Ne Çektiniz Be yavrum!!!

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Kendini Sev ki… Dostların Sende Sevgi Bulsun…

Facebook uzerinden nasil para kazanilir?!


1-Hesap ayarlarina gidiver!
2-Hesabini dondur-sil-devredisibirak felen!
3-i$e git!!!…..:))………

Bana harflerden ve kelimelerden arınarak "gel"

Bana harflerden ve kelimelerden arınarak “gel”

.. Kalıplardan kurtul, kâlbinle”gel”

.. Kâlinden sıyrıl, hâlinle “gel”

.. İster bu âşk’ın ‘Sen’ hâli ister’Ben’ hâli olsun..

“Gel”diğin zaman;

Ne ‘Sen’ ne de ‘Ben’ olmayacağız burada…

… O hâlde sadece “gel”…
İster’Sen’inle “gel”…

İster ‘Sen’siz…

Yeter ki “gel…
_____ Hz. Mevlana

Geçmişinde çok acı çekmiş insanlar bir süre sonra yalnızlık diye bir duvar örerler insanlarla aralarına…

Anane Sence Paralel Evrenler Var Mı?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kim ne derse desin, aynanın karşısına geç ve gülümse…Sivilcene, kilona ve en önemlisi kendine küsme..

550042_613834975312084_952546238_n[1]

Kim ne derse desin, aynanın karşısına geç ve gülümse
Sivilcene, kilona ve en önemlisi kendine küsme..
Çık, dolaş, sev, ağla. Her türlü duyguyu tat.
… Açık sözlü ol ama asla kırma. Sev ama abartma. ♥
En çok kendine değer ver, başkalarını değil kendini sahiplen.
Kendini odana kapatma, kilitleme çünkü hayat dışarıda.
Annenden veya babandan nefret etme, bil ki sana en çok onlar değer veriyor. Onlara  kızmak yerine onları mutlu etmeye çalış. Unutma ki onlar da bir gün gidecek.
Sevdiğin insanlara sevdiğini hissettir, onlara onları ne kadar sevdiğini söyle. Yarın belki çok geç olabilir.
Geçmişe takılıp kalma. Hep geleceğe bak. Hayaller kur. Hayallerinden kimse için asla vazgeçme.
Kimseyi küçümseme gözünde ve kimseyi büyütme. Yeni insanlarla tanış mesela, onların hikayelerini dinle.
Kendine güven, kimse senden üstün değil.
Evet, belki berbat bi hayatın var veya kendini çok yanlız hissediyorsun seni kimse anlamıyor olabilir ama unutma ki senin gibi milyonlarca insan var dışarıda.
Seni değersiz hissettiren insanlara gül geç. Seni tanımıyorlar, sen kusurlarınla mükemmelsin. Senden bir tane daha yok bu dünyada.
Şimdi kaldır o başını ve gülümse. Gülümsemek herkese yakışır çünkü, en çok da sana…

