek çok nedene bağlı olarak artıyor. En önemli nedenler arasında ise aşırı karbonhidratlı gıda tüketimi, fast-food ve şekerli içecek tüketiminin artması, kilo alma, hareketsiz yaşam ve düzensiz beslenme yer alıyor.

Kaynak: Bilen kadınlar

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Psikolojideki Bu 5 Kuralı Anladığınızda, Hayatınız Çok Daha Kolay Hale Gelecek

girl-865304_640[1]

 

Kendimizin ve çevremizdeki diğer insanların psikolojisini anlamak, mutluluğumuzda büyük bir rol oynayabilir. Hepimiz geçmiş tecrübelerden kazanılan sınırlayıcı inançlardan ve başkalarıyla olan etkileşimlerden dolayı hayatımızın yaşayışımızın engellenmesinden muzdaribiz.
Algılarımızı düzeltecek ve kendimiz hakkında gördüğümüz ve düşündüğümüz olumsuzlukların miktarını sınırlayacak daha iyi bir zihniyet içerisine girmemiz gerekiyor.

Bu 5 psikolojik kuralı kullanma alışkanlığı kazanmak daha kolay bir hayat yaşamak için çok önemlidir ve dünyayı yepyeni bir ışıkla görmenize yardımcı olacaktır:
1. İnsanlar Düşündüğünüz Kadarıyla İlgilenmiyor
Sert gibi gelebilir, ama aslında doğrudur. Başkalarının bizim hakkımızda düşündükleri şeylere o kadar yakalanmış olmak ya da başkalarının beklentilerini karşılayacak bir biçimde davranmak bizim için zararlıdır; çünkü herkes kendi sorunlarına ve güvensizliklerine sarılır. İnsanların düşündüğüne inandığımız şeylerin çoğunun, yalnızca zihnimizin geçmiş deneyimlerine veya yanlış algılamalara ve yorumlara dayalı olarak yarattığı varsayımlar olduğunu akılda tutmaya çalışmak daha iyidir.  Kişisel mutlulukları elde etmek için diğerlerinin ne düşüneceğini düşünmeden kendinize güvenmek; size uzun bir yol kat ettirecektir.

 

2. Sürekli Olarak Kim Olduğumuz Değişir
On yıl önce olduğumuz ile aynı kişi olduğumuzu düşünmek kolay ve başka bir on yılda da aynı düşünüp, aynı hissedeceğimizi sanıyoruz ancak öyle değil. Geçmiş, şimdiki ve gelecekteki benliklerimiz aslında tamamen bağımsızdır çünkü zihniyetler hayatımızın koşulları ve deneyimleri ile değişir. Bu nedenle, karar verirken her zaman mevcut benliklerimize karşı gerçek olmalıyız. Gelecekteki benliğimizin ne düşüneceğini ve ne hissedeceğini önceden asla tahmin edemeyiz ve geçmişte olan her şey geçmiş olaylardan kaynaklanıyordur. Güç şu anda! Bulunduğumuz anda!

3. Kendinizi Başkalarıyla Kıyaslamayı Durdurun
Birçoğumuza en iyi anları yüklemek için baskı yapan sosyal medya ile, başkalarının görünüşte ‘mükemmel’ yaşamlarıyla karşılaştırmaya başlamak kolay olabilir. Gerçek hayatta hâlâ, elimizden gelen en iyi tarafı, yargılanma veya reddedilme korkusu duyarlılığı göstermek yerine, insanlara gösterme eğilimindeyiz. Gerçek şu ki hepimiz savunmasız durumdayız. Hepimiz başkaları tarafından kabul edilmek istiyoruz.
Bizler gerçekten kim olduğumuzu görürken, insanların bizden daha iyi olduğuna inanmak büyük bir zaman kaybı. Diğer insanlara kıyaslama, karşılaştırma yaparak; kendinizi kötü hissetmek faydasızdır. Çünkü en güçlü insanlar bile içlerinde endişe, güvensizlik ve belirsizliklere sahiptir.

