Okuyan bir kez daha okusun.

13325657_1764292860453843_6035242517174383243_n[1]

O, Adamdı…

1999’ un Eylül ayıydı, boşanmıştım.
Reklam ajansımdaki ortağımdan kazık yemiş, batmıştım.

Televizyonu bırakmıştım.

İftiralarla boğuşuyordum.

Savruluyordum.

Telefonum çaldı, tanımadığım numaraydı açmadım.

Mesaj geldi; “Beni ara”. İsim yoktu.

Aradım. “Benim ben Zeki abin” dedi. “Aramazsın diye ismimi yazmadım” dedi.

Daha once hiç ama hiç konuşmamıştık. Yani özel olarak.

Karşılaştıkça saygıdan selam o kadar.

Sanki akranıymışım, sanki kırk yıllık dostuymuşum, sanki Metin’mişim, sanki Ahmet’mişim, sanki Kandemir’mişim gibi konuştu benle.

“Sen şimdi sıkılıyorsundur, daralıyorsundur, kafan bozuk, bulanıktır, araba gönderiyorum, benim balıkçıya geliyorsun. Adresi mesaj at” dedi kapattı.

Gelen arabada, yeğeni, çocukluk arkadaşım, babası babamın gençlik arkadaşı Mesih Alasya’nın oğlu vardı.

O gece, beni, masadaki balığın yanına yatırdı, çatal bıçakla, ince ince, tüm kılçıklarımı ayıkladı.

Lop et kalana kadar uğraştı benimle.

Hayatı anlattı, hayatını anlattı. İnişleri, yokuşları anlattı.

İnişlerini, çıkışlarını anlattı. Tepeleri, çukurları anlattı.

Kayıp sanılan kazanımlarını, kazanç sanılan kayıpları anlattı.

Parayı, parasızlığı anlattı.

İnsana verdiği değeri, bu anlamdaki zenginliği, zenginliğini anlattı.

Parayı tutma gitsin, gerekince gelir dedi, gelir sahibi olmayı anlattı.

Çok borcum vardı, çok borcu vardı, vicdani borçsuzluğu anlattı.

Karides yedik, kalamar yedik, balık yedik, lakerda yedik, hak yememeyi anlattı.

Bir kedi geldi, girdi içeri, bir kaknem müşteri pist dedi, çatal fırlattı, kedi kucağına çıktı abimin, hayvanı anlattı, insanı anlattı.

Yalancı dolma yedik, doğru bildiğinden şaşmayı anlattı.

Bir gün öleceğiz dedik, dilediğince yaşamayı anlattı.

Babamın yeri ayrıdır elbette.

Ama bir Altan Erbulak,

Bir Cenk Koray,

Bir de ‘O’ yeniden varetti beni.

İçimdeki ‘Ben’ i görenlerdendi ‘O’.

Tanımadan güvenen, tanımadan sevenlerdendi ‘O’.

Ya da uzaktan bakıp en iyi görenlerdendi ‘O’.

Başlığa ‘adam’ yazdım ama ‘müebbet çocuk’tu o.

O geceden sonra kırk yıllık dost olmuştuk.

Seni kırıp da en dost görünenleri vicdanlarıyla başbaşa bırakıyorum.

Bekle bizi teker teker geleceğiz yanına, belki yarın, belki yarından da yakın.

Umarım ardımızda senin gibi iyi nefesler verecek insanlar bırakırız.

Kendine iyi bak diyesim var.

Başka bir söz gelmiyor, gelemiyor dilime.

Kusura bakmayın, daha fazla yazamayacağım, gözlerim buğulu, göremiyorum harfleri.

İyisi mi siz; Zeki Alasya yazın ve altına insan olmanın tüm değerlerini sıralayın, sanatı arda kalsın.

Cem Özer

74 thoughts on “Okuyan bir kez daha okusun.

    • Öyle güzel insanlar varki kimisi tanıyamadan göç etmiş bu dünyadan Kimisini tanımak Nasip olmamış. Bence en büyük zenginlik böyle insanları tanımak daha iyisi böle insanları nDOST olarak kazanmak. Hani derler ya öbur tarafa giderken gğtüreceğin tek şey iki metre lik Kefen bezi. Bence bu doğru değil Eğer sen böyle temiz kalpli temiz ruhlu bir insan isen , arkanda bıraktığın insanların kalbinde boyle güzelliklerle yer etmiş ve bu güzelliklerle anılıyorsan. senin için Allah Rahmet eylesin çok iyi insandı deniliyorsa işte senin götürdüğün bunlardır. Allah rahmet etsin ZEKİ Ağabeyimize Mekanı Cennet olsun.

  1. Hayret, ben seneler önce Zeki Alasya ya Hisarda rast geldim. Birkac metre vardi aranizda. Nereden taniyorum bu yüzü diye düsündüm. Tabiiki sadece dizilerden. Cok sert ve mesave arzeden görünümü vardi.Sonradan hakkinda duyduklarim okuduklarim olmasa kibirli diyebilirdim. Demek icindeki insanligi, yumusakligi herzaman disa vuran kisi degildi. Nur icinde yatsin. Hafize

  2. Adam gibi adam idi,rahmetli.Benim de hemşehrimdi,Kıbrıs Türklerinden idi, nurlar içinde yatsın iyi insan.

  3. Adam gibi adamdı rahmetli.benim de hemşehrimdi,Kıbrıs Türklerindendi.Nurlar içinde yatsın iyi insan.

  4. Dışardan hiçbir şey kendine verdiğin zararı veremiyor. Her yoksunlugun her acının bir ömrü var. O ömrünü tamamlayana kadar senin ne kadar o acının bahanesiyle özünü incittiğin ya da incitmediğin kadarsın. ..

  5. Zeki Alasya Metin Akpınar ;Onlar benim dunyadaki sevdiğim hayran olduğum ilk ve son sanatçılardır.Butun oyunlarına gitmişim.Videolarını kaç tekrar ettim ?sayısının hesabı yok .

  6. Ne güzel adamdı Zeki Alasya.Bir röportajında dinlemiştim benim servetim kıtaplarımdır demişti.Hatta beşbin den fazla kıtabım evde var bir okadarda bir küyüphaneye bağişlamiştı.İşte gönlü büyük insana değer veren hayatı maneviyat üzerine kuran bir ustaydı.Mekanı cennet olsun

  7. Elbetteki onlar zor şartlarda kurulan cumhuriyetin çocuklarıydı varlığı yokluğu adam olmayı efendiliği bilen insanlardan biriydi memleket sevdalılarıydı. Emeğe saygıyı üretmeyi üretene saygıyı biliyorlardı . Asla yeri doldurulmayacak insandı. Saygıyla anıyorum size de geçmiş olsun sayın Cem Özer yolunuz da bahtınız da hep açık olur inşallah

  8. Sıraselviler…Klüp 33…Zeki Alasya…Metin Akpınar…Öğrencilik yıllarımızda idollerimiz….Allah Metin Akpınara uzun yollar versin…Senin söylediğin hasletleri zaten daha önce yaşamıştık…68 yaşındayım…Daha başka bir şey dememe gerek var mı…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s