KAYNAK: gELİŞİMSEL oLumlama

Yağ Yaktıran ve Tok Tutan Mucize


Tok tutan yoğurtlu salata tarifi:
1 göğüs eti iyice didiklendikten sonra, karabiberle iyice ovulur. Yarım bağ maydanoz ve yarım bağ dereotu ince ince doğrandıktan sonra, tavuk eti ve sarımsaklı yoğurt ile …karıştırılır. Üzeri kırmızıbiberle süslenir.
Yüksek kalsiyum kaynağı olan yoğurt (içeriğindeki konjuge linoetik asit (CLA) nedeniyle), uygun bir diyetle beraber özellikle karın bölgesindeki yağları eritmektedir. Özellikle kadınların günde yarım kilo yoğurt yemesinde çok fayda vardır. Her gün düzenli olarak yoğurt tüketilmesi daha hızlı yağ yakımına sebep oluyor.
Suyundaki B2 vitamini nedeniyle ağız yaralarına iyi gelen yoğurt, karın yağlarını azaltıcı etkisinin yanı sıra, bağışıklık sistemini kuvvetlendirirken, bağırsak kanseri riskini de azaltıyor.
Tatlıyı fazla kaçırınca, yoğurt yiyin…
Şekerin vücuda verdiği etkiyi nötralize eden yoğurt, yüksek şekerin ani insülin salgılatma özelliğini azaltırken; iştahı keser, daha uzun süre tok kalmayı sağlar.
Günde 3 bardak tüketildiğinde vücudun tüm kalsiyum ihtiyacını sağlayan yoğurt, kan yağlarını azaltır; kötü kolesterolü düşürürken, iyi kolesterolü artırır. Kalp ve damar sağlığına iyi gelir.
Cilde parlaklık katan yoğurt, aynı zamanda ağız sağlığı dostudur. Günde 2 kez sadece 90 gr. yoğurt tüketmek; plak oluşma riskini azaltır, kötü nefes kokusunu engeller.
Evde de yapabilirsiniz… Etin olmadığı öğünlerde, mutlaka yer alması gereken yoğurt, her bütçeye uygun kuvvetli bir protein kaynağıdır. Tercih edilirse, günlük sütten evde de yapabilecek yoğurt, 1 lt süte 3 kaşık maya eklendikten sonra ılık bir ortamda 4-5 saat beklenerek elde edilir.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Alüminyum Folyo Mutfağınızdan Eksik Olsun


Nedeni tam olarak belli olmasa da yapılan çalışmalar gösteriyor ki alzheimerlı hastaların beyin dokusunda yüksek oranda alüminyum bulunmaktadır.
Folyo mutfakta çok kullanışlı ama…
… Alüminyum folyo, yiyeceklerin saklanması ve pişirilmesinde mutfağımızın vazgeçilmezidir. Ateşe dayanıklı olması nedeniyle bizlere kolaylık sağlayan alüminyum folyo, bazı maddelerle bir araya geldiğinde reaksiyona geçip çözülebiliyor. Özellikle sıcak, sulu, asitli yiyeceklerin uzun süre alüminyum folyoya maruz kalması ve ısı ile beraber gıdanın alüminyum ile temas etmesi halinde gıdalara alüminyumun migrasyonu, nüfuz etmesi söz konusu olabiliyor. Gıdaların alüminyum emmesine neden oluyor.
Ondokuzmayıs Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre alüminyum kaplarda pişirilen yemeklerin sağlık yönünden birçok sakıncası bulunmaktadır, özellikle fırında yemek pişirirken kullanmak alzheimer, kemik erimesi ve kansere neden olabilmekte ve diyaliz hastaları için sakıncalı sonuçlar oluşturmaktadır.
Alüminyum folyo veya kaplarda yemek pişirmeyin
Alüminyum tencerelerde yemek yapmak, alüminyum folyo veya kapları içerisinde yemeğe ısıl işlem uygulamakla tüketilecek besine daha çok alüminyum geçmesine neden olacaktır. Ayrıca bu şekilde pişmiş bir yemeğin yanında asidik bir besin varsa örneğin bol limonlu bir salata veya portakal suyu gibi alüminyum emilimi daha da hızlanacaktır.
Alüminyumu birçok yoldan alabilmekteyiz
Alüminyum birçok paketlenmiş ürün içerisinde, kullandığımız şampuanlarda, antiperspirant ve deodorantlarda, bazı ilaçlarda hatta eser miktarda içtiğimiz su ve çay içerisinde dahi bulunmaktadır ama emilimi folyo veya kapları kadar olmamakta.
Bebeklerde zeka geriliğine neden olabilmekte
Alüminyum fazlalığı bebeklerde zeka geriliğine de neden olabilmekte, özellikle hamilelikte uygunsuz kullanımından kaçınmak, bebeğin yemeklerini folyo veya kaplarında pişirmemek önemli.
Demir eksikliğini tetiklemekte
Vücutta mineral dengesi çok önemlidir, eğer alüminyum seviyesi artarsa diğer mineral eksiklikleri görülebilmektedir. Özellikle demir eksikliği en sık görülen problem.
Dikkat edilmesi gerekenler;
*Alüminyum folyoyu eğer buzdolabında veya derin dondurucuda kullanacaksak içerisindeki yiyecek asitli, tuzlu ve sulu bir besin olmasın.
*Yiyecekleri özellikle etleri folyoya sarıp veya alüminyum kaplar içerisinde pişirmeyin.
*Pişirme işlemi için alüminyum tencere yerine çelik tencere, alüminyum folyo veya kapları yerine yağlı kağıt veya kağıt ambalajları tercih edin.

