C VİTAMİNİ KÜRÜ. ÜSTELİK NEFİS.

 66621_489819957740992_1749285200_n[1]
C Vitamini vücudumuzda depolanmıyor.
Yani düzenli olarak almamız gerekiyor. Savunma sistemimiz için, dişlerimiz, kemik ve bağ dokusu için. Kolesterol yüksekliği için. Burada saymakla bitmez, o nedenle küre geçiyoruz hemen:
NARENCİYE KÜRÜ
2 portakal
2 mandalina …
1 kırmızı greyfurt
1/2 limon suyu
1 cm kalınlığında taze zencefil
Hepsi blenderda iyice karıştırıp öğle yemeğinden bir saat önce tüketilmesi önerilir. 3 gün boyunca tekrarlayın.
ÖNEMLİ UYARI: 1.Bu içecek şeker hastalarına tavsiye edilmemektedir.
2.Ayrıca düzenli ilaç kullananların ve bir tedavi sürecinde olanların bu içeceği tüketmeden önce MUTLAKA hekimlerine danışmaları gerekmektedir. Harika bir gün diliyoruz,

İSTEK ÜZERİNE HURMA ŞURUBU TARİFİ

Rafine şeker yerine istediğimiz her şeyi tatlandırmak için kullanabileceğimiz bir CANLI tatlandırıcıyı evde yapmaya ne dersiniz?
İşte size tarifi: MALZEMELER 1/4 kilo dilediğiniz cins bir kuru hurma … 1/2 litre 50C de yüksek pH’li içme suyu 1 litre ıslama suyu TARİF Hurmaları yıkayıp derin bir kaba boşaltın.
Üzerini kaplayacak kadar + 1 bardak su koyun. 2 saat bu suda bekletin. Hurmalar şişecektir. Suyu boşaltıp, ellerinizle Hurmaların çekirdeklerini çıkartıp yine bir derin kaba yerleştirin. Üzerine ılık suyu dökün ve Hurmaları bu suda 4 saat bekletin.
Daha sonra bir ezici yardımıyla suyun içindeki hurmaları iyice ezin. Su koyu kahverengi bir şurup kıvamını alacaktır. En son, içeriği iyice karıştırıp süzdükten sonra ağzı kapanabilen cam bir kavanoz-şişeye bu şurubu koyun ve buzdolabında saklayın…
Artık dilediğiniz zaman her türlü gıdayı tatlandırmak için kullanabileceğiniz Doğal ve CANLI doğal bir şurubunuz var.
TAZE HURMA İLE TARİFİ Hurma Şurubu, taze hurma ile de yapılabilir. Aynı ölçülerde kabuğu soyulup çekirdekleri çıkarıldıktan sonra bir blender’a içme suyu ilavesi ile koyulur ve karıştırılıp süzülür. Süzülen şurup buzdolabına kaldırılır. Güzel bir gün dileklerimizle,
Not 1: Tarifimiz Mehmet Özderici – Kundo.co Vegan RAW Chef tarafından hazırlanmıştır.
Not 2: Fotoğraftaki taze hurmadır ve Antakya yöresine aittir

Çayın demini azaltın!

 

Çok miktarda tüketildiğinde vücuda bakın ne yapıyor Soğuk kış günlerinde siyah çay veya kahve yerine bitki çayları içilmesini öneren Uzman Diyetisyen Işın Sayın Atasoy, bitki çayları arasında ise idrar sökücü olmayan…ların daha güvenli olduğunu söyledi. Kış mevsiminde havaların soğumasıyla birlikte, bitki çaylarına rağbet giderek artmaya başladı. Kış günlerinde siyah çay veya kahve yerine bitki çayları içilmesini öneren Uzman Diyetisyen Işın Sayın Atasoy, “Sıcak içecek, aslında bir ihtiyaç kış günleri. Ancak çok fazla çay ve kahve tüketilmesi doğru değil. Her zaman tükettiğimiz çayı ve kahveyi biraz azaltarak, yerine bitki çaylarını koyabiliriz. Böylelikle çok daha yararlı bir şey yapmış olacağız. Yani demli çayın ve kahvenin kemik sağlığına birtakım sakıncaları var. Kansızlığa neden olabiliyor.

