Yeryüzünün Bittiği Nokta" olarak adlandırılan Nullarbor Uçurumları Avustralya’nın güneyinde bulunuyor… Günün Fotosu…11/02/2013

5672461382_5ab8c6f736[1]

© Rick Crowle

Baxter Cliffs

© Rotuli

Yeryüzünün Bittiği Nokta” olarak adlandırılan Nullarbor Uçurumları Avustralya’nın güneyinde bulunuyor.
Latincede “ağaçsız” anlamına gelen Nullarbor, yaklaşık 200.000 km² lik bir alan kaplıyor.

En geniş noktasından ölçüldüğünde yaklaşık 1100 km uzunluğunda olan bu düzlük bölgeyi bir baştan bir başa geçmek, Avustralyalılar açısından kültürel bir öneme sahip.
Ayrıca bölge, coğrafi açıdan da önemli bir yer. Çünkü dünyanın en geniş karstik kireç taşı oluşumlarına ev sahipliği yapıyor.

http://fwmail.net/manzara/yeryuzunun-bittigi-nokta/

Uzmanlara göre, renkler sadece insan psikolojisini değil fizyolojisini de etkiliyor.

Sarı: Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri var, Fizyolojik olarak sinirsel bozukluklara iyi geliyor.
Kırmızı: Psikolojik olarak uyanık ve tetikte olmayı teşvik ediyor, Fizyolojik olarak kan basıncını artırıyor ve adrenalin salgılıyor.

Mor: İç bilinci teşvik ediyor, Fizyolojik olarak uykusuzluğa iyi geliyor.

Turuncu: Psikolojik olarak neşeyi teşvik ediyor, Fizyolojik olarak sindirim sistemi ve metabolizmaya destek oluyor.
Yeşil: Uyumlu ve dengeleyici psikolojik özelliklere sahip, Fizyolojik olarak kalp ve göğüs sorunlarını hafifletiyor.

Turkuaz: Canlandırıcı ve serinletici psikolojik özellikleri bulunmakta, Fizyolojik olarak ağrı kesici özelliği var.
Mavi: İnsan psikolojisi üzerinde barışçıl ve sakinleştici etki gösteriyor, Fiziksel olarak kan basıncını düşürüyor, boğaz sorunlarını çözüyor.

http://fwmail.net/yasam/renklerin-psikolojik-ve-fizyolojik-etkileri/

Bilinçaltının Şaşırtan Gücü

90’lı yılların başında bir bilim dergisi olan Research Qarterly’de yayınlanan çok ilginç bir araştırma var.Bu araştırmada basketbol oynayan öğrenciler üç guruba ayrılıyorlar.
İlk gurup basketbol topunu fileye sokabilmek için 20 gün boyunca fiziksel antreman yapıyor. Ter döküyor.
İkinci gurup hiçbir şey yapmıyor,yan gelip yatıyor.
Üçüncü gurupsa 20 gün boyunca her gün zihinsel antreman yapıyor. Yani zihinlerinde hayali olarak topu tutuyorlar, paslaşıyorlar, çok güzel atışlar yapıyorlar, terlediklerini hissediyorlar, inanılmaz güzellikte bir maç çıkararak seyircinin alkış seslerini duyuyorlar, maç bitiminde gelen tebrikleri kabul ediyorlar.
20 günün sonunda her gün antreman yapan ilk gurubun performansında % 24‘lük bir artış oluyor.
Yan gelip yatan ikinci gurupta, beklenilebileceği gibi, hiçbir değişiklik yok.
Zihinsel antreman yapan üçüncü gurubun performansında da % 23’lük bir artış oluyor.
Dikkat edin! Topu ellerine bile değdirmeden hemen hemen ilk gurup kadar başarı sağlıyorlar. Yani bilinçaltı beş duyunun etkili bir şekilde kullanıldığı ve canlı hayallerin kullanıldığı bir senaryonun sürekli tekrarlanmasıyla, aslında henüz gerçekleşmemiş şeyleri gerçekmiş gibi kabul etmeye başlıyor ve beyne bu sinyali gönderiyor.
Ne müthiş bir güç öyle değil mi?
Maalesef korkularımız da bu yolla oluşuyor. İnsanoğlunun doğuştan sahip olduğu iki temel korku var: Düşme ve ses korkusu. Kalan bütün korkularımızı süreç içerisinde öğreniyoruz… Nasıl mı? Hepimizin korktuğumuz şeylerle alakalı senaryolarımız var. Bunlar olumsuz görüntüler, sesler ve hisler içeriyorlar. Düşüncelerimiz kendilerini gerçekleştirme kehanetine sahiptirler… Çevremizdekilerin iyi yönlerini görürsek hep iyi insanlar, kötü yönlerini görürsek hep kötü insanlar çıkar karşımıza… Odaklandığınız şeyler yaşamınızın kalitesini belirler…

fwmail

Hintli ustadan, çırağına hayat dersi…

Hintli yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi.
Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.
– ‘Tadı nasıl?’ diye soran yaşlı adama öfkeyle:
‘Acı’ diye cevap verdi. Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi.

Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:
– ‘Tadı nasıl?’ ‘Ferahlatıcı’ diye cevap verdi genç çırak.
– ‘Tuzun tadını aldın mı?’ diye sordu yaşlı adam, ‘Hayır’ diye cevapladı çırağı. Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:
– ‘Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.’

http://fwmail.net/hikaye/tuz-ve-su/

Ağrılar ve Ağrı Kesici Bitkiler

Çeşitli sebeplerle vücudumuzda ağrıların oluşması olağan. Gün boyu yaşadıklarımız, mesleklerimiz, duruş bozukluklarımız, bazı hastalıklar, stres ağrıya sebep olabilecek en önemli etkenlerdir.
Her ağrı hissine karşı hemen ilaç içmek, artık zamanla ilaca karşı vücudu alıştırmakta ve ağrıyı dindirmede yeterli olamamaktadır. Bunun yerine bazı bitkilerden faydalanmak daha etkili bir çözüm olabilmektedir.
Mesela; Diş ağrısı; ağrıyan diş üzerine karanfil koymak,
Göz ağrısı; semizotundan lapa hazırlayıp bunu göz üzerine koymak,
Kulak ağrısı; bir büyük kuru soğanı rendeleyip suyu sıkılır. Bu suya batırılan bir parça pamuğu ağrı olan kulağa koymak,
Kas ağrılarında; iki demet nane dövülerek ezilir ve yağı çıkarılır. Bu yağ ile ağrı olan kasa masaj yapmak, 1 avuç nane 2 bardak suda kaynatılarak ağrı olan kası bu su ile ovmak,
Karın ağrılarında; 4 bardak suda 1 tatlı kaşığı nane ve 1 limon kabuğu kaynatılır ve demlenmeye bırakılır.
Yemeklerden sonra bu sudan 1 çay bardağı içmek, 4 bardak suda 1 çay kaşığı tarçın kaynatılır ve yemeklerden sonra 1 çay bardağı içmek, 1 portakal kabuğu ince ince doğranıp 1 çorba kaşığı şekerle karıştırılıp yemek,
Çörekotunu ezerek bal ile karıştırıp macun halinde 1 çorba kaşığı yemek, 1 çorba kağışı tereyağı ile 1 çorba kaşığı tozşekeri iyice karıştırdıktan sonra yemek,
Karın bölgesine zeytinyağıyla masaj yapmak, Ağrıları dindirmek için doğal ve etkili yollardandır.
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Her Derde Deva Tahin

Vücudunuza tahin ile direnç kazandırın..

Tahin susamın ezilerek ve çeşitli işlemlere tabi tutularak akıcı yağ gibi bir hale gelmiş şeklidir.

Tahinde çok miktarda bulunan E vitamini vücudumuza pek çok fayda sağlamaktadır.

E vitamini çok güçlü bir antioksidandır.

Vücuda enerji verir. 2 çorba kaşığı tahinde yarım kilo biftekteki kadar protein vardır.

Kendine has özel bir kokusu olan tahin suyla temas etmediği sürece uzun zaman bozulmadan saklanabilir.

Çocukların beyin ve zeka gelişimine katkıda bulunur. Dirençlerini kuvvetlendirir ve bağışıklığı da güçlendirir.

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

GÜÇLÜYÜM! Çünkü Zayıflıklarımı Biliyorum.

GÜÇLÜYÜM! Çünkü Zayıflıklarımı Biliyorum.

GÜZELİM! Çünkü Kusurlarımın Farkındayım.

BİLGEYİM! Çünkü Hatalarımdan Çok Şey Öğrendim.

GÜLEBİLİYORUM! Çünkü Üzüntü Nedir? Çok İyi Biliyorum.

____ ALINTI ___

Bok Böceği…

540878_549200575110846_1838150267_n[1]

Adamın biri bir gün bahçesinde otururken Hayvan dışkısından top yapan bir böceği görmüş, böcek pisliği ayakları ile yuvarlayarak giderken içinden şöyle geçirmiş: – Ey Allahım! Her şeyi çok güzel çok hoş yaratmışsın da, şu böceği sırf pislikle uğraşsın diye mi yarattın?

Aradan bir kaç ay geçmiş adam umarsız bir hastalığa yakalanmış. Derdine kimseler çare bulamamış. … En sonunda bilge bir doktor ”Bak demiş bazen bahçelerde gezen bir böcek olur ayakları ile pislik yuvarlar işte o yuvarladığı pisliklerden 40 gün boyunca aralıksız yiyeceksin” demiş. Adam 40 gün boyunca o pislikleri yemiş ve iyileşmiş. Aradan yıllar geçmiş aynı adam gemiye binmiş ve denizin ortasında çok büyük fırtınaya yakalanmışlar. Herkes bağırıp, çağırıp, ağlaşırken bu adam bacak bacak üstüne atıp sakince çayını yudumluyomuş.