4. Tavsiyenizin Dinleneceğini Beklemeyin
Bir arkadaşınızın göz kamaştıran problemini gördünüz ve onu çözmek için nelere ihtiyaç duyduklarını biliyor muydunuz? Tavsiye veriyorsunuz, ancak sadece sağır kulaklara düşmüş gibi görünüyor. Sinirli hissediyorsunuz bu sebeble, sonuçta sadece onlara yardım etmek istiyorsunuz. Mesele şu ki, doğru zamanda doğru zihniyette olmadıkça, hiç kimse gerçekten de tavsiye dinlemiyor. Günün sonunda insanlar, yalnızca kendi deneyimlerini kullanarak zihniyet ayarlarını veya bakış açılarını değiştireceklerdir. Kendinizi göz ardı edilmiş veya kayıtsız hissetmeyin – Siz biraz uğraştınız, şimdi onların halletmelerine izin verin.

5. Yalnızca Kendi Cevabınızı Kontrol Edebilirsiniz
Bir soruna, olaya veya duruma nasıl tepki verdiğiniz, durumun kendisinden çok daha önemlidir. Hayattaki tutumunuz, genel olarak ne kadar mutlu olduğunuz konusunda her şeydir. Herhangi bir olumsuz durumda, bu zor olabilir, ancak tepki vermeden önce kendinizi birkaç saniye çekmeyi ve aklınızı sıfırlamayı unutmamak; başkaları ve kendiniz için olabilecek yansımaları anlamanız için kendinizi eğitmenize yardımcı olabilir.

Kaynak: Filoji.com

Kendisi Pırlanta Ruh Daha Da Pırlanta Olan Dostum Özlem Çetinkaya 14 Ağustostan Sonra Bireysel Seans Ve Eğitimlerine Başlıyor… Yuuppiii… Tel 0531 517 84 86

_MG_2371 - Kopya

14 Ağustos Pazartesi itibari ile İstanbul… 🙂
Bu ne demek?
Bireysel uygulama ya da eğitim isteyenlerle buluşabiliriz 🙂….
BİREYSEL UYGULAMA
* Access The Bars Bilinçaltı Temizleme
* Kozmik enerji
* Reiki
* Dengeleyici Nefesler
EĞİTİM
* Access The Bars
* Reiki 1-2-3
Detaylar için;
http://www.ozlemcetinkaya.com
info@ozlemcetinkaya.com
0531 5178486

ÖZLEM ÇETİNKAYA KİMDİR ?
Ben Özlem Çetinkaya; oğlum için bir anne, anne – babam için bir evlat, eşim için bir hayat arkadaşı, hayatıma dokunan kimilerine göre bir dost, kimilerine göre bir tanış, kimilerine göre farkında bile olmadan yanından geçip gittiği herhangi biri, öğretmenlerime göre bir öğrenci, öğrencilerime göre bir öğretmen…
Anlayacağın hem birçok kişiyim, hem de bir hiçim.
İlk aklına gelen bir tek kelimeyle anlat kendini desen; “Meraklı” derim. Hayata karşı, kendime karşı, etrafıma karşı, bir çocuk gibi, sonsuz bir merakla yaşarım ben. Ondan sebep severim ya kelimeleri, kitaplar, filmleri, tiyatro oyunlarını, insanları, hayvanları, doğayı….
En çok da kendimi merak ettim ben; kimim, neredeyim, ne yapıyorum, neden yapıyorum….?
İnsan bir kere kendini keşfe çıkmaya görsün, sonrasında derya deniz bir yolculuğun içinde buluveriyor kendini. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi olduğum yıllarda da, mezun olduğum Bilgi Üniversitesi İşletme bölümüne devam ederken de, her daim insanı ve özellikle de kendimi anlamaya çalıştım.