Çok miktarda tüketildiğinde vücuttan vitaminlerin ve minerallerin atılmasına yol açabiliyor” diye konuştu. Bitki çaylarını sınıflandırarak özellikle zayıflama çaylarının kullanılmamasını tavsiye eden Atasoy, “Vücuda yararlı olan ve hiçbir yararı olmayan bitki çayları var. Bir de sakıncaları olan bitki çayları var. Bunların içerisinde özellikle zayıflama çayı adı altında satılanları doğru bulmuyoruz. Çünkü bunların bir kısmi idrar sökücü, yani vücudumuza aldığımız, ihtiyaç duyduğumuz suyu, suda eriyen vitaminleri ve mineralleri çok miktarda atıyor. Bir de bağırsak sökücü bitki çayları var. Bunlar da yine bağırsakların iç yüzeyine zarar veriyor. Böylelikle vitamin ve mineral emiliminden sorumlu yüzey hasar gördüğü için birçok hastalıkla karşılaşabiliyoruz. Bağırsaklarda kronik bir tembellik ortaya çıkabiliyor.

O nedenle zayıflama çaylarını ve form çaylarını kullanılmamasını tavsiye ediyoruz” dedi. Sağlık açısından mevsim sebzelerinin tüketilmesini öneren Atasoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlıklı beslendiğimizde bununla birlikte ara öğünlerde de bağışıklık sistemini güçlendiren bitki çayları tükettiğimizde bağışıklık sistemini desteklemiş oluyoruz. Sağlıklı beslenmenin formülü, mutlaka mevsim sebzelerinden geçiyor. Mevsim sebzelerine mümkün olduğu kadar her gün yer vermeye çalışmak gerekiyor. Bir öğün mutlaka kış ayı ise kış sebzeleri, yaz ayı ise yaz sebzelerini tüketmeye özen göstermeliyiz. Tok karnına tüketilen çiğ havuç, bağışıklık sistemini güçlendiren A vitaminini çok miktarda içeriyor. Tok karnına yemeklerden sonra kişi, başı bir iki adet çiğ havuç tüketilmesini önerebiliriz.” Bitki çaylarının bilinçli tüketilmesi ve aşırı kullanılmaması gerektiğini belirten Atasoy, bu çaylarında idrar sökücü ve bağırsak sökücü olmayanların daha güvenli olduğunu söyledi. Siyah çay ve kahvenin vücuttaki mineralleri alarak bağışıklı sistemine zarar verdiğini belirten Atasoy, “Siyah çay ve kahve, aslında bir kültür bir alışkanlıktır. Kahvedeki kafeinin siyah çaydaki tekinlerin kansızlık ve kemik erimesine yol açtığı bir gerçek, çok fazla tüketildiğinde.

Örneğin günde beş, altı tane siyah çay ve fazlası ya da günde iki kahve ve fazlası bu riskleri arttırmaktadır. Birde vücudumuza sağlıklı besinlerle aldığımız vitaminler var. Bunların bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi beklentisi içerisindeyiz. Fakat idrar sökücü olduğu için siyah çay ve kafein vücuttaki vitaminleri idrar yoluyla uzaklaştırdığı için bağışıklık sistemi adına çok fazla doğru şey yapmış olmuyoruz” ifadelerini kullandı. Bitki çaylarına karıştırılan balın ilerde şeker hastalığını tetikleyebileceğini kaydeden Atasoy, “Balın hakikisine ulaşmak bir kere çok zordur. Doğru bala ulaşsak bile gerçekten vücuda yararlılık sağlayacak kadar bal yememiz için yüz grama ulaşmamız gerekiyor. Dolayısıyla yüz gram baldan elde etmeye çalıştığımız vitamin ve mineralleri, farklı yiyecek ve içeceklerden de elde edebiliriz.

O kadar balın vücuda gerçekten sakıncası var. İlerde şeker hastalığı riskini arttırabilir. İnsülin direnciniz varsa tetikleyebilir. Şiddetli açlıklara yola açabilir. Buda karbonhidrat eşiği, şeker eşiği dediğimiz bağımlılık seviyesini yavaş yavaş yükseltiyor ve daha fazla tatlılara eğilim duymaya başlıyoruz. Bu da ilerde şeker hastalığı riskini doğuruyor” uyarısında bulundu. İHA

Kaynak: Doğadan Gelen SAĞLIK
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Digital Sözlük…

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Kırmızı Biberin Faydaları…

Kaynak: Doğadan Gelen Sağlık

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

İnsanlar sahip olduklarının değerini bir türlü bilmezler,Güllere koşarken ayaklarının altında ezilen papatyalardan habersizler.