TEST / İLİŞKİNİZİN GELECEĞİNİ ÖĞRENİN!

İlişkinizin geleceğini öğrenin!

1 / 21

Partneriniz boş vaktinin çoğunu arkadaşlarıyla veya sizin dahil olmadığınız çeşitli aktivitelerle geçirir.

                     Hiç/nadiren                                          Genelde doğru

http://www.mahmure.com/yeni-testler/soru/33/22?param=

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatta en büyük keyf, karşılık beklemeden destek veren ve başkalarına hizmet anlayışında olduğunuzda gelir.

417673_584473814898780_841609098_n[1]

Hayatta en büyük keyf, karşılık beklemeden destek veren ve başkalarına hizmet anlayışında olduğunuzda gelir.
Öyleyse sadece kendinize odaklanıp, olaydan ve kişiden ne elde edeceğinizi, nasıl bir geri dönüş alacağınızı düşünme alışkanlığını bırakıp, karşılıksız hizmet ve destek anlayışı ile değiştirin.
Yaşantınızda başkalarını her hangi bir karşılık beklemeden desteklemeye başladığınızda, bu de…ğişimi gerçekleştirdiğinizde, ne istediğiniz konusunda daha az düşünürsünüz ve böylelikle kendinizi hizmet etmenin ve destek olmuş olmanın mutluluğu içersinde bulursunuz.
Aynı şekilde kendisini başkalarına hizmete adamış kişilerin hayatlarında negativiteler oldukça azdır çünkü böyle bir odaklanma için vakitleri yoktur. Azize Teressa, Gandhi ve adını duymadığımız birçokları bu yolda mutluluk ve huzur içersinde hayatını idam ettiren muazzam örneklerden.
Geleneğimizde de “duasını almak” terimi tam da bu manaya geliyor. Ne kadar çok dua edeniniz olursa o kadar mutlu, bereketli, huzurlu olmaz mısınız?
Aslında buradan da anlaşılacağı gibi sadece kendi negativitesinde, şikayette, depresyonda, öfkede, sıkıntıda olan insanlar küçük benlerinin egemenliğinde, bencil bir döngü içersindeler. Ta ki çerçeveyi genişletip, bulundukları duruma objektif olarak bakacakları güne kadar, ıstırap döngüsünde, uyurgezer halde yaşamlarına devam edecekler.
Bu zamanlar uyanma ve birbirimize destek olma zamanları.