İnsana olan merakımdan sebep belki de, on seneyi aşkın bir süre profesyonel olarak otel işletmeciliği yaptım. O günlerde iyice fark ettim ki, insanların hayallerine dokunabilmek benim ruhumu, bedenimi, zihnimi güçlendiriyor.
“Yazmaya” aşık olan ben kendimi bildim bileli yazıyorum. Kimi zaman bir peçetenin üzerine yazdığım iki kelam söz, kimi zaman defterlerin saylarını dolduran uzun cümleler… Her ne kadar konuşmayı seven biri gibi algılansam da, içinden geçenleri yazarak ifade edebilenlerdenim ben. Terazi burcuyum ne de olsa, ucundan kıyısından yaratıcı bir şeylere dokunmasam haksızlık yapmış olurum yaratıcı gezegenime. Üstelik yaşam gücümü aldığım renk de ikinci çakranın rengi olan turuncu. Hal böyle olunca hayatta kendimi dengelemek, iç huzuru yakalamak adına “yaratıcı” işlerin içinde bulunmak benim için keyiften de öte, bir yaşam amacı.
Paylaşmaya da aşığım ben… Tek çocuk olduğum için geç öğrendim ama öğrendim paylaşmanın lezzetini. Bir kere öğrendikten sonra da vazgeçemedim kendisinden. Zaten doğduğum gün gökyüzü öyle bir şekil almış ki, gezegenlerin dizilişinden benim payıma düşen bildiklerimi diğer insanlara aktarmak, insanlara elimden geldiğince rehberlik etmek, ilişkiler arasındaki dengelerin sağlanmasına destek olmak, farklı bakış açıları geliştirmek olmuş. Anlayacağın beni yükseltecek ve dengede tutacak her ne varsa, hepsini yolu, paylaşmaktan geçiyor. O yüzden de yazıyorum.
Hayatta her şey denge! Aşk, para, pul, sağlık….
Dedim ya, benim burcum Terazi. Yükselenim de Oğlak laf aramızda. Bu demek ki, sen ne kadar dengeliysen, ben o kadar mutluyum.
Aslına bakarsan hem kendi adımla yazdığım, hem de gölge yazar olarak yazdığım kitaplar; uyguladığım kozmik enerji, reiki ya da bilinçaltı temizleme seansları; verdiğim ya da organize ettiğim eğitimler; bunların hepsi, hem kendime şifa hem başkalarına.
Benimle ilgili merak ettiğin başka şeyler varsa, seve seve elektronik postanı cevaplarım.
Kucak dolusu sevgilerimle
Özlem Çetinkaya
E-mail: info@ozlemcetinkaya.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Günün Zeka Sorusu… Kaç Kare…

AApNR0y[1]

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Unutulmuş 23 Büyülü Kelime

0000000676794-1[1]

 

Lugat 365 projesi, hissikablelvuku, müşkülpesent gibi unutulmuş veya gençlerin duymadığı eski kelimeleri sosyal medya üzerinden paylaşan bir projeydi. Onların paylaştıkları kelimelerden bir seçkiyi Erol Akyavaş’ın resimleri ile birlikte hazırladık.

1. Dilemma: İkilem
“Her gülücük bir fiyasko, her iltifat bir asparagas, her hediye bir skandaldı… Yine de idare ediyordum. Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir, iftiralar senin için bir terapidir. Dilara Dilemma ile aramızdaki aşk karşılıklı bir iftiradan ibaretti.” (Murat Menteş, Dublörün Dilemması)

2. Sergüzeşt: Serüven, macera
“Evet yeri gelmişken itiraf etmeliyim, sadece romantik değil, aynı zamanda iflah olmaz bir sergüzeştim ben. Belki bir romancı için gerekli bir ruh halidir bu sergüzeştlik ama hayat, her zaman hakikatin üzerinde yükselir.” (Ahmet Ümit, Elveda Güzel Vatanım)

3. Şikemperver: Yemeğe düşkün (Günümüzde kullanılan gurme yerine pekala geçebilir)
“Bu yokluk içinde Hacı Nazif Bey kül oldu gitti. Muhalifler galiba fazla ekûl (pisboğaz) fazla şikemperver adamlar, fakat rakıya düşkün adamlar değiller.” (Refik Halit Karay, Guguklu Saat)

4. Nazenin: Cilveli, nazlı
“Artık ona biraz daha dikkat ediyordum. Toplu bir başı, tatlı gözleri, pembe bir burnu vardı. Tamamıyla sarı idi ve ötesinde berisinde sarı tüylerinin daha koyuca, sanki tersine dönmüş de dalgaları vardı. Ve bütün halinde hayata yırtmaktan ziyade sevmek, fakat sevmekten evvel sevilmek için gelmişe benzer nazenin bir edanın baygınlıkları vardı.” (Halit Ziya Uşaklıgil, Zerrin’in Hikayesi (Aşka Dair))

5. Asude: Rahat, sakin
“Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.”
(Yahya Kemal Beyatlı, Rindlerin Ölümü)

6. Letafet: Güzellik, hoşluk
“Birlikte kafaları çekerlerken Mustafa onlara Fuzulî’den beyitler okuyor, Nedim’in içki düşkünlüğünden örnekler veriyordu: Meyhane mukassi görünür taşradan ammâ/Bir başka ferah başka başka letafet var içinde. Rakıdan başka bir de tiyatroya düşkün olmuştu. Hafta sonları arkadaşları mektepte harıl harıl çalışırken Mustafa, Darülbedayi’de Shakespeare’i seyrediyordu.” (Oğuz Atay, Bir Bilim Adamının Romanı)