İnsanlar sahip olduklarının değerini bir türlü bilmezler,
Güllere koşarken ayaklarının altında ezilen papatyalardan habersizler.

Chuck Palahniuk

GÜZELLİKLERE ODAKLAN..

Seni mutlu eden şeylere odaklan, seni üzen şeylere değil….

İnsanların güzel ve olumlu özelliklerine odaklan, onların zaaflarına ve zayıflıklarına değil.

Seni kuşatan güzelliklere odaklan, sahip olamadıklarına değil. Arkadaşlarının erdemlerine odaklan, hatalarına değil. İş hayatında kazandıklarına odaklan, kaybettiklerine değil. Seninle ilgili söylenen olumlu sözlere odaklan, fesatlık, kötü niyet içeren sözlere değil.

Sağlık ve neşeyle geçen günlerine odaklan, üzüntülü ve acılı günlerine değil.

Güneşli günlere odaklan, bulutlu ve yağmurlu günlere değil. Geleceğe ait umutlarına odaklan, kaçırdığın zenginliklere değil.

Verebileceklerine odaklan, ne olabileceğine değil. Başkalarının mutluluğundan da kendin kadar haz duymayı öğrendiğinde zaten mutlu insan ve mutluluk veren o nadir insanlardan biri olmuşsun demektir. Mutlu insan olmak demek günün yirmi dört saati şen şakrak olmak anlamına gelmiyor.

Hayatını mutlu bir fonun önünde sürdürmek anlamına geliyor.

Olumsuzlukları gerçekçi bir gözle görebilmek, bu engelleri aşabileceğine yürekten inanmak ve aşabilme gücünü içinde hissedebilmek anlamına geliyor.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Affetmek. Başkalarını affettiğimizde biz özgürleşiriz…

Nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller. Hiç kimse saf iyi ya da saf kötü değildir. Salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umuts…uzluk denizinde boğar insanı. Nefret dolu bir yaşam, mutsuz bir yaşamdır. Affetmek insanı derinleştirir.

Affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir.Çünkü affetmek bir seçimdir. Kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir. Affetmek bir süreçtir. Birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür. Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır. Yani koşullu affetme yoktur.

Diğer insanın da sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin. Affetmek bir seçimdir. Amacı sizin rahatlamanızdır, sizin özgürleşmenizdir. Nefret duyduğunuz kişinin yaşıyor ya da ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklılık oluşturmayacaktır. O acılar sizin acılarınız. Affetmek kolay değildir. Fakat özgürleşmek için gereklidir. Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır.

Oysa aaffetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrolü altında tutmasına son vermek demektir. Affetmek, o kişiyi sevmek değil. Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil. Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil. Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil. Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil. Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil. Affetmek, o kişiyi hakli bulmak değil. Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil. Affetmek kırgınlığın, kızgınlığın, nefretin hapishanesinden özgürlüğe çıkmaktır.

Affetmek artık acıyı hissetmemektir.Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir. “Duygusal unutma” affetmenin diğer adıdır. İşte Bu yüzden AFFEDİN

Adamı Balıklara Vereyim Kapansın Bu Konu!..

82 YAŞINDAKİ BETÜL MARDİN’DEN KADINLARA ÖGÜTLER…

1. Her sabah spor yapacaksın. Günaşırı filan değil evladım. Her sabah.

 

2. Hep çalışacaksın. Üreteceksin. Beynin meşgul olacak, hep koşturman gereken işler olacak.

 

3.  Günceli takip edeceksin. Haber izle, dergi, kitap, gazete oku. Gündemi  yakala. Her konuda kendini update et. Yeni çıkan kitapları da bil, yeni  açılan lokantaları da, bu sene moda olan renkleri de.

 

4. Evlilik ise şart değil, kafanı takma. Gerekli de değil. Hatta şöyle söyleyeyim: One problem less! (Bir problem eksik!)

 

5.  Çocuk meselesine gelince… Ha işte, burada akan sular duruyor.  Yapabiliyorsan yap. Birini bu kadar çok sevmek, onun sorumluluğunu  taşımak sadece onu değil, seni de mutlu eder. Doğurmayacaksan, evlat  edin. O zaman da senin çocuğun değişen bir şey yok. Evlat edinmeyeceksen  de, manevi çocuğun olsun, birini okut, geleceğini şekillendirmesine  yardımcı ol.

