Ekolojik Genel Temizlik Deterjanı…

Bazen bir şeyleri oluruna bırakmak, onlara sarılmaya, uğraşmaya göre kat kat daha güçlü bir eylemdir."

Bazen bir şeyleri oluruna bırakmak, onlara sarılmaya,  uğraşmaya göre kat kat daha güçlü bir eylemdir.”

Eckart Tolle

İnsanlar Değil Onlardan Beklediklerimiz Bizi Üzer…

Ben, bir dua gönderirim sana, Can Evi’mden gizlice…Bal olur, ferman olur, serdine derman olur da sen bilmezsin…

Var Mı Domates İsteyen ?…Günün Fotosu…15/04/2013

Foto: Süleyman ÇAKIR

HAYAT . . . İyi ki yapmışım dediğim şeyler var . Aynı zamanda keşke’lerimde ..

HAYAT . . . İyi ki yapmışım dediğim şeyler var . Aynı zamanda keşke’lerimde ..

Engellemek istediğim başlangıçlar var.

Unutmayı yürekten dilediğim kişiler ve zamanlar .

Unutamadığım, unutmayacagim DOSTlarım var..

Hayatımdan seneler çalan insanlar …

Hafızamdan silmek istediğim görüntüler var, silemediğim..

Sözler var, duymamış olmayı dilediğim ama duyduğum. !!

Herseye ragmen isyan etmemek !!!

Hiç birşeye hic bir zaman.

Hala yüzümün gülümsemesini sağlayan sebeplerim var . !!

Sonuçta her şey bizim seçimlerimiz. Ve her olan en iyisi olduğu için oldu…

Bir nasihat bin akçe

72904_623312407682240_1300364322_n[1]

Yıllar önce,bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacıyla çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş. Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.
Yolda yürürken köşe başında birisi”Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe” diye bağırıyormuş. Adam düşünmüş: “Nasıl olur, bir nasihati bin akçeye satarlar, ben yıllarca çalıştım ve sadece …3000 akçe biriktirdim”. Bu işe pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamış ve adama bin akçe vererek o nasihati satın almış.
Nasihat şöyleymiş: “KADERDE NE VARSA O ÇIKAR”.
Ve yoluna devam etmiş..İlerde yine köşe başında başka bir adam bağırıyormuş “bir nasihat bin akçe” diye. Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihatı da satın almış.
İkinci nasihat da şöyleymiş: “GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR”
Son kalan bin akçesi ile yoluna devam etmiş. Tam şehrin çıkışında yine köşe başında bir adam bir nasihati bin akçeye satıyormuş. Adam bir parasına bakmış, bir de nasihatı satan şahsa, dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o nasihatı satın almış.
Son nasihat ise şöyleymiş: “HİÇ BİR İŞ ACELEYE GELMEZ”.
Parasız yoluna devam etmiş. Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karşılaşmış. Topluluk telaş içindeymiş. Yaklaşmış ve oradakilerden birine neler olduğunu sormuş. Oradan birisi açıklamış, demiş ki:
Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde de canavar var. Canavar suyu tutmuş, göndermiyor. Aşağıya kim indiyse bir türlü çıkamadı. Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye”. Adam düşünmüş ve ilk satın aldığı nasihat aklına gelmiş. “Kaderde ne varsa o çıkar”. Aşağı inmeye karar vermiş. İnince canavar hemen yakalamış ve yerine götürmüş. Demiş ki: “Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eğer sen bilirsen seni serbest bırakırım. “Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir kadın, diğer dizine de kurbağa koymuş ve “söyle bakalım hangisi güzel?” demiş.
Adam düşünürken aklına ikinci aldığı nasihat gelmiş ve “gönül kimi severse güzel odur” demiş. Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar, kurbağanın gözlerine aşıkmış. Adamı salmış ve suyu bırakmış. Almışlar krala götürmüşler ve ağırlığınca altın vermişler.
Adam yoluna devam etmiş ve nihayet evine varmış. Evinin camından içeri bakmış. Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş : “Hiç bir iş aceleye gelmez”. Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş. Hoş beşten sonra karısına o genci sormuş. Kadın da: “Bey, sen gittiğinde ben hamileydim ve bir oğlumuz oldu. Bu genç senin oğlun” demiş.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Teklif Etmenin 101 Yolu..

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . 1 Comment »

Beni Ne Kadar Seviyorsun?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Kemik Erimesi Hayatınızı Zehir Etmesin


Sütün en kaliteli bileşenlerinden biri de kalsiyumdur. Sağlıklı insanların günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak için ortalama 1000 mg kalsiyum alması gereklidir.
Bunun için günde iki su bardağı süt içmek yeterlidir.
Kalsiyum ihtiyacı gebelik ve süt verme döneminde 1500-2000 mg’a kadar çıkar. En zengin kalsiyum kaynağı süt, yoğurt, ayran, peynir gibi süt ürünlerinden başka; hamsi, sardalye, somon balığı, kuru baklagiller, badem, ceviz, brokoli ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerdir.
Yeteri kadar kalsiyum almadığımızda vücudumuz kan kalsiyum düzeyini ayarlamak için kemiklerimizden kalsiyum çalar. Bu da kemiklerimizin erimesine, dişlerimizin zayıflamasına, çürümesine ve dişeti hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Kalsiyum eksikliği devam ettiğinde kaslarımızda kasılma bozuklukları olur ve tekrarlayan kramplar ve kas ağrıları oluşur. Bununla birlikte tırnaklarımızda kırılmalar ve uyku bozuklukları da yaşam kalitemizi bozar.

 

 

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 1 Comment »

Görünen tüm başarısızlıklarda güzel bir şey vardır…Şimdi görmüyorsun ama bunu zaman açığa çıkaracaktır…Sabırlı ol…

CENNET BİR YER DEĞİL,BİLİNÇ DÜZEYİDİR EVLADIM

483649_558040270884855_1688609258_n[1]
 Bir adam ölümünün ardından,öbür dünyada yargılanmak üzere sırasını bekliyormuş. Sıra kendisine gelip mahkeme salonuna girdiğinde bir de ne görsün? Yargıç kürsüsünde bir insan oturuyor. Tanık sandalyesinde ise Tanrı yerini almış.
Adam şaşkın bir şekilde, “ Beni senin yargılayacağını sanmıştım. Oysa orada hakim olarak bir insan oturuyor. Aman Tanrım, bu nasıl oluyor?” diye sormuş.
Tanrı gülümsemiş ve “Ben hiçbir zaman sizi yargılamadım. Sonsuz sevgimle, ne yapmayı seçtiyseniz, sizi seçiminizde özgür bıraktım. Bana yargılamak değil, sevmek yakışır. Çünkü ben saf sevgiyim. Sizi kendimden yarattığım için, sizi yargılamak kendimi yargılamak olur. Ayıca benim yargılamama ne gerek var ki?
Her şeyi bilen ben, sadece burada tanıklık ediyorum. Dünyada olduğu gibi burada da insanlar tarafından yargılanıyorsunuz. Birazdan salonu hayattayken, senin zarar verdiğin, hoşgörülü davranmadığın, yargıladığın, kalplerini kırdığın insanlar dolduracak. Onlara kendini affettirmeye çalış. Onlar seni affederse ne ala! Çünkü cennetin yolu onların affından geçiyor,” demiş.
Adam merakla sormuş: “Peki ya affetmezlerse ne olacak?” Tanrı yine sevgiyle gülümsemiş ve “Ben cenneti de, cehennemi de yeryüzünde yarattım. Seni tekrar yeryüzüne göndereceğim. Orada öyle bir yaşam süreceksin ki, tüm yaptığın kötülükler, verdiğin zararlar sana aynen yaşatılacak. Yani ettiğini bulacaksın. Ama bunun amacı sana ceza vermek değil. Sadece o insanların hissettiklerini bizzat yaşayıp anlaman, yaptığın kötülüklerin bilincine varman. İşte o zaman sen kendini affetmiş olacaksın,” demiş.
Adam bir süre düşünmüş, “Peki cennet nasıl bir yer?” diye sormuş Tanrı’ya. “Cennet, bir yer değil, bir bilinç düzeyidir evladım. Dünyada mutlu, huzur ve sevgi dolu, insanlara destek olmaktan haz duyan, yarattığım canlı ve cansız her varlığa saygı göstermeyi bilen insanlar var ya, işte onlar, dünyada cenneti yeniden yaratmaları için geri gönderdiğim cennetliklerdir. Cennet de dünyadan başka yerde değil,” demiş Tanrı.
“Ama kutsal kitap bana öyle öğretmedi,” diye karşı çıkmış adam. “Kutsal olan tek şey yaşamdır. Ben o kitapları kutsal kılmadım. Siz kıldınız. Her şeye sevgi ile bakmasını bilerek yaşayan insan, en büyük ibadeti yapandır!” demiş Tanrı. “Peki dünyaya döndüğümde, doğru yola görmemde yardımcı olacak mısın?” diye sormuş adam. “Ben bunun için siz insanların içine ‘vicdan’ denen bir pusula koydum. Eğer bu pusulanın etrafına ördüğünüz kalın bencillik duvarlarını yıkarsanız, vicdanınızın yani benim sesimi kolaylıkla işitebilirsiniz!” diye yanıt vermiş Tanrı.
“Peki biz insanlara ne kadar yakında bulunuyorsun?” diye sormuş adam. “Hem size şah damarınızdan daha yakınım hem de düşman olduklarınız kadar sizden uzağım,” demiş Tanrı. “Çünkü düşmanlarınız da benim, siz de bensiniz”
“Yani mahkeme salonunda insanlara hiç mi hesap sormuyorsun Tanrım?”
Gülmüş Tanrı ve yanıt vermiş: “Sadece iki sorum oluyor tüm insanlara: Dünya okulunda ne kadar sevmeyi öğrendiniz? Ne kadar bilgi kazandınız

UNUTMA PROBLEM SENSİN

Fotoğraf

Problem sensin ve sen çözülmedikçe yaptığın her şey olayları daha da karmaşıklaştıracaktır. Önce kendi evini düzene sok, orada bir kozmos yarat.
Antik bir Hint masalı vardır, çok eski ama çok büyük bir öneme sahip bi…r öyküdür.
Çok büyük ama aptal bir kral sert zeminin ayağını acıttığını söyleyip tüm krallığın sığır derisiyle kaplanmasını emretmişti. Ancak sarayın maskarası bu fikre kahkahalarla güldü; o bilge bir adamdı. Dedi ki:”Kralın fikri en basitinden komik.”
Kral çok kızmıştı ve maskaraya dedi ki: ”Bana daha iyi bir seçenek göster yoksa öldürüleceksin.”
Maskara,”Efendim küçük bir sığır derisi parçasını kesip ayağınızı kaplayın” dedi. Ve ayakkabılar bu şekilde doğdu.
Bütün dünyayı sığır derisiyle kaplamaya gerek yok; Sadece ayağını kaplamak tüm dünyayı kaplar. Bilgeliğin başlangıcı budur.
(OSHO)

Em Lübüf Nenel!

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Hayat Der Ki…Sevdiklerinizi Artı Ve Eksileri İle Kabul Etmeyi Öğrenmedikçe, Sevmeyi Ve Sevilmeyi Beklemeyin…