7. Tahayyül: Hayalde canlandırma, imgeleme
“Hakikaten eskisi gibi miydi ya? Eskisi o kadar uzak, o kadar efsanevi bir alemdi ki; Behçet Bey orada, bu alemin her şeyi değiştiren ve güzelleştiren bü­yülü ışığı altında kendisini istediği gibi tahayyül edebilirdi.” (Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste)

8. Sazende: Sazcı
“Sazendeler bütün maharetleriyle telleri titretirken kadın, erkek bu iki vücut tekmil zarafetleriyle, havada kıvrıla kıvrıla dönen nağmelerle aynı ahenkte kıvrılıyor, doğruluyor. Hafif ve parlak pabuçların, yemenilerin içindeki ayaklar ölçülü bir şiir düzgünlüğünde keçenin üstüne konup kalktıkça göze çimende oynaşan bir çift kelebeğin ahenktar tavırlarını hatırlatıyordu.” (Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Yarayı Kanatan öyküsü (Çağlayanlar))

 

9. Müteşekkir: Teşekkür borcu olan
“Ömrümde ilk defa düşündüğümün aksini söylemedim. Düşündüğümü söyleyecek kadar çirkin olduğuma zaman zaman müteşekkir oluyorum.” (Halide Edip Adıvar, Kalp Ağrısı)

10. Müteessir: Üzülmüş, üzüntülü
“Müteessir olmamak elde değil… Mamafih bendeniz o kadar yufka yürekli bir insan değilim… Bilhassa vazife başında… Yani bendenizi öyle zayıf, iradesiz, aciz, korkak bir insan olarak tanımamanızı rica ederim Müfettiş bey.” (Reşat Nuri Güntekin, İstiklal adlı tiyatro oyunu)

11. Munis: Cana yakın, uysal, uygun
“Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından
kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
çerçevesine sığmayan
munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu”
(Murathan Mungan, Yalnız Bir Opera)

12. Tarumar: Dağınık, karışık, perişan
“Yolcu yollarda topraksız insanın
ve insansız toprağın feryadını duyar idi.
Ve yolların sonu kale kapısında kılıç şakırdar
köpüklü atlar kişner iken
çarşıda her lonca kesmiş kendi pirinden ümidi
tarumar idi
Velhasıl hünkar idi, timar idi, rüzgar idi
ahüzar idi.”
(Nazım Hikmet, Şeyh Bedrettin Destanı)

13. Terûtaze: Çok taze, körpe
“Kralına gönderilen çok kıymetli hediyelerle yüklü olan ve İspanya Tersanelerinden terûtaze çıkmış bulunan bir gemiyi Barbaros el çabukluğu marifet diyerek zaptediverirken gene Barbaros Palma Adası’nı basıyordu.” (Halikarnas Balıkçısı, Uluç Reis)

14. Nâmütenâhi: Sonsuz ucu bucağı olmayan
“Bütün bu fikirler arasında bir rakkas gibi kalbini, korku ve bezginlik ile ezen kendi mukayese-i hayatı daima tekerrür ediyor, bazen namütenahi bir kasvet ve melal, sonra acı bir korku ve telaş, her şeyin, bütün emellerin, ümitlerin, gençlik ve saadetin zalim bir inatla mutlaka elden kaçacağını, işte elan kaçmakta olduğunu, bir şey yapmak ihtimali olmaksızın artık hayatının bitmiş olduğuna karar vermek lazım geldiğini görerek zebun kalıyordu.” (Mehmet Rauf, Eylül)

“Aylardır bu saati, bu dakikayı intizâr ettim, size namütenahi hürmetime rağmen susmayacağım Neveser.” (Attila İlhan, Dersaadet’te Sabah Ezanları)