 

6. Günde bir kere et ye. Mutlaka her öğün sebze ve meyve ye. Kusura bakma, ben tatlı severim. Tatlıdan uzak dur diyemeyeceğim!

 

7.  Ölümden sonra yaşamak istiyorsan, günlük tut. O küçük notlar, hem kendi  hayatının tanıklığı, hem de yarına kalan bir bilgi kaynağı. Mesele  benim babam, hiç düşünmeden 60 sene boyunca her gün Ece Ajanda’sına o  gün olanları yazmış. Hâlâ açıp okuyorum ve çok faydalanıyorum.

 

8. Olumlu olacaksın.

 

9. Bazı şeyleri kabul edeceksin. Bütün kadınların seni sevmesine imkân yok! Demek ki bazı kadınlara dikkat edeceksin.

 

10. Erkeklere gelince, aynı anda birkaçını sevmeyeceksin. Ama onların böyle bir yeteneği ve şerefsizliği olduğunu bileceksin!! !

Sirkenin Faydaları Saymakla Bitmiyor


Sirkeyi sadece salata sosu olarak kullanıyorsanız, çok şey kaybediyorsunuz! Çünkü sirke, soğuk algınlığından, iştahsızlığa, böbrek taşından kansızlığa kadar birçok derde deva olabilir
Belki siz de he…rkes gibi arada sırada sirkeyi tencerelerinizi ovmak ve kireç tabakalarını yok etmekte kullanıyorsunuz. Hatta büyükanneniz size, saçlarınızı sirkeyle durulamanın en pahalı saç kremlerinden daha iyi parlattığını ya da sivrisinek ısırıklarına iyi geldiğini öğretmiş olabilir.
Fakat, sirkenin faydaları bu kadarla sınırlı değil. Sirke, özellikle de elma sirkesi, sağlığınızın dostu ve en değerli yardımcısıdır. Sayısız faydaları, onu her derde deva yapar ve sirke, bu nitelikleriyle evdeki doğal eczaneniz de hatırı sayılır bir yeri hak eder. Sirke, kil ve magnezyum klorürle beraber sağlığınız için çok etkili bir sinerji yaratır.
ADAÇAYI SİRKESİ
150gr. adaçayı l 1 lt. sirke Adaçayını sirkenin içine ekleyip bir ay boyunca dinlendirin. Bu sirke diyabete, hormonal sorunlara, yorgunluğa, aşırı terlemeye, mide ağrılarına, depresyona ve sıcak basmasına karşı bire birdir.
ON AROMALI SİRKE   Salatanızı tatlandırmak için kullanılabile-ceğiniz gibi sağlığınıza da çok iyi gelecektir. Bu karışımı üç hafta demlenmeye bırakın. Sonrasında salatanızı çeşnilendirmek için normal sirkeyle beraber ufak miktarlarda kullanabilirsiniz
15 gr. kıyılmış sarımsak   10 gr. kıyılmış soğan   30 gr. Pelin otu   15 gr. biberiye   15 gr. sedef otu   15 gr. adaçayı 10 gr. lavanta   8 gr. tarçın   3 gr. muskat   1 lt. beyaz üzüm veya elma sirkesi
Tamago-Su   Samurayların sihirli içeceği   Bu sihirden siz de faydalanmak ister misiniz? Bundan daha kolay bir şey yok. Tek problem, esmer pirinç sirkesi bulmakta. En kuvvetli doğal reçete olarak kabul edilen Tamago-Su veya yumurtalı sirke, aşağıdaki şekilde hazırlanıyor: – Taze bir yumurtayı esmer pirinç sirkesi dolu bir bardağın içine tamamen batacak şekilde bir hafta bırakın. Sirke, kabuğu dahil tüm yumurtayı tamamen çözüp eritecektir. Geriye sadece kabuğu iç taraftan saran zar kalacaktır.
GRİBE KARŞI SİRKE   Sirke eski zamanlarda vebadan korunmak amacıyla kullanılırmış. Veba salgını sırasında cepte bulundurulacak bir şişe sedefotu sirkesini ara sıra koklamak vebadan koruduğu gibi hastaları da tedavi edermiş. Aynı zamanda hasta ile tedavi eden kişi arasında bulunan ateşe bir miktar sedef otu sirkesi damlatılırmış.