Birileri dayanamamış sormuş. “Biz yana yakıla dua edip bağırıp çağırıyoruz sendeki bu rahatlık ne be adam ?!.” Adam şöyle cevap vermiş – KURBAN OLDUĞUMUN BİR KERE İŞİNE KARIŞTIM BANA KIRK GÜN BOK YEDİRDİ, İSTER YÜZDÜRÜR, İSTER BATIRIR BEN KARIŞMAM KARDEŞİM.
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Hayal kırıklığı insanı öldürmüyor…

Yalnızca, yaşama azmimiz bir parça eksiliyor; başka bir şey olmuyor…
Bir defa daha ayağa kalkana kadar, eskisi gibi gülmeye başlayana kadar, günlük işlerin hengâmesine tekrar dönene kadar, bir vakit bocalıyoruz… Sonra yara izi gibi bir şey kalıyor… Zamanla kabuk bağlıyor…

-Hüsnü Arkan- (Mino’nun Siyah Gülü)

Ve gelecek kaygıları peşini bırakmayan ahali?

150403_10151477532832618_919435194_n[2]

Ve gelecek kaygıları peşini bırakmayan ahali? Siz Allah’a inanmıyor musunuz? Onun her şartta ve her durumda sizin sadece iyiliğinizi istediğini bilmiyor musunuz? Kalbinizi Allah sevgisiyle ve teslimiyetle doldurmanız gerektiğini görmüyor musunuz? Bunun üzerine hala konuşacak şey bulmanıza sadece şaşırıyorum…

Anette

YEŞİL MERCİMEKLİ BULGUR PİLAVI

 

Malzemeler:

1 su bardağı pilavlık bulgur

1 su bardağı yeşil mercimek

1 adet soğan … ½ su bardağı sıvı yağ

2 silme çorba kaşığı domates salçası

1 tatlı kaşığı biber salçası

2 su bardağı kaynar su

Yeterince karabiber

Salçanız acı değilse pulbiber ilave edin 1.5 silme tatlı kaşığı tuz

Yapılışı: Mercimkleri ayıkladım yıkadım.Bir tencereye aldım üzerini dört-beş parmak geçecek su ile kaynamaya bıraktım.Mercimekler yumuşayıncaya kadar haşladm.Yaklaşık 20dk.Çok haşlanmayacak çünkü pilavla birliktede pişecek.Haşlanan mercimekleri süzgeçte süzülmeye bıraktım. Soğanı soydum yıkadım ve yemeklik doğradım. Sıvı yağı pişirme tenceresine aldım.Soğanları ilave ettim pembeleşinceye kadar orta hararetli ocakta ara sıra karıştırarak kavurdum. Kavrulan soğanın üzerine salçaları ekledim.Kokusu gidene kadar kavurdum.Üzerine tuz ve ilave edilecekse pulbiberi ekleyin karıştırın. Yıkayıp süzdürdüğüm bulgurları ekleim.Karıştırarak kavurdum. Süzgeçte süzülen mercimekleride ekledim karıştırdım.Üzerine kaynar suyu ekledim. Önce harlı ateşte fokurdama olduğunda kısık ateşte kapağı kapalı pişirdim. Üzerine 3 kat kağıt havlu yaydım.10-15dk.dinlendirdim.Ne kadar çok dinlendirirseni o kadar lezzetli oluyor.Hatta bir gün dinlendirmek lezzetine lezzet katıyor. Tahta kaşığın ucu ile havalandırarak ezmeden karıştırdım.Sıcak servis yaptım. Afiyet olsun, Servis Önerisi: Biber turşusu,ayran,cacık,çoban salata   ile çok lezzetli oluyor

kaynak.meltemmutfakta.com

Kimsenin Beklentilerini Karşılamak İçin Doğmadım, Kendiminkilere Bile Yetişemiyorum…

1914 yılında, Birinci Dünya Savaşı başlarken, bir çocuk bisikletini ağaca kilitledi ve bir daha dönemedi.

602798_549554925075411_745044269_n[1]

1914 yılında, Birinci Dünya Savaşı başlarken, bir çocuk bisikletini ağaca kilitledi ve bir daha dönemedi.

Kaynak: National Geopraphic

https://www.facebook.com/cemali.onay#!/photo.php?fbid=549554925075411&set=a.549554891742081.1073741895.225135297517377&type=1&theater

Seni Ne Mutlu Ediyorsa Onu Yap…Ve İnsanların Ne Düşündüğünü Asla Dikkate Alma…

Fotoğraf: Öyle.

Hayat; korkunun bittiği yerde başlar…