Dereotu’nun Faydaları…


Dereotu, maydanoz, defne yaprağı ve kimyonla aynı aileye aittir.
Orijini Akdeniz’dir. Demir, manganez ve kalsiyum içerir. Bunun yanı sıra güçlü antioksidanlar içerir ve anti enflamatuar özelliği vardır.
…     Taze veya kuru hali birçok tıbbi amaç için kullanılır.      Sindirim sorunları, solunum problemleri, karaciğer problemleri, safra kesesi bozuklukları, böbrek hastalıkları ve idrar yolu hastalıkları tedavisinde kullanılır. Aynı zamanda enfeksiyonlarda, ateşte ve uyku bozukluklarında yardımcıdır.      Boğaz iltihaplarında dereotu tohumlarının çiğnemek faydalıdır.      Baharat olarak da kullanabilir.
Dereotu yağı sabun ve kozmetiklerde kullanılmaktadır.
Dereotu Tohumları:
Dereotu tohumları flavonoidler bakımından zengindir ve karvon ve limonen gibi yağlar tıbbi özellikleri için kullanılmaktadır.      Tohumlar kalsiyum bakımından zengindir ve kemik sağlığını güçlendirir ve osteoporozdan korur.      Antibakteriyal özelliğinden dolayı, bakterilerin artmasını engeller.      Kötü nefes kokusundan kurtulmak için tohumları çiğneyebilirsiniz.      Dereotu tohumları; grip, bronşit ve soğuk algınlığı gibi solunum bozukluklarının tedavisinde faydalıdır.      Bal ve tohumları karıştırıp günde 3 defa tüketerek solunum problemlerinizi rahatlatabilirsiniz.
Dereotu Yağı
Dereotu yağının dezenfektan özelliği olduğu için besinlere eklenerek enfeksiyonlardan korur. Özellikle idrar yolları, böbrek, sindirim ve genital bölge enfeksiyonlarından korur. Cilde uygulandığında da yaraları iyileştir.      Süt oluşumunu artırır.      Sakinleştirici etkisiyle depresyondan korur. Geceleri uykuya da yardımcıdır.
Dereotu Yaprakları
Serbest radikallerden korur.      Kan şekerin seviyesi düzenler diyabet hastaları için idealdir.      Mide rahatsızlıkları için çok etkilidir. Doğranmış dereotu az yağlı yoğurda eklenerek tüketilebilir. Dereotu çayı hazırlayarak da midenizi yumuşatabilirsiniz.      Yanık tedavisine de yardımcıdır. Toz zencefil ve dereotu yapraklarını ezip püre      haline getirip, yanık alana sürün. İyileşmeyi hızlandırır.      Susam yağında dereotunu kaynatıp eklemlere sürünce ağrıları hafifletir.
Dereotu Turşusu
Kalorisi düşük olduğundan kilo vermede faydalıdır. 28 gramında sadece 5 kalori vardır ancak yüksek oranda sodyum içerir.      Salatalıkla karışık dereotu turşusu C vitamini bakımından yüksektir ve cilde faydalıdır. Bağışıklık sistemini de güçlendirir.
Bebekler İçin:
Bebeklerdeki kolik rahatsızlıklarında çok faydalıdır. Tarçın ve papatya çayı ile beraber sindirim sistemlerini rahatlatır. Bebeğin kilosuna göre günde 2-10 ml arası çayı bebeklere daha rahat uyumaları için verilebilir. Tabii ki önce pediatriste danışmak gerekmektedir.
Diğer Besin Değerleri :
Çinko, demir, A vitamini, C vitamini içerdiğinden emziren anneler için faydalıdır. Çinko prolaktin salgılanmasını sağlar bu da sütü artırır. Demir hamilelikten sonra kan kaybı olduğu için alınması gerekir. A vitamini vücudun yenilenmesine yardımcı olurken C vitamini cilt için iyidir.      Kolesterol içermez, kalorisi düşüktür. Lif de içerdiği için kilo vermeye yardımcıdır.      Gaz spazmları çekenler için rahatlatıcıdır.
Yazının Devamı: Dereotu | Bitkiblog.com Follow us: @bitkiblog on Twitter | Bitkiblog on Facebook
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Öfkeye tutunmak, zehiri kendin içip, ötekinin ölmesini beklemek gibidir…

Ay…Yatakta Çok İyisin Fuat…

46648_4645221979478_1165348065_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Yalan Söyledikçe Şuur Daralıyor