15. Mütenasip: Orantılı, oranlı uygun
“Genç kız ilk bakışta acayip bir tesir bırakıyordu. Beyaz bir yüzü, omuzlarına dökülen uzun saçlan, hafif tatlı esmer bir cildi, ince narin mütenasip bir vücudu vardı. Fakat gözleri çok tuhaftı. Donuk ela idiler. İnsan bunlara bakınca hiç bir şey anlayamıyor, fakat bunların manasız olduklarını da bir türlü kabul edemiyor, daha dikkatle bakıyor ve nihayet garip bir yorgunluk ve ürkeklik hissiyle başını çevirmeye mecbur oluyordu.” (Sabahattin Ali, Bir Hakikatın Hikayesi adlı yayımlanmamış öyküsü)

16. Temenni: Dileme, dilek
“Halbuki ben ne kadar saçma olursa olsun, yan yana bulunduğumuz zamanın durup kalmasını, asla bitmemesini temenni ediyorum.” (Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna)

17. Telakki: Anlayış, görüş, kabul etme
“Bir insanı diğerinden ayıran hususiyet nedir? Dış şartlar mı? Olamaz. Nedir o halde? Kazanç ve kayıp hakkındaki telakkisidir.” (Oğuz Atay, Tutunamayanlar)

18. Ehemmiyet: Önem
“Hiç kimsenin ne dediğine, ne diyeceğine zerre kadar ehemmiyet vermedim ve harekatımı herkesin arzusuna uydurmaya lüzum görmedim. Bütün bunlar birer fazilet değil midir?” (Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Kiralık Konak)

19. Dilhun: İçi kan ağlayan, büyük üzüntü içinde olan
“Onlar böylesi alçakça, canavarca bir ölüme layık insanlar değillerdi. Ali Safa Bey öyle candan, öyle güzel konuştu ki bu gece herkesi dilhun eyledi.” (Yaşar Kemal, İnce Memed)

20. Meftun: Tutkun, gönül vermiş, vurgun
“Prensesim,
Güzel gözlerinizden damlayan inci, okudukça beni meftun eden mektubunuza değil, adeta içimi yakan cehennem alevine damlayıp söndürdü ve sinemdeki yaralara deva oldu. O gül yaprağındaki şebnem misali inci ki; ay kadar güzel, ay kadar hüzünlü ve ay kadar yalnız.” (İhsan Oktay Anar, Yedinci Gün)

21. Vuslat: Kavuşma
“Gülmenin sonu ağlamaktır… Vuslatın sonu hicran… Yazın sonu hazan… İkbalin sonu zeval… Hayatın sonu ölüm!” (Ömer Seyfettin, Terakki)

22. Tecessüs: Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma
“Nüzhet iki defa salondan çıktı, girdi ve ikisinde de gözleriyle beni dışarı çağırdığı halde yerimden kalkmadım. Tecessüs -hatta yeni başlayan bir sevgi- benim. Doktor Ragıb’ı Nüzhet’e tercih etmemle neticeleniyordu. Galiba, düşmana dosttan fazla bağlandığımız alaka noktası budur.” (Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu)

23. Diğerkam: Kişisel yarar gözetmeksizin başkasına yararlı olmaya çalışan
“O sözcüğü ne zaman söylesem gözlerim yaşarır. Öylesine özlemişimdir; bir anı, bir vasiyet gibi diğerkam oğlum gibidir, oğlum değildir benbenci, tamahında değildir dünyanın, ne bana benzer, ne ablasına, belki bir meczuptur oğlum, bir ermiş kadar tamahsızdır.” (Leyla Eril, Eski Sevgili)

Kaynak

Lugat 365, Can Yayınları – Lugat 365, Bazı Kelimeler Çok Güzel

 

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BU AĞAÇLARDAN HANGİSİ SİZİN KİŞİLİĞİNİZİ YANSITIYOR

Bu-ağaçlardan-hangisi-sizin-mükemmel-kişiliğinizi-yansıtıyor-test[1]

 

İşte size eğlenceli bir kişilik testi… Bu ağaçlar arasından, altında oturmayı, uyumayı, piknik yapmayı ya da yakınlarında yaşamayı isteyebileceğiniz bir ağacı seçin. Sizi ilk anda kendine çeken ağacı seçin ve bakın size kişiliğinizin en iyi tarafları hakkında neler söylüyor…  Eğer birden fazla ağaç arasında kaldıysanız ikisini de okuyun. Ağaçlardan hangisini seçerseniz seçin kendinizin en mükemmel haliyle karşılaşıyorsunuz. Seçtiğiniz ağaç sizi fazlasıyla takdir ediyor. Hayatınız boyunca yeterince eleştirilmediniz mi? Test sonucunuzu okuduğunuzda belki de “bu ben değilim” diyeceksiniz. Ya şu ana kadar size çevrenizin söylediği kişiden ibaret değilseniz? Bu eğlenceli kişilik testini yaptıktan sonra seçtiğiniz ağaç tarafından takdir edilmek hoşunuza gittiyse bu testi sevdiklerinizle de paylaşın…

 

1. Cömert ve ahlaklı bir insansınız. Kendinizi sürekli geliştirmeye çalışıyorsunuz. Başarma isteğiyle dolusunuz ve oldukça yüksek standartlara sahipsiniz. İnsanlar sizinle iletişim kurmakta zorlanıyor olabilirler fakat sizin için olduğunuz insan olmak kolay değildir. Çok çalışkansınız. Dünyanın daha iyi bir yer olması için çalışıyorsunuz. İnsanları sevme konusunda büyük bir kapasiteniz var; ta ki sizi incitene kadar. Ama onlar bunu yapsalar bile siz sevmeye devam edersiniz. Bütün bunlara rağmen sizi hak ettiğiniz ölçüde takdir eden çok az insan var.

2. Eğlenceli ve dürüst bir insansınız. Sorumluluk sahibisiniz ve çevrenizdekileri önemsiyorsunuz. İş hayatında dürüstlüğe çok önem veriyor ve pek çok sorumluluk alıyorsunuz. Çok iyi bir kişiliğiniz var, bu da insanların size kolaylıkla güvenmesini sağlıyor. Parlak, esprili ve kıvrak bir zekaya sahipsiniz. Her zaman anlatacak bir hikayeniz var.

3. Akıllı ve düşünceli bir insansınız. Büyük bir düşünürsünüz. Düşünceleriniz ve idealleriniz hayattaki en önemli şeylerdir. Teorileriniz hakkında düşünmekten ve tek başınıza onları gözden geçirmekten çok hoşlanıyorsunuz. Ahlak üzerine sık sık düşünüyorsunuz. Toplum sizinle aynı fikirde olmasa bile doğru olan neyse onu yapmaya çalışıyorsunuz. Hayata biraz da eğlenceli tarafından baksanız nasıl olur?

4. Anlama kabiliyeti yüksek, filozof ruhlu bir insansınız.Kendi türünün son örneği denebilecek nadir ruhlardansınız. Etrafınızda size benzer bir insan bulmanız çok zor. Hassas ruhlu ve biraz da acayipsiniz. Sık sık yanlış anlaşılıyorsunuz ve bu sizi incitiyor. Mahremiyete ihtiyacınız var. Yaratıcılığınızın gelişmesi gerekiyor, bu da diğerlerinin saygı duyması gereken bir şey. Hayatın aydınlık ve karanlık yanlarını net bir şekilde görebiliyorsunuz. Çok duygusalsınız.

5. Özgüvenli ve sorumluluk sahibisiniz. Özgürlüğünüze çok düşkünsünüz. Hayat prensibiniz “Her zaman kendi bildiğim yoldan giderim”dir. Sevdikleriniz ve kendiniz için nasıl güçlü kalmanız gerektiğini iyi biliyorsunuz. Hayatta ne istediğinizi biliyor ve rüyalarınızın peşinden gitmekten çekinmiyorsunuz. İnsanlardan tek beklediğiniz dürüstlük. Çünkü gerçeği kabul edecek kadar güçlüsünüz.

6. Nazik ve duygulu bir insansınız. İnsanlarla ilişkileriniz çok iyi. Pek çok arkadaşınız var ve onlara yardım etmekten büyük keyif alıyorsunuz. İnsanlar yakınınızdayken kendilerini iyi hissetmelerine neden olan parlak ve sıcak bir auranız var. Her gün kendinizi daha fazla nasıl geliştireceğinize odaklanıyorsunuz. İlginç, eşsiz ve sezgisel olmak istiyorsunuz. Dünyada herkesten çok sizin sevgiye ihtiyacınız var. Sizi sevmeyenleri bile sevmeye hazırsınız.

7. Mutlu ve soğukkanlısınız. Çok duyarlı ve anlayışlı bir insansınız. İyi bir dinleyicisiniz ve insanları yargılamadan dinleyebiliyorsunuz. Herkesin kendi hayatını yaşaması gerektiğine inanıyorsunuz. Yeni insanlara ve yeni olaylara açıksınız. Strese oldukça dayanıklısınız ve nadiren üzülüyorsunuz. Normal olarak oldukça sakin bir insansınız. İyi vakit geçirmeyi biliyor ve yoldan çıkmıyorsunuz.

