
Ne geriye bak kızgınlıkla,
Ne de ileriye korkuyla…!
Sadece etrafına bak ” Farkındalıkla “
James Thurber

Ne geriye bak kızgınlıkla,
Ne de ileriye korkuyla…!
Sadece etrafına bak ” Farkındalıkla “
James Thurber

Kaynak: Esra Tunalıgil
Hayat arkadaşınız için bu cümleleri kurabiliyor musunuz?
O benim hem kardeşim hem abim
Hem arkadaşım hem kocam
Hem öğretmenim hem öğrencim
Hem en nefret ettiğim hem en sevdiğim
Nefes alışım, alışkanlığım, sürprizim
Desteğim…
O benim her şeyim
İşte bunları diyebiliyorsanız…
Tutuşun el ele
Başlayın sonsuza uzanan yolculuğa…
Anette

Gerçek aşk, hiçbir şey yapmamaktır. Bir şeyler yapmak kolay; aramak, ağlamak, yalvarmak, kızmak, yalan söylemek, dünyayı yerinden oynatmak.. Zor olan bunların hepsini yapmaya gücün yetecekken hiçbir şey yapmamaktır. Beklemektir zor olan, herhangi bir beklentiye sığınıp yaslanmadan beklemek. Hiçbir şey ummadan, hiçbir şeyi değiştirmeye kalkmadan, gücünü sadece masumiyetten alan ve sabırla beslenen.
Ali Lidar

Neden Bambu?
Dünyanın en hızlı yetişen bitkisi bambu, çevreci bir bitki olmasının yanında fonksiyonel, estetik ve son derece dayanıklıdır. Bambu diğer tüm tahta ve ahşap çeşitlerine nazaran 2-3 kat daha dayanıklıdır. Bir bambu fidanı 5 yılda tam olgunluğuna ulaşırken, meşe 50 yılda diğer benzeri ağaçlar 70 yılda bu olgunluğuna ulaşabilmektedir. Bambu, meşeden sağlam ve dayanıklı olmanın yanı sıra uzun ömürlü, hafif, ekolojik ve sağlıklıdır.
Neden Ekolojik?
Atmosferimizdeki oksijen ve karbondioksit dengesi çok önemlidir. Yetişkin bir bambu bitkisi benzer ebatlardaki bitkilere nazaran %35 daha fazla oksijen üretirken, yine diğer bitkilere göre 4 kat daha fazla karbon soğurmaktadır. Aynı zamanda hasat edilirken ve tekrar yetişirken de çevreye olumsuz etkileri yoktur.
Bambu, çevre dostu olduğu için karbon salınımını ve küresel ısınmanın hızını azaltarak çevreyi olumlu yönde etkiler. Bambu bıçaklar çelik bıçaklara göre üretim aşamasında daha az karbon açığa çıkarır. Örneğin 1 ton bambu bıçak üretiminde 182 kg karbondioksit açığa çıkarken; 1 ton çelik üretiminde ise 2100 kg karbondioksit açığa çıkmaktadır.
Neden Bambum Bıçakları?
Doğal ürünlerden elde edilen ev gereçleri doğu ülkelerinde uzun, köklü bir geleneğe sahiptir. Özellikle son yıllarda batıdaki bilim adamları tarafından da keşfedilen doğal kaynaklı ürünlerin etkileri günümüzde mutfak ürünlerinde de kendini göstermektedir. Çelik bıçaklar temas ettiği canlı organizmaları yok ederler ancak bambu bıçaklar %100 doğal olduğundan dolayı canlı organizmalara zarar vermeyip sebze ve meyvelerinizin vitaminlerini korur. Ayrıca bambu çok sıcak ve estetik görünümüyle kullanılan mekanlara da şıklık ve zenginlik katar.
Sebzelerinizin Vitaminini Kesmeyin
Sebze ve meyvelerin vitaminlerini koruyan bambu bıçak ile bir domatesi ortadan ikiye keselim, bir diğerini ise çelik bıçakla keselim. İkisini birden buzdolabına koyup 48 saat sonra çıkardığımızda çelik bıçakla kesilenin büzüldüğünü, karardığını ve damarlarının kaybolmaya başladığını ancak bambu bıçakla kesilenin sanki yeni kesilip de konmuş gibi taze ve leziz kaldığını göreceksiniz.