Şuurun yeterli yükseklikte olmadığı yerde gerçeğin, doğru ve iyi olanın ne olduğunu anlamak mümkün değildir. Bütün dinler, “yalan söylemeyeceksin” der. Öyleyse yalandan uzak durmak O’na olan inançtan, imanda…n gelir. Yalan tek başına bir eylem değildir. İnsanın sayısız yanlış eylemlerinin, sevgisizliğinin, korkularının, açgözlülüğünün, tembe lliğinin, hırslarının, kıskançlığının paravanasıdır. Hiç yalan söylememeye karar verin, yaşamınızı değiştirmek zorunda kalırsınız. Bu açıdan bakınca tüm dinlerin şaşmaz emri olan “yalan söylemeyeceksin” kuralına uymadan, Musevi, Hıristiyan veya Müslüman olmak, spiritüalist olmak kısaca insan olmak mümkün müdür? Bilim adamı, doktor, manav, politikacı, anne, baba, sevgili kısaca şu veya bu, yalan söylemeden eylemlerini sürdürebiliyorlar mı? En büyük yalanları kendimize karşı söylemiyor muyuz? Diyebiliriz ki insan dünya yaşamını yalan üzerine kurmuştur. Doğal olarak insanın dâhil olduğu toplumsal sistem de yalan üzerine kuruludur ve insanı yalancılığa itmektedir. Yalan geri bir şuur realitesinin ürünüdür ve ne yazık ki, geri şuurlar, diğerlerinin de yükselişini önlüyor.
Şuurun yeterli yükseklikte olmaması yalanın şuur üzerindeki yıkımının fark edilmesini önlüyor. Burada bir kısır döngü var. Yalan söyledikçe şuur daralıyor. Şuur daraldıkça daha büyük yalanlar söyleniyor, yalan başka yalanlara zemin hazırlıyor ve doğruyu söylemek artık büyük bir cesaret meselesi oluyor. O zaman sevmek, iyi olmak, gerçeğin bilgisine ulaşmak, azim ve irade sahibi olmak da olanaksızdır Zira tüm iyi ve doğrular kendi aralarında bir bilinç sistemi oluştururlar. Sistem kendine uymayanı dışarıda bırakır.
Çözüm nedir? Önce gereksiz yalanlardan vazgeçmek gerekir. Her halde en kolayı budur. Sonra biraz cesaret isteyen doğruları koruyabiliriz. Örneğin, bizi sevmekten vazgeçebilirler, bizi onaylamayabilirler, bize kızabilirler. Bunları göze almak gerekir. Ancak şunu da kabul etmek gerekir ki herkes, herkesin yalan söyleyip söylemediğini zaten bilir ve bu biliş nedeniyle bizim o kişiler nezdinde saygınlığımız, güvenirliliğimiz zaten yoktur. Acı ama bu böyledir. Biz bunun da pek farkında değilizdir. Çünkü aynı yanlış eylem içindeki arkadaşlarımız bunların pek üzerinde durmazlar. Ve biz herkesin zaten yalan söylediğini ileri sürebiliriz.
Gerçekte ise yalan söylemeyen inanç ve iman sahibi kişiler vardır. Onlar her şeyin yalan üzerine kurulu olduğu dünyamızda, doğruluklarıyla kendilerine farklı bir şuur alanı açarlar ve o şuur alanında herkesten sevgi ve saygı görerek yaşarlar, işlerinde başarılı olurlar. Yani doğru olmaktan dolayı zarara girmek şöyle dursun, ruhsal sistemle güçlenen irtibatları dolayısıyla tam tersine başarılıdırlar.
Aynı bilinçteki insanlar kendi aralarında bilinç kümeleri oluşturur. “Arkadaşını söyle kim olduğunu söyleyeyim” sözü bunu ifade eder. Doğruluktan ayrılmamağa karar verdiğimizde karşılaştığımız kimi zorluklar gerçekte bizim küme değiştirmemizden ileri gelir. Önce yaşadığımız yalnızlık, sonra daha güzel insanlarla bir araya gelmemizi, O’na, Büyük Gerçek’e yaklaşmamızı sağlar.
Güney Haştemoğlu

27.06.2008 *dostsite.org*