8. Etkileyici ve enerjik bir insansınız. İnsanları nasıl güldüreceğinizi biliyorsunuz. Evrenle uyum içinde bir hayatınız var. Spontan ve coşkulu bir kişiliğiniz var. Maceraya asla hayır demezsiniz. İnsanları sık sık şaşırtıyor hatta şoke ediyorsunuz. Neyseniz osunuz. Kendinize daima dürüstsünüz. Pek çok ilgi alanınız var ve bir şey ilginizi çekerse o alanda uzmanlaşana kadar rahat etmezsiniz.

9. İyimser ve şanslı bir insansınız. Yaşamın bir armağan olduğuna inanıyorsunuz ve mümkün olduğunca o armağanı en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorsunuz. Başarılarınızla gurur duyuyorsunuz. Hayata çok sağlıklı bir yaklaşımınız var. Bardağın yarısı sizin için her zaman dolu. Affetmek, öğrenmek ve büyümek için her fırsatı kullanıyorsunuz. Çünkü hayatın çok kısa olduğuna inanıyorsunuz.

Kaynak: http://www.mordenl.tumblr.com

SENEM YURTTAKALAN

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Hayatının Kıymetini Bilen İnsanların Asla Vazgeçmediği 8 Şey

ab-ihayat[1]

 

1.Hayal kurmaktan vazgeçmemek. Hayalleri olmayan bir insan hayatın keyfini çıkaramaz.

2.”Seni seviyorum” demek. Sevdiğin insanlara onları sevdiğini her gün bir şekilde hatırlat. O an bilemezsin ama belki de onun günü seni bir cümlenle çok iyi geçecek.

3.Keşfetmek. Dünyamız kocaman. En güvenli yer evin belki. Dünya da bizim evimiz.

4.Kendinden şikayet etmeyi bir kenara bırakmak. Sen de saygı gösterdiğin insanlar gibi insansın ve senin de saygı görmeye, sevilmeye ihtiyacın var. Bedenine, ruhuna saygısızlık etme. Sen kendini düşünmeyip başkalarının seni düşünmesini bekliyorsan eğer, hiçbir zaman mutlu olamayacaksın.

 

5.Yardım etmek, elinden geldiğince. Karşılığını hiç alamazsın belki, ama geriye dönüp baktığında geçmişinden memnun bir insan olursun. Mesela çorbada senin de tuzun olsun. Evsiz, yersiz, yurtsuz o kadar çok insan var ki senin yardım elini bekleyen. Sokakta yaşayan, evsiz insanlarla birebir tanışabilmek için çorba dağıtımına katılabileceğin, çorba için malzeme gönderebileceğin, zamanın yoksa da bağış yapabileceğin gönüllülerden oluşan bir dernek olan “Çorbada Tuzun Olsun Derneği”nde sen de gönüllülerle bir araya gel, sen de yardım et. O gülümsemeyi gördüğünde yardım etmenin karşılığını aldığını alacağına eminim. Daha fazla bilgi almak isterseniz Facebook sayfası size yardımcı olabilir: Çorbada Tuzun Olsun Derneği

6.İnanmaktan vazgeçmemek. Birkaç insan hayal kırıklığı olacaktır hayatında. Bazen hiçbir mantık aramak istemezsin sadece inanmak iyi gelir. Güzel şeylerin olacağına inan. Nasılsa bir sürü kötü günümüz var yaşanacak. Gerçekten bunlar başına geldiğinde üzülmek için nedenlerin zaten olacak. Anı mutlu yaşamaya bak.

7.Kendine güvenmek. Güçlü bir benlik, güven duygusu nereye gitmek istiyorsan seni taşıyacak olan tek şeydir.