2 lt. kuvvetli bir beyaz veya kırmızı üzüm sirkesi   1 avuç deniz tuzu   1 avuç ardıç üzümü   1 avuç sedefotu yaprağı 3 baş sarımsak (ufak doğranmış) 30 gr. dövülmüş karanfil   45 gr. doğranmış melekotu kökü
Özellikleri Bu karışımı kalın camlı bir damacananın içine boşaltın. En az 15 gün güneşte dinlenmeye bırakın. Sonra süzün. İstenirse içine, lezzetlendirici ve gazı yok edici olarak ahududu veya mürver çiçeği eklenebilir. Bu sirke, grip vs. salgınında çok etkilidir. Sabahları bir yudum içilmeli, arada sırada ellere sürülmeli ve buruna çekilmelidir.
Hastalık hissedildiği anda çabucak iki yemek kaşığı içilmeli, sonra ılıtılarak ağrıyan yerlere kompres yapılmalıdır. Bu kompresi dört saatte bir değiştirin ve değiştirdiğiniz kompresi ateşte yakın ki içine çektiği zehir yok olsun.
İşte mükemmel bir dezenfektan olan karışım. Sirkeyi aşağıda listesi olan malzemeler ile karıştırıp en az on gün bekletin, sonra da süzün:
-40 gr. acı Pelin otu – 40 gr. Pelin otu -40 gr. karabiberli nane -40 gr. biberiye – 40 gr. Sedefotu – 40 gr. adaçayı – 40 gr. lavanta – 30 gr. küçük hindistan cevizi,   30 gr. eğir   30 gr. tarçın   30 gr. kane karanfil   30 gr. sarımsak   2.5 lt. beyaz şarap veya elma sirkesi.   Diğer taraftan 10 gr. kafur bitkisini asetik asit içinde eritip, sıvıyı yukarıdaki karışımı süzmeden birkaç saat önce içine ekliyoruz. Oluşan sıvıyı ağzı tamamen kapalı, hava almayacak bir şekilde şişelerde saklıyoruz.
Özellikleri   Boğaz ağrısına, bademcik şişmesine, gribe, nezleye, öksürüğe ve tüm bulaşıcı hastalıklara karşı aç karına bir tatlı kaşığı içilir. Tuzlu sıcak kaynar suya karıştırılıp gargara yapılır veya solunursa, kor haldeki kömürün üzerine dökülürse veya sıcak metal plakanın üzerine serpilirse bulunduğu odanın havası dezenfekte ederek, antiseptik özelliğini gösterir.
BAL SİRKESİ Hazırlaması keyifli başka bir sirke tarifi: -İki litre kaynar suyu bir kilo balın üzerine dökün. Bal iyice eriyinceye kadar karıştırın. Mayalanmayı hızlandırmak için karışıma bir bardak taze meyve suyu eklerseniz, sonuç çok daha iyi olacaktır. -Bir çorba kaşığı ılık suyun içinde bir miktar mayayı karıştırın. -Bu mayayı ballı suyun üzerine koyacağınız bir dilim ekmek içi üzerine yayın. -Kabın üzerini bir tülbentle örtüp, on beş gün kadar dinlendirin. -Ardından üzerindeki ekmek dilimini alıp, köpüğü temizleyin ve süzün. -Elde ettiğiniz sıvıyı üzerine tülbent örtülü olarak açık havada sirkeleşinceye kadar yaklaşık bir ay boyunca dinlenmeye bırakın.
FRAMBUAZ SİRKESİ
Nefis ve hazırlaması çok kolaydır. Tek zorluğu bol miktarda frambuaz gerekmesidir. – İki litre suyu dört bardak taze frambuazın üzerine döküp bir gece boyunca bekletin. Ardından süzüp posasını atın. – Aynı işlemi bir önceki adımda elde ettiğiniz sıvı ve yine dört bardak frambuazla tekrarlayın ve bütün bir gece bekletin. Bu işlemi, toplamda beş defa tekrarlamak gerekiyor. -Elde edilen frambuaz suyuna 500 gr. rafine edilmemiş şeker ilave edin. Üzerine tülbent örtüp, sıvıyı yaklaşık 25 derecede iki ay boyunca bekletin. Son olarak süzün.
HER DERDE DEVA ALKOLİZM / SARHOŞLUK
Eski bir tarife göre, her yarım saatte bir, bir tatlı kaşığı sirke bir miktar sıcak suyla seyreltilip içirilir.
MİKROP ÖLDÜRÜCÜ   Tüm sirkeler salmonella, streptokok gibi bakterileri tek bir temasla öldürebilecek kadar güçlüdür. Bu nedenle bazı Amerikan hastaneleri hastane bakterileriyle savaşırken kullandıkları diğer dezenfektan ürünlerin yerine sirke kullanmaya başlamışlardır. Aynı zamanda buğulama, kompres, lavman ve diğer yöntemlerle uygulanan ‘Dört Hırsız Sirkesi’nin dahili ve harici kullanılabileceği belirtilmektedir
İŞTAH AÇICI   Sirke içeceği (su, sirke ve bal karışımı) iştah açıcı ve hazmı düzenleyicidir. İştahsız insanlar, ana öğünlerden yarım saat önce bu içeceği içmelidirler.
BÖBREK TAŞI   Sütlü ürün (süt, peynir) tüketiminizi azaltmanız gereklidir. Bolca az mineralli (yumuşak) su için. ayrıca günde iki-üç defa bir çorba kaşığı elma sirkesini ılık suyla karıştırıp için.
ASTIM ve SOLUNUM HASTALIKLARI   Tüm vakalarda bal (doğal, işlenmemiş ve ısıtılmamış olmalı) ve elma sirkesi karışımı iyi sonuç vermektedir. Buğday balı daha etkili olabilmektedir. -Bir kaşık sirke bir kaşık balla karıştırılıp ılık suya eklenir. Günde 3-4 defa içilir. ABD’de sıklıkla uygulanan yöntemde, bir mendil veya tülbent sirkeye batırılıp, bileklerin iç tarafına yerleştirilir ve bir bantla sabitlenir.
BRONŞİT   En iyi sonucu mürver meyvesi sirkesi veriyor gibi görünse de normal sirke de iyi sonuçlar vermektedir. Ballı sıcak suyun içine bir tatlı kaşığı sirke eklenir, ihtiyaca göre günde üç kez veya daha fazla tüketilir.
BULAŞICI HASTALIKLAR -Bir tatlı kaşığı saf sirkeyi (sirke özü) aynı miktarda balla karıştırıp gün içinde iki defa çiğnemek sizi salgınlardan koruyacaktır. Eğer hastalığa yakalanırsanız bu karışımı günde 3 veya 4 defa çiğneyiniz. -3 çorba kaşığı ‘dört hırsız sirkesi’ni, biraz deniz tuzu eklediğiniz bir kap sıcak suyun içine ekleyin. Bu karışımla gargara yapın. -Bu sirkeyle evinizi havalandırabilirsiniz. Ayrıca sirkeyi bir mendile emdirerek gün içinde belirli zamanlarda koklayabilirsiniz
KANSIZLIK   Sirke, anemiye karşı bire bir olan demir, B12 vitamini ve folik asidi, vücudun kolayca emebileceği bir formda barındırır. Sirke, çoğunlukla çok asitli olduğundan yan etkilerinden kaçınmak ve en iyi sonucu almak için günde bir defa ılık ballı suyun içine bir tatlı kaşığı elma sirkesi koyup içmek yeterlidir.
ARTERİT (İLTAHAP)   Sirke, arterit gelişimini yavaşlatabildiği gibi acılarını da dindirir. İki günde bir geleneksel sirke içeceği (1 tatlı kaşığı sirke, ılık su, 1 tatlı kaşığı bal karışımı) yeterli olacaktır. Sabırlı olun, sonuçlar genellikle birkaç hafta sonra kendisini gösterir.
AŞIRI KANAMA   Sirkenin kan pıhtısına karşı kanı sulandırıcı özelliği ile bilinmesinin yanı sıra bununla tamamen zıt olarak aşırı kanamayı engelleyici özelliği de bulunur. -Aşırı adet kanaması veya hemoroit kanamalarına karşı yemeklerden önce ılık ballı suya bir tatlı kaşığı sirke ekleyip içilmesi tavsiye edilir. – Burun kanamasında sirkeye batırılmış tampon uygulamak yeterlidir…
ƸӜƷ Bizi Takip Etmiyorsan Çok Şey Kaçırıyorsun.!!! ƸӜƷ

Feyzullah Kocak

Affetmek Kolaydır, Asıl Mesele Aynı Kişiye Bir Daha Güvenebilmektir…

EVLİLİĞE Mİ, SAVAŞA MI GİDİYORSUNUZ?

Evlenmek niyetiyle görüşmeye gelmişlerdi. Delikanlı, genç kızı, şöyle bir süzdü ve sessizce düşündü: “Güzel kız fena değil. Ama biraz kendini beğenmiş. Acaba bu hali devam eder mi? Ya ederse? O zaman bununla yaşanmaz. Ben dayanamam ukala bir kadına, kadın dediğin biraz uysal olmalı… Neyse canım, hele bir evlenmeyi kabul etsin. Ben onu değiştirmeyi bilirim.” … Genç kız da simasının ortasına sinsi bir tebessüm kondurdu. “Fena çocuk değil. İşi de yerinde. Rahat bir hayat yaşarım. Lâkin biraz ‘dediğim dedik’ gibi. Acaba buna, sözümü dinletebilir miyim?

Aman canım, düşündüğüm şeye bak. Evlenelim de ben onu mum gibi yapmasını bilirim.” Ve “değişim savaşı”nın imzaları alkışlar arasında atılır. Ayaklar birbirini ezmek için yarışır. “Bal/ayının” tatlı meltemi yerini yavaş yavaş kuzey rüzgârlarına bırakır. Genç adam, sabah işe gitmeden eşini uyandırmaya çalışır: “Ben hazırlanırken sen de kahvaltı hazırlayabilir misin?” Genç kadın uyumaya devam eder. “Hayatım, geç kalıyorum haydi uyan.” Genç kadın sağından soluna dönerek, “Sabahın bu saatinde de kalkılmaz ki? İşyerinde bir tostla çay alırsın.” der. “Allah! Allah! Ben akşama kadar çalışacağım, sen bir kahvaltı hazırlamaya zorlanıyorsun.” “Ama çok uykum var.” “Benim de uykum var ama kalkıp işe gitmek zorundayım.” Kadın istifini bozmaz, kapıyı çarpıp çıkarken “Can çıkmayınca huy değişmezmiş.” diye söylenerek işe gider genç adam.

Başka bir gün… “Hayatım, bugün yemek yapamadım. Dışarıya çıksak diyorum.” “Yine mi? Ama çok yorgunum, şöyle evimde dinlenmek istiyorum. Dışarıya hafta sonu gideriz.” “Annem haklıymış. ‘Bu adamı değiştiremezsin’ demişti de inanmamıştım.” Kimse ‘ben onu değiştiririm’ demesin… Birbirini değiştirme hayaliyle kurulan bir aile tablosu bu. Her iki taraf da “Acaba eşimi nasıl mutlu ederim?” yerine “Nasıl değiştiririm?” sevdasında. Daha doğrusu “güç savaşında”. Oysa eşler güçlerini” değişim savaşı”nda tüketmek yerine mutluluğu yakalamak yolunda sarf etmeli. Evlilik, “Ben seni adam ederim” yerine “ben seni mutlu ederim” düşüncesi üzerine kurulmalıdır. O zaman evin pencerelerinde mutluluk meltemi eser. Saksılarında huzur çiçekleri açar.

Odalarında şen kahkahalar çınlar. Eşler, birbirini mutlu etmek için yarışır. Planlar, “onu nasıl değiştiririm” yerine “onu nasıl mutlu ederim” üzerine yapılır. Mürebbiye gibi değil, psikolog gibi davranılır. “Değişim savaşı” vererek ne kendisini tüketir ne de eşini. Aksi halde kadın “dırdırcı”, erkek “baskıcı” mutluluksa “toz-duman” olur. Bu sebeple, evlenecek gençler, ruhen uyum sağlayabilecekleri kişileri seçmelidir. “Ben onu değiştiririm” diye düşünerek başlıyorlarsa, boşuna evlerini dayayıp döşemesinler. Silahlarını yağlasın, kelime mermilerini yığsın, savaş yerlerini belirleyip sığınaklarını hazırlasınlar.

Gelin arabasının arkasına da “Evleniyoruz mutluyuz” yerine “Evleniyoruz savaşa gidiyoruz” diye yazmayı unutmasınlar..!
www.ahbinelask.com

Çabuk Söyleyin…Yazı Mı? Tura Mı?

Pardon, Huzura Nasıl Erebilirim Acebe?..