LEYDİ GODİVA’NIN HİKAYESİ …..

10835075_631718010288866_1887704578302991861_o[1]

11. Yüzyıl’da İngiltere’nin Coventry Şehri’nin lordu, Leofrei halkı ağır vergilere bağlamış, halk yoksulluk içinde yaşamaktadır. Lord Leofrei’nin eşi, güzelliğiyle ünlü Leydi Godiva, halkın bu durumuna çok üzüldüğünden, sürekli kocasına vergileri hafifletmesi için yalvarır. Godiva’nın bu baskılarından bıkan lord en son kızıp Godiva’ya, çırılçıplak soyunup bir atın üzerinde bütün şehri dolaşması koşuluyla vergileri kaldıracağını söyler. 11. Yüzyıl İngilteresinde çırılçıplak dolaşmanın bir Leydi için nasıl imkansız bir şey olduğunu her kes tahmin edebilir sanırım. Zaten kocası da vergileri kaldırmasının o derece imkansız olduğunu vurgulamak için böyle bir şey söylemiştir. Ertesi gün Godiva çırılçıplak soyunarak bir atın sırtında şehri dolaşmaya başlar. Durumdan haberdar olan halk Godiva’ya bakmaz, evlere kapanır, dükkanları kapatır, sokakta kalanlar Godiva geçerken eğilir. Tek istisna röntgenci Tom (Dikizci Tom) olue. O ise bunun cezasını gözlerini kaybederek görür.
İşte değişik dönemlerde sanatın konusu olmuş Godiva budur. Tarihte “ekmek yoksa pasta yesinler” diyen Fransa Kraliçesi “Marie Antoinette”nin yanında Godiva gibi Leydiler de olmuşlardır.

Nice efsaneler ve mitler arasında beni en çok etkileyendir Lady Godiva’ nın hikâyesi.
Bu efsaneyi okuyan herkes belki Godiva’ nın fedakârlığından etkileniyordur ama ben hep dikizci Tom’un kör gözünden baktım olaya.
Ne büyük şanstır bu Tom’daki. Uğruna kör olunacak bir güzel görmek.
Hayatta en son gördüğünüz suret uğruna kör olunmaya değmeli ve “onun” görüntüsünden sonra insan başka hiçbir şey görmemeli. Düşünsenize, ölene kadar aklınızdan çıkmayacak artık hiçbir yüz hiçbir beden “onun” görüntüsünü kirletemeyecek. Aklınıza gelen tüm güzel sıfatlarda onun görüntüsü tekrar parlayacak zihninizde. Masumluk diyeceksiniz “O” gelecek, Saflıkta “O” nu bulacaksınız karşınızda, Güzellik anlayışınız her zaman “O” olacak, İyi Niyet “O” nun kalbinden geçenler olacak, Mutluluk “O” nunla anlam katacak ruhunuza ve siz en büyük Fedakârlıklarınızı sadece “O” nun için yapacaksınız. “O” sizin için bir beden değil her sıfatın en güzelini en temizini yakıştıracağınız bir ruh olacak.
Ne büyük bir şanstır bu Tom’daki. Güzelliğin gerçek anlamının farkına varmak.
Bu efsanenin okuyanlara ne kadarda yanlış aksettirildiğini görüyorsunuz değilmi. İngiltere halkı kraliçelerine saygıdan evlerine girip perdeleri çekmediler. Onların hepsi aslında birer korkaktı. Dikizci Tom gibi sahip olamayacakları bir güzelliğin peşinden koşmayacak kadar korkaklardı. Onların zihniyetleri güzelliği sahiplenme, esir alma ve yasaklar koyma mantığını aşamayacak kadar sıkışmıştı aciz beyinlerine. En cesurları Dikizci Tom oldu ve elde edemeyeceği bir güzel için gözlerini feda etti.
Ne büyük bir şanstır bu Tom’daki. Ruhunun güzelliğinden emin olduğu birinin yolunu beklemek.
Bir Katolik (tutucu, katı kurallara sahip Hıristiyan) olduğu halde masum halkı için böylesine fedakârlık yapan Lady Godiva’ nın ruhunun ne kadar güzel olduğunu zaten bilen Dikizci Tom neden mi birde sahip olamayacağı bedeni görmek istedi? Kim bilir belki de Tom’un içinde sadece bir ümit vardır. Belki de Tom o sırada Godiva ile göz göze gelmeyi ve bir aşkın ilk adımını atmayı hayal etmiştir. Aklınca Godiva’ nın da Tom’ u görünce kraldan boşanıp bir terzi yamağına koşabileceğini düşünmüştür. Efsane bu ya, bir soylu ile bir terzi yamağı evlenebileceğini düşünmüştür. Ya bu güzellik karşısında kör olacak ve ömür boyu bu güzelliği yaşayacaktır, ya da onunla mutlu olup gerçek aşkı yakalama ihtimalinin peşinden koşacaktır. Veyahut Godiva tarafından reddedilecektir. Ne olursa olsun Tom’un cesur bir adım atıp karşısına çıkan fırsatı değerlendirmek istediğini düşünüyorum.
Tom kör olmayı da istemiş olabilir, âşık olmayı da istemiş olabilir veya hepsinin ötesinde Tom dünya tarihinin ilk ve en meşhur sapıklarından da olabilir. Ne olursa olsun adamın hakkını yememek lazım, çoğu kimsenin cesaret edemeyeceği bir şeyi yaparak ihtimallerin peşinden koşabilme azmini göstermiş bir insandır Tom.
Belki İsmet Özel haklıdır. “Ne Godiva geçecek yoldan, ne de bir kimse kör olacaktır.”
Belki de biz bu korkaklıkla zaten güzellikleri göremeyecek kadar kör olmuşuzdur…

Kaybettiğini bile bile
neden mücadele ediyorsun dedi
Öleceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o an
Bozmadım…
ÖZDEMİR ASAF

ALINTI : ŞAZİYE DABAK

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yorum bırakın