8.Öğrenmek ve daha çok öğrenmek! Okumak, araştırmak ve en önemlisi ne kadar bilgili olursan ol hiç bir zaman “ben oldum” dememek. Gelmiş geçmiş en zeki insanlardan biri olarak kabul gören Einstein durumu şöyle özetliyor, “Öğrenmeyi bıraktığında, ölmeye başlarsın.” Upuzun bir ömür dileğiyle…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatınızın geri kalanında özgür bir ruh ve fit bir bedenle ideal kiloda yaşamaya hazır mısınız? BAHAR PANÇUK DENİZ 0533 743 52 25…

6176ef32-e894-4260-a6ed-7f6cab412c0b[1]

Hayatınızın geri kalanında özgür bir ruh ve fit bir bedenle ideal kiloda yaşamaya hazır mısınız? Belki bu uğurda birçok şeyi denediniz, başarılı olamadınız ve inancınızı kaybettiniz. Evet biliyorum…. Çünkü hepsini bende yaşadım. Ama güzel haber başardım…
Başarının sırrını öğrenmek mi istiyorsun?
Haydi gel,  HAYATIMI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUM  (http://bedenmuhendisi.com.tr/haydi) butonuna tıkla ve kişiye özel zayıflama dönüşüm yolculuğuna bugün başla.

BAHAR PANÇUK  DENİZ  kimdir ?

9322d391-5f90-4329-a9f7-be20c7967963[1]

Bir gün hayatımın hiçte hayal ettiğim bir noktada olmadığını fark ettim. Tüm yaşadığım zorluklara bir de engelli bir çocuk eklenmişti. Ümitsizlik, başarısızlık duyguları, sürekli artan kilolarıma ilave sağlığım da bozulmaya başlamıştı. Tansiyon ilacına başlamıştım, şeker ise bıçak sırtındaydı. Troidim tamamen alınmış, doktorlar safra kesemin de alınması gerektiğine karar vermişlerdi. Çare arayışlarım süresince çalmadığım kapı kalmamıştı. Ama olmuyordu. Sürekli al ver döngüsü içinde, bozulmaya başlayan sağlığım ve her gün düşen enerjim ile baş başaydım. Türkiye başta, Hindistan, İngiltere, ABD bir çok ülkede değişik deneyimler yaşadım, ürünler kullandım, kamplara katıldım ama hep bir yerlerde eksik bir şeyler vardı. Tam bütün sorumluluğu kadere yükleyip durumumu kabullenip kabuğuma çekilmişken, küçük kızımın bir cümlesi kendime gelmemi sağladı. O annesini istiyordu, gurur duyacağı bir anne…

Bir süre yola bir rehberle devam ettim. Bu yolculukta çok şey öğrendim. Öncelikle ideal kiloma geldim ama ideal kiloya gelmek kalıcılık için yeterli olmuyordu ve ideal kiloya gelmek kilolu olmaya neden olan sorunları da çözmüyordu. Bundan sonra kendimi uzun bir süre farkındalık yolunda gelişmeye ve değişmeye adadım, daha önceden denediğim sistemlerde neden bu işin kalıcı olmadığını anlamak için zaman harcadım. Sonra ki iki sene gerek kampta gerekse bireysel çalışarak öğrendiklerimi pekiştirdim.

a6f5432f-1d13-437a-a8ca-782bab00c07a[1]

İdeal kilomu, bu kiloda kalıcı olabilmenin yolunu, sağlığımı, özgürlüğümü ve özgüvenimi yeniden kazandım. Tekrar elime aldığım potansiyelimin kontrolüyle hayata yeniden BEN DE VARIM dedim. 47 kilo verdim ve ilk kez maraton koştum.
Kilolu olma psikolojisini ve bunun altında yatan gerçekliği bizzat yaşayıp çözümü gördüğüm için dünyanın en şanslı insanlarından olduğumun bilinciyle; kişisel tecrübeleri ve bu süreçte sahip olduğum donanım ve profesyonel çalışmalarımla; ŞİMDİ, bu farkındalığı paylaşmanın, yol göstermenin, ihtiyacı olana o eli uzatabilmenin sorumluluk ve varolma nedenim olduğu inancıyla YOLA KOYULDUM…
Uluslararası Sağlık ve Beslenme Koçluğu Sertifikası
Uluslararası Yaşam Koçluğu Sertifikası
Uluslararası EFT uygulayıcısı sertifikası
Uluslararası Profesyonel Eğitim Danışmanlığı Sertifikası
Atletizm Lisanslı Aktif Sporcu
Egedeniz Spor Kulübü kurucusu ve başkanı

BAHAR PANÇUK DENİZ… 0533 743 52 25

http://bedenmuhendisi.com.tr/​

Bahar Pançuk Deniz’in kişisel bloguna baharpancukdeniz.com adresinden ulaşabilirsiniz

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »