Hastalık, yaralanma, aşk, gerçek mükemmelliğin kayıp anları ve aptallıklar, hepsi sizin ruhunuzun sınırlarını test etmek için vardır. Bu küçük testler olmaksızın, her ne olursa olsunlar, hayat hiçbir yere varamayan, pürüzsüzce asfaltlanmış düz, yavan bir yol gibi olurdu.

483649_558040270884855_1688609258_n[1]

Bazen birileri hayatınıza girer ve onların orada olmalarının, sizin bazı amaçlarınıza hizmet etmeleri, size ders vermeleri veya kim olduğunuz ya da kim olmak istediğiniz konusunda size yardım etmeleri demek olduğunu kesinlikle bilirsiniz.

Bu kişilerin kim olabileceklerini asla bilemezsiniz bir oda arkadaşı, bir profesör, bir arkadaş, bir sevgili ya da tamamen yabancı biri ama gözleriniz onlarla kilitlendiğinde, işte o an hayatınızı çok derin bir şekilde etkileyeceklerini bilirsiniz.
Bazen, başınıza gelen şeyler ilk başta korkunç, acı verici ve adaletsizce görünebilir ama sonraları aksine o engelleri aşmadan potansiyelinizin, gücünüzün, iradenizin ve yüreğinizin asla farkına varamayacağınızı anlarsınız.

Hastalık, yaralanma, aşk, gerçek mükemmelliğin kayıp anları ve aptallıklar, hepsi sizin ruhunuzun sınırlarını test etmek için vardır. Bu küçük testler olmaksızın, her ne olursa olsunlar, hayat hiçbir yere varamayan, pürüzsüzce asfaltlanmış düz, yavan bir yol gibi olurdu. Güvenli ve rahat; ama aptalca ve tamamen anlamsız.

Tanıştığınız, hayatınızı etkileyen insanlar, tecrübe ettiğiniz başarı ve çöküşler, kim olduğunuzu ve kim olacağınızı bulmanıza yardımcı olurlar. Kötü tecrübelerden bile bir şeyler öğrenilebilir. Aslında, bazen onlar en önemlileridir.

Eğer birileri sizi severse, karşılığında onlara hangi şekilde yapabiliyorsanız sevgi verin, sadece sizi sevdikleri için değil aynı zamanda size sevmeyi ve kalbinizi ve gözünüzü nasıl açabileceğinizi öğrettikleri için. Eğer birileri sizi incitirse, aldatırsa ya da kalbinizi kırarsa, onları affedin, size, güveni ve kalbinizi kimlere açacağınıza dikkat etmenin önemini öğrettikleri için.

Her gününüzü önemseyin. Her anın değerini bilin ve onu bir daha asla yaşayamayacağınız için o anlardan alabileceğiniz her şeyi alın. Daha önce hiç konuşmadığınız insanlarla konuşun ve onların söylediklerini dinleyin!
Aşık olmanıza izin verin, kendinizi serbest bırakın ve görüşlerinizi yükseltin. Başınızı dik tutun; çünkü her türlü hakka sahipsiniz. Kendinize önemli bir kişi olduğunuzu söyleyin ve kendinize inanın; çünkü eğer siz kendinize inanmazsanız başkalarının size inanması güç olacaktır.

Hayatınızda istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Kendi hayatınızı yaratın ve daha sonra dışarı çıkıp hiç pişmanlık duymadan yaşayın! Ve eğer birilerini severseniz bunu onlara söyleyin; çünkü yarının neler sakladığını asla bilemezsiniz.

Yaşadığınız her günden hayata dair bir ders alın! Bugün; dün için endişelendiğiniz yarındır. Buna değer miydi?

-Sharon Zeff

Dün Verdiğim Ödevleri Neden Yapmadın?

Hiç kimseye kendini kanıtlamak zorunda değilsin.

45488_485310591534186_1279764432_n[1]

Hiç kimseye kendini kanıtlamak zorunda değilsin.
Hiç kimsede sana kendini kanıtlamak zorunda değil.
Kurduğun cümlelerdeki kelimeleri iyi seçte karşındakinden ağır bir tepki geldiğinde ” ben ona bişey dememiştim ki ” gibi ağlanıp sızlanma…
Ve sen sana söylüyorum.
Yürüyeceksen ” o ne der, bu ne der ” diye düşünmekten vazgeç. … Bas ve yürü.
Yürümeyeceksende, ” ben aslında onu düşünüyorum, onun iyiliği için yürümüyorum ” gibilerinden ne kendini ne de başkalarını zan altında bırakma.
Çıktığın bu yolda seni tökezletmek için umulmadık girişimler göreceksin. Gerek yakınların gerek kırk kat yabancılar ” ama aslında öyle, aslında böyle ” gibi gibi gibi bir sürü toplum bilinci safsatası ile sana saldıracaklar.
TAKILMA VE BİR AN BİLE DURAKSAMA.
Eğer senin önüne geçiyorsa yıkılması gerektiği ve kendini senden küçük hissedip, senin yükselmeni istemediği içindir.
YIK VE GEÇ
EĞER DURMAYI SEÇERSENDE, ARTIK YÜRÜYEMEYECEK HALE GELİP BİR GÖZÜNÜ TOPRAĞA DİKTİĞİNDE ” Çok denedim ama OLmadı ” deme sakın.
Evet çok denedin ama her seferinde ilk engelde vaz geçtin !!!
SEÇİM SENİN.
Ya kendi hayatını yaşarsın yada, onun bunun öğretileri ile dolu ASLINDA BOŞ BİR HAYATI.
Şimdi kalk ve hayallerinin peşinden koşmaya başla !!!
Avni Sevinç

Asanalar…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Hangi hastalığa hangi yiyecek…

407579_344467408906667_1464815359_n[1]

Çigong ile bağlantılı olarak geleneksel Çin beslenmesinde yiyecekler enerji ve titreşim olarak görülüyor. Çigong’a göre belli hastalıklarda kullanılması önerilen yiyecekler ise şöyle tanımlanıyor:

Kanamayı durdurma: Kara mantar, kestane, tavuk yumurtası kabuğu, ıspanak, sirke

Mide asidini azaltma: Tavuk yumurtası kabuğu, mürekkep balığı kemiği

Terlemeyi durdurma: İstiridye kabuğu, şeftali

Zehirleri atma: Muz, kiraz tohumu, hıyar, incir, bal, tuz, susam yağı, sirke

Kan durgunluğunu giderme: Kahverengi şeker, yengeç, safran, sirke

Balgam sökme: Tuzlu su istiridyesi, armut, turp, deniz yosunu

Kızamık yayılmasıyla başa çıkma: Kiraz tohumu, kişniş, ayçiçeği tohumu

İştah arttırma: Yeşil ve kırmızı biber, jambon

Bağırsak devinimlerini teşvik etme: Ketenotu tohumu, susam yağı

Terlemeyi teşvik etme: Kişniş, zencefil, yeşil soğan, biberiye

Kuruluğu giderme: Tavuk yumurtası, bal, anne sütü, armut, susam yağı, ıspanak, şeker kamışı, sarı soya fasülyesi

Bağırsakları nemlendirme: Süt, muz, şeftali, soya yağı, ceviz, karpuz

Kan dolaşımını teşvik etme: Kahverengi şeker, kestane, şeftali, safran, fesleğen, şarap

Sindirimi canlandırma: Elma, kişniş, jinseng, yeşil ve kırmızı biber, şerbetçiotu, ananas, erik, turp ve yaprakları, fesleğen, domates

Süt salgılanmasını teşvik etme: Sazan balığı, marul

Ateş düşürme: Kavun, kestane

Astımı hafifletme: Acı kayısı tohumu

Öksürüğü kesme: Tatlı ve acı kayısı tohumu, portakal, mandalina, kekik

İshali giderme: Ayçiçeği tohumu

Kan yetersizliğini giderme: Sığır eti, anne sütü, istiridye, ıspanak

Sarhoşluğu giderme: elma, jinseng, çilek

http://www.derki.com/sifacilik/item/573-hakan-onumla-agac-durusu

Ağaçlar kutsal varlıklardır. Onlarla konuşmasını, onları işitmesini bilen, gerçeği de yakalar."

Ağaçlar kutsal varlıklardır. Onlarla konuşmasını, onları işitmesini bilen, gerçeği de yakalar.” H. Hesse

“The are wiser than we are, as long as we do not listen to them. But when we have learned how to listen to trees, then the brevity and the quickness and the childlike hastiness of our thoughts achieve and incomparable joy. Whoever has leaned how to listen to trees no longer wants to be a tree.” H.Hesse

Susma,sustukça,tiroit bezin çalışmayacak.

406177_378444238887606_547180106_n[2]

Üzüntümüzü ifade edemeyip içimizde yaşadığımızda ya da ağlamamız gereken yerde ağlayıp boşalamadığımızda enerji blokajına yol açtığımız boğaz alanında ciddi sorunlar meydana gelir.Önümüzdeki ay güneş boğa burcuna geçecek boğaz ve üst solunum rahatsızlıklarında artış yaşanacak.

Bir insanın kendini ve gerçekleri doğru ifade etmesi evrensel yasaların getirdiği bir zorunluluktur.

Bu öğretiyi kabul etmeliyiz.

Ruhsal tekamülümüz için kendimizi olduğumuz gibi ifade etmeye ihtiyacımız var…Kendimizi olduğumuz gibi kabul edelim ve ifade edelim-değişime direnç göstermeyelim…Sağlığımızı riske atmayalım…An ın enerjisine göre hareket edelim…Hastalıklar evrensel geribildirim yoludur.İç sesimizle haberleşelim,sezgilerimize güvenelim.Kendimiz kendimizin en iyi rehberidir,yeterki kendimize kendimizi dinlemek için izin verelim…

Yasemin kaplan

Bir insanın, iyiliğe giden yolu bulmasına yardım edebilirim, fakat, onun bu konudaki kararına ne karışabilirim ne de onu iyiliğe zorlayabilirim. Herkes kendi yolunu kendisi bulmak mecburiyetindedir

Bir insanın, iyiliğe giden yolu bulmasına yardım edebilirim, fakat, onun bu konudaki kararına ne karışabilirim ne de onu iyiliğe zorlayabilirim. Herkes kendi yolunu kendisi bulmak mecburiyetindedir.”

BRUNO GRÖNİNG”

OL!!! Tek öğretmen ‘ol’an’dır, tek öğreti ise ‘ol’mak’.

Ne duymak, ne konuşmak, ne okumak, tartışmak, yarışmak. ama zerrede yaşamak her ol’guyu,

Deneyimleyen değil, deneyim ol’mak.

Arı ol’mak, doğal ol’mak, geçirgen ol’mak, su ol’mak, hava ol’mak, acı ve tatlı ol’mak.

Sevginin en yüce güç olduğunun farkında, ama ne sevenin en yücesi, sevilenin en hası, bir bedene bürünmüş yaşayan, sevgi ol’mak,
Kucak dolusu sevgilerimle

~ m.parpudar

Doğanın döngüsünde, zafer veya yenilgi diye bir şey yoktur; yalnızca devinim vardır.

62420_302638983197408_1438871138_n[1]
Doğanın döngüsünde, zafer veya yenilgi diye bir şey yoktur; yalnızca devinim vardır. Kış, bütün yıla egemen olmak için mücadele etse de sonunda çiçekler açan ve neşe saçan ilkbaharın zaferini kabullenmeye mecburdur.
… Yaz, sıcak günlerin sonsuza dek sürmesini ister. Çünkü sıcağın toprağa iyi geldiğine emindir. Ama nihayetinde, toprağı dinlendiren sonbaharın gelişini kabullenir.
Ceylan, bitkileri yer ve aslan tarafından avlanır. Önemli olan kimin daha güçlü olduğu değil, Tanrı’nın bize ölüm ve yaşama dönüş döngüsünü ne şekilde gösterdiğidir.
Bu döngüde, kazanan ve kaybeden yoktur; sadece yerine getirilmesi gereken aşamalar vardır. İnsan, yüreği bunu kavradığı anda özgürleşir. Zorlukları yakınmadan kabullenir ve zaferlerin sarhoşluğuna kapılmaz.
İki durum da geçicidir. Biri biter, öbürü başlar. Böylece döngü biz etten sıyrılıncaya ve İlahi Güç’le buluşuncaya dek sürer…