Paslanmaz çelik bıçak ile plastik kesme tahtanızda uzun süre kulanım yaptığınızda bir süre sonra aşındığını göreceksiniz ve bu da demek oluyor ki o küçük plastik parçacıkları yiyeceklerinize karışıyor bu durum gerçekten sağlığınız açısından son derecek zararlı bir durumdur. Ancak bambu bıçaklarda böyle bir durumla karşılaşmazsınız. Bu yüzden Bambu Bıçaklar hijyeniktir, sağlıklıdır
http://www.modaorganik.com/Bambum-Vitamin-Koruyucu-Sebze-Meyve-Ekmek-Bicagi-2li,PR-242.html
Grip mi yoksa nezle mi olduğunuzu nasıl anlarsınız? İki hastalık arasındaki farklar ve korunma yolları aşağıda belirtilmiştir: Grip ve nezle aynı yollardan kişiden kişiye geçer. Hastaların öksürüp aksırmasından havaya mikroplu su damlacıkları dağılır ve bunlar diğer kişilere solunum yoluyla geçer. Ancak grip, nezleden daha yaygındır.
Bazı kişilerde, özellikle 65 yaşın üstünde olanlarda zatürree gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Kalp hastalarında ölüme neden olabilir. Grip ateş, titreme, kaslarda ağrı, ağızda ve boğazda kuruluk, baş ağrısı, öksürük ve yataktan kalkamayacak derecede bitkinlik ve uyuma hissi ile kendini gösterebilir. Bazı kişilerde kusma görülebilir. Genellikle 7-10 gün sürer.
Çocuklar nezleye yılda ortalama 10 defa, büyükler ise 2-3 defa yakalanırlar. Hastalığın en kötü belirtileri 2-3 gün sürer. Belirtiler arasında hafif ateş, baş ağrısı, burun akması ve aksırma sayılabilir. Önlem ve tedavi gripte olduğu gibidir. Ancak nezlenin aşısı yoktur ve genelde hastalara yatak istirahatı gerekmez. Gripte olduğu gibi, nezleye tutulduğunuz zaman da başkalarından uzak kalarak hastalığın onlara bulaşmasını engellemelisiniz.
Pratik Bitkisel Formüller
Ihlamur toz haline getirilip günde 3–5 defa 1–4 gr içilir.
Bir bardak kaynar suya bir çay kaşığı tarçın konulur 10 dakika bekletilip günde 2–3 bardak içilir.
Çörekotu suyla ıslatılıp, sonra kurutulur. Toz haline getirilip, buruna çekilir
Lahana yaprakları 5 dakika kaynatılır. Elde edilen sudan günde 2–3 bardak içilir.
1 bardak suya, 4 gram ayrık kökü konulur. 10 dakika kaynatılıp, günde 2–3 bardak içilir.
1 bardak suya, 10 gram maydanoz konulur. 5 dakika kaynatılıp, 10 dakika bekletilir. Suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 3–4 bardak içilir.
1 bardak süte, 3 diş sarımsak, 1 baş soğan ezilip konulur. Hafif ateşte 10 dakika kaynatılıp, süzülür. 1 kaşık bal ilave edilip, 2 saat arayla 1’er kaşık sıcak olarak içilir.
500 gram kaynar suya, 10 gram parçalanmış kuru incir, 10 gram kuru üzüm konulur. 30 dakika bekletilip, nezle başlangıcında 1 günde tüketilir
1 kilo kaynar suya, 10 gram ebegümeci, 10 gram menekşe, 10 gram sığırkuyruğu konulup, 10 dakika bekletilir. Günde 3–4 bardak içilir.
Ormancının biri, dalları nehrin üzerine sarkan ağacı keserken, baltasını suya düşürür. “Aman Tanrım!!” diye bağırdığında, karşısına bir peri çıkar ve niçin bağırdığını sorar.
Ormancı, baltasını suya düşürdüğünü, ama hayatını kazanabilmek için o baltaya ihtiyacı olduğunu anlatır. Peri suya dalar ve elinde altın bir baltayla tekrar belirir. “Baltan bu muydu?” diye sorar.
Ormancı, “hayır” cevabını verir.
Peri tekrar suya dalar ve bu defa elinde gümüş balta tutmaktadır.
– Baltan bu muydu?
– Hayır…
Peri, üçüncü defa sudan demir baltayla çıkar.
– Peki baltan bu muydu?
– Evet, der ormancı.
Onun dürüstlüğü perinin çok hoşuna gider ve baltaların üçünü de ormancıya verir.
Aradan birkaç ay geçer. Bir gün, ormanda eşiyle birlikte yürürken, karısı suya düşer. Ormancı gene “Aman Tanrım!” diye bağırır ve peri gene eskisi gibi karşısında belirir.
– Ne diye bağırıyorsun?
– Karım suya düştü.
Peri suya dalar ve Jennifer Lopez ile birlikte geri döner. “Senin karın bu mu?” diye sorar. Ormancı hemen “Evet” cevabını verir.
– Yalan söylüyorsun… Gerçek karın Jennifer Lopez değil.
Ormancı özür dileyerek durumu izah eder:
– Özür dilerim sevgili peri. Ortada bir yanlış anlama var. Eğer Jennifer Lopez için hayır deseydim, bu sefer Catherine Zeta-Jones ile geri dönecektin; ona da hayır deseydim karımla dönecek ve her üçünü de bana verecektin. Ben fakir bir adamım, üç kadının sorumluluğunu taşıyacak değilim. Bu yüzden Jennifer Lopez’e hemen evet dedim.
****
Bu hikâyeden alınacak ders: Bir erkek ne zaman yalan söylüyorsa, bunun mutlaka bir sebebi vardır ve bu sebep mutlaka başkalarının yararı içindir!
Foto: Burcu Vurkaç
Beden dili çok şey anlatır.
Gözleri kısarak bakma:
Şüphe
Gözleri açarak bakma:
Merak
Baş hafif yanda; kaşlar hafif kalkık:
Başla onaylama; ilgi bakışı
Baş geride, burun havada:
Tepeden bakma
Derin bakışlar:
İlgi
Eğik bakışlar:
Üzüntü
Göz – Alın bölgesine bakma:
Mesafeli olması yönünde uyarı (Resmi bakış)
Baş biraz aşağıda:
Tehdit yaratma
Kollar iki yanda, eller belde:
Meydan okumaya, rekabete hazır
Kalem tutma:
Söylenenlere anlam katar, tüm dikkat kaleme kilitlenir.
Omuzları dik tutma:
Kendine güveni vurgulama
Dosya ve kitaplara sarılma:
Arada mesafe / Duvar oluşturma
Bacak bacak üstüne atma:
Savunma amaçlıdır. (Duygusal olarak daha yakına doğru atılır.)
Düşük omuzlar:
Kaybetmenin işaretidir.
Kol kavuşturma:
Karşısındaki kişi ile arasına mesafe koyma, iletişimi olumsuz etkiler.
Kol kavuşturma/ bacak bacak üstüne atma şansı yoksa:
Görüşmenin masa vb. arkasında yapılması da saklanmayı ve rahat hissetmeyi sağlar (İletişimi olumsuz etkiler).
Ellerin kolları sıkıca tutması:
Kolayca kırılamayacak bir savunmayı gösterir.
Kolların kapanması:
Algılamayı azaltır; iletişimi azaltır.
Ayaklar çarpı durumunda:
Olumsuz tavır; gizlenen problem; saklanan itiraf
Çok hafif tokalaşmak:
Kişisel güvensizlik, iletişim kurmama isteği
Çok kuvvetli tokalaşmak:
Olumsuzluk; hayal kırıklığı
Eller arkada birleşik:
Meydan okuma; saklayacak / korkacak bir şeyi yok.
Eller önde birleşik:
Savunma
(Alıntı)