Paulo Coelho’dan

Basit bir sivrisinek tuzağı…

Sivrisinek sezonu açılıyor.
– Basit bir sivrisinek tuzağı yapmayı öğreteceğiz. … İhtiyacımız olan şey temelde: 200 ml su 50 gr kahverengi şeker 1 paket maya (herhangi bir süpermarket bulunur ekmek mayası) ve bir 2 litrelik plastik bir cola şişesi
Prosedür:
1.. Plastik şişeyi şekildeki gibi kesin 2..Sıcak su ile kahverengi şekeri karıştırın. Soğumasını bekleyin. soğuduğu zaman şişenin alt yarısına dökün. 3..Mayayı ekleyin. Karıştırmaya gerek yoktur. Karbondioksit oluşturun. 4.. Şişenin diğer yarısı, baş aşağı, huni şeklinde yerleştirin. 5.. Siyah bir şey ile (bant) şekildeki gibi sarın ve evinizin bir köşesine koyun.
İki hafta sonra sivrisinek ve şişe içinde ölü sivrisinek miktarını göreceksiniz.
Sivrisinek ve sivrisinek siteleri üreme, evlerine temizlik ek olarak, okullar, çocuk yuvaları, hastaneler, evler, çiftlikler, çiftlikler, çiftlikler, kreşler çok yararlı bu yöntemi kullanabilirsiniz.

Kaynak: Kome dram
Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . 2 Comments »

Boşa Kürek Çektiğini Düşünüyorsan, İneceksin O Kayıktan…

Oğlum Burası Starbaks’a Benzemez…Önüne Bak Gerizekalı….

Bana Bak Oğlum O Kadınla Olan İlişkini Tasvip Etmiyorum…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

” Aşk’ın gözü kördür ve Delilik hep yanı başındadır!!! Neden Diye Merak Edenlere Öyküsü…

71453_10151349595302076_1197040984_n[1]

 

Bir gün Delilik yakın dostlarını kahve içmek üzere evine davet etmiş.

Herkes gelmiş Kahveler içildikten sonra Delilik dostlarına saklambaç oynamayı önermiş.

– Saklambaç mı? O da nedir? diye sormuş Merak.

-Saklambaç bir oyundur Sizler saklanırken ben yüze kadar sayacağım.

… Saymayı bitirdiğimde ilk bulacağım kişi benden sonraki ebe olacaktır.

Korku ve Tembellik dışındakiler Delilik’in önerisini derhal kabul etmişler.

– 1, 2, 3 diye yüksek sesle saymaya başlamış Delilik.

Acelecilik, ilk bulduğu yere kendini atıvermiş,

Utangaçlık, her zamanki alışkanlığıyla bir ağacın gölgesine ilişmiş,

Neşe,bahçenin orta yerine doğru yönelmiş,

Hüzün, saklanacak yer bulamadığından ağlamaya koyulmuş,

Kıskançlık, Başarı’nın peşinden giderek yanıbaşındaki bir kayanın ardına sığınmış.

Delilik saymayı sürdürmüş.

Umutsuzluk, Delilik’in doksan dokuza geldiğini duyduğunda iyiden iyiye umutsuzluğa kapılmış.

– YÜÜÜÜZ ! diye haykırmış Delilik, Saklanmayan ebedir, aramaya başlıyorum.

İlk söbelenen Merak olmuş Birinci kurbanın kim olacağını o kadar merak ediyormuş ki, saklanmayı ihmal etmiş.

Bahçe duvarına baktığında, Delilik Kararsızlık’ı farketmiş; üzerine tünemiş olduğu duvarın hangi tarafına saklanacağını düşünmekle meşgulmüş.

Ve hemen ardından Neşe’yi, Hüzün’ü, Utangaçlık’ı söbelemiş.

Herkes yeniden biraraya geldiğinde Merak sormuş:
-Aşk nerede? Hiç Aşk’ı gören oldu mu?

Delilik, Aşk’ı aramaya koyulmuş Dağlara çıkmış, nehirlerin yataklarına bakmış, ama Aşk’ı hiç bir yerde bulamamış.

Çaresiz arayışını sürdüren Delilik, bir gül ağacı ile karşılaşmış.

Eline geçirdiği bir çalıyla ağacın dallarını, yapraklarını yoklamış.

Aniden tiz bir çığlıkla irkilmiş Acıyla bağıran Aşk, diken batan gözünü tutuyormuş.

Delilik ne yapacağını bilememiş Özür dilemiş, yalvarmış yakarmış Aşk’a kendisini affetmesi için.

O kadar üzülmüş ki, bir daha hayat boyu yanından ayrılmayacağını bile vaadetmiş.

Acısı biraz dinen Aşk sonunda özürleri kabul etmiş

O günden beri

” Aşk’ın gözü kördür ve Delilik hep yanı başındadır!!!

https://www.facebook.com/anlamyukluhikayeler

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »